Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tasarım

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tasarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tasarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Junioshow ticaret köprülerini yeniledi Haber

Junioshow ticaret köprülerini yeniledi

Bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün uluslararası buluşma noktası Junioshow Bursa Uluslararası Bebe, Çocuk Hazır Giyim ve Çocuk İhtiyaçları Fuarı, yeni ihracat bağlantıları ve yoğun iş görüşmeleriyle tamamlandı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) iştiraki KFA Fuarcılık ile BEKSİAD iş birliğinde düzenlenen buluşmada, yaklaşık 110 firma 50’ye yakın ülkeden gelen yabancı alıcılarla bir araya geldi. Türkiye’de bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün en önemli üretim merkezlerinden Bursa, sektörün küresel ticaretine yön veren organizasyonlardan birine daha ev sahipliği yaptı. 8-10 Eylül 2026 tarihlerinde Bursa Fuar Merkezi’nde 22’nci kez gerçekleştirilen Junioshow’da 0-12 yaş grubuna yönelik yeni sezon koleksiyonları sergilendi. Üç gün boyunca yoğun iş görüşmelerinin gerçekleştirildiği fuarda firmalar, mevcut müşterileriyle ticari ilişkilerini geliştirirken farklı pazarlardan yeni alıcılarla da bağlantı kurdu. BTSO’nun Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü UR-GE projeleri kapsamında oluşturulan alım heyetleri de sektör temsilcilerinin hedef pazarlara erişimine önemli katkı sağladı. İbrahim Burkay: "Bursa’nın üretim gücünü küresel ticarette daha ileri taşıyoruz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Junioshow’un sektörün ihracat kapasitesini artıran önemli bir ticaret platformuna dönüştüğünü söyledi. Bursa’nın bebe ve çocuk konfeksiyonunda güçlü bir üretim tecrübesine, tasarım kabiliyetine ve doğal bir kümelenme yapısına sahip olduğunu belirten Başkan Burkay, bu potansiyeli yeni pazarlarla buluşturmak için uzun yıllardır kararlı bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. İbrahim Burkay, "Bursa’mız bebe ve çocuk konfeksiyonunda Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri. Bizim hedefimiz bu güçlü üretim altyapısını markalaşma, tasarım ve dış ticaret kabiliyetiyle daha ileri bir noktaya taşımak. Firmalarımız burada kendi koleksiyonlarını, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen nitelikli alıcılara doğrudan sunuyor. Bu temasların her biri yeni sipariş, yeni müşteri ve yeni ihracat kapısı anlamına geliyor." dedi. "Firmalarımızın ulaşamadığı alıcıları Bursa’ya getiriyoruz" Fuarcılığı sektörlerin dış ticaret yolculuğunun stratejik bir parçası olarak gördüklerini vurgulayan İbrahim Burkay, BTSO’nun UR-GE ve alım heyeti organizasyonlarıyla firmaların küresel pazarlara erişimini kolaylaştırdığını belirterek, "İhracatta büyümenin yolu doğru ürün kadar doğru pazar ve doğru müşteriyle buluşmaktan geçiyor. UR-GE projelerimizle firmalarımızın tek başına ulaşmakta zorlandığı coğrafyalardan alıcıları Bursa’ya getiriyoruz. Junioshow’da da 50’ye yakın ülkeden nitelikli alıcıların firmalarımızla doğrudan temas kurmasını sağladık. Özellikle mevcut pazarlardaki ilişkilerin güçlenmesi kadar firmalarımızın daha önce çalışmadığı ülkelerden yeni müşteriler kazanmasını çok değerli buluyoruz. Bursa’da üretilen katma değerli ürünlerin Bursa’dan dünyaya pazarlanmasını istiyoruz. Firmalarımızın ihracatçı kimliğini güçlendiren, markalarını uluslararası ölçekte büyüten ve yeni ticaret kanallarına erişimlerini sağlayan projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz. BEKSİAD ile yıllardır güçlü bir iş birliği içerisinde yürüttüğümüz Junioshow da bu anlayışımızın güzel örneklerinden biri. Fuarımıza katılan firmalarımıza, dünyanın farklı ülkelerinden Bursa’ya gelen alıcılarımıza ve organizasyona katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." diye konuştu. "Junioshow sektörümüzün dünyaya açılan vitrini" BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit da Junioshow’un bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörü açısından önemli bir ticaret ve tanıtım platformu olduğunu söyledi. Firmaların yeni sezon koleksiyonlarını uluslararası alıcılarla buluşturduğunu belirten Bayezit, fuarın sektörün ihracat yolculuğuna doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Bayezit, "Junioshow bizim için yeni sezonların başladığı, firmalarımızın tasarım ve üretim gücünü dünyaya gösterdiği çok kıymetli bir organizasyon. Bu organizasyonda da farklı ülkelerden gelen nitelikli alıcılarla verimli görüşmeler gerçekleştirildi. BTSO ile oluşturduğumuz güçlü iş birliği sayesinde Junioshow’un uluslararası niteliğini her dönem daha ileri taşıyoruz. Organizasyonun önümüzdeki yıllarda çok daha geniş bir coğrafyaya ulaşacağına inanıyorum." dedi. "Fuarımız çok verimli geçti" Fuara katılan sektör temsilcisi Ercan Hacıoğulları, organizasyon boyunca yoğun bir ziyaretçi trafiği yaşadıklarını söyledi. Alıcıların programlı bir şekilde fuara yönlendirilmesinin görüşmelerin verimini artırdığını ifade eden Hacıoğulları, "Son yılların en iyi fuarlarından birini gerçekleştirdik. Yoğunluktan yemek yemeye dahi vakit bulamadığımız anlar oldu. 6-7 farklı ülkeden yeni müşteriler kazandık. Sektörün zorlu bir dönemden geçtiği süreçte bu fuar bizlere önemli bir moral ve motivasyon sağladı. Hem alıcılar hem de katılımcılar memnun. BTSO’ya ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz." dedi. Fuara dördüncü kez katıldıklarını belirten Fidan Çelikkaya da organizasyonun oldukça hareketli geçtiğini söyledi. Çelikkaya, fuarda özellikle Libya ve Cezayir’den yeni iş bağlantıları kurduğunu ifade etti. "İbrahim Burkay başkanın fuara önemli katkısı var" Sektör temsilcisi Mahmut Gülmez, Junioshow’un uzun yıllardır sektörün uluslararası pazarlara açılmasına katkı sunduğunu söyledi. Bursa’nın bebe ve çocuk konfeksiyonunda güçlü bir doğal kümelenmeye sahip olduğunu belirten Gülmez, "Fuarın ilk günlerinden bu yana katılımcıyız. BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’ın destekleriyle organizasyon yıllar içerisinde önemli bir noktaya ulaştı. İbrahim Burkay başkanımız olmasaydı bu fuar bu kadar gelişmezdi. Başkanımızın önemli bir vizyonu var. UR-GE projelerinin de sektörümüze büyük faydasını gördük. Kendisine ve bu fuarın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "Tekstilin tüm değer zincirine hareket getiriyor" Bursa Nakışçılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Yalçın Yeysin, 100’ün üzerinde katılımcıyla düzenlenen Junioshow’un sektöre önemli bir hareketlilik kazandırdığını ifade ederek, nakış sektörü olarak organizasyonun destekçileri arasında olduklarını söyledi. Fuarın kumaşçısından nakışçısına, üreticisinden ihracatçısına kadar tekstilin tüm değer zincirine katkı sağladığını kaydeden Yeysin, BTSO’nun destekleriyle organizasyonun daha da büyüyerek devam edeceğine inanıyorum. Bizlere de sundukları destekler için BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum." dedi. "Alım heyeti beklentimizi karşıladı" Fuar katılımcısı Metin Aslan, yabancı alıcı profilinden memnun kaldıklarını söyledi. Junioshow’un firmaların ürünlerini tanıtması ve Bursa’nın üretim gücünü uluslararası ölçekte göstermesi açısından önemli olduğunu belirten Aslan, "Mevcut müşterilerimizin yanı sıra Libya, Cezayir ve Irak’tan yeni alıcılarla görüşmeler gerçekleştirdik. Yabancı ziyaretçi portföyü beklentimizi karşıladı. Güçlü bir alım heyeti organizasyonu oldu." diye konuştu. "Yeni müşteri oranımız yüzde 15’i aştı" Fuar katılımcısı Serkan Çetintaş ise alım heyetlerinin niteliğine dikkat çekti. BTSO’nun çalışmalarıyla oluşturulan müşteri portföyünün son derece kaliteli olduğunu belirten Çetintaş, "Fuarda alıcı profilinin çeşitlendiğini görüyoruz. İbrahim Başkanımızın sektörümüze verdiği destekle firmalarımızın ufku açıldı. Kendisine çok teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. "BTSO her zaman bizim arkamızda oldu" Sektör katılımcısı Rıdvan Güler, fuarların sektör firmaları açısından büyük önem taşıdığını belirterek, BTSO’nun uzun yıllardır farklı projelerle Bursa iş dünyasına liderlik ettiğini söyledi. Güler, "BTSO ve BEKSİAD’a teşekkür ediyoruz. BTSO, her zaman bizim arkamızda oldu. Bugün artık sektörümüzde önemli bir fuarcılık bilgi birikimi oluştu. İlk günden itibaren İbrahim Burkay başkanımız Bursa’ya büyük değer kattı. Çizgisini her zaman devam ettirdi. Bursa’ya ve sektörümüze çok daha farklı hizmetler sunmayı sürdüreceğine inanıyorum." dedi. "Junioshow’da yeniden güçlü bir fuar kültürü oluşturdu" Fuarda stant açan Sedat Şengül de Bursa’da sektörel fuarcılığın yeniden güç kazanmasında BTSO’nun önemli rol üstlendiğini ifade etti. Şengül, "Bir dönem Bursa’da fuarcılık sektörümüz açısından eski hareketliliğini kaybetmişti. İbrahim Burkay’ın ortaya koyduğu vizyonla Junioshow yeniden güçlü bir ivme kazandı. Bugün geldiğimiz noktada fuarımız istikrarlı ve başarılı bir şekilde yoluna devam ediyor. Bu organizasyon hem firmalarımız hem de Bursa’nın uluslararası tanıtımı açısından çok kıymetli." diye konuştu.

Türkiye, tekstilde Uzak Doğu'nun Avrupa'ya açılan kapısı oldu Haber

Türkiye, tekstilde Uzak Doğu'nun Avrupa'ya açılan kapısı oldu

Türkiye, Uzak Doğu'nun tekstilde Avrupa'ya açılan kapısı oldu. Endonezya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Ndari Surjaningsih, "Köklü geçmişi, endüstrisi ve Avrupa, Orta Doğu ile Orta Asya’ya açılan güçlü konumuyla Türkiye, dünyanın önemli mütevazı moda merkezlerinden birisi" dedi. Tasarımların, trendlerin ve markaların bir araya geldiği İstanbul Fashion Connection'a katılan Endonezya, giyim tarzını yansıtan son trend ürünlerini sergiledi. Endonezya Merkez Bankası yetkilisi Ndari Surjaningsihi, İstanbul'un, tekstil ve hazır giyim endüstrisi açısından dünyadaki en iyi yerlerden birisi olduğunu belirterek, "Endonezya, tasarım, üretim, islami finansman, dijitalleşme ve küresel pazarlara erişim dâhil tüm değer zincirini güçlendirerek dünyanın önde gelen mütevazı moda merkezlerinden biri olma vizyonunu sürdürüyor. Köklü geçmişi, endüstrisi ve Avrupa, Orta Doğu ile Orta Asya’ya açılan güçlü konumuyla Türkiye de, dünyanın önemli mütevazı moda merkezlerinden biri. Etkinliğin İstanbul’da gerçekleştirilmesi, müslüman ülkeler arasında daha kapsayıcı ve bağlantılı bir küresel mütevazı moda ekosistemi inşa etme hedefinin somut bir yansımasıdır" dedi. Surjaningsihi, "Ticaret, yatırım, insan kaynağı geliştirme, tasarımcı değişimi ve endüstriyel ağların güçlendirilmesi gibi alanlarda somut adımların atılması hedefliyoruz. İki ülke sanayicileri arasında somut iş birliklerini artırmak mütevazı modanın küresel helal ekonomisinin büyümesine katkısını güçlendirmek ve Endonezya’yı dünyanın mütevazı moda endüstrisinde stratejik bir ortak haline getirmek istiyoruz" dedi. Endonezya’nın önde gelen moda tasarımcıları Febry Ferry Fabry, Boolao, Nissa Khoirina, Dama Kara, Eiwa ve Sofie yeni ürünlerini düzenledikleri bir defile ile sergiledi. Türk mankenlerin katılımıyla gerçekleştirilen defile kapsamında katılımcı tasarımcılar, Endonezya'nın zengin geleneksel kumaş kültürü olan Wastra’dan ilham alan koleksiyonlarını sundu. Endonezya’nın geleneksel tekstil mirası ve çeşitliliğini modern muhafazakâr moda perspektifiyle yeniden yorumlayan tasarımlar, konukların beğenisini kazandı. Defileyi Endonezya Merkez Bankası yetkilisi Ndari Surjaningsih ile İstanbul Konsolosluğu Ekonomik İşler Müşaviri Hannan Hadi de izledi.

Yerli ve milli imkanlarla öğrencilerin ürettiği yarış aracı Polonya'da yarışacak Haber

Yerli ve milli imkanlarla öğrencilerin ürettiği yarış aracı Polonya'da yarışacak

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) öğrencileri tarafından tasarlanarak üretilen elektrikli yarış aracı, 25-29 Ağustos tarihlerinde Polonya'da gerçekleştirilecek Formula Student Poland yarışmasında Türkiye'yi temsil edecek. SUBÜ-TETRA Takımı, uluslararası arenada hem pist performansıyla hem de mühendislik çalışmalarıyla başarı yakalamayı hedefliyor. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren SUBÜ-TETRA Takımı, kendi imkanlarıyla geliştirdiği elektrikli yarış otomobiliyle uluslararası kulvarda mücadele verecek. Farklı fakülte ve meslek yüksekokulu öğrencilerinin ortak çalışmasıyla tasarlanıp üretilen araç, 25-29 Ağustos tarihlerinde Polonya'nın Grjec kentinde yer alan Autodrom Somczyn pistinde düzenlenecek Formula Student Poland yarışlarında boy gösterecek. Ekip, organizasyon öncesinde 24 Ağustos'ta kamp alanına giriş yaparak teknik kayıt ve idari işlemleri tamamlayacak. Dünyanın dört bir yanından üniversite ekiplerini bir araya getiren Formula Student Poland kapsamında öğrenciler yalnızca pist üzerindeki performanslarıyla değerlendirilmeyecek. Ekipler; mühendislik tasarımı, maliyet ve üretim analizi ile iş planı sunumu gibi çeşitli başlıklarda da jüri karşısına çıkacak. 2015 senesinden bu yana elektrikli, hidrojenli ve otonom araç projeleri üzerine çalışmalar yürüten SUBÜ-TETRA Takımı, aracın geliştirilme aşamasında öğrencilerin farklı alanlardaki bilgi birikimi ve tecrübelerinden faydalanıyor. Mekanik ve elektronik donanımlardan batarya yönetim sistemine, güç elektroniğinden yazılım altyapısına kadar aracın birçok unsuru tamamen öğrencilerin çalışmalarıyla hayata geçiriliyor. SUBÜ-TETRA Takımı, Polonya'daki organizasyonda kazanacağı deneyimle elektrikli araç teknolojileri alanındaki faaliyetlerini daha üst seviyeye taşımayı ve SUBÜ ile Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor. "Öğrencilerimizin işi yaparak öğrenmesini önemsiyoruz" Formula Student yarışlarının dünyadaki mühendislik öğrencilerini buluşturan prestijli organizasyonlardan biri olduğunu vurgulayan SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, uygulama odaklı eğitim anlayışını benimsediklerini ifade etti. Öğrencilerin karşılaştıkları problemleri çözerek tecrübe kazandıklarını belirten Sarıbıyık, "Öğrencinin işi yaparak öğrenmesi, herhangi bir sıkıntıyla karşılaştığında ise akademisyenlerin desteğiyle bu sorunu çözmesi demek. Bu vesileyle öğrencilerimiz hem sorun çözmeyi hem de takım ruhuyla çalışmayı birlikte öğreniyorlar. Öğrencilerimizin ülkemizi orada en iyi şekilde temsil etmelerini ve tabii ki derece elde etmelerini gönülden arzu ediyoruz. Ancak şu anda birinci önceliğimiz, aracımızı Polonya'da piste çıkararak yarışabilmek" dedi. "8 ülkenin yer aldığı yarışta ülkemizi temsil edeceğiz" Geliştirdikleri elektrikli yarış aracını Polonya'da piste çıkaracaklarını aktaran SUBÜ-TETRA Takım Lideri Samet Günalan, aracın bütünüyle üniversite imkanlarıyla geliştirildiğini kaydetti. Organizasyonda 8 farklı ülkeden ekiplerin yarışacağını belirten Günalan, "Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi bünyesinde geliştirdiğimiz aracımızı bu yıl Polonya'da yarıştıracağız. Katılacağımız bu yarışmada toplam 8 ülkeden ekip yer alacak. Biz de ekibimizi ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmek için orada bulunacağız. Bayrağımızı en iyi şekilde dalgalandırmak ve üniversitemizi gururlandırmak istiyoruz" diye konuştu. "Aracımızın yüzde 100 yerli ve milli olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim" Aracın tasarım, üretim ve analiz süreçlerinin tamamen öğrenciler tarafından yürütüldüğünü söyleyen SUBÜ-TETRA Takımı öğrencisi Burhan Koçyiğit ise, ekip arkadaşlarının yoğun bir emek harcadığını vurguladı. Koçyiğit, "Bu sene arkadaşlarımızın da çok büyük emeğiyle birlikte aracımızı tasarımından üretimine ve analizlerine kadar her şeyiyle kendimiz yaptık. Aracımızın yüzde 100 yerli ve milli olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Bu konuda çok fazla çalıştık. Gerekirse gecemizi gündüzümüze katarak çalışmalarımızı sürdürdük. Kural kitapçığını en ince detaylarına kadar inceleyerek kontrollerimizi ve testlerimizi gerçekleştirdik. Şu anda her şey çok güzel gidiyor. İnşallah herhangi bir sorun yaşamayız" şeklinde konuştu.

87 ülkeden saat distribütörleri İstanbul'da buluştu Haber

87 ülkeden saat distribütörleri İstanbul'da buluştu

87 ülkeden gelen saat distribütörleri, yeni sezon koleksiyonlarını yerinde incelemek ve ticari iş birliklerini geliştirmek amacıyla İstanbul'da bir araya geldi. Dört gün sürecek organizasyonda sektörün yeni trendleri değerlendirilirken, Türkiye'nin saat üretim ve ihracatındaki gücü de uluslararası alıcılara tanıtıldı. Saat sektörünün uluslararası buluşmasına ev sahipliği yapan İstanbul, 87 ülkeden 115 distribütörü ağırladı. Organizasyonda yeni sezon modelleri ilk kez uluslararası alıcılara tanıtılırken, firmalar yeni pazarlara açılma, ihracatın artırılması ve küresel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. Etkinlikte konuşan Daniel Klein Group Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Çevik, Türk saat markalarının küresel pazarda önemli bir konuma ulaştığını belirtti. Çevik, ‘‘Türk saat markaları dünyada önemli bir pozisyon almaya başladı. Türk saatleri; tasarım kabiliyetinin güçlü olması ve trendleri iyi yakalaması nedeniyle dünyanın birçok ülkesinden talep görüyor’’ dedi. Saat satın alırken tüketicilerin önceliklerini de değerlendiren Çevik, ‘‘İnsanlar saat alırken önce saatin markasına bakıyor, güvenilir olmasını istiyor. Ardından fiyatına bakıyor. Beklediği tasarım ve kaliteyi de yakaladığında satın alıyor’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Akıllı saatlerde ilgi azaldı, geleneksel saatlere dönüş var’’ Son yıllarda tüketici eğilimlerinin değiştiğini ifade eden Çevik, ‘‘Akıllı saatler 5 yıl önce çok gündeme geliyordu. Son 1-2 yılda akıllı saatler trendlerden düştü. İnsanlar genel olarak klasik saatleri tercih ediyor. Özellikle akıllı saatlerin şarj edilme zorunluluğu tercih edilmemesine neden oluyor. İnsanlar zaten arabasını ve telefonunu şarj ediyor. Saatte de şarj ihtiyacı olması nedeniyle geleneksel saatler yeniden öne çıkıyor’’ diye konuştu. Türk saat markalarının ihracat pazarlarına ilişkin de açıklamalarda bulunan Çevik, ‘‘Türk saat markaları Balkanlar, Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Arap ülkeleri ve Afrika kıtasında yoğun talep görüyor. Türkiye'nin model ve tasarım gücü nedeniyle Türk saat markaları bu pazarlarda tercih ediliyor’’ dedi. Saat sektöründe yaptıkları faaliyetlere hakkında da konuşan Çevik, Tüm dünyaya yılda 4 milyon adetten fazla saat sattıklarını söyledi. Çevik, "Türkiye’nin tüm illerinde olmayı bir yana bırakın hemen her ilçesinde ve kasabasında bayimiz var. Kâr marjını bayii ve müşteri dostu olarak belirleyerek herkesin kazanmasını tercih ettik" dedi. Çevik, bayii dostu yaklaşımı dünyada da ön plana çıkardıkları için 86 ülkeden 115 distribütöre ulaştıklarını, listeye başta Hindistan olmak üzere yeni ülkelerin de katıldığının altını çizdi. ‘‘Ulaşılabilir fiyatlarda kaliteli saat üretiyoruz’’ Toplam büyüklüğü 150 milyar dolar olan dünya saat pazarında açılacak olan yeni satış noktalarıyla ihracatı artırmayı hedeflediklerin belirten Çevik, "Biz tüm dünya insanları için ulaşılabilir fiyatlarda kaliteli, zengin renk ve modelde saatler üretiyoruz. Yeni nesil gençlerden beyaz yakalı çalışanlara kadar her kesime, makul kar oranlarını dikkate alarak satış yapıyoruz. Bu da hem iş ortaklarımızı hem müşterilerimizi hem de bizi mutlu ediyor. Tamamı Türk olan tasarım ekibimiz dünyada trend belirleyecek seviyede modeller üretiyor. Fabrikamız siparişleri zamanında yetiştirecek kapasitede" diye konuştu.

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK İÇİN ORTAK ÇAĞRI

Etkinliğe, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, Bilişim Sektörü iş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk, Bursa İş Kadınları Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ve çok sayıda dinleyici katıldı. Toplantının açılışında konuşan MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın “Toplantının adı olan ‘Mühendislikte Dijital Bağımsızlık’ ismi çok kıymetli. Bu isim için İdris Başkanıma çok teşekkür ederim. ‘Bağımsızlık’ çok önemli bir kelime. Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği için bu kelime çok önemli. NOSAB belki Türkiye’nin en yeşil organize sanayi bölgesi. Çok sayıda fabrika bulunmasına rağmen, kullandığımız yazılımlar eğer yerli olmazsa NOSAB binalardan ibaret kalır. Üretimden, verimlilikten bahsedemeyiz. Taş, beton yığınına dönüşür. İran Savaşı bize bunu gösterdi. Bağımsızlık bir ülke için altın anahtar. Biz bağımsız olamadığımız sürece, çok büyük sorunlar yaşayabiliriz. Türkiye’de bakış açımızı değiştirerek sorun değil, çözüm tabanlı hareket etmeliyiz” dedi. BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul açılış konuşmasında, “Bugün ülkemizin sanayi, teknoloji ve geleceğini yakından ilgilendiren tam bağımsızlığımızın, mücadelemizin en kritik yani dijital bağımsızlığımızı konuşmak için bir araya geldik. Dijitalliği temellerini oluşturduğu yeni bir bilgi çağı başladı. Ancak çok iyi biliyoruz ki, tasarımı başkasının yazılımıyla yapmak, veriyi başkasının bulutunda tutmak, saklamak, üretimi başka lisanlara bağlı tutmak, bizi sürdürülebilir bir liderliğe taşıyamaz. Mühendislikte dışa bağımlılık sadece maddi bir yük değil, aynı zamanda geleceğe dair egemenliğimiz için en büyük risklerden biridir. Biz bu alanda en iyilerini üretebilecek kapasiteye sahibiz. Bugün burada Mühendislikte dışa bağımlılığın bedelleri ve bu bedellerin nasıl minimize edileceğini konuşacağız” dedi. Doğrul sözlerini, “Burada bulunan bütün misafirlere, panelistlere ve ULUTEK Teknopark’a çok teşekkür ederim. Geleceği kopyalayan değil, geleceği yerli ve milli teknoloji tasarlayan Türkiye idealiyle etkinliğimizin tüm katılımcılar için verimli geçmesini diliyorum” diyerek bitirdi. Toplantının açılış konuşmalarında değerlendirmelerde bulunan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez de, “Bir tespitimden de bahsetmek isterim. NOSAB Akademi çatısı altında yıl boyunca çok sayıda eğitim, panel, seminer ve çalıştay gerçekleştiriyoruz. Ancak açıkçası bu salonu uzun zamandır ikinci kez bu kadar dolu görüyorum. Bu tablo, bugün ele aldığımız konunun ne kadar önemli ve güncel olduğunu gösteriyor. Demek ki sanayicimiz, mühendisimiz, akademisyenimiz ve teknoloji dünyamız; dijital bağımsızlık, yerli yazılımlar ve mühendislikte rekabet gücü gibi başlıkları yalnızca teknik bir mesele olarak değil, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir konu olarak değerlendiriyor. Buradaki yoğun ilgi, aslında hepimizin aynı sorunun peşinde olduğunu gösteriyor: Üreten, geliştiren ve kendi teknolojisini ortaya koyabilen bir Türkiye.” dedi. TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir de, “Farklı panellere katıldığımda her zaman üzerinde durduğum bir konu var. Mühendislik ve dijital bağımsızlık. Geçen hafta yazılım alanında ithalat-ihracat rakamları açıklandı. İhracat yüzde 4, ithalat ise yüzde 50 oranında artmış. Yani bu şekilde giderse yılın sonuna doğru cari açık 5 milyar dolar olacak. Bu cari açık sürdürülebilir değil. Bundan dolayı dijital bağımsızlık çok önemli” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat ‘Dijital Mühendislik ve Ürün Geliştirme Süreçleri’ isimli konuşmasını ve TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk ‘Türkiye’de CAD ve Veri bağımsızlığı ihtiyacı isimli konuşmasını sundu. NOSAB Başkanı Erol Gülmez tarafından konuşmacı TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat’a, MARSİFED Başkanı Osman Akın tarafından da konuşmacı TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk’e plaket takdiminde bulunuldu. Toplantının ilk panelinde, ‘Mühendislikte Dışa Bağımlılık: Bedelini Nerede Ödüyoruz?’ konusu Moderatör Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Fatih Karpat’ın yönetiminde yapıldı. Panelde; İğrek Makine Ar-Ge Müdürü Fatih İğrek, Mubitek Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bintaş, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk konuşmacı olarak yer aldı. İlk paneldeki konuşmacılara BİSİAD Başkanı İdris Doğrul tarafından adlarına dikilmiş fidan belgeleri takdim edildi. Kahve molasının ardından ikinci panel ise, ‘Mühendislikte Veri Kopukluğu: Tasarım ve Üretim Arasındaki Kayıp Nasıl Kapatılır’ konusuyla BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde; Evok Software Studio Kurucu Ortağı Harun Öztürk, Projesis Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kemahlı, TDM Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İnönü Alıcı konuşmacı olarak yer aldı. İkinci paneldeki konuşmacılar için hazırlanan fidan belgeleri, MUBİTEK Genel Müdürü Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.