Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Terörle Mücadele

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Terörle Mücadele haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Terörle Mücadele haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRKOĞLU’NDAN 2026 EĞİTİM GENELGESİNE SERT TEPKİ Haber

TÜRKOĞLU’NDAN 2026 EĞİTİM GENELGESİNE SERT TEPKİ

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde yer alan bazı düzenlemelere sert tepki göstererek, okulların iktidar siyasetinin yürütüldüğü alanlara dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Genelgenin özellikle 1. maddesinin eğitim ile siyaset arasındaki kırmızı çizgiyi ortadan kaldırdığına dikkat çeken Türkoğlu, “Çocuklarımızın okuldaki ihtiyacı iktidarın politikalarını öğrenmek değil; bilim öğrenmek, eleştirel düşünmek, sorgulamak ve özgür birey olarak yetişmektir” dedi. “MİLLÎ DEĞERLER SİYASİ PROPAGANDANIN ARACI OLAMAZ” Millî birlik, vatan sevgisi ve kardeşlik gibi değerlerin çocuklara kazandırılmasının elbette önemli olduğunu belirten Türkoğlu, ancak bu değerlerin güncel siyasi politikaların eğitim sistemine taşınması için kullanılamayacağını ifade etti. Türkoğlu şöyle konuştu: “Vatan sevgisi de kardeşlik de millî birlik de çocuklarımıza anlatılmalıdır. Ancak bunun adresi, güncel siyasi tartışmaları eğitim hayatının içine taşımak değildir. Hele terör örgütleri, terörle mücadele ve ‘Terörsüz Türkiye’ gibi toplumun farklı kesimlerinde farklı değerlendirmelere konu olan siyasi başlıkların okullarda işlenmesini doğru bulmuyoruz.” “ÇOCUKLAR SİYASETİN MALZEMESİ DEĞİLDİR” Eğitim kurumlarının herhangi bir siyasi anlayışın propaganda alanına dönüştürülemeyeceğini vurgulayan Türkoğlu, “Bu millet size çocuklarımızı siyasetin malzemesi yapın diye yetki vermedi” ifadelerini kullandı. Türkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Okullarımızın görevi çocuklarımızı siyasi kamplaşmaların içine çekmek değildir. PKK gibi bir terör örgütünün propagandasının yapılması elbette kabul edilemez. Aynı şekilde herhangi bir siyasi projenin veya iktidar politikasının eğitim kurumları üzerinden meşrulaştırılmasına da karşıyız. Çocuklarımızın zihnine siyasi kalıplar değil; aklı, bilimi, bağımsızlık ruhunu ve sorgulama cesaretini yerleştirmeliyiz.” “EĞİTİMİN GÖREVİ ÖZGÜR BİREY YETİŞTİRMEKTİR” Türkiye’nin geleceğinin sınıflarda şekilleneceğine dikkat çeken İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, eğitim sisteminin siyasi iktidarlardan bağımsız olması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: “Eğitim, iktidarlara bağımlı siyasi nesiller yetiştirme aracı değildir. Eğitimin görevi; özgür düşünen, soru soran, sorgulayan, bilimsel akla güvenen ve ülkesini seven bireyler yetiştirmektir. Devletin okulu bütün çocuklarımızın ortak evidir. O evin içine günlük siyaseti sokmayın. Çocuklarımızı siyasi projelerin değil, Türkiye’nin aydınlık geleceğinin öznesi yapın.” Türkoğlu, Millî Eğitim Bakanlığı’nı söz konusu düzenlemeleri yeniden değerlendirmeye ve eğitim kurumlarının siyasi tartışmaların dışında tutulması konusunda azami hassasiyet göstermeye çağırdı.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Aktürk: "İsrail'in askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu algısına müsaade edilmemeli" Haber

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Aktürk: "İsrail'in askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu algısına müsaade edilmemeli"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, İsrail'in Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik eylemlerine ilişkin, "İsrail'in komşu ülkelere yönelik askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir" dedi. "TEKNOFEST Mavi Vatan" kapsamında Gölcük'te bulunan donanmanın en yeni gemisi TCG Koçhisar'da Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetleri, terörle mücadele ve hudut güvenliği, bölgesel gelişmeler, NATO faaliyetleri ve savunma sanayisine ilişkin bilgi verdi. "Birçok gemimiz vatandaşlarımızın ziyaretine açılacak" TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında denizcilik ve savunma teknolojileri alanında önemli faaliyetlerin gerçekleştirileceğini belirten Aktürk, "TCG Anadolu, TCG İstanbul ve TCG Burgazada başta olmak üzere birçok gemimiz vatandaşlarımızın ziyaretine açılacak, SAT ve SAS timlerimiz tarafından özel gösteriler icra edilecektir" dedi. Etkinlikte Bakanlığa bağlı MKE ve ASFAT gibi savunma sanayisi şirketlerinin de yer alacağını kaydeden Aktürk, deniz platformları, silah ve mühimmat sistemleri, insansız ve otonom deniz araçları, su altı sistemleri ile milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil teknolojilerin sergileneceğini bildirdi. Aktürk, MİLDEN başta olmak üzere deniz platformlarına yönelik projeler ile çeşitli milli sistem ve kabiliyetlerin de tanıtılacağını söyledi. Gençlerin denizcilik ve savunma teknolojilerine ilgisini artırmayı amaçlayan etkinlik kapsamında İnsansız Su Altı Sistemleri ve Su Altı Roket Yarışmaları başta olmak üzere teknoloji yarışmaları, spor müsabakaları, atölyeler, stant ve sahne etkinlikleri ile deniz ve hava gösterilerinin düzenleneceğini ifade etti. 3 PKK'lı terörist teslim oldu Terörle mücadele ve hudut güvenliğine ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadelesine, sınırlarımızı korumaya; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Aktürk, geçtiğimiz hafta içerisinde 3 PKK'lı teröristin teslim olduğunu belirterek, hudutlarda yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere 588 kişinin yakalandığını açıkladı. Aktürk, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 8 bin 530'a ulaştığını, son bir haftada engellenen bin 59 kişiyle birlikte yıl içerisinde engellenen kişi sayısının ise 46 bin 577 olduğunu bildirdi. "İsrail'in saldırıları bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor" Gazze'deki ağır insani durumun giderilmesi ve yeniden inşa sürecinin önünün açılmasının bölgede kalıcı barış ve istikrar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Aktürk, "İsrail'in Gazze Planı'nı reddetmesi ve bölgedeki saldırılarını sürdürmesi, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için yürütülen çabaları baltalamakta ve bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirmektedir" dedi. İsrail'in imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırılarına ve askeri faaliyetlerine devam ettiğini belirten Aktürk, Suriye'ye yönelik son saldırıların da bu ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini hedef aldığını kaydetti. Aktürk, "İsrail'in komşu ülkelere yönelik askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir. Bölgenin geleceği, tek taraflı güç kullanımına değil; uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışı üzerine inşa edilmelidir" ifadelerini kullandı. Uluslararası topluma çağrıda bulunan Aktürk, İsrail'in bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkılarak daha somut ve etkili tedbirler alınmasının elzem olduğunu söyledi. Aktürk, "Önceliğimiz, bölgemizin daha fazla çatışma ve istikrarsızlığa sürüklenmesinin önlenmesi, barış ve güvenliğin kalıcı hâle getirilmesidir. Bu çerçevede, Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışmalarımız ve katkılarımız kararlılıkla devam edecektir" dedi. Romanya'daki NATO faaliyetine 2 F-16 ile katılım NATO kapsamında Romanya hava sahasında gerçekleştirilecek Entegre Hava ve Füze Savunma faaliyetine 2 F-16 ile katılım sağlanacağını açıklayan Aktürk, Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşlarına ilişkin de bilgi verdi. Aktürk, Konya Bilim Festivali kapsamında 23 Ağustos'ta Türk Yıldızları Akrobasi Timi tarafından Konya'da, Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ise 23 Ağustos'ta Ahlat'ta, 24 Ağustos'ta Malazgirt'te SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları gerçekleştirileceğini bildirdi. MKE'den TSK'ya silah ve mühimmat teslimatı Savunma sanayisinde yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK'nın güç ve etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Aktürk, MKE tarafından hafta içerisinde çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatının gerçekleştirildiğini açıkladı. Terörle mücadelede yaralanan personelin başvuruları 1 Eylül'de başlayacak Aktürk, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan TSK, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli, Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ile güvenlik korucularının muvazzaf ve emeklilerine yönelik 3713 sayılı Kanun kapsamındaki başvuruların e-Devlet Kapısı üzerinden alınacağını bildirdi. Başvuru sahiplerinin terör sonucu yaralanma olayına ilişkin bilgileri sisteme kaydetmelerinin ve varsa ellerindeki bilgi ve belgeleri yüklemelerinin yeterli olacağını kaydeden Aktürk, kamu kurumlarından ayrıca belge temin edilmesine gerek bulunmayacağını ifade etti. Başvuruların yalnızca e-Devlet Kapısı üzerinden kabul edileceğini, birlik, kurum ve askerlik şubelerinden başvuru alınmayacağını belirten Aktürk, başvuru sürecinin 1 Eylül 2026 tarihinde başlayacağını açıkladı.

Şehit aileleri ve gazilere müjde Haber

Şehit aileleri ve gazilere müjde

TBMM Genel Kurulunda, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik kapsamlı düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurulda 382 oyun tamamını alarak kabul edilen düzenlemeyle, başta vazife malulleri, şehit yakınları, gaziler ve terörle mücadelede yaralanan personel olmak üzere çok sayıda kesimin aylık ve sosyal haklarında iyileştirmeye gidildi. ŞEHİT ANNE VE BABALARININ AYLIĞINA ASGARİ ÜCRET GÜVENCESİ Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yapılan değişiklikle, hayatını kaybeden tüm vazife malullerinin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylığın net asgari ücretin altında olmaması yasal güvenceye alındı. Bakıma muhtaç gazi ve malullere ödenen tutar da artırıldı. Daha önce net asgari ücretin 2 katı olarak yapılan ödeme, yeni düzenlemeyle net asgari ücretin 2,5 katına çıkarıldı. GAZİLERİN AYLIKLARI YENİDEN DÜZENLENECEK Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklikle vazife malulü erbaş ve erler, güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması öngörüldü. Düzenleme kapsamında bazı hak sahiplerinin aylıkları için en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunlarında 8. derece 1. kademe, diğerlerinde ise eğitim durumuna bakılmaksızın 10. derece 1. kademe esas alınacak. Derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılacak. Ek gösterge rakamları ise birinci derece için 3 bin 600, ikinci derece için 3 bin, üçüncü derece için 2 bin 200, dördüncü derece için 2 bin 100 olarak uygulanacak. Ayrıca kapsam dahilindeki kişilere bağlanacak aylığın toplamı, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucu bulunacak tutardan düşük olamayacak. TERÖRLE MÜCADELEDE YARALANIP MALUL SAYILMAYANLARA AYLIK Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri de terörle mücadele sırasında yaralanmasına rağmen mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele yönelik oldu. Yeni düzenlemeyle, belirli şartları taşıyan kişilere 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Kapsama; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askeri öğrenciler ve güvenlik korucuları dahil edildi. Ateşli silah, şarapnel, patlayıcı mühimmat, mayın, havan, roket ve el bombası gibi unsurların neden olduğu yaralanmaların yanı sıra patlamanın basınç ve termal etkileri ile terör örgütü mensuplarının kesici, delici ve ezici saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar da düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olması ve olayla yaralanma arasında illiyet bağı bulunması sağlık kurulu raporuyla tespit edilecek. 15 TEMMUZ GAZİLERİNE DE YENİ HAKLAR 15 Temmuz darbe girişimi ile terörle mücadele kapsamında yaralanan, ancak malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan bazı kamu görevlileri ve sivillere de aylık bağlanacak. Bu kapsamda 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı üzerinden aylık ödenmesi öngörülüyor. Ayrıca düzenleme kapsamındaki kişilere, aylık hükümleri hariç olmak üzere muharip gazilere sağlanan bazı sosyal ve özlük hakları da tanınacak. Bunlar arasında ücretsiz seyahat ile elektrik ve su kullanımında indirim gibi haklar bulunuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar için başvuruların, yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekecek. DÜZENLEMELER NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK? Kanundaki bazı düzenlemeler yayımını takip eden ödeme döneminden itibaren uygulanırken, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan personele ilişkin düzenlemeler 1 Eylül 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Er ve erbaşların yeniden muayene hakkına ilişkin yaş haddi de 55 yaşını doldurdukları tarih esas alınarak yeniden düzenlendi. Kanun teklifinin 382 oyla kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, gündemdeki diğer kanun tekliflerinin isimlerini okuttu.

Çerçeve yasa detayları belli oldu Haber

Çerçeve yasa detayları belli oldu

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, adam öldürme ve 2005 yıl önce ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet suçları hariç) "Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz" dedi. Güler, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve milletvekilleriyle birlikte AK Parti Grubu’nda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifini açıkladı. Güler, kanun teklifinin 12 maddeden oluştuğunu söyleyerek, "Ben bu sürece gelene kadar öncelikli olarak teşekkürlerimizi arz edeceğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve biraz sonra imza sahipleri olarak DEM Parti grubuna ve Eş Genel Başkanlarına ve Cumhuriyet Halk Partisi grubuna ve Genel Başkanlarına teşekkür ediyoruz. Yine bu konuda imzalarını eksik etmeyen HÜDA Par ve bağımsız milletvekillerimize yine Yeni Yol grubundan bazı milletvekili arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Toplama baktığımızda yaklaşık 360’a yakın bir imza ile teklifimizi Meclis başkanlığımıza arz ettik. Tabii bu teklife daha sonradan iç tüzük kapsamı için de teknik olarak desteklediklerini, imzaladıklarını ifade edecek milletvekillerimiz de olacaktır. Süreç açısından bu şekliyle devam edecek. Tabii komisyonumuz Adalet Komisyonu Başkanımız kendi planlaması çerçevesinde iç tüzük kapsamında 48 saat sonra yani Cuma günü öğleden sonra saat 14.30-15 gibi inşallah komisyon toplantısı için gerekli davetlerini yapacaktır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecinden bahseden Güler, kanun teklifinde rapordaki altıncı maddeyi baz aldıklarını ifade etti. Güler, Komisyon raporunun 6. Maddesine atıf yaparak, "6. madde başlığı 1. madde de diyoruz ki raporda kritik eşik terör örgütü PKK KCK yapılanmasının silahlarının bırakılması, teslimi, imhası ve bunun süreç olaraktan da bir mekanizma ile teyit edilmesi. Kanun teklifimizde amaç ve kapsam bölümünde aynen ifadeyi raporun beklentisi doğrultusunda şöyle ifade ettik. Bu kanunun amacı PKK KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının resmi gazetede yayınlanmasına müteakip yürütülen soruşturma ve konuşturmalarıyla verilen mahkumiyet hükümlerinin infazın ertelenmesi işlemlerinin ve bu konuda yani tasfiye süreciyle ilgili toplumsal bütünleşmeyle ilgili yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesini kanun teklifinin amacında. İlgili bu terör örgütü yapısının kurma, yönetme, örgütü üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, örgütün propagandasını yapma suçlarıyla bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlara ve bu örgüt lehine işlenen 2013 tarihli 6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesinin hakkındaki kanunda yine bu teklifimizin kapsamı içerisinde yer alıyor. Yine mevcut durum içerisinde raporun konu başlığında, adil yani nihayetinde silahını bırakmış, örgüt feshedilmiş, tamamen varlığı ortadan kalkmış, örgüt mensuplarının da kurumunun hukuki durumunun adil gerçekçi topluma kazandırma bütünleştirme noktasında da kanunun bir cevap vermesi gerekiyor. Şimdi orada kanunumuzda aynen bu beklentiye karşılık üçüncü maddemizde soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi başlığında bir madde kaleme alındı. Burada aynen denildi ki örgütün fiili varlığına son verildiğinin ilgili Resmi Gazete yayınlaması olması koşuyla örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten adam öldürme suçu ile 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve konuşturma harici olmak üzere diğer suçlara yönelik olarak bir düzenleme içeriyor. Malumunuz bizim ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’muzun 321. Maddesi var. Başlığı etkin pişmanlık. Bunu bir bütünleyici çünkü bizim aynı zamanda düzenlenmelerimizin Türk Ceza Kanunu içerisinde bir bütünlüğünü sağlaması gerekiyor. Biz bu 3. Maddeyi kaleme alırken TCK 221 maddesinin bu fıkralara gelince de bir bütünlüğünü ağız etme noktasında bir yaklaşım sergiledik ve bu yaklaşımımızda adam kasten adam öldürülme suçları hariç olmak üzere ve 2005 tarih öncesi yani yeni TCK değişimden önceki TCK 125, 525 bağlamında verilen cezalarla ilgili soruşturmalar ve kavuşturmalarla ilgili bir düzenlemeyi yaptık. Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları 15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz. Bu kişiler örgütünde tamamen feshi, dağıtılması ve ortadan kalkması neticesinde bir topluma kazandırma ve bütünleştirme noktasında bir adil gerçekçi bir hukuki belirlilik kapsamında düzenleme olsun. 3. maddemizden sonra 4. maddemiz koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hali hazırda soruşturma devam eden soruşturması tamamlanmış, kavuşturmaya dönmüş, kavuşturmada istinafta gerekçesi onanmış, yerel mahkeme kararı vermiş, Yargıtay safahatı olan dosyalar var. 3. madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrol ilişkin koruma tedbirleri soruşturma veya kavuşturma bulunduğu yerdeki yetkili hakim veya mahkeme tarafından ilgili bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ile ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir. Gerekse şartların oluşması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına dair bir madde. İkinci fıkra da üçüncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istisnai veya temiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek ilgili yerel mahkemesine gönderilecek dördüncü maddemizde" dedi. Erteleme kararıyla ilgili olarak TCK 221 ve 314. Maddelerinin açık olduğunu belirten Güler, Terörle Mücadele Kanunu 3., 4. maddesi çok açık. Bu eylemler noktasında tekrar bir suç işlenmesi halinde de bu erteleme kararında ortadan kaldırılacağına dair bir hükmü getiriyoruz. Yani ilgili kişi bundan yararlandıktan sonra topluma hem entegre olma, uyum sağlama, bütünleşme toplum hayatında iyi bir vatandaş olma noktasında bir hayatı sürdürmesini de arz ediyoruz. Bu suçlardan mahkum olanların yine aile istisnası belli. Adam öldürme, kastır adam öldürme suçları ve 2005 öncesi TCK değişimi öncesi müebbet bağlaştırmış müebbet hapı cezası almış ve mahkumiyeti infaz aşamasında olanlar hariç olmak üzere diğer bahsettiğim gibi TCK 221. Madde bağlamında örgüte üye olma, yönetme, yardım yataklık, propaganda gibi eylemlerinden dolayı ceza almış ve infazı olan kişilerle de ilgili yine 15 yıla kadarki süreç açısından 5 yıl erteleme, özel takip ve 10 yıl olaraktan da diğer 15 yıl üstü ve müebbet ve ağlaştırmış müebbet hapı cezası alanlarla ilgili olaraktan bir izleme durumu olacak. Erteleme kararı verildiği tarihten itibaren de erteleme süresi içerisinde yine terör suçlarına da bir işlenme sahibi de infaz hakimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak mevcut hem soruşturma konusu diğer dava devam edecek hem de mevcut durum içerisinde bu erteleme kararı kaldırılmış olacak. Tehdit mekanizması işledi. Silahlar tamamen teslim ve imha ve yok edilmesi ve örgütün bu konuda tamamen tasfiyesiyle beraber 6. maddenin beşinci fıkrasında kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlama temin edecek rütbe içerisinde bir mekanizma oluşturulması. Bu hedef doğrultusunda arkadaşlar yedinci maddeyi kaleme aldık. Yedinci maddede Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında İçişleri, Adalet, Dışişleri, Milli savunma Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, MİT Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nden oluşan bir heyet oluşturuyoruz. Bu süreci dönemsel yapacağı toplantılarla beraber diğer kamu kurum kuruluşlarından her türlü bilgi almak suretiyle takip edecek. Ve ihtiyaç duyulması halinde de kendisi daha alt seviyede teknik çalışmalar yapacak komisyonlar da oluşturulabilecek. Nihayet örgüt mensuplarının bir an önce silahlarını bırakması, örgütün kendileri feshedip tamamen tasfiyesi ve devamında bu örgüt mensuplarının hem topluma entegre edilmesi uyumunun gerçekleşmesi, bütünleşmene sağlanması noktasında da özel çalışmalar yapacak, raporlar hazırlayacak alt komisyonlar da kurulacak şekilde. Biz bu kurula izin vermiş oluyoruz. Burada bir durum var. Kurul yine ikinci bir komisyonumuz var. Bu dönemsel çalışmalarını, faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenli olarak bilgilendirecek Türkiye Büyük bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere bir izleme komisyonu kurulacak. Bu izleme komisyonu bu süreci takip edip gerekirse de ihtiyaç halinde gerekli tavsiyelerde bulunacak. Tabii bunun sayısıyla ilgili bir durum şu anda belirlemedik" şeklinde konuştu. Güler şöyle konuştu: "Süre başlığı. Raporumuzda geçici ve müstakil özel bir kanun hedefi vardır. Süremiz bu mekanizmaların tamamı teyit mekanizmasıyla beraber Milli Güvenlik Kurulu kararı olarak resmi gazetede yayınlandığı andan itibaren 6 aylık başvuru süresi başlıyor. İlgili bazı savcılıklarında müracaat başlayacak. Yurt dışı olanlar için de yine kurulumuz gerek büyükelçiler, gerek başkonsolosluklar, konsolosluklar müracaatıyla beraber başlayacaktır. Yine raporumuzda süreçte görev alanlara yönelik yasal güvence sağlanması gibi bir başlık vardı. 10. Madde bu kanun kapsamına verilen görevlerle ilgili olaraktan görevi yerine getiren çalışanlara göre hukuki, idari veya ceza sorumlu olmayacağına dair de bir maddeyi burada dercetmiş oluyoruz." MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız kısıtlılık süreleriyle ilgili konuyu hatırlatması üzerine Güler, "Bizim amacımız entegrasyonu, topluma kazandırmayı ve şeyi sağlamak, bütünleşmeyi sağlamak. 5 yıla kadar ertelenenlerde 2 yıl hak yoksunluğu, 10 yıl olanlarda 3 yıl hak yoksunluğu olacak. Bu tabii otomatik devreye giren bir durum değil. Doğrudan kurul burada devrede olacak. Çünkü alt komisyonlarda bu süreci işleyecek bir durum var. Kurul bu konularda karar verecek. Anayasamızın 38. maddesi. Bir mahkumiyet oluşmadan hüküm kesinleşmeden ona bağlı olarak TCK 53. Maddesi bağlamında bir hak mahrumiyetini biz soruşturma ve kovuşturma safhasında yapma imkanımız yok. Yapsanız bile bu anayasal maada bir aykırılık teşkil edecektir" ifadelerini kullandı. Güler, kanun yürürlüğe girdikten sonra, kanundan önce şikayet veya ihbar gelmesi halinde savcıların kuruldan izin almadan soruşturmaya devam edeceklerini ifade etti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise siyasi partiler, seçim, infaz kanunlarında değişiklik yapılacağını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.