Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tarım Ve Orman Bakanlığı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tarım Ve Orman Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım Ve Orman Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

22 yaşında diplomasını aldı, 250 kovanla başladığı arıcılıkta bine ulaştı Haber

22 yaşında diplomasını aldı, 250 kovanla başladığı arıcılıkta bine ulaştı

22 yaşındaki Latife Gül Kaplan, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Bitki Koruma Bölümü’nden mezun olduktan sonra Adana’nın Kozan ilçesinde yaşayan ailesinin yanına döndü. Babasından öğrendi, kendi işinin patronu oldu Masa başı işte çalışmak yerine babasından öğrendiği arıcılığı meslek edinen genç kız, daha sonra eğitim ve sertifikalarını alarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kırsal kalkınma desteğinden yararlandı. Kaplan, 250 kovanla arıcılığa başladı. Gün geçtikçe işini büyüten Kaplan, şimdi bin kovanla arıcılık yapıyor. Mevsime göre arılarını bölge bölge gezdiren genç kız, 12 ay boyunca adeta 81 ili gezerek ekmek parası kazanıyor. "Babadan gelen bir meslek" Başarı öyküsünü İHA’ya anlatan Latife Gül Kaplan, "Mesleğim aslında bize babadan gelen bir meslek. Babamız bizim ilk öğretmenimiz. Onun desteğiyle birlikte bu yolda ilerledik. Kendi üretimimiz olan her şeyi seviyorum. Kendi emeğimizle bir şeyin nasıl ortaya çıktığını bilerek ilerlemek istiyordum" dedi. "Büyük bir emek ve fedakarlık var" Tarım ve Orman Bakanlığının kırsal kalkınma desteğinden yararlanarak 250 kovan ve ekipmanla işe başladığını söyleyen Kaplan, "Kırsal kalkınma desteği kapsamında bir projeden hak kazandım. 250 kovanla başlamıştık, şu an bin kovana ulaştık. Mesleğim zor. Arkasında büyük bir emek ve fedakarlık var. Arıları gece yüklemek zorundayız. Yeri geliyor erkek gibi çalıştığım anlar oluyor, 7 gün 24 saat gece-gündüz çalışıyoruz" diye konuştu. "Arıların peşinden Türkiye’yi dolaşıyorum" Arıların iklim ve bitki örtüsüne uygun bölgelere taşındığını belirten Kaplan, bu nedenle Türkiye’nin farklı illerini dolaştıklarını da belirterek şunları söyledi: "Adana’dan Muğla’ya gidiyoruz, sabaha kadar uykusuz kaldığımız zamanlar oluyor. Zor demek tek başına yetmez. İnsan sevdiği meslekte bahar buluyor. Sevdiği mesleği yapınca zorluğu kalmıyor. İklim ve bitki örtüsü nereye uygunsa oraya gidiyoruz. Şanlıurfa, Kayseri, İzmir gibi birçok bölgeye gidiyoruz. 81 ilin 81’ini geziyoruz." "Öncelik para değil, sevgi ve emek" Genç yaşında kendi işini kurmayı tercih ettiğini belirten Kaplan, maaşlı bir işte çalışmak yerine sevdiği mesleği yapmanın kendisi için daha önemli olduğunu anlatarak, "Bir insanın emri altında çalışmak pek bana göre değil. Çok serbest bir alanda büyüdüğümüz ve çalıştığımız için bu sektör bana daha iyi geldi. Arıcı çocuğuyduk, arıcılık yaparak daha iyi olacağını biliyordum. Bana herhangi bir kurumda çalışmak ister misin, seni oraya yerleştirelim deseler yine istemezdim. Kendi mesleğim derdim. Bir meslek yapıyorsan öncelikle beklentin para veya maddiyat değildir. Sevgidir, emektir, çabadır. Biz bunun cefasını da çekiyoruz, sefasını da sürüyoruz. Her şeyiyle bu mesleğe katlanıyoruz" dedi. "Arı kolonisi, bebek demek" Rengarenk boyanmış kovanlarıyla da dikkat çeken Latife Gül Kaplan, kovanların her birinin kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, "Bunlar benim kendi tercihim. İstediğimiz renge boyuyoruz. Her birinde bir hatıra var. Çok şükür emeğimizin karşılığını da alıyoruz. Arı kolonisi, bebek demek. Bebeğe nasıl bakıyorsanız onunla öyle ilgilenmelisiniz ki verimini alabilesiniz. Arılarımızı götürdüğümüz bölgelerde önce arılarımızı nasıl koruyacağımızı düşünüyoruz. Biz üretmek için çalışan kısımdayız. Arı olmadan doğadaki düzenin ne hale geleceğini herkesin bilmesi gerekiyor. Arılarımızı götürdüğümüzde bazen bize farklı gözlerle bakılıyor, farklı ithamlarla karşılaşıyoruz. Oysa biz üretmek için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler yasaklandı Haber

Domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler yasaklandı

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle aroma vericilerin ve aroma verme özelliği taşıyan bileşenlerin gıdalarda kullanım koşulları, kaynak materyalleri, üretim süreçleri ve etiketleme esasları yeniden düzenlendi. Yeni düzenlemenin temel amacı; tüketici sağlığının ve menfaatlerinin korunması, gıda ticaretinde adil uygulamaların sağlanması ve çevrenin gözetilmesi olarak belirlendi. DOMUZ VE BÖCEK KAYNAKLI AROMALARA YASAK Yönetmelikte tüketiciler açısından dikkat çeken düzenlemelerden biri, domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler, aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri ve bunların üretiminde kullanılan kaynak materyallerin gıdalarda kullanılamayacağının hükme bağlanması oldu. Ayrıca aroma vericilerin tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanılmasının da önüne geçilmesi amaçlandı. Perakende gıda işletmelerinde tüketici talebi doğrultusunda servis edilen veya ambalajlanan ürünlerde aroma vericilerin yanıltıcı biçimde kullanılması yasaklandı. “DOĞAL AROMA” İFADESİNE YÜZDE 95 ŞARTI Yönetmelikle ürün etiketlerinde kullanılabilecek “doğal” ve “doğal aroma vericisi” ifadelerine de belirli kriterler getirildi. Bir aroma vericinin belirli bir gıda, gıda grubu veya bitkisel ya da hayvansal kaynağa atıfla “doğal” olarak tanımlanabilmesi için, aroma vericiyi oluşturan bileşenlerin tamamının veya ağırlıkça en az yüzde 95’inin belirtilen kaynaktan elde edilmiş olması gerekiyor. Son tüketiciye sunulacak aroma vericilerde, kullanım amacını belirten “Gıdada kullanım içindir” veya “Gıdada kullanımı sınırlıdır” gibi ifadelerin açık ve okunabilir şekilde yer alması zorunlu olacak. Son tüketiciye sunulmayan aroma vericilerin etiketlerinde ise ürünün tanımı, kullanım koşulları, parti numarası, bileşen bilgileri, üretici veya ithalatçının adı ve adresi, net miktar ile tavsiye edilen tüketim tarihi veya son tüketim tarihi gibi bilgilere yer verilmesi gerekecek. BAZI AROMA VERİCİLER İÇİN YASAK TARİHİ 31 ARALIK 2026 Yönetmelikle bazı aroma verici maddeler için geçiş süreci de belirlendi. FL 04.029, FL 05.100, FL 05.175, FL 05.222, FL 15.029, FL 15.030, FL 15.060, FL 15.119, FL 15.130 ve FL 15.131 numaralı aroma verici maddeler, 31 Aralık 2026'dan itibaren piyasaya arz edilemeyecek ve gıda üretiminde kullanılamayacak. Bu maddeleri içeren ve söz konusu tarihten önce piyasaya arz edilen gıdalar ise raf ömrü sonuna kadar piyasada bulunabilecek. FL 05.062 ve FL 05.099 numaralı aroma vericiler için de 31 Aralık 2026'dan itibaren kullanım alanlarına sınırlama getirilecek. İŞLETMELERE 2026 SONUNA KADAR SÜRE Yeni düzenlemeye tabi gıda işletmecilerinin 31 Aralık 2026'ya kadar yönetmelik hükümlerine uyum sağlaması gerekiyor. Bu tarihten önce piyasaya arz edilen ürünler ve bu ürünleri içeren gıdalar ise raf ömürleri boyunca piyasada bulunabilecek.

Düğün yemeklerinde gıda güvenliği uyarısı Haber

Düğün yemeklerinde gıda güvenliği uyarısı

Bursa'nın Orhaneli ilçesine bağlı Karıncalı mahallesindeki bir düğün organizasyonunda ikram edilen tavuklu pilavın ardından çok sayıda kişinin rahatsızlanması, toplu yemek organizasyonlarında gıda güvenliğinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Olayın kesin nedeninin yetkili kurumların inceleme ve laboratuvar sonuçlarıyla ortaya konulacağını belirten Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Veteriner Hekim Melike Baysal, özellikle tavuk eti gibi mikrobiyolojik açıdan risk taşıyabilen hayvansal gıdalarda hazırlama ve muhafaza şartlarına dikkat çekti. Baysal, çiğ tavuk etinin satın alındığı andan itibaren soğuk zincirin korunması gerektiğini belirterek şunları söyledi; "Çiğ tavuk etinin uygun sıcaklıkta muhafaza edilmemesi, özellikle yaz aylarında mikroorganizmaların hızlı çoğalmasına neden olabilir. Çiğ ve pişmiş ürünlerin temas etmemesi, kullanılan ekipmanların hijyeninin sağlanması ve tavuğun yeterli sıcaklıkta pişirilmesi temel kurallardır. Piştikten sonra bile bazı mikroorganizmaların toksinlerinin gıdayı riskli hale getirmeye devam ettiğini de düşünürsek, bu sürecin sıradan bir süreç olmadığını daha iyi anlarız. Ancak risk pişirme işlemiyle sona ermiyor. Pişmiş tavuk ve pilavın uygun sıcaklıkta tutulması ve servis süresinin kontrol edilmesi gerekiyor. Özellikle sıcak havalarda, pişmiş yemeklerin uzun süre oda sıcaklığında bekletilmesi bazı bakterilerin çoğalmasına ve gıda zehirlenmelerine yol açabilecek şartlar oluşturabiliyor. Kanatlı etleri başta Salmonella ve Campylobacter olmak üzere çeşitli gıda kaynaklı patojenlerle ilişkilendiriliyor. Uygun olmayan sıcaklıklarda bekletilen toplu yemeklerde Clostridium perfringens gibi bakteriler de risk oluşturabiliyor. Bununla birlikte, yaşanan herhangi bir olayda etkenin ancak gerekli incelemeler sonucunda belirlenebileceğinin altını çiziyoruz." "Denetim, olay yaşanmadan önce başlamalı" Baysal, gıda güvenliğinin yalnızca tüketicinin dikkatine bırakılamayacağını belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen resmî kontrollerin önemine dikkat çekti. Baysal, "Hayvansal gıdalarda güvenlik; üretimden kesime, parçalamadan taşımaya, depolamadan tüketime kadar yani çiftlikten çatala kadar bütün süreçlerin kontrolünü gerektirir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın risk esaslı resmî kontrollerinin etkin biçimde sürdürülmesi, özellikle hayvansal gıda üreten, işleyen, parçalayan, depolayan ve dağıtan işletmelerde mevzuatın öngördüğü denetim ve veteriner hekim sorumluluklarının etkin şekilde uygulanması halk sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır. Merdiven altı üretimlerin olduğunu da biliyoruz, bu konuda da denetimler ve özellikle cezalar arttırılmalı" diye konuştu. Veteriner hekimlerin gıda güvenliği zincirindeki rolünün yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Baysal, hayvansal gıdaların güvenliğinin sağlanmasının doğrudan bir halk sağlığı konusu olduğunu ifade etti. Baysal, özellikle yaz aylarında düğün, mevlit ve benzeri toplu organizasyonlarda vatandaşların şu noktalara dikkat etmesi gerektkiğini belirterek şöyle sıraladı; "Tavuklu yemeklerin uzun süre sıcak ortamda bekletilmemesi. Yemeklerin güneş altında bırakılmaması. Çiğ ve pişmiş gıdaların birbirinden ayrı tutulması. Tavuk etinin tamamen pişirilmesi. Hazırlama, taşıma ve servis sırasında uygun sıcaklık şartlarının korunması. Şüpheli görünen veya uygun şartlarda muhafaza edilmediği düşünülen gıdaların tüketilmemesi. Gıda zehirlenmelerinin önlenmesi; bilinçli tüketici, hijyen kurallarına uyan işletmeler ve etkin kamu denetiminin birlikte çalışmasıyla mümkündür. Özellikle sıcak yaz aylarında toplu yemek hizmetlerinde zaman ve sıcaklık kontrolü ihmal edilmemelidir. Güvenli gıda bir tesadüf değil, bilimsel kurallara dayanan bir halk sağlığı uygulamasıdır."

Gastro İnegöl bir ilke daha imza attı Haber

Gastro İnegöl bir ilke daha imza attı

İnegöl Belediyesi’nin gastronomi markalarından Gastro İnegöl, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ayrıntılı menü uygulamasına hızlıca uyum sağlayarak Temmuz ayı itibarıyla menülerinde uygulamayı başlattı. Gastro İnegöl, İnegöl’de bu uygulamayı hayata geçiren ilk işletme oldu. İnegöl Belediyesi’nin kentin gastronomi değerlerini yaşatmak, yöresel lezzetleri gelecek nesillere aktarmak ve İnegöl’ün zengin mutfak kültürünü daha geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği Gastro İnegöl, şehirde bir ilki daha hayata geçirerek yine farkını ortaya koydu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tüketicilerin daha bilinçli seçimler yapmasını desteklemek amacıyla başlattığı ayrıntılı menü uygulaması, İnegöl’de bir ilk olarak Gastro İnegöl’de Temmuz ayı itibarıyla hayata geçirildi. İnegöl’ün tadımlama merkezi Yalnızca yemek yenilen bir restoran olmanın ötesinde, İnegöl’ün gastronomi kültürünün tanıtıldığı bir tadımlama merkezi olarak hizmet veren Gastro İnegöl, şehrin yöresel yemeklerinden coğrafi işaretli ürünlerine, yerel üreticilerin ürünlerinden geleneksel tatlarına kadar kentin gastronomi değerleri burada bir bütün olarak sunuyor. Açıldığı günden bu yana İnegöllülerin yanı sıra kenti ziyaret eden misafirlerin de uğrak noktalarından biri haline gelen Gastro İnegöl, farklı şehirlerden gelen vatandaşlara da İnegöl mutfağını tanıma ve yöresel lezzetleri yerinde deneyimleme imkânı sunuyor. Bilinçli tüketim için ayrıntılı menü Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu kapsamında hayata geçirdiği yeni uygulamayla birlikte, toplu tüketim yerlerinde tüketicilerin sunulan gıdalar hakkında daha detaylı bilgiye ulaşması hedefleniyor. Gastro İnegöl de düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte gerekli hazırlıklarını kısa sürede tamamlayarak Temmuz ayında ayrıntılı menü uygulamasını hayata geçirdi. Böylece İnegöl’de bu uygulamayı başlatan ilk işletme oldu. Menülerde kaloriden alerjen bilgilere her detay yer alıyor Yeni uygulama kapsamında menülerde tüketicilerin ürünler hakkında daha detaylı bilgiye ulaşabilmesi sağlanırken, gıdaların içerikleri, kalorileri ve alerjen bilgileri gibi tüketici açısından önem taşıyan bilgiler daha görünür hale getiriliyor. Bu uygulamayla vatandaşların tercihlerini daha bilinçli şekilde yapabilmesine katkı sunulması amaçlanıyor. Gastro İnegöl’de şeffaf ve bilinçli tüketim İnegöl Belediyesi, gastronomi alanındaki çalışmalarını yalnızca yöresel lezzetleri yaşatmakla sınırlı tutmayarak, vatandaşların güvenilir ve doğru bilgiye ulaşmasını sağlayan uygulamaları da hayata geçiriyor. Gastro İnegöl’de ayrıntılı menü uygulamasının kısa sürede hayata geçirilmesiyle birlikte, İnegöl mutfağının tanıtılması ve yaşatılmasının yanında bilinçli tüketim, şeffaf bilgilendirme ve tüketici memnuniyeti de ön plana çıkarılıyor. Restorana gelen misafirler, yemek istedikleri yemeği seçerken menüde kalorisini, alerjen bilgilerini ve içeriğini de ayrıntılı şekilde görebiliyor. Çorbalardan tatlılara, ana yemeklerden salatalara ve içeceklere kadar menüde yer alan tüm ürünlerde bu ayrıntılar sunuluyor. İnegöl Belediyesi, Gastro İnegöl aracılığıyla kentin gastronomi mirasını geleceğe taşırken, değişen tüketici ihtiyaçlarına ve yeni uygulamalara hızlı şekilde uyum sağlayarak vatandaşlara daha bilinçli, şeffaf ve güvenilir bir yeme içme deneyimi sunmayı da sürdürüyor. Hem lezzet hem bilinçli tüketim sunuyoruz İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da Gastro İnegöl’de hayata geçirilen ayrıntılı menü uygulamasının önemine dikkat çekerek, "Gastronomi alanında şehrimizin değerlerini yaşatırken, hemşerilerimizin sağlıklı ve bilinçli tercihler yapabilmesini de önemsiyoruz. Tükettiğimiz gıdanın içeriğini, kalorisini ve varsa alerjenlerini bilmek, sağlıklı beslenme açısından önemli bir farkındalık oluşturuyor. Gastro İnegöl’de uygulamaya aldığımız ayrıntılı menü sistemiyle misafirlerimize yalnızca lezzetli ve yöresel ürünler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda tercihlerini daha bilinçli yapabilecekleri şeffaf bir ortam da sağlıyoruz. İnegöl Belediyesi olarak vatandaşlarımızın sağlığını, memnuniyetini ve güvenini önceleyen uygulamaları hayata geçirmeye, şehrimizin gastronomi kültürünü geleceğe taşırken hizmet kalitemizi de sürekli geliştirmeye devam edeceğiz" dedi.

"Şeker Soruşturması"nda 8 ilde 26 adrese operasyon: 47 şüpheli ifadeye çağrıldı Haber

"Şeker Soruşturması"nda 8 ilde 26 adrese operasyon: 47 şüpheli ifadeye çağrıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığı ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının incelemeleri sonucunda, nişasta bazlı şeker üretimi ve ticareti yapan bazı firmaların kota ve iç piyasa satış sınırlamalarını ihlal ettiği tespit edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 8 ilde 26 adrese operasyon düzenlendi, 47 şüpheli ifadeye çağrıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığı ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının incelemeleri sonucunda, bazı firmaların, iç piyasaya arz edilmemesi gereken nişasta bazlı şeker niteliğindeki ürünleri piyasaya sürdükleri belirlendi. Ayrıca, ürünlerin farklı isimlerle faturalandırıldığı tespit edildi. İncelemelerde bazı ürünlerin gerçek mahiyetinin "maltodekstrin", "glukoz", "nişasta", "fruktoz" ve benzeri isimlerle faturalandırıldığı tespit edildi. Faturalarda gösterilen ürün ile fiilen teslim edilen ürünün cinsi arasında farklılıklar bulunduğu belirlendi. Tespitlerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah eş zamanlı adli işlemler başlatıldı. 25 şirkete yönelik arama ve el koyma işlemi Soruşturma kapsamında İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Ankara, Konya, İzmir, Gaziantep ve Adana olmak üzere 8 ilde, 26 adreste 25 şirkete yönelik arama ve evraka el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Şirket yöneticisi olarak belirlenen 47 şüpheli ise ifadelerinin alınması amacıyla çağrı yoluyla ifadeye çağrıldı. 5 farklı suç yönünden soruşturma Soruşturmanın, "Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaçların Ticareti", Vergi Usul Kanunu kapsamında vergi kaçakçılığı ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma, özel belgede sahtecilik ve fiyatları etkileme suçları yönünden sürdürüldüğü bildirildi. Soruşturmanın halk sağlığı, tüketici güveni ve piyasa düzenine ilişkin tespitler doğrultusunda çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.

Türkiye’de "Mavi Su Verimliliği Belgesi"ne hak kazanan ilk havalimanı İstanbul Havalimanı oldu Haber

Türkiye’de "Mavi Su Verimliliği Belgesi"ne hak kazanan ilk havalimanı İstanbul Havalimanı oldu

Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında yürütülen çalışmalarla birlikte İGA İstanbul Havalimanı, Kentsel Su Verimliliği Kategorisi’nin Bina ve Yerleşkeler Sınıfı doğrultusunda belge almaya hak kazandı. Bu belgeyle birlikte İGA İstanbul Havalimanı, Türkiye’de Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni almaya hak kazanan ilk havalimanı oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 27 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında yürütülen çalışmalarla birlikte İGA İstanbul Havalimanı, Kentsel Su Verimliliği Kategorisi’nin Bina ve Yerleşkeler Sınıfı doğrultusunda belge almaya hak kazandı. Bu belgeyle birlikte İGA İstanbul Havalimanı, Türkiye’de Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni almaya hak kazanan ilk havalimanı oldu. Sürdürülebilirlik vizyonuyla yürütülen çalışmaların sonucunda önemli bir başarıya imza atılırken bu belgenin 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren beş yıl süreyle geçerli olacağı ifade edildi. Öte yandan söz konusu belgenin su kaynaklarının verimli kullanılması, su kayıplarının azaltılması ve doğal kaynakların korunmasına yönelik uygulamaları kapsadığı kaydedildi. -"Su verimliliğini artıran uygulamalar geliştirmeye devam edeceğiz" Konuyla ilgili LinkedIn hesabından açıklamalarda bulunan İGA İstanbul Havalimanı, "İGA İstanbul Havalimanı'ndan Su Verimliliğinde Türkiye'de Bir İlk! Sürdürülebilirlik vizyonumuz doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalar önemli bir başarıyla taçlandı. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 27 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında, Kentsel Su Verimliliği Kategorisi - Bina ve Yerleşkeler Sınıfı doğrultusunda başlattığımız çalışmaları başarıyla tamamladık. Bu kapsamda, 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla beş yıl süreyle geçerli Mavi Su Verimliliği Belgesi almaya hak kazandık. Bu başarıyla birlikte İGA İstanbul Havalimanı, Türkiye'de Mavi Su Verimliliği Belgesi'ni almaya hak kazanan ilk havalimanı olmuştur. Bu belge; su kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, su kayıplarının azaltılması ve doğal kaynakların korunmasına yönelik kararlılığımızın somut bir göstergesidir. İGA İstanbul Havalimanı olarak, su verimliliğini artıran uygulamalar geliştirmeye ve sürdürülebilir havalimanı işletmeciliğinde öncü olmaya devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.

Türkiye'nin Ciğerleri Yanıyor! Haber

Türkiye'nin Ciğerleri Yanıyor!

Türkiye Alevlerle Mücadele Ediyor: 9 İlde Orman Yangınları Alarmı! Binlerce Personel Sahada, Yüzlerce Ev Tahliye Edildi Türkiye, yaz mevsiminin en zorlu günlerinden birini yaşıyor. Ülkenin dört bir yanında peş peşe çıkan orman yangınları nedeniyle ekipler adeta zamanla yarışıyor. Muğla, Antalya, Balıkesir ve İzmir başta olmak üzere toplam 9 ilde çıkan yangınlara havadan ve karadan yoğun müdahale sürerken, bazı bölgelerde tahliyeler gerçekleştirildi, hastalar güvenli alanlara sevk edildi. Kontrol altına alınan yangınlarda ise yeniden alevlenme riskine karşı soğutma çalışmaları aralıksız devam ediyor. Meteorolojik koşulların yangınların yayılmasını hızlandırdığı belirtilirken, özellikle yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar nedeniyle birçok bölgede risk seviyesinin kritik düzeyde olduğu ifade ediliyor. Yetkililer, vatandaşları ormanlık alanlarda azami dikkat göstermeleri konusunda uyarıyor. Muğla Seydikemer'de Kritik Mücadele Yangınların en yoğun hissedildiği nokta Muğla'nın Seydikemer ilçesi oldu. Ormanlık alanda başlayan yangın, rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayılarak yerleşim yerlerini tehdit etmeye başladı. Güvenlik tedbirleri kapsamında 408 ev boşaltılırken, Seydikemer Devlet Hastanesi'nde tedavi gören 45 hasta da çevredeki sağlık kuruluşlarına sevk edildi. Yangına müdahale için Türkiye'nin farklı bölgelerinden ekipler bölgeye yönlendirildi. Günün ilk ışıklarıyla birlikte hava araçları yeniden havalanırken, sahada 25 hava aracı, 410 kara aracı ve 1.141 personel görev yapıyor. Alevlerin yerleşim alanlarına ulaşmaması için yoğun çaba harcanırken, ekipler rüzgarın yön değiştirmesi ihtimaline karşı çalışmalarını geniş bir alanda sürdürüyor. Yetkililer, bölgedeki vatandaşların resmi kurumların uyarılarını yakından takip etmeleri gerektiğini belirterek, tahliye kararlarına eksiksiz uyulmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Antalya'da Alevler Yerleşim Yerlerine Yaklaştı Antalya'nın Kumluca, Kaş ve Alanya ilçelerinde de orman yangınları ekipleri alarma geçirdi. Özellikle Kumluca'da yükselen alevlerin yerleşim yerlerine yaklaşması üzerine 50 ev tedbir amacıyla tahliye edildi. Alanya'da ise sarp arazi yapısı ve zaman zaman etkisini artıran rüzgar, ekiplerin müdahalesini zorlaştırıyor. Hava araçları gündüz boyunca yangına müdahale ederken, gece saatlerinde kara ekipleri çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bölgedeki birçok noktada iş makineleriyle güvenlik şeritleri oluşturularak yangının ilerleyişi durdurulmaya çalışılıyor. Balıkesir'de Birden Fazla Noktada Mücadele Balıkesir'in Edremit-Altınoluk ile Gömeç ilçelerinde çıkan yangınlar da kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Özellikle zeytinlikler ve ormanlık alanların bulunduğu bölgelerde etkili olan yangınlar nedeniyle ekipler yoğun mesai harcıyor. Yerleşim alanlarına sıçrama riskine karşı güvenlik önlemleri artırılırken, bölgedeki vatandaşlar olası tahliyelere karşı hazırlıklı olmaları konusunda bilgilendiriliyor. İzmir'de Müdahale Aralıksız Devam Ediyor İzmir'de farklı noktalarda etkisini sürdüren orman yangınlarına hem havadan hem de karadan müdahale devam ediyor. Ekipler, alevlerin yerleşim alanlarına ulaşmaması için geniş güvenlik hatları oluştururken, sıcak hava ve sert rüzgar söndürme çalışmalarını zaman zaman güçleştiriyor. Uzmanlar, özellikle öğle saatlerinde artan sıcaklıkların yangın davranışını değiştirebildiğini ve bu nedenle müdahalenin çok dikkatli şekilde planlandığını ifade ediyor. Çanakkale, Yalova, Kütahya, Manisa ve Aydın'dan Sevindiren Haber Yangınlarla mücadele edilen illerin bir kısmında ise olumlu gelişmeler yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yaptığı son değerlendirmeye göre Yalova, Kütahya, Manisa ve Aydın'daki yangınlar tamamen kontrol altına alındı. Çanakkale'deki bazı yangınlarda da büyük ölçüde başarı sağlanırken, ekipler bölgede olası yeniden alevlenmelere karşı kapsamlı soğutma çalışmaları yürütüyor. Bununla birlikte Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Ahmetçe köyü yakınlarında çıkan yangında müdahale devam ediyor. Gün ağarmasıyla birlikte hava araçlarının yeniden devreye girmesiyle söndürme çalışmaları hız kazandı. Bakan Yumaklı: "Tüm İmkanlarımızla Sahadayız" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yangınlarla ilgili yaptığı açıklamada devletin tüm imkanlarının seferber edildiğini belirterek, birçok bölgede yangınların kontrol altına alındığını, devam eden yangınlarda ise ekiplerin çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade etti. Bakanlık açıklamasında özellikle Muğla'nın Seydikemer ilçesi, Balıkesir'in Edremit-Altınoluk ve Gömeç ilçeleri, Çanakkale'nin Merkez ve Ayvacık ilçeleri ile Antalya'nın Alanya ilçesinde hava ve kara ekiplerinin koordineli şekilde görev yaptığı bildirildi. Yangınlarla Mücadelede Binlerce Personel Görev Başında Türkiye genelinde çıkan orman yangınlarına karşı Orman Genel Müdürlüğü, itfaiye ekipleri, AFAD, jandarma, emniyet güçleri, belediyeler ve gönüllüler koordineli şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Yangın söndürme uçakları, helikopterler, arazözler, su tankerleri, iş makineleri ve ilk müdahale ekipleri kritik bölgelerde görev yaparken, birçok noktada gece boyunca da söndürme faaliyetleri kesintisiz devam ediyor. Yetkililer, yangınların tamamen kontrol altına alınmasının ardından dahi günler sürebilecek soğutma çalışmalarının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. En küçük bir kıvılcımın dahi yeniden büyük bir yangına dönüşebileceği belirtilirken, ekipler riskli bölgelerde 24 saat esasına göre nöbet tutuyor. Vatandaşlara Önemli Uyarılar Yetkililer, özellikle ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, anız yangınlarından kaçınılması, cam şişe ve benzeri yangına sebebiyet verebilecek atıkların doğaya bırakılmaması konusunda vatandaşlara çağrıda bulundu. Ayrıca duman veya alev görülmesi halinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'nin aranması istendi. Türkiye'nin farklı şehirlerinde binlerce personel, yüzlerce kara aracı ve çok sayıda hava unsurunun katılımıyla sürdürülen yangın söndürme çalışmaları, ormanları, doğal yaşamı ve yerleşim alanlarını korumak için aralıksız devam ediyor. Önümüzdeki günlerde hava sıcaklıklarının yüksek seyretmeye devam edecek olması nedeniyle ekipler teyakkuz halini korurken, vatandaşlardan da en üst seviyede hassasiyet göstermeleri bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.