Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Tahran

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Tahran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahran haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD ve İsrail’in Tahran’daki Şehit Beheşti Üniversitesi’ne saldırısı büyük yıkıma yol açtı Haber

ABD ve İsrail’in Tahran’daki Şehit Beheşti Üniversitesi’ne saldırısı büyük yıkıma yol açtı

ABD ve İsrail’in dün Tahran’ın kuzeyindeki Velencek semtinde bulunan Şehit Beheşti Üniversitesi’ne gerçekleştirdiği saldırı, büyük hasar bıraktı. Saldırının hedef aldığı alanlar arasında ontoloji laboratuvarının da bulunduğu ve ciddi hasar aldığı görüntülere yansıdı. Patlamanın etkisiyle çevredeki binalarda da hasar meydana geldiği, öğrenci yurtlarının pencerelerinin ise kırıldığı görüldü. Ayrıca enkazın geniş bir alana yayıldığı ve bazı noktalarda yangın izlerinin bulunduğu da dikkat çekti. Saldırılarda en az 21 üniversite zarar gördü ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılarda çok sayıda eğitim altyapısı da hedef alındı. İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı’na göre savaşın başlangıcından bu yana en az 21 üniversite, enstitü ile yükseköğretim ve araştırma merkezinde hasar meydana geldi. Bu kurumlara bağlı toplam 154 bölüm ve laboratuvar da ağır hasar aldı. Eğitim uzaktan devam ediyor Saldırıların başlamasının ardından güvenlik gerekçesiyle tüm eğitim kurumlarında yüz yüze eğitime ara verilmiş, eğitim faaliyetleri uzaktan eğitim şeklinde devam etmişti. Bu süreçte 21 Mart’ta başlayan nevruz tatiliyle birlikte eğitim faaliyetleri dururken, tatilin sona ermesinin ardından da yüz yüze eğitime geçilmemişti. Bu kapsamda üniversitelerde derslerin 4 Nisan itibarıyla uzaktan eğitim yöntemiyle sürdürüleceği açıklanmıştı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor" Haber

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, bölgesel gelişmeler, Türkiye'nin tutumu, ABD ile müzakere iddiaları ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran'daki altyapılara yönelik saldırılara tepki gösteren Bekayi, "Herkesin bağlı olduğu altyapılar hedef alınıyor. Dün gece bir elektrik trafo merkezine düzenlenen saldırı sonucu Tahran ve Kerec'in bazı bölgelerinde elektrik kesintisi yaşandı. Tüm bu olayları sürekli olarak belgeliyoruz. Gelecekte halkımızın, İran'a yardım edildiğine dair ortaya atılan iddiaların aslında bir aldatmacadan ibaret olduğunu bilmesi gerekiyor. Açıklamalarında da görüldüğü üzere İran'ın tarih ve kültürüyle uğraşıyorlar. Saldırıları meşrulaştırmak için geçmişe atıfta bulunarak hakaretlerde bulunuyorlar. Ancak İran, köklü ve dinamik bir medeniyet olarak düşmanlarıyla nasıl başa çıkacağını çok iyi bilmektedir" dedi. "Gazetecilere yönelik saldırılar savaş suçudur" İsmail Bekayi, İsrail'in gazetecilere yönelik saldırılarına da değinerek, "Dün El Arabiya kanalının ofisine yönelik saldırıya tanık olduk. Ondan bir gün önce Lübnan'da saldırı düzenlendi ve El Meyadin ile El Menar muhabirleri hayatını kaybetti. Son üç yılda hayatını kaybeden gazetecilerin uzun bir listesi bulunmaktadır. Görünüşe göre, siyonist rejim özellikle haber alanını kendisine düşman olarak görmektedir. Oysa uluslararası anlaşmalar gazetecilerin korunmasına ilişkin açık hükümler içermektedir. Gazetecilere yönelik her türlü saldırı savaş suçu sayılmaktadır. Buna rağmen rejim bu kuralları dikkate almamakta ve çok sayıda gazeteciyi hedef almaktadır" ifadelerini kullandı. "İran'ın tek yaptığı kendini savunmaktır" Bekayi, "Biz bölgedeki tüm ülkelerle komşuyuz ve komşu olmaya da devam edeceğiz. Bu yüzden sağduyu, gelip geçici olanlarla kalıcı olanları ayırt etmeyi gerektirir. Biz hiçbir zaman bölge ülkelerini düşman olarak görmedik. Defalarca İran'ın operasyonlarının doğrudan ABD üslerini hedef aldığını vurguladık. İran'ın tutumu meşru müdafaa hakkı ve ahlaki ilkeler çerçevesindedir. İran halkı saldırı altındayken silahlı kuvvetlerin sessiz kalması düşünülemez. Bu, Birleşmiş Milletler Şartı kapsamında tanınan doğal bir haktır. Savaşın tarafı olmadığını söylemek tek başına yeterli değildir. Her ülke, kendi topraklarının başka devletler tarafından kullanılmasına izin vermenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu bilir. Düşman, bölgedeki üsler üzerinden saldırılarını sürdürüyor. Komşu ülkelerin toprakları ise kimi zaman isteyerek, kimi zaman da farkında olmadan İran'a karşı kullanılıyor. İran'ın yaptığı tek şey kendini savunmaktır" dedi. "Komşu ülkelerden beklentimiz komşuluk ilkelerine bağlı kalınmasıdır" İran'ın komşu ülkelerden beklentilerini dile getiren Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, "Beklentimiz, kardeşlik ve iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınmasıdır. Bu savaş yalnızca İran'a karşı değil, ileride daha geniş çaplı istikrarsızlıklara da yol açabilecek bir süreçtir. İran'dan tek taraflı bir itidal beklenmesi gerçekçi değildir. İran, iki ayrı rejim tarafından hedef alınmış durumda ve bu güçler, bölgedeki bazı ülkelerin topraklarını kullanarak saldırılarını sürdürmektedir. Birleşik Arap Emirlikleri'nde İranlıların bu ülkenin gelişiminde ne kadar etkili olduğunu gördük. Bu yüzden İran vatandaşlarına yönelik yaklaşımın, geleceği gözeten bir anlayışla belirlenmesi gerekir" şeklinde konuştu. "Türkiye ile ilişkilerimiz her zaman örnek gösterilen bir düzeyde olmuştur" Türkiye'nin girişimlerine ilişkin konuşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Türkiye ile ilişkilerimiz her zaman örnek gösterilen bir düzeyde olmuştur. Türkiye'nin saldırıyı kınaması ve hem üst düzeyde hem de halk nezdinde ortaya koyduğu dayanışma takdire şayandır. Bu tutum, Türkiye'nin iyi komşuluk anlayışını benimsediğini ve aynı zamanda bu savaşın nedenleri ile bölgeye muhtemel etkilerinin farkında olduğunu gösteriyor. Türk yetkililer de defalarca siyonist rejimin bölgesel güvenlik açısından en büyük tehdit olduğunu dile getirdi. Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelerin girişimleri, bölgesel barış konusundaki kaygılarını ortaya koyuyor. Gerilimin daha fazla tırmanmaması için arabuluculuk yapmak isteyen tüm ülkelerin dengeli ve gerçekçi bir yaklaşım sergilemesini bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. "ABD ile doğrudan müzakere gerçekleştirmedik" Bekayi, arabuluculuk girişimleri ve diplomatik temas iddialarına ilişkin de konuşarak, "Şu ana kadar ABD ile hiçbir doğrudan müzakere gerçekleştirmedik. Gündeme gelen konular, ABD'nin müzakere talebine ilişkin olarak aracı ülkeler üzerinden bize iletilen mesajlardan ibaret. ABD tarafından diplomasi söylemi gündeme getirildiğinde herkesin dikkatli olması gerekir. Açıkçası, ABD'de kaç kişinin bu diplomasi iddialarını ciddiye aldığını bilmiyorum. Bizim tutumumuz ise en başından beri net. Karşı taraf sürekli pozisyon değiştirirken, biz hangi çerçevede hareket ettiğimizi biliyoruz. Ancak bize iletilen taleplerin önemli bir kısmı aşırı ve gerçeklikten uzak" dedi. "Yalnızca bir taraftan itidal beklenmesi doğru değil" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bölge ülkelerinin savaşın sona ermesine yönelik çabalarına değinerek, "Pakistan'ın düzenlediği toplantılar, kendi oluşturduğu bir çerçeve olup bizim bu sürece herhangi bir katılımımız olmadı. Endişeler anlaşılabilir, ancak herkesin bu savaşın kim tarafından başlatıldığını unutmaması gerekir. Tek taraflı olarak yalnızca bir taraftan itidal beklenmesi doğru değildir. Bu savaşı İran başlatmadı, İran saldırıya uğradı. İran, sorumlu bir aktör olarak diyalog sürecine dahil oldu ancak ABD her iki seferde de müzakere masasını ortadan kaldırdı. Biz ne istediğimizi ve hangi konuların bizim için kabul edilemez olduğunu çok iyi biliyoruz" diye konuştu. "Ajans ve Grossi'nin kayıtsızlığı üzüntü verici" Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile UAEA Başkanı Rafael Grossi'nin yaklaşımını eleştirerek, "ABD ve siyonist rejimin nükleer tesislere yönelik saldırıları açıkça suçtur. Ajansın kendi tüzüğüne göre de bu eylemler suç kapsamındadır. Ancak daha da üzücü olan, Ajans ile Grossi'nin bu konudaki sessizliğidir. Grossi bir kez daha son derece hatalı bir tutum sergilemiş, saldırganları kınamak yerine yaptığı açıklamalarla süreci daha da karmaşık hale getirmiştir. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) sorumlu bir makamın bu tür ihtimalleri dile getirmesi kabul edilemez. Ne yazık ki Grossi, son iki yılda savunulabilir bir performans ortaya koyamamıştır. Bu durum hem saldırıları kınamaması hem de tarafsızlığını koruyamamasıyla ilgilidir. Böyle bir tabloda Ajans'ın yapması gereken ilk şey saldırıları açıkça kınamaktır. Ancak bu yönde bir tutum görmedik. Biz kendi sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz, gerekli temasları yürüttük ancak taleplerimiz geçerliliğini korumaktadır" ifadelerini kullandı. "Buşehr Nükleer Enerji Santrali faaliyetini sürdürüyor" İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in hava saldırılarında üç kez hedef alınan Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, "Bildiğim kadarıyla santral faaliyetini sürdürüyor. Gerçekleştirilen saldırılar son derece tehlikeli ve ABD ile Siyonist rejimin saldırgan tutumda hiçbir sınır gözetmediğini açıkça ortaya koyuyor. Bu noktada Birleşmiş Milletler ile UAEA'nın sorumluluğu son derece açıktır" şeklinde konuştu. "Misket bombası iddiaları gündem saptırma çabasıdır" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İran'ın misket bombası kullandığı yönündeki iddialara da sert tepki göstererek, "Bu son derece küstah bir iddiadır. Bir yandan insancıl hukukun tüm kurallarını ihlal ederken, diğer yandan mağduriyet algısı oluşturarak İran'ın bu kuralları ihlal ettiğini öne sürüyorlar. Bu iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. İran, işlev ve etki bakımından misket bombasından farklı olan çoklu savaş başlıklı füzeler kullanmaktadır. Bu tür iddialar, daha çok gündemi saptırma çabasıdır. Minab'daki okul saldırısı, Fars eyaletine bağlı Lamerd kentinde yeni tip füzelerle gerçekleştirilen saldırılar, elektrik altyapısı ve üniversitelerin hedef alınması, çevreyi tahrip eden silahların kullanılması ve Lübnan'da fosfor bombası kullanımı bu saldırılara örnek teşkil etmektedir. Savaşın kendisi zaten hukuka aykırı ve saldırgan bir nitelik taşımaktadır. Ayrıca, savaş dışı şartlarda komutanlarımıza yönelik saldırılar da savaş suçu kapsamına girmektedir" dedi. "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) çekilmeye yönelik Meclis teklifine ilişkin de açıklamada bulunarak, "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor. Kamuoyunda da temel soru şu: Güçlü ülkelerin, anlaşmanın tanıdığı hakların kullanılmasına izin vermediği bir yapıya üye olmanın ne anlamı var? Eğer üyelik sadece kağıt üzerinde kalacak ve bu haklardan yararlanamayacaksak, bunun bize ne faydası olacak? Biz hala bu anlaşmanın tarafıyız ve taraf olduğumuz sürece yükümlülüklerimize bağlı kalıyoruz. Tutumumuz net. Her türlü kitle imha silahına karşıyız. Ancak UAEA'nın sorumsuz yaklaşımı ve ABD'nin yıkıcı tutumu, bu tartışmaların gündeme gelmesine neden oluyor" şeklinde konuştu.

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan müzakare açıklaması! Haber

İran Dışişleri Bakanlığı'ndan müzakare açıklaması!

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile görüşme gerçekleştirildiğine yönelik açıklamalarına İran'dan yanıt geldi. İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelere ilişkin açıklamalarını yalanlıyoruz. Tahran ile Washington arasında herhangi bir görüşme bulunmuyor. İran, savaşta hedeflerine ulaşmadan önce herhangi bir müzakereyi reddetme yönündeki tutumuna bağlı kalmaktadır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, "ABD Başkanı'nın açıklamaları, enerji fiyatlarını düşürme çabaları ve askeri planlarını uygulamak için zaman kazanma çerçevesinde değerlendirilmektedir. Evet, bölge ülkeleri tarafından gerilimi azaltmaya yönelik bazı girişimler bulunmaktadır. Ancak bu girişimlere verdiğimiz yanıt net. Bu savaşı başlatan taraf biz değiliz ve tüm bu talepler Washington'a yönlendirilmelidir" denildi. "Trump geri adım attı" Öte yandan, Fars Haber Ajansı'na konuşan üst düzey İranlı bir güvenlik yetkilisi, "Trump, İran'ın hayati altyapılara yönelik askeri tehditlerinin ciddiyet kazanmasının ardından saldırı planından geri adım attı. ABD ve Batı'daki finans piyasalarındaki baskı ile tahvil piyasalarına yönelik risklerin artması da bu geri çekilmede etkili oldu. Savaşın başlangıcından bu yana bazı arabulucular aracılığıyla Tahran'a mesajlar iletildi. Bu mesajlara verilen yanıt ise, gerekli caydırıcılık seviyesine ulaşılana kadar savunmanın sürdürüleceği yönünde oldu" ifadelerini kullandı. Açıklamasında müzakere iddialarını da reddeden yetkili, "Herhangi bir müzakere yürütülmedi ve yürütülmüyor. Bu tür psikolojik savaş yöntemleriyle ne Hürmüz Boğazı savaş öncesi şartlara döner ne de enerji piyasalarında istikrar sağlanır. Trump'ın 5 günlük ültimatomu, bu rejimin halka karşı suç işleme planının sürdüğünü göstermektedir. Biz de ülkenin savunmasına ve kapsamlı karşılık vermeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Trump, "görüştük" demişti ABD Başkanı Donald Trump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social'dan bugün, "ABD ile İran arasında, son iki gün boyunca Orta Doğu'daki düşmanlıklarımızın tam ve kesin çözümüne yönelik çok iyi ve verimli görüşmeler gerçekleştirildiğini duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu derin, detaylı ve yapıcı görüşmelerin tonu ve içeriğine dayanarak ve görüşmelerin bu hafta boyunca devam edecek olması sebebiyle Savunma Bakanlığı'na İran'daki elektrik santralleri ve enerji altyapısına yönelik tüm askeri saldırıları 5 gün süreyle erteleme talimatı verdim. Bu erteleme, devam eden toplantı ve görüşmelerin başarılı olmasına bağlıdır" açıklamasını yapmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.