Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Toplumsal Dayanışma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Toplumsal Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplumsal Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mudanya Sahili ’Seramik dayanışma panosu’ ile renklendi Haber

Mudanya Sahili ’Seramik dayanışma panosu’ ile renklendi

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Şube Müdürlüğü’nün davetiyle 2025 yılında adımları atılan, Mudanya sahil bandının sonundaki 13,50 metre uzunluğunda ve 2,80 metre yüksekliğindeki duvar, dev bir sanat eserine ve dayanışma anıtına dönüştü. Toplam 40 metrekarelik bir alanı kaplayan "Mudanya Seramik Dayanışma Panosu", düzenlenen resmi törenle vatandaşların beğenisine sunuldu. Bu projenin kalbinde, Mehmet Torun Özel Eğitim Meslek Okulu Seramik Bölümü öğrencileri yer aldı. Fırsat tanındığında otizmli, down sendromlu ve zihinsel engelli bireylerin neler başarabileceğini tüm dünyaya kanıtlayan özel gençlere; seramik sanatçıları Vedat Dinç, Sinem Yayman, Lokman Gençtürk ve Figen Özden rehberlik etti. Kolektif bir tasarımla Mudanya’nın eşsiz değerlerinin yansıtıldığı panonun üretim sürecine, engelleri sevgiyle aşmaya gönül vermiş anneler de seramik çamuruna şekil vererek destek oldu. Projenin fikir ve uygulama safhasında yer alan Elif Kumaru, oğlu Tuna’nın mezun olduğu okulun gençleriyle bu muazzam toplumsal dayanışma bağını kurarak projeye öncülük etti. 2 bin parçalık devasa bir mozaik Mudanya Seramik Dayanışma Panosu, hem ölçeği hem de özel ihtiyaç sahibi gençlerin profesyonel sanatçılarla kurduğu iş birliği modeli açısından Türkiye’de bir ilke imza attı. Pano, özel ihtiyaç sahibi öğrencilerin kalıplar kullanarak tamamen kendi elleriyle imal ettiği 1.000 adet seramik karo, Gönüllü seramik sanatçılarının duvara hayat veren özgün duvar rölyefleri, Dayanışmaya el veren gönüllü annelerin ürettiği seramik parçaları olmak üzere toplam 2 bin parçalık devasa bir kompozisyonu barındırıyor. Açılış töreninde yapılan konuşmalarda projenin sadece bir çevre düzenlemesi veya estetik müdahale olmadığı; doğru eğitim, iş birliği ve toplumsal hoşgörü sağlandığında özel ihtiyaç sahibi bireylerin toplumsal hayata ve sanata ne kadar muazzam katkılar sunabileceğini gösteren bir sembol olduğu vurgulandı. Mudanya sahilini taçlandıran bu kalıcı eser, artık sadece Bursa’nın değil, Türkiye’deki toplumsal dayanışma kültürünün en somut ve en renkli örneklerinden biri olarak ziyaretçilerini selamlıyor.

BUÜ’de görme engelli öğrencilerin hayatını kolaylaştıracak anlamlı iş birliği Haber

BUÜ’de görme engelli öğrencilerin hayatını kolaylaştıracak anlamlı iş birliği

Uludağ İçecek’in sponsorluk desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, belirlenen 10 ileri düzey görme engelli öğrenciye akıllı baston teknolojisi ve profesyonel asistanlık hizmeti sağlanması kararlaştırıldı. "Eğitimde engelleri birlikte aşıyoruz" Törende konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, eğitimin herkes için temel bir hak olduğunu belirterek, bu hakkın önündeki engelleri kaldırmanın ve eğitim süreçlerini kolaylaştırmanın yönetimlerin asli görevleri arasında yer aldığını vurguladı. Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörlüğünün kurulduğu günden bu yana kampüs genelinde çok kıymetli faaliyetler yürüttüğünü ifade eden Prof. Dr. Kırıştıoğlu, üniversite bünyesinde görme engelli öğrencilere yönelik kütüphane ve bilgisayar altyapısı gibi somut imkanlar sağladıklarını hatırlattı. İmzalanan protokolle hayata geçirilen elektronik akıllı baston projesinin öğrencilerin günlük yaşam pratiklerine fevkalade güçlü bir katkı sunacağına dikkat çekerek, projenin akıllı bir yazılım desteğiyle taçlandırılmasının sürece büyük bir derinlik kattığını belirtti. İlk etapta 1 yıl süreyle uygulanacak bu sistemin ardından öğrencilerden gelecek geri bildirimleri titizlikle takip edeceklerini dile getiren Prof. Dr. Kırıştıoğlu, elde edilecek somut sonuçlar ışığında iş birliğini uzun vadeli adımlarla sürdürmek niyetinde olduklarını kaydetti. Rektör Yardımcısı Kırıştıoğlu, projeye katkı sunan WeWALK firması ile destekleyici kuruluş Uludağ İçecek’e üniversite adına gönülden teşekkür etti. Yerli teknolojinin dünya çapındaki başarısı kampüse taşınıyor WeWALK Proje ve İş Birlikleri Yöneticisi Efe Ahmet Saka ise şirketin temel misyonunun görme engellilerin sosyal hayata aktif, tam ve eşit katılımını sağlamak olduğunu dile getirdi. Patenti kendilerine ait olan yerli ve milli akıllı baston teknolojisinin bugün 65 ülkede aktif olarak kullanıldığını belirten Efe Ahmet Saka, bu teknolojinin İngiltere Kraliyet Ödülü’ne layık görülerek Kral Charles’tan ödül aldığını, ilk versiyonunun ise Time dergisi tarafından "Yılın İcadı" seçildiğini hatırlattı. Türkiye’ye ilk kez Edison Ödülü’nü getiren kurum olmanın gururunu yaşadıklarını ve bu ödülü Cumhurbaşkanlığına da takdim ettiklerini ifade eden Efe Ahmet Saka, akıllı bastonun görme engellilerin A noktasından B noktasına güvenle ulaşmasını sağladığını açıkladı. Sistemin parçası olan "Danış" uygulamasına da değinen Efe Ahmet Saka, arkasında 7/24 hizmet veren canlı ve profesyonel bir çağrı merkezi barındıran bu asistanlık servisi sayesinde, görme engelli bireylerin kapalı alanlarda oda kapısı bulma ya da kayıp eşyaları tespit etme gibi anlık ihtiyaçlarına anında çözüm sunabildiklerini aktardı. Efe Ahmet Saka, Bursa’daki bu anlamlı projeye kapılarını açan BUÜ yönetimine ve desteklerini esirgemeyen Uludağ İçecek’e şükranlarını sundu. "Öğrencilerimizin bağımsız hareket etmelerini hedefliyoruz" BUÜ Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, oluşturulan protokolün temellerinin tamamen görme engelli bireylerin sosyal yaşama dahil edilmesi amacıyla yerli imkanlarla giyilebilir teknoloji çözümleri üreten WeWALK firmasının girişimleriyle atıldığını belirtti. Bu teknolojik çözümleri daha önce yakından incelediklerini ve çok başarılı bulduklarını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, görme yetersizliği olan bireylerin günlük ve eğitim hayatlarında en çok zorlandıkları anlık yönlendirme, çevrim içi rehberlik ve engelleri fark etme gibi sorunların bu sistemle aşılacağını vurguladı. Kampüste bağımsız hareket kabiliyetini artıracak akıllı bastonların ve entegre dijital asistanlık desteğinin öğrencilere tamamen ücretsiz ulaştırılmasında Uludağ İçecek’in üstlendiği sponsorluk rolünün toplumsal dayanışma açısından örnek teşkil ettiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, birim olarak yürüttükleri titiz çalışmalarla ileri düzey görme yetersizliği bulunan ve baston kullanımına ihtiyaç duyan 10 öğrenciyi belirlediklerini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, teslim aşamasından sonra da öğrencilerin teknolojiye adaptasyon süreçlerini ve cihazların saha performanslarını yakından takip edeceklerini sözlerine ekledi. Tören, imzalanan protokolün ardından projeden faydalanacak olan görme engelli öğrencilerin heyecan ve beklentilerini içeren görüşlerinin alınması ve günün anısına çektirilen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

YASAV YARINA İZ KİTAP KULÜBÜ’NDEN ANLAMLI BAŞLANGIÇ Haber

YASAV YARINA İZ KİTAP KULÜBÜ’NDEN ANLAMLI BAŞLANGIÇ

"Bir İyilik Hareketi" sloganıyla toplumsal dayanışma ve sosyal sorumluluk alanlarında çalışmalarını sürdüren YASAV'ın hayata geçirdiği Kitap Kulübü, edebiyatsever üyeleri bir araya getirdi. Etkinliğin açılışında konuşan YARINA İZ Kitap Kulübü Komite Başkanı Gamze Geylani "Kitaplar yalnızca okunan eserler değil; insanın kendisini, çevresini ve dünyayı yeniden keşfetmesine aracılık eden yol arkadaşlarıdır. Bugün burada bir kitabı konuşurken aslında hayatı, ilişkileri ve insan olmanın farklı yönlerini de birlikte değerlendiriyoruz. Bu kulübün zamanla çok daha güçlü bir paylaşım ve öğrenme topluluğuna dönüşeceğine inanıyoruz." ifadelerini kullanarak kitapların bireysel gelişim ve toplumsal farkındalık açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Etkinlikte söz alan YASAV Kültür Sanat Komitesi Başkanı ve aynı zamanda Bir Kitap Biletin Olsun Topluluğu Başkanı Elif Hanoğlu ise, YASAV Yarına İz Kütüphanesi’nin kuruluş hikâyesini katılımcılarla paylaştı. Hanoğlu, bugüne kadar düzenledikleri konserler ve kültür-sanat etkinlikleri aracılığıyla toplanan kitapların kütüphanenin temelini oluşturduğunu belirterek, dayanışma ve paylaşım kültürüyle büyüyen bu yapının daha fazla okura ulaşmasını hedeflediklerini ifade etti. Konuşmaların ardından kulübün ilk kitabı olarak belirlenen Hakan Akdoğan'ın "Kirpi Mesafesi" adlı romanı üzerine değerlendirmeler yapıldı. Katılımcılar, eser hakkındaki görüşlerini paylaşırken, romanın ana temaları ve karakterleri üzerine kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirildi. Romanın çıkış noktasını anlatan yazar Hakan Akdoğan, "Roman, adını ünlü bir metafor olan kirpi mesafesinden alır. Soğuk bir kış sabahında donmamak için birbirine sokulan kirpiler, dikenleri batınca uzaklaşmak zorunda kalır. Bu paradoks kitapta, insanların yalnızlaşması, ötekileştirilmesi ve sevgiyi yaşarken korumaya çalıştıkları mesafeler üzerinden incelenir" dedi. Program kapsamında, YASAV tarafından yazar Hakan Akdoğan’a katılımlarından dolayı teşekkür çiçeği takdim edildi. Ayrıca, yine “YASAV Geleceğe Borcumuzu Ödeme Zamanı” projesi kapsamında adına fidan bağışı gerçekleştirilerek sertifikası sunuldu. Böylece edebiyatın birleştirici gücü ile doğaya bırakılan kalıcı bir iz aynı anlamlı buluşmada bir araya geldi. Yazarın katılımcıların sorularını yanıtladığı etkinlikte, kitap üzerine interaktif bir sohbet ortamı oluştu. Programın sonunda YASAV Kitap Kulübü üyeleri, yanlarında getirdikleri kitapları YASAV Kütüphanesi'ne bağışlayarak kütüphanenin zenginleşmesine katkıda bulundu. Kitap sevgisini paylaşmak, okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve farklı bakış açılarını aynı masa etrafında buluşturmak amacıyla oluşturulan YASAV Yarına İz Kitap Kulübü’nün, önümüzdeki dönemde farklı yazarlar, eserler ve temalarla yeni buluşmalar gerçekleştirmesi hedefleniyor. YASAV, sosyal fayda odaklı çalışmalarının yanı sıra kültür ve sanat alanında da toplumsal gelişime katkı sunmaya devam edecek.

DAĞDER’in 40. yılında kadınlardan eğitime ve kültüre güçlü destek Haber

DAĞDER’in 40. yılında kadınlardan eğitime ve kültüre güçlü destek

DAĞDER tarafından Elegans Düğün Salonları Altın Salon’da düzenlenen “Eğitime Destek Kadın Gecesi”, yoğun katılım ve coşkulu atmosferiyle gerçekleştirildi. Kadınlara özel olarak düzenlenen gecede, dağ yöresinin kültürel zenginliği sahneye taşınırken, eğitime destek ve toplumsal dayanışma mesajları ön plana çıktı. Kuruluşunun 40. yılını kutlayan DAĞDER, bu özel gecede yalnızca bir sosyal etkinliğe değil; çocukların, gençlerin, kadınların, eğitimin ve kültürün aynı çatı altında buluştuğu anlamlı bir dayanışma programına ev sahipliği yaptı. Program, DAĞDER’in 40 yıllık birikimini, köklerine bağlılığını ve geleceğe dönük sosyal sorumluluk anlayışını güçlü bir şekilde ortaya koydu. Gecede DAĞDER’in çocuklara yönelik önemli çalışmalarından biri olan “Tohumdan Filize Çocuk Meclisi” de kamuoyuyla paylaşıldı. DAĞDER bünyesinde oluşturulan çocuk meclisiyle çocukların sosyal hayata aktif katılımının artırılması, özgüvenlerinin geliştirilmesi, temsil bilinci kazanmaları ve geleceğin bilinçli bireyleri olarak yetişmelerine katkı sunulması hedefleniyor. Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise DAĞDER tarihinde ilk kez kurulan halk oyunları ekibinin sahne alması oldu. Genç ve minik ekiplerin yöresel kıyafetleriyle sergiledikleri halk oyunları gösterileri, salondaki katılımcılar tarafından büyük beğeniyle izlendi. Miniklerin ve gençlerin sahne performansı, DAĞDER’in kültürel mirası yeni nesillere aktarma konusundaki kararlılığının en güzel örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Gecede ayrıca Güneybudaklar, Bıyıklıalan, Karaardıç, Avdan, Başak, Delice ve Çamoğlu köylerinden kadınlar ile Yörük Anası Ayşe ve Ekibi yöresel kıyafetleriyle sahne alarak yöresel oyunlar sergiledi. Dağ yöresinin geleneksel kültürünü, renklerini ve birlik ruhunu sahneye taşıyan kadınlar, geceye ayrı bir coşku kattı. Programda kadınların kültürel mirasın yaşatılmasındaki öncü rolü bir kez daha güçlü biçimde ortaya çıktı. Mahalli ses ve bakır sanatçısı Mehtap Takmaklı’nın sahne aldığı gecenin sunumunu Zeynep Akın gerçekleştirdi. Müzik, yöresel oyunlar, halk kültürü ve dayanışma ruhunun bir araya geldiği programda Dj Halime de katılımcılar unutulmaz bir gece yaşadı. Programın fotoğraf video çekimlerini ise Dağmedya olarak bilinen Ramazan Bayram yaptı. DAĞDER Başkanı Derya Başak, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “DAĞDER olarak 40 yıllık köklü geçmişimizden aldığımız güçle, kültürümüzü yaşatmaya, kadınlarımızın sosyal hayattaki varlığını güçlendirmeye, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine katkı sunmaya devam ediyoruz. Eğitime Destek Kadın Gecemiz yalnızca bir eğlence programı değil; eğitime, kültüre, dayanışmaya ve geleceğe sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesidir. Tohumdan Filize Çocuk Meclisimizle çocuklarımızın sesi olmayı, halk oyunları ekiplerimizle kültürümüzü yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Bu anlamlı geceye emek veren, katılan ve destek olan tüm kadınlarımıza, köylerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyorum.” Yoğun ilgiyle gerçekleştirilen program, DAĞDER’in 40. yılında dağ yöresinin değerlerini yaşatma, eğitime destek olma, kadınların toplumsal dayanışmadaki gücünü görünür kılma ve çocukları geleceğe hazırlama misyonunu bir kez daha ortaya koydu. Gecenin sonunda katılımcılar, birlik ve beraberlik içinde DAĞDER çatısı altında buluşmanın mutluluğunu yaşarken, program coşkulu görüntülerle sona erdi.

Bakan Tekin: "Özgür Özel kadar midesi geniş değilim" Haber

Bakan Tekin: "Özgür Özel kadar midesi geniş değilim"

Bakan Yusuf Tekin, çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Artvin’e geldi. Programı kapsamında okulları ziyaret eden Bakan Tekin, Artvin Valiliği’nde düzenlenen Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tekin, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayına yönelik okullardaki etkinliklere ilişkin eleştiriler hakkında konuşan Bakan Tekin, "Ramazan’la ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Öncelikle şunu söyleyeyim. Anayasal düzenimiz bize Milli Eğitim Bakanlığına ve bütün kamu görevlilerine Anayasaya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz de ona göre davranıyoruz. Fakat bizim Ramazan ayı ile ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler Anayasanın işine gelen maddelerine bakıyorlar, diğerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı, imzalandı. Bakanlığımızı zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. İşin tuhaf tarafı, onların içerisinde 1982 Anayasasını bizlere anlatırken yerin dibine geçiren hocalarımız da var; şimdi 82 Anayasasının işine gelen maddelerine değinip kalan kısımlarına hiç değinmedin diyorlar. Öncelikle şunu söyleyeyim, Anayasamızın başlangıç kısmı her Türk vatandaşının temel hak ve hürriyetlerinin eşit bir biçimde kullanılması vurgusunu yapar. Israrla vurgu yapılan Anayasanın 2. maddesindeki laiklik ifadesinin madde ise şöyle başlar: Toplumun huzuru, milli dayanışma. Bu iki kavram bizim açımızdan çok kritik. Dolayısıyla biz, tüm etkinliklerimize, bütün çalışmalarımızda Anayasanın tamamını, kanunların mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz" dedi. "Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar" "Ben bir Anadolu çocuğuyum" diyen Bakan Yusuf Tekin, "Anadolu’nun her tarafından küfür ya da hakaret kabul edilen cümleleri kullanıp da arkasından ’Bence bu küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum’ diyen Özgür Özel kadar midesi geniş değilim. Kusura bakmayın, dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler benim durduğum yerden suç teşkil eder. Benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın, eğitim camiamızın, bu konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız. Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri, milli dayanışma, birlik beraberlik, kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar. Arkadaşlar, böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir, ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir. Başka diyor ki mesajda, bizim metinlerimizle ilgili olarak itirazlarında Trump’ın ipine sarılmış eleştirisi yapıyorlar. Nasıl çıkarıyorsunuz Ramazan genelgesinden böyle bir ifadeyi ben anlamakta zorlanıyorum. ’Laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak.’ Ne yapmışız? Anadolu’da herkesin heyecanla beklediği, Anadolu’da toplumsal dayanışma, kardeşlik ve benzeri hususları vurguladığımız Ramazan ayı çocuklarımız heyecanla karşılasınlar, dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma çocuklarımız tarafından içselleştirilsin dediğimiz için laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak için çaba içerisine girmişiz. Anlamakta zorlanıyorum ama en ağır ifade ’gerici azınlık’ tanımlaması. Bunu söyleyen kişilere misli ile iade ediyorum" ifadelerini kullandı. Bakan Yusuf Tekin, metne tepkisini sürdürerek "’Gerici azınlık’ 1960’lı, 1970’li yılların Marksist sosyalist mantığıyla hâlen beslenen ve bu kafayla hareket eden, bu toplumu tanımayan, toplumdan kopuk insanları tanımlamak için kullanılabilir ancak. Bizim gibi 7-24 Anadolu’da insanların içerisinde olan insanların bu tür tabirleri kullanmasını ben doğru bulmuyorum. Metnin altında bir tek katıldığım ifade ’Laikliği savunmak suç değildir.’ Laiklik, dinî inanç ve ibadet hürriyetinin devlet, kamu otoritesi tarafından güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla bunu savunmak asla suç olarak kabul edilemez" şeklinde konuştu. Bakan Yusuf Tekin konuşmasının sonunda söz konusu metinle ilgili hukuki süreç başlatacaklarını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.