Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Toplumsal Farkındalık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Toplumsal Farkındalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Farkındalık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gözler kapandı, empati kazandı Haber

Gözler kapandı, empati kazandı

BURTOM Sağlık Grubu sponsorluğunda gerçekleştirilen organizasyonda, Türkiye Basketbol 1. Ligi temsilcisi Final Spor ile Nilüfer Görme Engelliler Spor Kulübü bir araya geldi. Görme engelli bireylerin yaşadığı deneyimlere dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, Final Spor oyuncuları gözlerini kapatarak paralimpik spor branşlarından goalball deneyimini yaşadı. Normalde basketbol sahasında mücadele eden Final Spor oyuncuları, bu kez görme duyusu olmadan hareket etmenin ve topun sesini takip ederek oyuna katılmanın nasıl bir deneyim olduğunu anlamaya çalıştı. Görme engelli sporcularla aynı sahada mücadele eden basketbolcular, işitme duyusunun ve takım içi koordinasyonun önemini yakından deneyimledi. Sesli toplarla oynanan ve oyuncuların işitme duyularına odaklandığı goalball karşılaşmasında, rekabetin yerini zaman zaman gülümseten ve duygulandıran anlar aldı. Skorun ikinci planda kaldığı mücadelede, sporun engelleri aşan birleştirici gücü ön plana çıktı. BURTOM Sağlık Grubu sponsorluğunda düzenlenen etkinlik, görme engelli bireylerin karşılaştıkları zorlukları anlamada empati kurmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Sporcuların aynı sahada buluştuğu organizasyon, farklılıkların bir arada olmaya engel olmadığını gösterirken, toplumsal farkındalık ve dayanışma mesajı verdi. BURTOM Sağlık Grubu tarafından yapılan açıklamada, toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik sosyal sorumluluk projelerine destek vermekten mutluluk duyulduğu belirtilerek spora, sporcuya ve engelleri aşan dayanışma çalışmalarına katkı sunulmaya devam edileceği vurgulandı.

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir" Haber

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir"

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca düzenlenen ’Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele Paneli’, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açış konuşmalarıyla gerçekleştirildi. Duran ve Yılmaz, yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığının bireysel bir tercih ya da yalnızca güvenlik ve hukuk meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek; bağımlılıkla mücadelenin toplumsal farkındalık, iletişim, eğitim, sağlık, finans ve hukuk başta olmak üzere tüm kurumların eş güdüm içinde hareket ettiği çok boyutlu ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Daha sonra Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Merih Altıntaş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş’in yanı sıra Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak ve Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç de değerlendirmelerde bulundu. Panelde yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin hukuki, finansal, toplumsal ve iletişim boyutları ele alındı. Panelde konuşan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş; dijital yayıncılık, sosyal medya reklamları ve sponsorluklar yoluyla yasa dışı bahsin görünürlüğünün artması, medyanın sorumluluğu ve RTÜK’ün bu alandaki denetim mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelenin yalnızca reklam ve içerik denetimi çerçevesinde ele alınamayacağını belirterek; bağımlılık, dijitalleşme, medya okuryazarlığı ve çocukların korunmasını kapsayan bütüncül bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Daniş, RTÜK’ün farkındalık ve müeyyide olmak üzere iki temel koldan çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Yasa dışı bahis ve kumar meselesinin yalnızca bir ‘reklam denetimi’ ya da ‘içerik denetimi’ konusu olmadığının altını çizen Daniş, insan davranışının ve bağımlılık süreçlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Konuya bilimsel bir çerçeve çizen Daniş şöyle konuştu: "Bilim bize, kumar ve bahis davranışında bağımlılığı besleyen en önemli unsurlardan birinin yalnızca kazanmak değil, kazanma ihtimalinin oluşturduğu belirsizlik ve beklenti olduğunu gösteriyor. Nörobilim buna ’değişken oranlı pekiştirme’ diyor. Kişiyi tekrar tekrar aynı davranışa yönelten mekanizma." Spor yayınlarındaki yasa dışı bahis reklamları sıkı takipte Müeyyide boyutuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Daniş, 6112 sayılı Kanun’un yayın hizmetlerinin ‘kumar oynamayı özendirici nitelikte olamayacağını’ açıkça hükme bağladığını hatırlatarak, spor yayınlarındaki denetim sürecini şu sözlerle anlattı: "Mücadelenin en çetin alanlarından biri ise spor yayınları. Özellikle Milli Takımımızın ve kulüplerimizin yurt dışındaki maçlarında saha kenarında ya da formalarda yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarıyla karşılaşabiliyoruz maalesef. Burada RTÜK’ün yetki sınırını da net biçimde ortaya koymak gerekir. RTÜK yayınları yayından sonra denetler; yayın öncesi müdahale veya yayından kaldırma yetkimiz yoktur. Stadyumdaki fiziksel reklamlar ise ilgili kulüplerin, federasyonların ve uluslararası spor kuruluşlarının yetki alanındadır. Ancak stadyumda fiziksel olarak bulunmayıp yayına dijital veya sanal olarak sonradan yerleştirilen reklamlarda sorumluluk, yayın hakkını elinde bulunduran kuruluşa aittir. Farklı kamera açılarını ve aynı maçın başka ülkelerdeki yayınlarını karşılaştırarak bu tür sanal reklamları tespit ediyoruz. Son dönemde bu gerekçeyle hem idari para cezaları hem de katalogdan çıkarma yaptırımları uyguladık. Bu kararlara karşı açılan davaların tamamının Üst Kurulumuz lehine sonuçlandığını da özellikle belirtmek isterim. Yurt dışında satın alınan müsabaka yayınlarında, bazı reklamların farklı yöntemlerle yayına yansıtıldığı ifade ediliyor. Açıkçası FIFA’nın da bu konuda birtakım kontrolleri olabiliyor. Bu kapsamda uyguladığımız yaptırımlara karşı mahkemeye yapılan başvurular var; bunlar devam eden işlerimiz. Bunların teknik anlamda yayıncı tarafından engellenmesinin her zaman mümkün olmadığı da teknik birimlerimiz tarafından bize ifade ediliyor. Genel denetime baktığımızda aslında çok büyük bir sorun yok. Asıl problem, mevcut mevzuatın bazı alanlarda eksik kalması. Zaten bu konuda hazırladığımız bir mevzuat değişikliği metnimiz var. Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor." Mevcut düzenlemelerin günümüz dijital ortamındaki bütün sorunları karşılamakta yeterli olmadığını düşündüklerini belirten Daniş, RTÜK’ün bu kapsamda bir mevzuat değişikliği önerisi hazırladığını açıklayarak, "Bu düzenlemenin radyo ve televizyonla sınırlı kalmayıp isteğe bağlı yayın hizmetlerini de kapsamasını öneriyoruz" dedi. "Televizyon yayınlarında yasa dışı bahis reklamına izin yok" RTÜK’ün denetim mekanizmalarına ilişkin bilgi veren Daniş, televizyon ve dijital platformlardaki kısıtlamaları şöyle özetledi: "Türkiye’de televizyonda yasa dışı bahis reklamı yayınlanamaz. Ekranda bir site adı, logo veya QR kod gösterilemez. ’Deneme bonusu’, ’yüksek oran’, ’bedava bahis’ gibi özendirici ifadeler kullanılamaz. Bir spor programının ya da maç yayınının içine bahis görünürlüğünün yerleştirilmesi, takip ettiğimiz ve gerektiğinde ciddi müeyyideler uyguladığımız ihlallerdendir. Yurt dışı merkezli platformların her engellendiğinde başka bir isim, başka bir markayla ekrana dönmeye çalışması da bu takibin bir parçasıdır. Aynı yaklaşım, RTÜK lisanslı dijital platformlar, yani İsteğe Bağlı Medya Hizmet Sağlayıcılar için de geçerlidir. Ekranın büyüklüğü değişse de kural değişmez. Ancak bugün bir gencimiz yasa dışı bahisle yalnızca televizyonda karşılaşmıyor. Telefonunda karşılaşıyor. Bir fenomenin paylaşımındaki bağlantıda, kapalı bir mesajlaşma grubundaki davette, bir arama motoru sonucunda, bir spor haberinin altındaki bağlantıda ya da ’kupon’, ’tahmin’, ’oran analizi’ gibi başlıklarla karşısına çıkan içeriklerde karşılaşıyor. Üstelik bu yönlendirmelerin arkasında çoğu zaman ticari bir motor var: Kullanıcıyı platforma taşıdıkça komisyon kazanan referans sistemleri ve aynı sitenin onlarca farklı alan adıyla tekrar tekrar karşımıza çıkması." "En tehlikelisi reklamla içeriğin birbirine karışması" RTÜK’ün yetki sınırlarına da değinen Daniş, kurumun sorumluluk anlayışını şöyle ifade etti: "Biz bu alanlarda gerekeni yapıyoruz ve sıkı takipteyiz. Ancak RTÜK’ün yetkisi yayın hizmetleriyle sınırlıdır. Fakat bir konunun yetki alanımızın dışında olması, sorumluluk alanımızın da dışında olduğu anlamına gelmez. Tüm kurumlarımız da bu mücadelede kendi yetki ve sorumluluk alanları çerçevesinde eşgüdüm içinde çalışmaktadır." Akıllı işaretler sisteminde ‘bağımlılık’ ayrı içerik sembolü olacak Önümüzdeki dönemde uygulamaya alınacak yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi hakkında da bilgi veren Daniş, yeni sistemde ‘bağımlılık’ başlığının başlı başına bir içerik sembolü olacağını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Önümüzdeki dönemde uygulamaya alacağımız yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi de sorunuzun yayıncılara düşen sorumluluklar kısmıyla doğrudan bağlantılı. Yeni sistemde ’bağımlılık’ başlı başına bir içerik sembolü olacak; madde kullanımı, alkol, kumar ve yasa dışı bahis gibi başlıklar ayrı ölçütlerle değerlendirilecek. Ayrıca 10+ ve 16+ yaş sembollerini sisteme ekliyor ve sistemi yalnızca televizyona değil, RTÜK lisanslı dijital platformlara da zorunlu hale getiriyoruz. Yani bir içerik nerede, hangi ekranda izlenirse izlensin, aynı koruma standardının geçerli olmasını hedefliyoruz. Koruyucu sembollerin yanında şifreli erişim, PIN korumaları, çocuk profilleri ve ebeveyn kontrolü araçlarını da bu koruma mimarisinin parçası haline getiriyoruz." Daniş, bu alandaki temel yaklaşımlarını şu sözlerle özetledi: "Amacımız teknolojiyi çocuğun hayatından çıkarmak değil, çocuğun hayatını teknolojinin içinde güvenli hale getirmek. Yasaklayarak değil, görünür kılarak ve seçme imkanı vererek korumak istiyoruz." Senaryolardaki örtülü kodlara dikkat çekti RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelede yalnızca doğrudan reklamların değil, dizi, film ve program içeriklerinde kullanılan örtülü kodların da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Senaristlerin bu tür kodları son derece etkili biçimde kullanabildiğine işaret eden Daniş, izleyicinin doğrudan bir reklamla karşılaşmasa dahi içerik içerisinde verilen mesajlardan etkilenebildiğini ifade etti. Bu nedenle yalnızca dijital okuryazarlığın geliştirilmesinin yeterli olmayacağını vurgulayan Daniş, senaristlerden televizyon kuruluşlarına ve geleneksel yayıncılara kadar sektörün bütün paydaşlarının dahil olduğu topyekun bir mücadeleye ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Yasa dışı bahis ve kumarın normalleştirilmesine yol açabilecek açık ya da örtülü mesajlarla mücadelede yayıncılık sektörünün sorumluluğuna dikkati çekti. RTÜK’ün teknolojik denetim kapasitesini de geliştirdiğini belirten Daniş, VİA+ sistemiyle yayın içeriklerinin daha kapsamlı biçimde analiz edilebileceğini ve içeriklerdeki bu tür unsurların da okunabileceğini ifade etti. Daniş, teknolojik denetimin yanı sıra yayıncıların, içerik üreticilerinin ve senaristlerin sorumluluk üstlenmesinin mücadelede belirleyici olduğunu kaydetti. "Bu mücadele bir seferberliktir" Konuşmasının sonunda yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin ortak sorumluluk gerektirdiğini vurgulayan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu mücadele bir seferberliktir. RTÜK olarak elimizdeki bütün araçları; kamu spotundan müeyyideye, koruyucu sembol sisteminden mevzuat önerisine, medya okuryazarlığından eğitim iş birliklerine kadar seferber ediyoruz. Ama bu mücadele tek başına bir kurumun mücadelesi değildir. Hukuki düzenlemelerle de tek başına çözülebilecek bir mesele değildir. Ebeveynlerin, öğretmenlerin, yayıncıların, eğitim kurumlarının, düzenleyici ve denetleyici kurumların birlikte kuracağı güvenli bir dijital ekosisteme ihtiyacımız var. Çocuklarımızın bu ekosistemde sağlıklı biçimde var olabilmesi, geleceğe yapabileceğimiz en büyük yatırımlardan biridir. Bizim bütün çabamız, gençlerimizin o cümleyi hiç kurmak zorunda kalmadığı bir Türkiye içindir."

Bursa sağlık için yürüdü Haber

Bursa sağlık için yürüdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla ‘Her Gün Halk Sağlığı’ temasında planlanan etkinlikler, yürüyüşle başladı. Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Bursa’da 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası çerçevesinde bir dizi etkinlik planlandı. ‘Her Gün Halk Sağlığı’ temasıyla hazırlanan program, Cumhuriyet Caddesi’nde Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde düzenlenen yürüyüşle başladı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam bilincinin toplumun geneline yayılması amacıyla ‘Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil’ programı organize edildi. Bu kapsamda Gazi Orhan Parkı’nda halk sağlığı farkındalık stantları kuruldu ve vatandaşlara yönelik çeşitli sağlık uygulamaları ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Programa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’yı temsilen katılan Başkan Vekili Kevser Öztürk, halk sağlığı alanındaki çalışmaların önemine vurgu yaptı. SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK 4 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek halk sağlığı etkinliklerinin adresi Bursa Millet Bahçesi olacak. Saat 16.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliğinde beslenme ve hareketli hayat konusunda farkındalık oluşturulurken, çocuk oyun alanı ve çeşitli bilgilendirme stantları da vatandaşlarla buluşacak. HÜDAVENDİGAR’DA SAĞLIKLI YAŞAM BULUŞMASI Haftanın kapsamlı programlarından biri de 7 Eylül Pazartesi günü Hüdavendigar Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek. ‘Sağlığa Yaş Al, Sağlıklı Kal’ temalı etkinlikte saat 16.00’dan itibaren halk sağlığı farkındalık stantları ve çocuk aktiviteleri düzenlenecek. Büyükşehir Belediyesi Kadın Ritim Grubu’nun performansının da yer alacağı programda Sağlıklı Hayat Merkezleri tanıtılacak, fizyoterapist eşliğinde fiziksel aktivite etkinliği ve nefes egzersizleri gerçekleştirilecek. Günün ilerleyen saatlerinde ise Karagöz-Hacivat gösterisi ve nostaljik film müzikleri konseri Bursalılarla buluşacak. BEDENİNİ DİNLE, HAREKETE GEÇ 8 Eylül Salı günü Kent Konseyi Koza Salonu Halk Okulu’nda düzenlenecek ‘Bedenini Dinle, Harekete Geç’ programında ise sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve obeziteyle mücadeleden kanserde erken teşhise, aşı ve sağlık okuryazarlığından bağımlılığa kadar önemli başlıklar ele alınacak.

RUMELİSİAD'dan kadınlar gününe anlamlı buluşma Haber

RUMELİSİAD'dan kadınlar gününe anlamlı buluşma

Programın konuğu, “Liderliğin Notaları” kitabının yazarı ve liderlik eğitmeni İpek Yalçın oldu. Yalçın, konuşmasında liderlik kavramını farklı bir perspektiften ele alarak, liderliği bir orkestranın uyumuna benzetti. Kurumlarda sürdürülebilir başarının ancak doğru ekip, uyum ve güçlü iletişimle mümkün olduğunu vurgulayan Yalçın, kadınların iş dünyasındaki rolünün her geçen gün daha da güçlendiğine dikkat çekti. Etkinlikte konuşan RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke, kadınların toplumun ve ekonominin gelişimindeki kritik rolüne vurgu yaparak şunları söyledi: “Bugün burada yalnızca bir günü kutlamak için değil, insanlığın yarısını oluşturan, toplumların gelişiminde belirleyici rol oynayan kadınların emeğini, mücadelesini ve varlığını onurlandırmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlarımızı saygı ve minnetle selamlıyorum. Kadın; hayatın kurucusudur.Ailenin temelidir.Toplumun vicdanıdır.Ve medeniyetin taşıyıcısıdır. Tarih boyunca baktığımızda, güçlü toplumların arkasında güçlü kadınların olduğunu görürüz. Anadolu’nun ve Rumeli’nin tarihine baktığımızda da aynı hakikati görürüz. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göç hikâyelerinde, zorluklar karşısında dimdik duran, aileyi ayakta tutan, kültürü ve değerleri nesilden nesile taşıyan yine kadınlarımız olmuştur. Bugün de ülkemizin kalkınmasında, üretiminde, biliminde, sanatında ve ekonomisinde kadınlarımızın emeği büyük bir yer tutmaktadır. Türkiye’nin geleceğini konuşurken kadınların gücünü ve potansiyelini merkeze almadan gerçek bir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. Rumelisiad olarak bizler de bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü bir toplum, ancak kadınların hayatın her alanında aktif şekilde yer aldığı bir toplumdur. Bu nedenle derneğimizde kadınların yalnızca destekleyen değil, yöneten, karar veren ve yön veren bir konumda olmasını çok önemsiyoruz. Rumelisiad’ın yönetim kadrolarında ve çalışma komisyonlarında kadın üyelerimizin aktif şekilde görev alması bizim için bir tercih değil, bir gerekliliktir. Kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer alması, girişimcilikte daha fazla söz sahibi olması ve üretim ekosisteminin içinde daha görünür hale gelmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki;kadınların üretime, yönetime ve karar mekanizmalarına daha güçlü katıldığı bir Türkiye, çok daha güçlü bir Türkiye olacaktır. Rumelisiad ailesi olarak, kadın girişimcilerimizi destekleyen, genç kadınların iş hayatına katılımını teşvik eden ve sosyal projelerde kadınların aktif rol almasını sağlayan birçok çalışma yürütmeye devam ediyoruz. Ancak şunu da çok iyi biliyoruz ki yapılacak daha çok işimiz var. Kadınların eğitimde, iş hayatında ve sosyal yaşamda karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve onların potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarabilecekleri bir ortam oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sadece kadınların meselesi değildir.Bu bir toplum meselesidir.Bu bir kalkınma meselesidir.Bu bir medeniyet meselesidir. Bizler Rumelisiad olarak sadece ekonomik kalkınmayı değil, insanı merkeze alan bir gelişim anlayışını savunuyoruz. Ve bu anlayışın en önemli unsurlarından biri de kadınların toplumdaki yerinin güçlenmesidir. Bu vesileyle özellikle şunu ifade etmek isterim: Rumelisiad ailesi içinde görev alan, emek veren, proje üreten ve değer katan tüm kadın üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin katkısı, emeği ve vizyonu bu kurumun gücüne güç katmaktadır. Aynı şekilde ülkemizin dört bir yanında çalışan, üreten, aile kuran, evlat yetiştiren, hayatın her alanında mücadele veren tüm kadınlarımızı da saygıyla selamlıyorum. Onların emeği, sabrı ve kararlılığı bu ülkenin en büyük zenginliklerinden biridir. Bu duygularla başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere, hayatımıza değer katan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum. Kadınların güçlü olduğu bir toplumun geleceği de güçlü olacaktır.” Dedi… Ramazan ayının birlik ve paylaşma ruhunun da hissedildiği programda, katılımcılar hem iftar sofrasında bir araya geldi hem de kadınların iş dünyasındaki başarı hikâyeleri üzerine fikir alışverişinde bulundu. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyon, katılımcıların networking ve sohbetleriyle devam ederken, RUMELİSİAD’ın toplumsal farkındalık oluşturan etkinliklerinin önümüzdeki dönemde de devam edeceği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.