Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Toplum

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı Haber

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından düzenlenen BTÜ Konuşmaları programının konuğu, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Küresel Güçlükler, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Ekosistemi Odaklı Gelişmeler ve Yükseköğretim Sistemimiz" başlıklı konuşmasında Rektör Mandal, dünyada artan jeoekonomik rekabet, iklim krizi ve teknolojik dönüşümün yükseköğretim sistemleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Günümüzde küresel ölçekte hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Prof. Dr. Hasan Mandal, "Küreselleşmeden söz etsek de aslında ülkelerin giderek yerelleşmeye yöneldiği bir döneme tanıklık ediyoruz" dedi. "En büyük küresel riskler çevresel tehditler" Dünya Ekonomik Forumu verilerine değinen Rektör Hasan Mandal, kısa ve uzun vadede en yıkıcı küresel risklerin başında çevresel tehditlerin geldiğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Mandal, "Aşırı hava olayları ve çevre kirliliği başta olmak üzere çevresel riskler; teknolojik, toplumsal ve jeopolitik risklerle birlikte dünyanın en önemli gündemleri arasında yer alıyor. Toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, devletler arası silahlı çatışmalar, siber güvensizlik ve eşitsizlik de önümüzdeki dönemin önemli risk başlıkları" ifadelerini kullandı. Küresel rekabetin artık yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda jeoekonomik bir boyuta ulaştığını vurgulayan Rektör Mandal, teknoloji alanındaki rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çekerek, "Bugün ülkeler teknoloji savaşını bir güç aracı olarak kullanıyor. Bu süreçte insanlık değerlerinin ikinci plana itildiğini de görüyoruz" dedi. "İklim krizi geleceğin en kritik sorunu" İklim değişikliğinin küresel riskler arasında en belirleyici başlıklardan biri olduğunu söyleyen Rektör Mandal, son yıllarda sıcaklık artışının kritik eşiğe yaklaştığını belirtti. Önümüzdeki 10 yıl içinde aşırı hava olayları, biyolojik çeşitlilik kaybı, yer sistemlerinde kritik değişimler, göç hareketleri ve sağlık sorunlarının daha belirgin hale gelebileceğini ifade eden Rektör Mandal, bu risklerin doğru okunmaması halinde dünyada kıtlık ve çatışmaların artabileceğini söyledi. "Karmaşık sorunları tek bir disiplin çözemez" Bu tür küresel sorunların çözümünde üniversitelerin rolünün büyük olduğunu vurgulayan Rektör Hasan Mandal, disiplinlerarası yaklaşımın önemine dikkat çekti. Rektör Mandal, "Küresel risklerin karmaşık yapısı nedeniyle tek bir disiplinin çözüm üretmesi mümkün değil. Eşitsizlik, kuraklık ya da çevre kirliliği gibi sorunlar; teknoloji, toplum ve ekonomi ile iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle çok disiplinli bilim ve teknoloji tabanlı çözümlere ihtiyaç var" dedi. "Üniversiteler toplumla birlikte bilgi üretecek" Yükseköğretim sisteminin de dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Mandal, üniversitelerin rolünün değiştiğini söyledi. Rektör Hasan Mandal, "Üniversitelerin görevi artık yalnızca toplum için bilgi üretmek değil, toplumla birlikte bilgi üretmektir. Bilgiyi ve teknolojiyi toplumla birlikte geliştirme dönemi başlıyor" dedi. Üniversite, sanayi, kamu ve toplumun yenilik ekosisteminin dört temel bileşeni olduğunu belirten Rektör Mandal, bu yapılar arasındaki güçlü iş birliklerinin küresel sorunlara çözüm üretmede kritik rol oynadığını ifade etti. Sektörlerin mezunlardan beklediği yetkinlikler Sektörlerin artık mezunlardan farklı yetkinlikler beklediğini söyleyen Rektör Mandal, geleceğin insan kaynağı için gerekli özellikleri ise şöyle sıraladı; "Disiplinlerarası düşünebilen, dijital yeterliliğe sahip, sürekli öğrenmeye açık, iletişim ve takım çalışmasına yatkın, yenilikçi ve girişimci, küresel perspektife sahip ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek bireyler yetiştirmek zorundayız." Soru-cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Bakan Memişoğlu: "Etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış ve huzur adası haline geliyor" Haber

Bakan Memişoğlu: "Etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış ve huzur adası haline geliyor"

Bakan Memişoğlu, Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programları kapsamında geldiği Tunceli’de sağlık hizmetlerini yerinde değerlendirdi. "Etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış, huzur adası haline geliyor" sözleriyle Terörsüz Türkiye sürecine de dikkat çeken Bakan Prof. Dr. Memişoğlu, Tunceli’de sağlık altyapısının güçlendirilmesi, yeni yatırımların hayata geçirilmesi ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların ele alınacağını ifade etti. Bakan Memişoğlu, doğası ve turizm potansiyeliyle öne çıkan Tunceli’nin sağlık alanında da örnek bir şehir haline gelmesinin hedeflendiğini belirterek, Ovacık Devlet Hastanesi’nin kısa süre içinde hizmete açılacağını ve ilin sağlık ihtiyacını büyük ölçüde kendi içinde karşılayabilecek bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını dile getirdi. "Artık terörün olmadığı bu kadar güzel doğanın olduğu, insanının misafirperver olduğu Tunceli’nin çok daha hızlı gelişeceğine inanıyoruz" Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, "Bugün Sağlıklı Türkiye Yüzyılı kapsamında 73’üncü ilimizi ziyaret ediyoruz. Özellikle cumhurbaşkanımızın liderliğinde Terörsüz Türkiye uğraşısı ve çabaları neticesinde huzur şehrine, Tunceli’ye geldik. Burada sağlık hizmetlerini değerlendireceğiz. Munzur’u ve doğasıyla örnek olan bir şehir burası. Sağlık hizmetlerini daha iyi nasıl yapabiliriz diye konuşacağız, sağlık yatırımlarımızı konuşacağız. Olan sağlık altyapımızı daha nasıl geliştirebiliriz, buna bakacağız ve sağlığın daha iyi olması için Tunceli’de neler yapılacağını istişare edeceğiz. Özellikle bu kadar güzel doğası olan, insanı ve kültürüyle geleceğe çok iyi bakan bir şehrin özellikle sağlıklı yaşam kültürünün örneği olacak. Sadece hastalıkları değil, sağlıkla ilgili de sağlıklı insanlara hizmet verecek bir sağlık kültürü oluşması için de Esenlik Mevzuatı diye bir çalışma yapıyoruz. Sağlıklı yaşam kültürünü iyileştirecek, sağlıklı insanlara hizmet edecek, sağlık hizmet sunumunu ön plana çıkaracak mevzuat çalışması yapıyoruz. Tunceli gibi doğası güzel, turistik kapasitesi yüksek olan bir şehirde bunun da örnekleri inşallah çok kısa zamanda olacaktır. Çünkü artık terörün olmadığı bu kadar güzel doğanın olduğu, insanının misafirperver olduğu Tunceli’nin çok daha hızlı gelişeceğine inanıyoruz. Biz de sağlık yatırımlarımızı buna göre planlayacağız. Özellikle Ovacık’taki İlçe Devlet Hastanemizi çok yakın zamanda insanımızın hizmetine vereceğiz. Amacımız Tunceli’den sağlık hizmeti ihtiyacı olduğu için başka şehirlere gitmeyecek bir sağlık altyapısı oluşturabilmek. Onun haricinde amacımız, özellikle sağlıklı yaşam kültürünün olabileceği tesislerle insanlarımıza, turistlerimize daha çok hizmet edebilmektir. Biz Tunceli’de inşallah sağlık hizmetleriyle ilgili yeni bir dönem başlatıyoruz" şeklinde konuştu. Bakan Prof. Dr. Memişoğlu, "Farklılıklarımızı toplum olarak birleştirdiğimiz zaman güçlü oluyoruz. Güçlü olduğumuz zaman da etrafımızda ateş çemberi olsa da Türkiye barış, huzur adası haline geliyor. Bizler bu konuda kültür ve bilinci oluşmuş toplumuz. O nedenle ayrıştırmadan, kavga etmeden, tartışmadan ama iyileştirerek, birbirimizi geliştirerek, birbirimize sarılarak, birlikte hareket ederek inşallah bu topraklarda yeniden güçlü bir medeniyeti ayağa kaldırıyoruz. İyilik medeniyeti, barış medeniyeti, huzur medeniyeti. Etrafımızda maalesef insanlar katledilirken savaşlar olurken cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep iyilik, doğruluk ve barış tarafında, insanlık tarafında yer alan bir milletiz. Daha güçlü olmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

RUMELİSİAD'dan kadınlar gününe anlamlı buluşma Haber

RUMELİSİAD'dan kadınlar gününe anlamlı buluşma

Programın konuğu, “Liderliğin Notaları” kitabının yazarı ve liderlik eğitmeni İpek Yalçın oldu. Yalçın, konuşmasında liderlik kavramını farklı bir perspektiften ele alarak, liderliği bir orkestranın uyumuna benzetti. Kurumlarda sürdürülebilir başarının ancak doğru ekip, uyum ve güçlü iletişimle mümkün olduğunu vurgulayan Yalçın, kadınların iş dünyasındaki rolünün her geçen gün daha da güçlendiğine dikkat çekti. Etkinlikte konuşan RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke, kadınların toplumun ve ekonominin gelişimindeki kritik rolüne vurgu yaparak şunları söyledi: “Bugün burada yalnızca bir günü kutlamak için değil, insanlığın yarısını oluşturan, toplumların gelişiminde belirleyici rol oynayan kadınların emeğini, mücadelesini ve varlığını onurlandırmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlarımızı saygı ve minnetle selamlıyorum. Kadın; hayatın kurucusudur.Ailenin temelidir.Toplumun vicdanıdır.Ve medeniyetin taşıyıcısıdır. Tarih boyunca baktığımızda, güçlü toplumların arkasında güçlü kadınların olduğunu görürüz. Anadolu’nun ve Rumeli’nin tarihine baktığımızda da aynı hakikati görürüz. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göç hikâyelerinde, zorluklar karşısında dimdik duran, aileyi ayakta tutan, kültürü ve değerleri nesilden nesile taşıyan yine kadınlarımız olmuştur. Bugün de ülkemizin kalkınmasında, üretiminde, biliminde, sanatında ve ekonomisinde kadınlarımızın emeği büyük bir yer tutmaktadır. Türkiye’nin geleceğini konuşurken kadınların gücünü ve potansiyelini merkeze almadan gerçek bir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. Rumelisiad olarak bizler de bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü bir toplum, ancak kadınların hayatın her alanında aktif şekilde yer aldığı bir toplumdur. Bu nedenle derneğimizde kadınların yalnızca destekleyen değil, yöneten, karar veren ve yön veren bir konumda olmasını çok önemsiyoruz. Rumelisiad’ın yönetim kadrolarında ve çalışma komisyonlarında kadın üyelerimizin aktif şekilde görev alması bizim için bir tercih değil, bir gerekliliktir. Kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer alması, girişimcilikte daha fazla söz sahibi olması ve üretim ekosisteminin içinde daha görünür hale gelmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki;kadınların üretime, yönetime ve karar mekanizmalarına daha güçlü katıldığı bir Türkiye, çok daha güçlü bir Türkiye olacaktır. Rumelisiad ailesi olarak, kadın girişimcilerimizi destekleyen, genç kadınların iş hayatına katılımını teşvik eden ve sosyal projelerde kadınların aktif rol almasını sağlayan birçok çalışma yürütmeye devam ediyoruz. Ancak şunu da çok iyi biliyoruz ki yapılacak daha çok işimiz var. Kadınların eğitimde, iş hayatında ve sosyal yaşamda karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve onların potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarabilecekleri bir ortam oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sadece kadınların meselesi değildir.Bu bir toplum meselesidir.Bu bir kalkınma meselesidir.Bu bir medeniyet meselesidir. Bizler Rumelisiad olarak sadece ekonomik kalkınmayı değil, insanı merkeze alan bir gelişim anlayışını savunuyoruz. Ve bu anlayışın en önemli unsurlarından biri de kadınların toplumdaki yerinin güçlenmesidir. Bu vesileyle özellikle şunu ifade etmek isterim: Rumelisiad ailesi içinde görev alan, emek veren, proje üreten ve değer katan tüm kadın üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin katkısı, emeği ve vizyonu bu kurumun gücüne güç katmaktadır. Aynı şekilde ülkemizin dört bir yanında çalışan, üreten, aile kuran, evlat yetiştiren, hayatın her alanında mücadele veren tüm kadınlarımızı da saygıyla selamlıyorum. Onların emeği, sabrı ve kararlılığı bu ülkenin en büyük zenginliklerinden biridir. Bu duygularla başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere, hayatımıza değer katan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum. Kadınların güçlü olduğu bir toplumun geleceği de güçlü olacaktır.” Dedi… Ramazan ayının birlik ve paylaşma ruhunun da hissedildiği programda, katılımcılar hem iftar sofrasında bir araya geldi hem de kadınların iş dünyasındaki başarı hikâyeleri üzerine fikir alışverişinde bulundu. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyon, katılımcıların networking ve sohbetleriyle devam ederken, RUMELİSİAD’ın toplumsal farkındalık oluşturan etkinliklerinin önümüzdeki dönemde de devam edeceği belirtildi.

Osmangazi’de VR destekli afet tatbikatı Haber

Osmangazi’de VR destekli afet tatbikatı

Osmangazi Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü tarafından düzenlenen, yaklaşık 900 öğrenci ile 55 personelin katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı organizasyonla öğrencilerin afetlere karşı hazırlıklı bireyler olarak yetişmesi hedeflendi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yakından takip ettiği programın ilk bölümünde öğrencilere afet farkındalık eğitimi düzenlenerek deprem başta olmak üzere olası afetlere karşı alınması gereken önlemler, afet anında doğru davranış biçimleri ve güvenli tahliye süreçleri hakkında bilgiler verildi. Bunun yanı sıra eğitim kapsamında öğrenciler, VR (sanal gerçeklik) gözlükleri aracılığıyla afet anını simülasyon ortamında deneyimleyerek doğru müdahale yöntemlerini uygulamalı olarak öğrendi. Gerçekleştirilen tatbikat senaryosuna göre 6.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiği varsayıldı. Deprem alarmının verilmesiyle birlikte öğrenciler, Başkan Erkan Aydın ile birlikte sınıflarında “çök-kapan-tutun” hareketini uyguladı. Ardından okul yönetimi ve görevli ekiplerin yönlendirmesiyle okul binası güvenli şekilde tahliye edildi. Tatbikat kapsamında hazırlanan senaryoya göre deprem sırasında hafif yaralanan bir öğrenci, okul bünyesinde faaliyet gösteren Doğal Afet Kulübü’nün kurtarma ve ilk yardım ekipleri tarafından gerçekleştirilen müdahale ile güvenli alana taşındı. Tatbikatın devamında ise okulun giriş katında elektrik kaynaklı bir yangın senaryosu canlandırıldı. “YAKLAŞIK 30 BİNE YAKIN ÖĞRENCİMİZE ULAŞTIK” Başkan Erkan Aydın, afetlere hazırlıklı bir toplum oluşturmanın önemine dikkat çekerek, gençlerin bilinçlendirilmesine yönelik eğitim ve tatbikat çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. Amaçlarının daha bilinçli, dayanıklı ve afetlere hazır bir Osmangazi oluşturmak olduğunu söyleyen Başkan Aydın, “Çocuklarımıza deprem anında ne yapmaları gerektiğini hem VR gözlükleriyle deneyimleterek hem de canlı tatbikatlarla öğretiyoruz. Siren çaldığında nasıl tahliye edileceğini, ilk etapta neler yapılması gerektiğini uygulamalı şekilde gösteriyoruz. Müdürlüğümüz gün boyunca öğrencilere eğitim veriyor; deprem sonrasında yaşanabilecek yangın ve diğer afetlerle ilgili de uygulamalı tatbikatlar yapıyoruz. Osmangazi’deki tüm okullarımızda bu eğitimleri tamamlayacağız. Şu ana kadar yaklaşık 30 bine yakın öğrencimize ulaştık. Amacımız olası bir afette can kaybını en aza indirmek. Bu süreçte emeği geçen müdürlüğümüze, başkanlarımıza, personelimize, okul müdürümüze ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Nefes kesen tatbikatı ilgiyle takip eden öğrenciler ise eğitimin oldukça faydalı geçtiğini belirterek, kendilerine bu imkanı sağlayan Başkan Erkan Aydın ile emeği geçen herkese teşekkür etti.

Uzman aile danışmanı Saliha Erdim, Yıldırımlılarla buluştu Haber

Uzman aile danışmanı Saliha Erdim, Yıldırımlılarla buluştu

Yıldırım ilçesinde Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Yıldırım Belediye Başkan Oktay Yılmaz’ın da katıldığı söyleşiye, vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Programda ‘Huzurlu Ailenin Sırları’ üstüne konuşan Erdim; aile içi iletişim ve ailenin önemi üstüne tavsiyelerde bulundu. Eşlerin birbirlerini aile içinde onarıp güçlendirmesi gerektiğini belirten Erdim, “Her birimizin ayrı ayrı ihtiyaç duyduğu bir konuya değinmek istiyorum. Bu da içeride başka dışarıda başka oluşumuz. Yani dışarıda birilerine değer verip içeride vermememiz. İnsan Allah’ın kıymetlisi ve göz bebeğidir. Allah bizleri birbirimize nikahla helal kıldı. Biz mümin kardeşler olarak potansiyel değerlerimizi daha iyi bir şekilde ortaya çıkarmak için varız. O zaman bunun çekirdeği ailedir. Bütün iyilikler içeriden dışarıya doğru olur. Bütün güzelliklerin yönü içeriden dışarıya doğrudur. Aile, bizim mahrem alanımızdır. İç yapılanmamızdır. Eğer bir iyilik varsa ailede başlamalıdır. Bir güzellik varsa o ailede oluşmalıdır” ifadelerini kullandı. PSİKOLOJİK SORUNLARIN KÖKENİ Günümüzde yaşanan psikolojik sorunların kökenine değinen Erdim; “Biz ailede iyi olma, güzel konuşma, değer katma, saygılı davranma, ailede gerçek kulluğu yaşama konusunda kesintisiz bir çaba içerisine girmeliyiz. Bugün yaşanan depresyon, panik atak, korkular ve takıntıların tamamının kökeninde genetik etkenler ile beraber anne baba tutumu faktörü var. Genetik olarak bu hastalıklara yatkınlığı olmayanların bile hasta olduğunu görüyoruz. Karşısındakinden sevgi göremeyen değersizleştirilen bir insan kendi davranış ve tutumunu nasıl sürdürebilir? Elbette sırtını Allah’a dayayarak. Yoksa bizi hiçbir psikiyatrik ilaç, hiçbir psikiyatrik kuram, hiçbir sosyal destek, maneviyat kadar ayakta da tutmaz, sabit de tutmaz. Sürdürülebilir bir ahlakı da sağlayamaz” diye konuştu. ‘AİLE TOPLUMUN TEMELİDİR’ Programda konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise; “Aile, toplumun en güçlü temeli ve geleceğimizin en önemli yapı taşıdır. Sağlam bir toplum inşa etmenin yolu, huzurlu ve güçlü ailelerden geçer. Bu nedenle aile içi iletişimi, karşılıklı saygıyı ve sevgi bağlarını güçlendirecek her çalışmayı çok kıymetli buluyoruz. Saliha Erdim’in aile içi iletişim, değerler ve maneviyat üzerine paylaştığı önemli tespitlerin katılımcılarımız için yol gösterici olduğuna inanıyorum. Ramazan ayı; birlik, beraberlik ve paylaşma duygularımızı pekiştiren müstesna bir zaman dilimidir. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak bu mübarek ayın ruhuna uygun şekilde kültürel ve sosyal programlarla hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Aileyi merkeze alan, toplumsal dayanışmayı güçlendiren etkinliklerimizi önümüzdeki süreçte de sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

AFAD Başkanı Pehlivan: Ülkemiz bir deprem ülkesi, hazırlıklı olmalıyız Haber

AFAD Başkanı Pehlivan: Ülkemiz bir deprem ülkesi, hazırlıklı olmalıyız

AFAD Başkanı Vali Ali Hamza Pehlivan, Deprem Haftası mesajında Türkiye’nin tektonik, sismik ve topografik yapısı gereği sık sık doğal afetlerle karşı karşıya kaldığını belirtti. Depremin yanı sıra sel, su baskını, çığ, heyelan ve yangın gibi afetlerin de sık yaşandığına dikkat çeken Pehlivan, “Bu afetlerin en yıkıcı olanı depremlerdir” dedi. Vali Pehlivan, AFAD’ın “Türkiyemizin Afetlerde Ortak Gücü” misyonuyla risk azaltma, afet müdahale ve iyileştirme planlarını tüm kurum ve kuruluşlarla koordineli şekilde yürüttüğünü belirtti. Başkan, teknolojik donanım, iletişim ağı, lojistik altyapı ve eğitim-tatbikatlarla afet yönetim süreçlerinin kesintisiz sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin 485 diri fay hattı üzerinde bulunduğunu ve Alp-Himalaya kuşağı içinde yer aldığını hatırlatan Pehlivan, “Ülkemizde ortalama her üç yılda bir 6 büyüklüğünde, her beş yılda bir 6’dan büyük ve her on yılda bir 7’den büyük deprem yaşanmaktadır. Geçmiş yüzyıllarda da bu sismik hareketlilik sıklıkla tecrübe edilmiştir” dedi. Deprem ve afet farkındalığının önemine dikkat çeken Pehlivan, mesajında şunları kaydetti: "Unutmayalım, ülkemiz bir deprem ülkesi. Afetlere karşı topyekûn hazırlanmalı, eğitim, farkındalık ve risk azaltma çalışmaları ile olası riskleri en aza indirmeliyiz. Vatandaş olarak bu bilinci hayatımıza yansıtmalı, devlet ve millet işbirliğiyle dirençli şehirler ve toplumlar oluşturmalıyız. ‘Afetlere Dirençli Türkiye’ hedefine, kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve özel sektörümüzle birlikte ulaşacağımıza inanıyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.