Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tarama Programları

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tarama Programları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarama Programları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer'de meme kanseri farkındalığı Haber

Nilüfer'de meme kanseri farkındalığı

Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi'nde 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında bir söyleşi düzenlendi. Nilüfer Belediyesi ile Uludağ Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) iş birliğinde gerçekleştirilen "Erken Tanı Kadının Yarını" başlıklı söyleşide, uzman isimler meme kanseri, risk faktörleri, erken teşhis ve güncel tedavi yöntemleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Güzin Abraş'ın moderatörlüğünü üstlendiği programa Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan'ın yanı sıra vatandaşlar katıldı. "Erken teşhiste tedavi başarısı yüzde 100'e yakın" Söyleşinin ilk konuşmasını yapan Bursa Uludağ Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Uzm. Dr. Ender Eren Özçelik, hastalığın risk faktörleri ve tarama programları hakkında bilgi verdi. Meme kanserinde en önemli iki risk faktörünün yaş ve kadın olmak olduğunu hatırlatan Özçelik, dünyada yaklaşık her 8 kadından birinin yaşamı boyunca meme kanseriyle karşılaşabildiğini söyledi. Toplumdaki genel kanının aksine meme kanserlerinin yüzde 70 ila 80'inin ailesinde hiçbir genetik öykü bulunmayan kişilerde ortaya çıktığına işaret eden Özçelik, erken evrede tespit edilen vakalarda tedavi başarısının neredeyse yüzde 100'e yaklaştığını belirtti. Türkiye'de 40 yaşından itibaren iki yılda bir mamografi taraması önerildiğini hatırlatan Özçelik; mamografinin yaydığı radyasyonun ihmal edilebilir düzeyde olduğunu, biyopsinin kanseri yaydığı yönündeki iddiaların ise tamamen asıl olduğunu dile getirdi. "Kontroller genç yaşlarda başlamalı" Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Özer de erken evrede tespit edilen meme kanserinde tedavi başarı oranının yüzde 99 seviyelerine ulaştığını vurguladı. Memede ele gelen kitlelerin yaklaşık yüzde 90'ının iyi huylu dokulardan oluştuğunu belirten Özer, bu nedenle panik yaşamak yerine vakit kaybetmeden uzman kontrolüne başvurulması gerektiğini söyledi. Tıptaki yenilikler sayesinde artık doku kaybına yol açan geniş cerrahiler yerine memeyi koruyan ve estetik kaygıları gideren onkoplastik cerrahinin öne çıktığını anlatan Özer, hastalığın günümüzde 20'li ve 30'lu yaşlardaki genç kadınlarda da daha sık görülebildiğini, bu sebeple farkındalık ve kontrollerin genç yaşlarda başlaması gerektiğini ifade etti. "Belirtileri fark etmekten çekinmeyin" Kendisi de meme kanserini atlatmış olan ONKODAY Başkanı Füsun Önen, hastalıkla mücadelede korkunun yerine bilinci koymak gerektiğini vurguladı. 1999 yılından bu yana sağlıklı bir şekilde yaşamına devam ettiğini anlatan Önen, bedene dokunmaktan ve belirtileri fark etmekten çekinilmemesi gerektiğini söyleyerek moral ve hedeflere tutunmanın tedavi sürecindeki iyileştirici gücünü anlattı. Eğitim hemşiresi Elif Pişkin ise meme kanserinde kendi kendine muayene adımlarını maket üzerinde uygulamalı olarak anlattı. Kadınların 20 yaşından itibaren ayda yalnızca 10 dakikalarını ayırarak kendi kendilerine muayene yapmalarının hayati olduğunu aktaran Pişkin; ayna karşısında yapılan gözlemlerin, derideki çekilme, çukurlaşma, renk değişikliği ya da meme başı akıntısı gibi uyarıcı sinyallerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini dile getirdi. Pişkin ayrıca Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri'nin (KETEM) ücretsiz tarama hizmetlerinin düzenli kullanılmasının önemine değindi. Programın sonunda söz alan Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da bir hekim olarak erken tanının, sağlıklı beslenmenin ve bilime güvenmenin kanserle mücadeledeki belirleyici rolüne dikkat çekerek katkı sunan tüm uzmanlara teşekkür etti. Katılımcıların merak ettiği soruların yanıtlandığı söyleşi, günün anısına konuşmacılara hediye takdim edilmesiyle tamamlandı.

Jinekolojik kanserlerde erken tanı ve düzenli tarama hayat kurtarır Haber

Jinekolojik kanserlerde erken tanı ve düzenli tarama hayat kurtarır

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Necip Deniz, kadın üreme sistemini oluşturan rahim ağzı, rahim, yumurtalık, vulva ve vajinadan kaynaklanan kötü huylu hastalıkların jinekolojik kanserler olarak tanımlandığını belirterek, erken tanı ve düzenli taramanın tedavi başarısını artırmada önemli rol oynadığını söyledi. Jinekolojik kanserlerin görülme sıklığının yaş, genetik yatkınlık, hormonal faktörler ve çevresel etkenlere bağlı olarak değişebildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Deniz, özellikle kadınların yaş gruplarına uygun tarama programlarına katılmasının hastalıkların erken dönemde tespit edilmesine imkan sağladığını kaydetti. Jinekolojik kanserlerde tarama ve erken tanı Günümüzde gelişen tanı yöntemleri ve tarama programları sayesinde birçok jinekolojik kanserin erken evrede tespit edilebildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Deniz, "Düzenli taramalar tedavi başarısını belirgin şekilde artırmaktadır. Bu nedenle düzenli kadın doğum kontrolleri yalnızca mevcut şikayetlerin değerlendirilmesi için değil, muhtemel hastalıkların erken tanısı açısından da büyük önem taşımaktadır" dedi. Kanser taramalarının temel amacının hastalığı belirti vermeden önce saptamak olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Deniz, özellikle serviks (rahim ağzı) kanserinde smear ve HPV testleri sayesinde kanser öncesi lezyonların erken dönemde tespit edilebildiğini ifade etti. Kadınların yaş gruplarına uygun şekilde önerilen jinekolojik muayene ve tarama programlarını aksatmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Deniz, erken tanı ile tedavi sürecinin daha başarılı hale getirilebildiğini ifade etti. Rahim ağzı kanseri Rahim ağzı kanserinin erken tarama testleri sayesinde önlenebilen ve erken evrede tedavi edilebilen kanser türlerinden biri olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Deniz, HPV enfeksiyonunun hastalığın gelişiminde önemli bir risk faktörü olduğunu belirtti. HPV testi ile birlikte uygulanan smear testinin rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin erken dönemde saptanmasına yardımcı olduğuna değinen Dr. Öğr. Üyesi Deniz, düzenli kontrollerin hastalığın oluşmadan önce fark edilmesine imkan sağlayabildiğini söyledi. Rahim kanseri Rahim kanserinin özellikle menopoz sonrasında daha sık görüldüğünü dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Deniz, menopoz sonrası dönemde ortaya çıkan vajinal kanamanın önemsenmesi gerektiğini vurguladı. Rahim kanserinin en önemli belirtisinin anormal uterin kanama olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Deniz, "Menopoz girdikten sonra görülen her vajinal kanama mutlaka değerlendirilmelidir. Obezite, diyabet, hipertansiyon ve uzun süreli östrojen maruziyeti rahim kanseri açısından risk oluşturabilmektedir. Hastalığın erken evrede tespit edilmesi tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır" şeklinde konuştu. Yumurtalık kanseri Yumurtalık kanserinin sinsi seyredebilmesi nedeniyle erken dönemde fark edilmesinin zor olabildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Deniz, karında şişkinlik, hazımsızlık, kasık ağrısı, erken doyma hissi ve karın çevresinde artış gibi şikayetlerin göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Ailede yumurtalık veya meme kanseri öyküsünün bulunmasının risk açısından önem taşıdığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Deniz, özellikle BRCA gen mutasyonu taşıyan kadınlarda riskin artabildiğine dikkat çekti. "Belirtiler göz ardı edilmemeli" "Jinekolojik kanserler bazı durumlarda erken dönemde belirgin şikayetlere neden olmayabilir. Vücutta meydana gelen olağan dışı değişiklikler mutlaka dikkate alınmalıdır" diyen Dr. Öğr. Üyesi Deniz, şunları kaydetti: "Menopoz sonrası kanama, adet düzensizliği, anormal vajinal akıntı, ilişki sonrası kanama, kasık ağrısı, karında şişkinlik ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin değerlendirilmesi gerekiyor. Uzun süren veya tekrarlayan şikayetlerde kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurulması önemlidir." Jinekolojik kanserlerden korunma Sağlıklı beslenme, egzersiz, ideal kilonun korunması ve düzenli sağlık kontrollerinin jinekolojik kanserlerden korunmada önemli olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Deniz, "Kadınlar yaşlarına ve risk durumlarına uygun tarama programlarını ihmal etmemelidir. HPV aşısı da rahim ağzı kanserine karşı koruyucu yöntemlerden biridir. adın sağlığı konusunda bilinçlenmek ve düzenli kontroller erken tanının en önemli basamakları arasında yer almaktadır. Kadın sağlığında bilinçlenme ve düzenli kontroller, kanserlerin erken dönemde fark edilmesine ve uygun tedaviye zamanında başlanmasına yardımcı olur. Rahim ağzı kanseri başta olmak üzere tarama ile erken tanı konulabilen kanserlerde düzenli kontroller büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.