Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tbmm

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'ya 2 yeni hastane müjdesi Haber

Bursa'ya 2 yeni hastane müjdesi

Ak Partinin 25. kuruluş yıldönümü öncesi müjdeleri sıralayan AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, şehrin 2. şehir hastanesi konumundaki Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılışının ardından şehre iki yeni hastanenin daha yapılmasının planlandığını açıkladı. 14 Şubat Ak Partinin 25. kuruluş yıl dönümünü öncesi Bursa'da kamera karşısına geçen Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan Bursa'ya yapılan en büyük yatırımların 25 yıllık Ak Parti döneminde gerçekleştiğini söyledi. Sağlıktan spora, eğitimden ulaşıma bir çok alanda yapımı tamamlanan ve devam eden projelerle ilgili konuşan Gürkan, Bursa'da uzun süredir yapımı devam eden 1325 yatak kapasiteli Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin açılışının ardından 2 yeni hastane için daha kolları sıvayacaklarını belirtti. Gürkan projeleri henüz kamuoyuna açıklanmayan yeni hastaneler ile ilgili Sağlık Bakanı ile görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade etti. Projelerin Sağlık Bakanı ile Bursa ziyaretinde ele alındığını belirten Gürkan, Ankara'da da projelere ilişkin sunumların gerçekleştirildiğini söyledi. Gürkan, "Bu işi kamuoyuna ilan etmiyoruz. Ama projeleri de Bakan Bey'le, geçtiğimiz hafta Bursa'ya geldiğinde oturup konuştuk. Ankara'da da sunumları gerçekleştirdik. İnşallah açılışını yaptıktan sonra ardından diğer hastane çalışmalarına da başlatacağız" ifadelerini kullandı. Bursa'daki diğer yatırımlarla ilgili de konuşan Gürkan genel olarak 70'i tamamlanmış yatırımlar üzerine yoğunlaştıklarını aktardı. Önceliklerinin Kuzey otobanı projesi olduğunu ve bu proje üzerinde ciddi manada çalıştıklarını ifade eden Gürkan bu projenin Bursa'nın trafiğini rahatlatacak bir proje olduğunu dile getirdi. "İlk oylamada kendi genel başkanlarını yalanlayan bir parti ile karşılaştık" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, TBMM'deki oylamada genel başkanlarının aksine farklı tutum sergileyen YENİ Parti'yi de eleştirerek, "Kendi genel başkanlarını bile ilk oylamada yalanladılar" dedi. Davut Gürkan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından teklife "evet" oyu veren AK Parti Bursa Milletvekillerine teşekkür ederken, Yeni Parti'ye yönelik eleştirilerde bulundu. Açıklamasında oylamada 561 milletvekilinin katıldığını, 467 milletvekilinin kabul oyu verdiğini hatırlatan Gürkan, sonucun önemli bir mesaj taşıdığını ifade etti. Türkiye'nin terörden arındırılması hedefinin önemine vurgu yapan Gürkan, "Terörsüz Türkiye, Türkiye'nin geleceğidir diyoruz. Bu konuda katkı sunanlara sevgi ve saygıyla selamlıyoruz" diye konuştu. Gürkan, açıklamasında Yeni Parti'ye yönelik eleştirilerde de bulundu. Söz konusu partinin daha önce "evet" oyu kullanacağını açıkladığını hatırlatan Gürkan, oylama sonucunda farklı bir tablo ortaya çıktığını söyleyerek, "En son kurulan bir tane parti vardı. O partide biliyorsunuz ‘evet' oyu kullanacağız demişti ama sonradan oranlara baktım. 35 kabule, 54 ret çıkmış. Kendi parti mensuplarını bile ikna edemeyen, daha ilk oylamada bile kendi genel başkanlarını yalanlayan bir siyasi partiyle karşılaşmış olduk. O da milletimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. İzzet Özgenç: "İhanet Yasası'dır." Haber

Prof. Dr. İzzet Özgenç: "İhanet Yasası'dır."

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi, 467 oyla kabul edilerek yasalaştı. Oylamada 87 ret, 7 çekimser oy kullanıldı. TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi görüşmeleri için saat 11.00'de toplandı. Görüşmeleri yaklaşık 12 saat süren düzenleme sırasında kanun teklifinin maddeleri tek tek görüşüldü. Maddelerin görüşülmesinin ardından kanun teklifi için oylama işlemine geçildi. Düzenleme, 467 "kabul", 87 "ret", 7 "çekimser" oyla kabul edilerek yasalaştı. Kanunla PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi hedefleniyor. Kanun, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma ve veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsayacak. Kanun çerçevesinde örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2025 tarihinden önce işlenen ve müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışında tutulacak. Kapsam dahilindeki suçlardan üst sınır 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek. Ayrıca erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecek. Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılarak, soruşturma ve kovuşturmaya devam edilecek. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, düzenlemenin buna yönelik hükmü kapsamında ertelenmeyecek ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğacak. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecek. Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme kararlarının takibi cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak. Takip, koordinasyon ve uygulama Kanun kapsamında faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurul oluşturulacak. Yılmaz'ın yanı sıra Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri de kurulun içerisinde yer alacak. Kurul, süreç boyunca yapılan çalışmalar hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni düzenli olarak bilgilendirecek. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca da bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere de bir İzleme Komisyonu kurulacak. İzleme Komisyonu, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecek. Silah ve malzemelerin teslimi Yasalaşan kanun kapsamında örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak. Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu düzenleme hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak. TBMM Başkanvekili Celal Adan, kanun teklifine ilişkin yaptığı konuşmada, "Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi, milletimizin huzuru, devletimizin bekası için gösterdiği sarsılmaz irade ve kararlılıkla Terörsüz Türkiye idealinin mimarı olmuştur. Bu vesileyle emperyalist senaryolar bozulmuş, Türk ve Türkiye Yüzyılı fikriyatı hayata geçmiştir. Allah, Türkmen Bey'imizi başımızdan eksik etmesin. Bu tarihi eşiğin bir devlet politikası haline gelmesini sağlayan ve sürecin başarılı olmasının önemli aktörü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da en derin şükranlarımı sunuyorum. Yine TBMM'nin Terörsüz Türkiye idealine yönelik tarihi katkılar sağladığını özellikle ifade etmek isterim. Bu vesileyle TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere grup başkanı ve başkanvekillerimizi, aziz milletimizin temsilcileri olan tüm milletvekillerimizi de ayrıca tebrik ediyorum. Kanun'un, milletimizin birliğine, devletimizin yüceliğine vesile olmasını diliyorum" dedi. Teklifin kabul edilerek yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi 1 Ekim Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

Meclis’te kritik gün Haber

Meclis’te kritik gün

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “iç cepheyi güçlendirme” çağrısı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” mesajlarıyla şekillenen süreçte kritik aşamaya gelindi. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek. “Terörsüz Türkiye” sürecinin yasal altyapısını oluşturması beklenen kanun teklifinde gözler bugün saat 11.00'de gerçekleşecek TBMM Genel Kurulu’na çevrildi. Adalet Komisyonu’nda yaklaşık 17,5 saat süren görüşmelerin ardından kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, Genel Kurul gündemine geliyor. Teklif, AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDAPAR, Yeni Yol ve bağımsız milletvekillerinin imzasıyla toplam 367 milletvekilinin desteğiyle Meclis Başkanlığı’na sunuldu. YAKLAŞIK 400 OY BEKLENİYOR Genel Kurul görüşmelerinde teklifin geniş bir siyasi destekle kabul edilmesi bekleniyor. Meclis’te grubu bulunan partilerin yanı sıra diğer milletvekillerinden gelecek desteklerle teklifin yaklaşık 400 oyla yasalaşabileceği değerlendiriliyor. Düzenleme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “iç cepheyi güçlendirme” çağrısıyla başlayan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusundaki açıklamalarıyla siyasi gündemin merkezine oturan sürecin yasal çerçevesi açısından önem taşıyor. Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından teklifin kabul edilmesi halinde, “Terörsüz Türkiye” sürecinde Meclis ayağında önemli bir eşik daha aşılmış olacak. Teklifin Genel Kurul görüşmelerinde siyasi partilerin vereceği mesajlar ve yapılacak değerlendirmeler de sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin önemli ipuçları verecek.

Şehit aileleri ve gazilere müjde Haber

Şehit aileleri ve gazilere müjde

TBMM Genel Kurulunda, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik kapsamlı düzenlemeler içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurulda 382 oyun tamamını alarak kabul edilen düzenlemeyle, başta vazife malulleri, şehit yakınları, gaziler ve terörle mücadelede yaralanan personel olmak üzere çok sayıda kesimin aylık ve sosyal haklarında iyileştirmeye gidildi. ŞEHİT ANNE VE BABALARININ AYLIĞINA ASGARİ ÜCRET GÜVENCESİ Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda yapılan değişiklikle, hayatını kaybeden tüm vazife malullerinin anne ve babalarına bağlanacak toplam aylığın net asgari ücretin altında olmaması yasal güvenceye alındı. Bakıma muhtaç gazi ve malullere ödenen tutar da artırıldı. Daha önce net asgari ücretin 2 katı olarak yapılan ödeme, yeni düzenlemeyle net asgari ücretin 2,5 katına çıkarıldı. GAZİLERİN AYLIKLARI YENİDEN DÜZENLENECEK Terörle Mücadele Kanunu'nda yapılan değişiklikle vazife malulü erbaş ve erler, güvenlik korucuları, öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılması öngörüldü. Düzenleme kapsamında bazı hak sahiplerinin aylıkları için en az 4 yıllık yükseköğrenim mezunlarında 8. derece 1. kademe, diğerlerinde ise eğitim durumuna bakılmaksızın 10. derece 1. kademe esas alınacak. Derece yükselmelerinde yükseköğrenim mezunu gibi işlem yapılacak. Ek gösterge rakamları ise birinci derece için 3 bin 600, ikinci derece için 3 bin, üçüncü derece için 2 bin 200, dördüncü derece için 2 bin 100 olarak uygulanacak. Ayrıca kapsam dahilindeki kişilere bağlanacak aylığın toplamı, 35 bin 398 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpılması sonucu bulunacak tutardan düşük olamayacak. TERÖRLE MÜCADELEDE YARALANIP MALUL SAYILMAYANLARA AYLIK Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri de terörle mücadele sırasında yaralanmasına rağmen mevcut mevzuata göre malul sayılmayan personele yönelik oldu. Yeni düzenlemeyle, belirli şartları taşıyan kişilere 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanacak. Kapsama; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, MİT mensupları, Emniyet Hizmetleri Sınıfı personeli, askeri öğrenciler ve güvenlik korucuları dahil edildi. Ateşli silah, şarapnel, patlayıcı mühimmat, mayın, havan, roket ve el bombası gibi unsurların neden olduğu yaralanmaların yanı sıra patlamanın basınç ve termal etkileri ile terör örgütü mensuplarının kesici, delici ve ezici saldırıları sonucu meydana gelen yaralanmalar da düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olması ve olayla yaralanma arasında illiyet bağı bulunması sağlık kurulu raporuyla tespit edilecek. 15 TEMMUZ GAZİLERİNE DE YENİ HAKLAR 15 Temmuz darbe girişimi ile terörle mücadele kapsamında yaralanan, ancak malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan bazı kamu görevlileri ve sivillere de aylık bağlanacak. Bu kapsamda 17 bin 135 gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı üzerinden aylık ödenmesi öngörülüyor. Ayrıca düzenleme kapsamındaki kişilere, aylık hükümleri hariç olmak üzere muharip gazilere sağlanan bazı sosyal ve özlük hakları da tanınacak. Bunlar arasında ücretsiz seyahat ile elektrik ve su kullanımında indirim gibi haklar bulunuyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce meydana gelen olaylar için başvuruların, yürürlük tarihinden itibaren bir yıl içinde olay tarihindeki kurumlara yapılması gerekecek. DÜZENLEMELER NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK? Kanundaki bazı düzenlemeler yayımını takip eden ödeme döneminden itibaren uygulanırken, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan personele ilişkin düzenlemeler 1 Eylül 2026'dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Er ve erbaşların yeniden muayene hakkına ilişkin yaş haddi de 55 yaşını doldurdukları tarih esas alınarak yeniden düzenlendi. Kanun teklifinin 382 oyla kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, gündemdeki diğer kanun tekliflerinin isimlerini okuttu.

Adalet Bakanı Gürlek: "Çocuk Koruma Kanunu kabul edilerek yasalaştı" Haber

Adalet Bakanı Gürlek: "Çocuk Koruma Kanunu kabul edilerek yasalaştı"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çocuk Koruma Yasası’nın TBMM’de kabul edilerek yasalaştığını açıkladı. TBMM’de kabul edilen teklif sonrasında sosyal medya hesabından paylaşım yaparak bilgi veren Bakan Gürlek, "Çocuk adalet sistemimizi daha güçlü, daha caydırıcı ve çocuğun üstün yararını esas alan bir yapıya kavuşturan Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Gazi Meclisimizde kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemeyle; ağır suçlarda daha caydırıcı yaptırımların önü açıldı, çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı mücadele güçlendirildi ve 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme zorunlu hale getirildi. Göreve geldiğimiz ilk günlerden itibaren çocuklarımızı suçla özdeşleştiren kavram ve uygulamaları değiştireceğimizi ifade ettik. Bu kapsamda ’suça sürüklenen çocuk’ yerine ’adli süreçteki çocuk’ kavramını hukuk sistemimize kazandırılmış oldu" ifadelerine yer verdi. Çocukları suç örgütlerine karşı korumaya devam edeceklerini belirten Bakan Gürlek, "Çocuklarımızı suç örgütlerinin, sokak çetelerinin, uyuşturucunun, şiddetin ve dijital dünyanın tehlikelerinden korurken; vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini tehdit eden ağır suçlar karşısında da adaletin gereğini kararlılıkla yerine getireceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, ailelerimizin huzurunun güçlendiği, daha güvenli ve daha adil bir Türkiye için adalet sistemimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Kanunun hazırlanması ve yasalaşmasında emeği geçen Gazi Meclisimize, Cumhur İttifakımızın çok kıymetli milletvekillerine, Adalet Komisyonumuza ve katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyor; düzenlemenin milletimize ve geleceğimizin teminatı çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda Haber

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda

Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi’nin komisyon görüşmelerine başlandı. Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, komisyon toplantısının başında yaptığı konuşmada, TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025 tarihinde yaptığını hatırlattı. "Adalet Komisyonu yasama tarihimizin en önemli ve kritik tekliflerden birini görüşecektir" Teklifin, Türkiye’nin milli dayanışmasını güçlendirme, toplumsal bütünleşmesini kalıcı hale getirme ve Türkiye Yüzyılı’na daha güçlü adımlarla ilerleme iradesinin önemli bir göstergesi olduğunu söyleyen Yüksel, "Komisyonumuz bu teklifiyle birlikte yasama tarihimizin en önemli ve en kritik kanun tekliflerinden birini görüşecektir. Çünkü bu teklif milletimizin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Bu teklif ile kazanımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kalıcı toplumsal barışa dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Bu teklifi ele alırken milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına ilişkin ortak istikametimizi ilgilendiren tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz. Terörsüz Türkiye’deki dönemsel bir siyasi söylenin veya kısa vadeli bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kırk yılı aşkın terör ve mücadele tecrübesinden, devlet aklından ve milletimizi huzur ve güvenlik iradesinden beslenen stratejik bir millet ve devlet politikasıdır" dedi. "Bugün ulaştığımız her kazanımın ardından şehit ve gazilerimizin fedakarlığı vardır" Yüksel, terörün can kayıplarına neden olan bir güvenlik sorunu olmadığını aynı zamanda milletimin ortak geleceğinin önünde duran ağır bir pranga olduğunu kaydederek, "Terörün ekonomik maliyetinin 2.3 trilyon doları aştığı bilinmektedir. Terör nedeniyle ülkemizde yaklaşık 2.5 milyon kişilik istihdam kaybı yaşanmış, 123 milyar dolara yaklaşan vergi kaybı oluşmuş, yatırım, üretim ve finansman imkanları ciddi şekilde zarar görmüştür. Terörün Türkiye’ye yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doların üzerine çıkmıştır. Bu tablo teklifin yalnızca bir güvenlik meselesi değil aynı zamanda bir kalkınma ve adalet meselesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Teröre harcanan kaynakların üretime, yatırıma, eğitime, sağlığa ve teknolojik gelişime yöneltilmesi Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir zorunluluk olmuştur. Ancak bütün maddi kayıtların ötesinde en ağır bedel aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz tarafından ödenmiştir. Bugün ulaştığımız her kazanımın ardında onların fedakarlığı vardır. Bugün terörün ülkemiz üzerindeki etkisinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını ve toplumsal bütünleşmenin daha da güçlenmesini konuşabiliyorsak bunu canlarını bu vatan için feda eden aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize ve devletimizin hukuk içinde yürüttüğü kararlı mücadeleye borçluyuz. Terörsüz Türkiye hedefi menzile ulaştığında ülkemiz canlarımızı yakan ve kaynaklarımızı tüketen bu ağırlıktan ebediyen kurtulacaktır. Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi, daha fazla yatırım, daha yüksek refah, daha sağlam bir toplumsal huzur ve uluslararası alanda daha etkin bir Türkiye anlamına gelmektedir" ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den Açıklamalar Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli'den Açıklamalar

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilk imzayı attı. Bahçeli, "Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır" dedi. "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasaya ilk imzayı atan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Sürecin iki yıl önce TBMM’de yaptığı konuşmayla başladığının hatırlatılması üzerine Bahçeli, "Attığımız bu imza hayırlı ve uğurlu olsun. Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır. Aynı zamanda küresel projelerin bozulmasının ilk adımı da atılmıştır. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza (Recep Tayyip Erdoğan) ve Sayın Meclis Başkanımıza (Numan Kurtulmuş) teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bu proje bir devlet projesidir" Bahçeli, "Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz" diye konuştu. Son dönemde MHP grup toplantılarında sürece neden değinmediği sorusu üzerine Bahçeli, şunları söyledi: "Bize zaman zaman soruyorlar; son grup konuşmalarında niçin ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine değinmiyorsunuz diye. Biz devlet adabına riayet ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor. Sayın Meclis Başkanımız da konuya vaziyet ediyor. Biz de kendilerine destek veriyoruz. Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir." "Demirtaş’ın halini hatırını sorarım" Bahçeli, eski HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki soruya, "Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmedim. Ancak avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var. Ayrıca kendisinin herhangi bir talebi veya isteği olup olmadığını da sorarım. Demirtaş’la Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birlikte çalıştık" cevabını verdi. Bahçeli, daha önce yaptığı "Selahattin Demirtaş evine dönsün" açıklamasının hatırlatılması üzerine ise, "Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.