Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Teknopark

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Teknopark haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknopark haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'nın yeni ekonomi haritası şekillendi Haber

Bursa'nın yeni ekonomi haritası şekillendi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyası için müjde niteliğinde olan tarihi projeleri ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Kentin üretim, ticaret, teknoloji ve lojistik altyapısını yeni nesil ekonomi vizyonuyla güçlendirecek projelerini Hilton Otel’de düzenlenen lansmanda paylaşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO’nun son 13 yılda kentin geleceğine yön veren güçlü bir dönüşüm hamlesini başarıyla hayata geçirdiğini ifade etti. Başkan Burkay, “Bursa’mızın yeni dönem ekonomi vizyonunu, birlikte kurduğumuz güçlü bir geleceğin adımlarını ve bu şehrin iş dünyasının ortak iradesini paylaşmak üzere bir aradayız. Bugün sizlerle sadece yeni hedefler değil; tamamlanmış, Bursa iş dünyasının gerçek ihtiyaçlarından doğmuş somut adımları paylaşıyorum.” dedi. “16 MAKRO PROJEDEN 60’TAN FAZLA DEV ESERE ULAŞTIK” BTSO’nun 25 Mart 2013’te “Bursa için hayalimiz var” diyerek çıktığı yolda 16 makro projeyle başlayan vizyonun bugün 60’tan fazla projeye ulaştığını hatırlatan İbrahim Burkay, bu projelerin her birinin Bursa’nın üretim, ihracat, teknoloji, eğitim, istihdam ve ticaret altyapısını güçlendiren kalıcı eserler olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Ne mutlu ki bugün; 60 bini aşkın üyemizin inancı ve desteğiyle, her bir üyemize dokunan, bu kentin ve ülkemizin ekonomi tarihine geçen 60’tan fazla dev eseri Bursa’mıza kazandırdık. Bugün gönül rahatlığıyla ifade edebiliriz ki Bursa, son 13 yılda 50 yıllık bir altyapı hamlesini gerçekleştirmiştir.” ifadelerini kullandı. Bu süreçte Türkiye’nin terör saldırılarından ekonomik dalgalanmalara, küresel krizlerden pandemiye ve asrın deprem felaketine kadar çok büyük sınamalardan geçtiğini hatırlatan Burkay, BTSO’nun her kriz döneminde üyeleriyle daha yakın temas kurarak çözüm üreten bir anlayışla hareket ettiğini söyledi. BURSA’NIN YENİ EKONOMİ HARİTASI ŞEKİLLENDİ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, lansmanda Bursa’nın yeni ekonomi haritasının temel başlıklarını da kamuoyuyla paylaştı. Yeni dönemde TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda İhtisas OSB, inşaat sektörü için lojistik depolama alanları, Data Center Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, TEKNOSAB Teknopark, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han gibi projelerin Bursa’nın büyüme modelinin ana unsurları olacağını belirten Burkay, bu projelerin üretimden ticarete, teknolojiden lojistiğe kadar bütüncül bir kalkınma yaklaşımının parçaları olduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, “KOBİ’lerimizin büyümeye ihtiyacı var. Gıda sektörümüzün ihtisaslaşmış üretim alanına ihtiyacı var. İnşaat sektörümüzün düzenli üretim ve depolama alanlarına ihtiyacı var. Ticaret erbabımızın yeni, planlı ve güçlü ticaret bölgelerine ihtiyacı var. Sanayimizin lojistik güce, teknoloji altyapısına ve yeni nesil yatırım modellerine ihtiyacı var. Biz bu ihtiyaçları ayrı ayrı değil, Bursa’mızın yeni ekonomi haritasının parçaları olarak görüyoruz.” diye konuştu. KOBİ’LERE TARİHİ MÜJDE: TEKNOSAB KOBİ OSB HAYATA GEÇTİ Başkan Burkay, TEKNOSAB ekosisteminin sunduğu altyapı, lojistik, teknoloji ve yatırım avantajlarının artık KOBİ’lerle buluşacağını belirterek, KOBİ’lerin üretim alanı ihtiyacına cevap verecek projede kamu yararı onaylarının tamamlandığını ve kamulaştırma sürecinin başladığını açıkladı. İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’de nihai taleplerin kısa süre içinde toplanacağını duyurarak, projenin KOBİ’ler için yeni bir dönüşüm döneminin başlangıcı olacağını ifade ederek, “KOBİ OSB ile uzun yıllardır büyük bir heyecanla beklenen önemli bir yatırımı hayata geçirdik. Kamu yararı onaylarımız çıktı. Kamulaştırma sürecimiz başladı. Temmuz ve Ağustos aylarında nihai taleplerimizi toplayacağız. TEKNOSAB ekosisteminin sunduğu avantajlarla KOBİ’lerimiz için dönüşüm resmen başladı. KOBİ’lerimiz ve Bursa’mız için hayırlı olsun.” değerlendirmesinde bulundu. Projenin, Bursa’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha planlı, güçlü ve rekabetçi üretim alanlarına kavuşması açısından tarihi bir adım olduğuna işaret eden Burkay, KOBİ’lerin yeni nesil sanayi altyapısı içinde büyümesinin Bursa ekonomisinin geleceği için kritik önemde olduğunu vurguladı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, ticaretin de sanayi gibi yeni nesil altyapıya, lojistik bağlantılara ve planlı gelişim bölgelerine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Bu kapsamda TEKNOSAB içinde Organize Ticaret Bölgesi projesinin de hazırlandığını, merkezin kurulacağı alanın belirlendiğini ve yakın zamanda taleplerin toplanacağını açıklayan Başkan Burkay, projenin Bursa ticaret erbabı için planlı, modern ve güçlü bir büyüme alanı oluşturacağını söyledi. Başkan Burkay, 2015 yılında projelendirilen ve Bursa’nın sektörel ihtiyaçlarına yanıt verecek Gıda İhtisas OSB ile inşaat sektörü için lojistik depolama alanlarının da yine TEKNOSAB’ın genişleme alanındaki bölgede yerlerinin belirlendiğini belirtti. Gıda sektörünün ihtisaslaşmış üretim alanlarına, inşaat sektörünün ise düzenli üretim ve depolama bölgelerine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Burkay, bu projelerin sektörlerin verimliliğini, kapasitesini ve rekabetçiliğini artıracağını söyledi. TEKNOSAB’DA YATIRIM TUTARI 100 MİLYAR LİRAYA ULAŞACAK BTSO’nun en önemli vizyon projelerinden TEKNOSAB’ın Bursa’nın üretim gücünü büyüten stratejik bir yatırım olduğunu belirten İbrahim Burkay, bölgenin 3 yılda yatırıma hazır hale getirildiğini hatırlattı. TEKNOSAB’da 60 milyar liralık yatırımla 27 fabrikanın üretimde olduğunu aktaran Burkay, 2027 sonunda ise üretime geçen firma sayısının 52’ye ulaşacağını bildirdi. Burkay, TEKNOSAB’da toplam yatırım tutarının 100 milyar liraya çıkacağını, 2030 yılında ise tüm parsellerde üretim hedeflendiğini kaydetti. Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın Bursa’da ortak akıl, ortak yatırım ve ortak kazancın en somut örneklerinden biri olduğunu söyledi. Küçük esnaftan sanayiciye kadar Bursa iş dünyasının aynı yatırımda buluştuğunu belirten Burkay, projede 650’den fazla yatırımcının yer aldığını, 75 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini, Türkiye’nin en geniş katılımlı girişim sermayesi yatırım fonlarından birinin bu modelle hayata geçtiğini ifade etti. Burkay, projenin 210 milyon dolarlık yatırım bütçesine sahip olduğunu, döviz bazında yüzde 87, Türk lirası bazında ise yüzde 126 değer artışı sağladığını bildirdi. DATA CENTER, TEKNOPARK VE YAPAY ZEKÂ DÖNÜŞÜM MERKEZİ BTSO’nun yeni dönem vizyonunda dijital altyapı, veri ekonomisi, teknoloji geliştirme ve yapay zeka dönüşümü de önemli yer tutuyor. Başkan Burkay, dünya ekonomisinde üretim gücünün teknolojiyle, sanayi kabiliyetinin dijital dönüşümle, şehirlerin rekabet avantajının ise yapay zeka ve veri temelli yeni ekonomiyle belirlendiği bir döneme girildiğini söyledi. Bu kapsamda Data Center, TEKNOSAB Teknopark ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi projeleriyle Bursa’nın yeni nesil üretim ve dijital dönüşüm süreçlerine liderlik edecek bir konuma taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Burkay, “Bursa; teknolojik gelişmeleri geriden takip eden değil, yeni nesil üretim, dijital dönüşüm ve yapay zekâ odaklı ekonomi sürecine doğrudan yön veren bir şehir olma iradesine sahiptir.” dedi. BTSO’nun Bursa’nın tarihi ticaret merkezlerine yönelik projelerine de değinen Burkay, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin kentin ticaret hafızasını ve kültürel kimliğini taşıyan en değerli merkezlerden biri olduğunu söyledi. Payitaht Çarşı projesiyle bu güçlü mirası korurken çarşı esnafını yeni dönemin ticaret anlayışına hazırlamayı hedeflediklerini belirten Burkay, eğitim ve gelişim programlarıyla esnafın kurumsal kapasitesini artırdıklarını, Dijital Dönüşüm Merkezi ile de işletmelerin dijitalleşme süreçlerine destek verdiklerini ifade etti. Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri gibi organizasyonlarla bölgedeki ticari hareketliliği güçlendirdiklerini aktaran Burkay, mülkiyeti BTSO’ya ait İç Fidan Han ve Kubbeli Hal alanında da modern bir dönüşüm projesi hayata geçireceklerini açıkladı. Açık pazar, müze çarşı ve yaşayan han konseptiyle tarihi dokuyu ticari canlılıkla buluşturacak projeyle İç Fidan Han’a doğrudan erişim sağlanacağını vurgulayan Burkay, böylece hanların görünürlüğünün artırılacağını, bölgenin tarihi değerlerinin yeniden gün yüzüne çıkarılacağını ve çarşı üyelerinin en önemli taleplerinden biri olan erişilebilirlik ile ticari hareketlilik ihtiyacına güçlü bir çözüm sunulacağını kaydetti. Başkan Burkay, BTSO’nun yeni dönem vizyonunun merkezinde ortak akıl, güven, emek ve Bursa’ya inanma iradesinin bulunduğunu vurguladı. Bursa’nın gelecek yüzyılına güçlü bir ekonomi, planlı üretim alanları, yeni nesil teknoloji altyapısı ve yüksek rekabet gücüyle hazırlanmayı hedeflediklerini belirten Burkay, BTSO’nun 60 bini aşkın üyesinden aldığı güçle ortak aklın rehberliğinde çalışmaya devam edeceğini söyledi. Burkay, amaçlarının çocuklara daha güçlü bir ekonomi, daha itibarlı bir şehir ve daha büyük hedefleri olan bir Bursa bırakmak olduğunu belirterek, "Bugüne kadar nasıl ilkleri birlikte başardıysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla, aynı heyecanla ve aynı inançla çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Bursa iş dünyasının cesaretine, hedef koyma iradesine ve başarma azmine inandıklarını ifade eden İbrahim Burkay, “Bu yolculukta her üyemizin emeği, katkısı ve desteği bizim için değerlidir. Bursa için çıktığımız bu yolda yine birlikte yürüyeceğiz. Üretimde, ticarette, teknolojide, ihracatta ve ortak yatırım hedeflerimizde aynı inançla hareket edeceğiz. Güçlü Bursa için omuz omuza verecek, şehrimizin ve ülkemizin kalkınma yolculuğuna hep birlikte değer katacağız. Birliğimiz daim, yolumuz açık olsun.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yapay zekada lider konuma ulaşacak" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yapay zekada lider konuma ulaşacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tersane İstanbul’da "Türkiye Yapay Zeka Zirvesi"ne katıldı. Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Denizcilik tarihimizde çok önemli bir yer tutan, Sultan Fatih’in temellerini attığı Tersane-i Amire’de Türkiye Yapay Zeka Zirvesi münasebetiyle sizlerle bir aradayız. Sözlerimin hemen başında, zirvemizi teşrif eden misafirlerimize tek tek şükranlarımı sunuyor; hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlerin vasıtasıyla cihanın incisi İstanbul’umuzun 39 ilçesinde, Türkiye’nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlarımıza buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin ülkemiz, milletimiz ve sektörlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı, programa katkı sunan herkesi tebrik ediyorum. Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin hepimiz için ufuk açıcı olmasını temenni ediyorum. Birazdan, 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planımızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye’yi yapay zeka teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biri" Dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihi günlerden geçtiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu dönemdeki değişim geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle sarî seyrediyor. Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe değişimin etkileri hemen her alana nüfuz ediyor. Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihi bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Öte yandan yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin hakikat ötesi olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği haline geldiğine şahit oluyoruz. Şu bir gerçek ki, günümüzde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Dezenformasyon gibi bilgi düzensizlikleri de aynı ölçüde yaygınlaştı. Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabiliyor. Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz. Fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askeri, iktisadi gücün dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim: Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. İşte az önce hepimiz izledik. Büyük matematikçimiz, Ordinaryus Profesör Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum’da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu: "Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir?" Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: "Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi, bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir. Fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır" açıklamasında bulundu. "Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz" Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak, o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üniversitelerimiz, araştırma merkezlerimiz, bilim ve teknoloji üslerimiz dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza atıyor. Genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız, teknisyenlerimiz yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ediyor. Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. Ar-Ge’den seri imalata tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz. En önemlisi, Milli Teknoloji Hamlemizi Türkiye Yüzyılı’nın baş tacı yapacak Teknofest kuşağı azmiyle, maharetiyle, projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ediyor. Bu vesileyle teknolojide yazdığımız bu başarı hikayesinde payı olan tüm kurumlarımıza, firmalarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyor; genç kardeşlerimin her birine çalışmalarında başarılar diliyorum" diye konuştu., "Türkiye Yüzyılı’nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız" Türkiye olarak savunma sanayindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zeka başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz, 31 Mart’ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G’yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024’te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve milli uydumuz Türksat 6A ile Türkiye’yi dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısı inşa ettik. Teknofestlerle, Deneyap atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dahil ettik. Bugün Türkiye genelindeki 1700’ü aşkın araştırma-geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknopark, 13 binin üzerinde teknoloji firması yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor. Teknolojide elde ettiğimiz kazanımlar buzdağının sadece görünen yüzüdür. Yapay zekanın sunduğu fırsatları değerlendirerek Türkiye Yüzyılı’nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün hepimizin karşı karşıya olduğu sorular şunlardır: Yapay zeka insana hizmet mi edecek yoksa insanı kontrol mü edecek? Teknoloji şirketleri ellerine geçen bu asimetrik gücü nasıl kullanacak? Hızla büyüyen bu şirketlerin derebeyi haline gelmesinin önü nasıl alınacak? Kişisel veriler üzerinden bireylerin ve toplumların manipülasyonu nasıl engellenecek? Bu sorulara verilecek cevaplar hayati önemde olacaktır. Yapay Zeka Eylem Planımız işte bu hassasiyetlerin ürünüdür. Eylem planımız; fark et, istifade et, üret ve yönet olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi. Planımızın birinci ekseni olan ’fark et’ hedeflerimiz doğrultusunda yapay zekanın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri milletimize aktaracak, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel yetkinlikleri artıracağız. Her yaştan insanımızın yapay zekayı doğru anlamasını, güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere ulusal yapay zeka okuryazarlığı programını başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz. Veriye erişimi kolaylaştırarak araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin ve kamu kurumlarımızın veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracağız. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2000 kamu veri setini ulusal veri kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız. Kullanıcıların haklarını koruyan ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacağız. Orantılı risk yaklaşımına dayalı bu çerçeveyle yeniliğin önünü açarken vatandaşlarımızın mahremiyet ve emniyetini de güvence altına alacağız. Planımızın ikinci ekseni olan ’istifade et’ kapsamında yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceğiz. Veri merkezlerimizin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceğiz. 2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracağız. Elektronik devleti vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ’lerimize yapay zeka kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız. Planımızın üçüncü ekseni olan ’üret’ hedeflerimizle vatandaşlarımızın yapay zeka ile değer üretmesini temin edecek kendi modellerimizi geliştireceğiz. Yatırımcılarımıza enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ’lerimize ve araştırmacılarımıza hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracağız" diye konuştu. "İstanbul’u yapay zeka alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız" Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ile araştırmalarımızın, Yapay Zeka Büyüme Fonu ile girişimlerimizin gerçekleşmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkçe Büyük Dil Modeli çalışmalarımızı dijital egemenliğimizi güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceğiz. Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK’ın yerli dil modeli ’Bilge’, bu yolda katettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar iş birliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN’ımızın ’MAIN’ platformundaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli, Türkçe’nin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır. Diğer taraftan Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerimizin veri odaklı çalışmaları ülkemiz için kıymetli adımlardır. Yapay zekanın imalat sanayimizde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak robotik teknoloji kabiliyetlerimizi derinleştireceğiz. ’Yönet’ hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zeka kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritasıyla öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız. İstanbul’u yapay zeka alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul’u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız" şeklinde konuştu. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zeka standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk Devletleri Teşkilatı ile aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk Dilleri Büyük Dil Modeli geliştireceğiz. Yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracağız. Planımızın uygulanması kamu kurumlarımızın, özel sektörümüzün, üniversitelerimiz ve araştırma merkezlerimizin ortak katkısıyla olacaktır. Ulusal Yapay Zeka Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecektir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ilgili tüm kurumlarımızla yakın iş birliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edecektir. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçireceğimiz kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz. Türkiye’yi yapay zeka çağının öncü ülkeleri arasına inşallah hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapacağız" açıklamasında bulundu.

Bursa'da özel gereksinimli bireylere istihdamda yeni köprü Haber

Bursa'da özel gereksinimli bireylere istihdamda yeni köprü

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Dr. Öğr. Üyesi Özge Boşnak ile hayata geçirdikleri girişimin çıkış noktasını anlatan BUÜ Özel Eğitim Bölüm Başkanı Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ceyda Turhan, ULUTEK Teknopark’ın sunduğu girişimcilik ve ekosistem desteğinin bu yapı içi önemli bir rol oynadığını vurguladı. Dr. Turhan, 2025 yılında bir fabrikada yürüttükleri uygulamanın bu kararı netleştirdiğini belirterek, “Dört otizmli genç istihdam edildi. İşe alım süreçlerini fabrikanın insan kaynakları departmanı yürüttü ancak personelin ve iş koçlarının eğitim süreçlerini biz üstlendik. Beyaz yakalı ve mavi yakalı personele teorik eğitimler verdik, sahada karşılaşabilecekleri durumları değerlendirdik ve soruları yanıtladık. Daha sonra üretim alanına geçerek otizmli gençler ve iş koçlarıyla birlikte iş başı eğitimleri sunduk. Birkaç ay sonra fabrikayı yeniden ziyaret ettiğimizde her şeyin yolunda gittiğini görmek bizi çok mutlu etti.” dedi. Bu sürecin ardından fabrikanın yeni talepleri olduğunu ancak mevcut görevlerinden kaynaklanan prosedürlerin önlerine çıktığını ifade eden Dr. Turhan, “Destekli istihdamın ülkemizde daha yaygın hale gelmesi gerektiğini düşünüyorduk. O noktada bu yapıyı ULUTEK bünyesinde kurmamız gerektiğinden emin olduk.” diye konuştu. “TEKNOPARK BÜNYESİNDE ŞİRKET KURABİLMEK, AKADEMİK GİRİŞİMCİLİĞE ÖNEMLİ BİR ALAN AÇIYOR” Türkiye’de akademik girişimciliğin son yıllarda daha görünür hale geldiğini belirten Dr. Turhan, akademisyenlerin ürettikleri bilginin toplumda yaygınlaşmasını artık daha fazla önemsediklerini ifade ederek, “Üniversitelerin desteğiyle teknopark bünyesinde şirket kurabilmek, akademik girişimciliğe önemli bir alan açıyor.” dedi. Able Up çatısı altında yürüttükleri ‘Dijital Yetenek Eşleştirme’ projesiyle ilgili de bilgi veren Dr. Turhan, projeyle özel gereksinimli bireylerin becerileri ile işverenlerin ihtiyaçlarını veri temelli bir sistem üzerinden eşleştiren yenilikçi bir platform geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, bu sayede istihdam süreçlerini daha erişilebilir, sistematik ve sürdürülebilir hale getirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Oktay Yılmaz "Yapay zeka ile kaçak tespiti yapılacak" Haber

Oktay Yılmaz "Yapay zeka ile kaçak tespiti yapılacak"

Yıldırım Belediye Başkanı Yılmaz, "Yapay zeka ile birlikte bizim gidip yerinde kaçak yapı tespit etmemize gerek kalmayacak. 6 ayda bir güncellenen bu sistem ile binanın 2 metre yükselmesi bile bu sistemle birlikte ölçümleye bileceğiz. Hamdolsun şuana kadar 7 bin 500 konut ürettik. 2029 yılına kadar bu sayıyı 30 bine tamamlayacağız. Tabi kentsel dönüşümün tanımını doğru yapmak gerekiyor. Meselemiz sadece binaları değiştirmek, yeni inşaat alanları üretmek değil. Biz konutlarla beraber; o konutun içinde bulunduğu ekosistemi, sosyal imkanları, çevresel şartları, ulaşım ve altyapı imkanlarını da dönüştürüyoruz" dedi. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, AK Parti Bursa milletvekilleri Ayhan Salman, Emel Gözükara Durmaz, Refik Özen, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, MHP Yıldırım İlçe Başkanı Kadir Taşçı, AK Parti Nilüfer İlçe Başkanı Furkan Alparslan, basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı. Hizmet değerlendirme toplantısında biten ve devam eden projelerle ilgili sunum gerçekleştiren Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Ortak akıl ve istişare anlayışıyla çıktığımız hizmet yolunda, hem mazimizi ihya ettik hem de istikbalimizi sağlam temeller üzerine oturttuk. Hayata geçirdiğimiz projelerle 7’den 77’ye tüm hemşehrilerimizin gönüllerine dokunmayı başardık. Yıldırım’da, kentsel dönüşüm ve imar yatırımlarından ulaşıma, alt ve üst yapı hizmetlerinden nitelikli yeşil alanların artırılmasına, ‘sıfır atık’ politikasıyla daha yaşanılabilir bir şehir vizyonundan sosyal destek hizmetlerine, gençlerimiz için hayata geçirdiğimiz projelere kadar pek çok alanda kalıcı hizmetler ürettik. Bu hizmetleri üretirken de belediyecilik alanında bir ‘Yıldırım Modeli’ oluştu. Türkiye’de artık Yıldırım Modeli konuşuluyor" ifadelerini kullandı. Göreve geldikleri 2019 yılında Yıldırım’ın en önemli sorununun imar ve kentleşme olduğunu vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz; "Göreve geldiğimizde ilçemizin 3’te 1’inde imar problemi vardı. 1986 yılından bu yana yapılan imar uygulama planları vatandaşlardan gelen itirazlar nedeniyle bozuluyordu. Biz ilk iş olarak; kangrene dönen ve kentsel dönüşümün önünü önünü tıkayan bu sorunu Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın destekleriyle çözüme kavuşturduk. 1 Şubat itibariyle 5 milyon metrekarelik alanda imar ve uygulama planlarını tamamladık. İlmek ilmek işleyerek, sabırla çalışarak kentleşmede sessiz bir devrim yaptık ve 40 bin mülkiyet ve tapu sorununu çözüme kavuşturduk. Önümüzdeki günlerde 19 bin tapunun dağıtımını gerçekleştireceğiz. Şuanda da, Ankara Caddesi üzerinde Hacivat Deresi ile Gökdere arasında kalan 13 mahallede revizyon imar planı çalışmalarına devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Kentsel dönüşüm noktasında önemli hedefler koyduklarını belirten Başkan Yılmaz; "Göre gelirken ‘Yıldırım İçin Büyük Düşünüyor, Büyük Dönüşüyoruz’ dedik ve 30 bin yeni konut hedefi belirledik kendimize. Hamdolsun şuana kadar 7 bin 500 konut ürettik. 2029 yılına kadar bu sayıyı 30 bine tamamlayacağız. Tabi kentsel dönüşümün tanımını doğru yapmak gerekiyor. Meselemiz sadece binaları değiştirmek, yeni inşaat alanları üretmek değil. Biz konutlarla beraber; o konutun içinde bulunduğu ekosistemi, sosyal imkanları, çevresel şartları, ulaşım ve altyapı imkanlarını da dönüştürüyoruz" diye konuştu. Kentsel dönüşüm konusunda Bursa’nın en tecrübeli kurumu olduklarını vurgulayan Başkan Oktay Yılmaz, "Bugün itibariyle 17 noktada kentsel dönüşüm çalışması yürütürken, 33 farklı noktada ise özel sektör eliyle dönüşüm çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Şuana kadar Mevlana 7. Etap, Çınarönü, Mimarsinan 1. Etap, Yiğitler ve Yıldırım Lojistik Merkezi dönüşüm çalışmalarını tamamladık. Davutkadı- Yediselviler- Sıracevizler, Ulus, Millet, Beyazıt Kasım Önadım Bulvarı, Şirinevler, Mevlana 8. Etap, Mimarsinan 2. Etap, Arabayatağı Cami Çevresi, Şirinevler 8119 Ada, Davutkadı 2. ve 3. Etap ile Karapınar Sosyal Yaşam Alanı dönüşüm çalışmalarımız ise devam ediyor. Özel sektör eliyle devam eden projelere de destek veriyoruz. Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hazırlıyoruz. İnşallah birkaç ay içinde bitmiş olacak bu. Dijital İkiz Çalışması gerçekleştirdik. Şehrimizin 3 boyutlu, dinamik bir sanal modelini çıkardık. İlçenin yapı stoğunu anlık olarak analiz ediyoruz. Tabi bu çalışmalar olası afetlere karşı riskleri de minimize ediyor" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka ile kaçak yapı tespiti" Teknoloji ile desteklenen projelerde yer aldıklarını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Yılmaz, "Belediye hizmetlerinde yeni bir iletişim ve çözüm yaklaşımını mümkün kılıyor. Yapay zeka ruhsatlandırma süreçlerinden kentsel dönüşüme, imar durumundan planlama durumuna kadar bir çok alanda vatandaşlara hızlı ve kolay hizmet sunmak için devreye alınıyor. Yapay zeka ile birlikte bizim gidip yerinde kaçak yapı tespit etmemize gerek kalmayacak. 6 ayda bir güncellenen bu sistem ile binanın 2 metre yükselmesi bile bu sistemle birlikte ölçümleye bileceğiz" dedi. Kentsel dönüşümle birlikte ulaşım ve yol yapım çalışmalarına da yoğunluk verdiklerini belirten Başkan Oktay Yılmaz; "Bursa’da asfalt üretim tesisi olan ve kendi taş ocağında hammadde üreten tek belediyeyiz. Buradan önemli bir tasarruf sağlıyoruz ve bu tasarrufu da Yıldırım’a hizmet olarak sunuyoruz. Bugüne kadar 330 bin ton asfalt serimi, 100 bin metre bordür uygulaması, 295 bin metrekare parke uygulaması gerçekleştirdik. 185 bin metrekare de yeni imar yolu açtık. Şuan Ankara Yolu’na alternatif olacak, Doğu- Batı istikametinde seyreden ve dikey yollarla ilçemize bağlanan bir hatta ihtiyacımız var. Bu projeyle ilgili Büyükşehir Belediyesi’ne teklifte bulunduk. Burayı yapamıyorsanız biz yapalım dedik. Henüz cevap alamadık" diye konuştu. Yıldırım’ın genç nüfusuna dikkat çeken Başkan Yılmaz; "Yıldırım’da hizmet önceliği çocukların ve gençlerin demiştik. Buna uygun biçimde gençlerimizin yaşamına dokunacak işler üretiyoruz. Bugüne kadar Mümine Şeremet Uyumayan Kütüphanesi, Mimarsinan Kütüphanesi, Dr. Sadık Ahmet Kütüphanesi, Yıldırım Gençlik Merkezi Kütüphanesi ve Alev Alatlı Kütüphanesi, Dr. Sadık Ahmet Çocuk Kütüphanesi ve Mimarsinan Çocuk Kütüphanesi’ni ilçemize kazandırdık. Bu kütüphaneler şuana kadar 2 milyon 91 bin defa ziyaret edildi. 95 bin vatandaşımız da kütüphanelerimize üye olmuş durumda. Piremir Kütüphanesi, Yavuzselim Kütüphanesi, Engelsiz Kütüphane, Osman Şevki Uludağ Kütüphanesi, Millet Mahallesi Kütüphanesi, Arabayatağı Kütüphanesi ve Teknopark Kütüphanelerini de yakın zamanda gençlerimizin, vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" diye konuştu. Yıldırım’ın sosyal ve kültürel yaşamına katkı sağlayacak önemli merkezleri de ilçeye kazandırdıklarını vurgulayan Başkan Yılmaz; "Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi, Hacıseyfettin Sanat ve Zanaat Merkezi, Setbaşı Sanat Merkezi, Teknopark, Yapay Zeka ve Teknoloji Merkezi, Duaçınarı Kültür Merkezi, Makbule Tevfik Yıldırım Engelsiz Yaşam Merkezi, Arabayatağı Gençlik Merkezi, Piremir Gençlik ve Spor Merkezi, Yavuzselim Gençlik Merkezi, Mollayegan Çocuk Üniversitesi projelerimiz ile Yıldırım’a değer kattık. Bu projelerimizden hizmette olanlar var, yapımı devam edenler var. Özellikle Duaçınarı Kültür Merkezi’ne değinmek istiyorum. Buranın ihalesini tamamladık. Bu projenin bedeli yaklaşık 1 milyar lira. Biz bu projenin içine ticari alanlarda ekledik. Ve Belediye’nin cebinden para çıkmadan bu projeyi tamamlayacağız. İnşallah bittiğinde Yıldırım’ın çok önemli bir ihtiyacını karşılayacak" diye konuştu. Yıldırım’ın tüm kimliklerinin yanında bir de spor kenti kimliği olduğunu belirten Başkan Oktay Yılmaz; "Yıldırım’da 7’den 77’ye herkesin spor imkanına sahip olmasını istiyoruz ve bu doğrultuda çalışıyoruz. Sadece 2025 yılında, 13 tesis 20 farklı branşta 86 bin 880 vatandaşımıza spor hizmeti verdik. Yaz spor okullarında 62 binden fazla çocuğumuza spor eğitim hizmeti sağladık. Bugün Yıldırım’daki spor tesislerimiz tüm Bursa’ya hizmet vermektedir. Spora verdiğimiz destek ve yatırımlarımızın meyvelerini de alıyoruz. Bugüne kadar 129 ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yaptık. Sporcularımız 186 Türkiye derecesi, 5 dünya derecesi, 35 Avrupa- Balkan derecesi- 35 farklı uluslararası derece ve yüzlerce bölge ve Bursa derecesi elde etti" diye konuştu. Yeşil alan çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Yılmaz; "Yıldırım’ın yüzölçümü Bursa’nın yüzölçümünün yüzde biri. Bu kadar küçük bir bölgede yeşil alan üretmek oldukça zor. Göreve gelirken kişi başı 1 metrekare yeşil alan hedefi koymuştuk. Hamdolsun bu hedefi aştık ve toplamda 1 milyon metrekareden fazla yeşil alan ürettik. Balaban, Cumalıkızık gibi büyük kent parklarının yanı sıra 45 yeni mahalle parkı da yaptık. 71 parkı ise yeniledik. Şu anda çok özel bir proje olan Fetih Korusu’nu Yıldırım’a kazandırmak için çalışıyoruz. Küreklidere’de bir çocuk köyü inşa edeceğiz. Aliya İzzetbegoviç Parkı, Cumalıkızık Manej Alanı, Değirmenönü Orman Parkı, Engelsiz Yaşam Parkı, Kadıyayla Gençlik Kampı projelerimizle birlikte Yeşil Yıldırım imajını iyice güçlendireceğiz" dedi. Yıldırım’ın geleceği için de önemli çevre projelerini hayata geçirdiklerin belirten Başkan Oktay Yılmaz, "Yaptığımız tüm işlerin ötesinde çocuklarımıza temiz bir gelecek borcumuz var. Bu anlayışla Yıldırım’da sıfır atık ve çevre konularında hassasiyetle çalışıyoruz. ‘Plastiksiz Yıldırım’ projemizle okullarda, kütüphanelerde ve ilçemizde plastik şişe kullanımını en az indirmeyi hedefliyoruz. Çocuklarımıza plastik şişeler yerine çelik mataralar dağıttık. Okullarımıza su arıtma cihazları kurduk. Böylece milyonlarca plastik şişenin kullanımının önüne geçiyoruz. Mama tesisimizde işlediğimiz atık yemekler ile sokak hayvanları için mama üretiyor ve büyük bir israfın önüne geçiyoruz. Yine yürüttüğümüz farkındalık çalışmaları ile 165 okulda 165 bin öğrencimize eğitim verdik" dedi. Temiz enerji ve tasarruf çalışmaları kapsamında Yıldırım Belediyesi olarak kendi güneş enerji santralini kuracaklarını belirten Başkan Oktay Yılmaz, "Yıldırım olarak bizim yıllık elektrik tüketimimiz 6 megawatt. Biz kuracağımız güneş enerjisi santrali ile yıllık 7,5-8 megawattlık bir enerji sağlayacağız. Hizmet araçlarımızı da elektrikli araçlarla değiştireceğiz. Böylece hem önemli bir tasarruf sağlamış olacağız hem de temiz enerji kullanarak çevremizi koruyacağız" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.