Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tasarım

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyük Türk Mimarı Mimar Sinan Vefatının 438. Yılında Anılıyor Haber

Büyük Türk Mimarı Mimar Sinan Vefatının 438. Yılında Anılıyor

Konuya ilişkin Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nde basın toplantısı düzenleyen Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Mimar Sinan’ı vefatının 438. yılında saygıyla andıklarını belirterek, Sinan’ın eşsiz yapıtlarıyla dünya mimarlığına esin kaynağı olduğunu vurguladı. Sinan’ın görkemli yapılarının dönemin sanat ve mimarlık anlayışının ulaştığı doruk noktasını oluşturduğunu ifade eden Şimşek, “Mimar Sinan’ın görkemli anıt yapıları, başta İstanbul ve Edirne olmak üzere her bir kentin siluetini güçlendiren imgeleriyle döneminin sanat ve mimarlık anlayışının ulaştığı doruk noktasını ortaya koymaktadır. Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’dan yakın doğu coğrafyasına ulaşan farklı bölgelerinden getirilen yapı malzemeleri ile ayağa kaldırılan bu yapıtlar, aynı zamanda döneminin ekonomik ve yönetsel gücünü de ifade etmektedir” şeklinde konuştu. Yüksek sanatın şaheserleri “Koca Sinan’ın her bir mimarlık ürünü ayrı ayrı gezildiğinde, incelendiğinde bütün bu görkemin ve yüksek sanatın yanında hiç şaşmaz bir insan ölçeği de kendini duyumsatır” diyen Şimşek, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Bir büyük kubbenin yarım kubbe ve küçük kubbelerle zemine akışı, revak dizilerinin avlu ve yapı arasında açıktan kapalıya mekân geçişkenliğini sağlaması yalnızca görsel bir etki oluşturmaz, çok zengin bir mekân deneyimini de kullanıcısına sunar. Sinan mimarlığının belki de en önemli özelliği, her bir yapısının ‘o’ yere özgü tasarlanmış olması ve ‘biriciklik’ değeri taşımasıdır. Hiçbir yapıtı bir diğerinin kopyası değildir ve bulunduğu mahalleye de kente de bir imge değeri oluşturur. Bu özgün mimarlık aynı zamanda döneminde yaşanabilir, kimlikli ve nitelikli mekânları tanımlamıştır” diye konuştu. Sinan’ın eserleri Dünya Mirası Listesi’nde Mimar Sinan’ın mimarlılığının çağdaş dünya tarafından da takdirle karşılandığına işaret eden Şimşek, “Koca Sinan’ın eserleri ‘üstün evrensel değeri’nin ortaya konularak UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne taşınmaktadır. Süleymaniye ve Selimiye külliyeri ‘insanın yaratıcı dehasının başyapıtları’ tanımlamasıyla bu listede yer almaktadır” dedi. Cumhuriyet devrimi ile kurulan genç Türkiye’nin kültür varlıklarının korunmasının da bir gereklilik olarak görüldüğünü ve Mustafa Kemal Atatürk’ün 1931’de Konya’dan yazdığı telgrafında eski eserlerin bir an önce onarımını istemesinin, bu yaklaşımı ortaya koyduğunu dile getiren Şimşek, Mimar Ali Saim Ülgen’in yine Gazi’nin isteği ile tüm Türkiye’deki Mimar Sinan’ın yapılarını belgelemesinin, genç Cumhuriyet’in kendi kültüründen yoğrulan çağdaşlaşma çabasını gösterdiğine işaret etti. Kente değer katan mimarlık Mimar Sinan’ın yapıtlarının öznesinin insan ve sanat olduğunu değinen Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, “Koca Sinan bizlere; özgün kültür geliştiren, kente değer katan bir mimarlığı öğretmektedir. Cumhuriyet’in kurucu ideası, kültürün modernite ile buluştuğu, geçmişiyle barışık, bilimi esas alan, çağdaş ve özgür yaşamı göstermektedir. Türkiye’nin yapı taşlarını oluşturan bütün bu büyük birikime karşın on yıllardır bilimi yok sayan rant odaklı politikalar nedeniyle plansız programsız büyütülen kentlerimizde, bir aidiyet duygusu oluşturmayan kimliksiz yapılarla donatılmış geniş yerleşim alanlarında toplum, yerel kültüre yabancılaşmış tek düze bir yaşam pratiğine zorlanmaktadır. Çok acı bir biçimde yaşadığımız 6 Şubat Kahramanmaraş ve 20 Şubat Hatay-Samandağ depremleri güneydoğu coğrafyamızı yerle bir ederken, ülkenin farklı yerlerinde yaşanan büyük yangınlar, seller, maden kazaları gibi her türlü doğal ya da insan kaynaklı afetler, yapılı ve doğal çevreyi yok etmekte, büyük can kayıplarına neden olmaktadır” dedi. “İmar politikalarında ‘mimarlık’ yok sayılıyor” Afetler sonrası plansız programsız yükselen yeni yapılaşmaların rantla sarmalanmış plansızlık zihniyetinin devam ettiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Şimşek, afetlerin bahane edilerek çıkartılan yeni yasal düzenlemelerde, mimarlık hizmetlerinin tanımlanmasında ‘mimar’ın ve ‘mimarlık’ın yok sayıldığı imar politikalarından şikayetçi oldu. Kentlerin insan onuruna yaraşır yaşanabilir yerleşimler olabilmesi için mesleki mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirten Şimşek, “Mimarın ve mimarlığın yaratıcı süreç ve uygulama sırasında karşılaştığı yıpratıcı ve dönüştürücü ortamda; tüm zorlu koşullara karşın Mimar Sinan’ın mimarlığının öncüllerinden ardıllarına her bir kültür varlığımızın anlamının, değerinin bilincinde olarak; tarihi yerleşimlerimizden çağdaş yaşam alanlarımıza tüm Türkiye’de kentlerimizin özgün kimliğini sürdüren, sağlıklı ve güvenli yapılı çevrelere dönüşmesi; insan onuruna yaraşır yaşanabilir yerleşimler olabilmesi için mesleki mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Mimar Sinan’ı kültürümüze ve uygarlık tarihine yapmış olduğu katkıları nedeniyle saygıyla anarken, O’nun insanı önceleyen mimarlığının izinde olarak, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi bilimi önceleyen, kamu yararını gözeten insan odaklı tutumunu kararlılıkla sürdürecektir” ifadelerinde bulundu. Mimar Sinan’ı anma etkinlikleri Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, Mimar Sinan’ı anmak ve onun mimarlık anlayışını farklı yönleriyle ele almak amacıyla ‘Mimar Sinan Haftası’ kapsamında bir dizi etkinlik planladıklarını vurgulayan Şimşek, bu kapsamda; küratörlüğünü Prof. Dr. Aygül Ağır’ın yaptığı ve Doç Dr. Nicola Parisi’nin tablo ve çizimlerinden oluşan “Sinan - Osmanlı Kubbeli Mekânında Tasarım ve Yapım” başlıklı sergi açılışı ve kokteyli, BBB Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Güney Özkılınç tarafından gerçekleştirilecek “Bursa’nın Kültürel Mirası” ile Prof. Dr. Oğuz Ceylan tarafından gerçekleştirilecek “Tarihi Çevrede Yapılaşma Olanakları” konulu söyleşiler ile BUÜ ve İTÜ mimarlık bölümleri iş birliğinde düzenlenen ve yürütücülüğü Dr. Saliha Tupal Yeke tarafından gerçekleştirilecek olan “Doç. Dr. Aras Neftçi ile İstanbul’ da Mimar Sinan’ ı Keşfediyoruz” teknik gezisi planlandıklarını, etkinliklere tüm meslektaşlarını ile ilgilileri davet ettiklerini de sözlerine ekledi. Mimar Sinan’ın Bursa’da eseri yok Mimar Sinan’ın eserleriyle dünya mimarlığına ilham kaynağı oluşturduğunu vurgulayan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Aytül Küçüközdemir Aydın ise Osmanlı’nın kuruluş dönemi eserlerinin bulunduğu Bursa’da Sinan’ın herhangi bir eserinin bulunduğuna yönelik bir bulguya ulaşılamadığını vurguladı. Ortadoğu Üniversitesi’nden (ODTÜ) bir heyetin yakın geçmişte bulundukları incelemeler neticesinde Bursa’daki Galle Han’ın Mimar Sinan’ın eseri olduğuna dair bilgilerin bulunduğuyla ilgili açıklamaların tarihi gerçekliklerle bağdaşmadığına işaret eden Aydın, konuya ilişkin kendilerinin de araştırmalarda bulunduklarını ancak bugüne değin Galle Han’ın Mimar Sinan’ın eseri olduğuna dair bir belgeye ulaşamadıklarını da sözlerine ekledi.

BTÜ’den Bursa’ya "dirençli mahalle" modeli Haber

BTÜ’den Bursa’ya "dirençli mahalle" modeli

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) toplumla ve şehirle bütünleşen üniversite vizyonu doğrultusunda yürüttüğü bilimsel çalışmalarla kent yaşamına katkı sunmaya devam ediyor. BTÜ, bu kapsamda Bursa’nın daha sağlıklı ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacak bir projeyi daha hayata geçiriyor. Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Peyzaj Mimarlığı Bölümü Araştırma Görevlisi Merve Dilman Gökkaya’nın yürütücülüğünü yaptığı, Prof. Dr. Gül Sayan Atanur’un danışmanlığını üstlendiği "Mahalle Ölçeğinde Dirençlilik ve Kentsel Sağlık Değerlendirmesine Dayalı Peyzaj Tasarım Modeli" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Proje; mahallelerde daha sağlıklı, yaşanabilir ve afetlere karşı dayanıklı yaşam alanları oluşturulmasına katkı sunmayı hedefliyor. Çalışma kapsamında Bursa’da sel, deprem, heyelan gibi afet riskinin yoğun olduğu ve farklı sosyo-ekonomik özelliklere sahip Dikkaldırım, Panayır ve Altınşehir mahalleleri pilot bölge olarak belirlendi. Vatandaşlarla görüşülerek beklentileri dinlendi Araştırmanın ilk aşamasında bu mahallelerde yaşayan vatandaşlarla yüz yüze görüşmeler yapılarak, yaşadıkları çevreye dair beklenti ve ihtiyaçları dinlendi. Çalışmanın ikinci aşamasında ise vatandaşlardan elde edilen veriler ile mahallelerin karşı karşıya olduğu afet riskleri birlikte değerlendirilerek, her bölgenin kendi şartlarına uygun çözümler geliştirilmesi hedefleniyor. Her mahalleye özgü tasarım yapılacak Proje tamamlandığında, mahallelerin afetlere karşı dayanıklılığının yalnızca betonarme yapılar gibi fiziksel önlemlerle değil; güvenli yaşam alanları, deprem toplanma alanları, sağlıklı altyapı, parklar, yeşil alanlar, ağaçlandırma ve yerel şartlara uygun doğa temelli uygulamalarla da güçlendirilmesi amaçlanıyor. Kentler için yol gösterici olacak Projenin, kentsel planlama ve tasarım süreçlerine önemli katkılar sunmasını beklediklerini ifade eden Proje Yürütücüsü Merve Dilman Gökkaya, "Çalışma ile mahalle ölçeğinde afetlere karşı daha dirençli ve sağlıklı yaşam çevreleri oluşturulmasına yönelik bütüncül bir yaklaşım ortaya koymayı hedefliyoruz. Proje sonunda elde edeceğimiz çıktılar sayesinde, kentlerde daha güvenli, yaşanabilir ve sürdürülebilir çevrelerin oluşturulmasına yönelik planlama ve tasarım kararlarına yol gösterici öneriler sunmayı da amaçlıyoruz" dedi. Rektör Çağlar: Amacımız bilimsel birikimimizi şehre aktarmak Proje ekibini tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak bilimsel çalışmaların toplumla doğrudan buluşmasına önem verdiklerini belirtti. Rektör Çağlar, "Üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil, aynı zamanda bulundukları şehirlerin gelişimine katkı sunan merkezlerdir. Bu proje ile mahalle ölçeğinde daha sağlıklı ve afetlere karşı dayanıklı yaşam alanlarının oluşturulmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Akademisyenlerimizin yürüttüğü bu tür çalışmaların hem Bursamız hem de diğer şehirler için yol gösterici olacağına inanıyorum" dedi.

Milli Muharip Uçak KAAN’da kadın mühendislerin emeği gökyüzüne taşındı Haber

Milli Muharip Uçak KAAN’da kadın mühendislerin emeği gökyüzüne taşındı

8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle hazırlanan özel çalışmada bir komponentin tasarım, imalat, kalite kontrol, yüzey işlemleri, montaj hazırlığı ve nihai entegrasyon süreçleri tamamen kadın mühendis, teknisyen ve uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından yürütüldü. Ortaya çıkan komponent başarıyla KAAN-1 üzerine entegre edilerek gökyüzüne uzanan yolculuğundaki yerini aldı. Üretimden entegrasyona: Tüm süreç kadınlara emanet Savunma ve havacılık sanayiinde yüksek hassasiyet, kalite disiplini ve mühendislik mükemmeliyeti gerektiren üretim süreçleri bu özel çalışmada tamamen kadın profesyoneller tarafından yönetildi. Proje kapsamında komponentin program faaliyetleri, tasarım çalışmaları, üretim planlaması, imalat operasyonları, tolerans ve kalite kontrolleri, nihai montaj ve entegrasyon hazırlıkları kadın çalışanların sorumluluğunda gerçekleştirildi. Bu çalışma, yalnızca bir üretim başarısını değil aynı zamanda Türk kadınının savunma sanayiindeki artan rolünü, teknik yetkinliğini ve liderliğini sembolize etmektedir. Gökyüzüne yükselen bir mesaj Yüksek teknolojiye dayalı projelerde kadın istihdamının artırılması, sürdürülebilirlik, inovasyon kapasitesi ve kurumsal dönüşüm açısından stratejik önem taşımaktadır. Millî Muharip Uçak KAAN projesinde görev alan kadın mühendisler ve teknisyenler, yalnızca bir parçayı üretmekle kalmadı, aynı zamanda Türkiye’nin havacılık vizyonuna da güçlü bir imza attı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.