Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Trafik Güvenliği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Trafik Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trafik Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalitesiz güneş gözlüğü katarakt riskini artırabiliyor! Haber

Kalitesiz güneş gözlüğü katarakt riskini artırabiliyor!

Dünya Güneş Gözlüğü Günü dolayısıyla güneş gözlüğü seçimi konusunu değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, güneşin zararlı ışınları göz sağlığını tehdit ettiğini kaydetti. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Ancak birçok kişi güneş gözlüğünü yalnızca bir moda aksesuarı olarak görüyor. Oysa güneş gözlüğü, gözleri güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyan önemli bir sağlık gerecidir. Güneşten gelen UV ışınları yalnızca cildimizi değil, gözlerimizi de etkiler. Uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmak; katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.” dedi. GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Dr. Özdemir, “Tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli özellik, gözlüğün UV koruma özelliğine sahip olmasıdır. Camın koyu renkli olması tek başına koruma sağladığı anlamına gelmez. Bir güneş gözlüğünün ne kadar koyu olduğu değil, UV ışınlarını ne ölçüde engellediği önemlidir. Bu nedenle satın alınacak ürünün UV400 koruma özelliğine sahip olması gerekmektedir. UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarının büyük bölümünü engelleyebildiğini gösterir. Ayrıca ürün üzerinde CE işaretinin bulunması ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygun olması önemlidir. Bu standart, güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlemektedir.” diye konuştu. KOYU CAM HER ZAMAN DAHA FAZLA KORUMA SAĞLAMIYOR Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin de koyu renkli camların gözleri daha iyi koruduğunu düşünmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Oysa UV filtresi bulunmayan koyu camlar, bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabilir. Koyu cam nedeniyle göz bebeği büyür ve göz içerisine daha fazla ışık girer. Eğer cam yeterli UV korumasına sahip değilse, kişi gözlerini koruduğunu düşünürken daha fazla zararlı ışına maruz kalabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken sadece camın renginin koyuluğuna değil, UV koruma özelliğine odaklanılmalıdır" diye konuştu. Güneş gözlüğü seçiminde mevsimsel koşulların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Dr. Özdemir, camların ışık geçirgenliklerine göre kategori 0’dan kategori 4’e kadar sınıflandırıldığını söyledi ve “Kategori 0 ve 1 camlar düşük ışık koşullarında kullanılırken, kategori 2 orta ışık koşullarında ve kategori 3 camlar yoğun güneş ışığında günlük kullanım için en uygun seçeneklerdir. Kategori 4 camlar ise yüksek dağlık bölgeler, kar yansımalarının yoğun olduğu alanlar ve çok güçlü güneş ışığına maruz kalınan ortamlar için tasarlanmıştır.” şeklinde konuştu. Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, günlük kullanımda en yaygın olarak kategori 2 ve kategori 3 camların tercih edildiğini ifade etti. Kategori 4 camların görünür ışığın yaklaşık yüzde 95’ini engelleyebildiğini belirten Dr. Özdemir, “Kategori 4 camlar görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğinden araç kullanımı sırasında tercih edilmemelidir. Bu camlar sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilir ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir.” dedi. Güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, çerçeve yapısının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Gözlüğün yüz yapısına uygun olması, buruna rahat oturması ve göz çevresini mümkün olduğunca kapatması gerekir. Büyük çerçeveli gözlükler, güneş ışınlarının üstten, alttan ve yanlardan göze ulaşmasını azaltır. Özellikle bombeli tasarıma sahip gözlükler yanlardan gelen ışınlara karşı ilave koruma sağlayabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken yalnızca görünüşüne değil, göz çevresini ne ölçüde koruduğuna da dikkat edilmelidir.” diye konuştu. GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ GÜVENİLİR SATIŞ NOKTALARINDAN ALINMALI Günümüzde güneş gözlüklerinin marketlerden internet sitelerine kadar pek çok farklı noktada satılabildiğini hatırlatan Dr. Özdemir, “Güneş gözlükleri günümüzde tıbbi cihaz kapsamında değerlendirilmemekte, koruyucu ürün kategorisinde yer almaktadır. Bu nedenle marketlerde, benzin istasyonlarında, tekstil mağazalarında, internet sitelerinde ve seyyar satış noktalarında dahi satılabilmektedir. Ancak göz sağlığını doğrudan etkileyen bir ürünün yalnızca görünüşüne veya fiyatına bakılarak satın alınması doğru değildir. Optisyenlik müesseseleri İl Sağlık Müdürlükleri ve ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Buna karşın farklı satış noktalarında satılan güneş gözlüklerinin UV koruma özelliklerinin doğrulanması mümkün değildir. Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü satın alırken güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamaları büyük önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu. Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanımının önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Dr. Özdemir, “Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanılması; katarakt gelişim riskinin artmasına, kornea hasarlarına, göz yüzeyinde tahriş ve hassasiyete, sarı nokta bölgesinde hasara ve görme kalitesinde bozulmalara neden olabilir. Özellikle çocuklar, açık havada çalışan bireyler ve güneşe uzun süre maruz kalan kişiler risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır.” dedi. ÇOCUKLARIN GÖZLERİ DAHA FAZLA KORUNMALI Çocukların göz yapılarının yetişkinlere göre UV ışınlarına karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, “Çocukların göz merceğinin daha geçirgen olması nedeniyle zararlı UV ışınları gözün daha derin yapılarına ulaşabilmektedir. Bu nedenle çocuklarda güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir. Çocuklar için seçilecek güneş gözlüklerinde UV400 koruması, CE işareti, kırılmaya dayanıklı malzeme kullanımı ve yüz yapısına uygunluk mutlaka dikkate alınmalıdır.” diye konuştu. Güneş gözlüğünün bir moda ürünü olmanın çok ötesinde, göz sağlığını koruyan önemli bir yardımcı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Tüketicilerin yalnızca fiyatına, markasına veya görünümüne göre değil; UV korumasına, standartlara uygunluğuna ve satın aldıkları satış noktasının güvenilirliğine göre seçim yapmaları gerekir. Unutulmamalıdır ki doğru seçilmiş bir güneş gözlüğü yalnızca daha konforlu bir görüş sağlamakla kalmaz, aynı zamanda göz sağlığının korunmasına da önemli katkı sunar.” diye konuştu.

İçişleri Bakanlığı bayramın trafik bilançosunu açıkladı! Haber

İçişleri Bakanlığı bayramın trafik bilançosunu açıkladı!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kurban Bayramı tatiline ilişkin trafik verilerini kamuoyuyla paylaştı. Bayram boyunca milyonlarca vatandaşın seyahat ettiği süreçte güvenlik ve trafik tedbirlerinin en üst seviyede uygulandığını belirten Çiftçi, buna rağmen trafik kazalarında 70 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bakan Çiftçi, bayram süresince İçişleri Bakanlığı bünyesinde görev yapan 334 bin 17 personelin vatandaşların huzur ve güvenliği için 24 saat esasına göre çalıştığını ifade etti. Trafik güvenliği kapsamında ise 66 bin 481 personel ve 49 bin 826 ekip aracının sahada görev yaptığı bildirildi. Hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileyen Çiftçi, “Kaybettiğimiz her bir can, yüreğimizde derin bir iz bırakmaktadır” ifadelerini kullandı. SON YILLARIN EN DÜŞÜK BAYRAM TRAFİK CAN KAYBI Bakan Çiftçi’nin paylaştığı verilere göre 2026 yılı Kurban Bayramı, 9 günlük tatil uygulanan bayramlar arasında en düşük can kaybının yaşandığı dönem olarak kayıtlara geçti. 9 günlük tatil uygulanan Kurban Bayramlarında trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı; 2016 yılında 117 kişi, 2018'de 148 kişi, 2021'de 87 kişi, 2023'te 110 kişi, 2024'te 71 kişi olurken, bu yıl 2026'da ise 70 kişi oldu. Ayrıca önceki yıllardaki 9 günlük Kurban Bayramı tatillerinin ortalamasıyla karşılaştırıldığında, ölümlü trafik kazalarında yüzde 45,1, kaza yerindeki can kayıplarında ise yüzde 34,3 oranında azalma yaşandığı belirtildi. “HEDEFİMİZ SIFIR CAN KAYBI” Trafik güvenliğine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, elde edilen olumlu verilere rağmen hiçbir can kaybının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Bakan Çiftçi, “Bizim için hiçbir rakam teselli değildir. Hedefimiz, tek bir vatandaşımızı dahi trafik kazalarında kaybetmemektir. Daha güvenli yollar ve daha güvenli bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine sonrası kritik mesajlar Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine sonrası kritik mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Trafik güvenliği başta olmak üzere enerji, dış politika ve bölgesel gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, özellikle araç sahiplerinin tepkisine neden olan plaka, görüntü, ses ve multimedya sistemlerine yönelik uygulamalar konusunda dikkatli olunması talimatı verdi. İçişleri Bakanlığı’nın süreci titizlikle yönetmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, yeni düzenlemelerin vatandaşlarda mağduriyet oluşturmaması gerektiğinin altını çizdi. Ramazan etkinliklerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programlara çoğu çocuk ve genç olmak üzere 592 bin kişinin katıldığını açıkladı. 12 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen etkinliklerde çocukların hem eğlendiğini hem de öğrendiğini belirtti. Külliye’de 8 bini aşkın etkinliğin düzenlendiğini ifade eden Erdoğan, programın önemli bir ihtiyacı karşıladığını söyledi. Terörle mücadele ve bölgesel gelişmelere de dikkat çeken Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefini sabote etmeye yönelik girişimlerin karşılıksız kalmayacağını vurguladı. Bu sürecin, yarım asırlık çatışma ortamını sona erdirmeyi amaçladığını belirten Erdoğan, “Terörsüz Bölge” vizyonunun da Ortadoğu’da ayrışmayı körüklemek isteyen planlara engel olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Suriye’nin kuzeyi ve İran’a yönelik gelişmelerin, Türkiye’nin ortaya koyduğu stratejinin önemini bir kez daha gösterdiğini sözlerine ekledi. "BİRİLERİNİN BİZİ ÇEKMEK İSTEDİĞİ TUZAKLARA DÜŞMÜYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihlerinin hiçbir döneminde oyuna gelmediklerine dikkati çekerek, "Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz. Tedbirli, temkinli ve soğukkanlı bir şekilde, sükûneti elden bırakmadan, kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Tekrar ediyorum, ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaşın bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz. Şurası bir gerçek ki savaş sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil, zihinlerde ve gönüllerde açtığı tahribatla derin izler bırakmaktadır. Özellikle Körfez'deki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır. Bunlar karşılıklı öfkeyi büyütecek, nefreti körükleyecek, kardeşler arasına yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır. Buna fırsat verilmemelidir." Savaş uzadıkça başka komplikasyonların da ortaya çıktığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat'tan bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır." diye konuştu. Bunun üzerine bazı ülkelerin, yakıt tüketimini düşürmek amacıyla depolara litre kısıtlaması getirmekten okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır. Son 25 gün bize şunu göstermiştir, savaş, İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor. Savaş, Netanyahu'nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi, bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir. Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, araya daha fazla husumet girmeden, tüm bunların yanı sıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır. İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir. Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke, bundan böyle İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır. Türkiye tüm gücüyle, tüm imkânlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.