Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tehdit

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tehdit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tehdit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çetelerden ele geçen suç unsurları emniyette sergilendi Haber

Çetelerden ele geçen suç unsurları emniyette sergilendi

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube ekiplerince 10 Eylül-10 Ekim tarihlerinde silah imalatı, ticareti ve kaçakçılığı yapan kişiler ile iş yeri kurşunlama, yağma, yaralama, tehdit ve kasten öldürme gibi suçlara karışmakla suçlanan motosikletli suç çetelerine yönelik il genelinde kapsamlı operasyonlar gerçekleştirilmişti. 85 ayrı suç eylemine yönelik savcılık koordinesinde yürütülen soruşturmalarda silahlı faaliyetlerde bulundukları tespit edilen 289 şüphelinin yakalandığı duyurulmuştu. Şüphelilerden 175'i ise çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanmıştı. Yakalanan 51 şüphelinin yasal işlemleri devam ederken, operasyonlarda çete üyelerinden çıkan 153 tabanca, 1 uzun namlulu silah, 1 otomatik tabanca, 6 av tüfeği ve bin 24 mermi ile suçta kullanılan çalıntı 6 motosiklet, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Fatih'teki Vatan Caddesi Yerleşkesinde sergilendi. Sergiyi gezen İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, hiçbir suç örgütüne geçit verilmeyeceğinin altını çizdi. Yıldız, "Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce son bir ay içerisinde silah ticareti, imalatı ve kurşunlama eylemlerine karışan şahıslara yönelik yapılan operasyonlar sonucunda 289 şahıs gözaltına alınmış, 175 şahıs tutuklanmış, 51 şahsın işlemleri devam etmektedir. Operasyonlar neticesinde suçta kullanılan çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirilmiştir. Özellikle bu süre zarfında 20 adet kurşunlama eylem girişimi engellenmiştir. İki teker üzerinde suç işleyenler bilsinler ki İstanbul emniyetinin demir yumruğu suç örgütlerinin üzerinde olmaya devam edecektir. Aynı azim ve kararlılıkla suçla mücadeleyi sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu Haber

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu

Olay, Karacabey ilçesi Güngörmez Mahallesi'ndeki ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre Gökçe Alkan (18) ile erkek arkadaşı Mustafa B. (24), otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa B.'nin bıçakla Gökçe Alkan'ın boğazını kestiği öne sürüldü. Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli de kendisine zarar verip boynundan yaralandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. "Çıkma dedim ama çıkacağım dedi" Kızının ölümünden önce son kez birlikte vakit geçiren anne Alkan, Gökçe'nin olay günü saat 18.00 sıralarında dışarı çıkmak istediğini söyledi. Saat 18.00'a kadar kızıyla birlikte olduğunu belirten acılı anne, "18.00'a kadar beraberdik. O saatten sonra 'Dışarı çıkacağım anne' dedi. 'Çıkma' dedim ben ona. 'Çıkacağım' dedi' ifadelerini kullandı. Kızının erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını söyleyen anne, daha önce tehdit edilip edilmediğini de bilmediğini belirterek, "Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi" dedi. Saatlerce telefonuna ulaşamadı Gökçe'den haber alamayınca endişelenmeye başladığını anlatan anne Alkan, saat 21.00'den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına cevap verilmediğini söyledi. Bir süre sonra damadının kendilerine Gökçe'nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini söylediğini aktaran anne, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve gerçeği burada öğrendiğini belirtti. "Adalet istiyorum" Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, "Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum" dedi. Anne Alkan, 5 Ekim'de Gökçe için düzenlenen yürüyüşte de "Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" sözleriyle adalet çağrısında bulunmuştu. Ablası: "Sessiz, sakin, sürekli gülümseyen biriydi" Gökçe Alkan'ın ablası Özlem Akbay ise kardeşinin sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen bir genç kız olduğunu söyledi. Olaydan kısa süre önce kardeşiyle birlikte vakit geçirdiğini anlatan abla Özlem Akbay, Gökçe'nin o gece kendisini çağırması üzerine yanına gittiğini belirterek, "Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu" dedi. Ablasının anlatımına göre Gökçe'nin erkek arkadaşı, iki gündür kendisine ulaşmadığını ve hastanede olduğunu söylemişti. Bu anlatıma inanmadığını belirten abla Özlem Akbay, kardeşine erkeğin kendisine yalan söylediğini düşündüğünü belirterek, "Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim" diyen abla, erkek arkadaşının gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını söyledi. "Gitme dedim, yüzleşmek istedi" Gökçe'nin öldürüldüğü gün erkek arkadaşının yeniden kendisini aradığını anlatan abla Özlem Akbay, Mustafa B.'nin kaza yaptığını ve otomobilini göstermek istediğini söylediğini aktardı. Kardeşine gitmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu belirten abla, "Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? ‘Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım' dedi" ifadelerini kullandı. Gökçe'nin bunun üzerine buluşmaya gittiğini belirten abla, yaşananların planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü söyledi. "Telefonunu sahile attığını ölümünden sonra öğrendim" Kardeşine erkek arkadaşının uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sorduğunu aktaran Özlem Akbay, "Gökçe'nin kendisine "Hayır, içmiyor. Benim yanımda sigara bile içmiyor" dediğini söyledi. Ancak daha sonra çevreden farklı söylentiler duyduğunu belirten abla, Gökçe'nin başka bir telefonunun olduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını kardeşinin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini ifade etti. "Çocuğa sordum, kardeşime ne oldu diye" Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Gökçe'nin ablası, burada şüpheliyle karşı karşıya geldiğini söyledi. İlk başta yaşananları kaza olarak düşündüğünü belirten abla, "Çocuğa sordum, 'Kardeşime ne oldu, ne olur söyle' diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi" dedi. Gökçe'nin hakkını arayacağını belirten abla, "Gökçe'nin hakkını aramak istiyorum. Adalet istiyorum" diye konuştu. Dayısı: "Melek gibi bir kızdı" Gökçe Alkan'ın dayısı Şenol Yavuz da yeğeninin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi. Gökçe'yi 18 yaşına kadar el bebek gül bebek büyüttüklerini belirten Yavuz, "Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi" dedi. Yeğeniyle olaydan birkaç gün önce görüştüğünü ancak erkek arkadaşıyla ilgili herhangi bir konuşma yapmadıklarını belirten Yavuz, daha önce Gökçe'nin tehdit edildiğine yönelik kendisine herhangi bir bilgi ulaşmadığını söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler" Olayı ilk olarak farklı şekilde öğrendiğini anlatan Şenol Yavuz, kendisine önce Gökçe'nin hastaneye kaldırıldığı bilgisinin verildiğini söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik" diyen Yavuz, cinayetin nasıl işlendiğine dair kendilerinin de tüm ayrıntıları bilmediğini ifade etti. Gökçe'nin cenazesi toprağa verildi Bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı'ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Gökçe Alkan'ın, ailenin 3 kız çocuğunun en küçüğü olduğu belirtildi. Gökçe Alkan'ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Uluabatlı Hasan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından genç kız toprağa verildi. Öte yandan, Gökçe Alkan için 5 Ekim'de Karacabey'de yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe'nin fotoğraflarıyla yürüyen vatandaşlar, "Gökçeler ölmesin" sloganları atarak kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilmiş videoları kalırken, kapının önüne de giymeye doyamadığı spor ayakkabıları konuldu

ABD Başkanı Trump, Flydubai olayından İran’ın sorumlu olduğuna inandığını söyledi Haber

ABD Başkanı Trump, Flydubai olayından İran’ın sorumlu olduğuna inandığını söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, ara seçimler öncesindeki kampanya çalışmaları çerçevesinde Nebraska’ya yapacağı seyahat öncesinde Beyaz Saray’ın bahçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafineri tesislerine saldırıları ile yaşanan dizel sıkıntısına ilişkin bir soru alan Trump, "Bunu onlarla görüştük. Sanırım saldırıları yavaşlatıyorlar. Ama bu durum çok fazla soruna yol açıyor. Sorun, rafineri eksikliği. Hürmüz Boğazı’ndan çok büyük miktarlarda petrol geliyor. Bu çok iyi. Fakat savaş yüzünden rafineri eksikliğimiz var" dedi. Ara seçimlerden önce Kanada ile ticaret görüşmelerini yeniden başlatma ihtimaline ilişkin bir soru alan Trump, "Bilmiyorum. Kanada, ABD’ye çok kötü davranıyor. Bilmiyorum. Onları suçüstü yakaladık. Benden başka kimsenin bilmediği birçok gümrük vergisi uyguluyorlar. Sonunda işler yoluna girecek. Ama bilmiyorum Acelem yok" dedi. Trump, "Kanada’dan tek istediğimiz dürüst olmaları. ABD’ye karşı dürüst değiller ve yıllardır bizden istifade ettiler" ifadelerini kullandı. Bombardıman uçaklarının İngiltere’den "tehdit nedeniyle" çekildiğini doğruladı ABD’nin bombardıman uçaklarını İngiltere’den çekmesinin belirli bir tehdit nedeniyle mi gerçekleştirildiği sorusuna Trump, "Evet, sanırım bunu söyleyebiliriz. Oradan tesadüfen uçup ayrılmadılar. Bazı tehditler vardı" cevabını verdi. Trump, "Düşmanı saldırmaya teşvik etmek yerine onu yakalayıp yeneceğiz. Ama onları neden orada bırakalım ki? Bu yüzden yerlerini biraz değiştirdik. Çok uzağa çekmedik" dedi. İranlılarla doğrudan görüşmeye açık olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, her zaman" cevabını verdi. Suudi Arabistan’ın Yemen hükümet güçleriyle birlikte Husilere karşı ortak taarruzu hakkında ne düşündüğü sorusuna Trump, "Her şey çok iyi sonuçlanacak" şeklinde yanıt verdi. "Evet, İran bağlantılılar" İran’ın İngiltere’ye savaş dronları getirmiş olması ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Size bunu söyleyemem. Fakat eğer böyle bir şey yaptılarsa, çok ağır bedel ödeyeceklerdir" şeklinde cevap verdi. Trump, ABD’nin bombardıman uçaklarını İngiltere’den çekmesine neden olan tehdidin ne olduğuna ilişkin bir soruya ise, "Bir tehdit olabileceğine dair bir bilgimiz vardı. Onları neden orada bırakalım? Nisbeten yakın bir yere taşımak çok az paraya mal oluyor. Ama evet, bir tehdit vardı ve tehdit olduğunda onları başka bir yere taşırız" şeklinde yanıt verdi. Trump, "Tehdidi oluşturan kişileri de biliyoruz ve kendileri için büyük sorun oluşturdular" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, tehdidin kaynağının İran bağlantılı olup olmadığı sorusuna ise, "Evet, İran bağlantılılar" cevabını verdi. Rusya’daki veba salgınını "çok ciddi biçimde" incelediklerini açıkladı Rusya’daki salgına ilişkin endişeleri sorulan Trump, "Evet, endişe duyuyorum. Zatürre vebası deniliyor. Zatürre eskiden kontrol altına alabildiğimiz bir hastalıktı ama bir şekilde mikroplar daha dirençli ve daha akıllı hale geldi. Bir ordu gibiler. Mikroplar eskisine göre gerçekten güçlendi. Zatürreye karşı eskiden işe yarayan tedaviler artık aynı ölçüde etkili olmuyor" dedi. Vebanın Rusya’dan yayılma riskine karşı ne yapılacağı sorusuna Trump, "Konuyu çok ciddi biçimde inceliyoruz. Daha yeni duyduk" cevabını verdi. ABD’nin Rusya’ya yardım sağlamaya hazır olduğunu da ifade eden Trump, "Onlara yardım edeceğiz. Elimizden geldiğince yardım sağlayacağız" şeklinde konuştu. Turmp, benzin fiyatlarına ilişkin olarak ise, "Benzin fiyatları çok hızlı düşüyor. Savaş bittiğinde hızla düşecek. Savaş da çok yakında bitecek. Bu savaş, öyle ya da böyle, çok yakında bitecek. Bildiğiniz gibi, Hürmüz Boğazı’ndan rekor miktarda petrol çıkarıyoruz. Şu anda yaşadığımız sorunlardan biri, Rusya’daki rafinerilerin çok ağır biçimde vurulması. Bunun etkisi dizelde görülüyor. Normal benzinde değil, dizelde. Dolayısıyla bu bir sorun" dedi. Bu sorun nedeniyle Avrupa’nın dizel stoklarını piyasaya sürdüğünü ifade eden Trump, "Herkes birlikte çalışıyor, petrol fiyatları düşüyor. İşin güzel tarafı ise, İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacak olması" şeklinde konuştu. Litvanya’nın ABD’ye ülkede kalıcı bir Amerikan üssü kurma davetinde bulunmasına yorumu sorulan Trump, "Onlar dostlarımız ve harika insanlar. Dolayısıyla bunu kesinlikle değerlendireceğiz" dedi. Trump, Flydubai uçuşundaki saldırıdan İran’ın sorumlu olup olmadığı sorusuna ise, "Evet, şahsen öyle düşünüyorum" cevabını verdi. Bu açıklamasıyla Trump, bugün aynı konuya ilişkin açıklamalarda bulunan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile ters düşmüş oldu. Bugün Alaska’ya uçmak üzere yola çıkmadan önce gazetecilere konuşan Başkan Yardımcısı Vance, İran’ın olayda rol oynadığına dair kesin bir kanıt görmediğini söylemişti.

MHK soruşturmasında ilk şikayet dilekçesini veren Avukat Halil İbrahim Atabay: "Ahmet Şahin özelinde para trafiği MASAK tarafından araştırılacaktır" Haber

MHK soruşturmasında ilk şikayet dilekçesini veren Avukat Halil İbrahim Atabay: "Ahmet Şahin özelinde para trafiği MASAK tarafından araştırılacaktır"

‘Evrakta sahtecilik’ ve ‘mobbing’ gibi suçlamalarıyla başlatılan soruşturma kapsamında Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, TFF Merkez Hakem Kurulu Eski Başkan Vekili Ahmet Şahin, TFF Merkez Hakem Kurulu Eski Üyesi Yunus Yıldırım, MHK Üyesi ve TFF Eğitim ve 4. Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif gözaltına alındı. 8 Mart 2022 tarihinde MHK'nin aldığı kararla görevlerine son verilen Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus, Alper Ulusoy, Hüseyin Göcek, Tugay Kaan Numanoğlu, Bahattin Şimşek, Burak Şeker, Mert Güzenge, Murat Erdoğan, Kutluhan Bilgiç, Serkan Tokat, Süleyman Abay, Hakan Ceylan gibi hakemlerin avukatlığını üstlenen Avukat Halil İbrahim Atabay, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Ferhat Gündoğdu ve diğer sorumlular hakkındaki ilk şikayet dilekçesini 2025 yılının eylül ayında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim eden Atabay, "Futbol ailesine gölge düşürenlerin haksız yere tasfiye edilen hakemler değil, bizzat kendileri olduğu ortaya çıktı" dedi. "Elimizdeki bilgi, belgelerin hepsini Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na bizzat teslim ettik" Hakem atamaları ve klasman yükseltilmelerinin usulsüzlüğü, sınav sorularının önceden belli adaylara verilmesi, hakem değerlendirmelerinin usule aykırı yapılması konusunda söz konusu isimler hakkında şikayetlerini tam 1 sene önce yaptıklarını dile getiren Atabay, "Hakem atamalarının usulsüzlüğü, klasman yapmalarının ve belirlemelerinin usulsüzlüğü, sınav sorularının önceden verilmesi, hakem değerlendirmelerinin usule aykırı yapılması... Bunların hepsi sezon sonunda veya sezon içerisinde hakem klasmanları yapılırken kimin klasmanı düşürülüp kimin klasmanı yükseltileceğine yönelik eylemleri Ferhat Gündoğdu, Yunus Yıldırım, Ahmet Şahin (PMİK) ve diğer MHK üyeleri belirliyordu. Bunun usulsüzlük tespitine ilişkin suç duyurusu geçtiğimiz sene dokuzuncu ayda yapıldı. Bu süreçle alakalı olarak özellikle PMİK üyeleri sorumluydu. Biz o dönemde elimizde hangi bilgi, belge varsa hepsini Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na bizzat teslim ettik. " ifadelerini kullandı. "Ahmet Şahin’in görünmeyen başkan olduğundan bahsettik" 8 Mart'ta mağdur olan hakemlerin o dönemki tahkim kurulunda avukatlığını üstlendiğini hatırlatan Halil İbrahim Atabay, "O tahkim davalarını kazandım. Bu kez ikinci 8 Mart vakası yaşandı. Bu kararda yine tahkime ben gittim. Bu defa tahkime bir şekilde müdahale edildiğini düşünüyoruz, çünkü bir önceki kazanılan Tahkim Kararının gerekçesinde bahsedildiği üzere ortada somut ve değerlendirilebilir hiçbir veri ve delil yoktu. Aynı hakemlerin ve o dönem bu yanlış uygulamaya karşı çıkan hakem ve gözlemcilerin hepsini yine gönderdiler. Bu MHK gönderdi. Biz bunların usulsüz olduğunu, nasıl usulsüzlük yapıldığını, hepsini açık açık anlattık; elimizdeki evraklarla, belgelerle. Bu adamların mobbing yapılarak maç verilmeyerek, bazılarının seminere çağrıldığını, bazılarının seminere dahi çağrılmadığını anlattık. Evraklarını verdik. O dönem federasyonda görevli olan Eren Acar isimli şikayetçilerden bir tanesi, buradaki usulsüzlüklerin nasıl yapıldığını elinde belgelerle beraber savcılığa teslim etti. O yardımcı oldu bu konuda. Bu şekildeki bütün hukuksuzluklarını açıkça belgeleriyle beraber somutlaştırdık. Bir senedir soruşturma dosyası devam ediyordu. O kadar çok ifade veren vardı ki dosyada. Bunların hepsini derleyip toplayıp bir araya getirmeleri bir seneyi buldu. Biz, Ahmet Şahin'in bu oluşturulan Merkez Hakem Kurulu yapısının içerisindeki yerinden bahsettik. Ne kadar önemli olduğundan, aslında görünmeyen başkan olduğunu anlattık." şeklinde konuştu. "Yunus Yıldırım, Ali Tuna üzerinden bir oteldeki kaydın araştırılmasını istedi" Avukat Atabay, gözaltına alınan isimlerden Yunus Yıldırım'ın, Ali Tuna üzerinden bir oteldeki kaydın araştırılmasını istediğine değinerek, "Yunus Yıldırım'ın, Ali Tuna üzerinden bir oteldeki kaydın araştırılmasını isteyip ret cevabı geldikten sonra Ali Tuna'ya maç verilmeyip ve sonunda da hakem yazılı sınavından geçerli not alamadığı bahanesiyle klasman düşürülerek hakemliğinin bitirilmesi olayına kadar süreçlerin hepsini anlattık. Ali de sağ olsun bunların hepsine ilişkin suç duyurusunda bulunmuştu. Ve sınav kağıdındaki yazıların kendisine ait olmadığını ileri sürerek evrakta sahtecilik suçuna ilişkin suç duyurusunda bulunarak tabiri caizse ilk taşı atmış oldu. Sonucu bugün beklediğimiz gibi oldu sonunda. Hepsi gözaltına alındı. Bu işin içerisinde sadece Ahmet Şahin’den bahsetmek olmaz. Ferdi Karadoruk da bu işin içerisinde aktif olarak rol alıyor görüldüğü üzere. Sosyal medyada yazışmalarını tek tek okuduk somut olarak. Buna ilişkin birden fazla kişi o dönem sınav sorularını kendisine yakın olan ve klasman yükseltmek istediği hakemlere verdiğine yönelik beyanlarda bulunmuştu ve suç duyurusunda bulunmuştu. O dönemde mağdur edilen hakemlerin hepsinin kirli olduğu yönünde asılsız bir sürü iddiadan bahsedildi. Basında buna ilişkin haberler yaptırıldı. Tahkim kurulunun gerekçeli kararında da futbol ailesine gölge düşürdüklerinden bahsedildi. Bugün anlıyoruz ki futbol ailesine gölge düşürenlerin aslında o haksız ve hukuksuz yere tasfiye edilen hakemler değil, bizzat kendileri olduğu ortaya çıkmış oldu. Bu süreç o yüzden çok değerli. İnşallah tutuklulukla sonuçlanır ki bundan sonra hakemlerin üzerindeki baskı da kalmış olur. Hakemler daha rahat maç yönetecek diye inanıyorum" diye konuştu. "Hakemleri ‘HTS kayıtların elimizde kimlerle görüştüğüne dikkat et’ diye tehdit ettiler" Mevcut hakemlerin de içinde bulunduğu birçok hakemin, MHK tarafından özel görüşmeler esnasında ‘HTS kayıtların elimizde kimlerle görüştüğüne dikkat et’ şeklinde cümlelerle tehdit edildiğini savunan Atabay, şöyle devam etti: "Hakemler inanılmaz baskılı bir süreç yaşıyorlardı. Herkesin seminerlerde özel olarak odalara çağrılıp ‘HTS kayıtların elimizde kimlerle görüştüğüne dikkat et’ diyecek kadar cesaret alıp da bir şekilde hukuk dışı yollara saparak, insanların kimlerle irtibatta olduklarına dahi kayıtları ellerine aldıklarına ilişkin olarak beyanları var birçok hakemin. Aktif olan hakemlerden bahsediyorum. Bunların hepsi yargılama sırasında tek tek ortaya çıkacak. İnsanların birçoğu korkudan konuşamıyordu. Çünkü sistemin içerisindeyken sistemin başındaki insana karşı konuşmak çok zordur. Yargılama süreci başladığı zaman aktif hakemlerin birçoğunu tanık olarak dosyada çağıracaklardır. O zaman Türkiye çok daha büyük şeyler öğrenecektir. Maçların sonuçlarına tesir edilmeye çalışıldı mı, MHK başkanı tarafından veya başkan vekili tarafından. Bunların hepsi tek tek ortaya ortaya çıkacaktır. Böylece insanların kafalarında oluşan birçok soru da aydınlanmış olacaktır hakemlerle ilgili." "Ahmet Şahin özelinde para trafiği MASAK tarafından araştırılacaktır" Halil İbrahim Atabay, gözaltı işlemi uygulanan 7 kişiden sonra bir ikinci dalga bir operasyon beklediğini de aktararak, "Sanırım oraya ilişkin araştırma devam ediyor. Çünkü Ahmet Şahin özelinde bir parasal anlamda trafik, MASAK tarafından araştırılacaktır. En zayıf halka konuştuğu zaman da tüm sistemleri çökecektir" dedi. "Ferhat Gündoğdu ve MHK üyelerinin hepsinin el yazılarının alınması lazım" Eski hakem ve avukat Halil İbrahim Atabay, soruşturmanın seyrine ilişkin öngürüsünün sorulması üzerine ise şunları belirtti: "Resmi evrakta sahtecilik durumu var. Ali Tuna’nın el ürünü olmayan ve bunun kriminal olarak raporlanmış bir şekilde adli raporu var. O evrak varken artık burada suç işlenmiş ve somut delil elde edilmiş duruma geliyor. Ferhat Gündoğdu'nun ve aslına bakarsanız diğer MHK üyelerinin hepsinin el yazılarının alınması lazım. İmza örneklerinin alınması lazım. O yazıyı kim yazdı? Onun bulunması lazım. Ondan dolayı da tutukluluğun geleceğine benim inancım sonsuz. Çünkü çok ciddi bir delil tespit edilmeseydi ve ortaya konulmasaydı bu operasyonu yapmazlardı."

İnternette kadın kılığına girip evlilik vaadiyle kandırdılar, sonra tehdit ettiler Haber

İnternette kadın kılığına girip evlilik vaadiyle kandırdılar, sonra tehdit ettiler

Bursa’da internet üzerinden evlilik vaadi ve eskort ilanlarıyla vatandaşları dolandırdığı, ardından mağdurları tehdit ederek daha fazla para aldığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tespit edilen zanlılara eş zamanlı baskınlarda çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, gözaltına alınan 12 şüpheliden 10’u tutuklandı. Öte yandan bazı şüphelilerin sanal alemde kendilerini kadın olarak tanıttıkları da ortaya çıktı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık yaptıkları değerlendirilen şüpheliler takibe alındı. Yapılan çalışmalarda şüphelilerin, "evlilik vaadi" ve "eskort" yöntemiyle vatandaşlarla iletişime geçerek para aldıkları, sonrasında ise mağdurları tehdit ederek daha fazla maddi menfaat sağlamaya çalıştıkları tespit edildi. Eş zamanlı operasyon Ekiplerin çalışmasının ardından şüphelilerin adresleri belirlendi. Savcılık talimatıyla tarihinde şüphelilere ait ikametlere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda dolandırıcılık faaliyetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen çok sayıda dijital materyale el konuldu. 10 şüpheli tutuklandı Soruşturma kapsamında adli işlem yapılan 12 şüpheli, adliyeye sevk edildi. Mahkemece 2 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, 10 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Emniyet yetkilileri, vatandaşları mağdur eden dolandırıcılık örgütlerine yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

Turizm güvenliğini bozanlara darbe Haber

Turizm güvenliğini bozanlara darbe

Adalet Bakanı Akın Gürlek, haziran, temmuz ve ağustos aylarında 16 ilde turizm güvenliğini tehdit eden 164 olay ve soruşturma kapsamında 323 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını, bunlardan 106’sının tutuklandığını açıkladı. Bakan Gürlek, “Turizm bölgelerimizde huzur ve güvenliğe gölge düşürecek hiçbir eyleme müsamaha göstermiyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin ve vatandaşların huzur ve güvenliğini korumak için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade eden Bakan Gürlek, Türkiye’nin turizmdeki güçlü marka değerini daha ileri taşımayı hedeflediklerini kaydetti. Bakan Gürlek, Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda jandarma ve polis ekiplerince haziran, temmuz ve ağustos aylarında 16 ilde yürütülen çalışmaların sonuçlarına ilişkin şunları kaydetti: “Haziran, temmuz ve ağustos aylarında 16 ilimizde turizm güvenliğini tehdit eden 164 olay ve soruşturmada 323 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. 106 şüpheli tutuklandı, 56 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı” “TÜRKİYE GÜVENLİ BİR TURİZM ÜLKESİDİR; ÖYLE KALMASI İÇİN GEREKEN HER ADIMI ATMAYA KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ” Çalışmalarda görev alan Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma teşkilatlarının ilgili birimlerine teşekkür eden Bakan Gürlek, “Bu çalışmalarda emeği geçen Cumhuriyet başsavcılıklarımıza, emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın ilgili birimlerine ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Türkiye güvenli bir turizm ülkesidir; öyle kalması için gereken her adımı atmaya kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek’in paylaştığı verilere göre, turizm dolandırıcılığı, hanutçuluk ve haksız ticari kazanç eylemleri kapsamında 71 şüpheli hakkında işlem yapıldı, bunlardan 20’si tutuklandı. Şiddet, tehdit, yağma ve zorbalık eylemleri kapsamında 175 şüpheli hakkında işlem yapılırken, 43 şüpheli tutuklandı. Turistlerin malvarlığına yönelik suçlar nedeniyle 62 şüpheli hakkında işlem yapıldı, 40 şüpheli tutuklandı. Ayrımcılık, özel hayatın ihlali, inanç özgürlüğüne ve toplumsal değerlere yönelik eylemler ile kamu düzenini ve turizm güvenliğini zedeleyen diğer suçlar kapsamında ise 15 şüpheli hakkında işlem yapıldı, bunlardan 3’ü tutuklandı.

Yeni nesil suç örgütü operasyonu: 16 tutuklama Haber

Yeni nesil suç örgütü operasyonu: 16 tutuklama

Kayseri’de, ’Şirinler’ olarak bilinen yeni nesil suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 32 şüpheliden 16’sı tutuklanırken, 16’sı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan 16 şahıs sağlık kontrolünün ardından cezaevine gönderildi. Edinilen bilgiye göre, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ’Şirinler" ismi ile bilinen yeni nesil suç örgütüne yönelik İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Organize Suçlar Büro Amirliği ekiplerince kent genelinde organize suç örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışmalar yürütüldü. Yürütülen soruşturmada H.Ö.O. liderliğinde kurulduğu değerlendirilen H.Ö.O. suç örgütünün, ’kasten öldürmeye teşebbüs’, ’kasten yaralama’, ’tehdit’, ’yağma’, ’yağma amaçlı tehdit’, ’hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit’, ’yağmaya azmettirme’, ’suçu ve suçluyu övme’, ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ’mala zarar verme’ ve ’suç üstlendirme’ suçlarına ilişkin 89 eylem gerçekleştirdikleri, bu olaylara karışan 80 harici şüpheli ve 68 mağdurun olduğunun tespit edildiği, soruşturma kapsamında 2’si tutuklu 34 hedef şüpheli şahsı yakalamak için eş zamanlı operasyon düzenlendi. Kayseri merkezli İstanbul, Antalya, Konya ve Kırıkkale olmak üzere 5 ilde 32 şüpheli şahsa yönelik olarak 35 ikamet 5 iş yeri olmak üzere toplam 40 adreste 98 ekip, 10 özel harekat unsuru, 1 TOMA ile 1 çevik kuvvet timiyle eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda, H.Ö.O., M.Ş., S.A.A., E.Ö., C.E., E.U., C.T., M.D., M.K., M.K., İ.G., R.Ş., M.A.O., Ö.Ç., Y.T., U.D., E.Ç., A.K., Z.E., H.Ş., İ.G., M.İ., E.Ç., G.Ş., M.K., F.K., B.K., C.K., H.Ş., M.Y., C.K. ve H.T.Y. yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan aramalarda ise, 1 adet ruhsatlı silah, çok sayıda çek, senet, doküman, 88 adet 9 mm tabanca fişeği, 2 adet bıçak, Çok sayıda harddisk, laptop, bilgisayar ile 1 fişeklik uyuşturucu madde ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilen 32 şüpheli adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen 32 şahıstan 16’sı tutuklandı Öte yandan, emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilen 32 şüpheli adliyeye sevk edildi. 32 şahıstan 16’sı çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 16 şahıs adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan 16 şahıs işlemlerin ardından cezaevine gönderildi.

Antalya ve Kayseri’de 4 yeni nesil suç örgütüne operasyon: 42 şüpheli yakalandı Haber

Antalya ve Kayseri’de 4 yeni nesil suç örgütüne operasyon: 42 şüpheli yakalandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Antalya ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturmalar kapsamında, 4 yeni nesil suç örgütüne yönelik operasyonlarda 42 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Antalya ve Kayseri’de toplam 46 şüphelinin hedef alındığı operasyonlar gerçekleştirildiğini belirtti. Antalya’da üç ayrı yeni nesil suç örgütünün şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini sosyal medya üzerinden öven veya örgütlerin eylemlerinde yer almaya yönelik paylaşım yapan 14 şüpheliye yönelik operasyonda 10 şüphelinin yakalandığını, aramalarda uyuşturucu madde ele geçirildiğini bildirdi. Kayseri’de ise 68 mağdura yönelik 89 ayrı suç eylemi gerçekleştirdiği tespit edilen yeni nesil suç örgütüne yönelik 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 32 şüphelinin tamamı yakalanarak gözaltına alınırken, aramalarda silah, mühimmat, çek ve senetler, dijital materyaller ile uyuşturucu madde ele geçirildi. Gürlek, operasyonları yürüten Cumhuriyet Başsavcılıkları ile emniyet müdürlüklerine ve görev alan kamu personeline teşekkür ederek, "Gençlerimizi suç örgütlerinin ağına düşürmeye, şiddeti normalleştirmeye ve suçu bir güç ve itibar unsuru gibi göstermeye çalışan hiçbir yapıya müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.