Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tarihi Miras

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tarihi Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarihi Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Yıldırım'ı emin ellerde Haber

Geleceğin Yıldırım'ı emin ellerde

Kentsel dönüşümden gençlik ve spor yatırımlarına, kültür-sanattan tarihi mirasın korunmasına, yeni yaşam alanlarından modern pazar yerlerine kadar birçok alanda sürdürülen çalışmalar, ilçenin yaşam kalitesini yükseltiyor. Yıldırım'ın ihtiyaçlarına yönelik projeleri birbiri ardına hayata geçiren Yıldırım Belediyesi, bir yandan ilçenin sorunlarına kalıcı çözümler üretirken diğer yandan Yıldırım'ın sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına değer katacak yeni yaşam alanları oluşturuyor. Deliçay'da risk bitti Şirinevler ve Demetevler mahalleleri arasında bulunan Deliçay Dere yatağı, kapsamlı ıslah ve çevre düzenleme çalışmalarının ardından güvenli ve modern bir yaşam alanına dönüştürüldü. Deliçay'ın bin 100 metrelik bölümünde gerçekleştirilen ıslah çalışmasının yanı sıra 17 bin metrekarelik alanda park ve peyzaj düzenlemesi yapıldı. İki yeni köprü ile bölgedeki yaya ulaşımı da kolaylaştırıldı. Çocuk oyun alanları, yürüyüş ve bisiklet yolları, spor alanları ve dinlenme noktalarının yer aldığı Deliçay Parkı ile bölge yeni bir buluşma noktasına kavuşurken, dere ıslahı, köprüler ve park çalışmaları için gerçekleştirilen toplam yatırım 200 milyon lirayı buldu. Gençler için yeni yaşam alanları Yıldırım Belediyesi, gençlerin eğitim, spor ve sosyal yaşamına yönelik yatırımlarını da sürdürüyor. Piremir'de eski kapalı pazar alanı, dört katlı modern bir Gençlik ve Spor Merkezi'ne dönüştürülüyor. İnşaat çalışmalarında yüzde 90 seviyesine gelinen merkez, yalnızca Piremir'e değil çevre mahallelere de hizmet verecek. Yavuzselim Mahallesi'nde yapımı devam eden Kapalı Pazar Alanı ve Gençlik Merkezi de bölgenin önemli ihtiyaçlarından birine cevap verecek. 7 bin 200 metrekare inşaat alanına sahip merkezde 234 tezgâhlı modern pazar alanının yanı sıra kütüphane, toplantı salonu, bilgisayar sınıfı, çocuk çalışma odası ve kafeterya bulunacak. Güvenli geleceğin temeli atılıyor Yıldırım'ın geleceğini şekillendiren yatırımların önemli bir ayağını ise kentsel dönüşüm çalışmaları oluşturuyor. Davutkadı ve Yediselviler'de iki etap halinde sürdürülen projede ilk etap tamamlanma aşamasına gelirken ikinci etapta inşaat çalışmaları başladı. Toplam 22 bin metrekarelik proje alanının 11 bin metrekaresi yeşil alan, yürüyüş yolları ve ortak kullanım alanlarından oluşuyor. Ulus Mahallesi'nde, enerji ve su ihtiyacını kendi bünyesinde karşılayacak olan Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi'nde de çalışmalar yüzde 80 oranında tamamlandı. 12 bin 584 metrekarelik alanda gerçekleştirilen dönüşüm projesindeki 312 bağımsız bölüm yakın zamanda hak sahiplerine teslim edilecek. Sinandede Mahallesi'nde ise özel sektör eliyle gerçekleştirilecek dönüşüm kapsamında 13 bina ve 27 bağımsız bölümün yıkımı tamamlandı. Proje bittiğinde bölgeye depreme dayanıklı, modern ve bölge mimarisine uygun 42 daire ve dükkân kazandırılacak. Tarihi miras geleceğe taşınıyor Yıldırım Belediyesi, ilçenin tarihi mirasını koruyarak geleceğe aktarmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Kurtoğlu Mahallesi'nde bulunan ve Uludağ'a adını veren Osman Şevki Uludağ tarafından 1930'lu yıllarda konut ve muayenehane olarak kullanılan tescilli yapı, restorasyonun ardından kütüphane, çalışma alanları ve kafeteryasıyla önemli bir merkeze dönüşecek. Mollaarap'ta sürdürülen Fevziye Parkı Çevre Düzenlemesi, Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü Rekonstrüksiyonu ve Fetih Korusu projeleriyle de bölgenin tarihi kimliği korunurken, yeni yaşam ve kültür alanları oluşturuluyor. Projelerde yüzde 90 seviyesine gelinirken, çalışmaların tamamlanmasıyla Mollaarap'ın önemli bir kültür ve yaşam aksına dönüşmesi hedefleniyor. Kurtoğlu Mahallesi'nde yer alan tescilli kilise yapısındaki restorasyon çalışmaları da aralıksız devam ediyor. Yüzde 80 oranında tamamlanan yapı çalışmaların bitmesinin ardından Setbaşı Sanat Merkezi olarak Bursa'ya hizmet verecek. Yıldırım'ın kültür hayatına kazandırılan Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi ise kısa sürede önemli bir buluşma noktası haline geldi. Eylül 2024'te hizmete açılan merkezde bugüne kadar 80 etkinlik ve akademik eğitim programı düzenlenirken, yaklaşık 5 bin kişi bu programlardan yararlandı. Merkezin kütüphanesinden ise 14 bin kişi faydalandı. Vizyon projede ilk harç döküldü Yıldırım'ın sosyal ve kültürel hayatına önemli katkı sağlayacak Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi'nin de temeli atıldı. 36 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacak merkez; 800 kişilik konferans ve tiyatro salonu, iki ayrı salon, eğitim alanları, sanat galerileri, nikah salonları, ofisler, ticari alanlar, yeme-içme alanları ve 330 araçlık otoparkıyla çok yönlü bir yaşam merkezi olarak tasarlanıyor. İleri teknoloji sistemleriyle donatılan ve kendi enerjisini üretecek şekilde yeşil bina olarak projelendirilen merkezin, arsa ve inşaat maliyetiyle birlikte toplam yatırım değeri 2 milyar lirayı buluyor. Projenin yapımında belediye bütçesinden kaynak kullanılmaması ise yatırımın dikkat çeken unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. "Birlikte inşa ediyoruz" Yıldırım'ın dört bir yanında devam eden yatırımların ortak hedefinin daha güvenli, daha modern, daha yaşanabilir ve sosyal imkanları güçlü bir ilçe oluşturmak olduğunu belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım'ın sadece bugününe değil, geleceğine de hizmet ediyoruz. Bir taraftan riskli yapıların dönüştürülmesiyle hemşehrilerimize güvenli yaşam alanları kazandırırken, diğer taraftan parklarımızı, spor tesislerimizi, kültür merkezlerimizi, kütüphanelerimizi ve sosyal yaşam alanlarımızı artırıyoruz. Tarihi mirasımızı koruyor, gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri yeni alanlar oluşturuyoruz. Deliçay'da riskli bir bölgeyi güvenli ve modern bir yaşam alanına dönüştürdük. Duaçınarı'nda Yıldırım'ın vizyon projelerinden birinin temelini attık; kentsel dönüşümden gençlik yatırımlarına kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim hedefimiz, Yıldırım'ı geleceğe güçlü bir şekilde hazırlamak. Biz eserlerimizi hemşehrilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiriyor, ilçemizin her mahallesine değer katmak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Celil Bozkurt: "Dağ yöresi açık hava müzesi gibi" Haber

Prof. Dr. Celil Bozkurt: "Dağ yöresi açık hava müzesi gibi"

Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celil Bozkurt, bölgenin yüzlerce tümülüs, antik yerleşim ve tarihî kalıntıyla büyük bir kültür hazinesine sahip olduğunu söyledi. Bozkurt, "Bizim tarih uydurmamıza gerek yok. Yalnızca var olan değerleri ayağa kaldırsak Dağ yöresinin geleceği değişir" dedi. DAĞDER Nilüfer Şubesi tarafından düzenlenen "Dağ Yöresi Tarih Kültürü ve Tarih Bilinci" etkinliğinde Dağ yöresinin tarihi ve kültürel zenginlikleri ele alındı. Yıllardır Harmancık başta olmak üzere Keles, Orhaneli ve Büyükorhan çevresinde araştırmalar yaptığını belirten panelist Düzce Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celil Bozkurt, bölgenin sanılandan çok daha köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurguladı. "Dağ yöresi adeta bir açık hava müzesi" Dağ yöresinde Bithynia’dan Bizans dönemine kadar uzanan geniş bir tarihi miras bulunduğunu dile getiren Bozkurt, çok sayıda tarihî alanın henüz yeterince bilinmediğini ve tescil edilmediğini söyledi. Özellikle Keles ile Harmancık arasındaki havzada bulunan taş dolgulu tümülüslere dikkat çeken Bozkurt, bir köyde 100’ü aşkın, başka bir ormanlık alanda ise 300’den fazla mezar yapısı tespit ettiklerini ifade etti. Bozkurt, "Dağ yöresi adeta bir açık hava müzesi. Bu alanların içerisinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girebilecek nitelikte yerler bulunduğuna inanıyorum. Ancak ne yazık ki genelinden kimsenin haberi yok" diye konuştu. "Danimarka 35 tümülüsle UNESCO’ya girdi" Dünyadaki benzer alanları da araştırdığını anlatan Bozkurt, Danimarka’da 35 tümülüsün bulunduğu bir bölgenin 1995 yılında UNESCO listesine alındığını hatırlattı. Harmancık’ta yalnızca bir bölgede 100’ü aşkın tümülüs bulunduğunu belirten Bozkurt, "Danimarka 35 tümülüsle bu değeri dünyaya tanıtmış. Bizim yöremizde ise yüzlercesi var ancak bilen yok. Bu durum insanı gerçekten üzüyor" ifadelerini kullandı. Bazı tarihî alanlar için hazırladıkları dosyaları Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna sunduklarını kaydeden Bozkurt, tescil çalışmalarının tek başına yeterli olmayacağını söyledi. Yerel yönetimlere ve sivil topluma çağrı Tarihî mirasın korunması ve turizme kazandırılması için ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Bozkurt; yerel yönetimleri, kaymakamlıkları, üniversiteleri ve sivil toplum kuruluşlarını göreve davet etti. Bozkurt, "Bir bilim insanı olarak bizim görevimiz bu alanları tespit etmek, incelemek ve dosyalarını hazırlamaktır. Ancak bundan sonraki süreç kişisel mücadeleyle yürütülemez. Yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının ve DAĞDER gibi yöre kuruluşlarının bu çalışmalara sahip çıkması gerekiyor" dedi. Tescil edilen alanların gelecekte Dağ yöresi turizminin gelişmesine büyük katkı sağlayabileceğini ifade eden Bozkurt, bugün atılacak adımların sonuçlarının belki 10 veya 20 yıl sonra alınacağını belirtti. "Frig tarihine ilişkin bilgiler değişebilir" Bölgedeki tümülüslerin çevresinde halk arasında "çoban koltuğu" olarak bilinen, kayalara oyulmuş altarların bulunduğunu aktaran Bozkurt, bu yapıların Frig kültürüyle ilişkili olabileceğini söyledi. Frigya denildiğinde genellikle Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar ve Ankara’nın akla geldiğini belirten Bozkurt, Keles ve Harmancık çevresindeki Friglerin tarihi yayılımına ilişkin mevcut bilgileri değiştirebilecek önemde olduğunu savundu. Hadrianoi ve Daznak Tepe’ye dikkat çekti Orhaneli’de bulunduğu belirtilen Hadrianoi Antik Kenti’nin araştırılması için yaklaşık 10 yıldır çağrıda bulunduğunu ifade eden Bozkurt, uzun süren girişimlerin ardından bölgede kazı çalışmalarının başlamasının umut verici olduğunu söyledi. Keles’teki Daznak Tepe ve Belenören çevresinde de ciddi antik kalıntılar bulunduğunu belirten Bozkurt, bölgede büyük bir tapınak alanının izlerinin görüldüğünü ve bilimsel kazı yapılması gerektiğini kaydetti. "Bizim tarih uydurmamıza gerek yok" Dağ yöresinin her ilçesinin, hatta her köyünün ayrı bir tarihi değere sahip olduğuna dikkat çeken Bozkurt, konuşmasını şu çarpıcı sözlerle tamamladı: "Bazıları kendilerine tarih oluşturabilmek için hikâyeler uyduruyor. Bizim ise tarih uydurmamıza gerek yok. Her mahallemizin, her köyümüzün ve her ilçemizin ayrı bir tarihi var. Yalnızca elimizdeki gerçek değerleri araştırıp koruma altına alsak, Dağ Yöresi kültür ve turizm alanında büyük bir çıkış yakalayacaktır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.