Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tmmob

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tmmob haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmmob haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MİMARLAR RAFTİNG HEYECANI YAŞADI Haber

MİMARLAR RAFTİNG HEYECANI YAŞADI

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi, üyelerini doğayla buluşturan farklı bir etkinliğe imza attı. Şube üyeleri, Orhaneli Kocasu Çayı’nda gerçekleştirilen “Raftingte Yaratıcılık Rüzgarı” temalı etkinlikte bir araya geldi. Mimarlık mesleğinin yoğun çalışma temposundan uzaklaşmak ve üyeler arasındaki sosyal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, mimarlar doğanın içinde keyifli bir gün geçirdi. Rafting öncesinde açıklamalarda bulunan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Komitesi Başkan Yardımcısı Aysu Derman, doğayla kurulan ilişkinin mimarlık pratiği açısından da önemli bir ilham kaynağı olduğunu söyledi. Doğanın mimarlara farklı bakış açıları kazandırdığına dikkat çeken Derman, “Yalnızca mesleki değil, sosyal dayanışmamızı da güçlendiren bu tür etkinliklerle doğadan ilham alıyor, birlikte üretmenin heyecanını farklı ortamlarda yaşıyoruz” dedi. Açıklamaların ardından botlara geçen mimarlar, Kocasu Çayı’nın zorlu parkurunda birlikte kürek çekti. Ekip çalışmasının ön plana çıktığı rafting sırasında katılımcılar, suyun akışına karşı mücadele ederken bir yandan da eğlenceli ve adrenalin dolu anlar yaşadı. Doğayla iç içe gerçekleştirilen etkinlik, mimarların mesleki yaşamın yoğun temposuna kısa bir mola vermesinin yanı sıra dayanışma ve ekip ruhunu da pekiştirdi.

Marmara'da peş peşe depremler: "Öncü deprem demek bugün mümkün değil" Haber

Marmara'da peş peşe depremler: "Öncü deprem demek bugün mümkün değil"

Marmara Denizi'nde özellikle Adalar ve Çınarcık açıklarında son günlerde peş peşe meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremler dikkat çekerken TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir'den sismik hareketliliğe ilişkin açıklama geldi. Cangir, art arda meydana gelen depremlerin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Marmara Denizi'nde 18 Ağustos'tan itibaren özellikle İstanbul'un Adalar ilçesi açıklarında hareketlilik yaşanırken, 20 Ağustos'ta da bölgede çok sayıda küçük sarsıntı kaydedildi. Adalar açıklarında meydana gelen depremler arasında 3,2 büyüklüğündeki sarsıntı da yer aldı. Çınarcık açıklarında da farklı büyüklüklerde depremler meydana geldi. 24 saatte 32 sarsıntı Marmara Denizi açıklarında 20 Ağustos'ta 24 saat içerisinde büyüklükleri 1,1 ile 3,2 arasında değişen toplam 32 sarsıntı kaydedildi. Çınarcık açıklarında da gün boyunca farklı büyüklüklerde çok sayıda sarsıntı kaydedildi. AFAD verilerine göre 19 Ağustos saat 17.20'de Çınarcık'ta 1,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Marmara'daki hareketlilik 22 Ağustos'ta da devam etti. AFAD kayıtlarına göre 22 Ağustos saat 01.26'da Marmara Denizi'nde, Çınarcık'a yaklaşık 12 kilometre mesafede 1,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. "Deprem fırtınası" olarak ifade ediliyor Marmara Bölgesi'nin başta Kuzey Anadolu Fay Zonu olmak üzere çok sayıda aktif ve ikincil fayın bulunduğu hareketli bir tektonik sistem olduğuna dikkat çeken TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir, son dönemde meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremlerin ana fay zonunun çevresindeki ikincil fay parçalarında oluşan gerilim değişimleri ve kırılmalarla ilişkili olabileceğini belirtti. Cangir, kısa süre içerisinde çok sayıda küçük depremin meydana gelmesinin kamuoyunda "deprem fırtınası" olarak adlandırıldığını ancak bunun tek başına büyük bir depremin başladığı veya yaklaştığı anlamına gelmediğini ifade etti. "Öncü deprem demek bugün mümkün değil" Bir depremin öncü olup olmadığının ancak kendisinden sonra daha büyük bir deprem meydana gelmesi halinde geriye dönük olarak anlaşılabileceğini belirten Cangir, "Bu depremler büyük depremin öncüsüdür" demenin de "kesinlikle büyük bir depremle ilişkili değildir" demenin de bugün için bilimsel açıdan doğru olmadığını söyledi. Cangir, günümüz bilimsel imkanlarıyla bir depremin gününün, saatinin ve büyüklüğünün önceden kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını vurgulayarak, sosyal medyada yer alan "büyük deprem geliyor", "fay harekete geçti" ve "bunlar kesin öncü" şeklindeki açıklamalara karşı vatandaşları uyardı. "Yalova'nın deprem tehlikesi ortadan kalkmış değil" Marmara'daki küçük depremlerin Yalova'nın deprem tehlikesini ortadan kaldırmadığını belirten Cangir, kentin 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde ağır sonuçlar yaşadığını hatırlattı. Yalova'nın aktif faylara yakınlığına, özellikle kıyı kesimlerindeki kalın alüvyal zeminlere, bazı bölgelerdeki heyelan ve zemin problemlerine dikkat çeken Cangir, yapı güvenliği kadar zemin şartlarının doğru belirlenmesinin de hayati önem taşıdığını söyledi. Cangir, "Bu nedenle asıl tartışmamız gereken konu, her küçük deprem sonrasında 'Büyük deprem geliyor mu?' sorusuna cevap aramak değil; 'Büyük deprem meydana geldiğinde biz ne kadar hazırız?' sorusu olmalıdır" dedi.

Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan 17 Ağustos mesajı; "1 ile önlemek mi, 6 ile ödemek mi?" Haber

Jeoloji Mühendisleri Odası'ndan 17 Ağustos mesajı; "1 ile önlemek mi, 6 ile ödemek mi?"

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 27'nci yıl dönümünde yaptığı açıklamada, deprem riskine karşı önleyici çalışmaların önemine dikkat çekerek, "1 birim maliyet ile önlemek mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ödemek mi?" sorusunu yöneltti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız tarafından yapılan açıklamada, 17 Ağustos 1999'da saat 03.02'de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki Marmara Depremi'nde resmi rakamlara göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 50 bin kişinin yaralandığı ve 375 bin yapının hasar gördüğünü hatırlattı. Depremin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen acıların tazeliğini koruduğu belirtilen açıklamada, depremin tek başına bir doğa olayı olduğu, afete dönüşmesinin ise yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, yapılaşma ve denetim eksiklikleri gibi nedenlerle ortaya çıktığı vurgulandı. Türkiye'nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, afet risklerinin önceden belirlenmesi ve azaltılması gerektiği ifade edildi. Kentlerin jeolojik yapısının ortaya çıkarılması, mikro bölgeleme çalışmalarının tamamlanması, aktif faylar ve sıvılaşma başta olmak üzere çeşitli tehlikelerin belirlenmesi gerektiği kaydedildi. "Kentsel dönüşüm rant odaklı olmamalı" Kentsel dönüşümün yalnızca yapıların yenilenmesine indirgenmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, dönüşüm süreçlerinde deprem tehlikesi, zemin sağlamlığı, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların esas alınması istendi. Açıklamada, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen "Yarısı Bizden" kampanyasına da değinilerek, İstanbul'da uygulanan finansal destek modelinin Güney Marmara'daki yüksek riskli yapı stoku bulunan illerde de uygulanması gerektiği savunuldu. Jeoloji Mühendisleri Odası, Bursa, Yalova, Balıkesir ve Çanakkale'de riskli yapı stokunun yüksek olduğuna dikkat çekerek, bu illerin muhtemel Marmara Depremi öncesinde öncelikli olarak desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yıldız yaptığı açıklamada, "Tek bir canımızı dahi kaybetmemek adına, muhtemel Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘önlemek' mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘ödemek' mi?" ifadelerine yer verdi. "Kaybedecek 27 yılımız daha olmamalı" Odanın talepleri arasında tüm yerleşimlerde mikro bölgeleme çalışmalarının tamamlanması, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hale getirilmesi ve yapı ile zemin denetiminin güçlendirilmesi yer aldı. Ayrıca "Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı" kurulması, afet hukuk sisteminin oluşturulması ve afet suçlarına yönelik daha ağır yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu. Yıldız, açıklamasının sonunda, deprem sonrasında yaraları sarmaya dayalı anlayıştan, afet öncesinde riskleri azaltan bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini vurgulayarak, "27 yıl geçti ancak hala doğa olaylarının afete dönüşmemesi için hazır değiliz. Kaybedecek bir 27 yılımız daha olmamalı" dedi.

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek Haber

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Burkay, "Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Ortaya koyduğumuz 2030 Vizyonu ile Bursa'yı üretim ve ticarette çok daha güçlü bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz." dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından "Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü" başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısına konuk oldu. MÜSİAD Bursa Şubesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulunun yanı sıra MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG önceki dönem başkanları ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa'nın ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mimar ve mühendislerin şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Burkay, "Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum. dedi. "Bursa Türkiye ekonomisinin kalbidir" BTSO olarak 2013 yılında bir hayalle yola çıktıklarını belirten Burkay, "Bizim Bursa'yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür' dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika'da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya'da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya'nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası'nın zenginlik merkezidir." ifadelerini kullandı. Marmara Havzası'nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, "Türkiye'nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60'ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye'nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye'nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli." ifadelerini kullandı. "Yöneticiler Vizyoner Olmalı, Dünyayı Doğru Okumalı" Bursa'da görev yapan yönetici kadroların dünyayı doğru okuması gerektiğini vurgulayan Burkay, "Bursa'da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız." dedi. BTSO olarak ortaya koydukları hedefleri büyük ölçüde hayata geçirdiklerini belirten Burkay, "Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60'tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa'yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa'nın Türkiye Yüzyılı'na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum." diye konuştu. Başkan Burkay ayrıca yaptığı sunumda Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemine ilişkin bilgiler paylaştı. "2030 vizyonu sunumu heyecan verici" MMG Bursa Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık, BTSO'nun 2030 vizyonu kapsamında hayata geçirdiği projeler ile gelecek dönem hedeflerini içeren sunumdan çok etkilendiğini belirterek, ortaya konulan vizyonun Bursa ve Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sunumu iki gün önce izleme fırsatı bulduğunu ifade eden Kızılcık, "Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı." dedi. 13 yılda 60'tan fazla proje BTSO'nun son 13 yılda 60'tan fazla projeyi hayata geçirmesinin önemine değinen Ahmet Ercan Kızılcık, bu dönemin 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ağır ekonomik krizler gibi çok önemli sınamalardan geçilerek tamamlandığını hatırlattı. Kızılcık, "Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa'nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır." diye konuştu. "Bursa büyürse Türkiye büyür" sözünün bu tabloyu özetlediğini belirten Kızılcık, Bursa'nın İstanbul ve Kocaeli ile birlikte Türkiye'nin üretim ve ihracat gücünün en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kızılcık, "Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa'nın büyümesi, Türkiye'nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor." ifadelerini kullandı. "Bursa durursa Türkiye durur" Önümüzdeki dönemde mühendislik ve mimarlık camiasının da bu vizyonun önemli bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kızılcık, "MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa'nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz." dedi. Bursa'nın ortaya koyduğu modelin Anadolu'nun tamamına yayılmasının Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını dile getiren Kızılcık, "Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu'ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu'ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor." diye konuştu. Kızılcık, "Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa'nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz." sözleriyle tamamladı.

İznik Gölü kıyısında 70 milyon yıllık fosil bulundu Haber

İznik Gölü kıyısında 70 milyon yıllık fosil bulundu

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, İznik Gölü’nün güneyindeki Narlıca Mahallesi sahilinde yaptığı incelemelerde yaklaşık 70 milyon yıllık bir pekten fosiline rastladıklarını açıkladı. Yıldız, fosilin bölgenin milyonlarca yıl önce sığ denizel bir ortam olduğunun önemli kanıtlarından biri olduğunu söyledi. Yıldız, İznik Gölü’nün güneyinde bulunan Narlıca Mahallesi sahilinde jeolojik incelemelerde bulundu. Göl Ayağı Deresi çevresinde değerlendirmelerde bulunan Yıldız, hem göldeki su seviyesindeki düşüşe hem de bölgede tespit edilen milyonlarca yıllık fosile dikkat çekti. İnceleme sırasında göl kıyısındaki izleri değerlendiren Yıldız, İznik Gölü’nde su seviyesinin yaklaşık 1 metre gerilediğini belirtti. İklim krizinin etkisiyle Göl Ayağı Deresi’ndeki su akışının da önemli ölçüde azaldığını ifade eden Yıldız, yoğun yağış dönemlerinde dere tarafından taşınan malzemelerin kıyıda görülebildiğini söyledi. 70 milyon yıllık Pekten fosiline rastlandı Pekten fosillerinin yalnızca denizel ortamlarda oluşabildiğini vurgulayan Mehmet Yıldız, söz konusu bulgunun İznik ve çevresinin milyonlarca yıl önce sığ denizel ve lagüner bir ortamın parçası olduğunu gösterdiğini ifade ederek, "Yaklaşık 70 milyon yıl öncesinden günümüze ulaşan bu fosil, kapanan Tetis Okyanusu’nun izlerini taşıyor. Ülkemizin birçok bölgesinde olduğu gibi İznik çevresinin de geçmişte sığ denizel ortamlar olduğunun önemli kanıtlarından biri olarak değerlendirilebilir" dedi.

"Ormanlarımızı alevler kadar ihmaller de yakıyor" Haber

"Ormanlarımızı alevler kadar ihmaller de yakıyor"

TMMOB Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi, orman yangınlarının ardından yaptığı açıklamada, yanan alanların imara açılmaması çağrısında bulundu. Yangın bölgelerinde incelemelerde bulunan Şube Başkanı Osman Zeki Şahin, insan kaynaklı ihmallerin yangınların büyümesinde önemli rol oynadığına dikkat çekerek, "Yanan her ağacın da, bu ihmallerin de hesabı sorulmalıdır" dedi. TMMOB Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi, Türkiye'nin birçok noktasında devam eden orman yangınlarına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yayımladı. Şube Başkanı Osman Zeki Şahin, yangından etkilenen bölgelerde yaptığı saha incelemelerinde elde ettiği gözlemleri kamuoyuyla paylaşarak, yangınların yalnızca iklim şartlarıyla açıklanamayacağını, insan kaynaklı ihmallerin de felaketin büyümesinde önemli pay sahibi olduğunu söyledi. Yangın alanlarında yapılan incelemelerde henüz soğumamış küller arasında çok sayıda cam şişe, kırılmış cam parçaları, metal kutular ve çeşitli atıklarla karşılaştıklarını belirten Şahin, bu tür atıkların özellikle yüksek sıcaklıklarda yangın riskini artırdığına işaret etti. Şahin, "Bugün kendimize şu soruyu sormak zorundayız; ormanlarımızı gerçekten sadece yangınlar mı yok ediyor, yoksa ihmallerimiz de bu felaketin en büyük nedenlerinden biri mi?" ifadelerini kullandı. Açıklamada, orman yangınlarının yalnızca ağaçları değil, ülkenin doğal varlığını, temiz hava kaynaklarını, ekosistem dengesini, tarımı, hayvancılığı, turizmi ve ormancılığı da derinden etkilediği vurgulandı. Balıkesir'de Susurluk, Gömeç, Ayvalık, Edremit, Savaştepe, Marmara Adası ve çevre ilçeler başta olmak üzere birçok bölgede meydana gelen yangınların telafisi güç çevresel kayıplara yol açtığı belirtilen açıklamada, yangın sonrasında oluşabilecek yapılaşma baskılarına karşı da önemli uyarılar yapıldı. Mimarlar Odası Balıkesir Şubesi, özellikle kent çeperlerinde yanan orman alanlarının "imar rezervi" olarak görülmesine kesinlikle karşı olduklarını belirterek, bu alanların hiçbir şekilde yapılaşmaya açılmaması gerektiğini vurguladı. Şube açıklamasında, Anayasa'nın 169. maddesine dikkat çekilerek, yanan orman alanlarının yerinde yeniden orman yetiştirilmesinin anayasal bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı. Açıklamada ayrıca şu taleplere yer verildi: Yanan alanlarda, bölgenin doğal ekolojik yapısına uygun bilimsel ağaçlandırma çalışmalarının gecikmeden başlatılması, yangın sonrası oluşabilecek her türlü imar baskısı ve yangınların çıkış nedenlerinin şeffaf şekilde araştırılması, ihmal veya kusuru bulunan kişi ve kurumların hukuk önünde hesap vermesi ve yangınla mücadele kadar, yangını önlemeye yönelik eğitim, denetim ve koruma politikalarının güçlendirilmesidir. Şube Başkanı Osman Zeki Şahin, Mimarlar Odası olarak yangınların ardından yürütülecek yeniden ağaçlandırma ve ekolojik iyileştirme çalışmalarına teknik ve bilimsel destek vermeye hazır olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Ormanlarımız sahipsiz değildir. Yanan alanlar hiçbir zaman rantın konusu olamaz. Doğamızı ihmale de, ranta da teslim etmeyeceğiz. Yanan her ağacın, kaybettiğimiz her karış toprağın ve bu felakete sebep olan her ihmalin sonuna kadar takipçisi olacağız. Çünkü ormanlar, yalnızca bugünün değil; çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğinin ortak mirasıdır."

MİMARİ BAKIŞIN ESTETİK İZLERİ Haber

MİMARİ BAKIŞIN ESTETİK İZLERİ

2026 / XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne Özcan Uygur ile birlikte lâyık görülen Semra Uygur’un onur konuğu olduğu etkinliğe; Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Sayan Atanur, bölüm başkanları, dekan yardımcıları, sivil toplum kuruluşlarının, belediyelerin ve meslek örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda mimar ve sanatsever katıldı. Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin sergi mutluluğu Etkinliğin açılışında konuşan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, mimarlık üretimi, mesleki birikim ve güncel tartışmalar üzerine değerli bir buluşmaya daha ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezi’nin iki yılda bir düzenlediği ‘2026 / XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’ kapsamında ödüle değer görülen eserlerin, Bursa’nın ardından Mimarlar Odası’nın diğer şubelerinde de sergileneceğini belirten Şimşek, “Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak bu anlamlı sergiye ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl ‘Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne Özcan Uygur ile birlikte lâyık görülen Semra Uygur’u ağırlıyor olmamız ise mutluluğumuzu daha da artırıyor. Mimarlık, toplumun geleceğini şekillendiren mesleklerin başında geliyor. Ürettiğimiz eserlerle gelecek kuşakların yaşamına da dokunuyoruz. Bu nedenle mesleğimizin ne denli büyük bir öneme sahip olduğunun bilincindeyiz. Bu düşünceyle, ülkemizi ve dünyamızı güzelleştiren yürek birlikteliğimizin ürünü nice eserlerin bizleri bir araya getirmeye devam etmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.” diye konuştu. Etkinliğin onur konuğu Semra Uygur ise konuşmasında, davetlerinden dolayı Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek’in şahsında Şube Yönetim Kurulu’na teşekkür etti. Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne lâyık görülmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Uygur, mimarlığın yaşam kalitesini yükselten, güvenli yapılar üreten ve yaşam biçimini şekillendiren, aynı zamanda güçlü bir sanat karakterine sahip mesleklerin başında geldiğini vurguladı. Konuşmaların ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından sergilenen eserleri inceleme fırsatı bulan konuklar, çalışmaların özgünlüğü ve üst düzey niteliğine ilişkin beğenilerini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.