Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tcg Anadolu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tcg Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tcg Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sahada Güçlü Olmayan Masada Yer Bulamaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sahada Güçlü Olmayan Masada Yer Bulamaz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen açık deniz karakol gemisi Cam Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslimi ve Türk Deniz Kuvveleri Komutanlığı platformlarının hizmete giriş ve bayrak çekimi törenine katıldı. Törende İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda inşa edilen Contraamiral Roman korveti Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na, TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi ise Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi. "Dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor" Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ve Romanya heyetine "Hoş geldiniz" diyerek başladı. Bugün dünyanın gözbebeği İstanbul’da denizciliğin, mühendisliğin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini söyleyen Erdoğan, "Sayın cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizde, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. Cam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken, Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz’in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum. Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken, bizim ’zor oyunu bozar’ dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyor. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli-açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık" ifadelerini kullandı. "Askeri gemi inşa sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor" Türkiye’nin savunma ihracatında dünyanın 11’inci büyük ülkesi konumunda olduğunu belirten Erdoğan, "Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakam sadece bir hafta içinde gerçekleştiriliyor. Askeri gemi inşa sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalarda 140’ı aşkın deniz platformu ihracı. En küçük bottan, SİHA gemimiz TCG Anadolu’ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM’e bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Halihazırda 15’ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz. Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar euro seviyesine ulaştı" dedi. "Kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7’inci ülke konumuna yükseliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir; TCG Anadolu’dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseliyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri, radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri, yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor. Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alan kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz. Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayiinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz. Romanya’nın bizim için özel önemi olduğunu vurgulamak isterim. Türkiye ile Romanya’nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler tarihi zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir" diye konuştu. "Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir" Cam Roman korvetinin iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgenin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesi olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları söyledi: "Karadeniz’in güvenliği aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini bu bakımdan kıymetli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğinin daha da artmasını temenni ediyoruz. Bir başka önemli husus şudur: Bugün teslim ettiğimiz ve envantere kattığımız gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri, yakın savunma silahları tamamen yerli ve milli şirketlerimize aittir. ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır. Kahraman deniz kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar’ı da bugün hizmete alıyoruz. Açık Deniz Karakol Gemisi projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform; istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir." "Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz" Türkiye’nin gayesinin bölgede gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmek olduğunu dile getiren Erdoğan, "Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına ve menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz. Ülkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımdan denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir. Bu düşüncelerle Milli Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı, ASFAT’ı ve projede görev alan tüm firmalarımızı, kıymetli mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve işçilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Romanyalı dostlarımıza Cam Roman korvetinin hayırlı olmasını diliyor, TCG Koçhisar’ımızın da mavi vatanda şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıracağına yürekten inanıyorum. Rabbim denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin diyorum" dedi. Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan’ın da bir konuşma yaptığı programa Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül, Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin ile çok sayıda yerli ve yabancı protokol üyesi katıldı.

MSB'den Kıbrıs Mesajı! Haber

MSB'den Kıbrıs Mesajı!

Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Denizkurdu-II Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü münasebetiyle Antalya Körfezi’nde bulunan TCG Anadolu’da icra edildi. Toplantıda konuşan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Deniz Kuvvetlerinin en büyük tatbikatı olan Denizkurdu-II kapsamında harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri ile çok tehditli ortamda harekat eğitimlerinin icra edildiğini söyledi. Tatbikatta Deniz Kuvvetlerinin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetleri, Özel Kuvvetler Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığından 125 gemi, 60 hava unsuru, insansız deniz araçları ve 18 bin personelin görev aldığını ifade eden Aktürk, Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri kapsamında milli üretim ‘AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu’ ile milli gemisavar ‘Atmaca Güdümlü Mermisi’nin atışlarının icra edileceğini aktardı. "4 PKK’lı terörist daha teslim oldu" Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Türkiye’nin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetlere değinen Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" dedi. "Bu yıl içerisinde sınırlarımızda engellenen kişi sayısı 36 bin 193’e ulaşmıştır" Aktürk, hudut güvenliğinin 7 gün 24 saat esasıyla en üst seviyede tesis edildiğini belirterek, "Son bir haftada 1’i terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 298 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 4 bin 158 olmuş, engellenen bin 804 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde sınırlarımızda engellenen kişi sayısı da 36 bin 193’e ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. Bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı Türk Silahlı Kuvvetlerinin uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam ettiğinin altını çizen Aktürk, "Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezi Komutanlığımız (Maritime Security Centre of Excellence-MARSEC COE) tarafından 6’ncı Deniz Güvenliği Konferansı, 9-10 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler Uygulama Planı kapsamında 1. Ordu Komutanımız, 17-18 Haziran’da Yunanistan Kara Kuvvetleri Genel Müfettişini ziyaret edecektir" açıklamasında bulundu. "İran ile ABD arasında çatışmaların tekrar başlamasından endişe duyuyoruz" Tuğamiral Aktürk, İran ile ABD arasında çatışmaların tekrar başlamasından endişe duyduklarını ifade ederek, "Mevcut hassas süreçte tüm tarafların itidalli davranması, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi için diplomatik çözüm yollarına öncelik vermesi büyük önem taşımaktadır. Gazze’de aylardır devam eden katliamlar, Lübnan’a yönelik saldırılar ve bölgesel gerilimi tırmandıran eylemleriyle bölgedeki en büyük istikrarsızlık kaynağı hâline gelen İsrail, uzlaşma çabalarının önündeki en büyük engeldir. Uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe sayan bu yaklaşım, yalnızca bölgesel güvenliği değil, küresel barış ve istikrarı da tehdit etmektedir. Diplomatik girişimlerin başarıya ulaşabilmesi için uluslararası toplumun İsrail’in saldırgan ve hukuk tanımaz politikalarına karşı daha kararlı bir tutum sergilemesi ve somut adımlar atması gerekmektedir" dedi. Yerli ve milli savunma sanayii ürünlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin artırılmasına yönelik çalışmaların da devam ettiğini aktaran Aktürk, "Bu kapsamda hafta içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Panter obüsü muayene ve kabul faaliyeti tamamlanarak envantere alınmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Anonim Şirketimiz, kara, hava ve deniz platformlarına yönelik geliştirdiği yerli ve milli savunma sistemlerini uluslararası katılımcılarla buluşturmak amacıyla 15-19 Haziran tarihleri arasında Fransa’da düzenlenecek Avrupa’nın en büyük savunma sanayii fuarlarından Eurosatory 2026’ya iştirak edecektir. Ayrıca ASELSAN tarafından muhtelif miktarda SERDAR 100 Sahil Gözetleme Radarı Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza, IDENTA D5000 Birleşik Sorgulayıcı Cevaplayıcı Tanıma Tanıtma Sistemi Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir" diye konuştu. Bedelli askerlik hizmeti kapsamında geçerli olan bedel ve ek bedel tutarının Askeralma Kanunu gereğince 1 Temmuz itibarıyla memur aylık katsayısına göre güncelleneceğine dikkati çeken Aktürk, mevcut bedel tutarı üzerinden bedelli askerlik hizmetine müracaat etmek isteyen yükümlülerin 30 Haziran tarihine kadar müracaat ve ödeme işlemlerini tamamlamaları gerektiğini sözlerine ekledi. Aktürk’ün açıklamalarının ardından Milli Savunma Bakanlığınca basın mensuplarının soruları cevaplandı. "TSK, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlılığındadır" Milli Savunma Bakanlığı, Kıbrıs’ta garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması’na ilişkin, "Doğu Akdeniz’de istikrarı bozmaya ve gerginliği artırmaya yönelik provokasyonu yakından takip ediyoruz. Kıbrıs’ta garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan ve Ada’daki hassas dengeleri tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan, Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan söz konusu anlaşma, 1960 Kıbrıs Antlaşmaları’na ve uluslararası hukuka aykırıdır. Hiçbir meşruiyete sahip olmayan ve sonuçları üzerine dikkatle düşünülmeyen bu ve benzer adımlar, Ada’nın güneyi için tehlikeli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Bölgedeki hassas dengeleri göz ardı eden ve Türkiye ile KKTC’nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir askerî ittifakın Türkiye’ye karşı başarı şansı bulunmadığı gerçeğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Garantör ülke olarak dün olduğu gibi bugün de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini korumaya ve güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz. Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlığındadır" açıklamasını yaptı. "Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır" Yunan basınında yer alan Türk uçaklarının Yunan uçağını taciz ettiği iddialara ilişkin de Bakanlık, şu açıklamayı yaptı: "Bazı basın yayın organlarında yer alan ve sosyal medya hesaplarında paylaşılan ‘Türk uçaklarının Yunanistan Savunma Bakanı ve Avrupalı bakanları taşıyan uçakları taciz ettiği’ yönündeki organize ve bilinçli provakatif iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Yunanistan ve GKRY’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini göz ardı eden, bölgedeki hassas dengeleri dikkate almayan ve zaman zaman KKTC hava sahasına yönelik ihlal niteliği taşıyan faaliyetlerde bulunduğu görülmektedir. 7 Haziran 2026 tarihinde Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) rotasında uçuş icra eden 6 hava trafiğinden 4’ü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hava sahasını ihlal etmiş, bu nedenle KKTC’de konuşlu alarm reaksiyon nöbeti tutan iki adet F-16 uçağımız derhal tedbir amaçlı kaldırılmıştır. Uçaklarımız, KKTC hava sahası üzerinde görev yapmış olup, GKRY hava sahasını ihlal etmemiş, bahsi geçen trafiklere taciz yapılmamıştır. Bölgede gerginliği artıran ve provokatif nitelik taşıyan mağduriyet algısı oluşturmaya yönelik girişimler ve açıklamaların kabul edilmesi mümkün değildir." "ABD, İsrail ve İran sorununun diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduğumuzu yineliyoruz" Milli Savunma Bakanlığı tarafından İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan gerilime ilişkin yapılan açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı: "İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasından sonra şiddetlenen çatışmalar küresel ve bölgesel istikrara zarar vermiştir. Diğer taraftan çatışmaların tekrar başlaması neticesinde yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Saldırılara bir an önce son verilmesi gerektiğini, çatışmaların hiçbir tarafa fayda sağlamayacağını, sorunun diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduğumuzu yineliyoruz."

Erdoğan: Savunma sanayiinde ilk 10’a gireceğiz Haber

Erdoğan: Savunma sanayiinde ilk 10’a gireceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAVELSAN Sancar İnsansız Deniz Aracı (SİDA) Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada savunma sanayii ve milli teknoloji hamlesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, envantere katılan SANCAR SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerin güçlendirildiğini belirterek, “Güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi artırıyoruz” dedi. Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi’nin tamamlanmasıyla Avrupa’nın en büyük simülasyon üretim ve entegrasyon merkezlerinden birinin hayata geçeceğini ifade etti. KAAN Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarının kritik teknoloji altyapısının daha da sağlamlaştırılacağını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin savunma alanındaki yerli ve milli kapasitesinin güçlendiğini söyledi. “10 MİLYAR DOLARI AŞTIK” Türkiye’nin kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri olduğunu dile getiren Erdoğan, savunma ve havacılık ihracatında tarihi artış yaşandığını belirterek, “Geçtiğimiz yıl savunma ihracatımız yüzde 48 artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam 2002’de sadece 248 milyon dolardı. Halihazırda dünyada en büyük 11’inci savunma ihracatçısıyız. 2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak ilk 10’a gireceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki; bugün Türkiye, dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir. Savunma ve havacılık ihracatında, her geçen yıl yeni rekorlar kırıyoruz. Bakınız, sadece geçtiğimiz… pic.twitter.com/KBBM7muFva — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) February 24, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca 2025 sonu itibarıyla savunma sanayi proje hacminin 100 milyar doları, proje sayısının ise 1.400’ü aştığını açıkladı. Konuşmasında milli yazılım vurgusu da yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir ülkenin yazılımları milli değilse güvenli bir gelecekten söz edilemez” dedi. Türkiye’nin kritik verilerinin milli kurumların yazılımlarıyla korunduğunu belirten Erdoğan, HAVELSAN’ın geliştirdiği KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi ile kamu altyapılarının güçlendirildiğini ifade etti. NATO TATBİKATINA VURGU Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin performansına da değindi. NATO tatbikatında Bayraktar TB3’ün Baltık Denizi’nde atışlı görev icra ederek TCG Anadolu’ya emniyetli iniş yaptığını belirten Erdoğan, bunun dikkat çekici bir başarı olduğunu söyledi. Konuşmasında Türkiye’nin barış ve istikrara katkı sunan bir ülke olma hedefini yineleyen Erdoğan, “Kimsenin toprağında gözümüz yok. Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.