Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tansiyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tansiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tansiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Spora sağlıklı başlangıç: uzmanlardan çocuk ve gençler için kritik öneriler Haber

Spora sağlıklı başlangıç: uzmanlardan çocuk ve gençler için kritik öneriler

Çocuk ve gençlerin spora başlamadan önce kapsamlı sağlık kontrollerinden geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, spor öncesi değerlendirmelerin yalnızca performans açısından değil, sağlık risklerinin erken tespit edilmesi bakımından da büyük önem taşıdığını belirtti. Medicana Bursa Hastanesi uzmanları; kalp, göz, çocuk sağlığı ve kas-iskelet sistemi kontrollerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Çocukluk ve gençlik döneminde düzenli sporun fiziksel gelişimin yanı sıra özgüven, disiplin ve sosyal becerilere de katkı sağladığını belirten uzmanlar, bilinçsiz ve kontrolsüz yapılan antrenmanların ise sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Kalpteki sessiz risklere dikkat Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Bahattin Öncü, özellikle düzenli ve rekabetçi düzeyde spor yapan çocuklarda nadir de olsa ciddi kalp sorunları görülebileceğini ifade etti. Bazı kalp hastalıklarının günlük yaşamda herhangi bir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Öncü, yoğun egzersiz sırasında ise ciddi sonuçların ortaya çıkabileceğini söyledi. Kardiyomiyopatiler, koroner damar anomalileri ve ritim bozukluklarının spor öncesi değerlendirmelerle önemli ölçüde fark edilebileceğini kaydeden Öncü, kardiyolojik muayene ve gerekli tetkiklerin sporla ilişkili ani sağlık risklerinin azaltılmasına katkı sağladığını belirtti. Başarıda göz sağlığının da payı büyük Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu ise sporcular açısından göz muayenesinin yalnızca görme keskinliğinin ölçülmesinden ibaret olmadığını söyledi. Spor sırasında hızlı algılama, çevresel farkındalık ve doğru görmenin performansı doğrudan etkilediğini ifade eden İpçioğlu, kapsamlı göz muayenesinin önemine dikkat çekti. Muayenelerde kırma kusurlarıyla birlikte retina ve kornea yapısı, kontrast duyarlılığı, derinlik algısı, çevresel görme alanı ve renk algısının da değerlendirilebildiğini aktaran İpçioğlu, özellikle temas sporlarında gözün yapısal özelliklerinin önem kazandığını belirtti. İlk değerlendirme çocuk hekiminden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ezgi Belhan Karadeniz, spora başlayacak çocukların ilk değerlendirmesinin çocuk hekimleri tarafından yapılmasının önem taşıdığını ifade etti. Bu süreçte çocuğun mevcut sağlık durumunun yanı sıra ailede bulunan hastalık öykülerinin ve genetik yatkınlıkların da göz önünde bulundurulduğunu belirtti. Ayrıntılı sağlık öyküsünün ardından boy, kilo, tansiyon ve nabız ölçümlerinin yapıldığını aktaran Karadeniz, kalp ve solunum sistemi muayenelerinin de gerçekleştirildiğini söyledi. İhtiyaç halinde EKG, akciğer grafisi, solunum fonksiyon testleri ve ilgili uzmanlık branşlarına yönlendirme yapılabildiğini kaydetti. Yanlış spor seçimi sakatlık riskini artırabilir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Büşra Yeşil ise çocukluk döneminde kas ve iskelet sisteminin gelişiminin devam ettiğine dikkat çekti. Bu nedenle çocuğun fiziksel özellikleri dikkate alınmadan yapılan spor seçimi ve bilinçsiz antrenmanların sakatlık riskini artırabileceğini belirtti. Spor öncesi değerlendirmelerde duruş, omurga hizalanması, kas kuvveti ve dengesi, eklem hareket açıklığı ile esneklik düzeyinin incelendiğini belirten Yeşil, yürüyüş ve koşu analizleriyle de hareket bozukluklarının tespit edilebildiğini ifade etti. Her çocuğun fiziksel kapasitesinin ve gelişim sürecinin farklı olduğunu vurgulayan Yeşil, spor dalının da buna göre belirlenmesi gerektiğini söyledi. Uzmanlardan ailelere ortak çağrı Uzmanlar, çocukların spora başlamasında tek bir sağlık branşının değerlendirmesinin yeterli olmayabileceğine dikkat çekerek kardiyoloji, göz hastalıkları, çocuk sağlığı ve fiziksel tıp gibi farklı branşların gerektiğinde birlikte değerlendirme yapmasının önemini vurguladı. Spor öncesi kontroller sayesinde sağlık sorunlarının erken fark edilebildiğini, sakatlık risklerinin azaltılabildiğini ve çocuğun fiziksel özelliklerine uygun spor dalının belirlenebildiğini belirten uzmanlar, bilinçli şekilde planlanan sporun çocukların hem bugünkü sağlıklarına hem de gelecekteki yaşamlarına katkı sağlayacağını ifade etti.

EN BÜYÜK RİSK YAŞLILAR, ÇOCUKLAR VE HAMİLELERDE Haber

EN BÜYÜK RİSK YAŞLILAR, ÇOCUKLAR VE HAMİLELERDE

65 yaş üstü bireyler, bebek ve küçük çocuklar, hamileler, kronik hastalığı bulunanlar ile açık alanda çalışanların sıcak havalardan en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldığını belirten Uzm. Dr Elyesa Karaca, vücudun terleme yoluyla kendini soğutma mekanizmasının aşırı sıcak ve yüksek nem nedeniyle yetersiz kalabildiği, bu durumun sıcak bitkinliği ve sıcak çarpmasına kadar ilerleyebilen ciddi sağlık tablolarına neden olabileceğini vurguladı. Güneşin en dik geldiği saatlerde dışarı çıkmayın Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr Elyesa Karaca, “Mecbur kalınması halinde ise açık renkli, ince ve bol kıyafetler tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı, güneş koruyucu ürünler ihmal edilmemeli ve gölgede kalınmaya özen gösterilmeli” dedi. Susamayı beklemeden su için Sıcak havalarda terleme ile birlikte vücudun önemli miktarda sıvı ve mineral kaybettiğini belirten Uzm. Dr Elyesa Karaca, susama hissi oluşmasını beklemeden gün boyunca düzenli su tüketilmesini tavsiye etti. Günlük en az 2,5-3 litre su içilmesi önerilirken, aşırı çay, kahve ve şekerli-gazlı içeceklerin tüketiminin sınırlandırılması gerektiği ifade etti. Aşırı sıcakların en fazla etkilediği grupların başında yaşlılar geldiğini hatırlatan Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Elyesa Karaca, özellikle kronik hastalığı bulunan yaşlıların gün içinde yakınları tarafından düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı ve tansiyon, kalp ile böbrek hastalarının kullandıkları bazı ilaçların sıcak havalarda sıvı kaybını artırabileceği belirtilirken, ilaç kullanımında doktor önerisi dışında değişiklik yapılmaması gerektiği hatırlattı. Çocuklar ve hamileler daha dikkatli olmalı Bebekler ve küçük çocukların vücut ısılarını yetişkinler kadar kolay dengeleyemediğine dikkat çeken Uzm. Dr Elyesa Karaca, çocukların uzun süre güneş altında bırakılmaması, sık sık su içmelerinin sağlanması ve araç içerisinde kesinlikle yalnız bırakılmamaları gerektiğini belirtti. Hamile kadınların ise sıcak havalarda daha fazla sıvı tüketmeleri, uzun süre ayakta kalmamaları, güneş altında bulunmamaları ve aşırı yorgunluktan kaçınmaları öneren Uzm. Dr Elyesa Karaca, açıklamalarını şöyle tamamladı: “Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, mide bulantısı, kusma, nefes darlığı, hızlı nabız ve bilinç kaybı sıcak çarpmasının önemli belirtileri arasındadır. Bu belirtiler görüldüğünde kişinin vakit kaybetmeden serin bir ortama alınması, üzerindeki fazla giysilerin çıkarılması, soğuk uygulama yapılması ve acil sağlık desteği istenmesi gerekebilir.”

Sahuru ihmal etme, uyuma! Haber

Sahuru ihmal etme, uyuma!

Özel Keşan Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Esra Meltem Karahan, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda açıklamada bulunurken, sahurun önemine dikkat çekti. Karahan, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Sahura kalkmak gün içerisindeki açlıktan ve sıvı kaybından en az etkilenmenizi ve daha enerjik bir gün geçirmenizi sağlayacaktır. Sakın uykuya yenilmeyin ve sahuru geçiştirmeyin. Ramazan ayında sahura kalkmadan oruç tutamayanlar, güzel sahur sofraları hazırlayanlar olduğu gibi, uykusundan vazgeçemeyip iftar ile ya da sadece sahurda su içerek oruç tutanların sayısı da azımsanmayacak kadar çok. Peki, uykudan az da olsa fedakârlık edip sahura kalkarak oruç tutmak gerçekten önemli mi? Evet. Bu 30 günlük sürede her gün aynı enerjiyle günü bitirmek, günlük aktiviteleri keyifle yerine getirmek, sağlığınızdan ödün vermemek istiyorsanız sahuru ihmal etmeyin. Günlük hayatınızdaki az ve sık beslenme kuralını uyarlayarak gün içerisinde alamadığınız besin öğesi ihtiyaçlarınızı dengeli bir şekilde sağlayabilirsiniz. Ramazanda sağlıklı beslenmeye giden yol az önce söylediğim gibi “sahur” dan geçiyor. Ortalama 13 saatlik bir sürede oruç tuttulduğu için gün içerisinde kan şekeri düşebiliyor. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlayıp, daha düşük değerlere ulaşabiliyor. Bu da gün içerisinde halsizlik, yorgunluk, uyku hali ve enerji düşüklüğü ile sonuçlanabiliyor. Sahura kalkarak gün içerisindeki kan şekeri düşüklüğü, yorgunluk, halsizlik, sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi, vücudun susuz kalması gibi bir çok durumu engellemiş olursunuz. Sahurda tercih edilen yiyeceklerde en az sahura kalkmak kadar önemlidir. Genel olarak midede uzun süre kalarak tok kalmanızı sağlayacak, kan şekerinde ani değişiklik yaratmayacak ve sıvı dengesini sağlayacak besinler seçilmelidir. SAHUR SEÇİMLERİ NASIL OLMALI? Yeniden uykuya geçişe uygun olmalı, Gün boyu tok kalmanıza yardım etmeli, Tuz oranı yüksek olmamalı, Yeterli sıvıyı içermeli, Yeterli lifi sağlamalı, Protein, karbonhidrat ve yağ içeren besinlerden oluşmalı, Vitamin ve mineral alımını desteklemeli, Kolay hazırlanabilir ve pratik yenebilir olmalı. Sahurda yapılacak güzel bir kahvaltı, bir gün sonrasının orucuna hazırlık için idealdir. İftarda olduğu gibi sahurda da ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalıyız. Peynir, yumurta, süt, lifli gıdalar, ideal bir sahur sofrası için yeterlidir. Susuzluğu arttıracağı için sahurda zeytin yerine 4-5 ceviz veya 10-15 badem fındık gibi seçimler, 1-2 tatlı kaşığı zeytinyağı daha iyi bir tercih olarak karşımıza çıkar. Ana yemek tercih edilirse; kıymalı veya tavuklu sebze yemekleri, baklagiller, bulgur, kepekli makarna, mercimek ve bulgur eklenmiş tahıllı çorbalar tercih edilebilir. Sıvı desteği için; şekersiz komposto, ayran, bitki çayları, şekersiz limonata, bol su ve maden suyu seçilebilir. SAHUR İÇİN ÖRNEK MENÜLER Örnek Menü-1: 1 bardak süt, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, 1 dilim az tuzlu peynir, 1 haşlanmış yumurta, yeşillik, 2-3 ceviz, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su Örnek Menü-2: 1 kase sebze çorbası, 1 küçük tabak kıymalı makarna, 1 kase yoğurt, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su. Örnek Menü-3: 1 bardak ayran, sebzeli menemen, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 10-15 tane badem-fındık, 2 -3 bardak su.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.