Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Türk Dünyası

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Türk Dünyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Dünyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bilal Erdoğan: "İslam dünyasının birlikte güçlü olmasına öncülük edebiliriz" Haber

Bilal Erdoğan: "İslam dünyasının birlikte güçlü olmasına öncülük edebiliriz"

AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Diplomasi Atölyesi, Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ı ağırladı. Programa, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş ve AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yüce de katıldı. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programda Erdoğan, "Türk Dünyasında Kültürel Diplomasi ve Ortak Gelecek" başlığıyla gençlerle bir araya geldi. Programda Türkiye Yüzyılı vizyonu, Türk dünyası, İslam coğrafyası, kültürel diplomasi ve Türkiye’nin bölgesel rolü ele alındı. "Türkiye Yüzyılı ekonomik olarak güçlenmekten daha büyük bir mesele" Konuşmasında Türkiye Yüzyılı hedefinin yalnızca ekonomik kalkınma ve refah meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, dünyada yaşanan savaşlara ve adaletsizliklere dikkati çekti. Erdoğan, "Niye Türkiye Yüzyılı gibi bir hedefi ciddiye alalım? Zengin olacağız, güçlü olacağız, ne olacak? Bu, Türkiye’nin ekonomik olarak daha güçlü, daha müreffeh olmasından daha büyük bir mesele. Dünyada bu kadar dengesizlik, İsrail’in soykırımı, savaşlar ve adaletsizlikler yaşanırken bunlara seyirci kalmak bizim DNA’mızda yok" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Çünkü güçlü olmazsak eziliriz. Güçlü olmazsak manipüle edilen olmuş oluruz. Bunu 20. yüzyıl boyunca yaşadık" dedi. "Gücümüzün çarpan etkisini artırmamız lazım" Türkiye’nin tek başına güçlenmesinin yanı sıra tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğu coğrafyalarla iş birliğini artırması gerektiğini belirten Erdoğan, bu sürecin Türk dünyasından başlaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Bizim başlamamız gereken önce Türk dünyası, ondan sonra gönül coğrafyamız. İslam dünyasıyla birlikte güçlenmemiz, gücümüzün çarpan etkisini artırmamız lazım" diye konuştu. Türk dünyasındaki ortak dil ve kültür bağlarının önemli bir imkân sunduğunu ifade eden Erdoğan, "Mesele Türk dünyasında herkesin aynı dili konuşmasından ziyade, herkesin aslında birbirini anlayabildiğini fark etmesini sağlamak" değerlendirmesinde bulundu. "İslam dünyasının birlikte güçlü olmasına öncülük edebiliriz" Türkiye Yüzyılı vizyonunun Türk dünyasından başlayarak daha geniş bir coğrafyada iş birliğine dönüşebileceğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin İslam ülkeleri arasındaki yakınlaşmaya öncülük edebilecek bir konumda olduğunu söyledi. Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır üzerinden örnek veren Erdoğan, bu ülkelerin ekonomik olarak güçlenmesi ve aralarındaki iş birliğinin artmasının oluşturabileceği potansiyele dikkati çekti. Erdoğan, "Bu dört ülkenin Türkiye, Suudi Arabistan ekonomik gelişmişlik düzeyine geldiği zaman ekonomik büyüklüğü 5 trilyon dolar oluyor. Birdenbire karşımıza gelen imkânları görün diye söylüyorum. Mısır da daha güçlü oluyor, Türkiye de daha güçlü oluyor, Pakistan da çok daha güçlü oluyor. Biz bunu sağlamak zorundayız. Bunlar hayal değil" ifadelerini kullandı. Batı dünyasının kendi içerisindeki dini ve kültürel farklılıklara rağmen ortaklıklar kurabildiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Avrupa Birliği içerisindeki bir Ortodoksla, bir Katoliğin, bir Evanjeliğin iş birliği yapması benim bahsettiklerimden çok daha zor şeyler. Bizi birbirimize bağlayan, yaklaştıran dini, kültürel ve dille ilgili bağlar, şu anda Avrupa Birliği’ni ve Batı’yı birbirine bağlayanlardan çok daha güçlü." Erdoğan, "Biz bu vizyonla ilerlersek İslam dünyasının birlikte güçlü olmasına öncülük edebiliriz. Buna öncülük etmemizin yolunun da Türk dünyasının yakınlaşmasından ve birliğinden geçtiğine inanıyorum. Bu hiç uzak değil" dedi. "Kültürel bağlarımızı güçlendirmeliyiz" Türkiye’nin kültürel etkisinin farklı coğrafyalarda giderek daha fazla hissedildiğini ifade eden Erdoğan, Türk dizilerine yönelik ilginin de Türkiye’nin yumuşak gücünün göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Türklerin İslam medeniyeti içerisindeki tarihi rolüne de değinen Erdoğan, Türkler, Kürtler, Araplar, Boşnaklar, Arnavutlar ve Çerkezler arasındaki ortak tarih ve inanç bağlarının korunmasının önem taşıdığını söyledi. Erdoğan, bu ortak değerlerin öne çıkarılmasının hem Türk dünyasındaki yakınlaşmaya hem de İslam ülkeleri arasındaki iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, Türk Dünyası Engelliler Birliği Genel Başkanlığına seçildi Haber

AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, Türk Dünyası Engelliler Birliği Genel Başkanlığına seçildi

Türk Dünyası Engelliler Birliği Genel Başkanlığına seçilen AK Parti İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram, Türk devletleri arasında engelli hakları alanında ortak çalışmalar yürütüleceğini, bu çalışmaların uluslararası alana taşınması için de adımlar atılacağını açıkladı. AK Parti İstanbul Milletvekili Av. Serkan Bayram, Türk Dünyası Engelliler Birliği Genel Başkanlığı görevine getirildiğini açıkladı. Bayram, birliğin ilk adımının Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında atıldığını belirtti. Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkelerinde engelli bireylerin hakları, fırsat eşitliği ve erişilebilirlik alanlarında çeşitli çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Bayram, bu çalışmaların uluslararası alandaki diğer yapılara da örnek olmasını temenni etti. Birliğin kuruluş sürecinde Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Yardımcısı ve Kazakistan Halk Asamblesi Başkanı Rassul Akhmetov'un da katkı sunduğunu belirten Bayram, kendisinin genel başkanlık görevine layık görülmesi ve yapılanmanın Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında başlatılması nedeniyle teşekkürlerini iletti. Bayram, önümüzdeki süreçte Birleşmiş Milletler çatısı altında ‘UN Disability Istanbul Bosphorus' yapısının kurulmasını hedeflediklerini ifade etti. Türk Dünyası Engelliler Birliği ile Türk dünyasında engelli bireylerin haklarının güçlendirilmesi, fırsat eşitliğinin geliştirilmesi ve erişilebilirliğin yaygınlaştırılmasının amaçlandığını belirten Bayram, yapılanmanın Türk dünyasıyla sınırlı kalmayarak küresel bir dayanışma ve kardeşlik hareketine dönüşmesini temenni etti. Bayram, çalışmalarını engelsiz, erişilebilir ve herkes için fırsat eşitliğinin olduğu bir dünya hedefiyle sürdüreceklerini belirterek, "Engelleri birlikte aşacak, Türk dünyasından dünyaya umut olacağız" ifadelerini kullandı.

İnegöl'de Halk Dansları Topluluğu'ndan yaza merhaba Haber

İnegöl'de Halk Dansları Topluluğu'ndan yaza merhaba

İnegöl Belediyesi’nin 2011 yılında kurduğu ve geride kalan sürede kaydedilen gelişimle ulusal ve uluslararası düzeyde pek çok başarının elde edildiği Halk Dansları Topluluğu, muhteşem gösteriyle yaza merhaba dedi. Fatih Oral eğitmenliğinde çalışmalarını sürdüren ve Minikler, Yıldızlar, Gençler ile Master olmak üzere 4 farklı yaş kategorisine gösteriler sunan Halk Dansları Topluluğu, 2026 yılının ilk açık hava gösterisinde kuruluşunun 15’inci yılına özel düzenlenen “Aşkın Yedi Hali” programıyla izleyici karşısına çıktı. Amfi Tiyatroda düzenlenen gösteride, farklı yaş kategorilerinde 200’ü aşkın dansçı, İnegöllülere muhteşem bir şölen sundu. Şehrin bir markası haline gelen İnegöl Belediyesi Halk Dansları Topluluğu, bu özel gecede sırasıyla; İnegöl, Mardin, Trabzon, Bursa, Burdur, Konya, Kırklareli, Adıyaman ve Ordu yörelerinden en güzel koreografileri sergilediler. İzleyenlerin keyifli anlar yaşadığı gecede, halk dansları topluluğunun gösterileri herkesten tam not aldı. Tüm yaş grupları, ortaya koydukları performansla beğeni topladı. KÜLTÜR SANAT FESTİVALİNİN FRAGMANI Programı izleyenler arasında bulunan İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar, gösteri sonunda sahneye davet edildi. Burada kısa bir selamlama konuşması yapan Dündar, “İnegöl kozmopolit bir şehir. Farklı kültürleri içerisinde barındıran adeta renkli bir çiçek bahçesi. Bu akşam da halk dansları topluluğumuz İç Anadolu’dan, Doğu’dan, Güney Doğu ve Ege’den, Akdeniz’den, Karadeniz’den ve Marmara yöresinden gösterileri bizlere sundu. Bu muhteşem gösteri için 200 kişilik dev kadroya teşekkür ediyorum. Bu akşam yapılan gösteri, aynı zamanda 13-19 Temmuz tarihleri arasında 39’uncusunu düzenleyeceğimiz Kültür Sanat Festivalimizin de bir fragmanı oldu diyebiliriz. İnşallah 22 hemşeri derneğimiz ve 11 ülkeden halk dansları ekiplerimizle burada çok güzel bir festival gerçekleştireceğiz” dedi. BAŞARILARI İNEGÖL’ÜN GÖĞSÜNÜ KABARTIYOR İnegöl Belediyesi halk dansları topluluğunun 2011 yılında büyük bir heyecan ile faaliyetine başladığını da hatırlatan Dündar, şöyle devam etti: “O günden bugüne de Türkiye’nin örnek ekiplerinden biri haline geldi. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında kazanmış oldukları ödüllerle, yarışmalardaki performanslarıyla göğsümüzü kabartmaya devam ediyorlar. 2017 yılında Kazakistan’da Dünya Şampiyonu oldular. 2022 yılında Özbekistan’da dünyanın en iyi dans gruplarının yer aldığı yarışmada oldukça genç yaş ortalamasıyla Dünya 3’üncüsü oldular. Yine Kazakistan’da düzenlenen Halk Dansları Festivali ve Halk Dansları Solo Dans Yarışmasında 16 ülkenin 24 dans gurubu ile yer aldığı yarışmada dansçılarımız solo yarışmada Dünya 1’incisi oldular. 2025 yılında TÜRKSOY tarafından “Türk Dünyası Kültür Başkenti” ilan edilen Kazakistan’ın Aktau şehrinde tüm ekiplerin 1’inci ilan edildiği Uluslararası Türk Dansının Ritmi Festivalinde yer aldılar. 2025 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Kulüpler Arası Bursa İl Yarışması’nda İl 1’incisi oldular ve devamında bölge yarışmasını 2’nci olarak tamamladılar. Bu yıl da yine Türkiye Halk Oyunları Federasyonu tarafından düzenlenen Kulüpler Arası Halk Dansları Yarışması'nda önce Bursa 1’incisi oldular, ardından bölge şampiyonu oldular ve Türkiye'nin en iyi ilk 10 ekibi arasında yer almayı başardılar.” “Bu başarılar tesadüf değil. Bu başarıların arkasında büyük bir emek, ciddi bir disiplin ve yıllara yayılan istikrarlı bir çalışma vardır. Bu vesileyle bu başarılarda katkısı olan tüm eğitmenlerimize ve dansçılarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Çocuklarımızın her zaman yanında duran, onların hayallerine ortak olan kıymetli ailelerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı gecede, Recep Erdoğan ismini de bir kez daha anmak istiyorum. Her ne kadar aramızdan ayrılmış olsa da bu güzel ekibin bu günlere gelmesinde harcadığı emekleriyle her zaman hatırlayacağımız kıymetli hocamızı, rahmet ve minnetle anıyorum.”

BTÜ’den Özbekistan çıkarması Haber

BTÜ’den Özbekistan çıkarması

BTÜ, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda çeşitli ülkelerdeki kurum ve üniversiterle iş birliğine giderken, Türk dünyasıyla da akademik bağlarını güçlendirmeye devam ediyor. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında üniversiteler ve çeşitli kurumlarla bir araya gelerek eğitim, araştırma ve teknoloji odaklı iş birliklerine yönelik önemli temaslarda bulundu. Rektör Çağlar’a ziyaretlerinde, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç da eşlik etti. Program kapsamında ilk olarak Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş’ı ziyaret eden Rektör Çağlar, görüşmede bilimsel iş birlikleri, teknoloji odaklı yükseköğretim vizyonu ve Türk dünyasıyla akademik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede BTÜ’nün mühendislik, doğa bilimleri ve Ar-Ge alanlarında yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi paylaşılırken, Özbekistan’daki üniversiteler ve kurumlarla ortak projeler geliştirilmesine yönelik hedefler ele alındı. ÜNİVERSİTELERLE YENİ İŞ BİRLİKLERİ İÇİN İMZA Özbekistan temasları kapsamında Taşkent’te bulunan Turin Polytechnic University’yi ziyaret eden BTÜ heyeti, iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzaladı. Görüşmelerde mühendislik, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortak projeler geliştirilmesi ile öğrenci ve akademisyen değişim programlarının hayata geçirilmesi konuları değerlendirildi. Rektör Çağlar daha sonra Semerkand Devlet İnşaat ve Mimarlık Üniversitesi’ni ziyaret etti. Üniversite yönetimiyle gerçekleştirilen görüşmelerde mühendislik, mimarlık, şehircilik, sürdürülebilir yapı teknolojileri ve akademik değişim programları başta olmak üzere birçok alanda ortak çalışma fırsatları ele alındı. Ziyaret kapsamında iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzalanırken, ortak araştırma projeleri ve bilgi paylaşımını artıracak çalışmalar konusunda görüş birliğine varıldı. BTÜ heyetinin Özbekistan programındaki bir diğer durağı ise Buhara Teknik Üniversitesi oldu. Burada imzalanan iş birliği anlaşmasıyla eğitim, araştırma, öğrenci ve personel hareketliliği ile bilimsel ortak çalışmaların geliştirilmesi hedeflendi. Program kapsamında ayrıca Buhara Devlet Üniversitesi de ziyaret edildi. İki üniversite arasında akademik ve bilimsel iş birliği protokolü imzalanırken, öğrenci ve akademisyen değişim programları ile ortak araştırma projelerinin geliştirilmesine yönelik iş birliği alanları değerlendirildi. Özbekistan ziyaretlerini değerlendiren BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Türk dünyası üniversiteleriyle geliştirilen ilişkilerin yalnızca akademik iş birliklerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Türk dünyasıyla ortak tarih, kültür ve gelecek hedefi etrafında güçlü bilim köprüleri kuruyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi olarak teknoloji odaklı eğitim, Ar-Ge ve uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda, Türk dünyası üniversiteleriyle sürdürülebilir akademik ilişkiler geliştirmeyi önemsiyoruz. İmzaladığımız anlaşmaların ortak araştırma projelerine, öğrenci ve akademisyen hareketliliğine, bilimsel üretime ve teknoloji geliştirme kapasitesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu Haber

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’nde konuştu. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Türkistan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, şehrin Türk dünyasının ortak tarih ve kültür hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e ev sahipliği için teşekkür etti. Zirvenin “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenmesini isabetli bulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının gelecekte daha güçlü bir konuma gelebilmesi için teknolojide iş birliğinin en üst seviyeye çıkarılması gerektiğini ifade etti. “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarına atıfta bulunan Erdoğan, “dijital vizyonda birlik” anlayışının artık hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ ve dijital dönüşüm süreçlerinin doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekerek, bu alanların ülkelerin bağımsızlığı üzerinde de etkili olabileceğini söyledi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki dijital uçurumun kapatılması gerektiğini belirtti. Siber güvenliğin kritik önemine işaret eden Erdoğan, “Siber güvenlik, kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati bir unsurdur” ifadelerini kullandı. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanında daha güçlü bir iş birliği hedeflendiğini de açıkladı. Konuşmasında Türk dünyasının kültürel birliğine de değinen Erdoğan, ortak Türk alfabesi ve Türk dili temelli dijital projelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca savunma sanayii alanındaki tecrübelerin üye ülkelerle paylaşılmaya hazır olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel krizler karşısında Türk dünyasının dayanışma içinde hareket etmesinin stratejik önem taşıdığını vurgulayarak, ulaşım ve koridor projelerinin de öncelikli gündem olmaya devam edeceğini belirtti. Konuşmasının sonunda Kurban Bayramı’nı tebrik eden Erdoğan, zirvenin Türk dünyası ve dost ülkeler için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti.

Tarihin Emaneti Geleceğe Taşınıyor: AKİD Resmen Kuruldu Haber

Tarihin Emaneti Geleceğe Taşınıyor: AKİD Resmen Kuruldu

“Anlaşma” ve “İş Birliği” Vizyonuyla Yeni Bir Dönem Adını bünyesinde barındırdığı “anlaşma” ve “iş birliği” kavramlarından alan AKİD; ortak tarih, dil ve medeniyet mirasından beslenen faaliyet anlayışıyla toplumsal bağları kuvvetlendirmeyi misyonuyla hareket edecek. Dernek; gerçekleştireceği nitelikli projeler ve organizasyonlar aracılığıyla yalnızca mevcut ilişkileri güçlendirmekle kalmayıp; Azerbaycan, Türk Cumhuriyetleri ve tüm Türk soydaşlar arasında kalıcı bir birlik perspektifi oluşturmayı temel hedef olarak belirledi. Kurucu Başkan Pervin Hazar: “Geçmişin Gücüyle Geleceğin İzine” AKİD Kurucu Başkanı Pervin Hazar, derneğin kuruluşuna ilişkin yaptığı açıklamada Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşliğin tüm Türk dünyası için sarsılmaz bir dayanışma zemini teşkil ettiğini vurguladı. Hazar, şunları kaydetti: “Biz bu yola, tek millet iki devlet anlayışı ve ortak tarihimizin bize yüklediği sorumlulukla çıktık. Öte yandan AKİD; sadece iki ülke arasında değil, tüm Türk dünyasında kalıcı bir etkileşim ve saygın bir iş birliği ağı tesis etmek hedefiyle kurulmuştur. ‘Tarihin emanetiyle, geleceğin izine’ diyerek, geçmişten devraldığımız köklü mirası yarınlara taşıyan güçlü bir köprü olacağız.” Kurumsal ve sosyal projelerle somut adımlar atacaklarını belirten Hazar, temel amaçlarının ortak değerleri koruyan, geliştiren ve gelecek nesillere aktaran güçlü bir yapı inşa etmek olduğunu ifade etti. Köklü İlkeler ve Küresel Vizyon AKİD’in vizyonu; Türkiye ve Azerbaycan öncülüğünde, uluslararası etkisi yüksek bir iş birliği modelinin öncü ve referans kurumu olmaktır. Dernek; misyonu gereği ulusal ve uluslararası düzeyde kalıcı bir dayanışma zemini tesis ederken; istiklâl, hâkimiyet, irfan, şecaat, vefa, birlik, çağdaşlık ve medeniyetçilik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını yürütecektir. “Tarihin emanetiyle, geleceğin izine” şiarıyla yola çıkan AKİD, önümüzdeki süreçte hayata geçireceği çok boyutlu projelerle Türk dünyasının birliği için çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir. AKİD Yönetim Kurulu şu isimlerden oluştu; Pervin HAZAR - Yön.Krl.Bşk. Zoya EVDALI - Başkan Yardımcısı Fatma ESKİ - Başkan Yardımcısı İlkay GÜVEN - Başkan Yardımcısı Av.Adil ALİSOY - Sayman Ahmet EVDALI - Genel Sekreter Dr.Sinan AZİMOV - Yön.Krl. Üyesi

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır Haber

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmeleri, hem de Türkiye’nin dış politika vizyonunu değerlendirdi. Dünya düzeninde ciddi kırılmalar yaşandığını belirten Bahçeli, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve devletlerin “irade, milletlerin metanet, toplumların ise sabır sınavından geçtiğini” söyledi. Küresel dengelerin değiştiğine işaret eden Bahçeli, Türkiye’nin bu süreçte kendi milli duruşunu koruması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Avrupa Birliği ve Batı ilişkilerine de değinen Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blok ya da dış baskı altında yönlendirilemeyeceğini belirtti. Avrupa’nın Türkiye’siz birçok alanda eksik kalacağını ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin de Avrupa’ya bağımlı bir ülke olmadığını dile getirdi. KERKÜK VE TÜRK DÜNYASI VURGUSU Irak ve Kerkük üzerinden Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkmen varlığının bölgedeki önemine dikkat çekti. Kerkük’teki gelişmeleri “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Bahçeli, Türkmenlerin haklarının korunmasının altını çizdi. Türk dünyasına da mesaj veren Bahçeli, “Kerkük’ten Doğu Türkistan’a, Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar tüm soydaşlarımızın yanındayız” diyerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/gUGeBhSQco — MHP (@MHP_Bilgi) April 28, 2026 “ASIR, TÜRK ASRI OLACAKTIR” Konuşmasında sık sık milli birlik ve beraberlik mesajı veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek “Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır” ifadelerini kullandı. Terörle mücadele ve bölgesel istikrar hedeflerinin sürdüğünü söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda güçlü bir duruş sergilediğini ifade etti. "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" diyen Bahçeli, "Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük’ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu. “MİLLİYETÇİ HAREKET KALESİ MHP’DİR” MHP'nin Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olduğunu belirten Bahçeli, partinin tarihsel misyonuna dikkat çekerek teşkilatına ve dava arkadaşlarına bağlılık mesajı verdi. "Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir" diyen Bahçeli, "Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir" diyerek şunları kaydetti: "Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. Türk olmayı şeref, Müslüman olmayı şükür bilen bütün soydaşlarımıza en kalbi selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Birliğimiz, dirliğimiz ve düzenimiz daim olsun.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.