Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Türkiye

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orkun Kökçü: "Onurumuz için oynadık" Haber

Orkun Kökçü: "Onurumuz için oynadık"

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 3. ve son maçında Los Angeles Stadyumu'nda karşılaştığı ABD'yi 3-2'lik skorla mağlup etti. Maçın ardından milli futbolcu Orkun Kökçü, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Turnuvadaki performanslarından dolayı üzgün olduğunu belirten Kökçü, "Ülkemizden, vatandaşlarımızdan özür diliyoruz çünkü bunu hak etmediler. Daha güzel başarılar elde etmek istiyorduk, daha iyi yerlere gelmek istiyorduk bu turnuvada ama ne yazık ki onu başaramadık. Şu an diyecek çok bir şey yok. Maçtan sonra yani duygular yüksek olur, yanlış şeyler söyleyebilirsin. Herkes bu tatilde kendine öz eleştirisini yapar ve onu yaparak da inşallah gelecek turnuvalarda daha iyi bir şekilde ülkemizi gururlandırabiliriz. Bu bizim en önemli düşüncemiz şu an, ben şahsen öyleyim. İnşallah gelecek turnuvaya da katılırız, orada da daha iyi bir, daha kaliteli, daha başarılı bir Türkiye gösterebiliriz" diye konuştu. "Onurumuz için oynadık" Morallerin düşük olduğunu çünkü hiç kimse bunu hayal etmediğini belirten 25 yaşındaki futbolcu, "Herkesin hedefleri turnuvada daha da ilerlemekti. O yüzden moraller biraz düşük ama bu galibiyetle yine de az çok kendi onurumuzu kurtardığımızı düşünüyorum. O da önemli bir şey. Dediğim gibi gelecek turnuvalarda inşallah daha başarılı olabiliriz. Zor çünkü ikinci maçtan sonra elendiğimizi biliyorduk. O da ister istemez herkesin moralini bozuyor. Çünkü sonuçta bu maçtan galibiyetle dönsen bile turnuva için çok şey ifade etmiyor. Dediğim gibi onurumuz için oynadık. O yüzden yine ikinci maçtan sonra da moraller düşük ama motivasyon yüksekti. Çünkü sonuçta yine bir şey için oynuyorduk. O yüzden motivasyon olarak yüksekti ama moraller düşük" şeklinde konuştu. "İnşallah bu turnuvadan dersimizi çıkarırız" Herkesin öz eleştirisini yapacağını vurgulayan milli futbolcu, "Daha da başarılı olmak için herkes öz eleştirisini yapacak ve inşallah bu turnuvadan dersimizi çıkarırız. A Ligi'ne çıktık, bu seviyedeki rakipler zor. O yüzden çok iyi hazırlanmamız lazım ve bu tecrübeyi ders olarak çok iyi değerlendirmemiz lazım. İnşallah da ülkemizi yine temsil ettiğimizde gururlandırabiliriz" ifadelerini kullandı.

Dünya kupasını galibiyetle kapattık! Haber

Dünya kupasını galibiyetle kapattık!

2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 3. ve son maçında A Milli Futbol Takımı, Los Angeles Stadyumu'nda ABD ile karşı karşıya geldi. Milliler, ilk yarısını 2-1 önde bitirdiği müsabakadan 3-2'lik skorla sahadan galip ayrıldı. Bu sonuçla ay-yıldızlılar grubu 1 galibiyet, 2 mağlubiyetle aldığı 3 puanla 4. sırada tamamladı. Kırmızı-beyazlılar, grupta Avustralya'ya 2-0, Paraguay'a da 1-0'lık skorlarla kaybetti. Millilerin 2026 Dünya Kupası’ndaki ilk golü Arda Güler’den Milli futbolcu Arda Güler, ABD maçıyla A Milli Futbol Takımı’nın 2026 FIFA Dünya Kupası’ndaki ilk golü kaydetti. Arda ayrıca A Milli Takım’daki 7. gol sevincini yaşadı. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 3. ve maçında Los Angeles Stadyumu’nda ABD ile karşı karşıya gelirken, millilerde Arda Güler bu turnuvadaki ilk golü attı. Müsabakanın 10. dakikasında Barış Alper Yılmaz’ın ceza sahası içi sağ tarafından verdiği pasta topla buluşan Arda kale önüne ilerleyip yaptığı vuruşta meşin yuvarlağı ağlara gönderdi ve skor 1-0 oldu. ABD müsabakasıyla milli takımdaki 33. maçını oynayan 21 yaşındaki futbolcu, toplamdaki gol sayısını da 7’ye çıkardı. Mücadeleye 11’de başlayan Arda Güler, 90 dakika sahada kaldı. Arda Güler, FIFA Dünya Kupası'nda gol atan en genç Türk futbolcu oldu Milli futbolcu Arda Güler, ABD karşılaşmasında attığı golle FIFA Dünya Kupası'nda en genç gol kaydeden Türk futbolcu oldu. 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 3. ve son maçında A Milli Futbol Takımı, Los Angeles Stadyumu’nda ABD ile mücadele ederken, millilerin 10. dakikada ilk golünü kaydeden Arda Güler, bir rekorun da sahibi oldu. Güler, 21 yaş 120 gün ile, Emre Belözoğlu'nu 2002 Dünya Kupası'ndaki Kosta Rika müsabakasında 21 yaş 275 günken attığı golü geride bırakarak Dünya Kupası tarihinde gol atan en genç Türk futbolcu ünvanın sahibi oldu. Orkun Kökçü, milli takımda 5. golünü kaydetti Milli futbolcu Orkun Kökçü, ABD maçıyla A Milli Futbol Takımı'ndaki 5. golünü attı. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 3. ve son maçında Los Angeles Stadyumu'nda ABD ile mücadele ederken, millilerin 2. golü Orkun Kökçü'den geldi. Mücadelenin 32. dakikasında Arda Güler'in ara pasında defansın arkasına sarkan Eren Elmalı'nın içeriye çevirdiği topu kale önünde Orkun Kökçü ağlarla buluşturdu ve 2-1 öne geçirdi. 25 yaşındaki futbolcu, ABD müsabakasıyla A Milli Takım'daki 53. maçına çıkarken, toplamdaki gol sayısını 5 yaptı. Karşılaşmaya 11'de başlayan Orkun Kökçü, 88. dakikada yerini Kaan Ayhan'a bıraktı. Çağlar, Kaan ve İrfan Can, Dünya Kupası’nda ilk kez oynadı Milli futbolcular Çağlar Söyüncü, Kaan Ayhan ve İrfan Can Kahveci, ABD maçıyla FIFA Dünya Kupası’nda ilk kez forma giydi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 3. ve son maçında Los Angeles Stadyumu’nda ABD ile mücadele etti. Millilerde bu müsabakada görev alan Çağlar Söyüncü, Kaan Ayhan ve İrfan Can Kahveci, Dünya Kupası’nda ilk kez forma giydi. Maçta yedeklerde yer alan Çağlar 84. dakikada Zeki Çelik’in, Kaan 88. dakikada Orkun Kökçü ve İrfan da 90+2. dakikada Barış Alper Yılmaz'ın yerine oyuna dahil oldu. A Milliler'de galibiyet golü Kaan Ayhan'dan Milli futbolcu Kaan Ayhan, ABD maçıyla A Milli Futbol Takımı'ndaki 6. gol sevincini yaşadı. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 3. ve maçında Los Angeles Stadyumu’nda ABD ile oynarken, millilerde galibiyet golü Kaan Ayhan'dan geldi. Mücadelenin 90+8. dakikasında Can Uzun'un sol çaprazda yaptığı vuruşta kaleciden sekerek arka direğe açılan topu Kaan, kale önünde ağlara gönderdi ve skoru 3-2'ye getirdi. 31 yaşındaki futbolcu, ABD müsabakasıyla 74. milli maçına çıktı 6. golünü kaydetti. Maça yedek başlayan Kaan Ayhan 88. dakikada Orkun Kökçü'nün yerine oyuna dahil oldu. Türkiye - ABD maçını stadyumda 70 bin 492 taraftar takip etti 2026 FIFA Dünya Kupası’nda Türkiye ile ABD arasında oynanan karşılaşmayı stadyumda 70 bin 492 taraftar izledi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu 3. ve son maçında Los Angeles Stadyumu’nda ABD ile karşılaştı. Müsabakaya iki ülkenin de taraftarları yoğun ilgi gösterdi ve kapalı gişe oynandı. Stadyumdan yapılan duyuruya göre, bu önemli maçı yerinde toplam 70 bin 492 taraftar izledi.

Bakan Bolat: "Türkiye ile Latin Amerika arasındaki ticaret hacmi 25 yılda 18 kat artarak 16,4 milyar dolara yükseldi" Haber

Bakan Bolat: "Türkiye ile Latin Amerika arasındaki ticaret hacmi 25 yılda 18 kat artarak 16,4 milyar dolara yükseldi"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Latin Amerika ülkelerinin büyükelçileri ile istişare toplantısı gerçekleştirdi. Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’nin Latin Amerika ülkeleriyle olan ticari ve ekonomik iş birlikleri ele alındı. Toplantıda konuşan Bakan Bolat, meydana gelen deprem nedeniyle Venezuela halkına ve yönetimine taziyelerini ileterek, Türkiye’nin doğal afetlerde her zaman yardım elini uzattığını ve Venezuela’nın yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. "Latin Amerika ile halklarımız arasında kalpten gelen bir kültürel yakınlık var" Türkiye’nin Latin Amerika ve Karayipler açılım politikasının son yıllarda önemli sonuçlar verdiğini belirten Bolat, "Türkiye ile Latin Amerika’yı okyanus ayırsa bile, karşılıklı saygı, ortak değerler ve müşterek bir vizyon temelinde sınırları aşan köklü bir bağı paylaşmaktayız. Halklarımız arasında kalpten gelen bir kültürel yakınlık vardır" dedi. Bolat, Türkiye’nin 2002’de 6 olan bölgedeki diplomatik temsilcilik sayısının da 20’ye yükseldiğini söyledi. "Türkiye jeopolitik konumuyla dünya ekonomisinde öne çıkan aktörlerden biri olmayı sürdürmektedir" Küresel ekonomide jeopolitik gerilimler, savaşlar, korumacılık eğilimleri ve tedarik zinciri sorunlarının etkilerinin hissedildiğini belirten Bolat, bu süreçte ülkeler arasındaki ekonomik iş birliklerinin öneminin arttığını söyledi. Dijital dönüşüm, yapay zeka, büyük veri ve e-ticaretin ekonomik yapıları dönüştürdüğünü ifade eden Bolat, yeşil dönüşümün de küresel ticaret gündeminin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini dile getirdi. Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesi ve stratejik konumuyla öne çıktığını ifade eden Bakan Bolat, "Türkiye güçlü üretim yapısı, modern altyapısı, dinamik özel sektörü ve Avrupa, Asya ile Afrika’nın kesişim noktasındaki konumuyla dünya ekonomisinde öne çıkan aktörlerden biri olmayı sürdürmektedir" değerlendirmesinde bulundu. Bolat, Türkiye’nin stratejik konumu sayesinde önemli bir üretim ve lojistik merkezi haline geldiğini belirterek, ülkenin geçen yıl 1,6 trilyon doları aşan milli gelirle dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olduğunu söyledi. Bolat, son 23 çeyrektir kesintisiz büyüme kaydedildiğini ve kişi başına düşen milli gelirin 18 bin doların üzerine çıktığını ifade etti. "Latin Amerika ve Karayipler bölgesi arasındaki ticaret hacmi 16,4 milyar dolara yükseldi" Türkiye ile Latin Amerika ve Karayipler bölgesi arasındaki ekonomik ilişkilerin son yıllarda önemli ölçüde geliştiğini vurgulayan Bakan Bolat, "2000 yılında Türkiye ile Latin Amerika ve Karayipler bölgesi arasındaki toplam ticaret hacmi sadece 920 milyon dolardı. Bu rakam 25 yılda tam 18 kat artarak 16,4 milyar dolara yükseldi. Bu toplam ticaretin 5,7 milyar doları Türkiye’nin Latin Amerika Karayipler bölgesine ihracatı, 10,6 milyar doları ise Latin Amerika Karayipler bölgesinden Türkiye’ye gelen ithalattır. Bu yılın ilk 5 ayında da bölge ile Türkiye’nin ticareti artmaya devam etmiş ve 8,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Bu anlamda Türkiye ile Latin Amerika arasındaki ticarette Türkiye’nin ihracatı hemen hemen ilk 5 ayda aynı kalırken, Latin Amerika bölgesinden ithalatı yüzde 19 bu yıl artış göstermiştir. Böylece dış ticaret hacmi yüzde 15,7 artmış olmaktadır" dedi. "Ekonomilerimiz arasında karşılıklı tamamlayıcılık var" Latin Amerika ülkeleriyle ekonomik yapının birbirini tamamladığını vurgulayan Bolat, "Türkiye’den Latin Amerika ülkelerine işlenmiş altın, mücevher eşyası, demir-çelik ürünleri, çimento, petrol yağları ve otomotiv ürünleri ihraç edilirken, Latin Amerika Karayipler bölgesinden Türkiye’ye canlı büyükbaş hayvan, ham işlenmemiş altın, soya fasulyesi, kahve, pamuk ve taş kömürü ithal edilmektedir. Bu tablo sanayi, tarım, madencilik ve enerji alanlarında ekonomilerimiz arasında karşılıklı tamamlayıcılığın somut göstergelerinden biridir" açıklamasında bulundu. Bölgeyle ticarette halen önemli bir potansiyel bulunduğunu belirten Bolat, "Latin Amerika ve Karayipler bölgesi Türkiye’nin dış ticaretinde henüz arzu ettiğimiz seviyede bir paya sahip değildir. 2025 yılında Türkiye’nin toplam ihracatında Latin Amerika Karayipler bölgesinin payı yüzde 2,1 iken, Türkiye’nin toplam ithalatında Latin Amerika Karayipler payı yüzde 2,9 olmuştur. Bu tablo, bölgeden tedarikimizin güçlendiğini göstermekle beraber dış ticarette daha fazla karşılıklı alım-satım ilişkilerimize önem vermemiz ve dengeli bir yapıya kavuşmamız gerektiğini işaret etmektedir. Büyükelçilerin, müsteşarların katkılarıyla önümüzdeki dönemde bu oranları daha yukarı taşıyacağız" ifadelerini kullandı. "Latin Amerika ülkeleriyle karşılıklı yatırımların da daha fazla artması gerektiği açıktır" Yatırımların artırılması gerektiğine dikkat çeken Bolat, "2025 sonu itibarıyla Türkiye’de faaliyet gösteren Latin Amerika-Karayip sermayeli tam 688 tane şirket kurulmuştur. Türkiye’ye getirdikleri sermaye yatırım stoku da 3,4 milyar dolardır. Türkiye’den de Latin Amerika ülkelerine giden doğrudan yatırım ve sermaye stoku 1,3 milyar dolardır. Türk şirketlerinin Latin Amerika bölgesinde liman işletmeciliğinden enerji yatırımına, inşaattan turizm sektörüne kadar birçok sektörde yatırımları bulunmaktadır. Aramızdaki potansiyeli düşündüğümüzde karşılıklı yatırımların da daha fazla artması gerektiği açıktır" diye konuştu. "Latin Amerika ülkelerinin Türk müteahhitlik firmaları açısından olumlu referanslar vermesi gerektiğini düşünüyoruz" Bolat, Türk müteahhitlik firmalarının Latin Amerika ve Karayipler bölgesindeki faaliyetlerinin potansiyelin gerisinde kaldığını belirterek, "Türk uluslararası müteahhitlik firmalarının Latin Amerika Karayipler bölgesinde üstlendikleri projelerin bugüne kadar toplam değeri 1,6 milyar dolar, proje sayısı da sadece 45’ti. Bu rakamlar müteahhitlik firmalarının Latin Amerika bölgesinde inşaat projeleri yapma noktasında oldukça sınırlı rakamlar olduğunun altını çizmek isteriz. Bu rakamlar gerçek potansiyelimizi yansıtmamaktadır. Bu açıdan sizin ülkelerinizin kamu otoritelerinin ve ilgili kurumlarınızın 138 ülkede başarıyla inşaat işleri yapan Türk müteahhitlik firmaları açısından olumlu referanslar vermesi gerektiğini düşünüyoruz" dedi. "ABD kıtasına yapılan bu dizi film ihracatının yaklaşık yüzde 40’ı Latin Amerika pazarındaki hizmet tüketicilerine ulaşmakta" Türk dizilerinin Latin Amerika bölgesindeki etkisine de değinen Bolat, "Elimizdeki son hizmet ihracatı verilerine göre yıllık 610 milyon dolar civarında Türkiye’nin dizi ihracatı bulunmakta ve bunun yüzde 22’si ABD kıtasına yapılmaktadır. ABD kıtasına yapılan bu dizi film ihracatının da yaklaşık yüzde 40’ı Latin Amerika pazarındaki hizmet tüketicilerine ulaşmaktadır. Bu noktada Latin Amerika’nın bu sektördeki köklü üretim tecrübesini de dikkate alıyoruz ve Türkiye’de de Latin Amerika dizileri yoğun bir şekilde ilgi görmektedir. Latin Amerika’daki dizi film üretim tecrübesiyle Türkiye’nin yapım gücünü birleştirerek ortak yapımlar, uyarlama yapımları, senaryo ve format değişimi gibi alanlarda yoğun işbirliği yapılabilir" diye konuştu. Bolat konuşmasını, "Türkiye ile Latin Amerika ve Karayip bölgesi ülkeleri arasındaki ilişkilerin stratejik önemde olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Önümüzdeki dönemde sizlerle yoğun bir temas ve ortak mesai içinde çalışacağız" sözleriyle tamamladı.

2025’te en fazla ölüm kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandı Haber

2025’te en fazla ölüm kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri'ni yayımladı. TÜİK verileri, ölüm nedenlerinde kalp ve damar hastalıklarının ağırlığını koruduğunu gösterirken, bebek ve çocuk ölümlerindeki düşüş ise halk sağlığı açısından dikkat çeken olumlu gelişmeler arasında yer aldı. Söz konusu istatistiki verilere göre, 2024 yılında 489 bin 734 olan ölüm sayısı, 2025 yılında 491 bin 684'e yükseldi. Hayatını kaybedenlerin yüzde 55,1'ini erkekler, yüzde 44,9'unu ise kadınlar oluşturdu. Bin kişi başına düşen ölüm sayısını ifade eden kaba ölüm hızı, 2025 yılında bir önceki yılla aynı seviyede kalarak binde 5,7 olarak gerçekleşti. Kaba ölüm hızının en yüksek olduğu il binde 10,8 ile Sinop olurken, Kastamonu binde 10,2 ve Giresun binde 9,6 ile onu takip etti. En düşük kaba ölüm hızına sahip il ise binde 2,3 ile Şırnak oldu. Hakkari, Van, Batman ve Şanlıurfa da en düşük ölüm hızlarının görüldüğü iller arasında yer aldı. ÖLÜM NEDENLERİNDE İLK SIRA DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARININ TÜİK verilerine göre 2025 yılında ölümlerin yüzde 34,7'si dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandı. Bu grubu yüzde 16,1 ile iyi ve kötü huylu tümörler, yüzde 15,1 ile solunum sistemi hastalıkları izledi. Dolaşım sistemi hastalıklarına bağlı ölümlerin alt nedenlerine bakıldığında, yüzde 42,3'ünü iskemik kalp hastalıkları, yüzde 24,6'sını diğer kalp hastalıkları ve yüzde 18,2'sini serebro-vasküler hastalıklar oluşturdu. Bu hastalıklara bağlı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 47,7 ile Çanakkale oldu. Balıkesir, Hatay ve Burdur da üst sıralarda yer aldı. En düşük oran ise yüzde 25,4 ile Kilis'te görüldü. KANSER KAYNAKLI ÖLÜMLERDE AKCİĞER İLK SIRADA İyi ve kötü huylu tümörlere bağlı ölümler incelendiğinde, ölümlerin yüzde 28,9'unun gırtlak, soluk borusu, bronş ve akciğer kaynaklı kötü huylu tümörlerden kaynaklandığı belirlendi. Kanser kaynaklı ölüm oranının en yüksek olduğu il yüzde 22,4 ile Ağrı olurken, Van, Kocaeli, Ankara ve Elazığ da listenin üst sıralarında yer aldı. En düşük oran ise yüzde 9,7 ile Kilis'te kaydedildi. TÜİK verileri, bebek ve çocuk ölümlerinde olumlu bir tablo ortaya koydu. 2024 yılında 8 bin 484 olan bebek ölüm sayısı, 2025 yılında 6 bin 988'e geriledi. Buna bağlı olarak bebek ölüm hızı da binde 9,0'dan binde 7,8'e düştü. Doğumdan sonraki ilk beş yıl içinde ölüm olasılığını ifade eden beş yaş altı ölüm hızı ise 2024 yılında binde 11,1 iken, 2025 yılında binde 9,5 olarak gerçekleşti

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Kurtulmuş'u kabul etti Haber

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, Kurtulmuş'u kabul etti

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) 20. Konferansı dolayısıyla bulunduğu Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından kabul edildi. Zağulba Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, İSİPAB konferansı kapsamında ele alınan konuların yanı sıra ABD/İsrail-İran savaşı, Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden barış müzakereleri ile bölgesel ve küresel gelişmeler değerlendirildi. Görüşmede, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik iş birliği ve parlamentolar arası ilişkilerin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulduğu öğrenildi. Kabulde, Türkiye-Azerbaycan Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, TBMM Katip Üyesi ve İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, AK Parti Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan, MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ile Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Birol Akgün de yer aldı. Görüşmenin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Kurtulmuş, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e misafirperverliği için teşekkür etti. Kurtulmuş paylaşımında, “Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'e nazik misafirperverlikleri ve hüsn-ü kabulleri için teşekkür ediyor, ziyaretimizin ‘tek millet, iki devlet’ anlayışı temelinde kardeş Azerbaycan ile ilişkilerimizin daha da derinleşmesine ve ortak hedeflerimize katkı sunmasını diliyorum” ifadelerine yer verdi. Bakü’deki temaslarını sürdüren Kurtulmuş’un, İSİPAB 20. Konferansı kapsamında çeşitli ikili görüşmeler gerçekleştirmesi bekleniyor.

Alkole başlama yaşı 19,4 olarak ölçüldü Haber

Alkole başlama yaşı 19,4 olarak ölçüldü

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, bağımlılıklarla mücadele kapsamında hazırladığı Türkiye Alkol Araştırma Raporunu kamuoyuyla paylaştı. Daha önce “Bağımlılıkların Ekonomiye Maliyeti Raporu”, “Türkiye Kumar Raporu” ve “Türkiye Tütün Raporu” gibi çalışmaları yayımlayan Yeşilay’ın yeni araştırması, alkol kullanım alışkanlıkları, bağımlılık riski ve koruyucu politikalara ilişkin önemli veriler ortaya koydu. Rapora göre Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 20,8’i hayatında en az bir kez alkol kullandığını belirtirken, yüzde 79,2’si hiç alkol kullanmadığını ifade etti. Son 12 ay içinde alkol kullananların oranı yüzde 11,4, son 30 gün içinde kullananların oranı ise yüzde 7,1 olarak belirlendi. Araştırmada, alkol kullanımına başlama yaşının ortalama 19,4 olduğu tespit edilirken, katılımcıların yaklaşık yarısının ilk alkol deneyimini 18 yaşında veya daha önce yaşadığı görüldü. ARKADAŞ ÇEVRESİ İLK SIRADA Rapora göre alkol kullanımına başlamada en etkili faktör yüzde 48,8 ile arkadaş çevresi oldu. Bunu yüzde 45,4 ile eğlence amacı, yüzde 43,6 ile merak duygusu takip etti. Dünya genelinde alkol kullanım bozukluğu yaşayan yaklaşık 400 milyon kişinin bulunduğu belirtilen raporda, Türkiye’de alkol kullanım bozukluğu yaygınlığı yüzde 4,8 olarak açıklandı. Programda konuşan Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, bağımlılıkların günümüzün önemli toplumsal risklerinden biri olduğunu belirtti. Alkolün zaman zaman sosyalleşmenin ve eğlencenin bir parçası gibi sunulduğunu ifade eden Dinç, bilimsel verilerin alkol kullanımının bireysel ve toplumsal sorunları artırabildiğini gösterdiğini söyledi. Genel Başkan Dinç, “Dünya Sağlık Örgütü, alkol kullanımında güvenli bir alt sınır bulunmadığını ifade ediyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon 600 bin insan alkol nedeniyle hayatını kaybediyor.” dedi. Araştırma sonuçları, toplumun alkolle mücadele kapsamında koruyucu politikalara önemli ölçüde destek verdiğini de ortaya koydu. Katılımcılar; öğrenci yurtları, spor kulüpleri ve kafelerde alkol satışının sınırlandırılması, reklam ve promosyon faaliyetlerine yönelik düzenlemeler, benzin istasyonlarında satış yapılmaması ve satış saatlerine ilişkin tedbirler gibi uygulamalara destek verdi. Yeşilay’ın 81 ilde hizmet veren Yeşilay Danışmanlık Merkezi birimleriyle bağımlılık sorunu yaşayan vatandaşlara ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı destek sunduğu belirtildi. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Rabia Bilici, alkol kullanımına erken yaşta başlamanın bağımlılık riskini artırdığına dikkat çekerek, gençlere yönelik önleme çalışmalarının önemini vurguladı. Uzmanlar ayrıca alkolün karaciğer hastalıkları, kanser, kalp-damar hastalıkları ve psikolojik sorunlar başta olmak üzere birçok sağlık riskiyle ilişkili olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 393 bin 829’a yükseldi Haber

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 393 bin 829’a yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 Uluslararası Göç İstatistiklerine göre, yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. TÜRKİYE'DEN YURT DIŞINA 403 BİN 216 KİŞİ GÖÇ ETTİ Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5 azalarak 403 bin 216 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklular oluşturdu. EN FAZLA 20-24 VE 25-29 YAŞ GRUBUNDAKİ NÜFUS GÖÇ ETTİ Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu izledi. YURT DIŞINDAN EN FAZLA GÖÇ ALAN VE YURT DIŞINA EN FAZLA GÖÇ VEREN İL İSTANBUL OLDU Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti. Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul'un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 İzmir izledi. TÜRKİYE'YE GELEN YABANCI NÜFUSUN YÜZDE 23,4'ÜNÜ TÜRKMENİSTAN VATANDAŞLARI OLUŞTURDU Türkiye'ye 2025 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Türkmenistan'ı yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları izledi. Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Irak'ı yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.