Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tübi̇tak

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor

İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınların kamusal alanı devraldığı, erkeklerin ise evlerde kaldığı özgün gelenek, önce gençlerin araştırmasına ve ardından TÜBİTAK başarısına konu olmuştu. Bu yerel kültürel miras hikâyesi şimdi İnegöl Belediyesi’nin Erasmus+ desteği almaya hak kazanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Avrupa’ya taşınıyor. İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

MATLI’DAN BURSA İHRACATINA “ZİYARETTEN SİPARİŞE” MODELİ Haber

MATLI’DAN BURSA İHRACATINA “ZİYARETTEN SİPARİŞE” MODELİ

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Trade Cloud, Bursa Global, Bursa İş Ağı, BursaLink 365 ve TechBridge Europe çözümleriyle Bursa’nın üretim gücünü yeni müşterilere, pazarlara ve siparişlere taşıyacaklarını açıkladı. Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının teşvikleri; KOSGEB, TÜBİTAK ve kalkınma ajansı destekleriyle birlikte firmaların ihtiyaçlarına göre tek bir yol haritasında buluşturulacak. UR-GE, HİSER, fuar, ticaret heyeti ve eğitim gibi Türkiye’nin dört bir yanındaki oda ve borsaların zaten yürüttüğü çalışmalar ise tek başına başarı olarak sunulmayacak. Bir bütünün parçası olarak tüm süreçler entegre edilecek. Matlı, “Biz faaliyet sayısını değil, üyemizin elde ettiği sonucu ölçeceğiz. Kaç heyet düzenlendiğine değil; kaç nitelikli alıcıya ulaşıldığına, kaç teklif verildiğine, kaç sipariş ve tekrar sipariş alındığına bakacağız” dedi. BURSA GLOBAL İLE HER FİRMAYA İHRACAT YOL HARİTASI Bursa Global, ihracata başlamak veya yeni pazarlara açılmak isteyen firmaların tek temas noktası olacak.Firmaların ürünleri, kapasiteleri, sertifikaları ve rekabet gücü analiz edilecek; doğru ülkeler, müşteriler ve dağıtım kanalları belirlenecek. İhracat departmanı kuramayan KOBİ’lere pazar araştırmasından teklif hazırlamaya, mevzuattan lojistiğe kadar uygulamalı dış ticaret desteği sağlanacak. Her firmanın destek başvurusu, pazar arayışı, alıcı görüşmeleri ve sipariş süreci aynı dosya üzerinden takip edilecek. BURSA TRADE CLOUD İLE 365 GÜN AÇIK PAZAR Bursa Trade Cloud, Bursa’daki üreticilerle Türkiye’den ve dünyadan doğrulanmış alıcıları buluşturan dijital ticaret altyapısı olacak. Firmaların ürünleri, üretim yetenekleri, sertifikaları ve kapasiteleri platformda yer alacak. Satın alma talepleri, teklifler, distribütör arayışları ve uluslararası iş fırsatları doğru firmalarla eşleştirilecek. Matlı, “Bursalı üretici yeni müşteri bulmak için yılda birkaç kez düzenlenen fuarları beklemeyecek. Bursa’nın üretim gücü yılın 365 günü dünyaya açık olacak” ifadelerini kullandı. BURSA İŞ AĞI İLE YERELDEN KÜRESELE REFERANS ZİNCİRİ Bursa İş Ağı, Bursa’da üretilen ürün ve hizmetleri şehirdeki doğru alıcılarla buluşturacak. Ana sanayi kuruluşlarının ve büyük işletmelerin satın alma ihtiyaçları KOBİ’lerle eşleştirilecek. Bursa’da ticaret ve referans kazanan firmaların ulusal ve uluslararası pazarlara açılması kolaylaştırılacak. Böylece Bursa’da üretimden başlayan süreç; yerel satış, güçlü referans ve ihracatla devam edecek. BURSA LINK 365 İLE BAĞLANTIDAN TİCARETE BursaLink 365 ile Türkiye genelindeki oda ve borsalar, yurt dışındaki iş dünyası kuruluşları, Bursalı iş insanları ve sektörel ağlar sürekli çalışan bir ticaret bağlantısında buluşturulacak. Farklı şehir ve ülkelerden gelen satın alma talepleri Bursa’daki doğru üreticilere yönlendirilecek. Ülke ve sektör bazlı alıcı günleri düzenlenecek; kurulan her temas tekliften siparişe kadar izlenecek. TECHBRIDGE EUROPE İLE AVRUPA DEĞER ZİNCİRİNE ERİŞİM TechBridge Europe, Bursa firmalarını Avrupa’daki teknoloji şirketleri, ana sanayi kuruluşları, yatırımcılar ve tedarik zincirleriyle doğrudan buluşturacak. Firmalara müşteri bulmanın yanında; yeşil dönüşüm, karbon düzenlemeleri, dijital izlenebilirlik, ürün standartları ve sertifikasyon konularında da destek verilecek. Bursa sanayisinin Avrupa’daki konumu yalnızca üretici ve tedarikçi olmaktan çıkarılarak teknoloji, tasarım ve çözüm ortaklığına taşınacak. BURSA IP VE BURSA MARKA 2040 İLE HACİMDEN DEĞERE Bursa IP ile firmaların patent, tasarım, yazılım, marka ve diğer fikrî mülkiyet varlıklarını geliştirmeleri ve ticarileştirmeleri desteklenecek. Bursa Marka 2040 ile üreticilerin kendi markalarıyla dış pazarlara açılması, markalarını koruması ve uluslararası satış kanallarında büyümesi sağlanacak. Matlı, “Bursa yalnızca daha fazla ihracat yapmamalı; kilogram başına daha fazla gelir elde etmeli. Başkalarının markaları için üretmenin yanında kendi teknolojimizi, tasarımımızı ve markamızı da dünyaya satmalıyız” diye konuştu. SONUÇLAR ÜYEYLE PAYLAŞILACAK Yeni dönemde ihracat çalışmalarının sonuçları düzenli olarak açıklanacak. Ulaşılan doğrulanmış alıcılar, gerçekleştirilen nitelikli görüşmeler, verilen teklifler, gönderilen numuneler, alınan siparişler ve tekrar siparişler üyelerle paylaşılacak. Matlı açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Projelerimizin tamamı birbirini tamamlayan tek bir sistemin parçalarıdır. Bursa Global firmamızı hazırlayacak, Bursa Trade Cloud alıcıyla buluşturacak, Bursa İş Ağı güçlü referans oluşturacak, BursaLink 365 ticari bağlantıları büyütecek, TechBridge Europe firmamızı Avrupa’nın değer zincirine taşıyacak. Bursa IP ve Bursa Marka 2040 ise ürettiğimiz değerin ve markanın Bursa’da kalmasını sağlayacak. İhracatta faaliyetten sonuca, bağlantıdan ticarete, hacimden değere geçeceğiz.”

Geleceğin elektrikli araçları TEKNOFEST 2026’DA piste çıkıyor Haber

Geleceğin elektrikli araçları TEKNOFEST 2026’DA piste çıkıyor

Gençlerin tasarlayıp geliştirdiği elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar piste çıkmaya hazırlanıyor. Toplam 315 takım ve 3 bin 71 öğrenci başvuru sürecinde yer alırken, 56 takım ve bin 116 öğrenci final aşamasında mücadele edecek.Gençlerin tasarladığı elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar TÜBİTAK Gebze Yerleşkesinde yarışacak. TEKNOFEST 2026 kapsamında TÜBİTAK yürütücülüğünde gerçekleştirilen Uluslararası Elektrikli Araç Yarışları’nda gençlerin tasarlayıp geliştirdiği elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar piste çıkmaya hazırlanıyor. Elektromobil ve Hidromobil olmak üzere iki kategoride düzenlenen yarışmada 315 takım ve 3 binin üzerinde öğrenci finale giden süreçte mücadele ederken, finalist olan 56 takım araçlarını 31 Ağustos - 6 Eylül tarihleri arasında TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi’ndeki bin 370 metrelik pistte test edecek. Elektrikli araç teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, geleceğin mobilite çözümlerinde ihtiyaç duyulacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi önem kazanıyor. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Uluslararası Elektrikli Araç Yarışları da lise, ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrencileri elektrikli araç teknolojileri etrafında buluşturarak gençlerin mühendislik, tasarım, sistem entegrasyonu ve sürüş performansı alanlarında deneyim kazanmalarını hedefliyor. Elektrik ve hidrojen aynı pistte buluşuyor Uluslararası Elektrikli Araç Yarışları, araçların kullandığı enerji kaynaklarına göre Elektromobil ve Hidromobil olmak üzere iki kategoride gerçekleştiriliyor. Elektromobil Kategorisi’nde yalnızca batarya enerjisiyle çalışan araçlar yarışırken, Hidromobil Kategorisi’nde bataryaya ek olarak hidrojen yakıt hücresi kullanan araçlar mücadele ediyor. Elektromobil Kategorisi; yurt içi ve yurt dışındaki ön lisans ve lisans öğrencilerinin yanı sıra Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki lise ve dengi okullarda öğrenim gören öğrencilere açık olarak düzenleniyor. Hidromobil Kategorisi’nde ise yurt içi ve yurt dışındaki ön lisans ve lisans öğrencileri yarışabiliyor. Her iki kategoride de takımlar, danışman ve takım kaptanı dahil olmak üzere en az 5, en fazla 25 kişiden oluşuyor. Takımlarda sürücü ve yedek sürücünün de bulunması gerekiyor. 315 takım, 3 binden fazla genç içinde final mücadelesi Yarışma, gençlerin elektrikli araç teknolojilerine yönelik yoğun ilgisini de ortaya koyuyor. Elektromobil Kategorisi’ne 261 takım ve 2 bin 570 üye başvururken, değerlendirmelerin ardından 45 takım ve 907 üye finalist olmaya hak kazandı. Hidromobil Kategorisi’nde ise 54 takım ve 501 üye başvuru yaptı. Bu kategoride 11 takım ve 209 üye finale kaldı. Böylece iki kategoride toplam 315 takım ve 3 bin 71 öğrenci başvuru sürecinde yer alırken, 56 takım ve bin 116 öğrenci final aşamasında mücadele edecek. Finalist takımlar, yarışma sürecinde araçlarının teknolojik olgunluklarını ve güvenlik kriterlerini farklı aşamalardan geçerek kanıtlayacak. Önce tasarım, sonra teknik kontrol, ardından pist Yarışmada finalist olabilmek için takımların birden fazla aşamayı başarıyla tamamlaması gerekiyor. İlk aşamada araçların alt sistemlerine ilişkin teknolojik olgunluklarını ortaya koyan gelişim ve değerlendirme videosu hazırlanıyor. Ardından takımlar, araçlarının teknik altyapısını ve tasarımını ortaya koyan Teknik Tasarım Raporu’nu sunuyor. Bu aşamaları başarıyla tamamlayan takımlar ise Teknik Onay Videosu, Dinamik Sürüş Testi Videosu ve Fren Testi Videosu gibi güvenlik ve performans kriterlerini değerlendiren süreçlerden geçiyor. Böylece araçların yalnızca tasarım açısından değil, gerçek kullanım şartlarında güvenli ve çalışabilir bir sistem olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Bin 370 metrelik pistte hız ve dayanıklılık sınavı Yarışmanın final etabı TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi içerisinde bulunan özel pistte gerçekleştirilecek. Toplam uzunluğu bin 370 metre olan pistte 3 sağ ve 6 sol olmak üzere toplam 9 viraj bulunuyor. En yüksek eğimin yüzde 4 olduğu pistte yarışlar saat yönünün tersine gerçekleştirilecek. Finalde araçlardan, belirlenen süre içerisinde pistte 3 turu en kısa sürede tamamlamaları bekleniyor. Takımlara yarışlarını tamamlayabilmeleri için organizasyon tarafından belirlenecek sayıda sürüş hakkı verilecek ve en başarılı geçerli sonuç değerlendirmeye alınacak. Yarışma kapsamında araçların yalnızca hız ve sürüş performansı değil, taşıma kapasitesi de test edilecek. Araçların yarış sırasında yolcu koltuğunda TÜBİTAK tarafından görevlendirilecek 75 kilogram ağırlığındaki bir yolcuyu taşıyabilmesi de değerlendirme kriterleri arasında yer alacak. Hidromobil Kategorisi’nde ise araçların pist performansına ek olarak hidrojen kullanımının da belirlenen kriterleri karşılaması gerekiyor. Performans ödülüne hak kazanabilmek için hidrojen enerjisinin toplam enerji tüketimi içerisindeki oranının en az yüzde 30 olması şartı bulunuyor. Gençlerin mühendislik becerileri ödüllendirilecek Yarışmanın sonunda Elektromobil ve Hidromobil kategorilerinin her ikisinde de birinci takıma 250 bin TL, ikinci takıma 200 bin TL, üçüncü takıma ise 175 bin TL ödül verilecek. Bunun yanı sıra yenilikçi ve başarılı tasarımları teşvik etmek amacıyla 60 bin TL Görsel Tasarım Ödülü ve 60 bin TL Kurul Özel Ödülü de sahiplerini bulacak. TEKNOFEST’İN gençlere açtığı teknoloji yarışı alanı Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve milli teknoloji hamlesi vizyonunun önemli buluşma noktalarından biri olan TEKNOFEST, farklı alanlarda düzenlediği yarışmalarla gençleri geleceğin teknolojileri üzerinde çalışmaya teşvik ediyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde gerçekleştirilen TEKNOFEST’in teknoloji yarışmaları ekosistemi; gençlerin fikirlerini projeye, projelerini ise çalışan prototiplere dönüştürmelerine imkân sağlayan önemli bir platform oluşturuyor.

Genç yetenekler kuantum teknolojisiyle su sorununa çözüm arıyor Haber

Genç yetenekler kuantum teknolojisiyle su sorununa çözüm arıyor

Kocaeli'de genç mühendis ve araştırmacılar, kuantum teknolojilerini kullanarak kentlerin su kaynaklarının daha verimli yönetilmesine yönelik çözüm geliştirmek için 24 saatlik maratonda ter döküyor. Kocaeli'nin Gebze ilçesinde genç mühendis ve araştırmacılar, geleceğin teknolojileri arasında gösterilen kuantum teknolojileriyle gerçek problemlere çözüm geliştirmek için yarışıyor. TÜBİTAK, Bilişim Vadisi ve ComPro tarafından düzenlenen Kuantum Teknolojileri Yarışması'nda 28 Ağustos'ta başlayan yazılım kategorisi final etabı, 30 Ağustos'ta sona erecek. Bilişim Vadisi Gebze Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen finalde 10 finalist takım, 24 saatlik büyük sınamada mücadele ediyor. Sağlık, enerji, üretim, malzeme bilimi, finans, lojistik ve siber güvenlik gibi birçok alanda kullanılması beklenen kuantum teknolojileri, klasik bilgisayarların çözmekte zorlandığı karmaşık problemlere yönelik yeni çözümler geliştirilmesine imkan sağlıyor. Yarışma ile genç mühendis ve araştırmacıların kuantum teknolojileri alanında bilgi ve deneyim kazanması, bu teknolojilerin gerçek hayat problemlerine uygulanması ve kuantum farkındalığının artırılması hedefleniyor. Finalist ekipler, kentsel su dağıtım sistemlerinde enerji maliyetleri, şebeke kayıpları, rezervuar dengesi ve kesintisiz su temini gibi çok sayıda değişkeni aynı anda değerlendirerek kuantum annealing ve klasik-kuantum hibrit yöntemlerle çözüm geliştirmeye çalışıyor. 2 kategoride yarışıyorlar Yarışmada yazılım kategorisi (Kuantum Hackathon) ve donanım kategorisi olmak üzere iki kategori bulunuyor. Yazılım kategorisine 97 takım başvururken toplam 356 üye yer aldı. Değerlendirmelerin ardından 10 takım ve 40 üye finale kaldı. Donanım kategorisine 45 takım ve 179 üye başvurdu. Değerlendirmelerin ardından 8 takım ve 37 üye finale kaldı. Kuantum teknolojileriyle su kaynakları optimize edilecek Yazılım kategorisinin konusu "Su Kaynakları ve Dağıtım Ağında Dinamik Tahsis Optimizasyonu" olarak belirlendi. Finalist takımlardan kentsel su dağıtım sistemlerindeki operasyonel süreçleri; enerji maliyetleri, şebeke kayıpları, rezervuar dengesi ve kesintisiz su temini gibi unsurları dikkate alarak optimize eden yenilikçi karar destek çözümleri geliştirmeleri bekleniyor. Takımlar, çözümlerini kuantum annealing ve klasik-kuantum hibrit çözücüler ve yöntemler kullanarak geliştirecek. Finalistler kuantum işlemci çiplerini test ediyor Donanım kategorisinde ise katılımcıların transmon kübit tasarımı ve simülasyonu, mikrodalga kontrol ve okuma altyapısı ile seyreltili soğutucu sistemlerinde gerçek zamanlı kalibrasyon ve performans ölçümlerini doğrudan bir kuantum işlemci çipi üzerinde gerçekleştirmeleri hedefleniyor. Bu kapsamda genişbant ve güç spektroskopisi, Rabi, Ramsey ve Tek-Atış Okuması gibi gerçek zamanlı kalibrasyonların yanı sıra T1 ve T2 süreleri ile kapı verimlilikleri ve fidelity ölçümleri gerçekleştiriliyor. Donanım finali TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi Yarışmanın donanım kategorisi final etabı 26-28 Ağustos tarihlerinde TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi'ndeki Kuantum Metroloji Laboratuvarı'nda gerçekleştirildi. Finale kalan takımlar, seyreltili soğutucu sistemindeki kuantum çipleri üzerinde gerçek zamanlı kalibrasyon ve performans ölçümlerini tamamlayarak sunum ve final raporlarını hazırladı. Finalin ilk iki gününde takımlar Kuantum Metroloji Laboratuvarı'nda deneylerini gerçekleştirdi. Finalistler eğitim ve panellerle hazırlık yaptı Yazılım kategorisinin 28 Ağustos'ta başlayan final programında açılışın ardından kuantum teknolojileri ve kuantum hesaplama üzerine eğitim ve paneller düzenlendi. Programın açılışında İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen ve Q&Co Genel Müdürü Murat Cantürk yer aldı. 24 saatlik büyük sınama başladı Finalin ikinci gününde problem tanıtım oturumu ve soru-cevap bölümünün ardından 24 saatlik büyük sınama başladı. 10 finalist takım, "Su Kaynakları ve Dağıtım Ağında Dinamik Tahsis Optimizasyonu" problemi üzerinde çalışarak kuantum teknolojileriyle çözüm geliştirmek için mücadele ediyor. Dereceye girenlere 200 bin TL'ye kadar ödül Yazılım ve donanım kategorilerinde birinci olan takıma 200 bin TL, ikinciye 175 bin TL, üçüncüye ise 150 bin TL ödül verilecek. Donanım kategorisinde ayrıca danışmanlara da ödül verilecek. Birinci takımın danışmanına 15 bin TL, ikinci takımın danışmanına 12 bin TL, üçüncü takımın danışmanına ise 10 bin TL ödül verilecek. Kuantum Teknolojileri Yarışması'nın ödül töreni 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde TEKNOFEST Şanlıurfa bünyesinde gerçekleştirilecek.

BTÜ'den fındık posasını değere dönüştürecek TÜBİTAK projesi Haber

BTÜ'den fındık posasını değere dönüştürecek TÜBİTAK projesi

BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu'nun yürütücülüğünü üstlendiği “Ultrason Destekli Üç Fazlı Bölümleme (TPP) Yöntemiyle Fındık Küspesinden Protein, Yağ ve Polisakkaritlerin Eşzamanlı Ekstraksiyonu ve Geleneksel Yöntemle Karşılaştırılması” başlıklı proje, fındık posasının daha verimli değerlendirilmesini sağlayarak hem gıda sektörüne hem de sürdürülebilir üretime katkı sunmayı amaçlıyor. Türkiye, dünyanın en büyük fındık üreticilerinden biri. Ancak fındık yağı üretildikten sonra geriye kalan posa, çoğunlukla düşük değerli bir ürün olarak hayvan yemi şeklinde kullanılıyor. Oysa bu posa protein, sağlıklı yağlar ve lif benzeri polisakkaritler açısından oldukça zengin bir içeriğe sahip. BTÜ'de yürütülecek projeyle, bu değerli bileşenlerin tek bir işlemle ayrıştırılması ve yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Araştırmada, ses dalgalarından yararlanan ultrason destekli özel bir yöntem kullanılacak. Bu yöntem sayesinde fındık posasının içindeki protein, yağ ve diğer faydalı bileşenlerin daha kısa sürede ve daha yüksek verimle elde edilmesi amaçlanıyor. Araştırmacılar ayrıca bu yeni yöntemin başarısını, bugün kullanılan geleneksel yöntemlerle karşılaştırarak hangi yöntemin daha verimli olduğunu bilimsel olarak ortaya koyacak. Projeden elde edilecek proteinin, yağ ve diğer doğal bileşenlerin bitki bazlı gıdalar, fonksiyonel gıdalar ve farklı biyoteknoloji uygulamalarında kullanılabileceği belirtien Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Sarıcaoğlu, “Araştırmanın, hem fındık sektöründe oluşan yan ürünlerin değerlendirilmesine hem de çevre dostu ve sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlamasını bekliyoruz. Ayrıca, düşük değerli bir atığın yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesiyle ülke ekonomisine de yeni fırsatlar sunmayı hedefliyoruz” dedi. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak bilimsel araştırmaları toplumun ve sanayinin ihtiyaçlarına çözüm üreten projelere dönüştürmeye önem verdiklerini belirterek, "Tarımsal üretim sırasında ortaya çıkan yan ürünlerin yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi, hem sürdürülebilirlik hem de ülkemizin ekonomik kalkınması açısından büyük önem taşıyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen bu proje de fındık gibi ülkemiz için stratejik öneme sahip bir ürünün atık olarak görülen kısmını ekonomiye kazandırmayı hedefliyor. Üniversitemizin araştırma odaklı yaklaşımını yansıtan bu değerli çalışmayı yürüten akademisyenimizi ve ekibini tebrik ediyor, projenin bilim dünyasına ve ülkemize önemli katkılar sunacağına inanıyorum" dedi.

BUÜ, TÜBİTAK 1001'de zirvede Haber

BUÜ, TÜBİTAK 1001'de zirvede

TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen "1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı"nın 2026 yılı 1. dönem değerlendirme sonuçları açıklandı. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), kabul edilen proje sayısıyla Türkiye’deki yükseköğretim kurumları arasında zirvedeki yerini korudu. Türkiye genelinde toplam 528 projenin fonlanacağı bu dönemde, BUÜ akademisyenleri tarafından hazırlanan 9 nitelikli proje destek almaya hak kazandı. Farklı disiplinlerden 9 bilim insanı öncülük ediyor BUÜ'nün bilimsel araştırma ve proje geliştirme alanındaki istikrarlı performansını gözler önüne seren projelerin yürütücülüğünü 4 farklı fakülte ve 1 meslek yüksekokulu akademisyeni üstlendi. Fen-Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Ferda Arı ve Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Ziraat Fakültesinden Prof. Dr. Abdulbaki Bilgiç, Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Fahir Özkalemkaş ve Araştırma Görevlisi Dr. Ceren Oy, Mühendislik Fakültesi’nden Prof. Dr. Murat Kankal, Doç. Dr. Metin Bilgin ve Dr. Öğretim Üyesi Hakkı Özer ile İnegöl Meslek Yüksekokulundan Doç. Dr. Seçil Aksoy çalışmalarda proje yürütücüsü olarak yer aldı. "Araştırma Üniversitesi vizyonumuzun karşılığını alıyoruz" Elde edilen başarıya ilişkin bir değerlendirmede bulunan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, BUÜ’nün bilimsel alandaki yükselişinden gurur duyduklarını belirtti. Rektör Yılmaz; "Üniversite olarak temel önceliklerimizden biri olan Araştırma Üniversitesi vizyonumuzu, her dönem daha da yukarıya taşımak için kararlılıkla çalışıyoruz. TÜBİTAK ARDEB 1001 programı kapsamında 9 projemizin birden destek almaya hak kazanması, akademisyenlerimizin dünya standartlarında proje üretme potansiyelini ve bilimsel üretkenliğimizi açıkça ortaya koymaktadır. Farklı disiplinlerden gelen bu başarılar, hem şehrimizin hem de ülkemizin bilimsel gelişimine çok ciddi katkılar sunacaktır. Projeleri kabul edilen tüm akademisyenlerimizi yürekten tebrik ediyor, yürütecekleri çalışmalarda başarılar diliyorum. Yönetim olarak bilim üreten tüm hocalarımızın arkasında durmaya ve onları desteklemeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Osmangazi'nin Horizon Europe gururu Haber

Osmangazi'nin Horizon Europe gururu

Bursa Osmangazi Belediyesi, uluslararası iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Belediyenin resmi ortak olduğu “EVAL-INNO” projesi, Avrupa Birliği’nin araştırma ve yenilik alanındaki en kapsamlı destek programı Horizon Europe kapsamında kabul edildi. Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesinde proje, asgari eşiğin 70 puan olduğu programda 100 üzerinden 94,60 puan aldı. Proje, yenilik ve teknolojik dönüşüm politikalarının farklı ülkelerde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesini amaçlıyor. Osmangazi Belediyesi projeye kentsel yenilik, dijitalleşme ve yerel politika uygulaması alanlarındaki birikimiyle katkı sunacak. Elde edilecek bulguların ise kentte sunulan hizmetlerin geliştirilmesinde kullanılması hedefleniyor. Araştırma Üniversiteleri Arasında İki Belediyeden Biri İspanya’daki València Üniversitesi koordinatörlüğündeki konsorsiyumda, İtalya’nın ulusal araştırma kurumu CNR ile Londra Üniversitesi ve Liverpool Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen üniversiteleri yer alıyor. Konsorsiyumu Budapeşte Teknik ve İktisat Üniversitesi ile Kolombiya, Peru, Bolivya, Venezuela ve Kazakistan’dan araştırma kurumları tamamlıyor. Ağırlıklı olarak araştırma üniversitelerinden oluşan projede yerel yönetim olarak yalnızca İspanya’dan Mislata Belediyesi ile Türkiye’den Osmangazi Belediyesi bulunuyor. Osmangazi Belediyesi, aynı zamanda konsorsiyumdaki tek Türk kurumu olarak Türkiye’yi temsil edecek. TÜBİTAK’tan Başkan Erkan Aydın’a Tebrik Horizon Europe programının Türkiye’deki koordinasyonunu TÜBİTAK yürütüyor. TÜBİTAK, proje kabul edildikten sonra Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a bir tebrik mesajı gönderdi. Mesajda, yüksek rekabet ortamında elde edilen başarının memnuniyet verici olduğu belirtilerek, “Yüksek rekabetin söz konusu olduğu programda göstermiş olduğunuz başarıdan dolayı tebrik ederiz” ifadelerine yer verildi. TÜBİTAK ayrıca proje sözleşme sürecinde belediyeye destek sağlayacağını bildirdi. “Osmangazi’yi Uluslararası Ölçekte İş Üreten Belediye Haline Getiriyoruz” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, elde edilen başarının belediyenin geleceğe dönük vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü’nü kurarken hedefimiz, Osmangazi’yi uluslararası ölçekte iş yapabilen bir belediye haline getirmekti. Müdürlüğümüzdeki Avrupa Birliği proje ekibimizin emeğiyle bugün üç kıtadan 12 kurumun yer aldığı böylesine önemli bir projede Türkiye’yi temsil eden tek kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Projemizin kabulünün ardından bize destek veren ve tebrik mesajını ileten TÜBİTAK’a da şükranlarımızı sunuyoruz.” “Bu Projeyle İyileştirmeler Yapılacak” Elde edilen başarının uzun soluklu çalışmaların sonucu olduğunu belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci de, “Türkiye, her yıl Avrupa fonlarına destek oluyor ve bu fonu almak için de belediyeler, araştırma kurumları herkes projeler yazıyor ve bizler o fonu tekrar ülkemize getirmek için çalışıyoruz. O yüzden bizim için önemli ve gurur kaynağıydı. Bu projede kentsel politika uygulaması, belediyecilikte yenilikçilik, dijitalleşme ve proje geliştirme alanlarında ve kurumsal kapasite geliştirme hakkında iyileştirmeler yapılacak” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.