Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Türk Milleti

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Türk Milleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Milleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; "Biz bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Terörden nemalanan fırsatçılar kaybolacak, coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek, kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak" dedi. Bitlis’in Ahlat ilçesi, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında tarihi bir güne ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu ve bakanlarla birlikte Ahlat’ta düzenlenen etkinliklere katıldı. Günün ilk programında Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde düzenlenen etkinlik alanına gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada vatandaşlara hitap etti. Toplanan kalabalığa hitap eden Erdoğan, "81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat’tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum. Bizi köklerimizle buluşturan bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfımızı canı gönülden tebrik ediyorum. Organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımızı, belediyelerimizi, vakıf ve derneklerimizi ayrı ayrı kutluyorum. Özellikle bizleri hüsnü kabulle karşılayan Ahlatlı ve Bitlisli kardeşlerimin her birine yürekten şükranlarımı sunuyorum. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi şu bin yıllık vahdet ve uhuvvetimizi inşallah daim eylesin, kıyamete kadar kaim eylesin diyorum" dedi. "Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun hamurunun mayasıdır" "Değerli kardeşlerim, biliyorsunuz yarın tarihimizin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferimizin 955. seneyi devresini idrak edeceğiz" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ahlat’tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum; Ahlat şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat şehadete, selamete ermişlerin, yani şahitlerin, selimlerin, ermişlerin, yani gazilerin mekanıdır. Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun hamurunun mayasıdır. Ahlat 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi esen Alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır. Evet, Ahlat her haliyle şehadet ocağıdır. Gaziler otağıdır, milletimizin kimlik vesikasıdır, tarihimizin iftihar sayfasıdır." "Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür" Malazgirt’e giden yolun Ahlat’tan açıldığını vurgulayan Erdoğan, "Anadolu’nun düğümü Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyarı Rum’u Darülislam haline getiren bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat’ta ortaya çıkmıştır. Unutmayın; Ahlat Kubbetü’l-İslam’dır. Ahlat bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadımızın Anadolu’ya giriş kapısıdır. Önce Malazgirt’e, devamında ebedi yurdumuz Anadolu’ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan o ruh bugün yine buradadır, Allah’a hamdolsun, dimdik ayaktadır. Kardeşlerim, ataların mirasına sahip çıktığınız için, şu coşkunuz, şu heyecanınız için, dosta güven veren, düşmana korku salan şu dik duruşunuz için sizlere ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin bu teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Ahlat, Tatvan ve Güroymak sınırları içinde yer alan Nemrut Kalderası’nı Milli Park ilan ettik. Böylece tarihi ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı. "Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir" "Kıymetli misafirler, bakınız burada, hemen yanı başımızdaki Selçuklu Kabristanı’nda ecdadın tanzim ettiği 10 bine yakın mezar taşımız var" diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü, ataların adeta dile getirdiği şahidelerimiz var. Bu şahideler bizim bu topraklardaki 1000 yıllık varlığımızın şahitleridir. Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işlemeler, milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir. Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler tıpkı çift başlı Selçuklu kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir. Bizim milli hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazanmıştır. Anadolu’yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin asıl ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gaza erlerinin, komutanların, cümle ecdadın mekanı cennet olsun.Malazgirt zaferinden İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Milli Mücadele’ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına 1000 yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Bugün burada olduğu gibi ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum." "Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır" "Özellikle genç kardeşlerimizin burayı iyi dinlemesini istiyorum" diyen Erdoğan, "Bakınız, sevgili gençler; Ahlat asırlar boyunca farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir. İlim, kültür ve medeniyet yüzyıllar boyu burada neşet etmiştir. Burada yetişen alimler, edipler, büyük şahsiyetler Anadolu’yu mamur etmiş, şenlendirmiş, Ahlat’tan hareket edip gönüllere girmişlerdir. Burası yalnızca orduların hareket üssü değil, kalplerin ve zihinlerin de çekim merkezi olmuştur. Ahlat millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin en güçlü işaretidir. Bitlisli merhum bir şairimizin de çok vecih bir şekilde ifade ettiği gibi: Her fikre hürmet et, olgun karşıla. Mücadele olmaz silahla, taşla. Yabani ağaca meyve aşıla, marifet kökünden kesmekte değil. Eksiltme yüzünden ar perdesini, kulak ardı et hakkın sesini. İnsan rozeti tak, at gerisini, marifet birlikte nifakta değil. Evet, insan rozeti takıp hakkın sesine uyanlar, marifeti nifakta değil birlikte arayanlar işte buradadır. Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkureyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle omuz omuza verenler işte buradadır. Gönül birliği, ülkü birliği, kader birliği içinde burada tarihe geçen bir destan yazılmıştır. Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz. Şundan kimsenin şüphesi olmasın; büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız" diye konuştu. "Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz" "İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak. Türkiye ile ve Türk milletiyle birlikte coğrafyamızdaki tüm kardeş halklar kazanacak. Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki; ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşçe kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz, ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Biz bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa, emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var. Hepsinden önemlisi alemlerin Rabbi olan Cenabı Allah’ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek, kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybolacak, coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek, kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın; büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı sökmüştür. Türkiye yüzyılının inşası başlamıştır. Allah’ın izniyle önümüzde ufukumuz açıktır. Rabbimiz yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle yarın kutlayacağımız Malazgirt Zaferimizin 955. yıldönümü şimdiden hayırlı, mübarek olsun diyorum. Buluşmamıza teşrif eden, bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Okçular Vakfımız başta olmak üzere programda emeği geçen tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı tekrar tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ahlat’taki temasları devam ediyor. Erdoğan, Ahlat Selçuklu Mezarlığı’nı ziyaret etmesi, ardından Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Kabine Toplantısı’na başkanlık etmesi bekleniyor. Erdoğan, günün son programında ise Kabine üyeleri, bölge valileri ve şehit yakınlarıyla Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek programda bir araya gelecek.

Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü kutlandı Haber

Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü kutlandı

Çanakkale Geçilmez Destanı'nın dönüm noktası olan 'Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü, Tarihi Gelibolu Yarımadası'ndaki Conkbayırı'nda düzenlenen törenle kutlandı. Zaferin 111'inci yıldönümünde yeri yeniden tespit ve ihya edilen Arıburnu Zafer Anıtı'nın açılışı düzenlendi. Çanakkale Boğazı'nı geçemeyeceklerini anlayınca Gelibolu Yarımadası'na karadan çıkarma yaparak buradan Boğaz'a ulaşmayı deneyen İtilaf Devletleri'nin umutlarının yok edildiği 10 Ağustos Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümü kutlandı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ev sahipliğinde, Gelibolu Yarımadası'ndaki Conkbayırı'nda Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törende, Atatürk Anıtı'na, Çanakkale Valiliği, 2'nci Kolordu Komutanlığı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ve yabancı devletlerin temsilcileri çelenklerini sunuldu. Şehitler anısına saygı duruşunda bulunuldu ve saygı atışı gerçekleştirildi. Türk bayrağı, İstiklal Marşı eşliğinde göndere çekildi. Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşma yapıldı. Törende konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Bugün zafer günümüzdür, kutlu olsun. Ordu milletlerin en çok dövüşen, en sarpı olan Türk milletinin tarih yolculuğunda Ağustos ayının çok ayrı bir önemi vardır. Ağustos ayı, Türk milleti için zaferler ayıdır. Buradan, Conkbayırı'ndan Malazgirt Ovası'na Kocatepe'ye Afyon Ovası'na selam olsun. Bu zaferin mimarlarına bin selam olsun. Yaklaşık 8 buçuk ay süren şanlı ve şerefli müdafaanın sonunda bu topraklarda Mehmetçiğin büyük bir zafer kazandığı mekanlardayız. Etin ve kemiğin çeliğe galip olduğu yerlerdeyiz. Malazgirt Ovası'ndan buraya yürüyen Türk oğlu bu toprakları vatan bellemiş, tarihin belli dönemlerinde Gazi Süleyman Paşa ile beraber karşıya geçmiş ve bu topraklarda şehit olmuş, gazi olmuş ama yüzyıllarca bu toprakları kendine yurt yapmış ve vatan bellemiştir. Gün gelmiş Çanakkale'de şafağın karardığı günde zor duruma düştüğümüzde ve burada yangınlar çıktığında memleketin dört bir tarafından Mehmetçikler kuzeyden güneyden batıdan doğudan yakından uzaktan koşarak gelmiş ve Çanakkale'deki bu büyük yangını söndürmeye gayret göstermiştir. Buralarda gerçekten herkes canından vazgeçmiş yeri gelmiş kan dökmüş, yeri gelmiş canını vermiş ama düşmanı işte bu topraklardan bir adım öteye geçirmemiştir" dedi. Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman ise, "Dünya harp tarihinin kaydettiği en kanlı, en sert, en yoğun mücadelelerin verildiği topraklardayız. Bu bir varlık yokluk mücadelesiydi. Kendi yurdunu, kendi toprağında hür ve bağımsız yaşamak için canını feda eden büyük kahramanların verdiği bir mücadeleydi. Anafartalar muharebeleri Kara Harekatı'nın en önemli 2'nci kırılma anına tekabül ediyordu. Nisan ayında gerçekleşen Kara Harekatı'nın durdurulması 1'nci kırılma safhası olarak görülebilir ama burada Anafartalar Muharebelerinde ortaya konulan mücadele de kara harekatın 2'nci kırılma anı olarak değerlendirilebilir. Çünkü bu hat aşılsaydı muhtemelen savaşın seyri değişecekti. İşte burada Türk ordusunun, Türk milletinin, Türk askerinin niteliği özellikleri ön plana çıkmaya başladı. Büyük bir kanlı çatışmanın yaşandığı bu topraklarda Akif'in deyimiyle ‘ölüm indirmede gökler, ölü püskürtmede yer' İşte bu hercümerç içerisinde sağlam iradesiyle Mehmetçik bulunduğu hatları kanın son damlasına kadar savunmaya devam etti" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Kur'an-ı Kerim tilavetinin ardından Çanakkale İl Müftüsü Mevlüt Topçu tarafından şehitler için dua edildi. Vali Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve Gelibolu 2'nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı şeref defterini imzalamasıyla Conkbayırı'ndaki tören son buldu. Çanakkale geçilmedi Çanakkale Savaşları sırasında, İtilaf Birlikleri Seddülbahir ve Arıburnu'ndaki çarpışmalardan sonra Gelibolu Yarımadası'nı buralardan geçmenin imkansız olduğunu görerek, kuzeydeki Anafartalar'da yeni bir cephe açtı ve Conkbayırı'nı ele geçirdi. Ancak 10 Ağustos 1915'te Mustafa Kemal'in emriyle başlatılan süngü hücumuyla düşman püskürtüldü ve İtilaf Devletleri Anafartalar'dan Gelibolu Yarımadası'nı geçemedi. Arıburnu Zafer Anıtı açıldı 111 yıl önce zaferin nişanesi olarak yükselen, işgal yıllarında yıkılan Arıburnu Zafer Anıtı, Anafartalar Zaferi'nin 111'inci yıl dönümünde şehitlik ihya projesi çerçevesinde yeniden yükselerek tarihi hafızadaki yerini aldı. 1915 yılında Arıburnu cephesinde, Anzak hatlarının gerisinde top mermisi kovanlarından inşa edilen anıt, savaş sonrasında Müttefik kuvvetler tarafından yıkıldı. Arıburnu Zafer Anıtı, işgal döneminde kasıtlı olarak yıkıldığı tarihi kaynaklarla belgelenen tek Osmanlı zafer anıtı olma özelliğini taşımakta. Uzun yıllar yalnızca tarihî kaynaklarda varlığını sürdüren anıtın yeri, 15 Ağustos 2024 tarihinde bölgede meydana gelen yangının ardından gerçekleştirilen saha araştırmaları ve hava fotoğrafları sayesinde yeniden tespit edildi. Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca onaylanan projeler doğrultusunda, Çanakkale Valiliği koordinatörlüğünde, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı kontrolünde, Gelibolu 2. Kolordu Komutanlığı ve Eceabat Kaymakamlığı iş birliğiyle yürütülen rekonstrüksiyon çalışmaları tamamlanarak, 1915 yılında inşa edilen ve savaşın ardından ortadan kaldırılan Arıburnu Zafer Anıtı, özgün tarihi veriler doğrultusunda aslına uygun şekilde yeniden ihya edildi. Arıburnu Zafer Anıtı açılışında konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "O günün şartlarında Mehmetçik zaferin nişanesi olarak, o büyük fedakarlığın, o büyük civan mertliğin nişanesi olarak işte tam bu noktaya bir zafer anıtı inşa etmiştir. Mehmetçiğin o günkü şartlarda kendi elleriyle bizzat yapmış olduğu bu anıt, o büyük kahramanlığın timsali olmuş, sembolü olmuştur. Fakat dönemi şartlarında, işgal yılları içerisinde o anıt burada yıkılmıştır. Uzun yıllar geçti de Mehmetçiğin elleriyle yapmış olduğu anıtı yerinde bulup ayağa kaldırmakta Çanakkale ruhuna sahip olan Türk milletlerinin evlatlarına nasip olmuştur. Mehmetçiğin kendi elleri ile yaptığı o anıtın yerini bulduğumuzda içimizden tekrar o anıtın eski haline iade edilmesi gerektiği kanaatine vardık. Burada tekrar ifade ediyorum yeni bir şey yapmıyoruz, yeni bir şey inşa etmiyoruz. Eski hali iade ediyoruz. Mehmetçiğin hatırasına da sahip çıkıyoruz" diye konuştu. Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, "Burası dünyanın önemli, harp tarihi alanlarından bir tanesi. Bu alanı kendisine yakışır bir şekilde muhafaza etmek, ihya etmek için el birliğiyle gayret gösteriyoruz. Bunun için Alan Başkanlığımız büyük bir özveriyle, çabayla bu ihya faaliyetlerine devam ettiriyor. Başkanımızın ifade ettiği gibi dünyanın en önemli korunan tarihi alanlarından bir tanesi niteliğinde. Burada yine anıtları bulunan, mezarları bulunan müttefik devletlerin de hem mezarlarına hem de anıtlarına karşı büyük bir özen gösterdiklerine de şahit oluyoruz. Dolayısıyla burası artık tarihten ders alınacak bir mekan haline gelmiş bulunuyor. Burada bugün açılışın yaptığımız anıt, ihya ettiğimiz anıtın bize gösterdiği çok önemli bir husus var; o da egemenlik. Egemenliğiniz ve bağımsızlığınız yoksa işgal kuvvetleri burada size ait, sizin tarihinize ait hatıraları yok ederler. Onun için egemenliğimize, bağımsızlığımıza sıkı sıkıya sarılmamız lazım" dedi. Arıburnu Zafer Anıtı'nda gerçekleştirilen açılış töreni konuşmaların ardından dua edilmesi, kurdele kesimi ve anıta karanfil bırakılmasıyla sona erdi. Törenlere; Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Avustralya Büyükelçisi Sally-Anne Vincent, Avustralya Savunma Ataşesi Albay Tim Hawley, Yeni Zelanda Maslahatgüzarı Erin Morris, 2'nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural, 3'üncü Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı, Amfibi Kolordu Komutan Vekili Deniz Piyade Albay Umut Turhan, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutan Vekili Deniz Albay Erhan Ege, Çanakkale Baro Başkanı Avukat Ardahan Dikme, Avustralya Başkonsolosu Dr. Paul James Gregor Crawford, Eceabat Kaymakamı Kerem Yenigün, Ezine Kaymakamı Yusuf Kaptanoğlu, Çanakkale İl Emniyet Müdürü Ergün Dağıstanlı, Çanakkale İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Cemalettin Akyüz, Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanı Kıdemli Binbaşı Barış Borucu, siyasi parti temsilcileri, gaziler, şehit yakınları, sivil toplum kuruluşları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Milli irade teslim alınamaz Haber

Milli irade teslim alınamaz

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü'nün 10. yılı dolayısıyla yaptığı paylaşımda, 15 Temmuz 2016 gecesinin Türk milletinin demokrasiye ve milli iradeye sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Bakan Çiftçi, FETÖ mensuplarının o gece devlete ait silahları millete çevirdiğini, Gazi Meclis'i bombalayarak Türkiye'yi karanlığa sürüklemek istediğini belirtti. Ancak hainlerin hesap edemediği en büyük gücün Türk milleti olduğunu vurgulayan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla milyonların meydanlara çıktığını kaydetti. Milletin tanklara ve kurşunlara karşı elinde Türk bayrağı, yüreğinde vatan sevgisiyle direndiğini belirten Çiftçi, kadın, erkek, genç ve yaşlı demeden tüm Türkiye'nin omuz omuza vererek darbe girişimini boşa çıkardığını ifade etti. 15 Temmuz'un, milletin ezanına, bayrağına, devletine ve geleceğine canı pahasına sahip çıktığı büyük bir direnişin adı olduğunu dile getiren Çiftçi, "O gece dünya bir kez daha gördü ki milli irade teslim alınamaz, Türkiye'ye istikamet çizilemez ve bu millete zincir vurulamaz." ifadelerini kullandı. Mesajının sonunda aziz şehitleri rahmetle, kahraman gazileri ise minnet ve şükranla andığını belirten İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Rabbim devletimizi ve milletimizi her türlü ihanetten muhafaza eylesin. Birliğimizi ve kardeşliğimizi daim kılsın. 15 Temmuz'un 10'uncu yılında da haykırıyoruz: İrade Bizim, Zafer Bizim." dedi.

Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır'' Haber

Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları: Sözlerimin başında 106. seneyi devriyesini idrak edeceğimiz 23 Nisan'ın aziz hatırasını hürmetle selamlıyorum. TBMM'nin açılışı emperyalizmin istikametini bozan, sözde imparatorluklara diz çöktüren bir milletin kutlu dönüm noktasıdır. Yurdun dört bir yanı işgal edilmişken, Türk milleti mahkumiyet tehdidiyle çepeçevre sarılmışken, Ankara'da yanan meşale Anadolu'da şahlanmıştır. Milletimiz kendi mukadderatına bizzat hakim oldu. TBMM meşruiyetini Türk milletinin bağrından almıştır. Türk milleti ise egemenlik hakkını şehit kanıyla sulanan toprağından almıştır. O iman bugün de sarsılmazdır. 23 Nisan'ı sadece bayram günü olarak anmak onun tarihini daraltır. 23 Nisan kriz karşısında dağılmadan düşünebilme iradesidir. 23 Nisan toplumsal acıyı kurucu bir siyasal akla dönüştürebilme kabiliyetidir. Gazi Meclisimiz aziz milletimizin istikbal ruhsatı iftihar membahıdır. Ve ilelebet payidar kalacaktır. 23 Nisan'ın gelecek nesillerimize armağan edilmiş olması ne tesadüfü bir iradedir. Çocuk bir okulun öğrencisi olduğu kadar devletin insan mayasıdır. Çocuk toplumun ahlaki seviyesini gösteren en berrak aynadır. Bir milletin çocuklarına bakışı kendi devletine bakışıdır. İnsan anlayışını ve medeniyet iddiasını da ortaya koyar. Okullarımız özgürlüğün kıymetinin öğretildiği alanlardır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.