Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Suudi Arabistan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan liderlerle yoğun diplomasi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan liderlerle yoğun diplomasi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet ve hükûmet başkanlarıyla yaptığı telekonferans görüşmesine ilişkin açıklama İletişim Başkanlığı'ndan geldi. ABD Başkanı Donald Trump ve birçok mevkidaşıyla telekonferans yoluyla görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüşme yaptığı liderler arasında Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al-i Halife, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile ABD Başkanlık Kabine üyeleri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve Orta Doğu'daki gelişmelerin ele alındığı görüşmede, Türkiye'nin her zaman sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesini savunduğunu, İran'la diplomatik sürecin ABD Başkanı Trump'ın ifade ettiği seviyeye gelmesinden memnuniyet duyduğunu, varılacak mutabakatın Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişleri temin etmek suretiyle bölgenin istikrarını destekleyeceğini, bu durumun dünya ekonomisini de rahatlatacağını belirtti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre müzakere sürecine katkı veren ülkelere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'la varılabilecek mutabakatın uygulanması aşamasında Türkiye olarak her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını, Türkiye'nin bölgenin tümünde barışın hâkim kılınması için çaba gösterdiğini, İran bağlamında nükleer mesele dahil pürüzlü görünen konularda süreç içinde uygun çözümler bulunulabileceğine inandığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin bölge ülkelerinin birbirlerine tehdit oluşturmayacağı yeni bir dönem arzu ettiğini ve adil bir barışın kaybedeni olmayacağını vurguladı.

Mekke ve Medine’de dijital hac uygulamaları hacı adaylarını rahatlattı Haber

Mekke ve Medine’de dijital hac uygulamaları hacı adaylarını rahatlattı

Tarihe dijital hac olarak geçecek uygulamalar ile hacı adaylarının daha memleketlerindeki havalimanlarından çıkışları sırasında parmak izi ve fotoğrafları alınarak, Arabistan’da indikleri havalimanlarında bekleme süreleri sıfırlandı. Uçak kalkışında yetişmeyen çok az sayıda hacı adayı, Cidde Havalimanı hac terminalinde rahatça girişlerini de parmak izi ve fotoğraf ile kısa sürede sağlayabiliyorlar. Valizler bile birçok ülke hacıları için havalimanlarından görevliler tarafından özel taşıyıcılara yüklenerek direkt otellerine kadar dijital takip ile gönderiliyor. Türk hacıları memleketlerinde havalimanında verdikleri valizlerini, gittikleri otellerinde teslim alıyorlar. Mekke-i Mükerreme’ye girişlerde kontroller tamamen barkod sistemi ile sağlanıyor. Havalimanından çıkışta, hac kafilesi otobüsteki grup olarak barkodlanıyor, yolculuk sırasındaki polis kontrollerinden birisinde, sadece kafilenin havalimanında verilen barkodu okutuluyor ve otobüsteki mevcut sayılıyor. İkinci kontrolde ise, hacı adaylarının tek tek kağıt çıktı olarak yanlarında getirdikleri hac vizelerindeki barkodlar okutularak hızlıca otobüste kimlik tespitleri teyit ediliyor. Mekke-i Mükerreme’ye girişte bütün hacı taşıyan otobüsler 2 noktada durduruluyor. Hızlıca kontroller, barkod zinciri ve el terminalleri kullanılarak okutulduğundan, hacı adayları, bunaltmayan yolculuk ile kısa sürede otellerine ulaşıyor. Bu iki güvenlik noktasında sivil araçlarda tek tek inceleniyor. Polisler özel araçlardaki yolcuların kimlik tespitlerini yapıyor ve Zilhicce ayında Mekke-i Mükerreme’ye geliş sebeplerini soruyor. Hacı adaylarını sevindiren karşılıma ise otelde yaşanıyor. Mekke-i Mükerreme’de otellerine geldiklerinde hacı adayları, Diyanet İşleri Başkanlığı veya bağlı acentelerin temsilcileri tarafından güller ile, zemzem ve hurma ikram edilerek karşılanıyor. Ancak şaşırtan kısım ise eski mektep (kefil büro) uygulamasının da dijital olarak hızlı çalışması. Otel girişindeki serinleten ve rahatlatan ikramlardan sonra, lobide hacı adaylarına hemen bütün hac ibadet alanlarına girişte kullanacakları, filigranlı Nusuk kartlarının teslim edilmesi oluyor. Hacı adayları mübarek beldelere gelmeden birkaç gün önce çıkartılan dijital unsurlu orijinal kahve renkli akıllı Nusuk kartlarını otele girerken teslim alıyorlar. Bütün hacı adaylarına şahsi kartları, mektep görevlileri tarafından teslim edilme sırasında fotoğrafları çekilerek veriliyor. Türk basın mensupları da otele girdikleri anda teslim edilen Nusuk kartları ile hayatlarının en mutlu pozlarını veriyorlar. Nusuk kartları hacı adayları mübarek beldelerde de bulundukları süre içerisinde kimlik kartı olarak kabul ediliyor. Suudi Veri ve Yapay Zeka Otoritesi (SDAIA) ile koordineli yürütülen çalışmalar çerçevesinde, havalimanları ve sınır kapılarında fokal tanıma, biyometrik tarama ve mobil işlem bankoları kurularak hacı adaylarının ülkeye giriş sürelerinin ve havalimanlarından ayrılış sürelerinin Suudi Arabistan tarihindeki şimdiye kadar olan en kısa süre olarak kayıtlara geçtiği bildirildi. Hacı adaylarımız, ülke için transferleri sağlayan ulaşım şirketinin şoförlerinin halen otelleri bulmakta zorlandıklarını, şehre girerken, otobüse verilen ellerinde tablet olan mihmandarların da yolu trafiğin akış düzeni ile entegre edemedikleri için şehir içi ulaşım süresinin halen eskisi gibi kötü olduğunu bildirdiler. Bunu da bu kadar hızlı girişten sonra dert etmeyen hacı adaylarımız, Mekke-i Mükerreme’de şehir turu yaptırıp otelimize getirdiler esprisi ile kusur olarak görmüyorlar. Medine'de ise yaşlı ve engelli hacı adayları için genişletilmiş mobilite hizmetleri başlatıldı Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, Hac mevsimi öncesinde kutsal topraklarda güvenliği artırmak ve operasyonları hızlandırmak amacıyla yapay zeka destekli yeni önlemlerini devreye soktu. Kutsal mekanlarda akıllı "Nusuk Kart" dönemi başlarken, Medine'de ise yaşlı ve engelli hacı adayları için genişletilmiş mobilite hizmetleri başlatıldı. Suudi makamları, Mescidi Nebevi avlularında hareket kabiliyeti kısıtlı ibadet edenler için, elektrikli ve manuel tekerlekli sandalyeler, özel taşıma araçları ve ayrılmış rotalar belirledi. Ayrıca değişik noktalardaki karekodlar ile bu hizmet akışını dijital incelemekte mümkün olabiliyor. Yaş sınırı tartışmalarına son nokta koyuldu Öte yandan, Hac Bakanlığı'nın Mayıs ayı başında kısa süreliğine gündeme getirdiği ve asgari hacı yaşının 15'e çıkartılması kararını resmi olarak iptal ettiğini duyurdu. Bakanlık, gelen talepler ve değerlendirmeler sonucunda hac vizesi için alt yaş sınırının yeniden 12 olarak uygulanacağını açıkladı. Bu doğrultuda, daha önce reddedilen vize başvurularının hemen yeniden işleme alındığı ve üst yaş sınırının da söz konusu olmadığı bildirildi. Suudi Arabistan, yoğun hac hazırlıkları sırasında, kendi ülkelerindeki Müslümanlara hizmeti planlamaya yetkili 73 hac şirketi veya Diyanet gibi resmi yerel (müslüman ülkelerdeki) kuruluşa lisans verildiğini açıklayarak, hacı adaylarını resmi platformlar dışındaki, dolandırıcılık tuzaklarına karşı dikkatli olmaya çağırdı.

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay Haber

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay

TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Oktay, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan İran merkezli savaşın 74’üncü gününe girdiğini, kırılgan ateşkese rağmen bölgede gerilimin sürdüğünü söyledi. Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının sağlanamadığını belirten Milletvekili Oktay, savaşın bedelini tüm dünyanın ödediğini ifade ederek, Türkiye’nin önceliğinin savaş öncesi istikrar ortamına dönüş olduğunu kaydetti. Bölgesel gerilimin kardeş ülkeler arasında daha büyük çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulunan Oktay, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirterek, “İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet etmesi büyük önem taşıyor” dedi. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin gündemden düşmemesi gerektiğini vurgulayan Oktay, İsrail’in Filistin başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırı ve işgal girişimlerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre komisyonda ayrıca Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan kanun tekliflerine ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yenilenebilir enerji anlaşması kapsamında toplam 5 bin megavatlık güneş ve rüzgar enerjisi yatırımı planlandığı açıklandı. İlk etapta Sivas ve Karaman’da toplam 2 bin megavatlık güneş enerjisi santralinin kurulacağı bildirildi. Toplantıda, savunma iş birliği, Türk Devletleri Teşkilatı sivil koruma mekanizması ve enerji alanlarını kapsayan 4 uluslararası anlaşma teklifi kabul edildi.

Türkiye'de yüzde 29! Haber

Türkiye'de yüzde 29!

Dun & Bradstreet tarafından yayımlanan “2025 Küresel İflas Raporu”, küresel ekonomide iflasların artmaya devam ettiğini ancak artış hızının yavaşladığını ortaya koydu. 45 ülkeyi kapsayan rapora göre, 2025 yılında dünya genelinde 627 bin 575 şirket iflas etti. Raporda, küresel iflasların 2025’te yüzde 7 arttığı, ancak bu oranın 2024’teki yüzde 15’lik artışa kıyasla belirgin bir yavaşlamaya işaret ettiği vurgulandı. İncelenen 45 ülkenin 28’inde iflaslar artarken, 17 ülkede düşüş kaydedildi. Ülke bazında en yüksek artış yüzde 65 ile Arjantin’de görülürken, Yunanistan (yüzde 49) ve Hong Kong (yüzde 45) ilk sıralarda yer aldı. Suudi Arabistan ve İsviçre de iflas artışının yüksek olduğu ülkeler arasında gösterildi. ABD’de ise iflaslar yüzde 26 yükseldi. TÜRKİYE'DE YÜKSELİŞ YÜZDE 29 Türkiye’ye ilişkin verilerde ise 2025 yılında şirket iflaslarının yüzde 29 arttığı ve toplam 573 şirketin iflas ettiği belirtildi. Raporda, bu artışın yüksek faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerindeki baskısından kaynaklandığı ifade edildi. Bu arada bazı ülkelerde iflaslarda düşüş dikkat çekti. Kolombiya yüzde 71 azalışla en iyi performansı gösterirken, Endonezya, Belarus, Kazakistan, Hindistan ve Kanada gibi ülkelerde de gerileme kaydedildi. Raporda ayrıca Rusya’da iflasların düşüşünü sürdürdüğü, Ukrayna’da ise savaşın etkisiyle iflasların artmaya devam ettiği belirtildi. Sektörel analizde, özellikle inşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının sürdüğü vurgulandı. Yüksek faiz oranları, maliyet artışları ve talepteki dalgalanmaların şirket bilançoları üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ifade edildi. Dun & Bradstreet COO’su Julian Prower, iflas artış hızındaki yavaşlamaya rağmen seviyelerin pandemi öncesinin üzerinde kaldığını belirterek, küresel ekonomide görece bir dengelenme sürecine girildiğini söyledi. Baş Ekonomist Arun Singh ise 2026 yılına ilişkin risklere dikkat çekerek, jeopolitik belirsizlikler, ticaret politikalarındaki değişimler ve finansmana erişim koşullarının şirket iflaslarını yeniden artırabileceği uyarısında bulundu.

ABD Başkanı Trump: "2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz" Haber

ABD Başkanı Trump: "2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, merakla beklenen ulusa sesleniş konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşmasına, NASA'nın 1972'den bu yana Ay'ın çevresine gerçekleştirdiği ilk insanlı yolculuk olan Artemis II görevinde yer alan astronotları tebrik ederek başlayan Trump, ABD’nin İran’a karşı başlattığı Destansı Öfke Operasyonu’nun üzerinden 1 ay geçtiğini hatırlattı. ABD ordusunun savaş alanında hızlı, kararlı ve ezici zaferler elde ettiğini öne süren Trump, "Bu gece itibarıyla, İran donanması yok olmuş durumda. Hava kuvvetleri harabeye döndü. Ve o terörist rejimin liderlerinin çoğu artık ölü" dedi. "Düşmanlarımız kaybediyor, biz kazanıyoruz" İran’a saldırıların kendisi konuştuğu sırada dahi sürdüğünü vurgulayan Trump, "Füze ve insansız hava aracı fırlatma yetenekleri ciddi şekilde kısıtlandı. Silah fabrikaları ve füze rampaları paramparça ediliyor, geriye çok azı kaldı. Savaş tarihinde hiçbir düşman birkaç hafta içinde böylesine büyük çaplı kayıplar yaşamamıştır. Düşmanlarımız kaybediyor ve biz her zamankinden çok daha büyük bir şekilde kazanıyoruz" diye konuştu. "Orta Doğu’ya bağımlı değiliz" Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılarak ABD’ye getirildiği operasyonu hatırlatan Trump, "Askerlerimize Venezuela'yı dakikalar içinde ele geçirme konusunda gösterdikleri muazzam başarı için de teşekkür etmek istiyorum. Bu tüm dünyada herkes tarafından saygıyla karşılandı" şeklinde konuştu. İlk görev döneminde ABD ordusunu yeniden inşa ettiği iddiasını yineleyen Trump, "Şu an dünyanın en güçlü ordusuna sahibiz. Şimdi Venezuela ile, ortak girişim partnerlerimizle birlikte çalışıyoruz. ABD’den sonraki en büyük ikinci petrol rezervi olan devasa miktardaki petrol ve gazın üretimi ile satışında son derece iyi anlaşıyoruz. Orta Doğu'ya bağımlı değiliz, ama yine de yardım etmek için oradayız. Orada olmak zorunda değiliz, petrollerine ya da sahip oldukları hiçbir şeye ihtiyacımız yok, sadece müttefiklerimize yardım ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğim" İran’a karşı başlatılan Destansı Öfke Operasyonu’nun Amerika'nın ve özgür dünyanın güvenliği için gerekli olduğunu öne süren Trump, "2015 yılında başkanlık kampanyamı duyurduğum ilk günden beri, İran'ın nükleer bir silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğime yemin etmiştim. Bu rejim 47 yıldır ‘Amerika'ya ölüm, İsrail'e ölüm’ sloganları atıyordu" dedi. İran rejiminin çok sayıda ABD askerinin yanı sıra, ülkedeki protestolara katılan 45 bin İranlıyı öldürdüğünü iddia eden Trump, "Bu teröristlerin nükleer silahlara sahip olması katlanılamaz bir tehdit olurdu. Rejim, nükleer bir kalkanın arkasından terör, baskı ve toplu katliam kampanyalarını özgürce yürütebilirdi. Bunun olmasına asla izin vermeyeceğim. Geçmiş başkanlarımızın hiçbiri de izin vermemeliydi. Bu durum 47 yıldır devam ediyor ve ben göreve gelmeden çok önce halledilmiş olmalıydı" ifadelerini kullandı. "Hiçbir başkanın cesaret edemediğini yaptım" İlk görev döneminden itibaren İran’ın nükleer silah arayışını durdurmak için çok sayıda adım attığını hatırlatan Trump, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü eski komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ve Barack Obama döneminde yapılan İran nükleer anlaşmasının feshedilmesini bunlara örnek gösterdi. Bu adımları atmaması halinde İran’ın çoktan nükleer silahlara sahip olabileceğini savunan Trump, "O zaman çok farklı bir dünya olurdu. Benim ve değerli uzmanların görüşüne göre, o anlaşmayı feshetmeseydim şu an bir Orta Doğu veya bir İsrail olmazdı. Bunu yapmaktan büyük onur duydum, çünkü başından beri son derece kötü bir anlaşmaydı. Temelde başka hiçbir başkanın yapmaya cesaret edemediği şeyi yaptım. Onlar hatalar yaptılar ve ben bunları düzeltiyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Rejim her türlü anlaşma girişimini reddetti" İran konusunda ilk tercihinin her zaman diplomasi olduğunu vurgulayan Trump, "Ancak rejim nükleer silah arayışına kararlı şekilde devam etti ve her türlü anlaşma girişimini reddetti. Bu nedenle Haziran ayında, İran'ın kilit nükleer tesislerine yönelik bir saldırı emri verdim. Gece Yarısı Çekici Operasyonu yapıldı. Kimse daha önce böyle bir şey görmemişti. O muazzam B-2 bombardıman uçakları harika bir iş çıkardı. Nükleer tesislerini tamamen yerle bir ettik. Rejim, nükleer programını tamamen farklı bir yerde yeniden inşa etmeye çalışarak, nükleer silah sevdasından vazgeçme niyetinde olmadıklarını açıkça belli etti. Ayrıca hızla devasa bir balistik füze stoku oluşturuyorlardı. Amerikan topraklarına, Avrupa'ya ve dünyadaki hemen hemen her yere ulaşabilecek füzelere sahip olacaklardı" diye konuştu. "Nükleer silahın eşiğindeydiler" İran’ın mümkün olduğunca fazla ve uzun menzile sahip füzeler üretme hedefi güttüğünü kaydeden Trump, "Üstelik kimsenin sahip olduklarına inanmadığı bazı silahlara sahiptiler. Bunu öğrendik ve hepsini ortadan kaldırdık. Kimsenin onları durdurmaya cesaret edemeyeceğini düşündüler ve daha önce kimsenin görmediği bir nükleer silah için hazırlık yaptılar. Bunun tam eşiğindeydiler. Yıllarca herkes İran'ın nükleer silahlara sahip olamayacağını söyledi. Ama en nihayetinde, zamanı geldiğinde harekete geçmeye istekli değilseniz bunlar sadece boş laflardır" şeklinde konuştu. Trump, İran’ın büyük darbe aldığını vurguladı İran’a yönelik saldırıların amacının rejimin ABD’yi tehdit etme veya sınırları dışında güç sergileme kabiliyetini ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen Trump, "Bu, şu anda tamamen yok edilmiş olan İran donanmasını ortadan kaldırmak demektir. Hava kuvvetlerine ve füze programlarına daha önce hiç görülmemiş seviyelerde zarar vermek ve savunma sanayi üslerini yok etmek demektir. Donanmaları bitti, hava kuvvetleri bitti, füzeleri tükenmek üzere ya da etkisiz hale getirildi. Birlikte ele alındığında bu hamleler İran ordusunu felç edecek ve onlara nükleer bomba yapma imkanını asla tanımayacak" diye konuştu. Trump’tan Körfez ülkelerine destek ABD ordusunun İran’da büyük başarılara imza attığını tekrarlayan Trump, "Bu gece, stratejik hedeflerin tamamlanmak üzere olduğunu büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim" dedi. İran saldırılarına karşı İsrail ve Körfez ülkelerinin yanında olduklarını vurgulayan Trump, "İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn harika bir duruş sergilediler. Onların hiçbir şekilde zarar görmelerine ya da yenilgiye uğramalarına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Benzin fiyatlarındaki artış kısa vadeli" Birçok ABD’linin artan benzin fiyatlarından endişe duyduğunu hatırlatan Trump, "Bu kısa vadeli artış, tamamen İran rejiminin çevre ülkelerde, bu çatışmalarla hiçbir ilgisi olmayan komşu ülkelere düzenlediği terör saldırılarının bir sonucudur. Bu da İran'a nükleer silahlar konusunda asla güvenilemeyeceğinin bir başka somut kanıtıdır" dedi. ABD tarihindeki en güçlü ekonomiyi inşa ettiğini öne süren Trump, "Tüm bunlar bizi için için kaynayan o kanserden, yani nükleer İran'dan kurtulacak bir konuma getirdi. Ne ile karşılaşacaklarını hiç bilmiyorlardı, bunu asla hayal edememişlerdi" değerlendirmesinde bulundu. "Hürmüz Boğazı’ndan petrol almıyoruz ve almayacağız" ABD’nin bol miktarda petrol ve gaza sahip olduğunun altını çizen Trump, "Benim liderliğim altında, Venezuela'dan aldığımız milyonlarca varilden bahsetmesek bile, gezegendeki bir numaralı petrol ve gaz üreticisiyiz. Trump yönetiminin politikaları sayesinde Suudi Arabistan ve Rusya'nın toplamından daha fazla üretim yapıyoruz. Ve bu rakam yakında çok daha yüksek olacak. Dünyanın hiçbir yerinde bizimki gibi bir enerji potansiyeli yok ve gelecek için harika bir durumdayız. ABD Hürmüz Boğazı üzerinden neredeyse hiç petrol ithal etmiyor ve gelecekte de almayacağız. Buna ihtiyacımız olmadı ve olmayacak" şeklinde konuştu. Trump’tan Hürmüz Boğazı konusunda sorumluluk alma çağrısı İran’ı yenilgiye uğrattıklarını öne süren Trump, "İran'ı mağlup ve tamamen yerle bir ettik. Askeri, ekonomik ve diğer her bakımdan mahvoldular" dedi. Hürmüz Boğazı’ndan gelen petrole ihtiyaç duyan ülkelerin boğazın güvenliği konusunda sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Trump, "Bu işin sorumluluğunu üstlenmeliler. Hürmüz Boğazı’na sahip çıkmalı ve kıymetini bilmeliler. Biz elbette yardımcı olacağız, ancak umutsuzca ihtiyaç duydukları petrolü koruma konusunda öncülüğü onlar yapmalı" diye konuştu. İran savaşında ABD’ye destek vermeyen ülkelere seslenen Trump, "Onlara bir önerim var: Birincisi, petrolü ABD’den alın. Bizde bolca var. İkincisi ise, biraz gecikmiş de olsa cesaretinizi toplayın, Hürmüz Boğazı’na gidin ve orayı koruyup kullanın. Bunu daha önce, biz istediğimizde bizimle birlikte yapmalıydınız. İran şu an yerle bir edildi. İşin en zor kısmı bitti, yani artık sizin için kolay olmalı" dedi. "Çatışma bittiğinde, Hürmüz Boğazı açılacak" Hürmüz Boğazı’ndaki krizin uzun sürmeyeceğine işaret eden Trump, "Her halükarda, bu çatışma bittiğinde, Hürmüz Boğazı kendiliğinden açılacaktır. Çünkü ülkeyi yeniden inşa etmeye çalışmak için ellerinde olan tek şey petrol ve onu satmak isteyecekler. Akış yeniden başlayacak, benzin fiyatları hızla düşecek, hisse senedi fiyatları tekrar yükselecek. Ki borsalarımız zaten çok da düşmedi, son birkaç gündür harika günler geçiriyorlar. Aslında düşündüğümden çok daha iyi durumdalar; fakat o korkunç tehditten kurtulmak için İran üzerinden o zorlu yola çıkmak zorundaydık" değerlendirmesini yaptı. "Rejim fiilen değişmiş oldu" İran operasyonunun bir süre daha devam edeceğinin altını çizen Trump, "Destansı Öfke Operasyonu'nun başından beri, hedeflerimize tam olarak ulaşana kadar durmayacağımızı açıkça belirttim. Kaydettiğimiz büyük ilerleme sayesinde, bu gece şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Amerika'nın tüm askeri hedeflerini kısa süre içinde tamamlama yolundayız. Önümüzdeki 2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz. Onları ait oldukları Taş Devri'ne geri göndereceğiz. Bu arada görüşmeler de devam ediyor. Rejim değişikliği hiçbir zaman hedefimiz olmadı, ancak asıl liderlerinin tamamının ölümü nedeniyle rejim fiilen değişmiş oldu. Hepsi öldü. Yeni grup daha az radikal ve çok daha makul" ifadelerini kullandı. "Anlaşma olmazsa, elektrik santrallerini vuracağız" Şimdiye dek herhangi bir anlaşma yapılmadığını hatırlatan Trump, "Ama biz kilit hedeflere ulaştık. Eğer anlaşma olmazsa, her bir elektrik santralini çok sert ve muhtemelen eş zamanlı olarak vuracağız. En kolay hedef olmasına rağmen henüz petrol tesislerini vurmadık; çünkü bu onlara hayatta kalma ya da yeniden inşa için ufacık bile bir şans bırakmazdı. Ama istersek vurabiliriz ve anında yok olurlar. Buna karşı yapabilecekleri hiçbir şey yok. Uçaksavar teçhizatları yok. Radarları yüzde yüz imha edildi. Askeri güç olarak durdurulamaz durumdayız" dedi. "Nükleer hamlesi yaparlarsa tekrar vururuz" İran’ın nükleer tesislerinin de ağır darbe aldığını vurgulayan Trump, "Nükleer tozun yakınına bile yaklaşmaları aylar sürer. Orayı yoğun uydu gözetimi ve kontrolü altında tutuyoruz; o yönde tek bir hamle yaptıklarını görürsek onları füzelerle tekrar ve çok sert vururuz. Tüm kartlar bizim elimizde, onların elinde hiçbir şey yok. Bu çatışmayı doğru bir perspektifte değerlendirmemiz çok önemli" dedi. "Bu, çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceğine yapılan tarihi bir yatırım" Yakın tarihte gerçekleşen tüm büyük savaşların ne kadar uzun sürdüğünü anlatan Trump, "Biz ise son derece güçlü bir askeri operasyonun içindeyiz. Sadece 32 gündür buradayız ve o ülke artık gerçekten hiçbir tehdit oluşturmuyor. Orta Doğu'nun kabadayısıydılar ve artık kabadayı falan değiller. Bu, çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceğine yapılan tarihi bir yatırımdır" ifadelerini kullandı. "ABD daha güvenli ve güçlü olacak" Tüm dünyanın ABD’yi imrenerek izlediğini öne süren Trump, "ABD ordusunun mükemmelliğine inanamıyorlar. Her bir Amerikalı, İran tehdidinden ve nükleer şantajdan kurtulduğumuz o günü dört gözle bekleyebilir. Attığımız adımlar sayesinde, İran'ın Amerika'ya ve dünyaya yönelik süregelen korkunç tehdidini tamamen sona erdirmenin eşiğindeyiz. Size şunu söyleyeyim; dünya bizi izliyor ve bunu başardığımızda, her şey bittiğinde, ABD her zamankinden çok daha güvenli, çok daha güçlü, çok daha müreffeh ve çok daha büyük olacak" dedi.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "ABD güçlerini bölgeden çıkarma zamanı çoktan geldi" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "ABD güçlerini bölgeden çıkarma zamanı çoktan geldi"

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD’nin bölgedeki varlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Suudi Arabistan’a mesaj verdi. Arakçi, "İran, Suudi Arabistan Krallığı’na saygı duyuyor ve onu kardeş bir ülke olarak görüyor. Operasyonlarımız, ne Araplara ne de İranlılara saygı duyan ve bölgede güvenlik sağlayamayan saldırgan düşmanlara yöneliktir" ifadelerini kullandı. Arakçi, ayrıca paylaşımında, Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne İran tarafından düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısında hasar gördüğü öne sürülen E-3 Sentry tipi erken uyarı (AWACS) uçağına ait bir fotoğrafı da paylaşarak, "Onların hava kuvvetlerine neler yaptığımıza bakmanız yeterli. ABD güçlerini bölgeden çıkarma zamanı çoktan geldi" ifadelerini kullandı. ABD’nin stratejik uçakları hasar görmüştü Wall Street Journal gazetesinin (WSJ), ABD’li ve Arap yetkililere dayandırdığı haberinde, geçtiğimiz cuma günü Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne İran tarafından düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısında ABD’ye ait bazı stratejik uçakların hasar gördüğü belirtilmişti. Haberde, ABD envanterinde bulunan E-3 Sentry tipi erken uyarı (AWACS) uçağının da zarar gören unsurlar arasında yer aldığı, aynı saldırıda ABD’ye ait yakıt ikmal uçaklarının hasar gördüğü ve 12 askerin yaralandığı ifade edilmişti.

ABD Başkanı Trump: "İran, saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdi" Haber

ABD Başkanı Trump: "İran, saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdi"

ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington’a dönüşü sırasında uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. İran’a yönelik saldırıların sürdüğünü söyleyen Trump, "Bugün çok sayıda ek hedefi imha ettik. Donanmaları gitti, Hava Kuvvetleri gitti; bunu biliyoruz. Ama bugün çok daha fazla hedefi yok ettik. Büyük bir gündü" dedi. Buna rağmen İran ile temasların da sürdüğünü aktaran Trump, "Onlarla hem doğrudan hem de dolaylı yollardan müzakere ediyoruz. Temsilcilerimiz var ama aynı zamanda direkt olarak da temas halindeyiz" diye konuştu. İran’ın daha önce ABD’ye 10 tanker petrol hediye ettiğini hatırlatan Trump, "Ve bugün, tam olarak nasıl adlandırırım bilemiyorum ama, sanırım bize karşı bir saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdiler. Hürmüz Boğazı’ndan geçecek devasa petrol tankerleri ile yapılacak bu sevkiyat yarın sabahtan itibaren başlayacak" ifadelerini kullandı. İran ile yürütülen müzakerelerin "son derece iyi" gittiğini öne süren Trump, "Ancak İran söz konusu olduğunda ne olacağını asla bilemezsiniz, çünkü onlarla hem müzakere ediyoruz hem de her defasında onları havaya uçurmak zorunda kalıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Muhtemelen bir anlaşma yapacağız" Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın İran’la yaptığı nükleer anlaşmayı eleştiren Trump, bu anlaşmayı kendisinin iptal ettiğini vurguladı. Aksi takdirde İran’ın şu an nükleer silahlara sahip olabileceğini iddia eden Trump, "B-2 bombardıman uçaklarıyla saldırı gerçekleştirdik ve nükleer güç olmalarını engelledik. Şimdi de onları tekrar vurmak zorunda kaldık. Muhtemelen onlarla bir anlaşma yapacağız, buna oldukça eminim; ama yapmama ihtimalimiz de var" şeklinde konuştu. "İran’da rejim değişikliği kendiliğinden gerçekleşti" İran’da fiili anlamda bir rejim değişikliği yaşandığını ileri süren Trump, "Aslında bakarsanız çoktan rejim değişikliği yaşadık; çünkü o ilk rejim darmadağın edildi, yok edildi. Hepsi öldü. Bir sonraki rejim de büyük oranda öldü. Ve şu anki üçüncü rejimde, daha önce kimsenin muhatap olmadığı bambaşka insanlarla karşı karşıyayız" dedi. Şu anda muhatap oldukları kişilerin farklı bir grup insan olduğunu söyleyen Trump, "Bu yüzden ben bunu bir rejim değişikliği olarak kabul ederim. Ve açıkçası, oldukça makul davrandılar. Dolayısıyla bir rejim değişikliği yaşadığımızı düşünüyorum. Bundan daha iyisini yapamazsınız. Gerçekten kötü, olan rejim, ilk gidendi. İkincisi atandı ve onlar da gitti. Belki biraz yaşam belirtisi gösteren biri hariç hepsi öldü. Şu an ise çok daha makul görünen bu üçüncü grup var. Bu gerçekten bir rejim değişikliğidir; rejim değişikliği bir zorunluluk değil ama bence bu durum kendiliğinden, otomatik olarak gerçekleşti" ifadelerini kullandı. "İran ile anlaşma çok yakında olabilir" Bir soru üzerine İran ile anlaşmanın mümkün olduğunu yineleyen Trump, bunun "çok yakında olabileceğini" ifade etti. Trump, olası kara harekatı ile ilgili olarak, "Çok fazla alternatifim var. Orada çok sayıda gemimiz var. Gücümüz sayesinde aslında hepsine ihtiyacımız bile yok. İran konusunda programın çok, hatta haftalarca ilerisindeyiz diyebilirim. Eğer üç gün içinde 158 gemiyi, yani tüm donanmalarını yok edeceğimizi söyleseydiniz inanmazdınız ama biz bunu yaptık. Tüm hava kuvvetlerini devre dışı bıraktık. Füzelerinin çoğunu yok ettik; bu yüzden şu an bazı füze saldırıları görseniz de artık azalıyorlar, tükenmek üzereler" diye konuştu. "Mücteba Hamaney hayatta olabilir" İran’da fiili bir rejim değişikliği yaşandığı yönündeki iddiasını yineleyen Trump, "Karşımızda yeni bir grup var; bu gerçekten yeni bir rejim. Daha önce hiç muhatap olmadığımız ve çok makul davranan yeni bir grup insan" dedi. Trump, "İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney hayatta mı ve muhatap olduğunuz yeni gruba dahil mi?" sorusu üzerine, "Olabilir. Ona ne olduğu belli değil. Hayatta olabilir ama belli ki başı çok büyük dertte; ağır yaralı" dedi. "Plan üzerinde bizimle hemfikirler" İran’ın ABD tarafından sunulan 15 maddelik planı büyük ölçüde kabul ettiğini söyleyen Trump, "Plan üzerinde bizimle hemfikirler. Yani 15 şey istedik ve büyük oranda anlaştık, şimdi birkaç şey daha isteyeceğiz" dedi. İran’ın ciddi olduğunu kanıtlamak için ABD’ye petrol gönderdiğini söyleyen Trump, "Bana bir hediye verdiklerini söylemiştim ama o an ne olduğunu açıklama yetkim olduğunu düşünmemiştim. O hediye daha sonra 2 arttı ve 10 devasa tanker dolusu petroldü. Bugün ise bir hediye daha verdiler: 20 tanker dolusu petrol. Sevkiyat yarın başlıyor. Hem doğrudan hem de dolaylı olarak çok iyi görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve bence çok önemli pek çok konuda mesafe kat ediyoruz" değerlendirmesini yaptı. "Küba’ya petrol göndermeleri benim için sorun değil" Trump, ABD’nin bir Rus petrol tankerinin Küba’ya gitmesine izin vereceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, "Birilerinin bir gemi dolusu yakıt almasına itirazımız yok çünkü hayatta kalmaları gerekiyor. Eğer bir ülke şu anda Küba’ya petrol göndermek istiyorsa, benim için hiçbir sorun yok" dedi. Trump, "Bu ülkenin Rusya olup olmaması sizi endişelendiriyor mu?" sorusu üzerine, "Alt tarafı bir gemi dolusu petrol, hepsi bu. Sorun değil. Eğer Rusya veya başka ülkeler bunu yapmak istiyorsa, bu beni pek rahatsız etmez. Bir etkisi de olmayacaktır. Küba bitti. Çok kötü ve yozlaşmış bir yönetimleri var. Bir gemi dolusu petrol almaları ya da almamaları bir şeyi değiştirmeyecek. İster Rusya olsun ister başkası, buna izin verilmesini tercih ederim çünkü insanların ısınmaya, soğutmaya ve diğer temel ihtiyaçlara gereksinimi var" dedi. "Hürmüz Boğazı’nı iki dakika içinde kapatabiliriz" Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol edip geçiş ücreti almayı planladığının hatırlatılması üzerine, "Bunun doğru olup olmadığını görmemiz gerekecek. Biliyorsunuz, ne yapmaları gerekiyorsa onu yapacaklar. Ama biz orayı iki dakika içinde kapatabiliriz. Orayı öyle bir hızla kapatırız ki neye uğradığınızı şaşırırsınız" dedi. Trump, "İran tarafından saldırıya uğrayan Körfez ülkelerinin karşı saldırıya geçmesini istiyor musunuz?" sorusuna, "Zaten karşılık veriyorlar. Suudi Arabistan sert bir şekilde karşılık veriyor. Katar, BAE, Kuveyt, Bahreyn hepsi mücadele ediyor. Aslında vurulduklarında şaşırmışlardı; vurulmalarına ben de çok şaşırdım. Ama bir kez darbe alınca çok iyi savaşmaya başladılar. Tüm bu ülkelerle çok güçlü bir iletişimimiz var ve hepsi de şu an mücadele içinde" yanıtını verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.