Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tobb

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tobb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tobb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trafik sigortasında yeni dönem: Hasar tutarı ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak Haber

Trafik sigortasında yeni dönem: Hasar tutarı ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından, trafik sigortalarındaki değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkların azaltılması, tazminat süreçlerinin daha etkin adil ve hızlı şekilde yürütülmesi amacıyla hayata geçirilen eylem planı kapsamında değişikliğe gidildi. Buna göre araçlarda meydana gelen değer kaybı tazminatlarının hesaplanması artık hasar ekspertiz sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. 1 Temmuz’da yürürlüğe giren uygulama ile birlikte, eksper tarafından araç üzerinde gerçekleştirilen teknik inceleme sonucunda yalnızca hasar tutarı değil, aynı zamanda araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar ilkesi çerçevesinde aynı dosya içerisinde hesaplanacak. Böylece hak sahiplerinin değer kaybı tazminatı için ayrıca yeni bir süreç başlatmalarına gerek kalmadan, zararlarının daha kısa sürede, daha şeffaf ve daha etkin şekilde karşılanması mümkün olacak. Gerçek zarar ilkesi esas alınacak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, konuya ilişkin yaptığı açıklamada yeni uygulamanın yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği olmadığını, aynı zamanda hak sahiplerinin gerçek zararlarının adil, objektif ve hızlı şekilde karşılanmasını amaçlayan önemli bir sistem dönüşümü olduğunu ifade etti. Ahmet Nedim Erdem, uzun yıllardır değer kaybı hesaplamaları konusunda farklı yöntemlerin uygulanmasının, farklı tazminat tutarlarının ortaya çıkmasına ve çok sayıda hukuki uyuşmazlığa neden olduğuna işaret etti. "Hasar ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak" SEDDK tarafından yürürlüğe konulan yeni düzenleme konusunda tüm eksperler nezdinde uygulama birliği sağlandığını ifade eden Erdem şunları söyledi: "Böylece aynı nitelikteki hasarlar için farklı sonuçlar doğmasına neden olan uygulama farklılıkları ve benzer dosyalarda farklı tazminat tutarlarının ortaya çıkması önemli ölçüde engellendi. Hasar ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak. Yeni sistem kapsamında sigorta eksperi; aracın fiziksel hasarını, onarım yöntemini, değişen ve onarılan parçaları, önceki hasar durumunu, aracın genel teknik özelliklerini yerinde inceleyerek hasar raporunu düzenleyecek ve aynı süreç içerisinde araçta oluşan değer kaybını da hesaplayacak. Böylece, değer kaybı hesaplaması, hasardan bağımsız ikinci bir süreç olmaktan çıkmış oldu. Teknik incelemeye dayanan hasar tespiti ile bütünleşik bir ekspertiz sürecine dönüştü. Hak sahipleri ayrı bir başvuru yapmayacak, tazminata daha hızlı ulaşacak. Yeni uygulamayla birlikte eksper ataması yapılan dosyalarda hak sahiplerinin ayrıca değer kaybı tazminatı için yeni bir başvuru yapmalarına gerek kalmamakta. Bu düzenleme; işlem sürelerini kısaltacak, gereksiz başvuruları ortadan kaldıracak ve uyuşmazlıkların önemli ölçüde azalmasına katkı sağlayacak." "Eksperlerin sorumluluğu yalnızca hasarın tespitiyle sınırlı olmayacak" TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından, yeni sistemin ülke genelinde aynı standartlarla uygulanabilmesi amacıyla kapsamlı teknik çalışmalar gerçekleştirildiğini belirten Erdem, "Yeni uygulamayla birlikte eksperlerin sorumluluğu yalnızca hasarın tespitiyle sınırlı olmayacak; aynı zamanda araçta meydana gelen ekonomik değer kaybının bilimsel ve teknik esaslara göre gerekçeli olarak hesaplanmasını da kapsayacak. İcra Komitemiz tarafından hazırlanan uygulama esasları ile; gerçek zarar ilkesinin nasıl uygulanacağı, teknik inceleme kriterleri, değer kaybı hesaplama yöntemi, raporlama standartları, hesaplamalarda esas alınacak objektif veriler de ayrıntılı şekilde belirlendi ve tüm sigorta eksperlerine duyuruldu. Ayrıca konuya ilişkin mesleki eğitim faaliyetleri düzenlendi. Bu çalışmalar sayesinde Türkiye genelinde görev yapan sigorta eksperleri ortak teknik standartlar çerçevesinde hesaplama yapacak, hak sahipleri de teknik, objektif, adil ve gerçek değer kaybı tazminatına hızlıca kavuşacaklar" açıklamasında bulundu. 40 bin lira altındaki hasarlarda da eksper talep edilebilecek 2026 yılı uygulamasında 40 bin lirayı aşan trafik sigortası hasarlarında sigorta şirketi tarafından eksper görevlendirilmesinin zorunlu olduğunu bildiren Erdem, bu tutarın altında kalan hasarlarda ise hak sahiplerinin başvurusu üzerine sigorta şirketinin bir gün içerisinde eksper görevlendirip görevlendirmeyeceğine karar verdiğine işaret etti. "Hiçbir sigorta eksperi; telefonla arayarak değer kaybı tahsil edeceğini söylemez" Vatandaşları dolandırıcılık girişimlerine karşı da uyaran Erdem, "Hiçbir sigorta eksperi; telefonla arayarak değer kaybı tahsil edeceğini söylemez, vekaletname istemez, dava açılması için yönlendirme yapmaz ve tazminat tahsil edeceğini vaat etmez. Vatandaşlarımızın bu tür girişimlere kesinlikle itibar etmemeleri ve gerekli durumlarda ilgili resmi mercilere başvurmalarını önemli hatırlatmak isterim" diye konuştu. TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, TOBB SEİK’in SEDDK ile tam uyumlu şekilde süreçleri yöneteceğini de sözlerine ekledi.

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK İÇİN ORTAK ÇAĞRI

Etkinliğe, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, Bilişim Sektörü iş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk, Bursa İş Kadınları Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ve çok sayıda dinleyici katıldı. Toplantının açılışında konuşan MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın “Toplantının adı olan ‘Mühendislikte Dijital Bağımsızlık’ ismi çok kıymetli. Bu isim için İdris Başkanıma çok teşekkür ederim. ‘Bağımsızlık’ çok önemli bir kelime. Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği için bu kelime çok önemli. NOSAB belki Türkiye’nin en yeşil organize sanayi bölgesi. Çok sayıda fabrika bulunmasına rağmen, kullandığımız yazılımlar eğer yerli olmazsa NOSAB binalardan ibaret kalır. Üretimden, verimlilikten bahsedemeyiz. Taş, beton yığınına dönüşür. İran Savaşı bize bunu gösterdi. Bağımsızlık bir ülke için altın anahtar. Biz bağımsız olamadığımız sürece, çok büyük sorunlar yaşayabiliriz. Türkiye’de bakış açımızı değiştirerek sorun değil, çözüm tabanlı hareket etmeliyiz” dedi. BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul açılış konuşmasında, “Bugün ülkemizin sanayi, teknoloji ve geleceğini yakından ilgilendiren tam bağımsızlığımızın, mücadelemizin en kritik yani dijital bağımsızlığımızı konuşmak için bir araya geldik. Dijitalliği temellerini oluşturduğu yeni bir bilgi çağı başladı. Ancak çok iyi biliyoruz ki, tasarımı başkasının yazılımıyla yapmak, veriyi başkasının bulutunda tutmak, saklamak, üretimi başka lisanlara bağlı tutmak, bizi sürdürülebilir bir liderliğe taşıyamaz. Mühendislikte dışa bağımlılık sadece maddi bir yük değil, aynı zamanda geleceğe dair egemenliğimiz için en büyük risklerden biridir. Biz bu alanda en iyilerini üretebilecek kapasiteye sahibiz. Bugün burada Mühendislikte dışa bağımlılığın bedelleri ve bu bedellerin nasıl minimize edileceğini konuşacağız” dedi. Doğrul sözlerini, “Burada bulunan bütün misafirlere, panelistlere ve ULUTEK Teknopark’a çok teşekkür ederim. Geleceği kopyalayan değil, geleceği yerli ve milli teknoloji tasarlayan Türkiye idealiyle etkinliğimizin tüm katılımcılar için verimli geçmesini diliyorum” diyerek bitirdi. Toplantının açılış konuşmalarında değerlendirmelerde bulunan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez de, “Bir tespitimden de bahsetmek isterim. NOSAB Akademi çatısı altında yıl boyunca çok sayıda eğitim, panel, seminer ve çalıştay gerçekleştiriyoruz. Ancak açıkçası bu salonu uzun zamandır ikinci kez bu kadar dolu görüyorum. Bu tablo, bugün ele aldığımız konunun ne kadar önemli ve güncel olduğunu gösteriyor. Demek ki sanayicimiz, mühendisimiz, akademisyenimiz ve teknoloji dünyamız; dijital bağımsızlık, yerli yazılımlar ve mühendislikte rekabet gücü gibi başlıkları yalnızca teknik bir mesele olarak değil, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir konu olarak değerlendiriyor. Buradaki yoğun ilgi, aslında hepimizin aynı sorunun peşinde olduğunu gösteriyor: Üreten, geliştiren ve kendi teknolojisini ortaya koyabilen bir Türkiye.” dedi. TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir de, “Farklı panellere katıldığımda her zaman üzerinde durduğum bir konu var. Mühendislik ve dijital bağımsızlık. Geçen hafta yazılım alanında ithalat-ihracat rakamları açıklandı. İhracat yüzde 4, ithalat ise yüzde 50 oranında artmış. Yani bu şekilde giderse yılın sonuna doğru cari açık 5 milyar dolar olacak. Bu cari açık sürdürülebilir değil. Bundan dolayı dijital bağımsızlık çok önemli” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat ‘Dijital Mühendislik ve Ürün Geliştirme Süreçleri’ isimli konuşmasını ve TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk ‘Türkiye’de CAD ve Veri bağımsızlığı ihtiyacı isimli konuşmasını sundu. NOSAB Başkanı Erol Gülmez tarafından konuşmacı TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat’a, MARSİFED Başkanı Osman Akın tarafından da konuşmacı TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk’e plaket takdiminde bulunuldu. Toplantının ilk panelinde, ‘Mühendislikte Dışa Bağımlılık: Bedelini Nerede Ödüyoruz?’ konusu Moderatör Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Fatih Karpat’ın yönetiminde yapıldı. Panelde; İğrek Makine Ar-Ge Müdürü Fatih İğrek, Mubitek Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bintaş, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk konuşmacı olarak yer aldı. İlk paneldeki konuşmacılara BİSİAD Başkanı İdris Doğrul tarafından adlarına dikilmiş fidan belgeleri takdim edildi. Kahve molasının ardından ikinci panel ise, ‘Mühendislikte Veri Kopukluğu: Tasarım ve Üretim Arasındaki Kayıp Nasıl Kapatılır’ konusuyla BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde; Evok Software Studio Kurucu Ortağı Harun Öztürk, Projesis Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kemahlı, TDM Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İnönü Alıcı konuşmacı olarak yer aldı. İkinci paneldeki konuşmacılar için hazırlanan fidan belgeleri, MUBİTEK Genel Müdürü Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş tarafından takdim edildi.

Hisarcıklıoğlu’ndan döviz desteği çağrısı: Uzatılmalı, oranı artırılmalı! Haber

Hisarcıklıoğlu’ndan döviz desteği çağrısı: Uzatılmalı, oranı artırılmalı!

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Merkez Bankası tarafından uygulanan döviz dönüşüm desteğine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. 30 Nisan itibarıyla sona erecek uygulamanın mevcut küresel ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, desteğin uzatılmasının kritik önem taşıdığını ifade etti. Küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğine, korumacılık eğilimlerinin arttığına ve ihracat pazarlarında rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin üretim ve ihracat odaklı büyüme hedeflerini sürdürebilmesi için reel sektörün desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut döviz dönüşüm desteğinin hem süresinin hem de oranının yetersiz kaldığını belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yüzde 3 seviyesindeki destek oranının artırılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca uygulama şartlarının reel sektör açısından ağır olduğunu dile getirerek, sistemin daha sade, erişilebilir ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulması çağrısında bulundu. Hisarcıklıoğlu, bu yönde atılacak adımların sanayici ve ihracatçılara moral sağlayacağını, firmaların finansman koşullarını iyileştireceğini ve Türkiye’nin ihracat hacmine olumlu katkı sunacağını belirtti.

Cevdet Yılmaz: "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız" Haber

Cevdet Yılmaz: "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız"

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi arasında yuvarlak masa toplantısı gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani’nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya’nın katılımıyla gerçekleşen toplantıda ortak ikili ticari ve ekonomik ilişkiler ele alındı. "Türkiye ile ABD arasındaki köklü stratejik ortaklık ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır" Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası arasında sürdürülen iş birliğinin güçlü bir yansıması olan programa katılmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Yılmaz, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, ekonomik ilişkilerin niteliğini ve yönünü yeniden şekillendirdiğini belirterek, "Devam eden savaşlar, bölgesel çatışmalar, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ülkeler arasındaki iş birliğinin önemini her zamankinden daha fazla artırmaktadır. Bu süreçte, kurallara dayalı ticaret sisteminin yeniden güçlendirilmesi ve ülkeler arasındaki güvenin tahkim edilmesi büyük önem arz etmektedir. Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü stratejik ortaklık ve müttefiklik ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır. Karşılıklı güvene dayanan bu yapı, yatırım ve ticaret ilişkilerimizin derinleşmesine imkân tanımakta; iki ülke arasındaki ekonomik etkileşimin uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde gelişmesini desteklemektedir" açıklamasında bulundu. ABD ile olan ikili ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolara yaklaştığını anımsatan Yılmaz, "Hedefimiz 100 milyar. Hedefe göre yüzde 40 civarındayız. Ama gelişmeler ümit verici. 2026 yılının ilk çeyreğinde 10,4 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşmuş. Bu da bu yılda önemli bir performans ortaya koyacağımızı gösteriyor ve 100 milyar dolar açısından güçlü bir potansiyele işaret ediyor" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, karşılıklı yatırımların da ABD ile Türkiye arasındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyerek, Türkiye’de 2 bin 300’ü aşkın ABD sermayeli firma üretim, ihracat, istihdam ve arya alanlarına ciddi katkı sunduğunu açıkladı. Aynı dönemde Türk firmalarının ise ABD’de gerçekleştirdiği doğrudan yatırımlar hakkında da bilgi veren Yılmaz, Türk firmalarının yatırımlarının 14 milyar dolar gibi küçümsenmeyecek bir seviyeye geldiğinin altını çizdi. Türkiye’nin sunduğu gelişmiş yatırım ortamının iş yapma kolaylığının ve ülkenin stratejik konumunun Amerikan yatırımcılar için güçlü fırsatlar barındırdığını bildiren Yılmaz, "Türk firmalarının ABD’de ortaya koyduğu performansın da dikkati çekici olduğunun altını çizdi. "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız" Yılmaz, Türkiye olarak, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı güçlü bir kalkınma perspektifiyle hareket ettiklerine dikkati çekerek, "Son benimsediğimiz 12. Kalkınma Planımızda yeşil ve dijital dönüşümü kalkınma stratejimizin odağına almış durumdayız. Güçlü lojistik altyapımız, modern limanlarımız, gelişmiş kara ve demiryolu ağlarımız sayesinde yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız. Önceliğimiz; yüksek katma değer üreten, sürdürülebilir, iklim dostu ve teknoloji yoğun yatırımları ülkemize kazandırmaktır" diye konuştu. "CAATSA yaptırımları konusunda ilerlemeler bekliyoruz" Türkiye ile ABD arasında enerji, savunma, yapay zeka, uydu, iletişim, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi birçok alanda güçlü bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu söyleyen Yılmaz, "Özellikle enerji alanında LNG ithalatının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, iş birliğimizin çeşitlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Savunma sanayiinde geliştirilecek iş birliklerinin, mevcut potansiyeli çok daha ileri bir noktaya taşıyacağına inanıyoruz. Bu noktada iki dost müttefik ülke olarak ‘CAATSA’ yaptırımları konusunda ilerlemeler beklediğimizi özellikle ben de ifade etmek istiyorum. Bu konularda iş dünyasının sonuç odaklı yaklaşımının da büyük katkılar sunacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Türk firmalarıyla Amerikan firmalarının üçüncü ülkelerde çok işler yapabilirler diye düşünüyorum" Yılmaz, Türk ve Amerikan müteahhitlik firmalarının üçüncü ülkelerde birlikte hayata geçirebileceği projelerin önemli bir potansiyel taşıdığının altını çizerek, "Uzakdoğu’dan gelen büyük bir rekabet baskısı altında ekonomilerimiz. Bunu biliyoruz. Bu rekabete cevap verirken korumacılığın tek başına yeterli olmadığını yeni rekabetçi modeller ve işbirlikleri üretmenin de önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu çerçevede özellikle Amerikan firmalarının finansal imkanları, teknolojik gelişmişlik düzeyleri, Türk firmalarının dinamik yapısı, esnek hareket kabiliyetleri, networkları birleşince güçlü bir rekabet modeli oluşturabileceğine de inanıyorum. Bugüne kadar müteahhitlik alanında da ABD de 2,9 milyar dolar değerinde elli bir proje üstlenmiş durumdayız. Türk firmalarıyla Amerikan firmaları üçüncü ülkelerde de birlikte Afrika’da, Asya’da, Avrupa’da çok işler yapabilirler diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Doğru bir programınız varsa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler" Türkiye ekonomisinin, küresel düzeydeki tüm belirsizliklere rağmen güçlü bir performans sergilemeye devam ettiğini kaydeden Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bir Orta Vadeli Programımız var. Bunu da Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesiyle ve etkin bir koordinasyonla kararlı bir şekilde hayata geçirmeye devam ediyoruz. Ama ben şunun altını çizmek istiyorum. Doğru bir programınız varsa nereye gittiğinizi biliyorsanız istikametiniz doğruysa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler. Asıl olan programınızdır. Programı kararlı bir şekilde hayata geçirmektir. Biraz geç olabilir bazı işler biraz etkilenebilir ama sonuçta kararlı bir politikaları izliyorsanız hedeflerinize el veya geç ulaşırsınız. Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz." "Savaş sonrası yeni şartlar bekliyor bizi, bu ortamda istikrarını koruyan olan bir ülke olarak önemli fırsatlarımız olduğuna inanıyoruz" Türkiye’nin çevresinde büyük çatışmaların olduğunu hatırlatan Yılmaz, Türkiye olarak bu gerilimler içinde istikrarını koruyan güvenli liman vasfını pekiştiren bir ülke konumunda olmaya devam ettiklerini belirtti. Yılmaz, İran-ABD-İsrail savaşının enerji, lojistik, hammadde başta olmak üzere küresel ekonomiye önemli yansımalarda bulunduğunu ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye olarak bu konularda bir arz sıkıntısı yaşamıyoruz. Tedarik sistemleri çeşitlendirilmiş bir ülke olarak hiçbir konuda bir arz sıkıntımız yok. Ama fiyatlardan tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de etkileniyor. Fiyat etkilerini de sınırlamak için gayret ediyoruz. Bütçemize biraz yük alma pahasına enflasyon üzerinde bu etkileri sınırlamaya dönük bir çaba içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Kısa vadede tüm dünya gibi biz de elbette bu savaştan olumsuz etkileniyoruz. Ancak şunun da altını çizmem gerekiyor. Savaş sonrası bizi yeni bir bölgesel ortam, yeni şartlar bekliyor. Yeni dinamikler devreye girecek. Ve bu ortamda istikrarını koruyan, güvenli liman vasfını koruyan, önemli değerleri olan bir ülke olarak çok önemli fırsatlarımız, imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Bu yaşananlar kısa vadede olumsuz etkiler yapsa da orta vadede Türkiye için önemli bir perspektif, önemli imkanlar getirmektedir. İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere oluşan bu yeni imkanları değerlendirmek için de hükümet olarak hazırlık içindeyiz. Önümüzdeki günlerde sizleri de şaşırtacak bazı yeni açılımlar yapabiliriz. Türkiye’nin bu yeni ortamdan faydalanmasına dönük bazı önemli adımlar yine yatırımcı dostu adımlar atmayı planlıyoruz. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın konuşmasının ardından TOBB ile ABD Ticaret Odası arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Program, işbirliği anlaşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.

Bursa’da kadın dayanışması aynı sofrada buluştu Haber

Bursa’da kadın dayanışması aynı sofrada buluştu

Bursa’nın önde gelen beş kadın sivil toplum kuruluşu, Ramazan ayının paylaşma ruhunu anlamlı bir organizasyonda buluşturdu. Bursa Ticaret Borsası koordinatörlüğünde faaliyetlerini yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD), Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü iş birliğinde düzenlenen iftar programı, kadın dayanışmasının güçlü bir örneğine sahne oldu. Villa Verde’de düzenlenen iftar programı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu kadınların birlikteliğiyle buluşturdu. Geceye katılarak kadın liderlerin dayanışmasına destek veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa’nın üretim ve sivil toplum kültürüne vurgu yaptı. Bursa’nın her alanda örnek bir şehir olduğunu belirten Matlı, "Bu akşam burada gördüğümüz birliktelik, Bursa’nın dayanışma ruhunun güzel bir yansımasıdır. Kadınların üretimde, sanayide, eğitimde ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer alması yalnızca bireysel başarıların değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomik kalkınmasının ve refahının artmasının da en önemli unsurlarından biridir" dedi. Bursa Ticaret Borsası olarak eğitime her zaman öncelik verdiklerini ifade eden Özer Matlı, gecede şu önemli desteği de paylaştı; "Bu anlayışla Bursa Ticaret Borsası olarak, mühendis adayı kız öğrencilerimizin eğitimine sunacağımız burs desteğinin yanı sıra, ben de bu akşam eşim Şahika Matlı adına aynı tutardaki burs desteğini şahsi olarak üstlenmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Genç kızlarımızın eğitimine katkı sunmak, ülkemizin yarınlarına yapılabilecek en kıymetli yatırımdır. Kadınlarımızın iş hayatında daha güçlü yer alması için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz." Programın ev sahiplerinden Bursa Soroptimist Kulübü Başkanı Sedef Sinoplu, kadınlar için en iyisini hedefleyen bir gönüllü hareketi olduklarını belirterek başladığı konuşmasında, kadınların ve kız çocuklarının hayatını iyileştirmenin öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı. Toplumun geleceğinin kız çocuklarının eğitimine bağlı olduğunu ifade eden Sinoplu, "Bir kız çocuğu eğitim aldığında sadece kendi hayatı değil, bir toplumun geleceği değişir. Kadınlar birlikte hareket ettiğinde şehirler gelişir; üretimde yer aldığında ekonomi güçlenir. Biz bugün burada sadece bir günü kutlamıyoruz. Aynı zamanda kadınların gelecekteki yolculuğunu daha güçlü kılmak için bir araya geliyoruz. Çünkü biz sadece konuşan değil, değişime yön veren kadınlarız" diyerek kadın dayanışmasının dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Hanife Yeşil, 8 Mart sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kadınların ve kız çocuklarının özgür ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi için farkındalık günü olduğunu hatırlattı. Soroptimistlerin kız kardeşlik ruhuyla hareket ettiğini vurgulayan Yeşil, "Bizler, eğitim, fırsat eşitliği ve dayanışma yoluyla kadınlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmak için çalışıyoruz. Bugün burada sergilenen bu tablo, kadın dayanışmasının ne kadar güçlü ve dönüştürücü olduğunun en kıymetli örneğidir. Amacımız, daha eşit ve umutlu bir gelecek için kadınların ışığını hep birlikte büyütmektir" dedi. Gecede söz alan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, kadınların mühendislikten girişimciliğe kadar her alanda büyük bir değer üreticisi olduğunu vurguladı. Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözüne atıfta bulunan Öztürk gecenin en anlamlı müjdesini paylaşarak şunları söyledi: "Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Özer Matlı’nın değerli destekleriyle, bugün burada bulunan her misafirimiz adına yapılan bağış desteği sayesinde TÜMKAD&TEV Bursa Fonumuz kapsamında mühendis adayı genç kadınlarımızın bir yıllık bursu karşılanacaktır. Bu anlamlı destek, sadece öğrencilerimizin eğitim yolculuğuna katkı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda geleceğin kadın mühendislerinin yetişmesine de güçlü bir katkı olacaktır. Bu anlamlı destek için Sayın Özer Matlı’ya gönülden teşekkür ediyorum." BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ise konuşmasında, kadın dayanışmasının sadece bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Eşitliğin bir lütuf değil, hak olduğunu vurgulayan Şençayır, "Cumhuriyet kadınları olarak sadece geçmişle gurur duymuyor, geleceği de inşa ediyoruz. Çünkü biz kadınlar tarih boyunca hayatın kurucu gücü olduk. Bugün burada sadece yemek paylaşmıyoruz; vizyonu, sorumluluğu ve umudu paylaşıyoruz. Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir, kadın birbirine omuz verdiğinde gelecek değişir. Biz yan yana geldiğimizde yalnızca bir masa dolmaz, koca bir şehir ayağa kalkar" dedi. Şençayır ayrıca, katılımcıların bağışlarıyla Gönül Sofrası Aşevi’nde verilecek bin kişilik iftar yemeğinin, kadın dayanışmasının somut bir iyiliğe dönüşmüş hali olduğunu belirterek tüm destekçilere teşekkür etti. TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise, kadın dayanışmasının gücü ile Ramazan’ın bereketini aynı sofrada buluşturmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Şen, "Bugün burada sadece bir iftar sofrasını paylaşmak için değil; kadın dayanışmasının gücünü ve iyiliğin çoğaldıkça büyüdüğünü birlikte göstermek için bir aradayız. Bazen en güçlü bağlar, en samimi sohbetler ve en anlamlı dayanışmalar aynı sofrada başlar. Bu anlamlı gecede aynı sofrada buluşmamıza vesile olan dayanışmanın, paylaşmanın ve iyiliğin çoğalarak büyümesini diliyorum" dedi. Kadınların ortak değerler etrafında kenetlenmesinin topluma kattığı değeri hatırlatan Şen, "Kadınların üretimde, girişimcilikte ve toplumsal hayatta daha güçlü yer alması, ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor" dedi. Gecede elde edilecek gelirin bir bölümü ile yapılacak iftar desteğinin yanı sıra, Bursa Ticaret Borsası’nın da bu anlamlı programa katılan her bir misafir adına ek katkı sunarak mühendis kızlara ilave burs desteği vereceğini açıklayan Şen, "Kadınların eğitimine ve geleceğine verilen bu anlamlı destek dolayısıyla, Kurulumuzun koordinasyonunu yürüten Bursa Ticaret Borsası’nın kıymetli Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özer Matlı ile Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. İftar programının ardından konuk yazar Canan Ekinci Yılmaz, gerçekleştirdiği söyleşi ile davetlilere keyifli ve ilham dolu anlar yaşattı. Kadın hikayeleri ve dayanışmanın toplumsal dönüştürücü gücü üzerine yapılan söyleşi, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.

Bursa'dan 'Sanayide Kadın Eli Projesi'ne tam destek Haber

Bursa'dan 'Sanayide Kadın Eli Projesi'ne tam destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kadınların hayat her alanında daha fazla görünür olabilmesi için önemli bir işbirliğine imza attı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kadın Girişimciler Kurulu koordinatörlüğünde hayata geçen 'Sanayide Kadın Eli Projesi’ne Bursa Büyükşehir Belediyesi de güçlü destek veriyor. Proje kapsamında Bursa İş Ofisi tarafından aday yönlendirmesi yapılıyor ve çalışmalara destek veriliyor. Tarihi Belediye Binası’nda düzenlenen törende, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen arasında iyi niyet mektubu imzalandı. Mektup, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalarını güçlendirmek amacıyla iş birliği yapma kararlılığını ifade ediyor. “HEDEFİMİZ KADIN İSTİHDAMINI DAHA DA ARTIRMAK” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, kadın istihdamının son derece kıymetli olduğunu ve nüfus oranıyla paralel olması gerektiğine inandığını söyledi. Kadınların sosyal ve çalışma hayatında henüz yüzde 50 seviyelerine gelmediğini belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Kadın istihdamının her alanda artması ve eş düzeye getirilmesi gerekiyor. Kurumsal anlamda bu çabayı gösteriyoruz. Bu tür projelere de destek vererek kadının çalışma hayatında daha fazla yer almasını arzuluyoruz. 2025 yılında sadece BURULAŞ’ta vatman olarak 10 kadın göreve başladı. Kadınlara birçok alanda öncelik tanıyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu güne yüzde 6 civarında kadın istihdamını da artırdık. Hedefimiz kadın istihdamını daha da artırmak. Kadınların çalışma hayatında güçlü bir şekilde olmasını sağlamak istiyoruz. Bu konuda da Bursa’nın örnek olacağına inanıyorum” dedi. “277 KADINIMIZI SANAYİYE TEKRAR GERİ KAZANDIRDIK” Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) koordinatörlüğünde faaliyetlerini sürdüren TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu (KGK) İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen, Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni yanlarında görmekten büyük mutluluk duyduklarını söyleyerek Başkan Mustafa Bozbey’e desteklerin dolayı teşekkür etti. Projenin 81 ilde uygulandığını hatırlatan Şen, Bursa’nın projeyi en başarılı uygulayan illerden biri olduğunu dile getirdi. 226 firmayla iyi niyet mektubu imzaladıklarını anlatan Şen, “İş-Kur’dan aldığımız verilere göre 279 kadınımızı sanayiye tekrar geri kazandırdık. Ayrıca yine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız arasında imzalanan, Kadın İstihdamı İş Birliği Protokolü (KİPAP) kapsamında oluşturulan İl Kadın Çalışma Kurulu’na iletilen talepler doğrultusunda, KİPAP sürecini de ilimizde aktif şekilde hayata geçirdik. Bu Kapsamda 80 kadınımızın doğrudan istihdama katılmasına destek verdik. Bu sonuçlar, Sanayide Kadın Eli Projesi’nin sahadaki en somut ve ölçülebilir çıktılarından biri oldu” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.