Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tepki

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tepki haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tepki haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bosch’un reklamı tepkiler üzerine yayından kaldırıldı Haber

Bosch’un reklamı tepkiler üzerine yayından kaldırıldı

‘Tam bi anne hikayesi’ başlığıyla yayınlanan, anneliği evcil hayvan sahipliği üzerinden ele alan reklam, annelik ve aile kavramına ilişkin göndermeleri nedeniyle sosyal medyada gündem oldu. Tepki çeken reklamda, bir Bosch mağazası içinde iki kadın, annelik üzerine yaptıkları sohbette çocuk olarak köpeklerinden bahsettiği anlaşılıyor. Sosyal medyada büyük tepki gören reklamın aile yapısını ve çocuk kavramını değersizleştirdiğini belirten bir çok paylaşım yapıldı. Bakan Göktaş’tan ‘Annelik’ vurgusu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş da konuyla ilgili sosyal medya paylaşımında, Bosch’un Anneler Günü için hazırladığı reklam filmine tepki gösterdi. "Annelik, reklam diline indirgenerek değersizleştirilecek bir kavram değildir." ifadesini kullanan Göktaş, şunları kaydetti: "Bir çocuğun hayatına sevgiyle dokunan, onu büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan her kadın-biyolojik ya da koruyucu-gerçek bir annedir. Bu bağ, sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal sürekliliğin temelidir. Sevginin her biçimi elbette kıymetlidir. Ancak annelik gibi derin ve kurucu bir değerin, iletişim stratejileri uğruna esnetilmesini ve sıradanlaştırılmasını kabul etmiyoruz. Annelik, bir iletişim kurgusu değil, bir neslin ve bir geleceğin taşıyıcısıdır. Bu değerin, hak ettiği hassasiyetle ele alınması bir tercih değil, bir sorumluluktur." RTÜK inceleme başlattı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, Bosch’un reklam filme ile ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı. RTÜK Başkanı Daniş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Anne sevgisi; insan hayatındaki en derin, en kurucu ve en vazgeçilmez bağdır. Kainattaki tüm canlılara duyulan sevgi elbette kıymetlidir. Hayvanlara merhamet, bizim kültürümüzün de inancımızın da önemli bir parçasıdır. Buna itirazımız yok. Ancak anne-evlat bağı gibi derin, kurucu ve toplumsal devamlılığın temelini oluşturan bir değerin ticari kaygılarla esnetilmesi, sembolleştirilmesi ve sıradanlaştırılması kabul edilemez. Annelik; bir metafor, bir reklam dili ya da bir iletişim kurgusu değildir" dedi. Reklam filmi hakkında RTÜK tarafından inceleme başlatıldığını açıklayan Daniş, şunları kaydetti: "Annelik; bir nesli büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan en güçlü bağdır. Anayasamızın 41. maddesinde aile yapısının temel unsurları bellidir: Anne, baba ve çocuk. Ailenin kurucu unsurları dışındaki her türlü konumlandırma, hayatın olağan akışına aykırı bir anlatıdır. Bu yaklaşım ne hayvan sevgisini doğru temsil eder ne de annelik kavramına hak ettiği değeri verir. Bizler hem tüm canlılara duyulan sevgiyi savunuruz hem de annelik gibi yüce bir değerin değersizleştirilmesine karşı dururuz. Çünkü annelik reklamla tanımlanmaz, hayatla anlam bulur. Cumhurbaşkanımızın ‘Nüfus ve Aile On Yılı’ ilanıyla ortaya koyduğu vizyon da bize anneliğin bireysel değil, toplumsal bir emanet olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak aile kavramı üzerinden ekranlarda bir değer erozyonuna hiçbir suretle izin vermeyeceğimizi önemle hatırlatıyor, ilgili reklam filmi hakkında Üst Kurulumuzca inceleme başlatıldığını kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz".

CHP’liler Ankara yolunu trafiğe kapatınca polis müdahale etti Haber

CHP’liler Ankara yolunu trafiğe kapatınca polis müdahale etti

Edinilen bilgilere göre, Belediye Meclisi’ndeki seçim sürecine tepki göstermek amacıyla belediye binası önünde toplanan CHP’li meclis üyeleri ve partililer daha sonra Ankara Caddesi’ne çıkarak yolu trafiğe kapattı. Eylem nedeniyle Ankara Caddesi ile bağlantılı arterlerde trafik durma noktasına geldi. Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçe’nin eylem sırasında CHP’li milletvekilleri ile görüşerek yolu kapatmamaları konusunda özellikle ricada bulunduğu öğrenildi. Trafik akışının ve kamu düzeninin zarar görmemesi için yapılan bu uyarının dikkate alınmaması üzerine polis ekipleri gruba dağılmaları yönünde anons yaptı. Uyarılara rağmen eylemin devam etmesi ve yolun kapatılmasının sürmesi üzerine çevik kuvvet ekipleri müdahalede bulundu. Müdahale sırasında kısa süreli arbede yaşanırken, bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı. Öte yandan CHP’li meclis üyelerinin Belediye Meclisi’nde yapılan Meclis Başkan Vekili seçimine katılmadığı öğrenildi. Bu nedenle ilk turda yeterli kalabalık sağlanamazken, seçimin ikinci ve üçüncü tura kalacağı belirtildi. Mevzuata göre üçüncü turda şartı aranmaksızın seçim yapılabileceği ifade edildi. Eylem sırasında toplanan grup sık sık "Bursa’nın başkanı Mustafa Bozbey" sloganları atarak destek gösterisinde bulundu. Olayların ardından polis ekipleri yolu yeniden trafiğe açarken, bölgede güvenlik önlemleri bir süre daha devam etti.

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki seçim öncesi gerginlik yaşandı Haber

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki seçim öncesi gerginlik yaşandı

Polis yoğun güvenlik tedbiri alırken, meclis üyeleri haricinde kimsenin içeriye girmesine izin verilmedi. Meclis toplantısını takip etmek isteyen 200 kişilik CHP’li grup bariyerleri aşıp camları kırarak belediye binasına girdi. Arbede yaşandı. Polis içeri girenlere müdahale etti. Saat 11.00’de yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesi belediye binası çevresinde olağanüstü güvenlik tedbirleri alındı. Çevik kuvvet bariyer kurdu, tomalar hazır bekledi. Belediyenin arka otoparkının girişi de bariyerlerle çevrildi. Ancak meclisi takip etmek istediğini öne süren yaklaşık 200 kişilik CHP’li grup otoparkın içinden üst kata çıkan kapının camını kırıp içeri girdi. Gruba çevir kuvvet müdahale etti. CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi ve Tarım Aş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın Saldız polislere tepki gösterdi. Başkan Yeşiltaş, Başkan Bozbey’in seçimle geldiğini hatırlatarak, "Seçimle gelen başkan görevden alındı polisle seçim yapılıyor. Bizi içeriye almıyorlar. Bütün dünya burayı izliyor ancak arkadaşlarımızın içeri girmesine izin verilmiyor" dedi. Polis tedbirini sürdürürken, belediye binasındaki gerginlik de devam ediyor. Belediye meclisinde Cumhur ittifakının üstünlüğü bulunduğu için Ak Partili aday Şahin Biba’nın başkanvekili seçilmesi bekleniyordu

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD ve İsrail’in ülkesine yönelik saldırıları ve Batı dünyasının bu konudaki tutumuna tepki gösterdi. Arakçi, "Uluslararası hukuk pratikte ölmüştür. Bunun nedeni, Batı'nın Gazze ve Ukrayna konusunda uyguladığı çifte standartlar ve İsrail ile ABD'nin İran'a yönelik saldırganlığı konusundaki sessizliğidir" ifadelerini kullandı. Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ve Almanya hükümetinin bu konudaki tutumunu eleştiren sözlerini hatırlatan Arakçi, "Yine de, İranlılara yönelik ihlalleri kınadığı için Cumhurbaşkanı Steinmeier'i takdir etmek gerekir. Hukukun üstünlüğüne değer veren herkes sesini yükseltmelidir" dedi. Steinmeier, İran’a yönelik saldırıları eleştirmişti Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran yönelik saldırılarını ve Almanya hükümetinin bu konudaki tutumunu eleştirerek, "Uluslararası hukuk ihlallerini ihlal olarak adlandırmamak dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bununla Gazze Savaşı'nda zaten uğraşmak zorunda kaldık. İran Savaşı'nda da bununla uğraşmak zorundayız çünkü bu savaş uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaş siyasi açıdan feci bir hatadır. Eğer savaşın amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa, bu savaş gerçekten önlenebilir ve gereksiz bir savaştır" açıklamasında bulunmuştu.

Başkan Özdemir: Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir! Haber

Başkan Özdemir: Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir!

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla satış listesine alınan Bursa’daki taşınmazlar arasında yer alan FSM Bulvarı “Hastane Alanı” için Nilüfer’den tepki geldi. Başkan Şadi Özdemir, “Biz Nilüfer ile ilgili hep ortak akılla karar almaya çalışıyoruz. Mahalle komitelerimizin uygun bulmadığı işleri bile yapmıyoruz. Bu eğer gerçekleşirse Nilüfer’in kalbine sokulmuş bir hançer şeklinde yorumlayabiliriz. Kararın yeniden gözden geçirilip kaldırılmasını talep ediyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye genelinde bazı taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasının ardından, Bursa’da satış listesine giren alanlar kamuoyunda tartışma yarattı. Söz konusu taşınmazlar arasında Nilüfer’de Fethiye Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki “Hastane Alanı” olarak bilinen ve uzun yıllardır kamusal etkinliklere ev sahipliği yapan bölge de yer aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcıları Mahmut Demiröz ve Sinan Sarıbal ile Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın’ın katılımıyla söz konusu alanda bir açıklama yaptı. Açıklamada, kararın kentin geleceği açısından ciddi riskler taşıdığı vurgulandı. “BÖLGEDE YOĞUNLUĞU CİDDİ ORANDA ARTIRIR!” Başkan Şadi Özdemir, alanın yıllardır kentin önemli buluşma ve etkinlik noktalarından biri olduğunu belirterek, satış kararının ardından bölgenin yoğun yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkati çekti. Başkan Şadi Özdemir şunları söyledi: “Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla Bursa’da altı kritik noktanın satışına karar verilmiş durumda. Bunlardan biri de şu an bulunduğumuz, imar planlarında ‘Hastane Alanı’ olarak geçen ancak uzun yıllardır belediyemizin etkinlik alanı olarak kullanılan bu bölgedir. Burası, yıllardır çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapan, kent yaşamı açısından önemli bir kamusal alandır. Ancak satış gerçekleştiği takdirde, bu alanın ya özel hastane olarak değerlendirileceğini ya da yapılacak imar planı değişiklikleriyle konut veya ticari alanlara dönüştürülebileceğini öngörüyoruz. Oysa bölgeye baktığımızda, çok sayıda sağlık tesisi bulunduğunu görüyoruz. Bu nedenle burada yeni bir sağlık alanına ihtiyaç olduğu söylenemez.” Nilüfer Belediyesi olarak, sağlık alanında ihtiyaç duyulan her noktada, başta aile sağlığı merkezleri olmak üzere gerekli tahsisleri yaptıklarını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, bölgenin halihazırda yoğun bir trafik aldığını vurgulayarak, “Fatih Sultan Mehmet Bulvarı ve çevresi, sosyal yaşamın ve ticari hareketliliğin yoğun olduğu bir hat. Bu alana yüksek yoğunluklu yeni bir yapılaşma getirilmesi; ister hastane ister ticari bir proje olsun, binlerce aracın giriş-çıkışı anlamına gelecektir. Bu da mevcut trafiğin tamamen kilitlenmesi riskini doğuracaktır” dedi. ÖNCELİĞİMİZ SOSYAL, KÜLTÜREL YAŞAM ALANLARI… Konuşmasında “Bu bölgede ne yeni bir sağlık alanına ne de yoğunluğu artıracak başka yatırımlara ihtiyaç var” diyen Başkan Şadi Özdemir, açıklamasına şöyle devam etti: “Nilüfer’in her yıl yaklaşık 20 bin kişilik nüfus artışı yaşadığını da dikkate aldığımızda, önceliğimiz yeni yapılaşma alanları değil; sosyal, kültürel ve kamusal yaşam alanları olmalıdır. Burası yaklaşık 37 dönümlük bir alan. Emsal değerleri dikkate alındığında yaklaşık 100 bin metrekarelik bir inşaat potansiyeline sahiptir. Bu büyüklükte bir alanın yapılaşmaya açılması yerine, düzenlenerek rekreasyon alanına dönüştürülmesi, insanların nefes alabileceği, vakit geçirebileceği bir yaşam alanı olarak korunması gerekmektedir. Üstelik bu alan yalnızca bulunduğu bölge için değil, tüm Nilüfer için büyük önem taşımaktadır.” “BU KENTE ZARAR VERECEK KARARLARDAN KAÇINALIM!” Kararın hayata geçirilmesi durumunda, bunu Nilüfer’in kalbine saplanmış bir hançer olarak tanımlayan Başkan Şadi Özdemir, “Daha önce de benzer satış girişimleri olmuş, ancak kamuoyunun güçlü tepkisiyle geri çekilmiştir. Bugün yeniden gündeme gelmesi, halkın taleplerinin yeterince dikkate alınmadığını göstermektedir. Biz Nilüfer’de karar alma süreçlerinde her zaman ortak aklı esas alıyoruz. Mahalle komitelerimizin uygun bulmadığı projeleri dahi hayata geçirmiyoruz. Bu anlayışın, kentin geleceğini doğrudan etkileyen böylesine önemli bir konuda da geçerli olması gerektiğine inanıyoruz. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; Nilüfer halkının, yerel yönetimin ve bu kentte yaşayan herkesin görüşü dikkate alınmalıdır. Bu alanın satışı, bu kente yapılacak en büyük yanlışlardan biri olacaktır. Bursa’daki ilgili tüm yetkililere de sesleniyoruz; bu kente zarar verecek kararlardan kaçınılmalıdır. Burası, insanların nefes aldığı önemli kamusal alanlardan biridir ve bu niteliğini korumalıdır. Bu kararın yeniden gözden geçirilmesini ve tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu. AFET DURUMLARINDA DA KRİTİK ÖNEMDE BİR ALAN Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın da söz konusu alanın yalnızca bulunduğu bölge için değil, tüm Nilüfer için önemli bir kamusal değer taşıdığını belirtti. Aydın, hızlı kentleşme sürecinde bu tür alanların korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Bu tür kamusal alanlar kaybedildiğinde yeniden kazanılması mümkün olmuyor. Bu nedenle böylesine önemli bir kararın katılımcı bir süreçle ele alınması gerekiyor. Bununla birlikte, bölgenin deprem riski açısından da önemli bir işlev gördüğünü unutmayalım. Kentte nefes alınabilecek bu tarz merkezi alanlar, afet durumlarında da kritik rol oynar. Bu alanın korunması yalnızca bugünün değil, geleceğin de meselesidir” diye konuştu. Açıklamada, söz konusu kararının yeniden gözden geçirilmesi ve alanın kamusal kullanım niteliğinin korunması yönünde çağrı yapıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.