Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ticaret

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin Devlet Başkanı Xi ve ABD Başkanı Trump’tan tarihi zirve Haber

Çin Devlet Başkanı Xi ve ABD Başkanı Trump’tan tarihi zirve

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Donald Trump, ülkenin başkenti Pekin’de bulunan Büyük Halk Salonu’nda ikili görüşmelere başladı. Xi, toplantının basına açık kısmında yaptığı konuşmada Trump’ı Pekin’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "9 yıl aradan sonra Çin'e tekrar hoş geldiniz. Bütün dünya görüşmemizi takip ediyor" dedi. Dünya’nın büyük bir dönüşüm yaşadığını ve uluslararası durumun değişken ve çalkantılı olduğunu kaydeden Xi, "Dünya yeni bir yol ayrımında" diye konuştu. Çin ve ABD ilişkilerinin küresel zorlukların aşılması ve Dünyanın daha fazla istikrara kavuşması açısından önem taşıdığına işaret eden Xi, "İki ülke halklarının refahı ve insanlığın geleceği adına, ikili ilişkilerimiz için birlikte daha parlak bir gelecek inşa edebilir miyiz?" diye sordu. "Farklılıklardan çok ortak çıkarlara sahibiz" ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü nedeniyle Trump’ı ve ABD halkını tebrik eden Xi, "Ülkelerimizin farklılıklardan çok ortak çıkarlara sahip olduğuna her zaman inanıyorum. Birimizin başarısı diğeri için bir fırsattır ve istikrarlı ikili ilişkiler dünya için iyidir. Çin ve ABD işbirliğinden kazançlı, çatışmadan ise zararlı çıkacaktır. Rakip değil, ortak olmalıyız. Yeni çağda, birbirimizin başarılı olmasına, birlikte gelişmesine yardımcı olmalı ve büyük ülkelerin birbirleriyle iyi geçinmesinin makul bir yolunu bulmalıyız" ifadelerini kullandı. Xi, "Sayın Başkan, ülkelerimiz ve dünya için önem taşıyan büyük meseleler üzerine yapacağımız görüşmeleri ve 2026'yı bir bir dönüm noktası yapmak üzere Çin-ABD ilişkilerinin rotasını belirlemek için sizinle birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum" şeklinde konuştu. "Birlikte harika bir geleceğimiz olacak" ABD Başkanı Donald Trump ise, sözlerine Xi’ye teşekkür ederek başladı. Onuruna düzenlenen karşılama törenini katılan çocuklar başta olmak üzere çok etkileyici bulduğunu vurgulayan Trump, "Siz ve ben birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz. Aslına bakarsanız, iki ülkenin herhangi iki başkanı arasındaki en uzun süreli ilişkiye sahibiz ve bu benim için bir onur. Harika bir ilişkimiz oldu. Çok iyi anlaştık" dedi. Daha önce karşılaşılan zorlukları karşılıklı iletişim yoluyla çözdüklerini hatırlatan Trump, "Birlikte harika bir geleceğimiz olacak. Çin'e ve yaptığınız işlere büyük saygı duyuyorum. Harika bir lidersiniz" diye konuştu. Bazen insanların bunu dile getirmesinden hoşlanmadığını kaydeden Trump, "Ama ben yine de söylüyorum çünkü bu doğru. Ben sadece gerçeği söylerim" ifadelerini kullandı. "Bu büyük ve önemli bir görüşme" Çin ziyaretine ABD’li şirketlerin üst düzey yöneticilerini de getirdiğini hatırlatan Trump, "Bugün size ve Çin'e saygılarını sunmak için buradalar. Ticaret ve iş yapmayı sabırsızlıkla bekliyorlar ve bu bizim açımızdan tamamen karşılıklı olacak" dedi. Bu nedenle yapılacak görüşmeleri sabırsızlıkla beklediğini ifade eden Trump, "Bu büyük ve önemli bir görüşme. Bunun belki de gelmiş geçmiş en büyük zirve olduğunu söyleyenler var. Daha önce hiç böyle bir şeyi hatırlamadıklarını söylüyorlar. Şunu söyleyebilirim ki, ABD’de insanlar başka hiçbir şey konuşmuyor. Ancak sizinle burada olmak bir onur. Arkadaşınız olmak bir onur. Çin ile ABD arasındaki ilişki her zamankinden çok daha iyi olacak" diye konuştu. Xi, Trump’ı resmi törenle karşılamıştı 9 yıl aradan sonra Çin’i ziyaret eden ilk ABD başkanı olan Donald Trump, dün gece ülkenin başkenti Pekin’e varmıştı. Trump, günün erken saatlerinde onuruna düzenlenen resmi törende Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından karşılanmıştı.

BTSO Etiyopya’da en büyük organizasyonunu gerçekleştirdi Haber

BTSO Etiyopya’da en büyük organizasyonunu gerçekleştirdi

Türkiye ile Afrika boynuzunun merkezinde bulunan Etiyopya arasında ticaretin geliştirilmesi için yeni bir dönem başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şubat ayında ülkeyi ziyaretinde 1 milyar dolarlık ticaret hedefi belirlediği Etiyopya, 130 milyonu aşkın nüfusu ile Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projeleri hayata geçiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Afrika’nın yükselen değeri Etiyopya’ya geniş kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. İnşaat yapı malzemelerinden ev tekstiline, kimyadan bebek çocuk konfeksiyonu ve mobilyaya birçok sektörden 160’ı aşkın iş insanıyla başkent Addis Ababa’ya giden BTSO heyeti, hem sektörel ikili iş görüşmeleri yaptı hem de pazar ziyaretleri ile ülkenin ticaret potansiyelini yerinde inceledi. Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği ile gerçekleşen program bugüne kadar Etiyopya’ya yapılan en büyük ticaret heyeti olarak kayıtlara geçti. “TÜRKİYE’NİN GÜCÜ VE ETKİSİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Etiyopya’da gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etiyopya’nın Afrika’nın yükselen değerlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Burkay, ülkenin aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olmasının stratejik önem taşıdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının bölgeye büyük değer kattığını belirten İbrahim Burkay, Türkiye’nin son yıllardaki ekonomik ve ticari atılımlarıyla Afrika’daki gücünü ve etkisini her geçen gün artırdığını dile getirdi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle, BTSO öncülüğünde düzenlenen ticaret heyetinin Afrika’ya gerçekleştirilen en önemli organizasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken İbrahim Burkay, “5 farklı sektörden 110 firmamızla çok güçlü ve nitelikli bir heyet oluşturduk. Türkiye’nin Nisan ayında Etiyopya-Cibuti hattındaki ihracatı yaklaşık 4 kat artış gösterdi. Etiyopya denize kıyısı olan bir ülke değil ancak Cibuti limanı üzerinden çok önemli bir ticaret ağına sahip. Bizim de Etiyopya merkezli ciddi ihracat politikalarımız, stratejilerimiz ve hedeflerimiz bulunuyor.” dedi. Gerçekleştirilen programın bu hedefler doğrultusunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Burkay, Bursa’nın üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve rekabet gücüyle bölgede güçlü bir konuma sahip olacağına inandığını ifade etti. Bursa firmalarının Etiyopya’daki temaslarından olumlu sonuçlar alacağını kaydeden Burkay, firmaların gerçekleştirecekleri iş birlikleri ve ticari anlaşmalarla bölgede kalıcı bir yapı oluşturacaklarını söyledi. Başkan Burkay ayrıca programın hazırlık ve organizasyon sürecindeki destekleri dolayısıyla Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ile Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a teşekkür etti. “ETİYOPYA’DAKİ EN BÜYÜK TİCARET HEYETİ PROGRAMI” Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran, Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği kapsamında düzenlenen programın bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük etkinliklerden biri olduğunu söyledi. Farklı sektörlerden 110 firmanın programa katıldığını belirten Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Şubat’taki Etiyopya temaslarında ortaya koyduğu 1 milyar dolarlık ticaret hedefini hatırlatarak, şunları söyledi: “Türkiye ile Etiyopya arasındaki ticaret hacmine baktığımızda önemli bir nokta var. Etiyopya ile ticarette iki farklı rakamdan söz ediyoruz. Etiyopya’nın açıkladığı rakamlar daha yüksek, bizim rakamlarımız ise daha düşük görünüyor. Bunun temel nedeni ticaretin önemli bir bölümünün Cibuti üzerinden gerçekleşmesi. Aslında görünenin çok üzerinde bir ticaret hacmimiz bulunuyor.” dedi. “BURSA’NIN ZİYARETİ BİZLERE DE GÜÇ VERİYOR” Bu tür organizasyonların uzun vadeli ticari ilişkiler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Baran, ilk ziyaretlerde tarafların birbirini tanıdığını, sonraki temaslarda güven ortamının oluştuğunu ve devam eden süreçte kalıcı ortaklıkların ortaya çıktığını söyledi. Etiyopya’nın son derece gelişmiş ve güçlü bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Baran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya ziyaretinde ortaya çıkan görüntülerin yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada dikkat çektiğini ifade etti. Addis Ababa’nın gelişmişlik düzeyinin birçok kişi için şaşırtıcı olduğunu belirten Baran, şehirde canlı bir ekonomi ve ciddi yatırım fırsatları bulunduğunu kaydetti. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olduğuna işaret eden Baran, burada gerçekleştirilen yatırımların tüm Afrika kıtası nezdinde önemli bir görünürlük sağladığını belirtti. Bölgede değerlendirilmesi gereken çok ciddi fırsatlar bulunduğunu söyleyen Baran, “Burada görev yaptığım üç yılı aşkın süre içerisinde bu organizasyon, imza atılan en büyük etkinliklerden biri oldu. Bursa gibi sanayileşmiş, üretim gücü yüksek ve gelişmiş bir şehrin farklı sektörlerden geniş katılımla Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği ziyaretin bizlere de güç veriyor. Bu anlamda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum.” dedi. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Meles Alem Tikea ise yaptığı konuşmada Etiyopya ekonomisinin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, ülkede reform hareketlerinin hızla devam ettiğini söyledi. Addis Ababa’daki değişim ve gelişimin şehir genelinde açık şekilde görülebildiğini ifade eden Tikea, Etiyopya hükümetinin makro ekonomik, yapısal ve sektörel reformları kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi. Türk yatırımcılara önemli mesajlar veren Tikea, “Etiyopya devleti Türk yatırımcıları kırmızı halıyla karşılamaya hazır. Etiyopya, 130 milyonu aşan nüfusuyla son derece dinamik ve hızlı büyüyen bir pazar. Nüfusun yüzde 65’ini gençler oluşturuyor. Bu da çok büyük fırsatlar anlamına geliyor.” dedi. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika’nın siyasi merkezi ve kıtaya açılan önemli bir kapı olduğunu vurgulayan Tikea, Türk iş dünyasını Etiyopya’da daha fazla yatırım ve iş birliği yapmaya davet etti. Program kapsamında ayrıca BTSO ile Addis Ababa Ticaret Odası arasında iyi niyet ve işbirliği anlaşması imzalandı. Protokole BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Addis Ababa Ticaret Odası Başkanı Zehara Mohammed imza attı. 400 bini aşkın üyesiyle Etiyopya iş dünyasının en önemli çatı kuruluşları arasında yer alan Addis Ababa Ticaret Odası’nın Başkanı Zehara Mohammed, Türkiye ile Etiyopya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki bağların ticaretle daha da güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin son derece güçlü olduğunu ifade eden Mohammed, Türk ürünlerinin kalite açısından bölgede önemli bir itibara sahip olduğunu dile getirdi. “Türk mallarının diğer ülkelere kıyasla çok daha kaliteli olduğunu halkımız çok iyi biliyor.” diyen Mohammed, Addis Ababa Ticaret Odası’nın 480 binden fazla üyeye sahip olduğunu kaydetti. Bursa heyetiyle imzalanan protokolden büyük memnuniyet duyduklarını vurgulayan Mohammed, iki taraf arasında güçlü iş birlikleri kurulacağına inandığını söyledi. Etiyopya’da üretilen ürünlerin de Türkiye üzerinden farklı pazarlara ihracatının artırılmasını beklediklerini kaydeden Mohammed, Türk iş dünyasına yönelik olumlu mesajlar verdi. Etiyopya Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Kenenisa Lemi’nin de ziyaret ettiği programın ilk gününde Bursalı firmalar, çok sayıda ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.

Cevdet Yılmaz: "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız" Haber

Cevdet Yılmaz: "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız"

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi arasında yuvarlak masa toplantısı gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani’nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya’nın katılımıyla gerçekleşen toplantıda ortak ikili ticari ve ekonomik ilişkiler ele alındı. "Türkiye ile ABD arasındaki köklü stratejik ortaklık ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır" Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası arasında sürdürülen iş birliğinin güçlü bir yansıması olan programa katılmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Yılmaz, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, ekonomik ilişkilerin niteliğini ve yönünü yeniden şekillendirdiğini belirterek, "Devam eden savaşlar, bölgesel çatışmalar, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ülkeler arasındaki iş birliğinin önemini her zamankinden daha fazla artırmaktadır. Bu süreçte, kurallara dayalı ticaret sisteminin yeniden güçlendirilmesi ve ülkeler arasındaki güvenin tahkim edilmesi büyük önem arz etmektedir. Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü stratejik ortaklık ve müttefiklik ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır. Karşılıklı güvene dayanan bu yapı, yatırım ve ticaret ilişkilerimizin derinleşmesine imkân tanımakta; iki ülke arasındaki ekonomik etkileşimin uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde gelişmesini desteklemektedir" açıklamasında bulundu. ABD ile olan ikili ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolara yaklaştığını anımsatan Yılmaz, "Hedefimiz 100 milyar. Hedefe göre yüzde 40 civarındayız. Ama gelişmeler ümit verici. 2026 yılının ilk çeyreğinde 10,4 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşmuş. Bu da bu yılda önemli bir performans ortaya koyacağımızı gösteriyor ve 100 milyar dolar açısından güçlü bir potansiyele işaret ediyor" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, karşılıklı yatırımların da ABD ile Türkiye arasındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyerek, Türkiye’de 2 bin 300’ü aşkın ABD sermayeli firma üretim, ihracat, istihdam ve arya alanlarına ciddi katkı sunduğunu açıkladı. Aynı dönemde Türk firmalarının ise ABD’de gerçekleştirdiği doğrudan yatırımlar hakkında da bilgi veren Yılmaz, Türk firmalarının yatırımlarının 14 milyar dolar gibi küçümsenmeyecek bir seviyeye geldiğinin altını çizdi. Türkiye’nin sunduğu gelişmiş yatırım ortamının iş yapma kolaylığının ve ülkenin stratejik konumunun Amerikan yatırımcılar için güçlü fırsatlar barındırdığını bildiren Yılmaz, "Türk firmalarının ABD’de ortaya koyduğu performansın da dikkati çekici olduğunun altını çizdi. "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız" Yılmaz, Türkiye olarak, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı güçlü bir kalkınma perspektifiyle hareket ettiklerine dikkati çekerek, "Son benimsediğimiz 12. Kalkınma Planımızda yeşil ve dijital dönüşümü kalkınma stratejimizin odağına almış durumdayız. Güçlü lojistik altyapımız, modern limanlarımız, gelişmiş kara ve demiryolu ağlarımız sayesinde yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız. Önceliğimiz; yüksek katma değer üreten, sürdürülebilir, iklim dostu ve teknoloji yoğun yatırımları ülkemize kazandırmaktır" diye konuştu. "CAATSA yaptırımları konusunda ilerlemeler bekliyoruz" Türkiye ile ABD arasında enerji, savunma, yapay zeka, uydu, iletişim, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi birçok alanda güçlü bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu söyleyen Yılmaz, "Özellikle enerji alanında LNG ithalatının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, iş birliğimizin çeşitlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Savunma sanayiinde geliştirilecek iş birliklerinin, mevcut potansiyeli çok daha ileri bir noktaya taşıyacağına inanıyoruz. Bu noktada iki dost müttefik ülke olarak ‘CAATSA’ yaptırımları konusunda ilerlemeler beklediğimizi özellikle ben de ifade etmek istiyorum. Bu konularda iş dünyasının sonuç odaklı yaklaşımının da büyük katkılar sunacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Türk firmalarıyla Amerikan firmalarının üçüncü ülkelerde çok işler yapabilirler diye düşünüyorum" Yılmaz, Türk ve Amerikan müteahhitlik firmalarının üçüncü ülkelerde birlikte hayata geçirebileceği projelerin önemli bir potansiyel taşıdığının altını çizerek, "Uzakdoğu’dan gelen büyük bir rekabet baskısı altında ekonomilerimiz. Bunu biliyoruz. Bu rekabete cevap verirken korumacılığın tek başına yeterli olmadığını yeni rekabetçi modeller ve işbirlikleri üretmenin de önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu çerçevede özellikle Amerikan firmalarının finansal imkanları, teknolojik gelişmişlik düzeyleri, Türk firmalarının dinamik yapısı, esnek hareket kabiliyetleri, networkları birleşince güçlü bir rekabet modeli oluşturabileceğine de inanıyorum. Bugüne kadar müteahhitlik alanında da ABD de 2,9 milyar dolar değerinde elli bir proje üstlenmiş durumdayız. Türk firmalarıyla Amerikan firmaları üçüncü ülkelerde de birlikte Afrika’da, Asya’da, Avrupa’da çok işler yapabilirler diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Doğru bir programınız varsa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler" Türkiye ekonomisinin, küresel düzeydeki tüm belirsizliklere rağmen güçlü bir performans sergilemeye devam ettiğini kaydeden Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bir Orta Vadeli Programımız var. Bunu da Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesiyle ve etkin bir koordinasyonla kararlı bir şekilde hayata geçirmeye devam ediyoruz. Ama ben şunun altını çizmek istiyorum. Doğru bir programınız varsa nereye gittiğinizi biliyorsanız istikametiniz doğruysa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler. Asıl olan programınızdır. Programı kararlı bir şekilde hayata geçirmektir. Biraz geç olabilir bazı işler biraz etkilenebilir ama sonuçta kararlı bir politikaları izliyorsanız hedeflerinize el veya geç ulaşırsınız. Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz." "Savaş sonrası yeni şartlar bekliyor bizi, bu ortamda istikrarını koruyan olan bir ülke olarak önemli fırsatlarımız olduğuna inanıyoruz" Türkiye’nin çevresinde büyük çatışmaların olduğunu hatırlatan Yılmaz, Türkiye olarak bu gerilimler içinde istikrarını koruyan güvenli liman vasfını pekiştiren bir ülke konumunda olmaya devam ettiklerini belirtti. Yılmaz, İran-ABD-İsrail savaşının enerji, lojistik, hammadde başta olmak üzere küresel ekonomiye önemli yansımalarda bulunduğunu ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye olarak bu konularda bir arz sıkıntısı yaşamıyoruz. Tedarik sistemleri çeşitlendirilmiş bir ülke olarak hiçbir konuda bir arz sıkıntımız yok. Ama fiyatlardan tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de etkileniyor. Fiyat etkilerini de sınırlamak için gayret ediyoruz. Bütçemize biraz yük alma pahasına enflasyon üzerinde bu etkileri sınırlamaya dönük bir çaba içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Kısa vadede tüm dünya gibi biz de elbette bu savaştan olumsuz etkileniyoruz. Ancak şunun da altını çizmem gerekiyor. Savaş sonrası bizi yeni bir bölgesel ortam, yeni şartlar bekliyor. Yeni dinamikler devreye girecek. Ve bu ortamda istikrarını koruyan, güvenli liman vasfını koruyan, önemli değerleri olan bir ülke olarak çok önemli fırsatlarımız, imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Bu yaşananlar kısa vadede olumsuz etkiler yapsa da orta vadede Türkiye için önemli bir perspektif, önemli imkanlar getirmektedir. İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere oluşan bu yeni imkanları değerlendirmek için de hükümet olarak hazırlık içindeyiz. Önümüzdeki günlerde sizleri de şaşırtacak bazı yeni açılımlar yapabiliriz. Türkiye’nin bu yeni ortamdan faydalanmasına dönük bazı önemli adımlar yine yatırımcı dostu adımlar atmayı planlıyoruz. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın konuşmasının ardından TOBB ile ABD Ticaret Odası arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Program, işbirliği anlaşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.

Kurbanlık parasıyla evlenmişti şimdi doğacak bebeği için kullanacak Haber

Kurbanlık parasıyla evlenmişti şimdi doğacak bebeği için kullanacak

Geçtiğimiz yıl kurbanlık satışlarından elde ettiği kazançla 6 Temmuz’da düğününü yaparak dünya evine giren Demir, bu yılki kurban döneminde ise çifte mutluluk yaşamayı bekliyor. Kurban Bayramı ile aynı günlerde bir erkek çocuk sahibi olacak olan Demir ailesi, bebeklerine "Adem Alp" ismini vermeyi planlıyor. Genç üretici Hüseyin Demir, kurban bereketinin aile bütçelerine can suyu olduğunu söyledi. Geçen yılı ve bu yılki beklentilerini anlatan Demir, şöyle konuştu: "Geçen yıl kurbanlıklarımızı sattık, kazandığımız parayla düğünümüzü yaptık ve evlendik. Bu yıl da inşallah Kurban Bayramı’nda eşim doğum yapacak. Adem Alp geliyor, heyecanlıyız. Bu kez kurban satışından elde edeceğimiz gelirle doğum masraflarını karşılayacağız ve bu sevinci kutlayacağız. Bizim için kurban dönemi sadece ticaret değil, ailemizin büyümesi ve mutluluğu demek." Girdi maliyetleri yüksek Besicilikteki maliyet artışlarına da değinen Demir, kurbanlık piyasası hakkında şu bilgileri verdi: "Şu an fiyatlar 20 bin lira ile 40 bin lira arasında değişiyor. İri hayvanlar 35-40 bin lira civarında alıcı buluyor. Canlı ağırlık kilogram fiyatı ise 400 lira ile 500 lira arasında. Geçen yıl küçükbaşta canlı kilogram 300-350 lira bandındaydı. Yem fiyatları ve diğer giderler çok arttığı için bu durum ister istemez hayvana ve kırmızı ete yansıyor." İşletmesinde Merinos cinsi küçükbaş yetiştiren Demir, bu yıl için 100 kurbanlık ayırdığını ve satışların başladığını belirtti. Bayramın yaklaşmasıyla talebin artacağını vurgulayan Demir, "Satışlarımız başladı. Genellikle bayrama bir ay ya da 20 gün kala işler daha da hızlanır. Geçen yıl da bu rakamlara yakın bir satış gerçekleştirmiştik, bu yıl da hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz." dedi.

Bursa TB Başkanı Matlı'dan bakanlığın yeni etiket düzenlemesine destek Haber

Bursa TB Başkanı Matlı'dan bakanlığın yeni etiket düzenlemesine destek

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı ‘Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu’ndaki kapsamlı revizyonu değerlendirdi. Bakanlığın güvenli ve sağlıklı gıdaya erişim vizyonuna tam destek verdiklerini vurgulayan Başkan Matlı, hayata geçirilen yeni uygulamaların, sektörde şeffaflık ve güveni güçlendireceğini söyledi. Yeni düzenlemeyle birlikte gıda ambalajlarında kullanılan yanıltıcı ifade ve görsellere son verildiğini belirten Başkan Özer Matlı, "Artık etiketlerde ‘günlük’ ifadesine 24 saat sınırı getirilmesi, aroma kullanılan ürünlerde gerçek meyve görseli kullanımının yasaklanması, ‘doğal’, ‘hakiki’ gibi ispatı olmayan ve tüketiciyi yanıltan ifadelerin suistimal edilmesinin önlenmesi, ambalajlı ürünlerde ‘taze sıkılmış’ gibi ifadelerin kaldırılması tüketicinin doğru ürüne ulaşmasını sağlayacaktır" dedi. Özellikle sanayi tipi üretimlerde ‘ev yapımı’ ifadesinin yasaklanmasının ve işletme isimlerinin tüketiciyi yanıltacak şekilde ön plana çıkarılmamasının haksız rekabeti ortadan kaldıracağını kaydeden Matlı, "Bu durum, sadece vatandaşımızı korumakla kalmayacak, aynı zamanda işini doğru yapan, etik kurallara uygun üretim gerçekleştiren gıda işletmecilerimiz için de adil bir pazar ortamı oluşturacaktır" diye konuştu. Toplu tüketim yerlerine getirilen bilgilendirme zorunluluğuna dikkat çeken Başkan Matlı, vatandaşların sadece market raflarında değil, restoran, kafe ve kantin gibi alanlarda da ne tükettiğini bilmeye hakkı olduğunu söyledi. Matlı, "Menülerde gıdanın bileşenlerinin ve kalori değerlerinin sunulacak olması, tüketici bilincini en üst seviyeye taşıyacaktır" şeklinde konuştu. Düzenlemenin sosyal sorumluluk boyutuna da değinen Matlı, ambalajlarda çocukların gelişimini etkileyebilecek figürlerin yasaklanmasının çok yerinde bir adım olduğunu ifade ederek, "Gelecek nesillerimizin fiziksel ve psikolojik sağlığını koruyan her türlü düzenlemenin yanındayız" diye konuştu. Bakanlığın attığı bu adımların toplumsal bir kazanıma dönüşmesi için tüketici farkındalığının da artması gerektiğini belirten Özer Matlı, "Düzenlemeler ne kadar güçlü olursa olsun, gıda okuryazarlığı ve etiket okuma alışkanlığı bilinçli toplumun temelidir. Toplumumuzun doğru bilgilendirilmesi ve tarımsal ticaretin güvenli bir zeminde yürütülmesi için atılan bu adımlar dolayısıyla Tarım ve Orman Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Güvenli gıda arzını stratejik bir mesele olarak görüyor ve bu vizyonu her platformda destekliyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.