Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Terörsüz Türkiye

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Terörsüz Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörsüz Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Tekin: "Bu sorunu çözecek bir iradeyi bir daha göremeyebiliriz" Haber

Bakan Tekin: "Bu sorunu çözecek bir iradeyi bir daha göremeyebiliriz"

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, Batman’da "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu süreç bir kez daha sabote edilirse, sorunun çözümü konusunda artık çok karamsar olurum. Bir daha bu sorunu çözecek bir irade göremeyebiliriz" dedi. Batman programı kapsamında AK Parti Merkez İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’na katılan Bakan Tekin, burada partililerle bir araya geldi. Toplantıda konuşan Bakan Tekin, Batman ziyaretlerinin ana gündemlerinden birinin "Terörsüz Türkiye" süreci olduğunu belirtti. AK Parti hükümetlerinin 2002 yılından bu yana sorunun çözümü için adım adım çalıştığını ifade eden Tekin, "Bugün aslında Batman ziyaretimizin ana sebeplerinden birini oluşturan ’Terörsüz Türkiye’ sürecini konuşuyoruz. ’AK Parti 24 yıldır iktidarda, şimdi mi aklınıza geldi; yıllardır çözmediniz, şimdi mi akıllandınız’ diye sorabilirsiniz. Ben bugün burada aslında bunu anlatmak için bulunuyorum. 2002’den beri adım adım, ilmek ilmek bu sorunu çözmek için çaba sarf ettik. 2009’dan itibaren attığımız adımlar birilerini rahatsız etti. Eleştirilere rağmen AK Parti, ’Çözüm Süreci’ dediğimiz süreci başlattı" diye konuştu. "Bu sürece hep beraber sahip çıkalım" Sürecin art niyetli kişiler tarafından sabote edilmemesi gerektiğini vurgulayan Bakan Tekin, şöyle devam etti: "Şu anda geldiğimiz nokta; bu rantiyeciler, art niyetli kişiler ve millî birliğimizi, beraberliğimizi, bütünlüğümüzü sağlamamızdan rahatsız olanlar tarafından bir kez daha sabote edilirse, bu sorunun çözümü konusunda artık çok karamsar olurum. Bir daha bu sorunu çözecek bir irade göremeyebiliriz. O yüzden sizlerden bir istirhamda bulunmak istiyorum. İçinizde, etrafınızda, yakınınızda ve yörenizde atılan her adıma dikkat edin. Dinlediğiniz her haberi dikkatle dinleyin. Sosyal medyada gördüğünüz her şeyi dikkatle analiz edin. Lütfen kimsenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının kardeşliğine ve kardeşlik hukukuna engel olmasına müsaade etmeyin." "Ortaya konulan iradenin arkasında dimdik duralım" "Gelin, hep beraber bu sürece sahip çıkalım" diyen Bakan Tekin, "Devlet Bahçeli’nin, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve bu sürece destek veren bütün siyasetçilerin ortaya koyduğu iradenin arkasında sımsıkı, dimdik duralım. Allah’ın izniyle bu sorunu ilelebet çözelim" ifadelerini kullandı. Coğrafyanın yüzyıllar boyunca farklı milletlere ev sahipliği yaptığını dile getiren Bakan Tekin, "Üzerinde yaşadığımız coğrafya bu konuda çok geniş bir tecrübeye sahip. Bu coğrafyada binlerce yıl, yetmiş iki buçuk millet bir arada kardeşçe yaşadı. 19. yüzyılın başından itibaren birileri bu kardeşlik hukukunun içerisine fitne tohumları soktu. Gelin, o fitne tohumlarını hep beraber ayıklayalım. Müslümana ve kardeşlik hukukuna yakışır bir biçimde bu sürece sahip çıkalım" dedi.

CHP’li meclis üyesi AK Parti’ye geçti Haber

CHP’li meclis üyesi AK Parti’ye geçti

Mustafakemalpaşa’da AK Parti’nin 65. Danışma Meclisi Toplantısı’nda muhtarlara teşekkür belgesi verilirken, CHP’den istifa ederek AK Parti’ye katılan Belediye Meclis Üyesi Orhan Borazan’a parti rozeti takıldı. AK Parti’nin meclisteki sandalye sayısı 7’ye yükseldi. Turgut'tan dikkat çeken çıkış AK Parti Mustafakemalpaşa Başkanı Mutlu Turgut, üye sayısının 19 bine yaklaştığını açıklarken, "AK Parti’nin 25 yıllık yürüyüşünün en büyük eseri kendine inanan bir Türkiye’yi ortaya çıkarmasıdır. Bizim gitmemizi bekleyenlere bir müjdemiz var, biz gitmiyoruz" dedi. AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ise ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini ve TBMM’de kabul edilen çerçeve yasayı tarihi bir adım olarak değerlendirdi. Mustafakemalpaşa’da AK Parti’nin 65. Danışma Meclisi Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda 90 muhtara teşekkür belgesi takdim edilirken, CHP’den istifa ederek AK Parti’ye katılan Belediye Meclis Üyesi Orhan Borazan’a da parti rozeti takıldı. AK Parti Mustafakemalpaşa İBaşkanı Mutlu Turgut, teşkilatın üye sayısının 19 bine yaklaştığını belirterek, yalnızca bu yıl yaklaşık bin yeni üyenin partiye katıldığını söyledi. Turgut, teşkilat olarak büyümeye ve güçlenmeye devam ettiklerini vurgulayarak; "Hemşehrilerimizle gönül gönüle yol yürümeye devam ediyoruz. Bu büyük ailenin her bir ferdine teşekkür ediyor, Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda hep birlikte çalışmaya devam ediyoruz" mesajı verdi. "Muhalefet bölünüyor, biz çoğalıyoruz" Öğretmenevi Salonu’nda gerçekleştirilen Danışma Meclisi Toplantısı’na AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, AK Parti Bursa Başkan Yardımcı Kemal Ermiş, 2009-2019 Dönemi Belediye Başkanı Sadi Kurtulan, 2009-2014 Dönemi Belediye Başkanı Mehmet Kanar, kadın ve gençlik kolları, mahalle başkanları ile muhtarlar katıldı. Toplantıda konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, partinin milletin desteğiyle kurulduğu günden bu yana 25 yılı geride bıraktığını belirten, partisinin geçen süre içerisinde güçlenerek yoluna devam ettiğini söyledi.Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve AK Parti’ye yönelik millet desteğinin sürdüğünü ifade etti. AK Parti’nin kuruluşundan bugüne azalmadan, aksine çoğalarak büyüdüğünü vurgulayan Yavuz, muhalefet cephesinde ise bölünmeler yaşandığını belirterek; "Muhalefet bölündükçe bölünüyor, biz ise çoğalarak artıyoruz" dedi.

Terörün gölgesindeki Nazımiye’den huzurun ilçesine Haber

Terörün gölgesindeki Nazımiye’den huzurun ilçesine

28 Ağustos 2015'te PKK'lı teröristlerin saldırısı sonrası çatışmanın yaşandığı Tunceli'nin Nazımiye ilçesi, aradan geçen yıllarda terörle mücadelenin etkin şekilde yürütülmesi, Terörsüz Türkiye süreciyle bugün festivallerin düzenlendiği, inanç turizminin geliştiği ve vatandaşların huzur içinde yaşadığı bir ilçe haline geldi. Tunceli'nin Nazımiye ilçesi, 28 Ağustos 2015 tarihinde PKK'lı bir grubun İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne roketatar ve uzun namlulu silahlarla düzenlediği saldırıyla sarsıldı. Polislerin saldırıya anında karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada 2 PKK'lı ölü ele geçirilirken, 3 polis memuru yaralandı. Yaralı polislerden biri, helikopterle sevk edildiği Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit oldu. Saldırının ardından ilçede sivil kayıpların yaşanmaması amacıyla kısa süreli sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Terör saldırılarının ve güvenlik endişesinin gölgesinde kalan ilçede vatandaşlar uzun süre günlük yaşamlarını kısıtlamalar içerisinde sürdürmek zorunda kaldı. Aradan geçen yıllarda terörle mücadelede yürütülen kararlı çalışmalarla birlikte Nazımiye'de güvenlik ortamı yeniden tesis edildi. Özellikle son dönemde Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte kentte terörün izleri büyük ölçüde silinirken, ilçede sosyal ve ekonomik hayat da yeniden canlandı. Bir dönem vatandaşların kapılarını dahi açmakta zorlandığı Nazımiye, bugün düzenlenen festivaller, kültürel etkinlikler ve gelişen inanç turizmiyle anılıyor. İlçenin önemli inanç merkezlerinden Düzgün Baba Ziyaretgahı da bölgeye gelen ziyaretçiler için önemli bir merkez olurken, vatandaşlar geçmişte yaşanan günlerin aksine bugün ilçede huzur içerisinde yaşamlarını sürdürüyor. "Herkes gitti, kalanlar da burada kapılarını bile açmıyordu. O kadar zor günler yaşadılar" Nazımiye'de terör dönemine yakından tanıklık eden ve ilçenin geçirdiği değişime şahit olan Saadet Gürbüz, o yıllarda vatandaşların yaşadığı zorlukları anlatarak ilçenin bugün geldiği noktaya dikkat çekti. Gürbüz, "Çok zor şartlarda yaşadılar. Kimse kalmadı, burada binde biri kalmadı. Herkes gitti, kalanlar da burada kapılarını bile açmıyordu. O kadar zor günler yaşadılar. Ama Allah'a şükür şimdi çok iyi. Hiçbir sıkıntı yok. Bilmiyorum artık insanların elinde, ne diyelim. Ama bizim ilçeyi mahvettiler, ilçe kalmadı. Allah her şeyin hayırlısını bizim gençlere nasip etsin. Eskiden daha iyidir şimdi" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir sefere çıkıldığında atın kuyruğunun bağlandığını, bunun da ne olursa olsun geri dönülmeyeceği anlamına geldiğini söyleyerek, "İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor" dedi. Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü kutlamaları için helikopterle Malazgirt’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile beraberindeki MHP Lideri Devlet Bahçeli ve bakanlar, alanı dolduran binlerce vatandaş tarafından Türk bayraklarıyla karşılandı. Burada toplanan kalabalığa hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat; Kabine toplantımızı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyemizde 3’üncü kez gerçekleştirdik. Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Malazgirt Zaferimizin 955’inci yıl dönümü mübarek olsun. Malazgirt’te hem dehasının hem de vilayinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemali edeple yad ediyorum. Bu meydanı tıka basa dolduran, buradaki dünyaya çok güçlü bir birlik ve beraberlik mesajı veren siz kardeşlerime tek tek şükranlarımı sunuyorum. Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum. Gelecekteki zaferlerimizin istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum" dedi. "Devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz" Bugün aynı zamanda Anadolu’nun harimi ismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlatılan Büyük Taarruz’un 104’üncü seneidevriyesi olduğunu hatırlatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu vesileyle milli mücadelede bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim: Sevgili gençler, Biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş istiklaline aşık bir milletiz. Devletimizin bekası, milletimizin varlığı, bayrağımızın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir milletiz. Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz, ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz." "Malazgirt’in önemi kendisinin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklanır" diyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Bakınız bundan tam 955 sene önce, 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan ordusuyla birlikte cuma namazını eda etti. Ardından askerleriyle birlikte Cenab-ı Allah’a dualar etti. Dua bitince o yiğit Sultan ordusuna dönüp şunları söyledi, ‘Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olduğu halde galip gelirsek ne ala! Aksi takdirde şehit olarak cennete gideceğiz. Şu anda karşınızda ne emreden bir sultan, ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim. Sizinle beraber kılıç sallayacağım. Benimle gelmek isteyenler gelsin. İstemeyenler geri dönsün.’ Sözlerini bitirince ‘ölürsem kefenim olsun’ diyerek giydiği beyaz elbisesi sırtında, okunu ve yayını aldı, atının kuyruğunu bağladı. Düşmana yaklaştığında atından inip yüzünü toprağa sürerek yine Rabbine dualar etti, niyazda bulundu. Sonra atına tekrar binerek kendisi önde, gazanferler yanında düşmanın üzerine ok gibi atıldı. Savaşın sonunda ordusuyla beraber Malazgirt’te tarihe geçen görkemli bir destan yazdı. Kardeşlerim, Sultan Alparslan muhteşem zaferiyle sadece Anadolu’nun kapılarını milletimize açmadı; Selahaddin Eyyubi ile Kudüs’e, Sultan Fatih ile İstanbul’a, Osmanlı Cihan Devleti ile üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana ile Yunus Emre ile Hacı Bektaşi Veli ile İdris-i Bitlisi ile gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu’dan Balkanlar’a, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya, Adriyatik’ten ata yurdumuza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya, işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı. Merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca bunu şöyle anlatıyor; ‘Bağlantı atının kuyruğunu yaptı bir topuz, ölümü ölüme doladı Alparslan. Sürdük atlarımızı üstüne, 300 bin atıldık sağı solu, damar damar yarıldı gökyüzü, Allah’ından varırken tanrısına bir şehit gökçe yollu. Her gören taş kesildi ulu görkemimizden. Atlar dört başlı, işte yiğitler sekiz kollu.’ Alparslan ve yiğitlerinin aziz ruhları şad olsun." "Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur" "Medeniyet coğrafyamızın tarihte bazı hakikatler vardır ki bunların tahrif edilmesi, yok sayılması, inkar edilmesi mümkün değildir" diyen Erdoğan, "Bu gerçeklerden biri de şudur: Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek, başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını unutmayın! Böyle yazdık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefririkaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık, işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık. Şurayı özellikle vurgulamak istiyorum, biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam 1000 yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz de birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız. Bakın sevgili kardeşlerim, millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılını inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın, bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön veriyor. Bunun önünü artık hiç kimse kesemez. Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız, ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık eylesin diyorum. Bu düşüncelerle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümü bir kez daha mübarek olsun diyorum. Anadolu’yu bizlere vatan eyleyen şehit ve gazilerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Etkinliklere bu yıl 10. defa öncülük ederek gençlerimize tarih şuuru kazandıran Okçular Vakfı’nı tebrik ediyorum. Programı teşrif eden siz kardeşlerime, tüm misafirlerimize yürekten teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın ardından İstanbul’a gitmek üzere Muş’tan ayrıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti

Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Bitlis’in Ahlat ilçesindeki etkinliklere katılmak üzere Bitlis’in Ahlat ilçesinde bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, program çerçevesinde ilçede bulunan Ahlat Selçuklu Kabristanını ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ahlat ilçesindeki programı devam ediyor. MHP Lideri Devlet Bahçeli, Bakanlar kurulu ve beraberindeki kalabalık heyetle birlikte Ahlat Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde vatandaşlara hitap eden Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin önemli mesajlar verirken, Ahlat ve Malazgirt’in Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesindeki tarihî önemine dikkat çekti. Millet Bahçesi’ndeki programın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı’nı ziyaret etti. Dünyanın en büyük Türk-İslam mezarlıklarından biri olarak bilinen ve UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alan mezarlıkta Erdoğan, Selçuklu döneminden kalan mezar taşlarını inceledi. Erdoğan, burada Anadolu’yu yurt yapan şehit ve gaziler ile ecdat için dua etti. Selçuklu mezar taşlarının Türk-İslam medeniyetinin tarihî ve kültürel mirasını yansıttığına dikkat çeken Erdoğan, geçmişte olduğu gibi bugün de ecdat mirasına sahip çıkmanın önemini vurguladı. Erdoğan, mezarlık ziyaretinin ardından ise MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi ilçedeki köşkünde ziyaret ederek, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne geçti. "Kabine Ahlat’ta toplanacak" İlçedeki programları devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla bugün üçüncü kez Ahlat’ta toplanacak. Toplantının saat 16.00’da Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Toplantının ana gündem başlıkları arasında "Terörsüz Türkiye" sürecindeki gelişmeler, bölgesel güvenlik ve iç cepheyi güçlendirmeye yönelik çalışmaların bulunması bekleniyor. Günün programı kapsamında saat 19.00-21.00 arasında ise Kabine üyeleri, bölge valileri ve şehit yakınlarının katılımıyla Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde akşam yemeği düzenlenecek. Geceyi ilçede geçirecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın birinci gün Ahlat programı, Kabine Toplantısı ve akşam yemeği ile tamamlanacak. Erdoğan yarın sabah ise Malazgirt’e geçecek.

MHP Yalova’da kongre heyecanı Haber

MHP Yalova’da kongre heyecanı

MHP Yalova İl Başkanlığı Olağan Kongresi’nde MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş konuşma gerçekleştirdi. MHP Yalova İl Başkanlığı Olağan Kongresi, Yalova Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Kongreye MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş ile MHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Üyesi Davut Haskırış katıldı. Kongrede konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2016-2017 yıllarında gerçekleştirilen Anayasa değişikliği referandumunu hatırlatan Karakaya, o dönemde "rejim değişiyor" şeklinde eleştiriler yapıldığını belirterek, "O Anayasa değişikliği gerçekleşti. Kaç yıl oldu? 10 yıl oldu. Hani rejim değişiyordu? Meclis toplanamıyordu. Bunları geçelim. Arkadaşlar cumhur lazım, sahip çıkmamız lazım" dedi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne 15 Temmuz sonrasındaki süreçte geçilmemiş olması halinde bugün "Terörsüz Türkiye" girişiminin konuşulamayacağını savunan Karakaya, sürecin en önemli aktörlerinin güvenlik güçleri, şehitler ve gaziler olduğunu söyledi. Karakaya, "Terörsüz Türkiye’yi konuşuyorsak bunun baş mimarı güvenlik güçlerimizdir, şehitlerimizdir, gazilerimizdir. Onlar bu süreci bizim dikte edeceğimiz noktaya getirdiler. Allah hepsinden razı olsun. Hepsini rahmetle, minnetle bir kez daha anıyoruz" diye konuştu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş ise Cumhur İttifakı’nın Türkiye’nin geleceği açısından önemine vurgu yaptı. AK Parti’nin millet tarafından kurulduğunu ifade eden Büyükgümüş, "Her zaman partimizle ilgili şunu ifade ediyoruz. AK Partimizi millet kurmuş, biz tabelasını asmışızdır. Aynı şekilde Cumhur İttifakı'nın da kararını, iradesini 15 Temmuz gecesi Türk milleti vermiştir" dedi. 15 Temmuz gecesinde Türk milletinin FETÖ’ye karşı ortaya koyduğu mücadeleye değinen Büyükgümüş, kendilerine düşen görevin bu iradenin gereğini yerine getirmek olduğunu söyledi. Büyükgümüş, Cumhur İttifakı’nın Karabağ ve Ayasofya konusunda elde edilen kazanımlarda da rol oynadığını belirterek, "Biz çok iyi biliyoruz ki bugün Cumhur İttifakı sayesinde Karabağ'ın semalarında minarelerinden Allahu Ekber çok iyi biliyoruz ki Cumhur İttifakı sayesinde Ayasofya yeniden ibadete açılmış, beş vakit Ayasofya'nın minarelerinden Allahu Ekber nidaları yükselmektedir" diye konuştu. Siyasetin günlük meselelerinin ötesinde uzun vadeli bir istikametle hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Büyükgümüş, Cumhur İttifakı’nın en stratejik başarısının Türk milletinin birlik ve beraberliğini korumak olduğunu savundu. Büyükgümüş, "Milletimizi bölmek, aramıza duvarlar örmek isteyenlere karşı Türk milleti çok büyük bir feraset göstermiştir. Malazgirt ruhu diyerek ifade ettiğimiz bu başarı Cumhur İttifakı'nın yaptığı bütün faaliyetlerin çok ötesinde bir çatı niteliğidir" dedi. Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmelerine de değinen Büyükgümüş, "Allah'a şükürler olsun bugün milli savunma sanayini kurmuş, başarmış, tüm dünyaya örnek işler başaran bir kabiliyete sahibiz. Bu Cumhur İttifakı sayesinde" ifadelerini kullandı. Kongre sonucunda mevcut İl Başkanı Mustafa Deviren güven tazeleyerek yeniden MHP Yalova İl Başkanı oldu.

Bakan Bayraktar: " Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi" Haber

Bakan Bayraktar: " Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Terörsüz Türkiye sürecinin enerji konusunda da tarihi bir sayfayı açtığını vurgulayarak, "Enerjide petroldeki dışa bağımlılığımızı düşürüyoruz. Ama Gabar özellikle bugünlerde daha da anlamlı hale geldi. Türkiye, Terörsüz Türkiye'yi konuşuyor. Bununla ilgili çok çok önemli bir adımı Meclis'te atmış olduk. Çok büyük bir katılımla ve çok büyük bir destekle. Terörsüz Türkiye ve "terörsüz bölge" diyoruz aslında. Bütün bölgemizin terörden kurtulduğu, terörle mücadelede bir anlamda başarıya ulaştığı noktada neler olabileceğini gösterdiğimiz bir resim" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından bu yıl 2'incisi düzenlenen Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Formuna katılım sağladı. Salı günü başlayan forumun 3'üncü gününde gençlerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, "Küresel Sistemin Kırılma Noktası: Enerji Diplomasisi" isimli panelde BDF26 Kurumsal İletişim Koordinatörü Salih Emre Şahin, BDF26 Komite Moderatörü Elif Rana Durdu ve Genç Diplomasi Derneği Başkan Yardımcısı Ömer Tayyip Erdoğan'ın sorularını yanıtladı. " Enerji hayatımızın her alanında var olan bir şey" Enerjinin iş yapma yeteneğini olduğunu söyleyen Bayraktar, " İnsanın kendi iç enerjisi de öyle ama ekonomilerin, devletlerin, ülkelerin enerjileri de o ülkenin iş yapabilme yeteneği, kabiliyetiyle alakalı bir şey. Dolayısıyla enerjisiz bir hayat düşünmek aslında mümkün değil diye düşünüyorum. Enerji hayatımızın her alanında var olan bir şey. Dolayısıyla ekonomilerimiz büyüyor, ihtiyaçlarımız artıyor. Dolayısıyla günlük enerji ihtiyacımız her geçen gün artıyor. Ülkemizin de artıyor, dünyanın da artıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyaçları daha da fazla artıyor. Dolayısıyla enerjisiz bir şey yapmak mümkün değil. Bu enerji kaynaklarını stratejik olarak kendiniz ürettiğiniz zaman, bu size tabii ki çok önemli bir göreceli avantaj getiriyor. Bu kaynakları tabii çevreyle uyumlu bir şekilde elde edebilirseniz. İşte bahsettiğiniz o enerjiler, temiz enerjileri yaptığınızda hem kendiniz için hem de dünya için aslında çok daha olumlu şeyler yapıyorsunuz. Dolayısıyla şimdi dünya aslında son yıllarda özellikle böyle bir süreç içerisinden geçiyor. Önceliği tabii enerji kaynaklarını elde edebilme, arz güvenliğine vermek suretiyle. Ama bu kaynakları da daha temiz kaynaklardan nasıl sağlayabiliriz arayışı içerisinde dünya. Ve ülkemiz de açıkçası bu çabanın, bu arayışın içerisinde" dedi. Dünyada enerji talebinin çok hızlı bir şekilde artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, "Enerjisiz bir hayat mümkün değil. Ülkemiz için de böyle. Dolayısıyla bu artan talebi doğru şekilde karşılamak, bunu dış kaynaklarla değil de kendi iç kaynaklarımızla karşılamak bir kere bize çok önemli bir ekonomik katkı sağlayacak. Türkiye 2022 yılında yaklaşık 100 milyar dolarlık dışarıya bir para ödedi. Bu dışa ödenen paranın kendi cebimizde kalması, ekonomik olarak çok önemli bir katkısı var ama onun dışında özellikle jeopolitik anlamda Türkiye'nin kendi kendine yeten bir ülke olması. Çünkü şimdi dünyada çok büyük bir kriz var, hepiniz takip ediyorsunuz. İran'a yapılan saldırılar, İran'da başlayan savaş neyi etkiledi? Hürmüz Boğazı'ndan akışları, petrol tankerlerinin, işte LNG tankerlerinin akışını etkiledi. Dolayısıyla şu anda birçok ülke, oradan petrolünü sağlayan ülkeler, bu anlamda ciddi zorluk yaşamaya başladılar. Bunu şunun için söylüyorum: Dışarıya bağımlı olduğunuz zaman, Türkiye bu dönemde yüzde 10 enerjisini, petrolünü Hürmüz geçişli tedarik ediyordu. Yüzde 10 olduğu için şu anda Türkiye'de herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz hamdolsun. Ama bu daha yüksek oranlarda olsaydı ki olan ülkeler var o zaman belli sıkıntıları yaşayacaktık." ifadelerini kullandı. " Türkiye, ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek" Sıkıntı yaşayan ülkelerin enerji tüketimlerini düşürmeye başladıklarına dikkat çeken Bayraktar, "Pandemi döneminde olduğu gibi uzaktan çalışmalar, eğitimler konuşulmaya başlandı. Dolayısıyla ciddi anlamda bir enerji kısıtıyla dünya karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla kendi kaynaklarınızla enerjinizi sağlamak, yerli, yenilenebilir kaynaklarla bunları sağlamak ülkeler için hem stratejik açıdan, jeopolitik açıdan ve de ekonomik açıdan çok büyük katkıları olan bir durum. Dolayısıyla Türkiye'nin buradaki hedefi, temel bizim önceliğimiz, Türkiye'de yaptığımız bütün işlere baktığınız zaman inşallah sizlere, sizlerin de üzerinde çalışacağınız temel konu Türkiye'de enerjide dışa bağımlılığı bitirmek. Bunu başardığı anda Türkiye, ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek." değerlendirmesinde bulundu. " Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı bitirmesi için birkaç koldan bir çalışma yürüyor" Türkiye'nin enerji konusunda dışa bağımlılığının bitmesi hakkında yapılan çalışmalarla ilgili soruya ada yanıt veren Bayraktar, "Onunla alakalı size şöyle bir tarih vereyim. En azından 2035 için bir şeyler söyleyebilirim. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı bitirmesi için birkaç koldan bir çalışma yürüyor. Bir tanesi kendi kaynaklarımızı, kendi petrolümüzü, işte doğalgazımızı. Sakarya Gaz Sahası, Karadeniz'de yaptıklarımız, Gabar'daki petrol, yurt içinde, yurt dışında yaptıklarımız bir taraftan. Yenilenebilir enerjide yaptığımız çalışmalar, nükleerde yaptığımız çalışmalar devam ediyor. Bir de tüketimi, tüketimi biraz düşürebilirsiniz veya tüketimi değiştirebilirsiniz. Tüketimi düşürmek deyince işte daha az enerji kullanmak nasıl mümkün olabilir mevcut hayattan kopmadan? Veya enerji, mesela ulaştırma. Ulaştırmada Türkiye sadece binde beş elektrik kullanıyor. Ama Türkiye'nin en aslında güçlü olduğu alanlardan bir tanesi elektrik. Ve biz diyoruz ki 2035'e kadar Türkiye 8 ila 10 milyon elektrikli araca hele bunu kendi aracımızla, işte kendi ürettiğimiz araçla yaparsak bu daha da anlamlı hale gelebilir ve 8-10 milyon elektrikli aracın kullanıldığı bir ülke olalım" diye konuştu. "Dünyada şu anda hala yaklaşık 700 milyon insanın elektriğe erişimi yok" Elektrik tarafında dışa bağımlılığın diğer ülkelere göre çok daha az olduğunu aktaran Bayraktar, şunları söyledi: "Yüzde 65-70'lerde olan bizim dışa bağımlılık, yerlilik oranımızı orada arttıralım. Yenilenebilir enerjiyi daha çok kullanalım. Elektrikli araçlarla o ulaştırmayı dönüştürelim. Dolayısıyla benzindeki ve mazottaki dışa bağımlılığımızı öyle azaltalım gibi bir şeyimiz var. 2035'lerde şu anda yüzde 70'lerde olan oranı yüzde 50'lerin altına çekmeyi hedefliyoruz. Bu çok önemli bir hedef ve bunu eğer önümüzdeki 10 yılda başarabilirsek Türkiye cari açık meselesini, enerji kaynaklı cari açık meselesini kenara koyabilir. Ve ondan sonraki hedef de tabii bunu sıfıra düşürmek, Türkiye'yi enerjide tam olarak bağımsız kılabilmek. Ama bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu harita bize şunu söylüyor: Bir, gelişmiş ülkeler, iktisadi açıdan kalkınmış ülkelerin daha çok enerji kullandığını bize söylüyor. Dolayısıyla insan hakları, eşitlik vesaire. Yani "Dünya 5'ten büyüktür" Sayın Cumhurbaşkanımız derken her açıdan aslında bunu vurgulamak ve daha adil bir dünya mümkün. Daha adil bir dünya enerjide de mümkün. O da şöyle, bakın Sahra Altı Afrika, kullandığı elektrik toplam New York'un kullandığı elektrik kadar. Burada ciddi bir adaletsizlik var. Adil olmayan dağılımlardan bir tanesi burada. Dünyada şu anda hala yaklaşık 700 milyon insanın elektriğe erişimi yok." "2 milyarın üzerindeki nüfus şu anda hala geleneksel pişirme yöntemlerini kullanıyor" İnternetin olmadığı, cep telefonunun, haberleşmenin kısıtlı olduğu bir dünyadan bahsedildiğini dile getiren Bayraktar, " Bu dünya ve bizim aslında belki bu forumun da üzerinde durması gereken konulardan bir tanesi biz daha adil bir dünyayı enerjide nasıl yapabiliriz? Eğer sizin elektriğiniz yoksa aslında temiz sudan bahsedemezsiniz, hijyenden bahsedemezsiniz. Dolayısıyla onun getireceği sağlık problemleri. Afrika, Güneydoğu Asya, buralar elektriğin, erişimin az olduğu yerler, olmadığı yerler. Dolayısıyla bizim hedeflerimizden bir tanesi Türkiye olarak, 2015'te G20 Dönem Başkanlığı döneminde Antalya'da çok önemli bir aslında gündem vardı. Sahra Altı Afrika'nın elektrikleşme, elektriğe erişimiyle alakalı bir konuyu gündem yaptı Bu sene COP'ta, Antalya'da Eminim bazı arkadaşlarımız oraya geleceklerdir. Orada gündemlerimizden bir tanesi bu. Dolayısıyla, dünyada enerjideki bu adaletsizliği de gidermek. Size birkaç rakam vereyim; Amerika'da kişi başı elektrik tüketimi 14 bin kilowatt-saat yılda. Rakamı unutursunuz ama oranı unutmayın. Türkiye'de 4 bin kilowatt-saat. Dünya ortalaması 4 bin kilowatt-saat. İşte bazı ülkelerde de sıfır, yani yok. Dolayısıyla, aslında en önemli insan haklarından bir tanesi de elektriğe erişim, enerjiye erişim açıkçası. Dünyada 2 milyar insanın üzerindeki nüfus, 2 milyarın üzerindeki nüfus şu anda hala geleneksel pişirme yöntemlerini kullanıyor. Dolayısıyla, bu adaletsizliğe de dünyanın bir çözüm bulması lazım. Çünkü bu adaletsizlik aslında... Ve bu adaletsizliğe giden yolda da kaynakların olduğu ülkelerde o kaynaklar başkalarının elinde veya geçiş güzergahları başka kontrol mekanizmalarının elinde. Ama birileri daha çok enerji, daha fazla enerji kullanabilirken; birileri de hiçbir enerji kullanma şanslarına sahip değiller." dedi. "Gabar yıllarca adı terörle anılan bir yerdi" Terörsüz Türkiye sürecinin enerji konusunda da tarihi bir sayfayı açtığını vurgulayan Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: Devam eden bir proje olması açısından Gabar'dan bahsetmek isterim. Bizim Türkiye'de petrolle ilgili hikayemiz aslında. Bizim için çok özel yeri olan projelerden bir tanesi. Enerji yönü, enerjide petroldeki dışa bağımlılığımızı düşürüyoruz. Ama Gabar özellikle bugünlerde daha da anlamlı hale geldi. Türkiye, Terörsüz Türkiye'yi konuşuyor. Bununla ilgili çok çok önemli bir adımı Meclis'te atmış olduk. Çok büyük bir katılımla ve çok büyük bir destekle. Terörsüz Türkiye ve "terörsüz bölge" diyoruz aslında. Bütün bölgemizin terörden kurtulduğu, terörle mücadelede bir anlamda başarıya ulaştığı noktada neler olabileceğini gösterdiğimiz bir resim. Gabar yıllarca adı terörle anılan bir yerdi. Ben oralara gittiğimde oradaki görevli arkadaşlarımız bana "İşte efendim buralara şu tarihte şöyle terörist baskınlar oldu, şöyle şehitlerimiz var" vesaire gibi bilgiler hep geçtiler. Bugün o dağlarda, Bakın bu, geçtiğimiz yıl 19 Mayıs'ta gençlerle yaptığımız bir yürüyüş. Gabar'daki bir petrol üretim noktamıza yaptığımız bu yürüyüşte. Şimdi artık o bölgede 3 bin 500'ün üzerinde genç kardeşimiz o sahalarda çalışıyor. Ve ekseriyetle de Şırnak'taki çocuklar, çevre illerden gelen kardeşlerimiz. Ve o bölgede insanların terörden başka bir anlamda sanki alternatifi, dağdan başka alternatifi yokmuş gibi sunulan, terör örgütünün öyle bir propaganda yaptığı yerden; şu anda herkesin, özellikle gençlerin geleceğe dair ümitlerinin, umutlarının olduğu, kendilerine iş imkanı sağladığımız bir yere gitti. İşin petrol bulma tarafı tabii çok önemli bir şey. Ama esas itibariyle oradaki sosyal dokuya, gençlerin hayatına dokunması, ailelerin hayatına dokunması yönüyle Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi. Sakarya gaz sahası, o da yine 2020'de, pandeminin ortasında bizim doğalgaz keşfini yaptığımız, Türkiye'nin 2016'dan sonra özellikle kendi gemileriyle, kendi mühendisleriyle, kendi jeologlarıyla petrol arama hedefinin, sevdasının bir sonucu. Ve Ayasofya'nın ibadete açıldığı, ki işte sene-i devriyesini geçtiğimiz günlerde yaşadık, ondan hemen böyle birkaç hafta sonra, 20 Ağustos'ta, 21 Ağustos'ta biz Karadeniz'deki bu büyük keşfi açıkladık." Programa, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve eski futbolcu Mesut Özil'in yanı sıra çok sayıda yerli ve yabancı davetlide katıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Kimse dokunulmaz değildir" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Kimse dokunulmaz değildir"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kimsenin dokunulmaz olmadığını belirterek, "Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler; asli amacı, vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır. Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer; dosyanın üzerindeki isme bakmaz ve gereğini yapar" dedi. Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasanın Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, millî birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini hâkim kılmak için hazırlandığını belirten Gürlek, "Burada özellikle altını çiziyorum: şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakârlığı bizim için tartışmaya kapalıdır. Tek gayemiz güçlü Türkiye'ye giden yolu açmak ve iç cepheyi güçlendirmektir" diye konuştu. Bir dizi gezi ve incelemelerde bulunmak üzere bu sabah Trabzon'a gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk olarak Trabzon Valiliğini ziyaret etti. Vali Tahir Şahin tarafından karşılanan Bakan Akın Gürlek, burada basın mensuplarına gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Trabzon'un ve milletimizin hafızasında müstesna bir yere sahip iki kahramanı rahmetle anarak başlayan Bakan Gürlek "Bayrak uğruna toprağa düşen Eren Bülbül evladımızı ve Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i, şehadetlerinin dokuzuncu yılında rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken; ‘İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun diyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu kaydeden Gürlek, "Ben ise 86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, milletimizin ve devletimizin bize tevdi ettiği büyük bir emanetin taşıyıcısıyım. Bu nedenle adalet hizmetini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler; asli amacı, vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır. Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer; dosyanın üzerindeki isme bakmaz ve gereğini yapar" diye konuştu. "Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak görüyoruz" Türkiye Yüzyılı hedefi ile ilgili olarak da konuşan Bakan Gürlek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz. Suçun yöntemi değişse de, araçları değişse de, örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var: devletin suçla mücadele iradesi. Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik: Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna; organize suçta suçun failinden azmettiricisine; yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar açmıştır. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık; çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasa Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa yapacak, kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bizler yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisiyiz. Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğimizden hiçbir kimsenin şüphesi olmasın. Biz büyük Türk milletinin hizmetindeyiz" dedi. "Milletimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecektir" "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade son derece açıktır: Milletimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini yineleyen Bakan Akın Gürlek, "Biz de bu iradenin gereğini hukuk içerisinde yerine getireceğiz. Devletten daha güçlü bir yapı yoktur. Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de yoktur. Suç işleyen kim olursa olsun, nereye giderse gitsin; yaptığı yanına kâr kalmayacaktır. Adaletin önünde zaman aşınır; hakikat aşınmaz. Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir. Bir dosya rafta bekleyebilir. Ama faili meçhul kalan her ölüm, devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız. Delilin izini süreceğiz. Faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız" diye konuştu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca teröre ağır bedeller ödediğine dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkânlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin sağduyusu ve Gazi Meclisimizin iradesiyle yeni ve tarihî bir safhaya ulaşmıştır. Meclisimizin gündemine gelen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair düzenleme, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir millî irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor: Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihî bir iradedir. Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon olacaktır. Millî şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sınırlarının terörle değil; üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılması meselesidir. Mesele, bir daha hiçbir Eren Bülbül'ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir. Mesele bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi hedefimiz, Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, millî birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini hâkim kılmaktır. Burada özellikle altını çiziyorum: şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakârlığı bizim için tartışmaya kapalıdır. Tek gayemiz güçlü Türkiye'ye giden yolu açmak ve iç cepheyi güçlendirmektir. Yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi: "Türkiye, hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir. İşte bu nedenle inanıyorum ki Millî Mücadele ruhunu hâlâ damarlarında taşıyan Trabzon, Terörsüz Türkiye idealinin de en güçlü sahiplerinden biri olacaktır." "Türkiye bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülkedir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke haline geldiğini ifade ederek "Terör meselesinde de böyledir. Suç örgütleriyle mücadelede de böyledir. Adalet sistemimizin eksiklerinde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz. Nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz. Nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa hukuk içerisinde karşısında duracağız. Adalet teşkilatımızı daha güçlü hâle getirecek, yargının etkinliğini artıracak, vatandaşımızın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformlarımızı sürdüreceğiz. Bu anlayışla, Trabzon'umuzda adalet hizmetlerinin fiziki altyapısını da güçlendirmeye devam ediyoruz. Vakfıkebir Adliyemizin proje çalışmalarını tamamladık, yapım ihalesini gerçekleştirdik; Of Adalet Sarayı projemizi de daha güçlü ve etkin bir yargı hizmeti sunacak şekilde hazırladık. Trabzon Bölge Adliye Mahkememizde kurulmasına karar verilen yeni hukuk ve ceza dairelerimizin faaliyete geçebilmesi için ihtiyaç duyulan ek hizmet binasına ilişkin çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Ve nihayetinde milletimizin yıllardır hak ettiği sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa hedefinden de vazgeçmeyeceğiz. Çünkü Türkiye Yüzyılı'nı geçmiş dönemlerin vesayet anlayışından kalan bir anayasal zeminin üzerine değil; milletin iradesini merkeze alan, insan onurunu ve temel hakları güvence altına alan güçlü bir hukuk düzeninin üzerine inşa etmek istiyoruz. Şimdi önümüzde yeni bir dönem vardır: Terörün gölgesinden tamamen kurtulmuş, suç örgütlerinin hareket alanının yok edildiği, hukuk güvenliğinin güçlendiği; ekonomisiyle, üretimiyle ve insan kaynağıyla çok daha büyük hedeflere yürüyen bir Türkiye dönemi. Biz buna inanıyoruz. Trabzon'un da bu yürüyüşte dün olduğu gibi bugün de en ön safta yer alacağına inanıyoruz. Yeşil Vatanımızı koruyacak, ülkemizde her türlü suç örgütünü yok edecek ve milletimizin huzurunu bozan iç ve dış mihraklara asla fırsat vermeyeceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.