Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Teknoloji

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerli ve milli imkanlarla öğrencilerin ürettiği yarış aracı Polonya'da yarışacak Haber

Yerli ve milli imkanlarla öğrencilerin ürettiği yarış aracı Polonya'da yarışacak

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) öğrencileri tarafından tasarlanarak üretilen elektrikli yarış aracı, 25-29 Ağustos tarihlerinde Polonya'da gerçekleştirilecek Formula Student Poland yarışmasında Türkiye'yi temsil edecek. SUBÜ-TETRA Takımı, uluslararası arenada hem pist performansıyla hem de mühendislik çalışmalarıyla başarı yakalamayı hedefliyor. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren SUBÜ-TETRA Takımı, kendi imkanlarıyla geliştirdiği elektrikli yarış otomobiliyle uluslararası kulvarda mücadele verecek. Farklı fakülte ve meslek yüksekokulu öğrencilerinin ortak çalışmasıyla tasarlanıp üretilen araç, 25-29 Ağustos tarihlerinde Polonya'nın Grjec kentinde yer alan Autodrom Somczyn pistinde düzenlenecek Formula Student Poland yarışlarında boy gösterecek. Ekip, organizasyon öncesinde 24 Ağustos'ta kamp alanına giriş yaparak teknik kayıt ve idari işlemleri tamamlayacak. Dünyanın dört bir yanından üniversite ekiplerini bir araya getiren Formula Student Poland kapsamında öğrenciler yalnızca pist üzerindeki performanslarıyla değerlendirilmeyecek. Ekipler; mühendislik tasarımı, maliyet ve üretim analizi ile iş planı sunumu gibi çeşitli başlıklarda da jüri karşısına çıkacak. 2015 senesinden bu yana elektrikli, hidrojenli ve otonom araç projeleri üzerine çalışmalar yürüten SUBÜ-TETRA Takımı, aracın geliştirilme aşamasında öğrencilerin farklı alanlardaki bilgi birikimi ve tecrübelerinden faydalanıyor. Mekanik ve elektronik donanımlardan batarya yönetim sistemine, güç elektroniğinden yazılım altyapısına kadar aracın birçok unsuru tamamen öğrencilerin çalışmalarıyla hayata geçiriliyor. SUBÜ-TETRA Takımı, Polonya'daki organizasyonda kazanacağı deneyimle elektrikli araç teknolojileri alanındaki faaliyetlerini daha üst seviyeye taşımayı ve SUBÜ ile Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor. "Öğrencilerimizin işi yaparak öğrenmesini önemsiyoruz" Formula Student yarışlarının dünyadaki mühendislik öğrencilerini buluşturan prestijli organizasyonlardan biri olduğunu vurgulayan SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, uygulama odaklı eğitim anlayışını benimsediklerini ifade etti. Öğrencilerin karşılaştıkları problemleri çözerek tecrübe kazandıklarını belirten Sarıbıyık, "Öğrencinin işi yaparak öğrenmesi, herhangi bir sıkıntıyla karşılaştığında ise akademisyenlerin desteğiyle bu sorunu çözmesi demek. Bu vesileyle öğrencilerimiz hem sorun çözmeyi hem de takım ruhuyla çalışmayı birlikte öğreniyorlar. Öğrencilerimizin ülkemizi orada en iyi şekilde temsil etmelerini ve tabii ki derece elde etmelerini gönülden arzu ediyoruz. Ancak şu anda birinci önceliğimiz, aracımızı Polonya'da piste çıkararak yarışabilmek" dedi. "8 ülkenin yer aldığı yarışta ülkemizi temsil edeceğiz" Geliştirdikleri elektrikli yarış aracını Polonya'da piste çıkaracaklarını aktaran SUBÜ-TETRA Takım Lideri Samet Günalan, aracın bütünüyle üniversite imkanlarıyla geliştirildiğini kaydetti. Organizasyonda 8 farklı ülkeden ekiplerin yarışacağını belirten Günalan, "Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi bünyesinde geliştirdiğimiz aracımızı bu yıl Polonya'da yarıştıracağız. Katılacağımız bu yarışmada toplam 8 ülkeden ekip yer alacak. Biz de ekibimizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için orada bulunacağız. Bayrağımızı en iyi şekilde dalgalandırmak ve üniversitemizi gururlandırmak istiyoruz" diye konuştu. "Aracımızın yüzde 100 yerli ve milli olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim" Aracın tasarım, üretim ve analiz süreçlerinin tamamen öğrenciler tarafından yürütüldüğünü söyleyen SUBÜ-TETRA Takımı öğrencisi Burhan Koçyiğit ise, ekip arkadaşlarının yoğun bir emek harcadığını vurguladı. Koçyiğit, "Bu sene arkadaşlarımızın da çok büyük emeğiyle birlikte aracımızı tasarımından üretimine ve analizlerine kadar her şeyiyle kendimiz yaptık. Aracımızın yüzde 100 yerli ve milli olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu konuda çok fazla çalıştık. Gerekirse gecemizi gündüzümüze katarak çalışmalarımızı sürdürdük. Kural kitapçığını en ince detaylarına kadar inceleyerek kontrollerimizi ve testlerimizi gerçekleştirdik. Şu anda her şey çok güzel gidiyor. İnşallah herhangi bir sorun yaşamayız" şeklinde konuştu.

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek Haber

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Burkay, "Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Ortaya koyduğumuz 2030 Vizyonu ile Bursa'yı üretim ve ticarette çok daha güçlü bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz." dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından "Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü" başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısına konuk oldu. MÜSİAD Bursa Şubesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulunun yanı sıra MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG önceki dönem başkanları ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa'nın ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mimar ve mühendislerin şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Burkay, "Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum. dedi. "Bursa Türkiye ekonomisinin kalbidir" BTSO olarak 2013 yılında bir hayalle yola çıktıklarını belirten Burkay, "Bizim Bursa'yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür' dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika'da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya'da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya'nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası'nın zenginlik merkezidir." ifadelerini kullandı. Marmara Havzası'nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, "Türkiye'nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60'ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye'nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye'nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli." ifadelerini kullandı. "Yöneticiler Vizyoner Olmalı, Dünyayı Doğru Okumalı" Bursa'da görev yapan yönetici kadroların dünyayı doğru okuması gerektiğini vurgulayan Burkay, "Bursa'da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız." dedi. BTSO olarak ortaya koydukları hedefleri büyük ölçüde hayata geçirdiklerini belirten Burkay, "Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60'tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa'yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa'nın Türkiye Yüzyılı'na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum." diye konuştu. Başkan Burkay ayrıca yaptığı sunumda Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemine ilişkin bilgiler paylaştı. "2030 vizyonu sunumu heyecan verici" MMG Bursa Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık, BTSO'nun 2030 vizyonu kapsamında hayata geçirdiği projeler ile gelecek dönem hedeflerini içeren sunumdan çok etkilendiğini belirterek, ortaya konulan vizyonun Bursa ve Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sunumu iki gün önce izleme fırsatı bulduğunu ifade eden Kızılcık, "Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı." dedi. 13 yılda 60'tan fazla proje BTSO'nun son 13 yılda 60'tan fazla projeyi hayata geçirmesinin önemine değinen Ahmet Ercan Kızılcık, bu dönemin 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ağır ekonomik krizler gibi çok önemli sınamalardan geçilerek tamamlandığını hatırlattı. Kızılcık, "Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa'nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır." diye konuştu. "Bursa büyürse Türkiye büyür" sözünün bu tabloyu özetlediğini belirten Kızılcık, Bursa'nın İstanbul ve Kocaeli ile birlikte Türkiye'nin üretim ve ihracat gücünün en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kızılcık, "Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa'nın büyümesi, Türkiye'nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor." ifadelerini kullandı. "Bursa durursa Türkiye durur" Önümüzdeki dönemde mühendislik ve mimarlık camiasının da bu vizyonun önemli bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kızılcık, "MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa'nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz." dedi. Bursa'nın ortaya koyduğu modelin Anadolu'nun tamamına yayılmasının Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını dile getiren Kızılcık, "Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu'ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu'ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor." diye konuştu. Kızılcık, "Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa'nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz." sözleriyle tamamladı.

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Haber

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) tarafından Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesine kazandırılan 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışına katıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır" dedi. 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, hastanenin tanıtım videosunun izlenmesiyle devam etti. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk bir konuşma yaparak emeği geçenlere teşekkür etti. "Hastane bölgenin sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirecek" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır yaptığı konuşmada, "Son 23 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'yi her alanda daha güçlü, daha müreffeh, daha rekabetçi bir ülke haline getirmek için durmaksızın çalıştık. Temeli sağlam ve istikrarlı politikalarla tahkim edilmiş asra bedel kazanımları 23 yıla sığdırdık. Geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten, ihraç eden, yerli ve milli bir savunma sanayi ekosistemi kurduk. Dünyada henüz sadece birkaç ülkenin sahip olabildiği ileri teknoloji geliştirme ve üretme altyapısına hamdolsun sahibiz. Allah'ın izniyle hiç kimsenin Türk milletinin kılına dahi zarar vermeyi aklının ucundan geçiremeyeceği bir caydırıcılık seviyesine adım adım ilerliyoruz. Uydu teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla Türkiye'yi kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını geliştiren, destekleyebilen, üretebilen bir ülke konumuna ulaştırdık. Milletimizin 60 yıllık hayalini elektrikli ve akıllı otomobilimiz TOGG ile gerçeğe dönüştürdük. Ulaştırmada pek çok ülkenin erişemediği güçlü ve yaygın bir altyapı ağına bugün sahibiz. Milletimizle kurduğumuz gönül köprüleri gibi kıtaları da aynı anlayışla birbirine bağladık. Dış ticaretimizin taşıyıcı gücü limanları, şehirlerimizi dünyaya bağlayan dev havaalanlarını Türk milletinin hizmetine sunduk. Çevre ve şehircilikte sosyal devlet anlayışıyla muazzam bir inşa hamlesi gerçekleştirdik. Enerjide Karadeniz'de doğalgaz, Gabar'da petrol keşifleri yaptık. Bugün ileri teknolojiye sahip modern arama ve keşif filomuzla petrol ve doğalgazda sınır ötesi ortaklıkları derinleştiren bir noktaya geldik. Sağlıkta vatandaşlarımızı kaliteli erişilebilir bir sağlık hizmetine eriştirdik. Hatırlayalım. 23 yıl önce hastane kapılarında uzayan kuyrukların, ilaç almak için saatlerce bekleyen vatandaşlarımızın, ödeme yapamadığı için rehin kalan hastaların konuşulduğu bir Türkiye vardı. Vatandaşlarımızın sosyal güvenlik kurumlarına göre ayrı hastanelere gitmek zorunda kaldığı, istediği hastaneden ve hekimden hizmet alamadığı günleri hep birlikte hatırlıyoruz. Ambulansa erişimin dahi ciddi bir problem olduğu, sağlık hizmetinin vatandaşlarımız için çoğu zaman uzun ve meşakkatli bir sürece dönüştüğü günlerden bugünlere geldik. Hamdolsun bugün şehir hastaneleriyle, modern devlet hastaneleriyle, güçlü sağlık altyapısıyla, ileri teknolojiye sahip tanı ve tedavi imkânlarıyla milletimize çok daha yüksek standartlarda hizmet sunan bir devlet kapasitemiz var. Elbette büyük dönüşümün en önemli dayanaklarından biri sağlık alanında geliştirdiğimiz güçlü üretim ve teknoloji altyapısı oldu" şeklinde konuştu. "14 günde seri üretime geçildi" Pandemi döneminin sağlıkta yapılan yatırımlarla güçlü bir şekilde atlatıldığına dikkat çeken Kacır, "Bir tek pandemi, sağlıkta attığımız bu adımların ne kadar isabetli ve stratejik olduğunu bütün açıklığıyla gösterdi. Bu dönemde Türkiye, sahip olduğu sağlık altyapısı ve üretim kabiliyetiyle krizlere hızlı yanıt verme kapasitesiyle dünyadan pozitif ayrıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu süreçte sağlık sistemimizin ihtiyaç duyduğu kritik ürün ve teknolojiler için sanayi altyapımızı ve Ar-Ge ekosistemimizi seferber ettik. Tüm dünya çaresizce yoğun bakım solunum cihazı ararken bizler Baykar, Arçelik ve ASELSAN'ın destek çalışmalarıyla Biosis isimli bir teknoloji geliştirme şirketimizin ortaya koyduğu yerli solunum cihazını sadece 14 günde seri üretime geçirdik. Pandemi süreci sağlıkta yerli ve milli çözümler üretebilen bir ekosistem inşasının önemini bir kez daha hatırlattı. Biliyoruz ki stratejik bir sektör olarak gördüğümüz sağlık endüstrilerinde atacağımız milli teknoloji anlayışı adımları çok daha büyük başarılara erişmemizin anahtarı olacak. Bu anlayışla son bir yılda sağlık endüstrisinde 102 yatırıma teşvik belgesi düzenledik. 64 milyar lira yatırımı harekete geçirdik" dedi. "Hastane, Tekirdağ’daki güzel örneklerden biri" ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin Tekirdağ’daki önemli yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Kacır, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Kapaklı Devlet Hastanesi bu anlayışımızın Tekirdağ'daki güzel örneklerinden biri oldu. Yaklaşık 20 bin metrekare kapalı alanda 115 yatak kapasitesiyle hizmet verecek hastane, tedavi üniteleriyle inşallah vatandaşlarımıza nitelikli sağlık hizmeti sunacak. Kapaklı ve çevresinde sağlık hizmetlerine erişimi daha da güçlendirecek" dedi. Hastanenin kamu kurumları ile ÇOSB’nin paydaşlığıyla hayata geçirildiğini belirten Kacır, yatırımın sanayicilerin bulundukları şehrin sosyal altyapısına katkı sunmasının önemli bir örneği olduğunu söyledi. Kacır, "Bölgemizin ihtiyaçlarından hareketle kamu kurumlarımız, özellikle Sağlık Bakanlığımız ve Organize Sanayi Bölgemizin paydaşlığıyla hayata geçirilen bu yatırım, üreten sanayimizin aynı zamanda bulunduğu şehrin sosyal altyapısına değer kattığının güzel bir örneği" ifadelerini kullandı. ÇOSB’nin hastanenin hayata geçirilmesinde üstlendiği sorumluluğa da dikkat çeken Kacır, "Çerkezköy Organize Sanayi Bölgemizin bu eserin hayata geçmesinde üstlendiği sorumluluğu, sanayicimizin şehrine ve çalışanına sahip çıkma anlayışının bir tezahürü olarak görüyoruz" diye konuştu. "OSB sayısını 4’ten 14’e çıkardık" Tekirdağ’ın sanayi altyapısında son 23 yılda OSB sayısının 4’ten 14’e yükseltildiğini belirten Kacır, "OSB'lerin büyüklüğünü 1.600 hektardan 5.600 hektara çıkardık. OSB'lerimizde 135 bin ilave istihdam oluşturduk. KOSGEB eliyle Tekirdağ'da KOBİ'lerimize 2 milyar 900 milyon lira destek sağladık" dedi. Tekirdağ’da yatırım teşvikleriyle büyük miktarda yatırım ve istihdamın önünün açıldığını belirten Kacır, "Yatırım teşviklerimizle Tekirdağ'da gerçekleşecek 720 milyar liralık yatırımın ve 112 bin istihdamın önünü açtık" diye konuştu. Yeni teşvik sistemi kapsamında Tekirdağ’daki yatırımlara sağlanan destekleri anlatan Kacır, "Yeni teşvik sistemimizde Tekirdağ'da OSB'lerimizde hayata geçen yatırımlarda istihdam edilen çalışanların SGK işveren paylarının yarısını iki yıl bakanlığımız karşılıyor. Şehrimizde hayata geçen yatırımlara güçlü bir finansman desteği sağlıyoruz" dedi. Yatırımlarda kullanılan krediler için finansman desteğinin 30 milyon liraya yükseltildiğini belirten Kacır, yatırımın niteliğine göre yüzde 30’a varan yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti sağlandığını ifade etti. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında desteklenen yatırımlara da değinen Kacır, programın ilk çağrısında 27 milyar liralık 6 yatırım projesinin desteklendiğini söyledi. Kacır, "Yeni teşvik sistemimizin ana unsurlarından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı'nın ilk çağrısında akıllı küçük ev aletleri üretimi, tıbbi araç imalatı gibi alanlar için 27 milyar liralık 6 yatırım projesini destekledik" dedi. Tekirdağ’da program kapsamında yeni başvurular alındığını da belirten Kacır, "Bu yılın Ocak ayında destek başlıklarını güncellediğimiz Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Tekirdağ'da motorlu taşıt aksam ve parça üretimi, savunma ve silah havacılık sanayilerine yönelik yapısal parça üretimi, makine ve aksamları üretimiyle tıbbi cihaz üretimine dönük hayata geçecek 6 milyar lira yatırım tutarına sahip 22 proje başvurusu aldık" ifadelerini kullandı. Kacır, program kapsamında desteklenen projelerin her birine 300 milyon liraya kadar finansal katkı ve yatırımın yüzde 50’si kadar belge desteği sunulacağını kaydetti. "Tekirdağ’ı üretim ve inovasyonda örnek konuma taşımak istiyoruz" Tekirdağ’ın yüksek potansiyeline dikkat çeken Kacır, kenti üretim, inovasyon ve yerel kalkınmada örnek bir konuma taşımayı hedeflediklerini söyledi. Tekirdağ’ın sanayi, teknoloji ve ihracat alanındaki güçlü konumunu daha da ileri taşımaya devam edeceklerini ifade eden Kacır, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımların da sürdürüleceğini belirterek, "Tekirdağ'ın sanayi, teknoloji ve ihracatta sahip olduğu güçlü konumu daha da ileri taşırken vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımları da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. "Mutluluk sağlıkla olur" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu yaptığı konuşmada, "İnsanlar mutluluk kaynağının en önemli parametresinin sağlık olduğunu söylüyor. Türkiye'nin yaptığı araştırmalarda insanlar mutluluklarını sağlığa bağlıyor. Yani sağlık yoksa mutlu olamıyor insan. Bazen fakir olursunuz, mutlu olursunuz. Bazen mutsuz olursunuz. Bazen zengin olursunuz. Mutlu olabilirsiniz veya mutsuz olabilirsiniz. Ama sağlığınız yoksa her halükârda mutsuzsunuz. Onun için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz sağlıkta büyük yatırımlar yaparak 25 senede dünyaya örnek olacak bir sağlık hizmeti sunmaya başladık. Bugün Türkiye'de 271 bin hasta yatağı var. Ve bu 271 bin hasta yatağının her biri tek kişi, çift kişilik 184 bin yatakla insanımıza hizmet yapıyoruz. Ve her gün bir buçuk milyonluk bir sağlık ordusuyla, her gün üç milyon kez insanlarımıza sağlık hizmeti için dokunuyoruz. Baktığınız zaman dünyanın örnek alacağı şehir hastaneleriyle, koruyucu ekipleriyle, başlama programlarıyla ve en önemlisi de buradaki gibi, Tekirdağ'daki gibi, çalışan, üreten insanların emeğiyle sağlık teknolojisinin üretimini ve hizmetini onlara sunuyoruz. Çalışkan, üreten çift Tekirdağ'a da çok teşekkür ediyoruz. Bugün sabah ilaç fabrikalarımızı, firmalarımızı, üreten sağlığın bu yerde ziyaret ettim. Gerçekten gurur duyuyorum. Cumhurbaşkanımızın iki sene evvel geliştiren ve üreten sağlık modelini artık Türkiye'nin vizyonunu ortaya koyan bu model gerçekleştirdiğini gururla gördüm. Ben bu konuda sadece hizmet odaklı değil, artık üreten ve kendisinin bağımsız sağlık teknolojisine sahip olduğu bir ülkeyi hayal etmekten değil, ifade etmekten gurur duyuyorum. Çünkü ilk defa bugün yeni teknolojik dediğimiz biyolojik tedavileri tamamen hücreden ilaca kadar üretebilen, insan gücüyle altyapısı olan bir sağlık teknolojimiz var. Bunu daha da geliştireceğiz. Bunu geliştirmek için her şeyimizi yapacağız. Çünkü biz bir araya geldiğimiz zaman Covid'de de gördük, depremde de gördük. Her şeyin üstesinden gelebilecek, her sorunu çözebilecek bir milletiz. Onun için biz üreteceğiz, çalışacağız, birlikte olacağız, sarılacağız ve bu ülkeyi nasıl sağlık hizmetinde dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi yaptıysak, sağlık teknolojisinde de üretiminde aynı şekilde yapacağız" diye konuştu. "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Sağlığın Türkiye’de lokomotif bir sektör olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Bugün Sağlık Bakanlığı olarak gerçekten Sanayi Bakanlığımıza, Ticaret Bakanlığımıza ve bütün ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Çünkü bu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir ekip çalışmasıdır. Bir birlikteliğin sonucudur. Nasıl hastaneyi organize sanayi bölgesinin yönetimi ile beraber yaptıysak, bu gelişimleri de başarıyla hep birlikte yapıyoruz. Bizler geleceğe bakıyoruz, ileriye bakıyoruz. Bizler kavganın, çatışmanın değil, üretimin, birlikteliğin ve gördüğünüz gibi eserlerin hizmetini sunuyoruz. Ve bu hizmeti sunarken de biliyoruz ki her bir vatandaşımız en iyi sağlık hizmetine, en iyi teknolojiyle, en iyi cihazıyla, en iyi hekimlikle, sağlık çalışanlığıyla ulaşıyor. Ve sağlık Türkiye'de artık lokomotif bir sektör. Bunu da hep beraber yapacağız. Dile kolay geliyor ama 27 tane şehir hastanesiyle, 39 bin hasta yatağıyla dünyanın en iyi sağlık hizmetine giriyoruz. Bugün 11 tane şehir hastanemizin inşaatını bitirme aşamasındayız. Samsun Şehir Hastanesi'yle hasta almaya başladık. Ordu Şehir Hastanesi'ni taşıdık, ilk hastalarımızı birkaç hafta içine alacağız. Kasım ayı itibarıyla Trabzon Şehir Hastanemizde de hasta hizmetlerine başlayacağız. Ocak 2027 itibarıyla Sakarya Şehir Hastanemizde hasta kabulüne başlayacağız. Ekim 2026 tarihinden itibaren de Şanlıurfa Şehir Hastanemizi hizmete sunacağız. Bugün baktığınız zaman Rize, Diyarbakır, Mardin Şehir Hastanelerimizde artık 2027'den itibaren insanlarımız hizmet almaya başlayacak. Çok net söylüyorum arkadaşlar. Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum" ifadelerine yer verdi. "Sağlıklı bir toplum olmak zorundayız" "Biz aynı zamanda sağlıklı bir toplum olmak zorundayız. Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyorken aynı zamanda bu toplumun da sağlıklı olmasını sağlamak isteriz" diyen Memişoğlu, vatandaşlara da uyarılarda bulundu. Memişoğlu, "Bizim ismimiz hastalık bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığı. Onun için koruyucu sağlık dediğimiz, hastalanmadan insanların bedenini koruyacağı bir alışkanlığa ve çabaya hepimizin ihtiyacı var. Çünkü toplumda önemli sorunlar; kilo, hareketsizlik ve maalesef kötü alışkanlıklar. Onun için sizlerden, vatandaşlarımızdan sağlıklı olmak için de bizden hizmet talep etmenizi, aynı zamanda beklentinizi artırmanızı istiyoruz. Sağlık ve hayat merkezleriyle, aile sağlığı merkezleriyle sizlerin emrindeyiz. Kilo vermek isteyen, sigarayı bırakmak isteyen herkes bize gelsin, onlarla beraber bu kötü alışkanlıktan uzaklaşın. Bunu sadece kamu hizmetiyle yapmaktan değil söz edeyim. Aynı zamanda birkaç hafta önce çıkarttığımız esenlik mevzuatıyla da yapacağız. Yani özel sektör aracılığıyla da yapacağız. Esenlik dediğimiz, esasında tedavi ve hastalık dönemi hariç insanların sağlıklı kalmak, sağlıklı yaşamak için sağlık hizmetinin sunulmasıdır. Yani bir hekimin öncülüğü de bugün hastane ve hastalık şartlarında değil; otelde, tatil beldelerinde veya insanların herhangi bir yerde sağlıklı insanların hizmet alacağı alanları tanımlıyor. Yani siz kilo vermek istiyorsanız ille hastaneye gitmek durumunda değilsiniz zaten. Siz hareketli yaşam istiyorsanız ille hastaneye ve tedavi hizmeti sunacak alanlara gitmek durumunda değilsiniz. Onun için hem özel sektöre hem de insanlarımıza şunu söylüyoruz: Lütfen esenlik merkezlerine de gidin. Çünkü orada psikiyatrisinden diyetisyenine kadar her türlü sağlıklı kalmak için sizlere hizmet verilecektir. Ama hastalandığınız zaman da işte Tekirdağ'daki şehir hastanesi gibi, bugün Ergene'deki hastaneyi de birkaç hafta içinde teslim alıp insanlarımızın hizmetine sunacağımız gibi, Tekirdağ'ın eski hastanesinin olduğu yere 100 yataklı bir devlet hastanesi yapacağımız gibi, aynı zamanda Çorlu'da 250 yataklı ek bina yapacağımız gibi bu hastaneyi de hizmete açıyoruz. Hepinize saygılar sunuyorum" dedi. Çanakkale Gazisinin diploması Bakan Memişoğlu’na takdim edildi Açılış programının ardından Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na, Çanakkale gazisi ve tabip Kafaoğlu Mehmet Kazım Efendi’ye ait 1915 tarihli İstanbul Darülfünun Tıp Fakültesi diploması takdim edildi. İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Lütfi Çağatay Onar tarafından yapılan takdim öncesinde diplomanın hikâyesi hakkında bilgi verildi. Hediye takdiminin ardından hastane açıldı ve bakan ve beraberindekiler hastaneyi ziyaret etti.

Yalova OSB ve Yalova Teknopark’tan Litvanya’da temaslar Haber

Yalova OSB ve Yalova Teknopark’tan Litvanya’da temaslar

Yalova Makine İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Yalova Teknopark, uluslararası iş birliklerini güçlendirmek, girişimcilik ve inovasyon ekosistemini küresel ölçekte geliştirmek amacıyla Litvanya'da kapsamlı bir teknik inceleme ve iş birliği programı gerçekleştirdi. Program kapsamında Vilnius, Kaunas ve Klaipeda şehirlerinde faaliyet gösteren teknoloji parkları, bilim parkları ve serbest ekonomik bölgeler ziyaret edilerek Avrupa Birliği proje ortaklıkları, teknoloji transferi, girişimcilik ekosistemleri, yeşil dönüşüm, akıllı üretim, biyoteknoloji, dijitalleşme ve uluslararası yatırım alanlarında görüşmeler yapıldı. İlk durak olan Sunrise Tech Park ziyaretinde, bilişim teknolojileri ve yazılım odaklı girişimcilik ekosistemi incelendi. Görüşmelerde, Yalova Teknopark bünyesindeki teknoloji girişimlerinin Avrupa pazarına erişimini kolaylaştıracak "Soft-Landing" programları, dijital dönüşüm çalışmaları ve Ar-Ge projelerinin uluslararası pazarda ticarileştirilmesine yönelik iş birliği imkanları değerlendirildi. Programın ikinci ayağında ziyaret edilen Northtown Vilnius bünyesinde ise biyoteknoloji ve sağlık teknolojileri alanındaki araştırma altyapıları yerinde incelendi. İleri düzey laboratuvar imkanları, teknoloji transferi mekanizmaları ve yaşam bilimleri alanında yürütülebilecek ortak Ar-Ge projeleri hakkında kapsamlı istişarelerde bulunuldu. Klaipeda Science Park ziyaretinde Avrupa Yeşil Mutabakatı doğrultusunda sürdürülebilir sanayi uygulamaları, temiz teknolojiler, mavi ekonomi, denizcilik teknolojileri ve yenilenebilir enerji alanlarında yürütülen çalışmalar ele alındı. Bölgesel kalkınmayı destekleyen yenilikçi uygulamalar hakkında bilgi alınırken, çevre dostu üretim teknolojileri konusunda ortak çalışma fırsatları değerlendirildi. Heyetin bir diğer durağı olan Kaunas Tech Park'ta ise Endüstri 4.0, akıllı üretim sistemleri, nesnelerin interneti (IoT), mühendislik çözümleri ve prototipleme altyapıları incelendi. Ayrıca Yalova Teknopark ve Yalova Makine İhtisas OSB firmalarının Avrupa'daki teknoloji firmalarıyla düzenli B2B eşleştirme faaliyetleri gerçekleştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Program kapsamında son olarak Kaunas Free Economic Zone ziyaret edilerek Avrupa tedarik zincirleri, lojistik altyapısı, serbest bölge uygulamaları, yatırım imkanları ve büyük ölçekli sanayi yatırımları konusunda teknik değerlendirmeler yapıldı. Serbest bölgenin sunduğu lojistik avantajlar ve yatırım modeli yerinde incelenirken, sanayi kuruluşlarının uluslararası rekabet gücünü artıracak potansiyel iş birlikleri ele alındı. Gerçekleştirilen tüm temaslarda, Horizon Europe başta olmak üzere Avrupa Birliği hibe programlarında ortak konsorsiyumlar oluşturulması, karşılıklı Soft-Landing mekanizmalarının geliştirilmesi, firmalar arasında sektörel B2B eşleştirme faaliyetlerinin hayata geçirilmesi ve Türkiye'nin organize sanayi bölgesi ile teknopark deneyiminin Baltık ülkelerinin dijital inovasyon ekosistemiyle buluşturulması konusunda ortak irade ortaya konuldu. Yalova Makine İhtisas OSB ve Yalova Teknopark yetkilileri, gerçekleştirilen ziyaretlerin yalnızca kurumlar arası bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmayacağını, önümüzdeki dönemde firmaların uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak somut proje ortaklıkları, teknoloji transferi çalışmaları, yatırım iş birlikleri ve Avrupa Birliği projeleri açısından önemli fırsatlar oluşturacağını ifade etti. Litvanya programı kapsamında kurulan temasların; Yalova'nın sanayi ve teknoloji ekosisteminin uluslararası görünürlüğünü artırması, bölgedeki firmaların küresel pazarlara erişimini güçlendirmesi ve Avrupa ile sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Ar-Ge'de en büyük pay üniversitelere Haber

Ar-Ge'de en büyük pay üniversitelere

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, bütçe başlangıç ödenekleri esas alındığında 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinden araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleri için 308 milyar 568 milyon lira kaynak tahsis edildi. Verilere göre, 2025 yılında merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için gerçekleştirilen harcama ise 253 milyar 544 milyon lira olarak kaydedildi. Bu tutar, merkezi yönetim bütçesinin yüzde 1,58'ini oluştururken, 63 trilyon 20 milyar 906 milyon liralık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı ise yüzde 0,40 oldu. EN BÜYÜK PAY ÜNİVERSİTELERE Sosyo-ekonomik hedeflere göre yapılan sınıflandırmada, 2026 yılında Ar-Ge ödeneklerinin en büyük bölümü yüzde 69,5 ile üniversitelerde genel bilgi gelişimini destekleyen çalışmalara ayrıldı. Bu alanı yüzde 8,9 ile endüstriyel üretim ve teknoloji, yüzde 5,5 ile diğer kaynaklardan finanse edilen genel bilgi gelişimi, yüzde 4,7 ile tarım ve yüzde 4 ile savunma izledi. 2025 yılı gerçekleşmelerinde ise Ar-Ge harcamalarının yüzde 64,9'u üniversitelerde genel bilgi gelişimine yönlendirilirken, endüstriyel üretim ve teknoloji yüzde 11,5 ile ikinci sırada yer aldı. Bunu yüzde 5 ile diğer kaynaklardan finanse edilen genel bilgi gelişimi, yüzde 4,4 ile tarım ve yüzde 4,4 ile eğitim takip etti. ULUSLARARASI AR-GE PROGRAMLARINA 1,95 MİLYAR LİRA TÜİK verilerine göre, 2026 yılında uluslararası Ar-Ge programları için merkezi yönetim bütçesinden 1 milyar 950 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu kapsamda en yüksek pay 1 milyar lira ile Avrupa çapında yürütülen Ar-Ge programlarına ayrılırken, uluslararası Ar-Ge faaliyeti yürüten kuruluşlara yönelik fonlar için 489 milyon lira, ikili veya çok taraflı uluslararası Ar-Ge programları için ise 460 milyon lira kaynak tahsis edildi. Öte yandan, 2025 yılında uluslararası Ar-Ge programlarına ayrılan bütçe 1 milyar 820 milyon lira oldu. Bunun 987 milyon lirası Avrupa çapındaki Ar-Ge programlarına, 435 milyon lirası ikili veya çok taraflı kamu Ar-Ge programlarına, 402 milyon lirası ise uluslararası Ar-Ge kuruluşlarına aktarılan kamu fonlarına ayrıldı.

Arıcılıkta yapay zeka dönemi Haber

Arıcılıkta yapay zeka dönemi

Tokat’ın Reşadiye ilçesinde 56 yıllık arıcı Neşet Sarıyar, yapay zeka destekli mobil sistemle bal üretimini yüzde 40 oranında arttırmayı hedefliyor. Tokat’ın Reşadiye ilçesinde arıcılıkta dijital dönüşümün kapısını aralayan akıllı kovan sistemi, bal üretiminde verim ve kaliteyi artırıyor. İlçeye bağlı Çevrecik beldesindeki yaklaşık 1400 rakımlı yaylalarda kullanılan sistem sayesinde kovanların ağırlık değişimi, sıcaklık, nem ve nektar akışı anlık olarak takip ediliyor. Elde edilen veriler doğrultusunda yapılan doğru zamanlı müdahalelerle bal veriminde yüzde 20 ila 40 arasında artış sağlanabiliyor. Veriye dayalı üretim modeliyle daha az ilaç ve kimyasal kullanımına da imkân tanıyan teknoloji, 56 yıllık arıcılık deneyimine sahip 76 yaşındaki Neşet Sarıyar’ın doğal bal üretiminde de aktif olarak kullanılıyor. Babasından aldığı iki kovan arıyla başladığı yolculukta bugün 250 kovana ulaştığını dile getiren Neşet Sarıyar, ürettiği bala yoğun talep olduğunu ancak üretiminin Türkiye geneline göndermeye yetmediğini söyledi. Balın büyük bölümünü Reşadiye, Başçiftlik ve çevre ilçelerdeki müşterilerine ulaştırdığını belirten Sarıyar, arıcılığın kendisi için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda yaşam biçimi olduğunu vurguladı. 76 yaşında olmasına rağmen her gün arılarının başına geldiğini ifade eden Sarıyar, temiz havada çalışmanın ve doğal ürünler tüketmenin sağlıklı kalmasına katkı sağladığını belirterek, "Babamdan aldığım iki arıyla başladım. Ölene kadar da bu işi yapmaya devam edeceğim" dedi. Akıllı kovan sistemiyle verim hedefi Arıcılık üzerine çalışmalar yapan Savaş Koç ise, 1400 rakımda bulunan Reşadiye’nin zengin bitki örtüsü sayesinde arıcılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Neşet Sarıyar’ın yıllara dayanan tecrübesini örnek gösteren Koç, bölgenin profesyonel arıcılık için değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Yaklaşık 15 yıldır arıcılık yaptığını belirten Koç, dört yıldır kullandıkları akıllı kovan sistemi sayesinde kovanların ağırlık değişimi, iç ve dış sıcaklık, nem oranı ile nektar girişini anlık olarak takip edebildiklerini söyledi. Sistemin internet üzerinden veri aktarımı yapabildiğini belirten Koç, bu sayede arıcıların hangi dönemde yer değişikliği yapacaklarını, ne zaman sağım gerçekleştireceklerini ve varroa mücadelesi için en uygun zamanı rakamsal verilerle belirleyebildiğini ifade etti. Akıllı kovan teknolojisinin daha az ilaç ve kimyasal kullanımına imkân sağladığını belirten Koç, doğru zamanda yapılan müdahaleler sayesinde kovan başına bal veriminde yüzde 20 ila yüzde 40 arasında artış sağlanabildiğini kaydetti. Koç, veriye dayalı üretimin hem arıcının maliyetlerini düşürdüğünü hem de kaliteli bal üretimine önemli katkı sunduğunu söyledi.

Pruvamız geleceğe, ufkumuz Mavi Vatan'a dönük Haber

Pruvamız geleceğe, ufkumuz Mavi Vatan'a dönük

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun denizlerdeki yansıması olan TEKNOFEST Mavi Vatan, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığında kapılarını açacak. T.C. Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde gerçekleştirilecek etkinlik; denizcilik kültürü, ileri teknoloji, gençlerin yenilikçi projeleri ve savunma sanayii kabiliyetlerini aynı buluşma noktasında bir araya getirecek. Geçtiğimiz yıl İstanbul'da ilk kez gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, yerli ve milli deniz araçlarından su altı teknolojilerine uzanan içeriği, yarışmaları ve yoğun katılımıyla büyük ilgi görmüştü. Bu yıl ise Mavi Vatan'ın adresi Gölcük Tersanesi Komutanlığı olacak. Türkiye'nin denizcilik gücünün önemli merkezlerinden biri olan Gölcük, teknoloji tutkunlarını, gençleri, mühendis adaylarını ve denizcilik meraklılarını ağırlayacak. Denizlerde geleceğin teknolojileri sahnede TEKNOFEST Mavi Vatan'da gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürdüğü İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışması dikkat çekecek. Türkiye'nin geleceğin deniz teknolojilerini geliştirecek genç mühendislerini ve girişimcilerini aynı platformda buluşturacak yarışmalarda ortaya çıkacak projeler, ziyaretçilere yalnızca bugünün teknolojilerini değil, yarının denizcilik vizyonunu da yakından görme fırsatı sunacak. Gemiler, Teknoloji ve Denizcilik Ruhu Bir Arada Festival kapsamında donanmanın önemli gemilerinin gezilebileceği sergiler, denizcilik dünyasını yakından tanımak isteyen ziyaretçiler için özel bir deneyim sunacak. Denizcilik tarihini yansıtan deneyim alanları ise Mavi Vatan'ın geçmişten geleceğe uzanan hikâyesini keşfetme fırsatı verecek. Festival alanında kurulacak sanal gerçeklik oyun alanları, teknolojinin sunduğu imkânlarla ziyaretçileri farklı bir deneyime davet ederken; denizcilik kültürünü yaşatmayı amaçlayan yarışmalar ve çeşitli etkinlikler de festival atmosferini zenginleştirecek. TEKNOFEST paydaş kurumları da stant alanlarında ziyaretçilerle buluşarak yürüttükleri çalışmalar hakkında bilgi verecek, teknoloji ve savunma sanayii alanındaki faaliyetlerini doğrudan ziyaretçilerle paylaşacak. TEKNOFEST Mavi Vatan, teknoloji meraklılarının yanı sıra denizcilik kültürünü yakından tanımak isteyen herkes için farklı deneyim alanları sunacak. SAT, SAS ve deniz havacılık birimi gösterileri, denizcilik tarihini yansıtan alanlar, gemi ziyaretleri, sanal gerçeklik deneyimleri ve çeşitli yarışmalarla ziyaretçiler festival boyunca yalnızca izleyen değil, deneyimleyen bir katılımcı olacak.

BTSO'dan KOBİ’ler için dev dönüşüm hamlesi Haber

BTSO'dan KOBİ’ler için dev dönüşüm hamlesi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB başta olmak üzere yeni dönem projeleriyle Bursa'nın üretim, teknoloji ve ticaret alanında Türkiye'nin en önemli merkezlerinden biri olmayı güçlenerek sürdüreceğini söyledi. BTSO'nun son 13 yılda hayata geçirdiği projelerin yeni dönemde daha güçlü bir ekosisteme dönüşeceğini belirten Burkay, 2030 vizyonu doğrultusunda KOBİ'leri geleceğin ekonomisine hazırlayacak adımlar attıklarını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, göreve geldikleri 2013 yılından bu yana Bursa'nın rekabet gücünü artıracak onlarca stratejik projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. BTSO'nun bugün yalnızca bir meslek kuruluşu değil, aynı zamanda Türkiye'nin en önemli dönüşüm ve uzmanlık merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı. Başkan Burkay, "Göreve geldiğimiz 2013 yılından bu yana 16 makro projeyle başladığımız yolculukta bugün 60'ın üzerinde büyük ölçekli projeyi hayata geçirdik. TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM, MESYEB, Model Fabrika ve Bursa Business School bunlardan sadece bazıları. Bir projeyi üretmek kadar onu doğru anlatmak da büyük önem taşıyor. Türkiye'nin 60 bin üyeye sahip en büyük ticaret ve sanayi odası olarak güçlü bir proje üretim kapasitesine sahibiz. BTSO bugün bakanlıklarla ortak çalışan, ülke hedeflerini sahaya yansıtan güçlü bir uzmanlık merkezine dönüştü. Genç ve nitelikli kadrolarımızla Türkiye'nin dönüşümüne katkı sağlayan projeler üretmeye devam ediyoruz. Bursa'nın geleceğini şekillendirecek çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." 2030 vizyonunun merkezinde TEKNOSAB ekosistemi var BTSO Başkanı Burkay, dijitalleşme, yapay zeka ve yüksek teknoloji odaklı dönüşümün Bursa sanayisi için kaçınılmaz olduğunu belirterek, TEKNOSAB'ın bu dönüşümün en önemli adresi haline geldiğini söyledi. 2030 vizyonunu bu temelde şirketleri yeni nesil teknolojilere hazırlamak istediklerini kaydeden Başkan İbrahim Burkay, "Dijitalleşme, yapay zeka ve yüksek teknoloji artık bütün sektörlerin geleceğini belirliyor. TEKNOSAB bugün Türkiye'nin en önemli yüksek teknoloji üretim merkezlerinden biri konumunda. TOGG yatırımının Bursa'da hayata geçirilmesi de bu dönüşümü hızlandırdı. Otonom sürüş teknolojileri, elektronik komponentler, sensör sistemleri ve yarı iletken teknolojilerinde önemli çalışmalar yürütüyoruz. Firmalarımızın bu alanlara yatırım yapmaları için kamu ve özel sektörle ortak projeler geliştiriyoruz. Bursa'nın teknoloji üretiminde öncü şehirlerden biri olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni dönemde bu dönüşüm çok daha güçlü şekilde devam edecek." TEKNOSAB KOBİ OSB ile yeni bir ekosistem kuruluyor Başkan Burkay, TEKNOSAB'ın genişleme alanının onaylanmasıyla birlikte yalnızca yeni bir organize sanayi bölgesi değil, KOBİ'leri merkeze alan bütüncül bir üretim ve ticaret ekosisteminin kurulacağını ifade etti. Yoğun bir çalışmanın ardından TEKNOSAB'ın genişleme alanını hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Burada yalnızca KOBİ OSB kurmuyoruz; aynı zamanda dünyada örnek gösterilecek bir KOBİ ekosistemi oluşturuyoruz. Gıda OSB, Savunma OSB, Organize Ticaret Bölgesi, inşaat sektörüne yönelik lojistik depolama alanları ve KOBİ Diyalog Merkezi bu yapının önemli parçaları olacak. KOBİ'lerimiz finansmana erişimden yeni pazarlara ulaşmaya kadar her alanda desteklenecek. Müthiş bir ekosistem oluşturuyoruz. Üretim, ticaret ve lojistik aynı ekosistem içerisinde buluşacak. Firmalarımızın rekabet gücünü artıracak bütün hizmetler tek merkezden sunulacak. Bu model Türkiye'de olduğu kadar dünyada da örnek gösterilecek bir yapı olacak. Bursa üretim ve ticarette yeni bir döneme hazırlanıyor." dedi. Bursa bölgesel ticaretin merkezi olacak TEKNOSAB Lojistik Park ve Organize Ticaret Bölgesi projeleriyle Bursa'nın bölgesel ticaret üssü haline geleceğini belirten Burkay, yeni lojistik modelinin ihracata önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile TEKNOSAB Lojistik TEKNOPARK’ı bölgede hayata geçeceğini hatırlatan Başkan Burkay, fonun Türkiye'nin en büyük katılımcılı fonu noktasında ve değersel anlamda da en büyük 10 fon içinde yer aldığını vurguladı. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin inşaatına başlandığını ve 2027 Eylül ayında hayata geçeceğini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Bu projeyle üreticilerimizi dünyanın önemli pazarlarına çok daha güçlü şekilde ulaştıracağız. Marmara Bölgesi'nin üretim gücünü ticaret merkeziyle buluşturacağız. Kuzey Afrika'dan Körfez ülkelerine, Balkanlar'dan Türk Cumhuriyetlerine kadar geniş bir coğrafyada lojistik merkezler kuracağız. Böylece ürünlerimiz müşterilere çok daha hızlı ulaşacak. Operasyonel maliyetleri azaltarak ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracağız. Dünyada artık ürün kadar lojistik maliyetleri de belirleyici hale geldi. Biz bu yeni iş modeliyle Bursa'yı yakın coğrafyanın ticaret merkezi haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu proje hem Bursa'nın hem de Türkiye'nin ihracatına önemli katkılar sağlayacak." KOBİ'lerin tek gündemi üretim ve ticaret olacak Yeni ekosistemde KOBİ'lerin tüm altyapı ve danışmanlık ihtiyaçlarının karşılanacağını belirten Burkay, işletmelerin yalnızca üretim ve satışa odaklanacağını söyledi. Yeni genişleme alanında 5 bin KOBİ’yi üretimle buluşturmayı hedeflediklerini ifade eden Başkan Burkay, "Modern altyapısı tamamlanmış, yüksek teknolojiye uygun bir sanayi ekosistemi oluşturuyoruz. Fiber altyapısından enerji sistemlerine, çevre yatırımlarından arıtma tesislerine kadar tüm ihtiyaçlar planlandı. Firmalarımız gerekli tüm izin ve sertifikaları çok daha kolay alabilecek. Danışmanlık hizmetlerinden finansal yönetim süreçlerine kadar her konuda KOBİ'lerimizin yanında olacağız. Biz istiyoruz ki işletmelerimizin tek gündemi üretmek ve satmak olsun. Diğer süreçleri güçlü TEKNOSAB altyapısıyla biz yöneteceğiz. Bursa KOBİ'leri büyüdükçe Bursa, Bursa büyüdükçe de Türkiye kazanacak." Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi Bursa'nın rekabet gücünü artıracak Başkan Burkay, BTSO bünyesinde kurulacak Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ile şirketlerin dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarına hızla adapte olacağını belirtti. Merkezin, Bursa sanayisinin uluslararası rekabet gücünü artıracak stratejik bir dönüşüm üssü olacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Dünya ekonomisi çok hızlı değişiyor ve bu değişimin merkezinde artık yapay zeka bulunuyor. Biz de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak bu dönüşüme öncülük edecek Yapay Zeka Dönüşüm Merkezimizi hayata geçiriyoruz. Model Fabrika'da bugüne kadar yalın üretim, Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm alanında önemli çalışmalar yürüttük. Şimdi bu altyapıyı yapay zeka teknolojileriyle daha ileri bir seviyeye taşıyoruz. Finans, muhasebe, üretim planlama, pazarlama ve birçok iş sürecinde yapay zeka tabanlı dönüşümü şirketlerimize kazandıracağız. Bu merkez sayesinde firmalarımız maliyetlerini azaltırken verimliliklerini ve rekabet güçlerini artıracak. Bakanlıklarımız ve uluslararası iş ortaklarımızla birlikte Bursa'yı yapay zeka dönüşümünde örnek bir merkez haline getireceğiz. Bu dönüşümün sonunda Bursa'nın üretimde ve ihracatta Türkiye'nin lider şehirlerinden biri olmayı daha da güçlendireceğine inanıyoruz." Hedef 50 bin üyeye birebir ulaşmak Başkan Burkay, BTSO'nun üyeleriyle sürekli iletişim halinde olduğunu belirterek, hazırlanan projelerin sahadan gelen talepler doğrultusunda geliştirildiğini söyledi. Seçim sürecine kadar 50 bin üyeye birebir ulaşmayı hedeflediklerini ifade eden Başkan İbrahim Burkay, "Her gün üyelerimizle bir araya geliyor, onların taleplerini doğrudan dinliyoruz. Biz sadece projelerimizi anlatmıyoruz; aynı zamanda üyelerimizin geri bildirimlerini de alıyoruz. Çünkü bu projelerin gerçek faydalanıcısı iş dünyamızdır. Sürekli güncellenen bir çalışma modelimiz var ve bunu yüz yüze temaslarla daha da güçlendiriyoruz. Seçim sürecine kadar hedefimiz 50 bin aktif üyemize birebir ulaşmak. Bu görüşmelerden elde edeceğimiz katkılar 2030 vizyonumuzu daha da güçlendirecek. İş dünyasının beklentilerini merkeze alan bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Bursa'nın geleceğini üyelerimizle birlikte inşa ediyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.