Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tescil

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tescil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tescil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa kestane şekeri gastronomideki yerini güçlendiriyor Haber

Bursa kestane şekeri gastronomideki yerini güçlendiriyor

Bursa ile özdeşleşen kestane şekeri, geleneksel kimliğini korurken modern üretim standartları ve markalaşma çalışmalarıyla da farklı pazarlara ulaşıyor. Kestane şekerinin üretimden markalaşmaya, kent kültüründen tanıtıma uzanan çok yönlü yapısını yerinde incelemek amacıyla Bursa Büyükşehir Belediyesi'nden üst düzey bir heyet, İlka Şekerleme'nin Nilüfer Yaylacık'taki tesislerini ziyaret etti. Genel Müdür Mümin Akgün'ün ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarete Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Dr. Abdullah Damar ile Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Aziz Elbas katıldı. Program, Kardelen Kültür Evi'nde Bursa kestane şekerinin geçmişten günümüze uzanan yolculuğunun anlatılmasıyla başladı. Heyet daha sonra üretim tesisini dolaşarak üretim süreçlerini yerinde inceledi. Bursa'nın lezzet hafızası Konuklarına İlka Şekerleme'nin çalışmaları hakkında bilgi veren Genel Müdür Mümin Akgün, kestane şekerinin yalnızca geleneksel bir ürün değil, Bursa'nın kent kimliğiyle bütünleşmiş önemli bir gastronomi değeri olduğunu söyledi. Geleneksel üretim kültürünü günümüzün kalite ve gıda güvenliği standartlarıyla buluşturduklarını belirten Akgün, Kardelen ve Yaylacık markalarıyla iç pazarda, Cardelion markasıyla uluslararası pazarlarda faaliyet gösterdiklerini ifade etti. Akgün, farklı pazarlara ulaşırken Bursa kestane şekerinin kendine özgü kimliğini korumaya da önem verdiklerini kaydetti. Coğrafi işarette Türkiye'den Avrupa'ya Bursa kestane şekerinin coğrafi işaret sürecine de değinen Akgün, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde yürütülen çalışmalar sonucunda ürünün önce Türkiye'de, ardından Avrupa Birliği'nde coğrafi işaretle tescillendiğini hatırlattı. Kendisinin de BTSO 27. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı olarak sektör temsilcileriyle birlikte sürecin içerisinde yer aldığını anlatan Akgün, "Bursa kestane şekerinin coğrafi işaretle korunması için BTSO çatısı altında sektörümüzle birlikte önemli bir çalışma yürüttük. Önce Türkiye'de alınan tescilin ardından Avrupa Birliği tescilinin de gerçekleşmesi, Bursa'ya ait bu değerin uluslararası ölçekte korunması açısından önemli bir kazanım oldu" dedi.Coğrafi işaretin yalnızca ürünün kökenini gösteren bir tescil olmadığına dikkat çeken Akgün, belirlenen özelliklerin ve üretim standartlarının korunmasının Bursa kestane şekerinin özgünlüğünün sürdürülmesi açısından da önem taşıdığını vurguladı. Bursa'nın hediyesi kestane şekeri olsun BTSO 27. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı olarak sektörün ortak değerleriningüçlendirilmesine yönelik çalışmalara önem verdiklerini belirten Akgün, Bursa kestane şekerinin kent tanıtımında daha fazla öne çıkarılması gerektiğini söyledi.Akgün, "Bursa'ya gelen bir misafirin yanında götürdüğü, Bursa'dan başka bir şehre ya da ülkeye gönderilen hediyenin kestane şekeri olmasını istiyoruz. Başta kamu kurum ve kuruluşlarımız ile yerel yönetimlerimiz olmak üzere kentimizin temsil edildiği ziyaretlerde Bursa kestane şekerinin tercih edilmesi, hem yerel üreticimizi destekler hem de Bursa'nın gastronomi değerinin tanıtımına katkı sağlar" dedi. Bursa'nın adını da taşıyor Kestane şekerinin Bursa ile kurduğu güçlü bağın üreticilere ayrı bir sorumluluk yüklediğini belirten Akgün, "Biz yalnızca kestane şekeri üretmiyoruz. Bursa ile özdeşleşmiş, geçmişi ve hikâyesi olan bir değeri yaşatıyoruz. Ürünlerimizi farklı şehirlere ve ülkelere ulaştırırken Bursa'nın adını ve gastronomi kültürünü de beraberinde taşıyoruz" ifadelerini kullandı.

Muş’ta 17 futbol sahası büyüklüğünde Urartu kalesi keşfedildi Haber

Muş’ta 17 futbol sahası büyüklüğünde Urartu kalesi keşfedildi

Muş’ta arkeolog Melik Mirbey Ömeroğlu tarafından yapılan araştırmalarda, merkeze bağlı Mescidli köyü sınırlarında Urartu medeniyetinin erken dönemine ait olduğu değerlendirilen yaklaşık 120 bin metrekarelik devasa kale yapısı keşfedildi. Uydu görüntülerinin incelenmesiyle başlayan araştırmalar kapsamında, doğal topoğrafyayla uyuşmayan yapısal izler tespit edildi. Saha çalışmalarında bu izlerin, yaklaşık 1,4 kilometre uzunluğunda surlara sahip büyük bir kale yerleşimine ait olduğu belirlendi. Kiklopik ve poligonal taş işçiliğiyle inşa edilen kalenin mimari özelliklerinin Erken Demir Çağı kaleleriyle benzerlik gösterdiği değerlendirildi. Alanda incelemelerde bulunan Ömeroğlu, Kalenin, Urartu Krallığı’nın batıya yayılma güzergahında bulunmasının önemine dikkat çekerek, yapının Urartu’nun erken dönem başkentlerinden Arzaşkun’un konumuna ilişkin araştırmalara yeni veriler sunabileceğini belirtti. Arkeolog Ömeroğlu, kalenin korunması ve tescil edilmesi amacıyla Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna başvuruda bulunduklarını ifade ederek, "Kaleyi keşfetme sürecimiz, uydu görüntülerini incelememizle başladı. Uydu verileri üzerinde doğal topoğrafyayla uyum göstermeyen bazı yapısal izler dikkatimizi çekti. Bu anomalilerin doğal oluşumlardan farklı olabileceğini değerlendirdik ve bunun üzerine bölgeye geldik. Sahada gerçekleştirdiğimiz gözlemlerde, bu izlerin büyük bir kale yerleşimine ait sur kalıntıları olduğunu gördük. Böylece Dev Kale’nin varlığını tespit etmiş olduk. Tespitin hemen ardından kalenin korunması ve tescil edilmesi için Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna gerekli başvuruları yaptık. Koruma Kurulu, bu tescil talebini inceleyerek gerekli değerlendirmeleri yapacaktır" dedi. Kiklopik ve poligonal taş işçiliğiyle inşa edilen kalenin mimari özelliklerinin Erken Demir Çağı kaleleriyle benzerlik gösterdiğini söyleyen Ömeroğlu, "Kaleyi çevreleyen surların toplam uzunluğu 1,4 kilometredir. Kale surlarının yüksekliği iç tarafta yaklaşık 2 metre, dış cephede ise 4 metreyi bulmaktadır. Kalenin yüzölçümü 120 bin metrekaredir. Bu alan yaklaşık 17 futbol sahasına denk gelmektedir. Kale surları, kiklopik düzende poligonal yapı sergilemektedir. Bu haliyle Van’daki Aşağı Anzaf ve Van’ın Edremit ilçesindeki Zivistan Kalesi gibi Erken Demir Çağı kaleleriyle benzerlik göstermektedir. Kalenin kuzey kesiminde yapı kalıntılarına ait izler, zor da olsa, izlenebilmektedir. Güney kesiminde ise yarıçapı yaklaşık 25 metre olan, daha küçük taşlarla örülmüş daire şeklinde bir çukur bulunmaktadır. Bu yapının, muhtemelen kalenin su ihtiyacını karşılamak amacıyla oluşturulduğu değerlendirilmektedir" ifadelerini kullandı. Muş’ta bugüne kadar tespit edilebilen en büyük kale olduğunu söyleyen Ömeroğlu, "Sahip olduğu geniş yayılım alanı dikkate alındığında, Urartu tarihi coğrafyası içerisinde tespit edilmiş büyük ölçekli sayılı kalelerden biridir. Urartu Krallığı’nın batıya yayılma güzergâhında bulunması da önemlidir. Bölge, aynı zamanda dünyanın ilk organize karayolu sistemlerinden biri olarak kabul edilen tarihi Urartu yolunun geçtiği güzergâh üzerinde yer almaktadır. Urartu’nun erken dönem başkenti Arzaşkun’un nerede olduğu konusunda yapılan akademik çalışmalarda, bu bölgenin Arzaşkun olabileceğine dair önemli görüşler bulunmaktadır. Tespit ettiğimiz bu kale, mimari özellikleri ve stratejik konumuyla söz konusu görüşü destekleyebilecek yeni veriler sunma potansiyeline sahiptir. Elbette bu değerlendirmelerin kesinlik kazanması, yapılacak bilimsel araştırmalar ve arkeolojik çalışmaların sonuçlarına bağlıdır" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.