Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tehdit

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel’den sert ara seçim çıkışı! Haber

Özgür Özel’den sert ara seçim çıkışı!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmayla iktidara sert tepki gösterdi. 31 Mart yerel seçimlerinin ikinci yıl dönümüne dikkat çektiği konuşmasında Özgür Özel, “Bursa’yı sandıkta alamayanlar şimdi hakim tokmağı ve savcı cübbesiyle almak istiyor” yorumunda bulundu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasını “haysiyet suikastı” olarak tanımalayan Özel, “500 kişiyi dolandırdığı iddia edilen yalancı tanığın ifadelerine dayanılarak 4 günlük eziyetten sonra Bozbey tutuklandı. Bursa’nın iliğini kemiğini sömürmeye, israfa, ranta devam etmek istiyorlar” dedi. Belediye meclisinde başkan vekili belirleme girişimini de “Bursa iradesine çökme” olarak yorumladı. İSTANBUL DAVASI ELEŞTİRİSİ Özgür Özel, 19 Mart darbesinin üzerinden 384 gün geçtiğini anımsatarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasını “yargılamak değil yargılanmak için bekliyoruz” sözleriyle savundu. İddianamede “560 milyar yolsuzluk, 1200 cep telefonu, parkelerin altından çıkan paralar” gibi iddiaların yer almadığını belirten Özel, “56 kuruş ispatlayamadılar” dedi. “Var dedikleri görüntüler yok oldu, ses kaydı duyulmaz oldu” ifadelerini kullandı. İZMİR MESLEK FABRİKASI TEPKİSİ TBMM'deki grup toplantısında iktidarın İzmir’deki Meslek Fabrikası’nı ele geçirme girişimini de gündeme getiren Özgür Özel,“145 bin kursiyerin meslek öğrendiği, 5800 kursun açıldığı fabrikaya şafak vakti polis operasyonu düzenlediler” diyerek, “Bu harami zihniyetine karşı günleri unutmamayı ve hesabı sandıkta sormayı emanet ediyorum” çağrısı yaptı. Konuşmasında tutuklu belediye başkanları, öğrenciler, gazeteciler ve çevrecilere de değinen Özel, “Rejimin tehdit gördüğü herkes tutuklu” eleştirisini yaptı. “Adam gibi yapacaksın o Adalet Bakanlığı’nı” diyerek Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Özel, konuşmasını “Millet düzenini yeniden kurar, devleti yeniden kurar” sözleriyle tamamladı. SİYASİ ETİK YASASI İLE HODRİ MEYDAN Siyasi Etik Yasası’nı da gündeme getiren Özel, "Eğer Ekrem İmamoğlu mal varlığında belediye yönetiminden sonra izah edemeyeceği bir kuruşu varsa, bir metrekare toprağı varsa Ekrem İmamoğlu bu ülkenin Cumhurbaşkanı adaylığına layık değildir. Mevcut Cumhurbaşkanı da yüzükle başladığı siyasette kendinin ve 1. derece, 2. derece yakınlarının Türkiye’de ve yurtdışında izah edemeyeceği bir kuruşu varsa o da bu vakitten sonra Cumhurbaşkanlığına layık değildir! Açık söylüyorum; Ekrem İmamoğlu’na da kendime de güveniyorum. Bakanına güvenen, kendine güvenen, mahdumuna güvenen çıksın karşımıza göreyim. Hodri meydan" diye konuştu. Geçmişteki siyasi liderlerin "sandıktan asla kaçmadığını" söyleyen Özel, "Erdoğan seçimden kaçacak. Bu ara seçim ya yapılacak ya da korkaklar tarihe yazılacak" diyerek CHP’nin yoğun çalışma temposunda olduğunu ve saldırılara rağmen hizmetlerine devam ettiğini vurguladı.

Bursa’da aranan şahıslara operasyonda 8 kişi yakalandı Haber

Bursa’da aranan şahıslara operasyonda 8 kişi yakalandı

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yapılan operasyonlar kapsamında farklı suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 8 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre; "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak" suçundan 16 yıl 6 ay 7 gün hapis cezası bulunan O.G., Altıparmak Mahallesi’nde yakalandı. "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan 15 yıl 8 ay hapis cezası bulunan E.Ş.’nin tanınmamak için sürekli şapka, gözlük ve atkı kullandığı belirlendi. Şüpheli, Tahtakale Mahallesi’nde metruk bir binada yakalandı. "Tehdit, hırsızlık ve uyuşturucu kullanma" suçlarından 13 yıl 9 ay hapis cezası bulunan S.Ö., adres kontrolü sırasında camdan atlamaya çalışırken yakalandı. "Yağma, hırsızlık ve uyuşturucu kullanma" suçlarından 12 yıl 2 ay hapis cezası bulunan T.Ç. ise Sinandede Mahallesi’nde gözaltına alındı. "Uyuşturucu ticareti" suçundan 12 yıl hapis cezası bulunan H.T., Hüdavendigar Mahallesi’nde saklandığı evin çatı katından kaçmaya çalışırken yakalandı. Uyuşturucu kullanma suçundan 11 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası bulunan ve yurt dışına kaçma hazırlığında olduğu tespit edilen M.N., Soğukkuyu Mahallesi’nde çatıdan kaçmaya çalışırken yakalandı. "Hırsızlık ve uyuşturucu kullanma" suçlarından 9 yıl 9 ay 7 gün hapis cezası bulunan M.A. Altıparmak Mahallesi’nde, aynı suçlardan 14 yıl 1 ay hapis cezası bulunan S.S. ise Güneştepe Mahallesi Yaman Caddesi üzerinde yakalandı. S.S.’nin yakalandığı sırada, "Polis bayram seyran dinlemiyor, bizi Allah kurtarsın" dediği öğrenildi. Gözaltına alınan 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

İran: "Bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır" Haber

İran: "Bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, ABD ve İsrail'in saldırısında zarar gören başkent Tahran'daki Şehid Mahallati Okulu'nda düzenlediği haftalık basın toplantısında konuştu. Bekayi, toplantının söz konusu okulda gerçekleştirilmesinin bilinçli bir tercih olduğunu belirterek, "Bu okulu özellikle seçtik. Burası ilk günden itibaren hedef alındı. Bu mekan, saldırıların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı olmadığının göstergesidir. Burada hayatını kaybeden çocukların anısına saygı duruşunda bulunuyoruz. Bu saldırılar İran halkını hedef almaktadır" dedi. "Kayıtsızlık, kayıtsız kalanları da ortak haline getirir" Bekayi, "Ülkemiz, en zalim kişilerin haksız saldırısına uğramıştır. Bugün yaşananlar hayır ile şer arasındaki açık bir mücadeledir. Son 2 yılda işlenen suçlara karşı sessiz kalınmasının sonucu bugün ortaya çıktı. Komşu ülkelere yönelik saldırılara tanık olundu, ancak harekete geçilmedi. Defalarca eğer adım atılmazsa bu saldırganlığın herkesi etkileyeceği konusunda uyarıda bulunduk. Bugün bölgemiz bu ateşin içindedir. Kayıtsızlık, zamanla kayıtsız kalanları da ortak haline getirir" ifadelerini kullandı. "Düşman hiçbir İranlıya merhamet etmiyor" ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un müzakere sürecine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Bekayi, "Müzakere sürecine ilişkin söylenen her şey yalandan ibaret. Yalanların tarihe gerçek gibi yazılmasına izin vermeyin. Sahte anlatıların yayılmasına karşı durmalıyız. İran'ın bir tehdit olduğunu söylüyorlar. İran gerçekten tehdit miydi? İran asker mi gönderdi? Beyaz Saray'a füze mi attı? Hangi savaşı biz başlattık? Bu çelişkileri görmek gerekir. İran her türlü saldırıya karşı duracaktır. Lütfen İran etrafında kenetlenin. İran'ın ayakta kalmasının sırrı birliktir. İran'ın düşmanları hiçbir İranlıya merhamet etmiyor. Ülke en hassas dönemlerinden birini yaşıyor" şeklinde konuştu. "Müzakereleri denedik, saldırıya uğradık" ABD ile yürütülen temaslara değinen Bekayi, "Niyetlerinin farkındaydık, ancak savaşı önleme ihtimali varsa bunu denemek ve İran'ın uzlaşmaz taraf olmadığını göstermek zorundaydık. Sürece iyi niyetle girdik. Cenevre'de iki tur müzakere yapıldı. Umman, önemli ilerleme sağlandığını açıkladı ve bu ABD'nin bilgisi dahilindeydi. Bir sonraki tur da karşı tarafın talebiyle planlandı. Ancak sonradan dile getirilen nükleer, füze ve diğer talepler müzakere masasında hiç gündeme gelmedi. Bu iddialar saldırıyı haklı göstermek için ortaya atılıyor" dedi. "Tüm dikkatimizi savunmaya vermiş durumdayız" Müzakerelerin yeniden başlama ihtimaline ilişkin de konuşan Bekayi, "Şu an tüm dikkatimizi savunmaya vermiş durumdayız. Müzakereyi denedik. Masadayken bile askeri yetkililere uyanık olmalarını söyledik. Kimse gafil değildi. Dini liderin (Ali Hamaney) şehadetinden saatler sonra güçlerimiz karşılık verdi. Diplomasi iddiasında bulunanlar askeri seçeneğe yöneldi. Müzakereler sürerken saldırıya uğradık, bu unutulmamalı" ifadelerini kullandı. "Bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek" Uluslararası topluma çağrıda bulunan Bekayi, verilen taahhütlerin sözde kalmaması gerektiğini vurgulayarak, "Uluslararası toplum artık kendine gelmeli. Uluslararası hukuk ve insan hakları ayaklar altına alındı. Birleşmiş Milletler (BM) Şartı fiilen yok sayıldı. İran'a saldırı, BM düzeninin sonu anlamına gelmektedir. Güç kullanma yasağı, yani BM'nin temel ilkesi çiğnendi. Üstelik bunu yapan taraf, BM Güvenlik Konseyi üyesi bir rejimdir. Gazetecilerin ve çocukların en büyük katili Siyonist rejimdir. Devlet televizyonumuz yalnızca haber yaptığı için hedef alınmıştır. Uluslararası toplum kör değil, ancak görmezden gelmeyi tercih ederse bunun sonuçlarıyla karşı karşıya kalacaktır. Başlatılan bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, ABD ve Siyonist rejimin yaktığı savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır" şeklinde konuştu. "Çevresel etkiler sınırları aşar" Natanz nükleer tesisine yönelik saldırıya ilişkin Bekayi, yer ve hedeflere dair ayrıntıların askeri mercilerden öğrenilmesi gerektiğini belirterek, "Ancak açık olan bir gerçek var ki karşı taraf hiçbir insani sınırı gözetmiyor. Tesislerimiz Haziran ayında da saldırıya uğramıştı. Şimdi gerçekleştirilen her saldırı yalnızca can kaybına yol açmakla kalmaz, aynı zamanda ciddi çevresel sonuçlar doğurur ve bu etkiler İran sınırlarıyla sınırlı kalmaz. Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde, ABD güçlerinin bulunduğu bölgelerde ortaya çıkabilecek çevresel sonuçlar konusunda uluslararası toplum devreye girmelidir. Biz de gerekli yazışmaları yapacağız. BM Güvenlik Konseyi korkunç bir durgunluk içinde. ABD halkı kendine sormalı, acaba hangi suçtan dolayı bu kadar masum insan, sadece işgalci bir rejim uğruna öldürülüyor?" dedi. "Savaşı durdurması gereken taraf onlar" Savaşın sona erdirilmesine ilişkin de konuşan Bekayi, "Bu savaşı biz başlatmadık. Savaşı durdurması gereken taraf onlar. Bizim tercihimiz diplomasiydi. Ülke içinde de geçmiş tecrübeler ortadayken 'neden müzakereye girildi' şeklinde eleştiriler vardı. Ancak yönetim diplomatik süreci destekledi ve biz de savaşa girmemek için çaba gösterdik. Buna rağmen karşı taraf savaşı seçti. Savaşın sona ermesinin yolu saldırganın durmasıdır. Uluslararası toplum daha fazla geç kalmadan görevini yerine getirmelidir" ifadelerini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul: "İran'a karşı askeri harekatlara katılmayacağız" Haber

Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul: "İran'a karşı askeri harekatlara katılmayacağız"

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Alman kamu yayıncısı Deutschlandfunk radyosuna röportaj verdi. Fransa, İngiltere ve Almanya'nın oluşturduğu E3 ülkelerinin dün yaptığı İran'ın füze fırlatma kapasitesini imhaya yönelik savunma eylemlerine hazır oldukları açıklamasından ülkesinin farklı bir sonuç çıkardığını belirten Wadephul, "Bizim için bu Alman Silahlı Kuvvetleri askerlerimizin saldırıya uğramaları halinde kendilerini savunacakları anlamına geliyor. Bundan öte önlemler planlanmadı" ifadelerini kullandı. "Büyük Britanya'nın aksine, Almanya'nın orada üsleri yok" ABD'nin bölgedeki İngiliz üslerini İran füzelerini ve füze fırlatma rampalarını imha etmek için kullanmasına izin veren İngiltere'nin tutumuna ilişkin olarak ise Johann Wadephul, "Büyük Britanya'nın aksine, Almanya'nın orada üsleri yok. Ayrıca buna karşılık gelen askeri kaynaklarımız da yok" dedi. İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırısının uluslararası hukuka göre yasa dışı olup olmadığı yönündeki soruyu ise Almanya Dışişleri Bakanı Wadephul, "Elbette, bu konuda şüpheler var, bu tartışılmaz bir gerçek. Ancak karşı karşıya olduğumuz siyasi ve güvenlik boyutlarının kapsamlı bir değerlendirmesini yapmalıyız. Alman hükümeti olarak bunun bizim için burada ne anlama geldiğini söylemek bizim sorumluluğumuz. Ve İran, sadece İsrail ve bölge için değil, Almanya ve Avrupa için de önemli bir tehdit oluşturuyor. Ama Almanya İran'a karşı askeri harekatlara katılmayacak" değerlendirmesinde bulundu. Alman bakan, "Eğer bu rejim durdurulursa ve geçmişte olduğu gibi bize karşı artık harekete geçemezse, bu Almanya'daki güvenliğimizi artırır. Ve bu benim için çok önemli bir husus" şeklinde konuştu. Almanya, Irak'ta görev yapan askerlerinden büyük kısmını Ürdün'de konuşlandırmıştı Almanya, bölgede artan gerilim nedeniyle geçtiğimiz haftalarda Irak'ta NATO misyonu kapsamında görev yapan askerlerinden büyük kısmını Ürdün’de konuşlandırmıştı. Almanya’nın Irak’ta çok az sayıda askeri bulunuyor. Fransa, İngiltere ve Almanya’nın oluşturduğu E3 ülkeleri dün yaptıkları açıklamada, İran'ın insansız hava aracı (İHA) ve füze fırlatma kapasitesini yok etmeye yönelik olanlar dahil İran’a karşı "gerekli ve orantılı savunma eylemlerine" hazır olduklarını bildirmişti.

Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu! Haber

Müebbet hapis talep edildi, 10 yıl 10 aya mahkum oldu!

Olay, 28 Temmuz 2024 tarihinde merkez Yıldırım ilçesi Vatan Mahallesi’nde meydana geldi. 3 katlı apartmanın bodrum katında çıkan yangında, evde yalnız yaşayan 72 yaşındaki Faik Yorgun’un yanmış halde cansız bedenine ulaşıldı. İlk etapta yangın olarak değerlendirilen olayda, Bursa Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopside Yorgun’un boyun kemiklerinde kırık tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi. Antalya’dan gelip yangın süsü vermişti Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin çalışmasında, olay günü Antalya’dan Bursa’ya gelen Akdeniz Üniversitesi Makine Teknikerliği 2’nci sınıf öğrencisi Mustafa P.’nin eve girip çıktıktan sonra yangının yaşandığı belirlendi. Terminal ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, şüpheliyi kısa sürede gözaltına aldı. Mustafa P. ilk ifadesinde maktulü başına vurduktan sonra iple boğarak öldürdüğünü ve ardından evi ateşe verdiğini itiraf etti. Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanarak 15 yıl hapis cezası verildi. İstinaf sürecinde yeni değerlendirme Karar hem cumhuriyet savcısı hem de sanık müdafii tarafından istinafa taşındı. Dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nde görüldü. Sanık Mustafa P. duruşmaya Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan SEGBİS ile katıldı. Sanık savunmasında, maktulün yıllar boyunca kendisine cinsel istismarda bulunduğunu, tehdit ve şantajla evine çağırdığını, olay günü de bıçakla saldırdığını öne sürdü. "Müvekkilim çocuk yaştan itibaren baskı altındaydı" Duruşmada söz alan sanık müdafii Avukat Taşkın Temel, müvekkilinin yıllar boyunca maktul tarafından cinsel istismara uğradığını, tehdit ve şantajla baskı altında tutulduğunu savundu. Avukat Temel, müvekkilinin çocuk yaştan itibaren psikolojik olarak esir alındığını, üniversiteye gitmesine rağmen baskının devam ettiğini belirterek, olay günü de maktulün bıçakla saldırmaya yeltendiğini ileri sürdü. Temel, olayın en azından ağır haksız tahrik altında gerçekleştiğinin açık olduğunu, hatta meşru müdafaa hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek daha fazla indirim ve tahliye talebinde bulundu. İddia makamı ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığını belirterek sanık aleyhine istinaf talebinde bulundu. Müebbet hapis, ardından 10 yıl 10 ay İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin kararını kaldırarak sanığın "kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmetti ve önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak maktulden kaynaklanan ağır haksız tahrikin etkisi altında suçun işlendiği kanaatine varılarak Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanıp ceza 13 yıl hapse düşürüldü. Mahkeme, meşru müdafaa hükümlerinin oluşmadığı kanaatine varırken, haksız tahrik indiriminin uygulanmasını uygun buldu ve takdiri indirimle birlikte cezayı 10 yıl 10 aya düşürdü. Mahkeme, yerel cumhuriyet savcısının istinaf talebini reddederken, sanık müdafiinin tahrik indiriminin artırılması yönündeki talebini kabul etti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.