Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Trump

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trump haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahçeli'den sert AB çıkışı Haber

Bahçeli'den sert AB çıkışı

MHP Lideri Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmanın ara başlıkları şöyle; Ankara, işgal kapıya dayandığında geri çekilmeyen iradenin; yokluk içinde devletimizi küllerinden yeniden doğuran, ateşten gömlek giyip milletine istiklal biçen ferasetin adıdır. Bir zamanlar direnişin karargahı olan bu aziz şehir, bugün küresel güvenlik mimarisinin tartışıldığı uluslararası platformlara ev sahipliği yaparken; yeni dönemin stratejik tartışmalarına istikamet kazandıran bir merkez olduğunu göstermiştir. Bu sebeple Ankara’da toplanan NATO Zirvesi’ni alelade bir diplomasi faaliyeti gibi okumak eksik, sığ ve sakat bir değerlendirme olacaktır. Ankara’da, yetmiş yılı aşan ittifak hukukunun muhasebesi yapılmış; Soğuk Savaş yıllarının hayalet cephe hatlarından bugünün çok katmanlı güvenlik bunalımlarına uzanan uzun yolun hesabı görülmüştür. Ankara’da; 5. maddenin müşterek savunma ruhundan Ukrayna’ya verilen askeri desteğin geleceğine, 50 milyar doları aşan yeni tedarik hamlelerinden savunma sanayiinde ortak üretim arayışlarına, Avrupa’nın yıllarca ertelediği caydırıcılık açıklarından müttefikler arasındaki ambargo ve kısıtlama çelişkilerine, İran’ın nükleer programından Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer emniyetine, Suriye’de açılmak istenen yeni sayfadan Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan hassasiyetlerimize kadar geniş bir güvenlik kuşağının bütün açmazları aynı anda ele alınmıştır. Ankara’da, müttefikliğin yalnızca kameraların parlak ışıkları altında verilen pozlardan, kriz günlerinde yayımlanan yavan kınama mesajlarından, kürsülerde cilalanmış cümleleri birbiri ardına sıralamaktan ibaret olmadığı; hakiki müttefikliğin hakkaniyet, samimiyet, üretim, paylaşım ve dayanışma üzerine bina edileceği açıkça anlaşılmıştır. Zira devletler de ittifaklar da kürsülerden haykırılan süslü beyanların geçici cazibesiyle değil; badire anlarında sınanan sadakatlerin, yük omuzlara çöktüğünde gözlerin çevrildiği adaletin, gecesini gündüzüne katarak çalışan iradenin gösterdiği sebatla ayakta durur. Kadim Türk devlet mirası, bu hakikati zamanın aşındıramadığı bir mutlak esas olarak akıllarımıza nakşetmiştir. Bilge Tonyukuk’un bin yılı aşkın zaman önce “Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım” derken anlattığı şey ne kadar yorulduğu değil; devleti kurmanın, devleti yaşatmanın ve milleti felaketten sakınmanın bedelinin ne denli ağır olduğudur. NATO Ankara Zirvesi müzakereleri devam ederken, dünyanın dikkati bir anda Ankara ile Hürmüz Boğazı arasında bölünmüştür. Zirve devam ederken Trump mutabakat sürecinin kendisi için bittiğini ifade etmiştir. Bu gelişme yalnızca Vaşington – Tahran hattında yoğunlaşan gerilim ile nükleer program başlığı altında sarmala dönen ihtilafın ifadesi değildir. Daha iki hafta önce bu kürsüden mutabakat sözlerine ilişkin duyduğumuz memnuniyeti ve fakat temkinli yaklaştığımızı söylemiş, verilen sözün nihayete ulaşmasının önemini ifade etmiştik. Devletler arasında tesis edilen mutabakatın itibar ve bağlayıcılığına vurgu yapmıştık. Diplomasinin barışa susamış insanlığın ağzına bir parmak bal çalmak için kullanılan geçici bir aldatmaca mı, yoksa savaşın yolunu kapatacak samimi ve kalıcı bir çözüm iradesi mi diye sormuştuk. Henüz kısa bir süre önce bölgeye umut veren, çatışmanın ateşini kesen ve nihai anlaşmaya ulaşılması için bir takvim ortaya koyan mutabakatın, daha bir ay geçmeden etkisizleştirilmesi, ardından İran topraklarının yeniden bombalanması, barış ihtimaline duyulan güveni sarsmıştır. Ankara Zirvesi’nin ardından Avrupa başkentlerinde yeniden ele alınması şart olacak, Brüksel koridorlarında tekrar gündeme oturacak en mühim başlıklardan biri, Türkiye’nin Avrupa Birliği müzakere sürecidir. Avrupa’nın stratejik geleceği yeniden masaya yatırılmalı ve hakkaniyetli bir gelecek planı oluşturulmalıdır. Çünkü bugün Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu sorunlar, artık eski ezberlerle yönetilemeyecek kadar ağırlaşmıştır. Enerji arz güvenliğinden düzensiz göçe, Savunma kapasitesinden demografik daralmaya, Tedarik zincirlerinden ekonomik rekabete kadar uzanan geniş bir alanda Avrupa yeni bir yol ayrımına gelmiştir. Bu yol ayrımında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir hakikat vardır: O hakikatin adı da Türkiye’dir! Ukrayna sahasından Karadeniz’e, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Doğu Akdeniz’den Ortadoğu’ya kadar uzanan geniş jeopolitik kuşakta Türkiye’nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denklemi kalıcı olamayacaktır. Türkiye’nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridoru sürdürülebilir olmayacaktır. Türkiye’nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır. Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir. Ne var ki Avrupa Birliği, uzun yıllardır bu gerçeği görmek yerine günü kurtaran siyasi reflekslerle hareket etmeyi tercih etmiştir. Türkiye’nin üyelik süreci teknik kriterlerden çok siyasi ön yargılarla değerlendirilmiştir. Açılması gereken fasıllar bloke edilmiş, Yerine getirilmesi gereken yükümlülükler ertelenmiş, Verilen sözler tutulmamış, Türkiye’nin haklı beklentileri sürekli başka gündemlerin gölgesinde bırakılmıştır. Bu yaklaşım yalnızca Türkiye’ye değil Avrupa’ya da zarar vermiştir. Çünkü Avrupa Birliği, Türkiye’yi bekleme odalarında tutarken kendi stratejik ufkunu daraltmıştır. Türkiye’yi dışarıda bırakarak Avrupa’nın daha güçlü olacağını düşünenler, bugün karşı karşıya kaldıkları güvenlik ve istikrar sorunlarına dönüp bakmalıdır."

Bahçeli: "Yargıtay CHP ile ilgili kararı vermelidir" Haber

Bahçeli: "Yargıtay CHP ile ilgili kararı vermelidir"

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları: Yaşananlar CHP'ye yakışmıyor. Yaşanan gelişmeler demokrasimize zarar verici bir noktaya varmaktadır. Provokasyonları artıracak söylem ve eylemlerden kaçınılmalı. Türk siyasetinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya ve meşrulaştırmaya çalıştırılmaya şahit olunmaktadır. Politik amaçlar uğruna milli hafıza mekanları ve milli kahramanlar üzerinden toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup geliştirilmemesidir. Mesele hukuk zemininden demokrasi platformundan, siyasi rekabet ve nezahetten uzaklaşmamalıdır. Türkiye'yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir. Olaylar sokağa taşıp fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme güvenlik güçlerine saldırıya kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir. Mahkeme kararına yönelik itiraz merciği olan Yargıtay konu hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. Cumhuriyet Halk Partisi kendi arınmasını yapmalı ve durulmalıdır. Siyaset daha şeffaf bir zemine taşınmalı. CHP'nin bir gündemde patinaj yapmasının kimseye faydası olmayacaktır. 1917 Barford Deklarasyonu ile Filistin topraklarına taşınan sapkın ve saplantılı Siyonist haydutluk, bugün ABD himayesindeki İsrail 'in yayılmacı politikalarıyla tercih edilmiştir. revize etmek gayreti içindedir. Coğrafyamız müfrit ve marjinal o ideolojik sapkınlıklarla yönetilen İsrail 'in bölgeye etnik, dini ve mezhepsel parçalara bölerek siyonist yayılmacı senaryoları hayata geçirmesi tehdidiyle karşı karşıyadır. Bu tehdidin ana hedefi asırlar boyunca İslam'ın bayraktarlığını yapmış, dokuz tuğlu kurt başlıklı sancaklar ile tevhit bayrağını yükseltmiş Türkiye'dir. Bu bağlamda adaletin ve barışın tecessüm ettiği kurumsal yegane yapı Türk devletidir. Türkiye köklü devlet geleneği tarihin kadim gözleridir. İslam ülkeleri arasında kuvvetli birlik temin edilemedi. Bu yalın gerçeği görmek için daha ne kadar acı çekilecektir. Bir kez daha İslam dünyasının ayağa kalkabilmesi için Kudüs Paktı teklifimiz ciddiyetle ele alınmalı. İslam dünyası ayağa kalkmalı, İsrail'e haddini bildirmelidir. Filistin özgürleşmelidir. BM can çekişmektedir. AB ve NATO gibi kurumlar kan kaybetmektedir. Dünyada yeni bir denge arayışı başlamışken İslam coğrafyasının bir ve bütün olarak çıkması elzemdir. Türkiye buna hazırdır. ABD fena halde bocalamakta, zira boş tehditler savururlarken zaaflarını ortaya koymaktadırlar. Daha fazla bu savaş devam etmemeli. Trump mademki İran'da vurmadık bir şey kalmadı diyor o halde savaşı bitirsin. Bölge halkı nefes alsın, insanlık daha fazla endişe etmesin. Atılacak her adıma Türkiye sonuna kadar destek olacaktır. Barış için diğer ülkelerle birlikte ortak yol haritası belirlenecektir. ABD bu savaşı derhal durdurmalı ve bölgedeki varlığını geri çekmeli. İsrail'e destek vermekten vazgeçmeli. Ukrayna-Rusya savaşı da durdurulmalı. Türkiye tüm bu süreçlere ev sahipliği yapabilecektir. Türkiye sözünü güvenilen kudretli bir ülkedir. Küresel barış için atılacak her adımda Türkiye'nin etkin bir rolün üstlenmemesi için hiçbir sebep yoktur.

Trump: "İran savaşında sona çok yaklaştık" Haber

Trump: "İran savaşında sona çok yaklaştık"

ABD Başkanı Donald Trump, FOX Business sunucusu Maria Bartiromo'ya röportaj verdi. İran savaşı sorulan Trump, "Bence bitmeye çok yakın, evet. Bitmesine çok yakın olduğunu düşünüyorum" dedi. Trump savaşın sona yaklaştığını söylemesine rağmen "ABD'nin işinin henüz bitmediğini" vurguladı. Trump, "Eğer şimdi bırakıp çıksak o ülkeyi yeniden inşa etmeleri 20 yıl sürer ve biz henüz işimizi bitirmedik. Ne olacağını göreceğiz. Bence anlaşma yapmak istiyorlar" ifadelerini kullandı. Trump, İran'ın nükleer yeteneklerini etkisiz hale getirmenin gerekli olduğunu, bu nedenle Orta Doğu'da çatışmaya girdiğini belirtti. Trump, "Yönümü değiştirmek zorunda kaldım. Çünkü bunu yapmasaydım şu anda İran nükleer silaha sahip olurdu. Eğer nükleer silaha sahip olsalardı oradaki herkese 'efendim' diye hitap etmek zorunda kalırdınız ve bunu istemezsiniz" şeklinde konuştu. Trump'ın röportajının tamamı, Türkiye saati ile 13.00'te yayınlanacak. "Ateşkesi uzatmayı düşünmüyorum" ABD Başkanı Trump, ABC News muhabiri Jonathan Karl'a da röportaj verdi. Trump, İran'la ateşkesi uzatmayı düşünmediğini, çünkü buna büyük ihtimalle ihtiyaç duyulmayacağını ifade etti. Trump, İran ile müzakerelerin devam etme ihtimaline ilişkin, "Bence önümüzdeki 2 gün inanılmaz olaylara sahne olacak. Gerçekten böyle düşünüyorum. Sonuç iki şekilde de bitebilir, ancak bence bir anlaşma daha iyi. Çünkü o zaman (ülkeyi) yeniden inşa edebilirler. Artık gerçekten farklı bir rejimleri var. Ne olursa olsun, radikalleri ortadan kaldırdık. Gittiler, artık aramızda değiller" ifadelerini kullandı. Trump öte yandan, "Başkan olmasaydım, dünya paramparça olurdu" dedi.

İtalya, İsrail ile savunma anlaşmasını askıya aldı Haber

İtalya, İsrail ile savunma anlaşmasını askıya aldı

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Verona'da katıldığı bir etkinlik sırasında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Başbakan Meloni, "Mevcut durum göz önüne alındığında hükümet, İsrail ile savunma anlaşmasının otomatik yenilenmesini askıya almaya karar vermiştir" dedi. Meloni ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'ya yönelik ifadelerinin "kabul edilemez" olduğunu belirtti. İtalyan medyasına göre Savunma Bakanı Guido Crosetto, İsrailli mevkidaşı Israel Katz'a askıya alma kararını içeren bir mektup gönderdi. Savunma sanayi, askeri personelin eğitimi, araştırma-geliştirme ve bilgi teknolojileri alanlarında iş birliğini içeren anlaşma, 13 Nisan 2016'da yürürlüğe girerken, 5 yılda bir yenileniyordu. İki ülke arasında gerilim artmıştı Geçtiğimiz hafta İtalyan hükümetinin İsrail güçlerini Lübnan'daki Birleşmiş Milletler barış gücündeki İtalyan askerlerinin konvoyuna uyarı ateşi açmakla suçlamasının ardından iki ülke arasındaki gerilim artmıştı. İtalya Dışişleri Bakanlığı, en az bir aracın hasar gördüğü, kimsenin yaralanmadığı saldırının ardından İsrail'in Roma Büyükelçisi Jonathan Peled'i protesto amacıyla bakanlığa çağırmıştı. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani dün İsrail güçlerinin Lübnanlı sivillere yönelik saldırılarının "kabul edilemez" olduğunu belirtip kınamış, bunun üzerine İsrail Dışişleri Bakanlığı, İtalya'nın Tel Aviv Büyükelçisi Luca Ferrari'yi bakanlığa çağırmıştı.

Trump: "Savaş gemilerini en iyi silahlarla yüklüyoruz, anlaşma olmazsa bunları kullanacağız" Haber

Trump: "Savaş gemilerini en iyi silahlarla yüklüyoruz, anlaşma olmazsa bunları kullanacağız"

ABD Başkanı Trump, İran ile iki haftalık ateşkes sağlanmasının ardından ABD Başkan Yardımcısı James David Vance’in nihai bir barışı müzakere etmek üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’a doğru yola çıkmasından kısa sonra ABD basınına açıklamalarda bulundu. Trump, ABD basınına yaptığı açıklamada, İran ile barış görüşmelerinin başarısız olması halinde ABD savaş gemilerinin İran’a yönelik saldırılara yeniden başlamak üzere "en iyi mühimmatla" yeniden doldurulduğunu söyledi. Telefon üzerinden verdiği röportajda İran ile görüşmelerin başarılı olup olmayacağı sorulduğunda Trump, "Bunu yaklaşık 24 saat içinde öğreneceğiz. Yakında biliyor olacağız" dedi. Trump, "Bir yeniden hazırlık sürecindeyiz. Savaş gemilerini şimdiye kadar üretilmiş en iyi mühimmatla, en iyi silahlarla yüklüyoruz. Bunlar, daha önce kullandığımız ve onları tam bir yıkıma uğrattığımız silahlardan bile daha iyi silahlar. Anlaşma olmazsa bunları kullanacağız" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, İran ile yapılan müzakerelere ilişkin, "Doğru söyleyip söylemediğinden emin olmadığımız insanlarla uğraşıyoruz" ifadelerini kullandı. Trump, "Yüzümüze karşı, tüm nükleer silahlardan vazgeçtiklerini ve her şeyin ortadan kalktığını söylüyorlar. Sonra basının karşısına çıkıp, "Hayır, zenginleştirme yapmak istiyoruz" diyorlar. Yakında göreceğiz" dedi. Pakistan’da planlanan temaslar Pakistan’da yapılacak görüşmelerde ABD’nin, Başkan Yardımcısı Vance ile birlikte ABD’nin Ukrayna ve Gazze için gerçekleştirdiği müzakerelere de liderlik eden Trump’ın Özel Orta Doğu Temsilci Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner tarafından temsil edilmesi öngörülüyor. İran tarafından ise görüşmelere Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın katılması bekleniyor. Temaslarda ABD’nin İran’dan sahip olduğu zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesi ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz taşımacılığına yeniden açılmasını talep etmesine odaklanması bekleniyor. Trump, İran’ın Boğaz’ı yeniden açmasının herhangi bir ateşkes anlaşmasının kritik bir unsuru olduğunu açıkça ifade etmişti. Ancak İran ve Pakistan’ın açıklamalarına göre, Lübnan dahil savaşın tüm cephelerde durması şartının İsrail tarafından Lübnan’a yönelik saldırılar ile bozulması nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndan çok az sayıda gemi geçmişti. Görüşmelerde müzakere edilecek diğer konular arasında ise İran’ın bölgedeki vekil güçlere desteği, ülkenin balistik programı ve İran’ın kendisine yönelik yaptırımların kaldırılması taleplerinin yer alması bekleniyor.

ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeniden saldırı uyarısı Haber

ABD Başkanı Trump'tan İran'a yeniden saldırı uyarısı

ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya platformu üzerinden İran'la varılan ateşkes anlaşması hakkında açıklamalarda bulundu. ABD güçlerinin varılan anlaşmanın hükümleri tam olarak uygulanana kadar bölgede kalacağının altını çizen Trump, "Zaten büyük ölçüde zayıflatılan düşmanın ölümcül bir şekilde imha edilmesi için gerekli olan ek mühimmat, silah ve malzemelerle donatılan tüm ABD gemileri, uçakları ve askeri personeli, varılan gerçek anlaşmanın hükümleri tam olarak yerine getirilene kadar İran ve çevresinde kalacak" dedi. "Anlaşmaya uyulmazsa, yeniden ateş başlayacak" Anlaşmaya uyulmaması halinde İran'a yönelik saldırıların yeniden başlayacağını vurgulayan Trump, "Herhangi bir nedenle bu anlaşma kapsamındaki yükümlülükler yerine getirilmezse, ki bu pek muhtemel değil, o zaman yeniden ateş başlayacak ve bu, daha önce kimsenin görmediği kadar büyük, daha iyi ve daha güçlü olacak" uyarısında bulundu. İran'ın üzerinde mutabık kalınan anlaşmaya uyması gerektiğini yineleyen Trump, "Uzun zaman önce üzerinde anlaşıldı. Ve aksini iddia eden tüm asılsız söylemlere rağmen, nükleer silah olmayacak ve Hürmüz Boğazı açık, güvenli olacak" dedi. ABD ordusunun İran'a yönelik muhtemel bir yeni operasyon için hazırlıklarını sürdürdüğünü hatırlatan Trump, "Bu arada, muhteşem ordumuz silah depoluyor ve dinleniyor; aslında bir sonraki fethini sabırsızlıkla bekliyor. Amerika geri döndü!" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.