Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tüi̇k

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık Bakanı Memişoğlu "Türkiye'nin sağlıkta ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üreteceğiz" Haber

Sağlık Bakanı Memişoğlu "Türkiye'nin sağlıkta ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üreteceğiz"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Türkiye'nin sağlıkta dünyaya örnek bir model oluşturduğunu belirterek, "Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz" dedi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Sağlık gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, önemli açıklamalarda bulundu. "3 milyonun üzerinde insan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyor" Türkiye'nin sağlık sisteminin son 25 yılda büyük bir gelişim sürecini yaşadığını vurgulayan Memişoğlu, "Sağlık hizmetinin iyi sunulmasının en önemli etkenlerden biri de iyi bir sağlık çalışanı ordumuzun olmasıdır. Kaliteli, çalışkan, hedef odaklı bir sağlık çalışanı kitlemiz var. Bunun altyapısı ve organizasyonu iyi yapılınca ve destek de verilince Türkiye bugün sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal tarafı da çok kuvvetli olan, aynı zamanda teknolojisini de kullanabilen bir ülke hâline geldi. Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir hâldeyiz" ifadelerini kullandı. "Palyatif bakım ile ilgili yeni bir model oluşturduk" Palyatif bakım konusunda yeni bir yönetmelik yayınlayarak bir model oluşturduklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, "Bizim yoğun bakımlarımızda 4’te 1, 5’te 1 oranında hastalarımız uzun süre yatan kronik hastalardı, bakım hastalarıydı. Yeni bir yönetmelik yayımlayarak ‘palyatif kritik bakım hizmeti’ diye bir şey tanımladık. Evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini entegre ettik. ESKOM (Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi) denen bir merkezi komuta merkezi oluşturduk. Bu mevzuatla uzun yatışta olan, evde yatabilen hastaların uzaktan bakılmasını çok daha etkin hâle getireceğiz. Toplum yaşlandıkça ve aile küçüldükçe bakım yaşlılarımızın bakımı ile ilgili ve sağlık hizmetiyle ilgili farklı bir modele geçmek zorundayız. Onun için bu modeli oluşturduk. Aile hekimi de bu sisteme dâhil edildi. Aile hekiminin bir hastasının palyatif bakım ihtiyacı varsa aile hekimi bu durumu ESKOM’a bildirecek veya palyatif bakım hastası hastaneden çıkarılıp evine yerleştirildiyse otomatik olarak aile hekimine bu hastasıyla ilgilenmesi için bilgi verilecek. Böyle bir koordinasyon sistemi kuruyoruz. Bilgisayar yazılımıyla yapacağız bunları. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağımız var, 7 bin 822 yatağımız palyatife ayrılmış durumda. İstanbul’da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul’da palyatifte yatak sorunumuz yok. Önemli olan organizasyonu iyi yapabilmemiz" diye konuştu. "Türkiye’de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var" Sağlık sisteminin daha güçlü ilerleyebilmesi için mevzuat değişiklikleri gerçekleştirdiklerini anlatan Memişoğlu, "İki senede 160 mevzuat çıkardık. Bunların içinde bir tane de kanun var. 20-30 tane daha mevzuat değişikliğimiz olacak. 2024 yılının Kasım ayında Aile Hekimliği Yönetmeliği’ni değiştirdik. Sağlık sisteminin ‘Koruyan Sağlık’ tarafını ön plana çıkardık ve proaktif aile hekimliği sistemine geçtik. Türkiye’de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var. İstanbul’da bin 121 aile hekimliğimiz var, 81 aile hekimliği açtık, 130 tane daha açacağız. Aile hekimliklerinde; yaklaşık bin 850 ilacın yazılabilmesini, sağlık raporlarının verilebilmesini, geleneksel tıp (GETAT) uygulamalarının yapılabilmesini ve aile hekiminin gerek görürse hastası için hastaneden randevu alabilmesini sağladık. İstanbul’da 34 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Ücretsiz hizmet sunulan Türkiye’deki bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist var. Pilates, egzersiz yapılıyor. Aşıdan kanser taramasına kadar her şey yapılıyor. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından aile danışmanı da var. Aile hekimi veya hastanedeki hekimler, hastaları için Sağlıklı Hayat Merkezlerinden randevu alabiliyor. Vatandaşlar da MHRS üzerinden Sağlıklı Hayat Merkezi randevusu alabiliyor" şeklinde konuştu. "Türkiye’de yaş ortalaması 78,5’e yükseldi" TUİK verilerine göre Türkiye'nin yaş ortalamasının yükseldiğinin altını çizen Memişoğlu, "TÜİK’in geçen ay yayınladığı bültende Türkiye’de yaş ortalamamız 78,5 olmuş, yani artmış. Neydi bu? 2002 senesinde 72’ydi. Geçen sene bu 78,1 idi. Bu esasında dünyada sağlık sisteminin başarı parametrelerinden biridir. Yani siz ne kadar uzun yaşıyorsanız sağlık sisteminiz o kadar iyidir. Bebek ölüm oranlarına bakın. 2002 senesinde bebek ölümü bin doğumda 31,5 iken bugün 7,8’e düşmüş durumda ve 2024’te binde 9 iken 2025’te binde 7,8’e düştü, yaklaşık 1,2 demek. Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil bu. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD’de bunlarla ölçülüyor" açıklamalarında bulundu. "Ülkemizde erkeklerin yüzde 46'sı sigara içiyor, dünyada ikinciyiz" Sigaranın Türkiye'de ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biri olduğunu belirten Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü "Ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16’sı iyi ve kötü huylu tümörler sebebiyle oluyor. Yani yüzde 50’nin üzerinde ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları ve tümörler. Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42’sini iskemik kalp hastalığı, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30’unu solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanseri oluşturuyor. Peki sizce bunun nedenleri ne? Bu ölüm sebeplerimiz iskemik kalp hastalığı, inme, dolaşım hastalığı ve akciğer kanseri nedeni nedir? Sigara. Sigara, Türkiye’de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46’sı sigara içiyor. Dünyada ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Sigara kötü bir alışkanlık, herkes biliyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz. Türkiye’de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Bunu kullanmaması için insanları motive etmemiz lazım. İnsanların sağlık talebini artırmamız lazım" "Türkiye’de 30 binin üzerinde insan şu anda organ bekliyor" Konuşmasında organ naklinin önemine değinen Bakan Memişoğlu, "Organ nakli için kadavratik organ bağışı bulmakta zorlanıyoruz. Organ nakli konusunda kanunla beraber bir değişim yaptık. Artık e-Devlet, e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabiliyor. Bağış sayısı şimdiye kadar 250 bini buldu. Bu kanunla kişinin organ bağışını vasiyet hâline getirdik. Kişi diyor ki ‘Ben öldükten sonra organlarımı bağışlıyorum.’ Bunu sistemden yapıyor ve biz bu kişiye şunu soruyoruz: ‘Yakınların bilsin mi?’ ‘Hayır, bilmesin.’ derse bunu dediği anda hiç kimseye söylemiyoruz. Siz organ bağışını e-Nabız üzerinden yaptığınız zaman sizden başka kimse o bağışı yaptığınızı bilmiyor. Ne zamana kadar bilmiyor? Beyin ölümü tespit edilip öldü denildiği zaman hastanede Ölüm Bildirim Sistemi’ne girildiği anda hem ailenize hem doktorunuza hem de organ nakli ekiplerine haber gidiyor. O zamana kadar bağış yaptığınızdan kimsenin haberi olmuyor. Türkiye’de 30 binin üzerinde insan şu anda organ bekliyor. Organ bağışının e-Devlet üzerinden yapılmasını sağlamamız ve organ bağışı sayısını artırmamız lazım. Ülkemiz organ merkezleri anlamında, hekimlik ve altyapı anlamında dünyanın örnek ülkelerinden biri" dedi. İstanbul’da son 24 yılda 79 tane büyük hastane yapıldığını hatırlatan Memişoğlu, "Sadece COVID-19 pandemisi döneminde 28 hastane yapılmış. Türkiye genelinde 27 tane şehir hastanesi yaptık. Şu anda İstanbul’da bin 453 yataklı Fatih Sultan Mehmet hastanesini yapıyoruz. Sancaktepe’de 4 bin yataklı şehir hastanesini inşallah 2027’nin ikinci yarısında hizmete sunacağız. Haydarpaşa’nın kampüsüne başladık. Bakırköy Sadi Konuk Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin projelendirmesine başladık. Süreyyapaşa’nın projelendirmesini bitirdik. Finansını bulmaya çalışıyoruz ama yatak kapasitesi konumuzun üstünde çok sorunumuz yok. Esenyurt’ta inşallah bir yatak planlaması yapıyoruz. Beykoz’un hastanesini 2027’de bitirme hedefindeyiz, Bayrampaşa keza öyle. Bir de Avcılar var. Bunları İstanbul’a yatırım olarak yapacağız" diye konuştu. "E-Nabız'a hiç kimse sızamaz" E-Nabız sistemi ile ilgili güvenlik tartışmalarına değinen Bakan Memişoğlu, "E-Nabız çok korunaklı bir sistemdir. E-Nabız’a hiç kimse sızamaz, çok korunaklı bir sistemdir. Bize kodlu gelir, biz kimseyi görmeyiz. e-Nabız’a müdahale olamaz" dedi. "Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üreteceğiz" Yerli aşı konusundaki çalışmalara değinen Bakan Memişoğlu, "Yerli aşıyla ilgili çağrı yaptık. 8 tane yerli aşının üretimi için planlamalarımızı yaptık. İnşallah en az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye’de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, ‘master cell’ dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Yani biz kendimiz yapacağız her şeyi. Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A’yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çağrılarını yaptık. 8 tanesini yaptık ama 6 tanesinin anlaşmasını hazır hale getiriyoruz. Onlarla ilgili çalışma yaptık, hazır üretime geldik. 2 tane ultrason sözleşmesi yaptık. 2 firma yurt dışından teknolojisiyle beraber getirecekler. 2 sene içinde yüzde 70’in üzerinde yerli ultrasonumuzu üreteceğiz. Bunun sözleşmesini de yaptık. Şimdi Hacettepe ve Teknopark’ta üretimini yapıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda 2 tane fabrikasının temelini atacağız. Böylece Türkiye kendi ultrasonunu da yapacak. Kendi kalp-akciğer pompamızı biliyorsunuz, ASELSAN’la beraber yaptık. Bu çok teknolojik bir cihaz. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz. Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Home Vent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi, mesela kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye’de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark’ta onu prototipiyle geliştirdik. Özellikle immünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalarımız var. Biz Türkiye’nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hâle getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hâle getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda. Türkiye’nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz" ifadelerini kullandı. SMA hastalığı ile ilgili çalışmaların da yürütüldüğünü vurgulayan Bakan Memişoğlu, "SMA ile ilgili bir çalışma da yapıyoruz. SMA ile bağış toplayıp yurt dışında iyi olacağını deyip insanlara vaatte bulunup da bu vaadinin sonucunun ne olduğunu hepsini açıklayacağız. SMA ilacını bağış alıp da bu ilaç sonucunda o hastalar iyileşti mi, iyileşmedi mi? Sonucunu bilimsel olarak çalışıyoruz" dedi. Türkiye'nin sağlık sisteminden dünyaya örnek olan bir konuma geldiğinin altını çizen Memişoğlu, vatandaşlardan sağlık çalışanlarına sahip çıkmalarını istedi.

Ar-Ge'de en büyük pay üniversitelere Haber

Ar-Ge'de en büyük pay üniversitelere

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, bütçe başlangıç ödenekleri esas alındığında 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinden araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleri için 308 milyar 568 milyon lira kaynak tahsis edildi. Verilere göre, 2025 yılında merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için gerçekleştirilen harcama ise 253 milyar 544 milyon lira olarak kaydedildi. Bu tutar, merkezi yönetim bütçesinin yüzde 1,58'ini oluştururken, 63 trilyon 20 milyar 906 milyon liralık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı ise yüzde 0,40 oldu. EN BÜYÜK PAY ÜNİVERSİTELERE Sosyo-ekonomik hedeflere göre yapılan sınıflandırmada, 2026 yılında Ar-Ge ödeneklerinin en büyük bölümü yüzde 69,5 ile üniversitelerde genel bilgi gelişimini destekleyen çalışmalara ayrıldı. Bu alanı yüzde 8,9 ile endüstriyel üretim ve teknoloji, yüzde 5,5 ile diğer kaynaklardan finanse edilen genel bilgi gelişimi, yüzde 4,7 ile tarım ve yüzde 4 ile savunma izledi. 2025 yılı gerçekleşmelerinde ise Ar-Ge harcamalarının yüzde 64,9'u üniversitelerde genel bilgi gelişimine yönlendirilirken, endüstriyel üretim ve teknoloji yüzde 11,5 ile ikinci sırada yer aldı. Bunu yüzde 5 ile diğer kaynaklardan finanse edilen genel bilgi gelişimi, yüzde 4,4 ile tarım ve yüzde 4,4 ile eğitim takip etti. ULUSLARARASI AR-GE PROGRAMLARINA 1,95 MİLYAR LİRA TÜİK verilerine göre, 2026 yılında uluslararası Ar-Ge programları için merkezi yönetim bütçesinden 1 milyar 950 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu kapsamda en yüksek pay 1 milyar lira ile Avrupa çapında yürütülen Ar-Ge programlarına ayrılırken, uluslararası Ar-Ge faaliyeti yürüten kuruluşlara yönelik fonlar için 489 milyon lira, ikili veya çok taraflı uluslararası Ar-Ge programları için ise 460 milyon lira kaynak tahsis edildi. Öte yandan, 2025 yılında uluslararası Ar-Ge programlarına ayrılan bütçe 1 milyar 820 milyon lira oldu. Bunun 987 milyon lirası Avrupa çapındaki Ar-Ge programlarına, 435 milyon lirası ikili veya çok taraflı kamu Ar-Ge programlarına, 402 milyon lirası ise uluslararası Ar-Ge kuruluşlarına aktarılan kamu fonlarına ayrıldı.

İnternet kullanan bireylerin oranı yüzde 92,3 oldu Haber

İnternet kullanan bireylerin oranı yüzde 92,3 oldu

İnternet kullanım oranı, 16-74 yaş grubundaki bireylerde 2025 yılında yüzde 90,9 iken 2026 yılında yüzde 92,3 oldu. Cinsiyet ayrımında 2026 yılında İnternet kullanım oranı; erkeklerde yüzde 94,8, kadınlarda yüzde 89,9 olarak gözlendi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre İnternet kullanım oranı, 16-74 yaş grubundaki bireylerde 2025 yılında yüzde 90,9 iken 2026 yılında yüzde 92,3 oldu. Cinsiyet ayrımında 2026 yılında İnternet kullanım oranı; erkeklerde yüzde 94,8, kadınlarda yüzde 89,9 olarak gözlendi. E-devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı yüzde 76 olarak gerçekleşti Son 12 ay içinde özel amaçla resmi makamların web sitelerini ve uygulamalarını kullanan ve İnternet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerin oranı yüzde 76 oldu. Bu oran, erkeklerde yüzde 82,7 iken kadınlarda yüzde 69,4 olarak gerçekleşti. E-devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı yaş grubuna göre incelendiğinde ise bu oranın en yüksek yüzde 93 ile 25-34 yaş grubunda, en düşük yüzde 31,3 ile 65-74 yaş grubunda olduğu görüldü. Bireylerin e-devlet hizmetlerini kullanım amaçları arasında, yüzde 65,6 ile resmi makamlar veya kamu hizmetleri tarafından kendisi hakkında saklanan kişisel bilgilere erişme ilk sırayı aldı. Bunu, yüzde 52,6 ile kamu kurumlarından veya kamu hizmetlerinden bir randevu alma veya rezervasyon yaptırma ve yüzde 45,7 ile kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme takip etti. İnternet üzerinden mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme oranı yüzde 60 oldu Bireylerin İnternet üzerinden özel kullanım amacıyla mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme (e-ticaret) oranı, 2025 yılında yüzde 55,7 iken 2026 yılında yüzde 60 oldu. Cinsiyete göre İnternet üzerinden mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme oranı erkeklerde yüzde 63,4, kadınlarda yüzde 56,6 oldu. Bu oran, en son mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme zamanlarına göre incelendiğinde; bireylerin yüzde 48,3’ünün son 3 ay içinde (2026 yılı ilk 3 ayı) mal veya hizmet satın aldığı ya da sipariş verdiği görüldü. İnternet üzerinden öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı yüzde 22,9 oldu İnternet üzerinden son 3 ay içinde eğitim, mesleki veya özel amaçlar için öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı, 2026 yılında bir önceki yıla göre 5,2 puan artarak yüzde 22,9 oldu. Bu oranın erkekler için yüzde 22,4, kadınlar için yüzde 23,5 olduğu görüldü. Bireylerin yüzde 90ı WhatsApp kullandı Bireylerin kullandıkları sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları sırasıyla yüzde 90,0 ile WhatsApp, yüzde 77,6 ile YouTube ve yüzde 71,1 ile Instagram oldu. En fazla kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları cinsiyete göre incelendiğinde; erkeklerin en fazla yüzde 92,5 ile WhatsApp, yüzde 80,1 ile YouTube ve yüzde 71,9 ile Instagram uygulamalarını, kadınların yüzde 87,6 ile WhatsApp, yüzde 75,0 ile YouTube ve yüzde 70,2 ile Instagram uygulamalarını kullandığı gözlendi. İnternet kullanan bireylerin yüzde 62’si İnternet bağlantılı TV kullandı İnternet kullanan bireylerin kullandıkları İnternete bağlı sistem ve cihaz türlerinin sırasıyla yüzde 62,0 ile İnternet bağlantılı TV, yüzde 18,6 ile robot süpürgeler, buzdolapları, fırınlar, kahve makineleri gibi İnternete bağlı ev aletleri ve yüzde 16,7 ile akıllı saat, İnternet bağlantılı spor/direnç bandı, gözlük veya kulaklıklar, güvenlik takip cihazları, İnternet bağlantılı aksesuarlar, İnternet bağlantılı giysi veya ayakkabılar olduğu gözlendi. Bireylerin yüzde 89,3’ü cep telefonu veya bilgisayar satın aldığında fiyatın önemli olduğunu belirtti Son 3 ay içinde İnternet kullanan bireylerin cep telefonu, akıllı telefon, tablet, dizüstü veya masaüstü bilgisayar satın aldığında önemli bulduğu özelliklerin sırasıyla yüzde 89,3 ile fiyat, yüzde 74,7 ile donanım özellikleri, yüzde 69,9 ile cihazın enerji verimliliği, yüzde 69,5 ile marka, tasarım veya boyut olduğu görüldü.

Temmuz'da en çok ayaktan tedavi edici ve rehabilite edici hizmetler pahalandı Haber

Temmuz'da en çok ayaktan tedavi edici ve rehabilite edici hizmetler pahalandı

Temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Buna göre, geçen ay yüzde 50,42 fiyat artışı görülen ayaktan tedavi edici ve rehabilite edici hizmetler en fazla pahalanan ürün olurken, en fazla ucuzlayan ise yüzde 20,44 azalışla diğer taze meyveler kategorisindeki ürünler oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,78 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 19,86 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,75 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,90 artış olarak gerçekleşti. Temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla söz konusu ayda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Temmuz ayında en fazla fiyat artışı yüzde 50,42 ile ayaktan tedavi edici ve rehabilite edici hizmetlerinde yaşandı. En çok ucuzlayan ise yüzde 20,44 ile diğer taze meyveler kategorisindeki ürünler oldu. En fazla fiyat artışı yaşanan bazı ürünler; diğer sebzeler, taze veya soğutulmuş (soğan, sarımsak, havuç, mantar, zeytin vb.) yüzde 25,87, yumrulu sebzeler yüzde 21,63, meyvesi yenen sebzeler, taze veya soğutulmuş (domates, biber, salatalık, kabak vb.) yüzde 14,53, tanısal görüntüleme hizmetleri ve medikal (tıbbi) laboratuvar hizmetleri yüzde 12,34 oldu. En çok ucuzlayan bazı ürünler; turunçgiller, taze yüzde 12,97, hurma, incir ve tropikal meyveler, taze yüzde 11,76, yumurtalar yüzde 10,99, yeşil yapraklı veya saplı sebzeler, taze veya soğutulmuş yüzde 10,29 olarak gerçekleşti.

Temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 31,75 oldu Haber

Temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 31,75 oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,78 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 19,86 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,75 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,90 artış olarak gerçekleşti. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 37,53 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 37,53 artış, ulaştırmada yüzde 30,83 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 40,32 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,94, ulaştırmada 5,22 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 5,21 yüzde puan oldu. TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 1,61 arttı En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,61 artış, ulaştırmada yüzde 2,59 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,25 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,40, ulaştırmada 0,44 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5'li Düzey) 2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla, 50 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 117 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti. Özel kapsamlı TÜFE göstergesi yıllık yüzde 30,98 arttı, aylık yüzde 1,66 arttı İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,66 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 18,78 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,98 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,28 artış olarak gerçekleşti. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 27,83 arttı, aylık yüzde 1,52 arttı Yİ-ÜFE 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 1,52 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 17,86 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 27,83 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 27,54 artış gösterdi. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 28,96 arttı Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 41,81 artış, imalatta yüzde 28,96 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 11,69 artış ve su temininde yüzde 28,85 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 26,79 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 26,57 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 32,46 artış, enerjide yüzde 26,62 artış ve sermaye mallarında yüzde 21,28 artış olarak gerçekleşti. Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 1,06 arttı Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,22 azalış, imalatta yüzde 1,06 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 9,65 artış ve su temininde yüzde 1,49 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 0,81 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 0,40 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,33 artış, enerjide yüzde 4,83 artış ve sermaye mallarında yüzde 1,09 artış olarak gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.