Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Suudi Arabistan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İŞKUR Gençlik Programı’nın kontenjanı 150 bine çıkıyor Haber

İŞKUR Gençlik Programı’nın kontenjanı 150 bine çıkıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İstanbul’da kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere yönelik desteklerin artırılacağını duyurdu. Bölgesel güvenlik, Türkiye’nin savunma iş birlikleri ve yatırım fonlarına ilişkin hukuki süreçler de açıklamanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI’NIN KONTENJANI 150 BİNE YÜKSELİYOR Gençlerin eğitimlerini sürdürürken çalışma hayatını tanımalarını ve deneyim kazanmalarını önemsediklerini belirten Erdoğan, İŞKUR Gençlik Programı’ndan bugüne kadar yararlanan gençlerin sayısının 220 bine yaklaştığını söyledi. Programın 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanının 150 bine çıkarılacağını açıklayan Erdoğan, öğrencilere sunulacak destekleri şöyle sıraladı: Günlük 1.375 lira ödeme yapılacak.Ayda 14 gün programa katılan öğrenciler 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek.Öğrencilerin sigorta primleri devlet tarafından karşılanacak.Belirli şartlar kapsamında 1.250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda indirim imkânları sunulacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Hamlesi kapsamında üç yılda 3 milyon gence ulaşmayı, İŞKUR Gençlik Programı aracılığıyla ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencisinin programa katılmasını hedeflediklerini ifade etti. “İSTANBUL’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM ADIMLARINI ERTELEMEYİN” İstanbul’da kentsel dönüşümün hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, vatandaşlara dönüşüm sürecini geciktirmemeleri çağrısında bulundu. Komşular arasında uzlaşmanın sağlanması ve gerekli işlemlerin başlatılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, belediyelerin de siyasi parti ayrımı gözetmeksizin aynı hassasiyetle hareket etmesini istedi. Hükümetin İstanbul’un dönüşümü için tüm imkânlarını seferber ettiğini belirten Erdoğan, belediye başkanlarını kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırdı. Türkiye’nin çevresindeki krizlere rağmen istikrarını koruduğunu ifade eden Erdoğan, bölgesel anlaşmazlıkların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini savunduklarını söyledi. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygının temel ilkeleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara da değinerek Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın hedef alındığı saldırıları kınadı. Saldırılarda 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı bilgisini paylaştı. TÜRKİYE, PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDAKİ SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın kurumsal altyapısına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Savunma iş birliğinin kolektif savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda ilerletildiğini kaydeden Erdoğan, anlaşma kapsamındaki faaliyetlerin Türkiye’nin ulusal mevzuatı temelinde yürütüleceğini ifade etti. YATIRIM FONLARI SORUŞTURMASINDA 282 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM Kabine toplantısında ele alınan konulardan birinin de yatırım fonlarına ilişkin süreç olduğunu belirten Erdoğan, fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre, şüphelilerden 84’ü tutuklandı, 27 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve 99 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun teklifinin TBMM’den geçmesiyle ekim ayı içerisinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacağını belirten Erdoğan, olağan ve olağanüstü tasfiye işlemlerinin ardından yatırımcıların önemli bir bölümüne ara ödeme yapılmasının beklendiğini söyledi. Sürecin şeffaf, adil ve hızlı biçimde yürütülmesinin öncelikleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımcıların haklarının korunmasının temel ilkeleri arasında yer aldığını ifade etti.

ABD Başkanı Trump, Flydubai olayından İran’ın sorumlu olduğuna inandığını söyledi Haber

ABD Başkanı Trump, Flydubai olayından İran’ın sorumlu olduğuna inandığını söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, ara seçimler öncesindeki kampanya çalışmaları çerçevesinde Nebraska’ya yapacağı seyahat öncesinde Beyaz Saray’ın bahçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafineri tesislerine saldırıları ile yaşanan dizel sıkıntısına ilişkin bir soru alan Trump, "Bunu onlarla görüştük. Sanırım saldırıları yavaşlatıyorlar. Ama bu durum çok fazla soruna yol açıyor. Sorun, rafineri eksikliği. Hürmüz Boğazı’ndan çok büyük miktarlarda petrol geliyor. Bu çok iyi. Fakat savaş yüzünden rafineri eksikliğimiz var" dedi. Ara seçimlerden önce Kanada ile ticaret görüşmelerini yeniden başlatma ihtimaline ilişkin bir soru alan Trump, "Bilmiyorum. Kanada, ABD’ye çok kötü davranıyor. Bilmiyorum. Onları suçüstü yakaladık. Benden başka kimsenin bilmediği birçok gümrük vergisi uyguluyorlar. Sonunda işler yoluna girecek. Ama bilmiyorum Acelem yok" dedi. Trump, "Kanada’dan tek istediğimiz dürüst olmaları. ABD’ye karşı dürüst değiller ve yıllardır bizden istifade ettiler" ifadelerini kullandı. Bombardıman uçaklarının İngiltere’den "tehdit nedeniyle" çekildiğini doğruladı ABD’nin bombardıman uçaklarını İngiltere’den çekmesinin belirli bir tehdit nedeniyle mi gerçekleştirildiği sorusuna Trump, "Evet, sanırım bunu söyleyebiliriz. Oradan tesadüfen uçup ayrılmadılar. Bazı tehditler vardı" cevabını verdi. Trump, "Düşmanı saldırmaya teşvik etmek yerine onu yakalayıp yeneceğiz. Ama onları neden orada bırakalım ki? Bu yüzden yerlerini biraz değiştirdik. Çok uzağa çekmedik" dedi. İranlılarla doğrudan görüşmeye açık olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, her zaman" cevabını verdi. Suudi Arabistan’ın Yemen hükümet güçleriyle birlikte Husilere karşı ortak taarruzu hakkında ne düşündüğü sorusuna Trump, "Her şey çok iyi sonuçlanacak" şeklinde yanıt verdi. "Evet, İran bağlantılılar" İran’ın İngiltere’ye savaş dronları getirmiş olması ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Size bunu söyleyemem. Fakat eğer böyle bir şey yaptılarsa, çok ağır bedel ödeyeceklerdir" şeklinde cevap verdi. Trump, ABD’nin bombardıman uçaklarını İngiltere’den çekmesine neden olan tehdidin ne olduğuna ilişkin bir soruya ise, "Bir tehdit olabileceğine dair bir bilgimiz vardı. Onları neden orada bırakalım? Nisbeten yakın bir yere taşımak çok az paraya mal oluyor. Ama evet, bir tehdit vardı ve tehdit olduğunda onları başka bir yere taşırız" şeklinde yanıt verdi. Trump, "Tehdidi oluşturan kişileri de biliyoruz ve kendileri için büyük sorun oluşturdular" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, tehdidin kaynağının İran bağlantılı olup olmadığı sorusuna ise, "Evet, İran bağlantılılar" cevabını verdi. Rusya’daki veba salgınını "çok ciddi biçimde" incelediklerini açıkladı Rusya’daki salgına ilişkin endişeleri sorulan Trump, "Evet, endişe duyuyorum. Zatürre vebası deniliyor. Zatürre eskiden kontrol altına alabildiğimiz bir hastalıktı ama bir şekilde mikroplar daha dirençli ve daha akıllı hale geldi. Bir ordu gibiler. Mikroplar eskisine göre gerçekten güçlendi. Zatürreye karşı eskiden işe yarayan tedaviler artık aynı ölçüde etkili olmuyor" dedi. Vebanın Rusya’dan yayılma riskine karşı ne yapılacağı sorusuna Trump, "Konuyu çok ciddi biçimde inceliyoruz. Daha yeni duyduk" cevabını verdi. ABD’nin Rusya’ya yardım sağlamaya hazır olduğunu da ifade eden Trump, "Onlara yardım edeceğiz. Elimizden geldiğince yardım sağlayacağız" şeklinde konuştu. Turmp, benzin fiyatlarına ilişkin olarak ise, "Benzin fiyatları çok hızlı düşüyor. Savaş bittiğinde hızla düşecek. Savaş da çok yakında bitecek. Bu savaş, öyle ya da böyle, çok yakında bitecek. Bildiğiniz gibi, Hürmüz Boğazı’ndan rekor miktarda petrol çıkarıyoruz. Şu anda yaşadığımız sorunlardan biri, Rusya’daki rafinerilerin çok ağır biçimde vurulması. Bunun etkisi dizelde görülüyor. Normal benzinde değil, dizelde. Dolayısıyla bu bir sorun" dedi. Bu sorun nedeniyle Avrupa’nın dizel stoklarını piyasaya sürdüğünü ifade eden Trump, "Herkes birlikte çalışıyor, petrol fiyatları düşüyor. İşin güzel tarafı ise, İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacak olması" şeklinde konuştu. Litvanya’nın ABD’ye ülkede kalıcı bir Amerikan üssü kurma davetinde bulunmasına yorumu sorulan Trump, "Onlar dostlarımız ve harika insanlar. Dolayısıyla bunu kesinlikle değerlendireceğiz" dedi. Trump, Flydubai uçuşundaki saldırıdan İran’ın sorumlu olup olmadığı sorusuna ise, "Evet, şahsen öyle düşünüyorum" cevabını verdi. Bu açıklamasıyla Trump, bugün aynı konuya ilişkin açıklamalarda bulunan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile ters düşmüş oldu. Bugün Alaska’ya uçmak üzere yola çıkmadan önce gazetecilere konuşan Başkan Yardımcısı Vance, İran’ın olayda rol oynadığına dair kesin bir kanıt görmediğini söylemişti.

ABD'den Suudi Arabistan ve Katar'a ek Patriot sistemleri Haber

ABD'den Suudi Arabistan ve Katar'a ek Patriot sistemleri

ABD, Suudi Arabistan ve Katar'daki enerji tesislerine yönelik saldırıların ardından önlemleri artırdı. ABD merkezli Axios haber sitesinin İki ABD'li yetkili ve bölgeden bir kaynağa dayandırdığı haberde, ABD ordusunun yakın zamanda Suudi Arabistan ve Katar'daki petrol ve doğal gaz tesislerini korumak üzere bölgeye iki ek Patriot füze savunma bataryası sevk ettiğini aktardı. İran savaşının başlamasından bu yana Patriot bataryaları ve özellikle önleyici füzeler en çok talep gören savunma unsurları haline geldi. ABD ordusu diğer bölgesel komutanlıklardan Orta Doğu'ya çok sayıda batarya ve mühimmat kaydırdı. USS Theodore Roosevelt uçak gemisi Orta Doğu'ya hareket etti Haberde ayrıca ABD'li bir yetkilinin, USS Theodore Roosevelt uçak gemisi ile beraberindeki taarruz grubunun geçtiğimiz pazar günü San Diego'dan "sessizce" ayrılarak Orta Doğu'ya doğru yola çıktığını bildirdiği ifade edildi. Geminin gelecek ay ortasında Orta Doğu'ya ulaşması bekleniyor. USS Theodore Roosevelt, mart ayından bu yana bölgede bulunan USS George H.W. Bush ve yaz aylarında Japonya'dan sevk edilip yaklaşık bir aydır bölgede görev yapan USS George Washington'a katılacak. ABD'li yetkili, "Bu durum, Orta Doğu'da aynı anda üç uçak gemisi taarruz grubunun konuşlanabileceği anlamına geliyor ki bu da muazzam bir ateş gücü demek" değerlendirmesinde bulundu. Ancak bir diğer ABD'li yetkili, Roosevelt'in mevcut gemilerden birinin yerini mi alacağı yoksa takviye olarak mı kalacağı konusunda henüz kesin karar verilmediğini belirtti.

HasTavuk, Suudi Arabistan'daki dev gıda fuarında Türk tavukçuluğunu temsil etti Haber

HasTavuk, Suudi Arabistan'daki dev gıda fuarında Türk tavukçuluğunu temsil etti

Gıda ve içecek sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan The Saudi Food Show 2026, Suudi Arabistan'ın Cidde kentindeki Jeddah Superdome'da kapılarını açtı. Dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerinin buluştuğu fuarda Türk tavukçuluk sektörünün güçlü markalarından HasTavuk, yenilikçi ürünleri ve sürdürülebilir üretim vizyonuyla dikkat çekti. 27 Eylül'de başlayan ve 29 Eylül'e kadar devam eden organizasyon, küresel gıda sektörünün liderlerini, üreticilerini ve yatırımcılarını aynı çatı altında buluşturdu. Körfez bölgesinin en büyük gıda ticaret platformlarından biri olarak gösterilen fuarda HasTavuk, ürün kalitesi ve ihracat vizyonuyla öne çıktı. Fuarda açtığı stantta yeni nesil ürünlerini ve inovatif çözümlerini sergileyen HasTavuk, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Firma yetkilileri, sürdürülebilir gıda teknolojileri, güvenilir üretim süreçleri ve yüksek kalite standartlarıyla hazırlanan ürünler hakkında katılımcılara bilgi verdi. Uluslararası alıcılar, distribütörler ve sektör profesyonelleriyle önemli temaslar gerçekleştiren HasTavuk, fuar boyunca yeni iş birlikleri geliştirme ve ihracat ağını genişletme fırsatı yakaladı. Özellikle Körfez pazarındaki büyüme hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen görüşmelerin verimli geçtiği belirtildi. Küresel gıda sektörünün geleceğine yön veren trendlerin ele alındığı The Saudi Food Show 2026'da HasTavuk'un sergilediği ürünler ve yenilikçi yaklaşımı, Türk gıda sanayisinin uluslararası alandaki gücünü bir kez daha ortaya koydu. Yetkililer, fuarın hem yeni pazarlara ulaşmak hem de Türk gıda sektörünün rekabet gücünü dünyaya tanıtmak açısından önemli bir platform olduğunu ifade etti. HasTavuk'un uluslararası organizasyondaki başarılı performansı ise ziyaretçilerden tam not aldı.

Bilal Erdoğan: "İslam dünyasının birlikte güçlü olmasına öncülük edebiliriz" Haber

Bilal Erdoğan: "İslam dünyasının birlikte güçlü olmasına öncülük edebiliriz"

AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları tarafından düzenlenen Diplomasi Atölyesi, Dünya Etnospor Birliği Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ı ağırladı. Programa, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş ve AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Başkanı Nevzat Yüce de katıldı. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen programda Erdoğan, "Türk Dünyasında Kültürel Diplomasi ve Ortak Gelecek" başlığıyla gençlerle bir araya geldi. Programda Türkiye Yüzyılı vizyonu, Türk dünyası, İslam coğrafyası, kültürel diplomasi ve Türkiye’nin bölgesel rolü ele alındı. "Türkiye Yüzyılı ekonomik olarak güçlenmekten daha büyük bir mesele" Konuşmasında Türkiye Yüzyılı hedefinin yalnızca ekonomik kalkınma ve refah meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, dünyada yaşanan savaşlara ve adaletsizliklere dikkati çekti. Erdoğan, "Niye Türkiye Yüzyılı gibi bir hedefi ciddiye alalım? Zengin olacağız, güçlü olacağız, ne olacak? Bu, Türkiye’nin ekonomik olarak daha güçlü, daha müreffeh olmasından daha büyük bir mesele. Dünyada bu kadar dengesizlik, İsrail’in soykırımı, savaşlar ve adaletsizlikler yaşanırken bunlara seyirci kalmak bizim DNA’mızda yok" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Çünkü güçlü olmazsak eziliriz. Güçlü olmazsak manipüle edilen olmuş oluruz. Bunu 20. yüzyıl boyunca yaşadık" dedi. "Gücümüzün çarpan etkisini artırmamız lazım" Türkiye’nin tek başına güçlenmesinin yanı sıra tarihi ve kültürel bağlara sahip olduğu coğrafyalarla iş birliğini artırması gerektiğini belirten Erdoğan, bu sürecin Türk dünyasından başlaması gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Bizim başlamamız gereken önce Türk dünyası, ondan sonra gönül coğrafyamız. İslam dünyasıyla birlikte güçlenmemiz, gücümüzün çarpan etkisini artırmamız lazım" diye konuştu. Türk dünyasındaki ortak dil ve kültür bağlarının önemli bir imkân sunduğunu ifade eden Erdoğan, "Mesele Türk dünyasında herkesin aynı dili konuşmasından ziyade, herkesin aslında birbirini anlayabildiğini fark etmesini sağlamak" değerlendirmesinde bulundu. "İslam dünyasının birlikte güçlü olmasına öncülük edebiliriz" Türkiye Yüzyılı vizyonunun Türk dünyasından başlayarak daha geniş bir coğrafyada iş birliğine dönüşebileceğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin İslam ülkeleri arasındaki yakınlaşmaya öncülük edebilecek bir konumda olduğunu söyledi. Türkiye, Suudi Arabistan, Pakistan ve Mısır üzerinden örnek veren Erdoğan, bu ülkelerin ekonomik olarak güçlenmesi ve aralarındaki iş birliğinin artmasının oluşturabileceği potansiyele dikkati çekti. Erdoğan, "Bu dört ülkenin Türkiye, Suudi Arabistan ekonomik gelişmişlik düzeyine geldiği zaman ekonomik büyüklüğü 5 trilyon dolar oluyor. Birdenbire karşımıza gelen imkânları görün diye söylüyorum. Mısır da daha güçlü oluyor, Türkiye de daha güçlü oluyor, Pakistan da çok daha güçlü oluyor. Biz bunu sağlamak zorundayız. Bunlar hayal değil" ifadelerini kullandı. Batı dünyasının kendi içerisindeki dini ve kültürel farklılıklara rağmen ortaklıklar kurabildiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Avrupa Birliği içerisindeki bir Ortodoksla, bir Katoliğin, bir Evanjeliğin iş birliği yapması benim bahsettiklerimden çok daha zor şeyler. Bizi birbirimize bağlayan, yaklaştıran dini, kültürel ve dille ilgili bağlar, şu anda Avrupa Birliği’ni ve Batı’yı birbirine bağlayanlardan çok daha güçlü." Erdoğan, "Biz bu vizyonla ilerlersek İslam dünyasının birlikte güçlü olmasına öncülük edebiliriz. Buna öncülük etmemizin yolunun da Türk dünyasının yakınlaşmasından ve birliğinden geçtiğine inanıyorum. Bu hiç uzak değil" dedi. "Kültürel bağlarımızı güçlendirmeliyiz" Türkiye’nin kültürel etkisinin farklı coğrafyalarda giderek daha fazla hissedildiğini ifade eden Erdoğan, Türk dizilerine yönelik ilginin de Türkiye’nin yumuşak gücünün göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Türklerin İslam medeniyeti içerisindeki tarihi rolüne de değinen Erdoğan, Türkler, Kürtler, Araplar, Boşnaklar, Arnavutlar ve Çerkezler arasındaki ortak tarih ve inanç bağlarının korunmasının önem taşıdığını söyledi. Erdoğan, bu ortak değerlerin öne çıkarılmasının hem Türk dünyasındaki yakınlaşmaya hem de İslam ülkeleri arasındaki iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Samsun’dan motosikletle Mekke’ye gitti Haber

Samsun’dan motosikletle Mekke’ye gitti

Samsun Bafra Adliyesinde görev yapan 42 yaşındaki Hüseyin Selahattin Bilgin, dört kişi başladıkları motosikletli umre yolculuğunu tek başına tamamladı. Bilgin, 22 günde yaklaşık 7 bin kilometre yol kat etti. Bafra Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosunda memur olarak görev yapan Hüseyin Selahattin Bilgin, üçü İstanbul’dan olmak üzere dört motosikletliyle umre yolculuğuna çıktı. Bafra’dan hareket eden Bilgin; Kastamonu, Çankırı, Ankara, Konya, Mersin ve Hatay’daki çeşitli manevi mekânları ziyaret etti. Cilvegözü Sınır Kapısı’ndan Suriye’ye geçen grup, Şam Emevi Camii’nin ardından Ürdün ve Suudi Arabistan güzergâhını takip etti. Ürdün’de gruptaki bir motosikletlinin kaza geçirerek ağır yaralanması yolculuğun seyrini değiştirdi. Yaralı motosikletli yoğun bakıma alınırken Bilgin ve arkadaşları üç gün hastanede bekledi. Kazanın ve zorlu yol şartlarının oluşturduğu psikolojik etki nedeniyle gruptaki diğer motosikletliler, Suudi Arabistan’ın Tebük şehrinde motosikletlerini bırakarak yolculuğa devam edemedi. Yoluna tek başına devam eden Bilgin, önce Medine’ye, ardından Mekke’ye ulaştı. Umre ibadetini yerine getiren Bilgin, dönüş yolculuğunu da tek başına tamamlayarak Bafra’ya döndü. Yolculuğun en zorlu bölümünün Suudi Arabistan’daki çöl yolları olduğunu belirten Bilgin, 45-50 dereceyi bulan sıcaklık, sıvı kaybı, sert yan rüzgârlar ve kum fırtınalarıyla mücadele ettiğini söyledi. Bilgin’in Medine’den Mekke’ye giderken çölde motosikletinin lastiği de patladı. "Kâbe’yi ilk gördüğüm anda bütün yorgunluğum gitti" Kâbe’yi ilk gördüğü anda bütün yorgunluğunun gittiğini ifade eden Bilgin, "Rabb’im beni buraya kadar ulaştırdı, her anına değdi düşüncesiyle derin bir şükür duydum. Bu yolculuktaki en önemli ekipman sabırdı" dedi. Suriye ve Ürdün’de karşılaştığı misafirperverliğin kendisini etkilediğini dile getiren Bilgin, insanların yol boyunca kendilerine su ve yiyecek ikramında bulunduğunu anlattı. Toplam 22 gün süren gidiş-dönüş yolculuğunda yaklaşık 7 bin kilometre yapan Bilgin, yeniden motosikletle umreye gitmek ve imkân oluşması hâlinde Asya, Avrupa ve Afrika’yı kapsayan yolculuklar gerçekleştirmek istediğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.