Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tübi̇tak

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bolat: "Tüketici Hakem Heyetleri sadece bu yıl 14 milyar lira tutarında 690 bin uyuşmazlığı çözdü" Haber

Bakan Bolat: "Tüketici Hakem Heyetleri sadece bu yıl 14 milyar lira tutarında 690 bin uyuşmazlığı çözdü"

Üniversitenin Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu'ndaki törene Bakan Bolat, İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Vekili Şükran Güzin Ilıcak Aydınalp ve öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Vekili Şükran Güzin Ilıcak Aydınalp, "Bilim ve teknoloji yüzyılında Cumhuriyetin ışığında, Türkiye'nin geleceğine üniversiteler olarak hepimiz katkı sağlamaya çalışıyoruz. Geleceği takip eden değil, geleceği üreten bir nesil gayretinde bizim yetiştirdiklerimiz. Amacımız topluma duyarlı kendi alanında bilgin ve sanat sahibi olan estetik konusunda ileri görüşlü olan sportif gençler yetiştirmek. Bu konuda da üniversitemiz çok şanslı çünkü çok deneyimli ve gerçekten çok uzman ve bilgili bir akademi kadrosuna sahip. 2008 yılında kurulan üniversitemiz bu hedefler doğrultusunda her geçen gün gelişime açık olarak büyümeye devam ediyor" dedi. "Hayal kurmak üzerine devam etmekteyiz ve o hayali de her zaman geliştirmekteyiz" Bakan Bolat'a katılımı için teşekkür eden İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli de "Gelişim Üniversitesi her zaman ismi gibi gelişiyor. Dünyada olmayan yeniliklere bir ilave etmek üzere kurulduğu andan itibaren bu çalışmaya devam ediyor. Özellikle hepimizin bildiği gibi Gelişim Üniversitesi liseli bir öğrencinin hayaliyle başladı. O hayaller devam ediyor ve hayal kurmak üzerine devam etmekteyiz ve o hayali de her zaman geliştirmekteyiz. Sayın cumhurbaşkanımız 2012'de ‘yerli arabayı üretecek bir vatandaşımız var mı?' demişti. Ben de ertesi sabah kalktığımda bu babayiğit ben olmam lazım yani Gelişim Üniversitesi olması gerekiyor. Hocalarıma sınırsız harcama yetkisi verdim bu arabayı muhakkak üreteceğiz. Gerçekten de zorlu mücadele içerisinde 8 ayda ürettik. Ama öyle bir üretim oldu ki şu anda daha böyle bir araç yapılmadı. Yüzde 100 elektrikli aynı zamanda kinetik enerjiyle bataryasını dolduran yani tekerlek döndüyse bataryasını dolduran bir şekilde yaptık. Bunlar önemli bir projeydi. Arkasından bir hayalimizi daha gerçekleştirmemiz lazım dedim. Yaptığımız bu araç tek başına kalmamalı bunu ileriye çünkü bunu daha ilerisine taşımalı. Dünyada olmayan yeniliklere çünkü benim ülkem benim vatandaşım ve çocuklarım buna layıktır dedim ve gerçekten de biraz uzun sürdü ama maratona girdik hocalarımla birlikte bu uçan arabamızı da 2021'de Başakşehir'de bir stadyumda uçurduk. İşte bu bize bir ilham kaynağı oldu" diye konuştu. Yeni öğretim eğitim yılının hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başlayan Bakan Bolat "Türkiye sathında üniversitelerimizin fiziki mekanlarının yenilenmesi Gelişim Üniversite gibi vakıf üniversitelerimizin sayısının arttırılması fiziki donanım yanında hocalarımızın eğitim çalışmalarına verilen destekler başta Milli Eğitim Bakanlığı'nın, YÖK'ün TÜBİTAK'ın eğitim alanındaki katkıları Türkiye Bilimler Akademisi'nin yaptığı çalışmaların hepsi uluslararası alanda Türkiye'nin rekabetçi konumda olmasını sağlamıştır. Aynı şekilde gerek devlet üniversitelerimiz ve onların arasında ve vakıf üniversitelerimizin arasında tatlı bir rekabetle bu bilimsel çalışmalarımızın eğitim kalitesinin yükselmesi aynı şekilde Türkiye geleceğine yapılan çok büyük bir katkı, yatırım konumdadır" dedi. "Türkiye olarak 23 yılda 238 milyar dolarlık milli gelirden 1 trilyon 706 milyar dolarlık gayri safi yurtiçi hasılaya ulaşmayı başardık" Bakan Bolat konuşmasının devamında yapay zekaya ve dijital dünyaya atıfta bulunarak, "Dijital dünya o kadar hızlı gelişiyor ki daha birkaç yıl öncesine kadar hiç konuşmadığımız bir yapay zeka kavramı bugün hayatımızın içinde. Bilim adamları ve uzmanların ifadesiyle daha yüzde 5 hayatımıza nüfuz eden yapan zeka kalan yüzde 95'lik bölümde bizlere nasıl hayat getireceğini eğitim hayatını nasıl etkileyeceğini bugünün ve geleceğin mesleklerinde nasıl değişimler yapacağını hepimizin ölçmesi biçmesi tartması çok büyük önem taşıyor. Kamu yönetimi olarak biz ilgili bakanlıklar, bu gelişmeleri hem etkilemek hem de takip yapıp ülkemizin adaptasyonunu sağlamak durumundayız. Böyle bir dünya ve bölge manzarası içerisinde biz Türkiye olarak 23 yılda 238 milyar dolarlık milli gelirden 1 trilyon 706 milyar dolarlık gayri safi yurtiçi hasılaya ulaşmayı başardık. Geçen yıl sonu itibariyle kişi başına milli gelir 18 bin 100 dolara ulaşarak dünyada orta üst ülkeler liginde yükseldi. Bu tabii ki ülkemizde yaşam standartları anlamında 20 yıl öncesine göre gerçekten önemli bir yenilik sağladı" diye konuştu. "Birkaç yıl önce gözde olan meslekler yapay zekadan sonra belki de çekici olmaktan çıkar hale geliyor" Bakan Bolat, yurtdışında ülkelerin Türkiye'yi kendilerine rakip olarak gördüklerini ifade ederek, " ‘Artık bize tehdit oluşturuyorsunuz aynı kalitede ürünler üretmeyi başardınız bizim alıcılarımız sizlerden istifade ediyorlar, alıyorlar' diyorlar. Bu da ticaret savaşlarının görüldüğü, Avrupa'daki Made in EU' çalışmalarında gelinen noktada özellikle otomotiv sektöründe bunun en önemli işaretlerinden birisiyiz. Bu noktada hükümet olarak ülke olarak özel sektör olarak yabancı yatırımlar olarak 1 yıldan bu yana gerçekten çok büyük gayretler gösterdik. Mesaimizin neredeyse 3'te 1'ini buradaki çalışmalara ayırdık. Buradaki amacımızın Türkiye'nin rekabet ve teknoloji yarışındaki üstünlüğünü koruyabilmesini sağlamak. Bizim teklifimiz birlikte kazanmak, Türkiye ve Avrupa Birliği birlikte güçlensin birlikte rekabet etsin ve birlikte rekabet güçlerini arttırsınlar. İşbirliği içinde rekabet. Birkaç yıl önce gözde olan meslekler yapay zekadan sonra belki de çekici olmaktan çıkar hale geliyor. Bundan dolayı da eğitim öğretimde bu gerçeklere mutlak surette adapte olmak zorundayız" şeklinde konuştu. "Tüketici Hakem Heyetleri 9 ayda 630 bin uyuşmazlığı çözdü" Bakan Bolat, Tüketici Hakem Heyetleri'nin tüketici haklarının korunmasında önemini hatırlatarak, "Sadece bu yıl 9 ayda 14 milyar lira tutarında 690 bin uyuşmazlığı Tüketici Hakem Heyetleri mahkemelere gitmeden çözmüştür. Bu anlamda hem adliye hem Ticaret Bakanlığımızı hem ticari hayatımıza çok önemli katkılar sağlamıştır. Tüketici Hakem Heyeti raportörlerini yeni bir yönetmelik geliştirdik. Yenilenmiş ürünlerle ilgili bir yönetmelik çıkardık, cep telefonu tablet konsol gibi elektronik ürünler kullan at olayından çıkarılıp bunların yenilenmesiyle bunların ayrı barkod ticari hayata yeniden sunulmasını sağlıyor. Hem bir fiyat ucuzlaması hem israfı önlüyor hem de ithalata çok büyük dövizler harcanmasını önlemiş oluyor. Tam 1.8 milyon adet ürünün yenilenmesini sağlamış olduk" ifadelerini kullandı. Konuşma sonrası Bakan Bolat'a plaket ve tablo takdim edildi.

BTÜ akademisyenlerinden matematiğin geleceğine katkı sunacak proje Haber

BTÜ akademisyenlerinden matematiğin geleceğine katkı sunacak proje

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Matematik Bölümü akademisyenlerinin yürüttüğü “Trans-para-S-Manifoldlar” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002-A Programı tarafından desteklenmeye hak kazandı. Projenin yürütücülüğünü BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Matematik Bölümü Araştırma Görevlisi Mustafa Özkan üstlenirken, Prof. Dr. İrem Küpeli Erken projede danışman olarak görev yapıyor. Çalışma kapsamında, diferansiyel geometrinin önemli araştırma konularından biri olan “manifoldlar” incelenecek. Matematikte karmaşık geometrik yapıları ve uzayları anlamaya yardımcı olan manifoldlar, birçok bilimsel alan için teorik altyapı oluşturuyor. Proje kapsamında, diferansiyel geometrinin özel çalışma alanlarından biri olan “trans-para-Sasakian manifoldlar” ele alınacak. Bu geometrik yapıların özellikleri ve birbirleriyle olan ilişkileri matematiksel yöntemlerle ayrıntılı olarak incelenecek. Araştırmadan elde edilecek sonuçlarla, bu geometrik yapıların daha iyi anlaşılması ve yeni manifold sınıflarının ortaya konulması hedefleniyor. Çalışmanın, diferansiyel geometri alanında yapılacak gelecekteki araştırmalara da bilimsel altyapı oluşturması bekleniyor. MATEMATİKTEN FİZİK VE UZAY-ZAMAN ARAŞTIRMALARINA KATKI Projenin yürütücüsü Araştırma Görevlisi Mustafa Özkan, çalışmanın manifold teorisi alanındaki bilgi birikimine katkı sunacağını belirterek, “Özellikle matematiksel fizik, geometrik akışlar, genel görelilik ve uzay-zaman geometrisi gibi alanlarda önemli bir matematiksel altyapı sunan manifold teorisine elde edilen sonuçlarla önemli bir katkı sunulacaktır” dedi. Projede danışman olarak görev yapan Prof. Dr. İrem Küpeli Erken ise projeyle diferansiyel geometri alanında yeni bir manifold sınıfının tanıtılmasının ve özelliklerinin ayrıntılı biçimde incelenmesinin hedeflendiğini ifade etti. BTÜ’de yürütülecek çalışmanın, diferansiyel geometri alanındaki bilimsel bilgi birikimini geliştirmesinin yanı sıra gelecekte matematik, fizik ve uzay-zaman araştırmalarında yapılacak yeni çalışmalara da teorik zemin hazırlaması hedefleniyor. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, temel bilimler alanında yürütülen araştırmaların geleceğin bilimsel ve teknolojik gelişmelerinin temelini oluşturduğunu belirterek, “Matematik, pek çok bilimsel disiplinin temelini oluşturan önemli bir alan. Akademisyenlerimizin diferansiyel geometri alanında yürüttüğü bu çalışmanın, matematik literatürüne değerli katkılar sunacağına ve gelecekte fizik, uzay-zaman geometrisi gibi farklı alanlarda gerçekleştirilecek araştırmalara bilimsel altyapı oluşturacağına inanıyorum. TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan projemizde görev alan akademisyenlerimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

Yapay zeka ile döküm hatalarına akıllı çözüm Haber

Yapay zeka ile döküm hatalarına akıllı çözüm

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), yapay zeka alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. TÜBİTAK 1711 - Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazanan ‘Yapay Zekâ Tabanlı Görüntü Analizi ile Yüksek Basınçlı Alüminyum Döküm Parçalarda Hata Tespit Sistemi’ başlıklı proje ile otomotiv sektöründe kullanılan alüminyum döküm parçaların kalite kontrol süreçlerine yönelik yapay zeka destekli bir sistem geliştirilecek. 18 ay sürecek projenin akademik koordinasyonunu Bursa Teknik Üniversitesi Robot Teknolojileri ve Akıllı Sistemler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Gelen yürütecek. Projede A.DÖKSAN Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş. müşteri kuruluş, ALTEKNA Mühendislik ve Teknoloji Ltd. Şti. ise teknoloji sağlayıcı firma olarak yer alacak. Döküm parçaları yapay zeka ve robotlar kontrol edecek Proje çerçevesinde otomotiv sektörü için üretilen yüksek basınçlı alüminyum döküm parçaların kalite kontrol süreçlerini daha hızlı ve güvenilir hale getirmek amacıyla yapay zeka destekli robotik bir sistem geliştirilecek. Sistem, üretim hattındaki parçaları robot teknolojileri aracılığıyla kontrol ederek yüzeylerindeki hataları otomatik olarak tespit edecek. Görüntü işleme teknolojileri ile yapay zeka ve makine öğrenmesi algoritmalarından yararlanacak sistem sayesinde, kalite kontrol süreçlerinde insan kaynaklı hataların azaltılması, üretim hızının artırılması ve ürün kalitesinin geliştirilmesi hedefleniyor. Yenilikçi algoritmalar geliştirilecek Proje kapsamında ayrıca iki lisansüstü bursiyer öğrenci desteklenecek. Endüstriyel robotların yüzey tarama sensör entegrasyonuna yönelik kalibrasyon çalışmaları yürütülürken, ölçüm sistemi aracılığıyla elde edilen verilerden yüzey hatalarının tespit edilmesi ve hata ayıklamaya yönelik yenilikçi algoritmalar geliştirilecek. Sistem yüksek hacimli üretim tesisinde test edilecek ALTEKNA Mühendislik ve Teknoloji Ltd. Şti. iş birliğiyle geliştirilecek hata tespit sistemi, müşteri kuruluş A.DÖKSAN Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin İstanbul’da bulunan yüksek hacimli üretim tesislerinde test edilerek kullanıma alınacak. Proje kapsamında geliştirilecek sistemle üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, kalite hatalarının daha hızlı belirlenmesi ve yapay zekâ tabanlı teknolojilerin döküm sektöründe kullanımının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Rektör Çağlar: "Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı çerçevesinde desteklenen proje sayımız 4’e ulaştı" Proje için Prof. Dr. Gökhan Gelen’i ve paydaşları tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, TÜBİTAK Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı kapsamında desteklenen bu proje ile birlikte BTÜ’nün aynı çağrı kapsamında desteklenen çalışma sayısının 4’e ulaştığını belirtti. Rektör Çağlar, üniversitenin yapay zekâ alanında yürüttüğü çalışmaların TÜBİTAK tarafından desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Rektör Naci Çağlar, "Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından 2022 yılından itibaren yürütülen Yapay Zeka Ekosistem Çağrısı kapsamında destek alan toplam 61 projenin 4’ünü Bursa Teknik Üniversitesi olarak almamız büyük bir başarıdır. Yapay zeka teknolojilerini sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturan projelerimiz, üniversite-sanayi iş birliğinin somut çıktılarıdır. Akademisyenlerimizi ve proje paydaşlarımızı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi.

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor

İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınların kamusal alanı devraldığı, erkeklerin ise evlerde kaldığı özgün gelenek, önce gençlerin araştırmasına ve ardından TÜBİTAK başarısına konu olmuştu. Bu yerel kültürel miras hikâyesi şimdi İnegöl Belediyesi’nin Erasmus+ desteği almaya hak kazanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Avrupa’ya taşınıyor. İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

MATLI’DAN BURSA İHRACATINA “ZİYARETTEN SİPARİŞE” MODELİ Haber

MATLI’DAN BURSA İHRACATINA “ZİYARETTEN SİPARİŞE” MODELİ

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Trade Cloud, Bursa Global, Bursa İş Ağı, BursaLink 365 ve TechBridge Europe çözümleriyle Bursa’nın üretim gücünü yeni müşterilere, pazarlara ve siparişlere taşıyacaklarını açıkladı. Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının teşvikleri; KOSGEB, TÜBİTAK ve kalkınma ajansı destekleriyle birlikte firmaların ihtiyaçlarına göre tek bir yol haritasında buluşturulacak. UR-GE, HİSER, fuar, ticaret heyeti ve eğitim gibi Türkiye’nin dört bir yanındaki oda ve borsaların zaten yürüttüğü çalışmalar ise tek başına başarı olarak sunulmayacak. Bir bütünün parçası olarak tüm süreçler entegre edilecek. Matlı, “Biz faaliyet sayısını değil, üyemizin elde ettiği sonucu ölçeceğiz. Kaç heyet düzenlendiğine değil; kaç nitelikli alıcıya ulaşıldığına, kaç teklif verildiğine, kaç sipariş ve tekrar sipariş alındığına bakacağız” dedi. BURSA GLOBAL İLE HER FİRMAYA İHRACAT YOL HARİTASI Bursa Global, ihracata başlamak veya yeni pazarlara açılmak isteyen firmaların tek temas noktası olacak.Firmaların ürünleri, kapasiteleri, sertifikaları ve rekabet gücü analiz edilecek; doğru ülkeler, müşteriler ve dağıtım kanalları belirlenecek. İhracat departmanı kuramayan KOBİ’lere pazar araştırmasından teklif hazırlamaya, mevzuattan lojistiğe kadar uygulamalı dış ticaret desteği sağlanacak. Her firmanın destek başvurusu, pazar arayışı, alıcı görüşmeleri ve sipariş süreci aynı dosya üzerinden takip edilecek. BURSA TRADE CLOUD İLE 365 GÜN AÇIK PAZAR Bursa Trade Cloud, Bursa’daki üreticilerle Türkiye’den ve dünyadan doğrulanmış alıcıları buluşturan dijital ticaret altyapısı olacak. Firmaların ürünleri, üretim yetenekleri, sertifikaları ve kapasiteleri platformda yer alacak. Satın alma talepleri, teklifler, distribütör arayışları ve uluslararası iş fırsatları doğru firmalarla eşleştirilecek. Matlı, “Bursalı üretici yeni müşteri bulmak için yılda birkaç kez düzenlenen fuarları beklemeyecek. Bursa’nın üretim gücü yılın 365 günü dünyaya açık olacak” ifadelerini kullandı. BURSA İŞ AĞI İLE YERELDEN KÜRESELE REFERANS ZİNCİRİ Bursa İş Ağı, Bursa’da üretilen ürün ve hizmetleri şehirdeki doğru alıcılarla buluşturacak. Ana sanayi kuruluşlarının ve büyük işletmelerin satın alma ihtiyaçları KOBİ’lerle eşleştirilecek. Bursa’da ticaret ve referans kazanan firmaların ulusal ve uluslararası pazarlara açılması kolaylaştırılacak. Böylece Bursa’da üretimden başlayan süreç; yerel satış, güçlü referans ve ihracatla devam edecek. BURSA LINK 365 İLE BAĞLANTIDAN TİCARETE BursaLink 365 ile Türkiye genelindeki oda ve borsalar, yurt dışındaki iş dünyası kuruluşları, Bursalı iş insanları ve sektörel ağlar sürekli çalışan bir ticaret bağlantısında buluşturulacak. Farklı şehir ve ülkelerden gelen satın alma talepleri Bursa’daki doğru üreticilere yönlendirilecek. Ülke ve sektör bazlı alıcı günleri düzenlenecek; kurulan her temas tekliften siparişe kadar izlenecek. TECHBRIDGE EUROPE İLE AVRUPA DEĞER ZİNCİRİNE ERİŞİM TechBridge Europe, Bursa firmalarını Avrupa’daki teknoloji şirketleri, ana sanayi kuruluşları, yatırımcılar ve tedarik zincirleriyle doğrudan buluşturacak. Firmalara müşteri bulmanın yanında; yeşil dönüşüm, karbon düzenlemeleri, dijital izlenebilirlik, ürün standartları ve sertifikasyon konularında da destek verilecek. Bursa sanayisinin Avrupa’daki konumu yalnızca üretici ve tedarikçi olmaktan çıkarılarak teknoloji, tasarım ve çözüm ortaklığına taşınacak. BURSA IP VE BURSA MARKA 2040 İLE HACİMDEN DEĞERE Bursa IP ile firmaların patent, tasarım, yazılım, marka ve diğer fikrî mülkiyet varlıklarını geliştirmeleri ve ticarileştirmeleri desteklenecek. Bursa Marka 2040 ile üreticilerin kendi markalarıyla dış pazarlara açılması, markalarını koruması ve uluslararası satış kanallarında büyümesi sağlanacak. Matlı, “Bursa yalnızca daha fazla ihracat yapmamalı; kilogram başına daha fazla gelir elde etmeli. Başkalarının markaları için üretmenin yanında kendi teknolojimizi, tasarımımızı ve markamızı da dünyaya satmalıyız” diye konuştu. SONUÇLAR ÜYEYLE PAYLAŞILACAK Yeni dönemde ihracat çalışmalarının sonuçları düzenli olarak açıklanacak. Ulaşılan doğrulanmış alıcılar, gerçekleştirilen nitelikli görüşmeler, verilen teklifler, gönderilen numuneler, alınan siparişler ve tekrar siparişler üyelerle paylaşılacak. Matlı açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Projelerimizin tamamı birbirini tamamlayan tek bir sistemin parçalarıdır. Bursa Global firmamızı hazırlayacak, Bursa Trade Cloud alıcıyla buluşturacak, Bursa İş Ağı güçlü referans oluşturacak, BursaLink 365 ticari bağlantıları büyütecek, TechBridge Europe firmamızı Avrupa’nın değer zincirine taşıyacak. Bursa IP ve Bursa Marka 2040 ise ürettiğimiz değerin ve markanın Bursa’da kalmasını sağlayacak. İhracatta faaliyetten sonuca, bağlantıdan ticarete, hacimden değere geçeceğiz.”

Geleceğin elektrikli araçları TEKNOFEST 2026’DA piste çıkıyor Haber

Geleceğin elektrikli araçları TEKNOFEST 2026’DA piste çıkıyor

Gençlerin tasarlayıp geliştirdiği elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar piste çıkmaya hazırlanıyor. Toplam 315 takım ve 3 bin 71 öğrenci başvuru sürecinde yer alırken, 56 takım ve bin 116 öğrenci final aşamasında mücadele edecek.Gençlerin tasarladığı elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar TÜBİTAK Gebze Yerleşkesinde yarışacak. TEKNOFEST 2026 kapsamında TÜBİTAK yürütücülüğünde gerçekleştirilen Uluslararası Elektrikli Araç Yarışları’nda gençlerin tasarlayıp geliştirdiği elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar piste çıkmaya hazırlanıyor. Elektromobil ve Hidromobil olmak üzere iki kategoride düzenlenen yarışmada 315 takım ve 3 binin üzerinde öğrenci finale giden süreçte mücadele ederken, finalist olan 56 takım araçlarını 31 Ağustos - 6 Eylül tarihleri arasında TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi’ndeki bin 370 metrelik pistte test edecek. Elektrikli araç teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, geleceğin mobilite çözümlerinde ihtiyaç duyulacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi önem kazanıyor. TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenen Uluslararası Elektrikli Araç Yarışları da lise, ön lisans ve lisans düzeyindeki öğrencileri elektrikli araç teknolojileri etrafında buluşturarak gençlerin mühendislik, tasarım, sistem entegrasyonu ve sürüş performansı alanlarında deneyim kazanmalarını hedefliyor. Elektrik ve hidrojen aynı pistte buluşuyor Uluslararası Elektrikli Araç Yarışları, araçların kullandığı enerji kaynaklarına göre Elektromobil ve Hidromobil olmak üzere iki kategoride gerçekleştiriliyor. Elektromobil Kategorisi’nde yalnızca batarya enerjisiyle çalışan araçlar yarışırken, Hidromobil Kategorisi’nde bataryaya ek olarak hidrojen yakıt hücresi kullanan araçlar mücadele ediyor. Elektromobil Kategorisi; yurt içi ve yurt dışındaki ön lisans ve lisans öğrencilerinin yanı sıra Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki lise ve dengi okullarda öğrenim gören öğrencilere açık olarak düzenleniyor. Hidromobil Kategorisi’nde ise yurt içi ve yurt dışındaki ön lisans ve lisans öğrencileri yarışabiliyor. Her iki kategoride de takımlar, danışman ve takım kaptanı dahil olmak üzere en az 5, en fazla 25 kişiden oluşuyor. Takımlarda sürücü ve yedek sürücünün de bulunması gerekiyor. 315 takım, 3 binden fazla genç içinde final mücadelesi Yarışma, gençlerin elektrikli araç teknolojilerine yönelik yoğun ilgisini de ortaya koyuyor. Elektromobil Kategorisi’ne 261 takım ve 2 bin 570 üye başvururken, değerlendirmelerin ardından 45 takım ve 907 üye finalist olmaya hak kazandı. Hidromobil Kategorisi’nde ise 54 takım ve 501 üye başvuru yaptı. Bu kategoride 11 takım ve 209 üye finale kaldı. Böylece iki kategoride toplam 315 takım ve 3 bin 71 öğrenci başvuru sürecinde yer alırken, 56 takım ve bin 116 öğrenci final aşamasında mücadele edecek. Finalist takımlar, yarışma sürecinde araçlarının teknolojik olgunluklarını ve güvenlik kriterlerini farklı aşamalardan geçerek kanıtlayacak. Önce tasarım, sonra teknik kontrol, ardından pist Yarışmada finalist olabilmek için takımların birden fazla aşamayı başarıyla tamamlaması gerekiyor. İlk aşamada araçların alt sistemlerine ilişkin teknolojik olgunluklarını ortaya koyan gelişim ve değerlendirme videosu hazırlanıyor. Ardından takımlar, araçlarının teknik altyapısını ve tasarımını ortaya koyan Teknik Tasarım Raporu’nu sunuyor. Bu aşamaları başarıyla tamamlayan takımlar ise Teknik Onay Videosu, Dinamik Sürüş Testi Videosu ve Fren Testi Videosu gibi güvenlik ve performans kriterlerini değerlendiren süreçlerden geçiyor. Böylece araçların yalnızca tasarım açısından değil, gerçek kullanım şartlarında güvenli ve çalışabilir bir sistem olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Bin 370 metrelik pistte hız ve dayanıklılık sınavı Yarışmanın final etabı TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi içerisinde bulunan özel pistte gerçekleştirilecek. Toplam uzunluğu bin 370 metre olan pistte 3 sağ ve 6 sol olmak üzere toplam 9 viraj bulunuyor. En yüksek eğimin yüzde 4 olduğu pistte yarışlar saat yönünün tersine gerçekleştirilecek. Finalde araçlardan, belirlenen süre içerisinde pistte 3 turu en kısa sürede tamamlamaları bekleniyor. Takımlara yarışlarını tamamlayabilmeleri için organizasyon tarafından belirlenecek sayıda sürüş hakkı verilecek ve en başarılı geçerli sonuç değerlendirmeye alınacak. Yarışma kapsamında araçların yalnızca hız ve sürüş performansı değil, taşıma kapasitesi de test edilecek. Araçların yarış sırasında yolcu koltuğunda TÜBİTAK tarafından görevlendirilecek 75 kilogram ağırlığındaki bir yolcuyu taşıyabilmesi de değerlendirme kriterleri arasında yer alacak. Hidromobil Kategorisi’nde ise araçların pist performansına ek olarak hidrojen kullanımının da belirlenen kriterleri karşılaması gerekiyor. Performans ödülüne hak kazanabilmek için hidrojen enerjisinin toplam enerji tüketimi içerisindeki oranının en az yüzde 30 olması şartı bulunuyor. Gençlerin mühendislik becerileri ödüllendirilecek Yarışmanın sonunda Elektromobil ve Hidromobil kategorilerinin her ikisinde de birinci takıma 250 bin TL, ikinci takıma 200 bin TL, üçüncü takıma ise 175 bin TL ödül verilecek. Bunun yanı sıra yenilikçi ve başarılı tasarımları teşvik etmek amacıyla 60 bin TL Görsel Tasarım Ödülü ve 60 bin TL Kurul Özel Ödülü de sahiplerini bulacak. TEKNOFEST’İN gençlere açtığı teknoloji yarışı alanı Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve milli teknoloji hamlesi vizyonunun önemli buluşma noktalarından biri olan TEKNOFEST, farklı alanlarda düzenlediği yarışmalarla gençleri geleceğin teknolojileri üzerinde çalışmaya teşvik ediyor. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde gerçekleştirilen TEKNOFEST’in teknoloji yarışmaları ekosistemi; gençlerin fikirlerini projeye, projelerini ise çalışan prototiplere dönüştürmelerine imkân sağlayan önemli bir platform oluşturuyor.

Genç yetenekler kuantum teknolojisiyle su sorununa çözüm arıyor Haber

Genç yetenekler kuantum teknolojisiyle su sorununa çözüm arıyor

Kocaeli'de genç mühendis ve araştırmacılar, kuantum teknolojilerini kullanarak kentlerin su kaynaklarının daha verimli yönetilmesine yönelik çözüm geliştirmek için 24 saatlik maratonda ter döküyor. Kocaeli'nin Gebze ilçesinde genç mühendis ve araştırmacılar, geleceğin teknolojileri arasında gösterilen kuantum teknolojileriyle gerçek problemlere çözüm geliştirmek için yarışıyor. TÜBİTAK, Bilişim Vadisi ve ComPro tarafından düzenlenen Kuantum Teknolojileri Yarışması'nda 28 Ağustos'ta başlayan yazılım kategorisi final etabı, 30 Ağustos'ta sona erecek. Bilişim Vadisi Gebze Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen finalde 10 finalist takım, 24 saatlik büyük sınamada mücadele ediyor. Sağlık, enerji, üretim, malzeme bilimi, finans, lojistik ve siber güvenlik gibi birçok alanda kullanılması beklenen kuantum teknolojileri, klasik bilgisayarların çözmekte zorlandığı karmaşık problemlere yönelik yeni çözümler geliştirilmesine imkan sağlıyor. Yarışma ile genç mühendis ve araştırmacıların kuantum teknolojileri alanında bilgi ve deneyim kazanması, bu teknolojilerin gerçek hayat problemlerine uygulanması ve kuantum farkındalığının artırılması hedefleniyor. Finalist ekipler, kentsel su dağıtım sistemlerinde enerji maliyetleri, şebeke kayıpları, rezervuar dengesi ve kesintisiz su temini gibi çok sayıda değişkeni aynı anda değerlendirerek kuantum annealing ve klasik-kuantum hibrit yöntemlerle çözüm geliştirmeye çalışıyor. 2 kategoride yarışıyorlar Yarışmada yazılım kategorisi (Kuantum Hackathon) ve donanım kategorisi olmak üzere iki kategori bulunuyor. Yazılım kategorisine 97 takım başvururken toplam 356 üye yer aldı. Değerlendirmelerin ardından 10 takım ve 40 üye finale kaldı. Donanım kategorisine 45 takım ve 179 üye başvurdu. Değerlendirmelerin ardından 8 takım ve 37 üye finale kaldı. Kuantum teknolojileriyle su kaynakları optimize edilecek Yazılım kategorisinin konusu "Su Kaynakları ve Dağıtım Ağında Dinamik Tahsis Optimizasyonu" olarak belirlendi. Finalist takımlardan kentsel su dağıtım sistemlerindeki operasyonel süreçleri; enerji maliyetleri, şebeke kayıpları, rezervuar dengesi ve kesintisiz su temini gibi unsurları dikkate alarak optimize eden yenilikçi karar destek çözümleri geliştirmeleri bekleniyor. Takımlar, çözümlerini kuantum annealing ve klasik-kuantum hibrit çözücüler ve yöntemler kullanarak geliştirecek. Finalistler kuantum işlemci çiplerini test ediyor Donanım kategorisinde ise katılımcıların transmon kübit tasarımı ve simülasyonu, mikrodalga kontrol ve okuma altyapısı ile seyreltili soğutucu sistemlerinde gerçek zamanlı kalibrasyon ve performans ölçümlerini doğrudan bir kuantum işlemci çipi üzerinde gerçekleştirmeleri hedefleniyor. Bu kapsamda genişbant ve güç spektroskopisi, Rabi, Ramsey ve Tek-Atış Okuması gibi gerçek zamanlı kalibrasyonların yanı sıra T1 ve T2 süreleri ile kapı verimlilikleri ve fidelity ölçümleri gerçekleştiriliyor. Donanım finali TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi'nde gerçekleştirildi Yarışmanın donanım kategorisi final etabı 26-28 Ağustos tarihlerinde TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi'ndeki Kuantum Metroloji Laboratuvarı'nda gerçekleştirildi. Finale kalan takımlar, seyreltili soğutucu sistemindeki kuantum çipleri üzerinde gerçek zamanlı kalibrasyon ve performans ölçümlerini tamamlayarak sunum ve final raporlarını hazırladı. Finalin ilk iki gününde takımlar Kuantum Metroloji Laboratuvarı'nda deneylerini gerçekleştirdi. Finalistler eğitim ve panellerle hazırlık yaptı Yazılım kategorisinin 28 Ağustos'ta başlayan final programında açılışın ardından kuantum teknolojileri ve kuantum hesaplama üzerine eğitim ve paneller düzenlendi. Programın açılışında İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır, Bilişim Vadisi Genel Müdürü Erkam Tüzgen ve Q&Co Genel Müdürü Murat Cantürk yer aldı. 24 saatlik büyük sınama başladı Finalin ikinci gününde problem tanıtım oturumu ve soru-cevap bölümünün ardından 24 saatlik büyük sınama başladı. 10 finalist takım, "Su Kaynakları ve Dağıtım Ağında Dinamik Tahsis Optimizasyonu" problemi üzerinde çalışarak kuantum teknolojileriyle çözüm geliştirmek için mücadele ediyor. Dereceye girenlere 200 bin TL'ye kadar ödül Yazılım ve donanım kategorilerinde birinci olan takıma 200 bin TL, ikinciye 175 bin TL, üçüncüye ise 150 bin TL ödül verilecek. Donanım kategorisinde ayrıca danışmanlara da ödül verilecek. Birinci takımın danışmanına 15 bin TL, ikinci takımın danışmanına 12 bin TL, üçüncü takımın danışmanına ise 10 bin TL ödül verilecek. Kuantum Teknolojileri Yarışması'nın ödül töreni 30 Eylül-4 Ekim 2026 tarihlerinde TEKNOFEST Şanlıurfa bünyesinde gerçekleştirilecek.

BTÜ'den fındık posasını değere dönüştürecek TÜBİTAK projesi Haber

BTÜ'den fındık posasını değere dönüştürecek TÜBİTAK projesi

BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Türker Sarıcaoğlu'nun yürütücülüğünü üstlendiği “Ultrason Destekli Üç Fazlı Bölümleme (TPP) Yöntemiyle Fındık Küspesinden Protein, Yağ ve Polisakkaritlerin Eşzamanlı Ekstraksiyonu ve Geleneksel Yöntemle Karşılaştırılması” başlıklı proje, fındık posasının daha verimli değerlendirilmesini sağlayarak hem gıda sektörüne hem de sürdürülebilir üretime katkı sunmayı amaçlıyor. Türkiye, dünyanın en büyük fındık üreticilerinden biri. Ancak fındık yağı üretildikten sonra geriye kalan posa, çoğunlukla düşük değerli bir ürün olarak hayvan yemi şeklinde kullanılıyor. Oysa bu posa protein, sağlıklı yağlar ve lif benzeri polisakkaritler açısından oldukça zengin bir içeriğe sahip. BTÜ'de yürütülecek projeyle, bu değerli bileşenlerin tek bir işlemle ayrıştırılması ve yeniden ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Araştırmada, ses dalgalarından yararlanan ultrason destekli özel bir yöntem kullanılacak. Bu yöntem sayesinde fındık posasının içindeki protein, yağ ve diğer faydalı bileşenlerin daha kısa sürede ve daha yüksek verimle elde edilmesi amaçlanıyor. Araştırmacılar ayrıca bu yeni yöntemin başarısını, bugün kullanılan geleneksel yöntemlerle karşılaştırarak hangi yöntemin daha verimli olduğunu bilimsel olarak ortaya koyacak. Projeden elde edilecek proteinin, yağ ve diğer doğal bileşenlerin bitki bazlı gıdalar, fonksiyonel gıdalar ve farklı biyoteknoloji uygulamalarında kullanılabileceği belirtien Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Sarıcaoğlu, “Araştırmanın, hem fındık sektöründe oluşan yan ürünlerin değerlendirilmesine hem de çevre dostu ve sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlamasını bekliyoruz. Ayrıca, düşük değerli bir atığın yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesiyle ülke ekonomisine de yeni fırsatlar sunmayı hedefliyoruz” dedi. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak bilimsel araştırmaları toplumun ve sanayinin ihtiyaçlarına çözüm üreten projelere dönüştürmeye önem verdiklerini belirterek, "Tarımsal üretim sırasında ortaya çıkan yan ürünlerin yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi, hem sürdürülebilirlik hem de ülkemizin ekonomik kalkınması açısından büyük önem taşıyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen bu proje de fındık gibi ülkemiz için stratejik öneme sahip bir ürünün atık olarak görülen kısmını ekonomiye kazandırmayı hedefliyor. Üniversitemizin araştırma odaklı yaklaşımını yansıtan bu değerli çalışmayı yürüten akademisyenimizi ve ekibini tebrik ediyor, projenin bilim dünyasına ve ülkemize önemli katkılar sunacağına inanıyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.