Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Türk Ceza Kanunu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Türk Ceza Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk Ceza Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Polisi böyle hedef alıp ateş etti silahı tutukluk yapınca hayatından oldu Haber

Polisi böyle hedef alıp ateş etti silahı tutukluk yapınca hayatından oldu

Bursa’da eğlence merkezinde hesap tartışmasıyla başlayan olay, silahlı çatışmaya dönüştü. Bir kişiyi tabancayla bacağından yaraladıktan sonra taksiye binen Berk Keleş, kendisini durdurmaya çalışan izinli polis memuruna ateş açtı. Polis memurunun karşılık vermesi sonucu başından vurulan Keleş hayatını kaybetti. Olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıkarken, görüntülerde polis memurunun art arda "Dur polis" diye ihtarda bulunduğu ve ardından silahların peş peşe ateşlendiği görüldü. Olay, Osmangazi ilçesi Küplüpınar Mahallesi İstanbul Caddesi’nde bulunan bir eğlence merkezinin önünde meydana geldi. İddiaya göre arkadaşlarıyla birlikte eğlence merkezine gelen 35 yaşındaki Berk Keleş, yemek yiyip alkol aldıktan sonra hesabı fazla bulunca işyeri çalışanlarıyla tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine işyeri müdürü tarafından Keleş’in evine gönderilmesi için ticari taksi çağrıldı. Ancak iddiaya göre Keleş, işyeri önünde bağırmaya ve hakaret etmeye devam etti. Kendisine müdahale eden işyeri çalışanı Önder Y.’yi tabancayla bacağından yaralayan Keleş, ardından taksiye bindi. "Dur polis" ihtarının ardından silahlar çekildi Yaşananları gören ve olay sırasında izinli olduğu öğrenilen polis memuru M.S. de işyerinden dışarı çıktı. Sivil olan M.S., Keleş’e polis olduğunu belirterek "Dur polis, silahını bırak, teslim ol" şeklinde ihtarlarda bulundu. Güvenlik kamerası görüntülerine göre ihtarlara rağmen Keleş, taksinin içerisinden silahını çıkararak polis memuruna doğrulttu. Ardından silahını ateşledi. Polis memuru M.S. de silahını çekerek karşılık verdi. Silah seslerinin peş peşe duyulduğu çatışma anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Çatışmanın ardından başından vurulan Keleş ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan 35 yaşındaki Keleş, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Otopside 2,79 promil alkol çıktı Keleş’in yapılan otopsisinde 2,79 promil alkollü olduğu belirlendi. Olay sırasında bacağından vurulan Önder Y. ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi. Savcılık: "Meşru müdafaa kapsamında" Olayla ilgili yaklaşık 6 ay süren soruşturmasını tamamlayan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, polis memuru M.S. hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, Keleş’in önce Önder Y.’yi silahla yaraladığı, ardından işyeri önündeki kalabalığa silah doğrultarak "Yakarım lan burayı, vuracağım hepinizi" şeklinde tehditlerde bulunduğu ve sonrasında kendisini polis olarak tanıtan M.S.’ye ateş ettiği belirtildi. Savcılık, M.S.’nin hem yaralanan Önder Y.’ye yönelik saldırı hem işyeri önündeki kalabalığın güvenliği hem de kendi hayatına yönelik silahlı saldırı karşısında görevinin gereklerine uygun hareket ettiğini değerlendirdi. İddianamede, polis memurunun eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümleri kapsamında kaldığı görüşüne yer verildi. Avukatı: "Amacı öldürmek olsaydı ateş etmeye devam ederdi" Polis memuru M.S.’nin avukatı Sedat Gülen ise müvekkilinin izinli olmasının olay karşısındaki polislik görevini ortadan kaldırmadığını belirterek, polislerin mevzuat gereği görev dışında da karşılaştıkları olaylara müdahale edebileceğini söyledi. Gülen, müvekkilinin sivil olması nedeniyle öncelikle polis olduğunu belirttiğini ve görüntülerde de "Dur polis", "Silahını bırak, teslim ol" şeklinde art arda ihtarlarda bulunduğunun görüldüğünü ifade etti. Güvenlik kamerası görüntülerinin müvekkilinin amacının öldürmek değil, saldırıyı sonlandırarak şahsı etkisiz hale getirmek olduğunu ortaya koyduğunu savunan Gülen, "Müvekkilimin silahında ateşe hazır mermiler bulunmasına rağmen şahıs etkisiz hale geldikten sonra ateş etmeyi sürdürmemesi de bu durumu göstermektedir" dedi. Gülen, olayın üçüncü kişi lehine meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. İddianame Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan polis memuru M.S.’nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

Çerçeve yasa detayları belli oldu Haber

Çerçeve yasa detayları belli oldu

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, adam öldürme ve 2005 yıl önce ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet suçları hariç) "Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz" dedi. Güler, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve milletvekilleriyle birlikte AK Parti Grubu’nda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifini açıkladı. Güler, kanun teklifinin 12 maddeden oluştuğunu söyleyerek, "Ben bu sürece gelene kadar öncelikli olarak teşekkürlerimizi arz edeceğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve biraz sonra imza sahipleri olarak DEM Parti grubuna ve Eş Genel Başkanlarına ve Cumhuriyet Halk Partisi grubuna ve Genel Başkanlarına teşekkür ediyoruz. Yine bu konuda imzalarını eksik etmeyen HÜDA Par ve bağımsız milletvekillerimize yine Yeni Yol grubundan bazı milletvekili arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Toplama baktığımızda yaklaşık 360’a yakın bir imza ile teklifimizi Meclis başkanlığımıza arz ettik. Tabii bu teklife daha sonradan iç tüzük kapsamı için de teknik olarak desteklediklerini, imzaladıklarını ifade edecek milletvekillerimiz de olacaktır. Süreç açısından bu şekliyle devam edecek. Tabii komisyonumuz Adalet Komisyonu Başkanımız kendi planlaması çerçevesinde iç tüzük kapsamında 48 saat sonra yani Cuma günü öğleden sonra saat 14.30-15 gibi inşallah komisyon toplantısı için gerekli davetlerini yapacaktır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecinden bahseden Güler, kanun teklifinde rapordaki altıncı maddeyi baz aldıklarını ifade etti. Güler, Komisyon raporunun 6. Maddesine atıf yaparak, "6. madde başlığı 1. madde de diyoruz ki raporda kritik eşik terör örgütü PKK KCK yapılanmasının silahlarının bırakılması, teslimi, imhası ve bunun süreç olaraktan da bir mekanizma ile teyit edilmesi. Kanun teklifimizde amaç ve kapsam bölümünde aynen ifadeyi raporun beklentisi doğrultusunda şöyle ifade ettik. Bu kanunun amacı PKK KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının resmi gazetede yayınlanmasına müteakip yürütülen soruşturma ve konuşturmalarıyla verilen mahkumiyet hükümlerinin infazın ertelenmesi işlemlerinin ve bu konuda yani tasfiye süreciyle ilgili toplumsal bütünleşmeyle ilgili yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesini kanun teklifinin amacında. İlgili bu terör örgütü yapısının kurma, yönetme, örgütü üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, örgütün propagandasını yapma suçlarıyla bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlara ve bu örgüt lehine işlenen 2013 tarihli 6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesinin hakkındaki kanunda yine bu teklifimizin kapsamı içerisinde yer alıyor. Yine mevcut durum içerisinde raporun konu başlığında, adil yani nihayetinde silahını bırakmış, örgüt feshedilmiş, tamamen varlığı ortadan kalkmış, örgüt mensuplarının da kurumunun hukuki durumunun adil gerçekçi topluma kazandırma bütünleştirme noktasında da kanunun bir cevap vermesi gerekiyor. Şimdi orada kanunumuzda aynen bu beklentiye karşılık üçüncü maddemizde soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi başlığında bir madde kaleme alındı. Burada aynen denildi ki örgütün fiili varlığına son verildiğinin ilgili Resmi Gazete yayınlaması olması koşuyla örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten adam öldürme suçu ile 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve konuşturma harici olmak üzere diğer suçlara yönelik olarak bir düzenleme içeriyor. Malumunuz bizim ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’muzun 321. Maddesi var. Başlığı etkin pişmanlık. Bunu bir bütünleyici çünkü bizim aynı zamanda düzenlenmelerimizin Türk Ceza Kanunu içerisinde bir bütünlüğünü sağlaması gerekiyor. Biz bu 3. Maddeyi kaleme alırken TCK 221 maddesinin bu fıkralara gelince de bir bütünlüğünü ağız etme noktasında bir yaklaşım sergiledik ve bu yaklaşımımızda adam kasten adam öldürülme suçları hariç olmak üzere ve 2005 tarih öncesi yani yeni TCK değişimden önceki TCK 125, 525 bağlamında verilen cezalarla ilgili soruşturmalar ve kavuşturmalarla ilgili bir düzenlemeyi yaptık. Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları 15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz. Bu kişiler örgütünde tamamen feshi, dağıtılması ve ortadan kalkması neticesinde bir topluma kazandırma ve bütünleştirme noktasında bir adil gerçekçi bir hukuki belirlilik kapsamında düzenleme olsun. 3. maddemizden sonra 4. maddemiz koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hali hazırda soruşturma devam eden soruşturması tamamlanmış, kavuşturmaya dönmüş, kavuşturmada istinafta gerekçesi onanmış, yerel mahkeme kararı vermiş, Yargıtay safahatı olan dosyalar var. 3. madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrol ilişkin koruma tedbirleri soruşturma veya kavuşturma bulunduğu yerdeki yetkili hakim veya mahkeme tarafından ilgili bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ile ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir. Gerekse şartların oluşması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına dair bir madde. İkinci fıkra da üçüncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istisnai veya temiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek ilgili yerel mahkemesine gönderilecek dördüncü maddemizde" dedi. Erteleme kararıyla ilgili olarak TCK 221 ve 314. Maddelerinin açık olduğunu belirten Güler, Terörle Mücadele Kanunu 3., 4. maddesi çok açık. Bu eylemler noktasında tekrar bir suç işlenmesi halinde de bu erteleme kararında ortadan kaldırılacağına dair bir hükmü getiriyoruz. Yani ilgili kişi bundan yararlandıktan sonra topluma hem entegre olma, uyum sağlama, bütünleşme toplum hayatında iyi bir vatandaş olma noktasında bir hayatı sürdürmesini de arz ediyoruz. Bu suçlardan mahkum olanların yine aile istisnası belli. Adam öldürme, kastır adam öldürme suçları ve 2005 öncesi TCK değişimi öncesi müebbet bağlaştırmış müebbet hapı cezası almış ve mahkumiyeti infaz aşamasında olanlar hariç olmak üzere diğer bahsettiğim gibi TCK 221. Madde bağlamında örgüte üye olma, yönetme, yardım yataklık, propaganda gibi eylemlerinden dolayı ceza almış ve infazı olan kişilerle de ilgili yine 15 yıla kadarki süreç açısından 5 yıl erteleme, özel takip ve 10 yıl olaraktan da diğer 15 yıl üstü ve müebbet ve ağlaştırmış müebbet hapı cezası alanlarla ilgili olaraktan bir izleme durumu olacak. Erteleme kararı verildiği tarihten itibaren de erteleme süresi içerisinde yine terör suçlarına da bir işlenme sahibi de infaz hakimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak mevcut hem soruşturma konusu diğer dava devam edecek hem de mevcut durum içerisinde bu erteleme kararı kaldırılmış olacak. Tehdit mekanizması işledi. Silahlar tamamen teslim ve imha ve yok edilmesi ve örgütün bu konuda tamamen tasfiyesiyle beraber 6. maddenin beşinci fıkrasında kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlama temin edecek rütbe içerisinde bir mekanizma oluşturulması. Bu hedef doğrultusunda arkadaşlar yedinci maddeyi kaleme aldık. Yedinci maddede Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında İçişleri, Adalet, Dışişleri, Milli savunma Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, MİT Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nden oluşan bir heyet oluşturuyoruz. Bu süreci dönemsel yapacağı toplantılarla beraber diğer kamu kurum kuruluşlarından her türlü bilgi almak suretiyle takip edecek. Ve ihtiyaç duyulması halinde de kendisi daha alt seviyede teknik çalışmalar yapacak komisyonlar da oluşturulabilecek. Nihayet örgüt mensuplarının bir an önce silahlarını bırakması, örgütün kendileri feshedip tamamen tasfiyesi ve devamında bu örgüt mensuplarının hem topluma entegre edilmesi uyumunun gerçekleşmesi, bütünleşmene sağlanması noktasında da özel çalışmalar yapacak, raporlar hazırlayacak alt komisyonlar da kurulacak şekilde. Biz bu kurula izin vermiş oluyoruz. Burada bir durum var. Kurul yine ikinci bir komisyonumuz var. Bu dönemsel çalışmalarını, faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenli olarak bilgilendirecek Türkiye Büyük bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere bir izleme komisyonu kurulacak. Bu izleme komisyonu bu süreci takip edip gerekirse de ihtiyaç halinde gerekli tavsiyelerde bulunacak. Tabii bunun sayısıyla ilgili bir durum şu anda belirlemedik" şeklinde konuştu. Güler şöyle konuştu: "Süre başlığı. Raporumuzda geçici ve müstakil özel bir kanun hedefi vardır. Süremiz bu mekanizmaların tamamı teyit mekanizmasıyla beraber Milli Güvenlik Kurulu kararı olarak resmi gazetede yayınlandığı andan itibaren 6 aylık başvuru süresi başlıyor. İlgili bazı savcılıklarında müracaat başlayacak. Yurt dışı olanlar için de yine kurulumuz gerek büyükelçiler, gerek başkonsolosluklar, konsolosluklar müracaatıyla beraber başlayacaktır. Yine raporumuzda süreçte görev alanlara yönelik yasal güvence sağlanması gibi bir başlık vardı. 10. Madde bu kanun kapsamına verilen görevlerle ilgili olaraktan görevi yerine getiren çalışanlara göre hukuki, idari veya ceza sorumlu olmayacağına dair de bir maddeyi burada dercetmiş oluyoruz." MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız kısıtlılık süreleriyle ilgili konuyu hatırlatması üzerine Güler, "Bizim amacımız entegrasyonu, topluma kazandırmayı ve şeyi sağlamak, bütünleşmeyi sağlamak. 5 yıla kadar ertelenenlerde 2 yıl hak yoksunluğu, 10 yıl olanlarda 3 yıl hak yoksunluğu olacak. Bu tabii otomatik devreye giren bir durum değil. Doğrudan kurul burada devrede olacak. Çünkü alt komisyonlarda bu süreci işleyecek bir durum var. Kurul bu konularda karar verecek. Anayasamızın 38. maddesi. Bir mahkumiyet oluşmadan hüküm kesinleşmeden ona bağlı olarak TCK 53. Maddesi bağlamında bir hak mahrumiyetini biz soruşturma ve kovuşturma safhasında yapma imkanımız yok. Yapsanız bile bu anayasal maada bir aykırılık teşkil edecektir" ifadelerini kullandı. Güler, kanun yürürlüğe girdikten sonra, kanundan önce şikayet veya ihbar gelmesi halinde savcıların kuruldan izin almadan soruşturmaya devam edeceklerini ifade etti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise siyasi partiler, seçim, infaz kanunlarında değişiklik yapılacağını söyledi.

Gazeteci Alican Uludağ gözaltına alındı Haber

Gazeteci Alican Uludağ gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Alican Uludağ ve bazı sosyal medya kullanıcılarının X platformunda yaptıkları paylaşımlara ilişkin soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, söz konusu paylaşımların Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinde düzenlenen "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile 217/A maddesinde yer alan "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturabileceğinin değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, bu kapsamda ilgili hesap kullanıcıları hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında Başsavcılığın talimatıyla şüphelilerin kimliklerinin tespit edilmesi ve haklarında gözaltı işlemi uygulanması yönünde emniyet birimlerine talimat verildiği kaydedildi. Başsavcılık açıklamasında, şüphelilerden Alican Uludağ'ın gözaltına alındığı, soruşturmanın ise çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Hatırlanacağı gibi, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 20 Şubat’ta tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, tutuklu yargılandığı davanın 21 Mayıs'ta görülen ilk duruşmasında tahliye edilmişti. "Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamaları yöneltilen Uludağ hakkında 19 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.