Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Türk Devletleri

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Türk Devletleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Devletleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: Cumhur İttifakı'na duyulan güven bir kez daha ortaya çıktı Haber

Erdoğan: Cumhur İttifakı'na duyulan güven bir kez daha ortaya çıktı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hafta sonu gerçekleştirilen ara seçimlerin sonuçlarını değerlendirerek Cumhur İttifakı'nın önemli bir başarı elde ettiğini söyledi. Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat'ta yapılan seçimlerde 6 beldenin 4'ünde AK Parti'nin, 1'inde ise MHP'nin kazandığını hatırlatan Erdoğan, “Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır.” ifadelerini kullandı. Seçilen belediye başkanlarını tebrik eden Erdoğan, vatandaşların sandığa gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirtti. CHP’YE SERT ELEŞTİRİLER Konuşmasının önemli bölümünü CHP’de yaşanan kurultay tartışmalarına ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisinin kendi iç sorunlarını yönetemediğini savundu. CHP’deki tartışmaların taraflarının yine CHP'liler olduğunu belirten Erdoğan, yaşanan sürecin yargı kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Muhalefetin seçim sonuçlarını doğru okuyamadığını öne süren Erdoğan, “Tembel, vizyonsuz, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete fayda gelir.” dedi. NATO ZİRVESİ VE ULUSLARARASI ORGANİZASYONLAR Türkiye'nin 2026 yılında uluslararası diplomasi alanında önemli organizasyonlara ev sahipliği yapacağını vurgulayan Erdoğan, temmuz ayında Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi'nin büyük önem taşıdığını söyledi. Zirveye ABD Başkanı Donald Trump’ın katılacağının açıklanmasının ittifak açısından değerli olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, yıl içerisinde Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi'ne ve Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapılacağını açıkladı. İSRAİL’E TEPKİ: “KARDEŞLERİMİZE YÖNELİK SALDIRILARA GÖZ YUMMAYIZ” Bölgedeki gelişmelere de değinen Erdoğan, İsrail'in Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik politikalarını sert sözlerle eleştirdi. İsrail'in bölgesel istikrarı tehdit ettiğini savunan Erdoğan, Türkiye'nin bölgedeki kardeş halkların güvenliğini kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü söyledi. Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirten Erdoğan, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin haklarının ihlal edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. ÇİFTÇİLERE DESTEK ARTACAK Tarım alanındaki gelişmelere de değinen Erdoğan, bu yıl yağışların son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ve birçok üründe rekor üretim beklendiğini açıkladı. Buğday üretiminin geçen yıla göre yüzde 27, arpa üretiminin ise yüzde 50 artmasının beklendiğini belirten Erdoğan, artan girdi maliyetleri nedeniyle çiftçilere verilen temel destek ve planlama desteği tutarlarının yükseltileceğini duyurdu. Toprak Mahsulleri Ofisi'nin hububat alımları için hazırlıklarını tamamladığını ifade eden Erdoğan, üreticilerin ürünlerinin tamamının satın alınacağını ve ödemelerin teslimattan sonraki 21'inci günden itibaren yapılacağını söyledi. Konuşmasının sonunda 2026 FIFA Dünya Kupası yolunda ilk maçına çıkacak Türkiye A Millî Futbol Takımı’na başarılar dileyen Erdoğan, LGS’ye girecek öğrencilere de başarı temennisinde bulundu. Toplantıda ayrıca AK Parti’ye katılan bağımsız İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz’a parti rozeti takıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştay’ın 164’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, devletin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay’ın 164’üncü seneyi devriyesinin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi. "Sayıştay, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir" Sayıştay’ın her ne kadar Sultan Abdülaziz Han’ın iradesiyle ve Divan-ı Muhasebat adıyla kurulmuş olursa olsun köklerinin çok daha eskilere dayandığını dile getiren Erdoğan, "Divan-ı Muhasebat’ın temelleri Karahanlılardan Selçuklu ve Gaznelilere, geçmişte kurduğumuz devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İşraf kurumuna dayanıyor. Neredeyse bin 200 yıllık köklü bir birikimden, hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ediyoruz. Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız, devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda ete kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştay’ımızı tebrik ediyor mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum" dedi. "Kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesile aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazasının zaruri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devletin sebebi vücudu, yani varlık gayesi evvel emirde adalettir, devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri, insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat, tam da bu yüzden ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ demiştir. Buradan hareketle devletlerin kudreti, hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. "15 Temmuz darbe girişiminin faturası 350 milyar dolardan fazla, gezi olaylarının maliyeti 1,5 milyar dolardır" Türkiye’nin geçmişte, savrukluk, özensizlik ve popülizm sıkıntısını çok çeken bir ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Milletin dişinden tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırlıyoruz. SSK’nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Tamahkarlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66’ncı yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm anti-demokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye’yi geride bırakmıştır. İşte en son FETÖ’nün elebaşılığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan Gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise on milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları, ister FETÖvari terör örgütleri, isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun; milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye’nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi, aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır" açıklamasında bulundu. "Yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez" Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli iradenin savunulmasını namus borcu olarak gördükleri gibi kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine ve ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummadıklarının altını çizerek, "Bu konuda bizim tavrımız, duruşumuz gayet nettir. Kamu malında 86 milyon vatandaşımızın her birinin hakkı vardır. Garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payı vardır. Beytülmal aynı zamanda gelecek kuşakların bizlere emanetidir. Makamı, unvanı, mevkii ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi bizim kırmızı çizgimizdir. Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynaklar, kimsenin babasının malı değildir. Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın, hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Hele hele son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı hepimiz sorumluyuz" dedi. "Sayıştayımızın veriye dayalı bir yaklaşımla nice yıllar hizmet sunacağına inanıyorum" Sayıştay’dan beklentilerinin bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkmak ve rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı’nın inşasına aktif katkı yapmak olduğunu belirten Erdoğan, "Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştayımızın, idarenin takdirini de gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyaç günden güne artıyor. Farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkanına sahip Sayıştayımızın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar milletimize ve devletimize önemli hizmetler sunacağına inanıyorum" diye konuştu. "Ekonominin büyümesi kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir" Modern kamu yönetiminin vatandaş ile devletin göz hizasında iletişim kurduğu, şeffaf ve hesap vermeye dayalı bir sistem olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bu sistemde mali denetim ne kadar sıkı, planlı ve sonuç odaklı olursa kamu hizmetleri de o kadar verimli olur. Ekonominin büyümesi, refah seviyesinin yükselmesi, huzur ve güven ikliminin her alanda tesis edilmesi, kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkilidir. Sayıştay burada da kritik rol oynamaktadır. Son 23 yılda attığımız adımlarla Sayıştay’ın kapsam alanını daha da genişlettik. Özellikle 2010’da çıkardığımız 6085 sayılı kanunla Sayıştayımızı 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren, uluslararası standartlara göre şekillenen bir yapıya kavuşturduk. Bu düzenleme ile Sayıştay Başkanlığımızın yüksek denetim organı ve yüksek hesap yargı mercii olarak kendisini yenilemesini sağladık. Anayasal hukuk devletini güçlendirme yönünde hayata geçirdiğimiz demokratikleşme reformları sayesinde Sayıştay, kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşları denetleme yetkisine sahip oldu" ifadelerine yer verdi. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Sayıştay; dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere her birini destekler nitelikteki üç alanda önemli bir dönüşüme imza attı. Kamu yararı üretmeyen bürokratik süreçleri devre dışı bırakılarak verimliliği artırmaya dönük her çabayı son derece kıymetli buluyoruz. Geçtiğimiz Kasım ayında; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sayıştaylarının katılımıyla İstanbul’da kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği’nden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkemizin üç yıl boyunca dönem başkanlığını yürüteceği birliğin, Türk dünyasıyla ilişkilerimize farklı bir boyut kazandıracağına inanıyorum. İnşallah sonbaharda ülkemizin ev sahipliğinde düzenleyeceğimiz Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi ile yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız."

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu Haber

Türkistan Zirvesi'nde 'dijital birlik' vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’nde konuştu. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Türkistan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, şehrin Türk dünyasının ortak tarih ve kültür hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’e ev sahipliği için teşekkür etti. Zirvenin “Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma” temasıyla düzenlenmesini isabetli bulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının gelecekte daha güçlü bir konuma gelebilmesi için teknolojide iş birliğinin en üst seviyeye çıkarılması gerektiğini ifade etti. “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarına atıfta bulunan Erdoğan, “dijital vizyonda birlik” anlayışının artık hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ ve dijital dönüşüm süreçlerinin doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekerek, bu alanların ülkelerin bağımsızlığı üzerinde de etkili olabileceğini söyledi. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki dijital uçurumun kapatılması gerektiğini belirtti. Siber güvenliğin kritik önemine işaret eden Erdoğan, “Siber güvenlik, kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati bir unsurdur” ifadelerini kullandı. Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde siber güvenlik alanında daha güçlü bir iş birliği hedeflendiğini de açıkladı. Konuşmasında Türk dünyasının kültürel birliğine de değinen Erdoğan, ortak Türk alfabesi ve Türk dili temelli dijital projelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca savunma sanayii alanındaki tecrübelerin üye ülkelerle paylaşılmaya hazır olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel krizler karşısında Türk dünyasının dayanışma içinde hareket etmesinin stratejik önem taşıdığını vurgulayarak, ulaşım ve koridor projelerinin de öncelikli gündem olmaya devam edeceğini belirtti. Konuşmasının sonunda Kurban Bayramı’nı tebrik eden Erdoğan, zirvenin Türk dünyası ve dost ülkeler için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni etti.

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay Haber

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay

TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Oktay, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan İran merkezli savaşın 74’üncü gününe girdiğini, kırılgan ateşkese rağmen bölgede gerilimin sürdüğünü söyledi. Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının sağlanamadığını belirten Milletvekili Oktay, savaşın bedelini tüm dünyanın ödediğini ifade ederek, Türkiye’nin önceliğinin savaş öncesi istikrar ortamına dönüş olduğunu kaydetti. Bölgesel gerilimin kardeş ülkeler arasında daha büyük çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulunan Oktay, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirterek, “İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet etmesi büyük önem taşıyor” dedi. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin gündemden düşmemesi gerektiğini vurgulayan Oktay, İsrail’in Filistin başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırı ve işgal girişimlerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre komisyonda ayrıca Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan kanun tekliflerine ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yenilenebilir enerji anlaşması kapsamında toplam 5 bin megavatlık güneş ve rüzgar enerjisi yatırımı planlandığı açıklandı. İlk etapta Sivas ve Karaman’da toplam 2 bin megavatlık güneş enerjisi santralinin kurulacağı bildirildi. Toplantıda, savunma iş birliği, Türk Devletleri Teşkilatı sivil koruma mekanizması ve enerji alanlarını kapsayan 4 uluslararası anlaşma teklifi kabul edildi.

Bakan Gökaş: TDT Kadın İşbirliği Konseyi kuruluyor Haber

Bakan Gökaş: TDT Kadın İşbirliği Konseyi kuruluyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) kapsamında Bakü’de düzenlenen konferansta önemli açıklamalarda bulundu. “Sürdürülebilir Büyüme için CICA Genelinde Kadınların Sesinin Güçlendirilmesi” başlıklı etkinlikte konuşan Göktaş, küresel ekonominin dijitalleşme ve yapay zekâ ekseninde yeniden şekillendiğini belirterek kadın girişimcilerin bu dönüşümde kritik rol oynadığını ifade etti. Kadınların ekonomik hayata katılımının sürdürülebilir kalkınma açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Göktaş, kadınların üretim, girişimcilik ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü yer almasının kapsayıcı büyümenin temel şartı olduğunu söyledi. Bakan Göktaş, Türkiye’nin bu alandaki politikalarının 2024-2028 Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek, kadınların yalnızca teknoloji kullanan değil; veri üreten, analiz eden ve geliştiren aktörler haline gelmesini hedeflediklerini dile getirdi. Bu kapsamda yürütülen projeler arasında “Hobin İşin Olsun”, kadın girişimcilere yönelik dijital platformlar ve yapay zekâ eğitim programlarının yer aldığını aktaran Bakan Göktaş, genç kadınların STEM alanlarına yönlendirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti. Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde Kadın İşbirliği Konseyi kurulmasına yönelik çalışmaları başlattıklarını açıklayan Göktaş, “Bu konseyin kadın girişimciliği ve istihdam başta olmak üzere birçok alanda ortak akıl ve iş birliğini güçlendireceğine inanıyoruz” dedi. Etkinliğe, Azerbaycanlı yetkililerin yanı sıra farklı ülkelerden üst düzey temsilciler de katılırken, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki rolünün güçlendirilmesine yönelik iş birliği mesajları öne çıktı.

Dışişleri Bakanı Fidan, gündemle ilgili açıklamalarda bulundu Haber

Dışişleri Bakanı Fidan, gündemle ilgili açıklamalarda bulundu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Toplantısı'nda yaptığı açıklamanın satırbaşları; "Türk Dünyası olarak, stratejik bir bakışla hareket etmemiz ve dayanışma göstermemiz gerektiğini farkındayız" Programda konuşan Bakan Fidan, "TDT üyesi ülkelerle karşılıklı güvene dayalı bir işbirliği yürütmekteyiz. Toplumlarımızın huzuru ve refahına katkı sağlamak için çalışıyoruz. Ekonomi, kültür ve bağlansallık konularında şu ana kadar Türk devletleri ile beraber çok somut ve güzel başarılar elde ettik. Bir yandan da Türk Devletleri olarak uluslararası bir tutum belirlemek için yoğun bir mesai halindeyiz. Bu konuda güzel bir mesafe kat ediyoruz. Bölgesel ve küresel sorunlar arasında birlikte hareket etmemiz, her birimizin gücünü ve etkisini arttırmakta. Uluslararası sistemin daha da ön görülemez hale geldiği ve uluslararası hukukun hiçe sayıldığı Türk Dünyası olarak, stratejik bir bakışla hareket etmemiz ve dayanışma göstermemiz gerektiğini farkındayız. Toplantımızda, teşkilatımızın bünyesindeki son gelişmeler ve önümüzdeki dönemde atılacak adımları ele aldık. Bugünkü faaliyetlerimiz, dış politika meselelerinde koordinasyonun arttırılması ve ortak tutum benimsenmesi bakımından son derece faydalı oldu. Savaşın daha fazla yayılmasını istemiyoruz. Bu ortak yaklaşımımızın son dönemdeki gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama kabul ettik. Burada, üyelerden birine yönelik herhangi bir saldırının tüm TDT üyeleri bakımından endişe kaynağı olduğu kayıt altına alınmış oldu. Teşkilat üyesi ülkeler, ülkemiz ve kardeş ülke Azerbaycan’a yönelik saldırılar karşısında güçlü destek ve dayanışma sergilemişlerdir. Bölgemizdeki savaşın bir an önce sona ermesi gerekmektedir. Biz, aylar boyunca müzakere masasının kurulması için çok büyük çaba sarf ettik. Bugün de sorunların çözümü için tek seçenek, diplomasidir diyoruz ve bu yönde çalışmaya devam ediyoruz. Kalıcı barış, ancak diyalog ve işbirliği ile mümkündür" dedi. "Üçüncü dünya ülkelerini hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı vurgulamak istiyoruz" İsrail’in yayılmacı ve bölücü tutumu herkes tarafından bilinmektedir. İsrail, tüm bölgede istikrarsız olmasını çatışmalar ve savaşlar yaşanmasını strateji olarak benimsemiştir. Biz ise, dost ve kardeş ülkeler ile beraber, İsrail’in bu tutumuna karşı, barıştan yana bir politika benimsemiş durumdayız. Bugünde savaşın sona ermesi için her türlü diplomasi çabayı sürdürmekteyiz. Türkiye, etrafındaki ateş çemberine rağmen, huzurunu, güvenliğini ve istikrarını korumaktadır. Bu bir tesadüf değildir. Cumhurbaşkanlığımız liderliğinde isabetli dış politikamız, bir sonucudur. Diğer taraftan üçüncü dünya ülkelerini hedef alan saldırıları da en güçlü biçimde kınadığımızı vurgulamak istiyoruz. Saldırlar, masum sivillerin hayatını riske atmakta ve savaşın yayılma riskini yaymaktadır. Bölgedeki çatışmalar, terör örgütlerinin bölgedeki çatışmalar, terör örgütlerinin su istimal edecekleri ortamı sağlamaktadır. Tırmanan gerginlik aynı zamanda, küresel enerji arz güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Türkiye olarak, ilgili kurumlarımızla eş güdüm halinde siyasi, insani, ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında gereken tedbirleri büyük bir özenle almaktayız. KKTC, TDT’nin gözlemci üyesidir. Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin on yıllardır maruz kaldığı haksız ve insanlık dışı izolasyonun kaldırılması elzemdir" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.