Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tübi̇tak

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençler kokpite geçti, BTÜ’de F16 heyecanı yaşandı Haber

Gençler kokpite geçti, BTÜ’de F16 heyecanı yaşandı

BTÜ UHSST öğrencileri tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Havacılık ve Savunma Günleri’nin 8’ncisi, yoğun katılımla başladı. Türk uzay, havacılık ve savunma sanayiinin yıldız kurumlarına ev sahipliği yapan etkinlikte en dikkat çeken, F16 simülasyonu oldu. Kontrol panellerinden elektrik sistemlerini devreye alma, motor devirlerini kontrol etme, güç verme ve gaz kolunu ilerletme gibi adımların yüzde 70’ine kadar gerçekçi olduğu simülasyonu deneyenler ise farklı anlar yaşadı. Birçok simülasyon denediklerini, araba kullandıklarını ancak bunun çok farklı bir heyecan olduğunu dile getiren öğrenciler, "Uçak uçuracağımı hiç düşünememiştim. Bursa Teknik Üniversitesi’nin Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu’nun bize, özellikle lise öğrencilerine bu şansı verdiği için çok mutluyum. Biz buraya liseden kendi uzay havacılık topluluğumuz olarak geldik. Daha önce etkinliklerle tanıştığımız için bizi buraya çağırdılar ve açıkçası böyle bir deneyime sahip olmak benim için çok umut verici. Çünkü ülkemizde özellikle böyle etkinliklerin çok fazla olduğunu görmedim. Otomobil gibi düz bir yol üzerinde gitmediği için, havada süzüldüğü için teknik olarak onun iç sistemleri, mekanik sistemleri çok daha farklı ve ne olacağını asla algılayamadım. Çünkü daha önce girdiğim bir iki simülasyon hiç böyle değildi. Daha önce hiçbir F16’nın simülasyonuna girmedim ve bilmiyorum, garip bir deneyimdi. Her şey birkaç saniye sonra geliyor. Ben onu tam olarak anlamıyorum. Bence çok zor. Ben burada simülasyonu bile daha yönetemedim. Onlar gerçek hele yolcu taşıyanlar, kaç kişiyi taşıyorlar" dedi. F16 tutkusu simülatöre dönüştü Havacılık ve Savunma Günleri’ne özel olarak katıldığını belirten simülasyonun sahibi Bora Erpulat, "Özel bir şirkette mühendis olarak çalışıyorum. Aşağı yukarı 1992’den beri havacılıkla ilgileniyorum. Belirli dönemlerde ara vermek zorunda kaldım. 2020’de F16’nın ilk temellerini öğrendim. Sonra birkaç kişiyle bunu ilerlettik. Herkes bilgisini topladı. Bu günlere kadar geldik. Sonra bu bende bir tutku oluşturdu. Bu tutkuyu da simülatöre dökmeye karar verdim. Bütçem ve zaman müsait olduğu takdirde cihazlarımızı biriktirdik. Bazıları el yapımı. Bunları yaptık ve sonuçta İstanbul’dan özel bir karkas sipariş ettik. Bu karkasa elektronik aletleri mümkün olduğu kadar ergonomik derecede donattık ve aşağı yukarı F16’nın yüzde 70’i burada. Bütün tuşlar çalışıyor ve gerçekten bunu kullanabiliyorsanız gerçek uçağı kullanma konusunda da ciddi bir yol kat edeceğinizi düşünüyoruz" diye konuştu. "Havacılığı gençlere sevdirmek istiyoruz" Bora Erpulat konuşmasını şöyle sürdürdü; "Ben hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Benim takımdaki bu işle ilgilenen herkes birbirine bilgiyi vererek kendilerini geliştirmeye çalışıyoruz. Operasyonlar yapıyoruz, internet bağlantısı var, görev kuruyoruz ve beraber internet üzerinden uçuyoruz. Biz bu gibi havacılık günlerine katılarak öğrencilerin havacılığı sevmesini istiyoruz. Bu simülasyon, Amerika’da eğitim gören pilotların kullandığı bir programdır. Bu, dünyanın en iyi pilotları tarafından geliştirildi ve şu an dünyadaki en fazla gerçekçiliği simüle eden programdır. İnsanların içinde çok büyük bir uçma hevesi var. Ama bunu ‘gel yap ve bu işle uğraş’ dediğin zaman çünkü çok ağır eğitimleri var. Çok zaman ayırması lazım, ciddi bir maddi kaynak ayırması lazım. Sonuçta insanlar kaçıyor. Ama böyle bir şey olduğu zaman hayallerini gerçekten gerçekleştiriyoruz ve içindeki uçma özlemini en azından bir noktaya kadar da absorbe etmiş oluyoruz. Çok memnunlar. Gerçekten çok iyi" dedi. "BTÜ’lü gençler savunma sanayine hazırlanıyor BTÜ Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu (UHSST) iletişim sorumlusu Salih Yarıcı, "Amacımız, Bursa özelindeki ve etrafındaki bütün okullar ve gençlerimize havacılık ve savunma sanayi sektörünü birinci ağızdan tanıtmak. İki gün boyunca sürecek olan etkinliğimiz 15 Mayıs’a kadar devam edecek. Bu etkinliği Hexagon ana sponsorluğunda düzenliyoruz. Sağ olsunlar onların destekleriyle gayet büyük bir alanımız ve gayet büyük bir çevremiz var. Bu simülatör etrafta görebileceğiniz normal bir simülatöre pek yakın değil. Gerçek bir F16 uçağının yüzde 70’ini içeren bir simülatör. Zaten öğrencilerimiz de oraya büyük bir ilgi duymakta. Bizler Bursa Teknik Üniversitesi’nin kurulduğundan itibaren aktif olarak en köklü topluluklardan bir tanesiyiz. Biz şimdi ve gelecekteki bütün yarışmalara; Teknofest, TÜBİTAK, ODTÜ, VTOL ve bunun benzerindeki yurt dışı yarışmalarına beş ayrı takımla beraber katılmaktayız. Burada iki tane sabit kanat İHA, bir tane döner kanat drone, bir tane roket, bir tane de şu anda VTOL takımımız bulunmaktadır. Ödüllerimiz her defasında artmaya devam ediyor. Yaklaşık aktif üye sayımız da 2 binin üzerindedir. Okulumuzdaki şu anda en fazla üye sayısına sahip topluluğuz" dedi. BTÜ Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu (UHSST) sosyal medya sorumlusu Betül Ekinci ise şöyle konuştu: "Ben bu yıl geldim bu topluluğa. Birçok toplulukta aktif şekilde rol aldım. Böyle toplulukların öğrencilere birçok konuda katkı sağladığını düşünüyorum. Özgüven açısından ve bir sürü network bulma açısından bu şekilde topluluklar çok yararlı oluyor. Aynı zamanda okul süreciyle birlikte yürütüldüğünde CV’mizde de bunlardan bahsedebiliyoruz. Bizim etkinliğimize büyük katkıda bulunan Hexagon ekibine çok teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda diğer firmaları da etkinliğimize davet ediyoruz."

BTÜ’den tarımda su israfına yapay zekâ çözümü Haber

BTÜ’den tarımda su israfına yapay zekâ çözümü

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), TÜBİTAK’ın 1711 - Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında proje desteği almaya devam ediyor. Daha önce iki projeyi sanayi iş birliğiyle Bursa’ya kazandıran BTÜ, yeni bir çalışmada daha yer alıyor. Bu doğrultuda, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan’ın BTÜ adına akademik ve teknik katkı sunduğu "Sensör Verileriyle Desteklenen Yapay Zekâ Tabanlı Akıllı Sulama Sistemi" başlıklı proje, GÖRSENTAM Tarım Teknolojileri A.Ş. ve Camandıra Çiftliği iş birliğiyle yürütülecek. İki yıl sürecek çalışma kapsamında tarımda kullanılan sensör verileri, meteorolojik tahminler ve yapay zekâ modelleri bir araya getirilecek. Bu sayede su ve enerji kullanımını en az yüzde 20 oranında azaltmayı hedefleyen, otomatik ve güvenilir bir akıllı sulama karar destek sistemi geliştirilecek. "Akıllı sulama, sürdürülebilir tarım için önemli bir ihtiyaç" Üniversite - sanayi iş birliğiyle yürütülecek proje hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Remzi Özcan, tarımsal sulamada verimliliğin stratejik önemine dikkat çekti. Özcan, "Türkiye’de su kullanımının büyük bölümü tarımsal sulamada gerçekleşiyor. Bu nedenle sulamada suyun doğru zamanda ve doğru miktarda kullanılması, hem su kaynaklarının korunması hem de üretim maliyetlerinin azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Geleneksel sulama uygulamalarında kararlar çoğu zaman deneyime dayalı verildiği için suyun verimli kullanılması zorlaşabiliyor. Bu durum, üretim verimliliği ve iş gücü açısından da olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Yanlış sulama ise yalnızca su israfına değil, aynı zamanda toprak yapısının bozulmasına, verim kaybına ve ürün kalitesinin düşmesine de yol açabiliyor. Proje kapsamında sensör verileri ile yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının bir arada değerlendirilmesiyle, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha güvenilir bir sulama yaklaşımına katkı sunulması hedefleniyor" dedi. Sensörler ve yapay zekâ bir arada çalışacak Projenin işleyişine ilişkin bilgi veren Özcan, sistemde farklı veri kaynaklarının birlikte değerlendirileceğini belirterek, "Proje çerçevesinde toprak nem sensörleri, tarımsal meteoroloji istasyonları, kısa vadeli yağış tahminleri ile yapay zekâ ve makine öğrenmesi tabanlı yöntemlerin bütünleşmiş biçimde kullanılması planlanıyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemle, gerçek zamanlı veriler üzerinden bitki ihtiyacına özel sulama önerileri sunabilen, otomatik ve güven seviyesi raporlanabilen bir akıllı sulama karar destek mekanizması oluşturulması hedefleniyor" dedi. Karacabey’de test edilecek Yapay zekânın önemli bir rol üstleneceği proje kapsamında elde edilmesi hedeflenen çıktıları da paylaşan Özcan, şunları söyledi: "Proje sonunda tarımda yüzde 20 ve üzerinde su tasarrufu sağlanması, enerji tüketiminin azaltılması, sulama miktarı tahmin hatasının yüzde 10’un altına düşürülmesi, daha sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sunulması ve çiftçiler açısından daha az iş gücüyle daha yüksek verim elde edilmesi hedefleniyor. Konsorsiyum paydaşlarının katkılarıyla geliştirilecek sistemin saha testleri ise Camandıra Çiftliği’nin Karacabey’deki 3 bin dekarlık üretim alanında gerçekleştirilecek." Rektör Çağlar: "Üniversite-sanayi iş birliği ile çözüm üretiyoruz" BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise yapay zekâ alanındaki projelerin hem akademi hem de sektör için önemli çıktılar ürettiğini vurguladı. Rektör Çağlar, "Bursa Teknik Üniversitesi olarak yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanında ürettiğimiz bilgi ve geliştirdiğimiz çözümleri sanayi ve toplumla buluşturmayı önemsiyoruz. TÜBİTAK destekli bu proje, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü bir örneğini oluştururken aynı zamanda tarımda sürdürülebilir üretim hedeflerine de katkı sağlayacak. Akademisyenlerimizi ve proje paydaşlarımızı tebrik ediyorum" dedi.

İnegöl Belediyesi öğrencileri robot yarışmasına götürdü Haber

İnegöl Belediyesi öğrencileri robot yarışmasına götürdü

Antalya’da düzenlenecek olan 18. Uluslararası MEB Robot Yarışması başlıyor. "Yeşil Vatan, Mavi Gelecek" temasıyla 6-8 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya Spor Salonunda gerçekleştirilecek organizasyon Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise sayılı büyük robot yarışmalarından biri olarak kabul ediliyor. Uluslararası MEB Robot Yarışması; Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ile Türk İş Birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) iş birliğinde düzenleniyor. İnegöl Belediyesi’nden ulaşım desteği Çizgi İzleyen Temel Seviye (ortaokul ve dengi okullar), Su Üstü Robot (ortaokul ve dengi okullar), Tasarla-Çalıştır Temel Seviye (ortaokul ve dengi okullar), Tozkoparan Robot (ortaokul ve dengi okullar), Endüstriyel Robotik Kol, Hızlı Çizgi İzleyen, İnsansız Hava Aracı (Mini Drone), Labirent Ustası, Mini Sumo, Otonom Araç, RC Sabit Kanat Uçak, Serbest Proje, Su Altı Robot (SAR), Tasarla-Çalıştır, Yumurta Toplama ve Siber Güvenlik olmak üzere 16 kategoride gerçekleştirilecek yarışmaya İnegöl’den de katılım oldukça yoğun. 88 öğrenci ile 14 danışman öğretmen 2026 Uluslararası MEB Robot Yarışması için Antalya’ya gitti. Bu önemli organizasyon için öğrenci ve öğretmenlerin ulaşımını ise İnegöl Belediyesi sağladı. Öğrenciler Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece Gastro İnegöl Restoranı önünden 3 otobüsle Antalya’ya gitmek üzere hareket ettiler. Başkan Taban’dan öğrencilere başarı dileği İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise sayılı büyük robot yarışmalarından biri olan MEB Robot Yarışmasına katılan İnegöllü öğrencilere başarılar diledi. Gençlerin ve öğrencilerin her an yanlarında olduklarını hatırlatan Başkan Taban, "Öğrencilerimizin nerede desteğe ihtiyacı varsa biz kurum olarak yanlarındayız. Böylesine önemli bir organizasyon için de 88 öğrencimiz ile 14 danışman öğretmenimizin ulaşımı noktasında katkı sunduk. Bu tür organizasyonları önemsiyoruz. Öğrencilerimizin tecrübe kazanması, kendilerini geliştirmesi adına faydalı organizasyonlar. İnşallah yarışmalar neticesinde de güzel sonuçlarla geleceklerine inancımız tam" dedi.

Bursa’da ulaşımı 15 dakikaya düşürecek akademik çalışma Haber

Bursa’da ulaşımı 15 dakikaya düşürecek akademik çalışma

BTÜ Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yalçın Yıldırım’ın yürütücüsü olduğu “Sürdürülebilir Kentsel Yaşam Kapsamında 15 Dakikalık Şehir Konseptinin Çevre ile İlişkisinin İncelenmesi: Southampton ve Bursa Kentleri Örneğinde Bir Karşılaştırma” başlıklı proje, TÜBİTAK 2219 Yurt Dışı Doktora Sonrası Araştırma Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Çalışma kapsamında Bursa ve İngiltere’de 15 dakikalık şehir modeli araştırılacak. Kent yaşamını daha erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlayan “15 dakikalık şehir” modeli kapsamında şehirde günlük ihtiyaçlara kısa sürede erişim imkânı sunan alanlar belirlenecek. Bu doğrultuda Bursa ve İngiltere’de mekânsal odak noktaları tespit edilecek. Bu noktaların yürüme, bisiklet ve toplu taşıma gibi ulaşım türleriyle erişilebilirliği bilimsel yöntemlerle analiz edilecek. BURSA MODELİ FARKLI ÜLKELERE ÖRNEK OLACAK Araştırmada erişilebilirliğin yanında çevresel kalite de ele alınacak. Bu kapsamda belirlenen alanlarda gürültü düzeyi ve hava kalitesi gibi çevresel faktörler ölçülerek detaylı analizler gerçekleştirilecek. Elde edilen bulgular doğrultusunda kentsel tasarım, planlama ve politika geliştirme süreçlerine katkı sunacak öneriler geliştirilecek. Bursa ve İngiltere örnekleri üzerinden yürütülecek analizlerle, modelin farklı coğrafyalardaki uygulanabilirliği de ortaya konacak. Çalışma Avrupa’da bu alanda ileri araştırma altyapısına sahip kurumlar arasında yer alan University of Southampton iş birliğiyle yürütülecek. Kentlerde yaşamın giderek hızlanırken günlük ihtiyaçlara erişimin de aynı ölçüde zorlaştığını dile getiren Doç. Dr. Yalçın Yıldırım, “Günümüzde insanlar işe, okula, hastaneye ya da sosyal alanlara ulaşmak için her geçen gün daha fazla zaman harcıyor. Biz de araştırmamızda bu soruna ‘15 dakikalık şehir’ modeli ile çözüm bulmaya çalışacağız. Bursa ve İngiltere’nin Southampton şehrinde yapacağımız planlama ile insanların gündelik ihtiyaçlarına ulaşım süresini 15 dakikaya düşürmüş olacağız. Bursa’dan yola çıkarak elde edeceğimiz bulguların yerel yönetimler, şehir plancıları ve peyzaj mimarları için yol gösterici olmasını hedefliyoruz” dedi. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ise üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda şehirlerin ve toplumun gelişimine katkı sunan araştırma merkezleri olduğunu vurgulayarak, 15 dakikalık şehir yaklaşımının kentlerde yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen önemli bir model olduğunu belirterek, Bursa’dan hareketle yürütülecek bu araştırmanın hem yerel yönetimlere hem de şehir planlama süreçlerine önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.

BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek Haber

BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen “Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. DİJİTAL YÜZ SERİSİ OTOMATİK ÜRETİLECEK Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. OYUN VE SİNEMA GİBİ SEKTÖRLERE DİJİTAL YÜZ… Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, “Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz” diye konuştu. REKTÖR ÇAĞLAR: PROJE ÖNEMLİ BİR İHTİYACA ÇÖZÜM ÜRETİYOR BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, “Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum” dedi.

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle Haber

Bursa'dan sürdürülebilir üretimde kenevir odaklı yeni hamle

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, TÜBİTAK ve KOSGEB iş birliğiyle yürütülen, Dünya Bankası tarafından finanse edilen Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında hayata geçirilen proje; yerli endüstriyel kenevirin tekstil, kompozit, reçine ve yapısal malzemeler gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesini amaçlıyor. Üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden değerlendirilmesini de içeren proje, döngüsel ve sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sunmayı hedefliyor. Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’nde (BUTEKOM) düzenlenen lansmana, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) Başkanı Mehmet Aslan, sanayi temsilcileri, akademisyenler ve proje paydaşları katıldı. Lansmanda konuşan UTİB ve Polyteks Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, üretim anlayışında çevresel etkinin giderek daha fazla önem kazandığını vurgulayarak, “Bugün nasıl ürettiğimiz, neyi dönüştürdüğümüz ve gelecek nesillere nasıl bir dünya bıraktığımız da en az üretim kadar önemlidir. Bu noktada endüstriyel kenevir; doğaya saygılı, çok yönlü ve sürdürülebilir bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. Kenevirin sahip olduğu potansiyeli farklı sektörlerde katma değere dönüştürmeyi, sürdürülebilir üretim modellerinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı ve ülkemizin yeşil dönüşüm yolculuğunu desteklemeyi hedefliyoruz” dedi. “YEŞİL DÖNÜŞÜM HEDEFLERİNE KATKI SUNAN STRATEJİK BİR GİRİŞİM” TEYDEB Başkanı Mehmet Aslan ise 1833 SAYEM Yeşil Dönüşüm Programının, Dünya Bankası finansal katkısıyla Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında oluşturulmuş, sürdürülebilir ve çevre dostu üretim anlayışını teşvik eden stratejik bir program olduğunu belirtti. Projeyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Aslan, “Kenevir; tekstilden kompozit malzemelere, biyoplastiklerden ilaç ve kozmetik sektörüne kadar geniş bir kullanım alanına sahip, yüksek potansiyel taşıyan önemli bir hammaddedir. Bu platformun üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek bilimsel bilgi birikimini, teknolojik yetkinliği ve sektörel deneyimi bir araya getireceğine; yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz” diye konuştu. Program kapsamında proje yürütücüleri de sunum yaparak katılımcılara proje hedefleri, çalışma alanları ve beklenen çıktılar hakkında bilgi verdi. Etkinlik, katılımcıların bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunduğu bölümle sona erdi.

BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek Haber

BTÜ’de insan verisi kullanılmadan yüz analizi sistemleri eğitilecek

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Muhammed Ömer Faruk Selvi yürütücülüğünde ve Doç. Dr. Erdem Yavuz danışmanlığında sürdürülen "Yüz Analizi için Sinir Ağlarının Eğitimine Yönelik 3 Boyutlu Dönüştürülebilir Modellere Dayalı Yüksek Yoğunluklu Sentetik Veri Üretim Sistemi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1002 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, yüz analizi yapan yapay zekâ sistemlerinin en önemli ihtiyacı olan veri sorununa çözüm üretmeyi hedefliyor. Çalışma kapsamında geliştirilen sistem sayesinde bilgisayar ortamında üç boyutlu ve gerçekçi yüz karakterleri oluşturulacak ve bu karakterler üzerinden binlerce farklı yüz ifadesi ve hareketi üretilebilecek. Dijital yüz serisi otomatik üretilecek Proje kapsamında Blender ve Python tabanlı bir altyapı kullanılarak oluşturulan sistem, yapay sinir ağlarının eğitiminde kullanılabilecek çok sayıda dijital yüz verisini otomatik olarak üretebilecek. Böylece yapay zekâ çalışmalarında sıkça karşılaşılan veri eksikliği ve yüksek etiketleme maliyetleri önemli ölçüde azaltılabilecek. Aynı zamanda gerçek insan yüzlerine ihtiyaç duyulmadan oluşturulan dijital karakterler sayesinde veri güvenliği ve kişisel verilerin korunması açısından da güvenli bir araştırma ortamı sağlanacak. Oyun ve sinema gibi sektörlere dijital yüz Geliştirilen sistemin, yüz üzerindeki mimikleri ve küçük hareketleri yüksek hassasiyetle takip edebilen detaylı bir veri altyapısı sunmayı hedeflediğini kaydeden Arş. Gör. Selvi, "Bu yaklaşımımız sayesinde yüz hareketlerini analiz eden yapay zekâ sistemlerinin daha doğru ve güvenilir sonuçlar üretmesi mümkün hale gelecek. Araştırmadan elde edeceğimiz sonuçların; oyun ve sinema sektöründe dijital karakterlerin canlandırılmasından, otonom araçlarda sürücü dikkat analizine kadar birçok farklı alanda kullanılan yüz analizi teknolojilerinin gelişmesine katkı sağlaması bekliyoruz" diye konuştu. Rektör Çağlar: Proje önemli bir ihtiyaca çözüm üretiyor BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen yapay zekâ çalışmalarının önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda geleceğin teknolojilerine yön veren araştırmaların da merkezidir. Akademisyenlerimizin geliştirdiği bu proje, yapay zekâ alanında önemli bir ihtiyaca çözüm üretme potansiyeli taşıyor. Üniversitemizde yürütülen bu tür nitelikli çalışmaların artarak devam etmesi bizleri memnun ediyor. Projede emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyorum" dedi.

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak Haber

Dijital dönüşüm için 300 milyon Euro’luk kaynak

Toplantıda konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, Bursa’daki KOSGEB desteklerinin son iki yılda 20 kat artmasına rağmen, dijital dönüşüm için ayrılan kaynakların henüz yeterince değerlendirilmediğini belirtti. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla sağlanan 300 milyon Euro’luk kaynağın büyük bir kısmının henüz başvuru aşamasında olduğunu hatırlatan İbrahimcioğlu, Bursalı firmaları bu küresel rekabet fırsatından pay almaya davet etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşüm süreçlerine katkı sağlamak, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası destek mekanizmalarına erişimini artırmak ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırlamak hedefiyle "Dijital Dönüşüm ve Uluslararası İş Birliği Fırsatları" etkinliği BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlendi. Avrupa İşletmeler Ağı kapsamında organize edilen; BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip’in açılış konuşmalarıyla başlayan program kapsamında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ve KOSGEB temsilcileri tarafından Dijital Avrupa Programı, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri, Avrupa İşletmeler Ağı, EuroHPC çağrıları, Ufuk Avrupa Programı ve ulusal dijital dönüşüm destekleri gibi önemli başlıklarda bilgilendirme sunumları yapıldı. BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt, ekonominin taşıyıcı sütunları olan KOBİ’lerin, Türkiye’deki toplam işletme sayısının yüzde 99,7’sini oluşturarak üretimin, ihracatın ve istihdamın ana kaynağı konumunda olduğunu ifade etti. Mevcut ekonomi ikliminde, geleneksel üretim refleksleriyle KOBİ’lerin bu büyük yükü taşımaya devam etmekte her geçen gün zorlandığını belirten Şenyurt, "Bugün dünyada ‘dijital olgunluk’ seviyesini tamamlamış işletmeler ile geleneksel yapıdakiler arasındaki makas hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Dolayısıyla dönüşüm, varlığımızı sürdürebilmemiz için hayati nitelikte bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi. "Bugün attığımız her adım, küresel pazarda var olma ya da yok olma çizgisini belirleyen gerçek bir yaşam savaşıdır." diyen Şenyurt, geleneksel yöntemlerle çalışan bir işletmenin on birimlik bir yolu ilerlemeye çalışırken, dijital dönüşümünü tamamlayan bir rakibinin aynı sürede menzilini çok daha ileriye taşıyabilmekte olduğuna vurgu yaptı. Şenyurt, "Bu durum, sadece verimlilik farkı değil aynı zamanda oyunun dışında kalma riskini de beraberinde getirmektedir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın vizyonu, KOSGEB’in hibe ve teşvik gücü, TÜBİTAK’ın ise teknik rehberliği sayesinde işletmelerimizin bu değişim yolculuğunda devletimizin desteğini her an hissetmesi bizler için çok kıymetlidir. Değerli kurumlarımıza şehrimizin dijital geleceğine sundukları bu güçlü katkı için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise "KOBİ’ler İçin Dijitalleşme Fırsatları" toplantılarının ilkini Mersin’de düzenlediklerini, ikincisi için ise Bursa’da bulunduklarını ifade etti. Pazarların daraldığı ve ekonomik türbülansların yaşandığı bir dönemde işletmelerin dayanıklılığını artıracak çözümler üzerinde çalıştıklarını dile getiren İbrahimcioğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri programının başlatıldığını hatırlatarak, söz konusu merkezlerin firmalara dijitalleşme süreçlerinde mentorluk sağlamak, finansal araçlara erişimi kolaylaştırmak ve dijital odaklı projelerin entegrasyonunu desteklemek amacıyla akredite edildiğini belirtti. Ahmet Serdar İbrahimcioğlu, tüm bu çalışmaların destek mekanizmalarıyla güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek hem TÜBİTAK hem de KOSGEB tarafından çeşitli destek programlarının devreye alındığını söyledi. KOSGEB Başkanı İbrahimcioğlu, "Dijital dönüşüme yönelik Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası aracılığıyla 300 milyon Euro’luk bir kaynak oluşturduk. Türkiye İş Bankası, Yapı Kredi ve TEB gibi bankalarla yaptığımız anlaşmalar sayesinde uygun şartla kredilere erişimi başlattık. Ancak üzülerek söylemek isterim ki bu kaynağın yalnızca 37 milyon liralık kısmı Bursa’da kullanılmış durumda" dedi. KOSGEB desteklerinin son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirten İbrahimcioğlu, Bursa’da 2023 yılında 117 milyon lira olan desteklerin 2025 yılında 1,8 milyar liraya ulaştığını, iki yılda yaklaşık 20 kat artış sağlandığını söyledi. Bu artışın kapasite geliştirme ve diğer destek programlarını da kapsadığını belirten İbrahimcioğlu, "Buna rağmen dijital dönüşüm programlarının toplam kullanılan destekler içindeki payı Bursa’da yalnızca 37 milyon lira seviyesinde kalmış durumda. Bu oranın mutlaka artırılması gerekiyor" diye konuştu. KOBİ’lerin bu süreçte kritik öneme sahip olduğunu, finansmana erişimin zorlaştığı bir dönemde sunulan bu kredilerin büyük bir fırsat sunduğunu söyleyen İbrahimcioğlu şöyle devam etti; "Program kapsamında faiz oranı 40,5. Bunun 20 puanını KOSGEB olarak biz karşılıyoruz. 36 ay vade imkânı sunuyoruz ve kredinin yüzde 80’ine Kredi Garanti Fonu aracılığıyla kefalet sağlıyoruz. Açıkçası mevcut ekonomik ortamda bu en mühim finansman araçlarından biri. Türkiye’nin dijitalleşmede geri kalma lüksü yok. Küresel rakiplerimiz yatırımlarını yavaşlatmadan sürdürüyor. Bu nedenle biz de elimizdeki kaynakları etkin şekilde kullanmak zorundayız." Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip, Bursa’nın üretimdeki gücü ve ihracattaki belirleyiciliğiyle Türkiye’nin en önemli sanayi merkezleri arasında olduğunu belirterek, "Bursa, dijitalleşme politikalarımızın doğal odak noktalarından biridir" dedi. Avrupa Birliği ile yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında Bursa’ya önemli bir yatırım kazandırdıklarını ifade eden Hatip, "Yaklaşık 6,2 milyon Euro bütçeyle kompozit malzeme ve teknik tekstil prototip üretim uygulama merkezini 2024 yılında Bursa’ya kazandırdık. Bu yatırım, yüksek teknolojili üretime geçişte güçlü bir enstrüman niteliği taşımaktadır. Böylece Bursa’nın köklü tekstil birikimini daha ileri teknoloji seviyesine taşıyacak önemli bir değer oluşturduk" diye konuştu. Dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm olmadığını vurgulayan Hatip, "Dijitalleşme artık tüm süreçleri yeniden tanımlayan bir rekabet alanıdır. Yapay zeka, yüksek performanslı hesaplama, siber güvenlik, yarı iletken teknolojileri ve veri odaklı uygulamalar; ülkelerin kalkınma hızını ve rekabet gücünü belirleyen temel alanlar haline gelmiştir. Türkiye olarak bu dönüşümün dışında değil, tam merkezinde yer almakta kararlıyız" ifadelerini kullandı. Bu vizyonun 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi’nde de ortaya konulduğuna işaret eden Hatip, "İmalat sanayinde robot kullanımını 8 kat artırarak 200 bine çıkarmayı ve yüksek teknolojili ürün ihracatını 30 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Destek programlarımızı birbirini tamamlayan bir yapı içinde kurguluyor, daha fazla işletmenin ve araştırmacı girişimcinin bu dönüşümden faydalanmasını amaçlıyoruz" dedi. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu, KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TSE Bursa Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev, İMSİAD Başkanı Şeref Demir ve iş dünyası temsilcilerinin de katıldığı toplantı açılış konuşmalarının ardından yapılan sunumlarla sona erdi.

BTÜ Danışma Kurulu toplandı Haber

BTÜ Danışma Kurulu toplandı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), şehir ve sektörle kurduğu iş birliklerini güçlendirmek amacıyla Danışma Kurulu Toplantısı’nın yenisini gerçekleştirdi. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıya BTÜ Rektörü Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ile üniversitenin iç ve dış paydaşları katıldı. Toplantı, Rektör Naci Çağlar’ın sunumuyla başlarken, üniversitenin eğitim modeli, akademik projeleri ve şehirle yürütülen iş birlikleri ele alındı. Çağlar, BTÜ’nün genç ve dinamik yapısıyla şehirle bütünleşen bir üniversite olmayı hedeflediğini belirterek, “Şehirleri ve üniversiteleri birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil” dedi. BTÜ’nün uluslararası alanda daha görünür olmayı hedeflediğini vurgulayan Çağlar, son yıllarda özellikle Ar-Ge, uluslararası projeler ve patentler konusunda önemli bir ivme yakaladıklarını ifade etti. Üniversitenin TÜBİTAK Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde en çok yükseliş gösteren ikinci üniversite olmasının önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ise BTÜ’nün yenilikçi vizyonuyla dikkat çektiğini belirterek, üniversitenin kamu ve toplumu ilgilendiren birçok alanda çözüm üreten bir kurum olduğunu dile getirdi. Esen ayrıca, şehre kazandırılması planlanan Bursateknopark projesinin gençler ve sanayi için önemli fırsatlar sunacağını ifade etti. Toplantıda söz alan paydaşlar da üniversite–kamu–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sanayi temsilcileri, BTÜ’nün bilimsel projelerinin çözüm odaklı ve kaliteli olduğunu vurgularken; öğrencilerin sanayiyle daha fazla buluşmasını sağlayacak etkinliklerin artırılması ve gençlerin süreçlere daha aktif katılımı yönünde önerilerde bulundu. Danışma Kurulu Toplantısı, karşılıklı görüş alışverişi ve iş birliği mesajlarıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.