Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Türkiye

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hasan Eker'den Dünya Turizm Günü mesajı: "Turizmde yeni bir vizyon ortaya koymalıyız" Haber

Hasan Eker'den Dünya Turizm Günü mesajı: "Turizmde yeni bir vizyon ortaya koymalıyız"

Türkiye’nin turizmde önemli bir destinasyon olmayı sürdürdüğünü belirten Hasan Eker, Türkiye’nin turizmde önemli bir deneyime ve güçlü bir destinasyon çeşitliliğine sahip olduğunu belirterek sektörün geleceğinin yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, elde edilen katma değer ve turist başına harcama ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Eker, "Türkiye turizmde çok güçlü bir altyapıya, deneyime, doğal ve kültürel zenginliğe sahip. Ancak dünya turizminde rekabet her geçen gün daha da artıyor. Mısır başta olmak üzere Akdeniz destinasyonları ve Körfez ülkeleri yeni yatırımlarla, farklı turizm ürünleriyle ve güçlü tanıtım çalışmalarıyla pazardan daha fazla pay almaya çalışıyor. Bu nedenle bizim de mevcut gücümüzü korumanın ötesinde yeni bir vizyon ortaya koymamız gerekiyor" dedi. Turizm sektöründe değişen beklentilere dikkat çeken Hasan Eker, "Artık turist yalnızca deniz, kum ve güneş aramıyor. Kültür, gastronomi, sağlık, spor, doğa, tarih, kongre, alışveriş ve deneyim odaklı seyahatler giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’nin sahip olduğu bu büyük çeşitliliği daha iyi değerlendirmemiz gerekiyor. İnovatif turizm ürünleri geliştirmeli, dijitalleşmeyi hızlandırmalı, büyük veriyi ve bilimi daha etkin kullanmalı, turistin beklentisini doğru analiz ederek kişiselleştirilmiş deneyimler sunmalıyız" şeklinde konuştu. "Turizm sadece konaklama ve seyahat değildir" Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Eker, sektörün kültürler arası iletişim ve toplumsal etkileşim açısından da önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Eker, "Turizm; kültürümüzdür, tarihimizdir, gastronomimizdir, doğamızdır, sanatımızdır. Aynı zamanda farklı toplumların birbirini tanımasını, anlamasını ve iletişim kurmasını sağlayan önemli bir köprüdür. İnsanların dünyayı tanıma, farklı kültürleri deneyimleme ve yeni yerler keşfetme isteği devam ettiği sürece turizm de önemini koruyacaktır" dedi. Türkiye’nin turizm gelirlerini artırabilmesi için daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğini belirten Eker, özellikle gastronomi, sağlık, kültür, kongre ve etkinlik turizmi gibi alanların daha fazla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. "Turizmciye verilen destek, sektörün geleceğine yapılan yatırımdır" Turizm sektörünün maliyetler, istihdam, finansman ve vergiler başta olmak üzere çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Eker, sektöre yönelik destek ve teşviklerin önemini hatırlattı. Eker, "Turizmciye verilen destek yalnızca bugün faaliyet gösteren işletmelere verilen bir destek olarak görülmemeli. Bu destekler, Türkiye’nin gelecekteki turizm gelirlerine, istihdamına ve uluslararası rekabet gücüne yapılan yatırımlardır. Sektörün önünü görebilmesi, yatırım yapabilmesi ve yeni ürünler geliştirebilmesi için sürdürülebilir bir destek ve teşvik mekanizmasına ihtiyaç var" dedi. Türkiye’nin turizmde elde ettiği kazanımların korunması ve yeni pazarlara açılımın hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Eker, seyahat acentelerinin de bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olduğunu belirtti. "Turizmci olmakla gurur duyuyorum" Turizmin uzmanlık ve deneyim gerektiren bir meslek olduğuna işaret eden Hasan Eker, sektör çalışanlarının Dünya Turizm Günü’nü de kutladı. Eker, "Turizm bir meslektir. Deneyim, bilgi, sabır ve uzun vadeli düşünce gerektirir. Turizmci özverilidir, çözüm odaklıdır, insan odaklıdır ve farklı kültürleri bir araya getirir. Turizm sektörünün içerisinde yer alan bir meslektaşınız olarak turizmci olmakla gurur duyuyorum. Bu vesileyle başta turizm çalışanlarımız olmak üzere tüm meslektaşlarımın, turizm öğrencilerinin ve eğitimcilerinin Dünya Turizm Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı.

Zelenskiy: "Desteği için Erdoğan’a teşekkür ettim" Haber

Zelenskiy: "Desteği için Erdoğan’a teşekkür ettim"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu için geldiği ABD’de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile görüştü. Ukraynalı lider görüşmenin ardından sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Vladimir Zelenskiy, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüm. Türkiye'nin Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine yönelik sürekli desteği için kendisine teşekkür ettim. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşının tam da bu şekilde, onur ve uluslararası hukuka saygı çerçevesinde sona ermesi gerçekten çok önemli" dedi. "İkili meseleleri de ele aldık; bunlar arasında serbest ticaret bölgesi ve muhtemel bir İHA anlaşması da bulunuyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşme detaylarına değinen Zelenskiy, "Karadeniz'deki güvenliği, öncelikle deniz yoluyla ihracat koridorunun işleyişinin nasıl güvence altına alınacağını görüştük. Aslında her kıtada gıda ihracatımıza bağlı ülkeler bulunuyor. Koridorun yeniden tamamen işler hale getirilmesi için şu anda masada çeşitli seçenekler var. İhtiyaç duyulan tek şey, Rusya'nın altyapımıza yönelik terör saldırılarını durdurmaya hazır olması; böylece Ukrayna da buna karşılık olarak uzun menzilli saldırılarını durdurabilir" ifadelerini kullandı. ABD heyetiyle yaptığı görüşmenin detayları hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verdiğini aktaran Zelenskiy, "İkili meseleleri de ele aldık; bunlar arasında serbest ticaret bölgesi ve muhtemel bir İHA anlaşması da bulunuyor. Türkiye'ye barışın ilerletilmesine yardımcı olmaya hazır olduğu için minnettarım" açıklamasını yaptı.

Balıkçıları hayrete düşüren bolluk Haber

Balıkçıları hayrete düşüren bolluk

Türkiye genelinde 2026-2027 balıkçılık av sezonu 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla resmen açıldı. Yeni sezon son yılların en bol palamut dönemi olarak başlarken, fiyatlar ucuzladı. Eskişehir’de balıkçılık yapan Erkan Arslanbenzer, palamudun yanı sıra bu sene hamsinin de çok olduğunu söyledi. Arslanbenzer, palamut ve hamsinin aynı yıl bol olduğunu ilk defa gördüğünü ifade etti. "Normalde palamut hamsiyi yiyor kaçırıyor, ama şu an hamsi de bol miktarda çıkıyor" Tanesi yaklaşık 600-700 gram arasında değişen palamudun 100-125 TL’ye satışa sunulduğunu dile getiren balıkçı Erkan Arslanbenzer, "Bu sene palamut bol, hamsi de devam ediyor. Hamsi 200-250 TL’ye satılıyor. Geçmişe bakarsak, palamut olunca hamsi olmuyordu. Şu anda bir taraf Karadeniz palamut, bir taraf da Karadeniz hamsi yapıyor, ikisi bir arada çok iyi gidiyor. Ben 54 yaşındayım, bugüne kadar hem palamut hem de hamsinin aynı yıl bol olduğunu ilk defa görüyorum. Normalde palamut hamsiyi yiyor kaçırıyor, ama şu an hamsi de bol miktarda çıkıyor" şeklinde konuştu. "Mükemmel bir yoğunlukta palamut satılıyor, inşallah böyle devam eder" Bu sezon tezgahlarda hangi balıkların olmadığına da değinen Arslanbenzer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şu an çinekop, lüfer ve kalkan balığı yok. Kalkan 2 bin 500 ile 3 bin TL arası. Çinekop zaten yok, olsa bin 250 ila bin 500 TL bandında satılır. Lüfer de yok ama olsaydı tanesi 700 ila bin TL arası değişirdi. Şu an bol bol ben palamut tüketilmesini tavsiye ediyorum. Bir palamut yaklaşık 700 gram geliyor, 2 kişiyi çok rahat doyurabiliyor. Geçmiş yıllara göre satışlarımız iyi. Her sene eylül ayı sıcak geçmesine rağmen zarar ediyorduk ama sezona çok iyi başladık. Mükemmel bir yoğunlukta palamut satılıyor, inşallah böyle devam eder."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "BMGK'da veto imtiyazı kaldırılmalı" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "BMGK'da veto imtiyazı kaldırılmalı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD merkezli haber ajansı Bloomberg News için kaleme aldığı makalede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin hala İkinci Dünya Savaşı sonrasının yapısını yansıttığını belirterek, "Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD merkezli haber ajansı Bloomberg News için "BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır" başlıklı makale kaleme aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan makalede, son yıllarda dünyanın tanık olduğu salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmalar gibi trajedilerin, dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını gösterdiğini belirtti. Küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin hala İkinci Dünya Savaşı sonrasının yapısını yansıttığına işaret etti. Erdoğan, daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan makalede, "Farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dahil etmek mecburiyetindeyiz. ‘Dünya 5'ten büyüktür' çağrımız, bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davettir. Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Çünkü Güvenlik Konseyi'ne ayrıcalıklı yeni üyeler eklemek, karar alma gücünün birkaç devletin elinde toplanması sorununu çözmez ve imtiyazlı yapının kapsamını genişletir. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır. Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez. Genel Kurul bünyesinde, hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleme yetkisine sahip olmaması ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmalıdır" ifadelerine yer verdi. "Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız" Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki dengenin de yeniden kurulması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Genel Kurul'un yetkileri güçlendirilmeli, daimi üyeliklerin bulunmadığı, Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli süreler için dönüşümlü olarak seçildiği, yeniden görev almak isteyen ülkelerin seçimlerde üyelerin çoğunluğunun güvenini yeniden kazandığı bir yapıyla Güvenlik Konseyinin temsil kapasitesi ve Genel Kurul karşısındaki hesap verebilirliği artırılmalıdır. Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız. Dünya tarihi bakımından oldukça kısa sayılabilecek son çeyrek asırda yaşanan gelişmeler, hiçbir güç dengesinin ve hiçbir uluslararası nizamın baki olmadığını gösterdi. İnsanlığa barış, istikrar ve ortak refah vadeden sistem, yeni savaşları önlemekte, eşitsizlikleri azaltmakta ve değişen güç dengelerine cevap vermekte yetersiz kaldı" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomiden güvenliğe, teknolojiden diplomasiye kadar yeni güç merkezleri ortaya çıkarken, uluslararası kurumların bu dönüşüme aynı hızla uyum sağlayamadığına işaret etti. "Gelişmekte olan ülkelerin finansmana erişimi güvence altına alınmalı" Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların, devletlerin güçlü kurumlara, dayanıklı ekonomilere ve caydırıcı savunma yeteneklerine sahip olmalarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizen Recep Tayyip Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenlik ve sürdürülebilirliğinin daha belirleyici hale geldiğini belirtti. Asya'nın ekonomik ağırlığı artarken, Afrika'nın da potansiyeliyle uyumlu daha güçlü bir temsil talep ettiğini, gelişmekte olan ülkelerin kendi önceliklerini daha yüksek sesle dile getirdiğini aktaran Erdoğan, "Bazı bölgesel aktörlerin artan nüfuzu, kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beraberinde getiriyor. Her bölgenin meselelerini dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözmek mümkün değildir. İlgili ülkelerin iradesini, yerel şartları ve müşterek menfaatleri esas alan yaklaşımların daha kalıcı ve istikrarlı sonuçlar üreteceğine inanıyoruz. Diplomatik kapasitesi, ekonomik imkânları ve farklı taraflarla iletişim kurabilme kabiliyeti bulunan ülkelerin barışın ve istikrarın tesisinde daha etkin roller üstlenmesi, kaçınılmaz bir gerekliliktir. Küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentiler tam anlamıyla karşılanmadı. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler derinleşirken teknoloji ve ekonomik bağımlılıklar yeni rekabet alanlarına dönüştü. Bu değişen şartlarda küresel adaletin temini için mesuliyetler hakkaniyetle paylaşılmalı, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkı ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimi güvence altına alınmalıdır" ifadelerini kullandı. "Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi çabasını destekliyoruz" Böylesi bir değişimin geniş bir uluslararası iradenin ortaya konulmasını zaruri kıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güçlü küresel ilişkileri ve çok taraflı diplomasi tecrübesini bu reform arayışının hizmetinde kullanmaya devam edeceğini vurguladı. Veto imtiyazının kaldırılması, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazanması ve Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi yönündeki çabayı desteklediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Farklı bölgelerden ülkelerin bu müşterek zeminde buluşması, uluslararası sistemin meşruiyetini ve temsil kabiliyetini güçlendirecektir. Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. 'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız. Türkiye, köklü devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla kurduğu güçlü ilişkilerle bu reform arayışında üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye devam edecektir" değerlendirmesini yaptı.

Bursa Hayvanat Bahçesi’nde yavru kaplan heyecanı Haber

Bursa Hayvanat Bahçesi’nde yavru kaplan heyecanı

Bursa Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi’nde 100 gün önce dünyaya gözlerini açan ve Türkiye’de doğan tek Sibirya (Amur) kaplanı olan 'Victoria', kısa sürede ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Bursa’da 1998 yılından bu yana hizmet veren Bursa Büyükşehir Belediyesi Hayvanat Bahçesi, 206 bin metrekarelik alanda 123 farklı türden yaklaşık bin hayvana ev sahipliği yapıyor. Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği (EAZA) üyesi olan ve her yıl yaklaşık 800 bin yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayan yerleşkede, yavru Sibirya kaplanı heyecanı yaşanıyor. Sibirya kaplanları neslinin korunmasına yönelik yürütülen üretim programı kapsamında Bursa Hayvanat Bahçesi’nde bulunan Victor ve Zeya’nın yavrusuna Victoria adı verildi. VİCTORİA’NIN 100. GÜNÜ KUTLANDI Bursa Hayvanat Bahçesi’nde dünyaya gelmesinin ardından kısa sürede ziyaretçilerin ilgi odağı haline gelen Virginia, oyun sırasında ayağını kırarak talihsiz bir kaza geçirdi. Yavru kaplana, Bursa Hayvanat Bahçesi bünyesindeki uzman veteriner hekimler ile Bursa Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi uzmanlarının iş birliğinde vakit kaybetmeden müdahale edildi. Tedavi ve bakım süreci titizlikle yürütülen Victoria'nın sağlık durumu, uzman ekipler tarafından yakından takip edildi. Uygulanan tedaviye olumlu yanıt veren yavru kaplanın 100. günü, kendisi için hazırlanan özel pastayla kutlandı. TÜRKİYE’DE DOĞAN TEK AMUR KAPLANI Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş dönem başkanı ve Bursa Hayvanat Bahçesi Koordinatörü Erdem Saker, Amur kaplanı yavrusunun dünyaya gelmesinin Bursa Hayvanat Bahçesi için mutluluk verici bir gelişme olduğunu belirtti. Saker, yavrunun sağlıklı gelişimi için hekimlerin titizlikle çalıştığını ifade etti. Veteriner Hekim Mustafa Ömer Üküm de koruma programı kapsamında dünyaya gelen Virginia’nın Türkiye’de doğan tek Amur kaplanı olduğunu belirtti. Yavrunun geçirdiği kazanın ardından gerekli klinik tedavilerin gerçekleştirildiğini söyleyen Üküm, Amur kaplanının dünyaya gelişinin 100’üncü gününü kutladıklarını ifade etti.

Meteoroloji’den sağanak ve toz taşınımı uyarısı Haber

Meteoroloji’den sağanak ve toz taşınımı uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 21 Eylül Pazartesi gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Buna göre Türkiye'nin büyük bölümünde parçalı ve çok bulutlu hava etkili olacak. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 21 Eylül Pazartesi gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Buna göre Türkiye'nin büyük bölümünde parçalı ve çok bulutlu hava etkili olacak. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; ülke genelinde parçalı ve çok bulutlu, Akdeniz’in Toroslar Mevkii, Batı Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Karadeniz (Giresun’un kıyı kesimleri dışında), Kocaeli, Burdur, Isparta, Adana, Osmaniye, Erzincan, Erzurum, Ardahan, Kars çevreleri ile Hatay’ın kıyı, Antalya, Mersin, Samsun, Ordu ve Giresun’un iç kesimlerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Güneydoğu Anadolu'nun doğusunda toz taşınımı bekleniyor. Meteoroloji'nin değerlendirmesine göre hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacak. Sıcaklıkların yurt genelinde mevsim normalleri civarında seyretmesi bekleniyor. Rüzgarın genellikle kuzey kesimlerde kuzey, güney ve doğu kesimlerde ise güney yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esmesi bekleniyor. TOZ TAŞINIMI UYARISI Güneydoğu Anadolu'nun doğusunda toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.