Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tanı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Unutkanlık ne zaman ciddiye alınmalı? Haber

Unutkanlık ne zaman ciddiye alınmalı?

Anahtarın yerini kısa süreliğine unutmak ya da birinin adını hatırlamakta zorlanmak çoğu zaman yorgunluk ve dikkat dağınıklığıyla ilişkili olabilir. Ancak Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, az önce yapılan bir konuşmayı hatırlayamamak, aynı soruyu kısa aralıklarla tekrar sormak veya iyi bilinen bir yerde yönünü bulamamak gibi durumların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Şalçini’ye göre önemli noktalardan biri, bilginin sonradan hatırlanıp hatırlanmadığı. Bununla birlikte bu ayrım tek başına tanı koydurmuyor; unutkanlığın günlük yaşama etkisi ve zaman içindeki seyri de değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor. GÜNLÜK YAŞAMI ETKİLEYEN UNUTKANLIK ÖNEMSENMELİ Yaşla birlikte isimleri daha geç hatırlamak ya da yeni bilgileri öğrenirken daha fazla zamana ihtiyaç duymak görülebilir. Ancak unutkanlık kişinin fatura ödeme, yemek yapma, ocak kullanma veya kişisel bakım gibi günlük işlerini aksatıyorsa bunun yalnızca yaşlanmaya bağlanmaması gerektiğini söyleyen Şalçini, nörolojik değerlendirme önerdi. Eşyaları alışılmadık yerlere koyma gibi davranışların da unutkanlıkla birlikte ortaya çıkması hâlinde dikkate alınması gerektiğini belirten Şalçini, erken değerlendirmeyle olası nedenlerin araştırılabileceğine işaret etti. STRES VE UYKUSUZLUK HAFIZAYI ETKİLEYEBİLİR Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, yoğun ve uzun süreli stresin yanı sıra yetersiz uykunun da dikkat ve hafıza üzerinde etkili olabileceğini kaydetti. Stres sırasında salgılanan kortizolün hafıza süreçlerini etkileyebileceğini belirten Şalçini, uyku sırasında gün içinde edinilen bilgilerin işlendiğini ve yeterli, kaliteli uyku alınmadığında odaklanma ile kelime bulma güçlüğü yaşanabileceğini ifade etti. BEYİN SİSİ İLE HAFIZA KAYBI AYNI ŞEY DEĞİL Şalçini, beyin sisi yaşayan kişinin dikkatini toplamakta zorlanabileceğini; bazen ipucu verildiğinde aradığı bilgiyi hatırlayabildiğini söyledi. Demansla ilişkili hafıza sorunlarında ise unutkanlık günlük yaşamı daha belirgin biçimde etkileyebilir. Ancak beyin sisi ile demansı yalnızca bu örneklerle ayırt etmek veya tanı koymak mümkün değil. Şalçini, yakın geçmişi hatırlayamama ya da günlük işlerde belirgin zorlanma gibi durumlarda bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı.

Kanser görüntülemede yeni nesil teknolojiler teşhis ve tedavide önemli yol gösteriyor Haber

Kanser görüntülemede yeni nesil teknolojiler teşhis ve tedavide önemli yol gösteriyor

Kanser teşhis ve tedavisinde doğru zamanda doğru görüntüleme yönteminin seçilmesi büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, nükleer tıpta kullanılan yeni nesil moleküler görüntüleme yöntemleri, hastalığın yeri, yaygınlığı ve davranışı hakkında daha ayrıntılı bilgiler elde edilebildiğini söyledi. Kanserlerin birbirinden farklı biyolojik özelliklere sahip olduğunu belirten Acıbadem Bursa Hastanesi Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Tarık Elri, bu nedenle her hastada aynı görüntüleme yönteminin kullanılmadığını söyledi. "Her kanser aynı şekilde davranmıyor. Bu nedenle her hastada aynı görüntüleme yönteminden aynı sonucu beklemek doğru değildir" diyen Dr. Elri, "Günümüzde tümörün biyolojik özelliklerine göre geliştirilen moleküler görüntüleme yöntemleri sayesinde hastalığın yeri, yaygınlığı ve davranışı hakkında daha ayrıntılı bilgiler elde edilebiliyor. Bu bilgiler de tedavi planlamasına önemli katkı sağlıyor" ifadelerini kullandı. Tümörleri hedefleyen özel moleküller kullanılıyor Moleküler görüntüleme yöntemlerinin temelinde, damar yoluyla verilen ve tümörün belirli özelliklerini hedef alan radyoaktif işaretleyici moleküllerin bulunduğunu belirten Dr. Elri, "Bu moleküller kanser hücresinin ya da tümör çevresindeki dokuların biyolojik özelliklerine bağlanıyor. Ardından PET/BT cihazı bu bölgeleri görüntüleyerek klasik yöntemlerle belirlermesi güç olabilen bazı odakların daha net değerlendirilmesini sağlıyor" diye konuştu. Görüntüleme yöntemi kanserin türüne göre belirleniyor Her kanser türünde aynı molekülün kullanılmadığını vurgulayan Dr. Tarık Elri, "Nöroendokrin tümörlerde ve prostat kanserinde tümör hücrelerinin yüzeyindeki özel reseptörleri hedefleyen görüntüleme yöntemlerinden yararlanıyoruz Mide, pankreas, kalın bağırsak, karaciğer, özofagus ve meme kanseri gibi bazı tümörlerde ise tümörün çevresindeki bağ dokusunu hedefleyen FAPI molekülü sayesinde standart görüntülemeye kıyasla. bazı hastalarda hastalığın yaygınlığı daha güvenilir şekilde değerlendirilebiliyor" dedi. Hedefe yönelik görüntüleme tedaviye de ışık tutuyor Ga-68 DOTATATE yönteminin tümör hücrelerindeki somatostatin reseptörlerini hedef alması sayesinde nöroendokrin tümörlerde; Ga-68 PSMA PET/BT’nin ise tümör hücrelerinin yüzeyinde bulunan prostat spesifik membran antijenini (PSMA) hedef alarak prostat kanserinde hastalığın tanı ve takibinde en ileri görüntüleme yöntemleri olarak kullanıldığını belirten Dr. Tarık Elri "Bu yöntemler sayesinde hastalığı yüksek doğrulukla gösterebiliyor, milimetrik boyuttaki lezyonları ve lenf nodlarını dahi görüntüleyebiliyoruz. Tek çekimde tüm vücudun değerlendirilebilmesi de hastalığın yaygınlığını daha net ortaya koyuyor" dedi. Yöntemin yalnızca tümörün yerini göstermediğini de vurgulayan Dr. Elri, "Aynı zamanda hastanın hedefe yönelik radyonüklid tedavilere uygun olup olmadığını belirlememize de yardımcı oluyor. Böylece hastaya en uygun tedavi seçeneğini planlayabiliyoruz" ifadelerini kullandı. Ga-68 FAPI PET/BT’nin klasik yöntemlerden farklı bir bakış açısı sunduğunu belirten Dr. Tarık Elri, "Bu yöntem doğrudan kanser hücresini değil, tümörün büyümesine ve yayılmasına destek olan çevre dokuyu görüntülüyor. Bu özelliği sayesinde özellikle bazı kanser türlerinde standart FDG PET/BT ile görülemeyen odakların ortaya çıkarılmasına yardımcı olabiliyor" dedi. Karaciğer, pankreas, mide, özofagus, kolon-rektum kanserleri, meme kanserinin bazı alt tipleri ve sarkomlar başta olmak üzere çok sayıda kanser türünde bu yöntemin önemli bilgiler sağlayabildiğini belirten Dr. Elri, "Bazı hastalarda hastalığın yaygınlığını daha net ortaya koyabiliyor ve bu sayede en doğru tedavi seçeneğinin belirlenmesinde önemli katkılar sunuyor. Ayrıca ulaşılması güç bölgelerdeki şüpheli kitlelerin değerlendirilmesine imkan sağlayarak gereksiz biyopsilerin azaltılmasına yardımcı olabiliyor" diye konuştu. Elde edilen görüntüler tedavi planını değiştirebiliyor Görüntüleme yöntemlerinin yalnızca tanı koymak amacıyla kullanılmadığını ifade eden Dr. Tarık Elri, "Elde edilen bilgiler sayesinde bazı hastalarda tedavi planı değişebiliyor, radyoterapi uygulanacak alan daha net belirlenebiliyor veya hedefe yönelik tedavilere uygunluk değerlendirilebiliyor. Amacımız hastaya en uygun tedavi yaklaşımını belirleyebilmek" dedi. İşlem sonrası günlük yaşama dönüş hızlı Bahsi geçen görüntüleme yöntemlerinin hasta açısından konforlu uygulamalar olduğunu belirten Dr. Tarık Elri, "Hastalar işlem sonrasında kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor. Radyasyon miktarı düşük olup bilinen ciddi bir yan etki bulunmuyor. Sadece önlem amacıyla işlem günü hamilelerden ve küçük çocuklardan uzak durulmasını öneriyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.