Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Suudi Arabistan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Suudi Arabistan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suudi Arabistan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Başkanı Trump: "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum" Haber

ABD Başkanı Trump: "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum"

ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin dün İran'a gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin, "Bir saldırı gerçekleştirdik İran'daki çok tehlikeli kişilere. Bunlar hasta insanlar ve cenaze işleriyle uğraşıyorlar ama bunun yerine gemilere roket atmayı seçtiler ve biz de onları dün akşam çok sert vurduk. 20 kat sert vurduk. Yani ‘Ne zaman siz saldırırsanız biz de vuracağız' dedik. Kirli oynuyorlar ve onların yıllardır listesinde birinci sıradayım ve onlar gerçekten pislikler. Onları sevmiyorum ve onlar kötü insanlar. İran'ın nükleersizleştirilmesini istiyoruz ve nükleersizleştireceğiz. Nükleer silaha erişmelerine izin vermeyeceğiz. Binlerce askerimizi öldürdüler geçmişte ve yüzbinlerce masum insanı öldürdüler" ifadelerini kullandı. "İran'ın beceriksiz olduğunu düşünüyorum, becerikli olsalardı çoktan anlaşma yaparlardı" Trump, İran'ın geçmişte de binlerce insanı öldürdüğünü söyleyerek, "Onlarla çok vakit harcadık, boşa harcadık diye düşünüyorum ve yapacağımızı yapsak daha iyi olacak. Gemilere füzeler ateşliyorlar ve Suudi Arabistan'a, Kuveyt'e ve birkaç başka noktaya. Ne yaptıklarını bildiklerini düşünmüyorum ama hem kötü insanlar hem de beceriksiz olduklarını düşünüyorum. Eğer becerikli olsalardı şimdiye kadar çoktan anlaşma yaparlardı. 47 yıldır sorun çıkarıyorlar" şeklinde konuştu. "NATO'dan memnun değilim" NATO Genel Sekreteri Rutte'ye teşekkürlerini ileten Trump, NATO'dan memnun olmadığını da dile getirdi. Trump, "Grönland konusunda yaptıklarından dolayı NATO'dan memnun değilim. Çünkü terörün bir numaralı devlet destekçisi konusunda bize destek olmak istemediler. Açık konuşmak gerekirse Mark ile de bu konuyu konuşmadım. Bana yardım etmek isteyeceğini düşünüyordum ama zaten onların yardımına ihtiyacımız yok" diye konuştu. "İspanya gerçekten vakit kaybı, onlarla ticaret yapmak da istemiyoruz" Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya ile bir görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Trump, İspanya ile görüşmek istemediğini ifade etti. Trump, "İspanya gerçekten vakit kaybı, onlarla ticaret yapmak da istemiyoruz. İspanya, NATO'da berbat bir müttefik oldu. Hiçbir şeye katılım yapmıyorlar, üstlerine düşeni ödemiyorlar. Onlarla hiçbir şey istemiyorum. Onlarla bütün bağlantıları keselim, ziyaret bile etmeyelim, koşarak dönsünler. İspanya gerçekten hiçbir konuda iyi davranmıyor. Umutsuz vakalar bunlar. Herkes gidiyor üzerine düşeni ödüyor, çalışıyor ve İspanya, bunu hiç gizli de tutmuyorlar. Bu konuda açık konuşuyorlar ve düşmanca davranıyorlar. Sonrasında bakalım arayıp ‘Ne olur sizinle ticaret yapmak istiyoruz efendim' dediklerinde ne kadar düşmanca davranacaklarını göreceğiz. Bakalım çok daha az iş yapacaklar, onlarla ticaret falan istemiyorum" açıklamasında bulundu. "Grönland bizim için büyük bir sorun" Yapılacak toplantıda sorunları dile getireceğini belirten Trump, "Grönland bizim için büyük bir sorun ve diğer büyük sorun da biz onları istediğimizde çok istemiyorduk ama 'Bize katılır mısınız?' dediğimizde 'Hayır' dediler ve bizim yanımızda olmadılar. Ama biz hep onların yanında olduk. Trilyonlarca dolar harcadık bu ülkeleri Rusya'dan korumak için ve bizimle hiç ilgisi yoktu. Arada bir okyanus vardı ve uzun vadeli gerçekleşen bir olaydı. Bize iyi de davranmadılar ve Mark bunu çok iyi anlıyor. Bir şeyler bulacağız, şöyle ya da bu şekilde çözeceğiz. Bize adil davranılmadı" dedi. "Grönland, Amerika Birleşik Devletleri için çok önemli ama Danimarka için önemli değil" Grönland'ın kendileri için önemli olduğunu dile getiren Trump, "Grönland, Amerika Birleşik Devletleri için çok önemli ama Danimarka için önemli değil. Danimarka, Naziler tarafından bir günde ele geçirildiğinde, ki Hitler onları bir günde oradan sürmüştü. Sonrasında bizden Grönland'ın icabına bakmamızı istemişlerdi. Biz burayı kurtardık ve sonrasında aptal gibi geri verdik. Bunu yapmamalıydık. Çünkü burası sadece Amerika Birleşik Devletleri'nin değil, tüm dünyanın savunması için önemli. Danimarka'ya bir faydası yok ama bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı. Çin'in Panama Kanalı'nı almaya çalıştığını da ifade eden Trump, bunun gerçekleşmeyeceğini söyledi. "İran ile ateşkes bitti, artık onlarla anlaşmak istemiyorum" Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplayan Trump, ‘İran ile ateşkes bitti mi?' sorusu üzerine şunları söyledi: "İran ile ateşkes benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum. Pislik çünkü onlar. Hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar. Vahşi, şiddet dolu insanlar. Nükleer silahları olsaydı bunu kullanırlardı. Bana göre bence bitti. Müzakereciler iyi insanlar, müzakere etmek istiyorlar. Bence İran'la anlaşmaya çalışmak vakit kaybı. Yalancılar çünkü. Biz onunla bir anlaşma yaptıysak anlaşma yapmışızdır, herkes tamamdır. Nükleer silah yok dersiniz. Sonra dışarı çıkıyorlar, ‘Biz böyle bir şeyden bahsetmedik bile' diyorlar. Gerçekten hepsi çıldırmış." "Müzakerecilerimiz istiyorlarsa konuşsunlar ama bu insanları sevmiyorum" Müzakerelerin devam edip etmeyeceği sorusu üzerine Trump, "Müzakere yapıyorlar. Konuşabilirler ama vakitlerini boşa harcıyorlar. Çünkü yalan söylüyorlar. Hayatım anlaşma yapmakla geçti benim. Başkan olmamı da böyle sağladım. Çok fazla para kazandım, çok fazla başarı sağladım. Muazzam başarılar kazandım. Bunlarla anlaşmaya çalışıyoruz ama bambaşka bir yerden geliyorlar. Bambaşka bir okuldan geliyorlar. Yalan söylüyorlar, hile yapıyorlar. Hasta insanlar, kendi halklarına zarar veriyorlar. 54 bin kişiyi öldürdüler şimdiye kadar. Açık konuşmak gerekirse vaktimi onlarla boşa harcamak istemiyorum. Tabii harika müzakerecilerimiz istiyorlarsa konuşsunlar ama bu insanları sevmiyorum" dedi. "Erdoğan savaşa girebilirdi, benim için girmedi" Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sevgilerini ilettiğini belirterek, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı seviyorum. Kırmızı halıyı serdi. Bibi'yi de severim. Tam bir savaş başbakanı. Dün Türkiye'yle ilgili kötü şeyler söyledi. Ama Erdoğan'la konuştum. Düşünün, savaşın sonunda Erdoğan savaşa girebilirdi. İsrail'i çok sevmiyor biliyorsunuz, Bibi'yi de çok sevmiyor. Ama benim yüzümden, benim için savaşa girmedi. Ve biz askeri bir güçten bahsediyoruz. Milyonlarca askere sahip. Çok güçlü bir ordudan bahsediyoruz. Bizim silahlarımıza sahipler. F-35 almak istiyorlar. Ben olmasaydım o da girebilirdi ve diğer tarafta. Karşı tarafta olurdu" diye konuştu. "İran'ın balistik füze kapasitesini azaltmış olmanız güçlü bir yanıttı" NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise, ABD'nin İran'ın nükleer kapasitesini azaltmış olmasının hem İsrail için hem bölge için çok önemli olduğunu belirterek, "İran'ın balistik füze kapasitesini azaltmış olmanız hem bölge hem İsrail hem de dünya için önemli ve sonrasında bunu barışçıl bir şekilde çözmeye çalışmanız ve ticari gemilere saldırmalarının ardından yaptığınız gerçekten tamamıyla gerekliydi ve güçlü bir yanıttı. Bu konuda sizin yanınızdayım. NATO'ya geldiği zaman sizin başardıklarınız ve bu gerçekten çok büyük bir kazanım, çok büyük bir kazanç" şeklinde konuştu. "İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum" Son iki yıl içerisinde Kanada ve Avrupa ülkelerinin 250 milyar dolar daha fazla harcama yaptığını kaydeden Rutte, "2025 ve 2026'da, 2024'e göre gerçekten 250 milyar dolarlık ek harcama gerçekleştirdiler. Aynı şekilde ABD'de 200 bin istihdam, tüm bu yatırımlar tarafından desteklendi. Savunma endüstrisi ve savunma sanayiinde Amerikan şirketlerine yapılan yatırımlar vasıtasıyla ve siz bunların hepsinin yapılmasını sağladınız. İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum, bunları da konuştuk" ifadelerini kullandı. "Grönland'da da bir anlaşma yapıldığında o anlaşmanın adım adım uygulandığından emin olacağım" 5 bin uçağın 'Destansı Öfke Operasyonu'na destek vermek için Avrupa'daki üslerden havalandığını hatırlatan Rutte, Avrupa'nın tamamının ABD'nin güç projeksiyonu yapması için devasa bir üs olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Almanya'daki, Fransa'daki üslerden ve diğerlerinden havalandılar. Bükreş havalimanı biliyorsunuz birkaç günlüğüne ticari uçuşlara kapatıldı. Çünkü İngiltere bize 2 hafta boyunca izin vermedi. Evet haklısınız İtalya üsler konusunda çok kötü davrandı ve diğerleri de aynı şekilde. Ama genel olarak düşünün 5 bin sortiden bahsediliyor. Çok büyük bir rakam. İspanya'yı da yüzde 2'ye ikna ettiniz ve geçen yıl büyük bir hamle yaptılar. Çözmemiz gereken sorunlar var ama onların yüzde 2'ye ulaşmış olması çok önemli. İngiltere ile çok güçlü bir ilişkiniz var, kralla ve şahsi olarak da Keir Starmer'le, şu anda görevden ayrılıyor. O da ekstradan 15 milyon poundluk bir taahhüt verdi. Ve siz bu sandalyede olmasaydınız bunlar olmayacaktı. Rusya'nın da rolü var ama bu sizin yaptığınızdı. Lahey'de yapıldı ve bunlar şimdi hayata geçiriliyor. Grönland'da da bir anlaşma yapıldığında o anlaşmanın adım adım uygulandığından emin olacağım. Yani eğer siz oraya gidip konuşlanmak isterseniz bunu yapacaksanız. Sizin tarafınızdan Danimarka ile anayasal durumlarını değiştirirlerse her türlü aşamada."

Bakan Uraloğlu: "(Hicaz Demiryolu) Suudi Arabistan’la sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz" Haber

Bakan Uraloğlu: "(Hicaz Demiryolu) Suudi Arabistan’la sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Suudi Arabistan ile Hicaz Demiryolu’nun yeniden yapılmasına yönelik imzalanan mutabakat zaptına ilişkin detayları yabancı bir televizyon kanalına anlattı. Hürmüz Boğazı’nda son dönemde yaşanan gelişmelerin taşımacılık ve ulaşım alanlarını olumsuz etkilediğini dile getiren Bakan Uraloğlu, "Dünyada şu anda kendisine yeten hiçbir ülke yok; mutlaka bir şekliyle bağlı, bağımlı. Karşılıklı ilişkilerin ya da çoklu ilişkilerin kurulmasını gerektiriyor. Bu da ancak ulaşımdan, ticaret yollarından ve iletişimden geçiyor. Yaşanan olaylar, ulaştırma güzergahlarının mevcut olanlarının güvenilirliği, sürdürülebilirliği noktasında bize bazı dersler ve tecrübeler kazandırırken, diğer taraftan da mutlaka alternatiflerinin de ortaya konulması gerektiği noktasında ders niteliğinde kazanımımız oluyor. Suudi Arabistan’ın ve Türkiye’nin lokomotifte olduğu bir süreçten bahsediyoruz. Suudi Arabistan’ın çok ciddi bir şekilde denizden petrol ve petrol ürünleri nakli söz konusu. Hürmüz sıkıntıya girince genel anlamda problemler olduğunu görüyoruz. Bazen aktif değil de reaktif bazı yaklaşımlarla beraber ortaya atılan koridorlar oluyor" açıklamasında bulundu. "Sadece yük değil, yolcu da taşıma noktasında görüşmelerimiz oldu" Hicaz Demiryolu’nun sadece Ortadoğu ve Türkiye için değil, küresel ticaret açısından güçlü bir alternatif oluşturduğunu belirten Bakan Uraloğlu, "Projede Riyad’ı merkez ya da başlangıç noktası alırsak, Avrupa’ya kadar giden; Akdeniz’e, Ege Denizi’ne, Karadeniz’e açılan bir hattan bahsediyoruz. Bunun burada kalmaması gerekir. Sadece yük değil, yolcu da taşıma noktasında görüşmelerimiz oldu. Bunun Cidde, Mekke ve Medine’ye kadar uzatılması; aynı şekilde diğer çevre ülkelere de önümüzdeki süreçte bağlantılar verilmesi planlanıyor. Öte yandan da bu hattın Umman üzerinden açık denize, okyanusa da açılması bekleniyor. Sadece Suudi Arabistan merkezli değil, Uzak Doğu’dan gelen yüklerin buradan karaya çıkarılıp demiryoluyla bütün Avrupa’ya kadar gitmesine müsaade edecek bir güzergahtan bahsediyoruz" diye konuştu. "Türk müteahhitleri gibi hızlı iş yapan müteahhitlerle projeyi yaparsak 3-4 yıl gibi bir zaman diliminde hattı işler hale getirebiliriz" Proje kapsamında hem yük taşımacılığı hem de yolcu taşımacılığının gerçekleştirileceğini vurgulayan Uraloğlu, "Şu ana kadar Suudi Arabistan, Ürdün sınırına kadar hattı bitirdi. Türkiye tarafında biz zaten İslahiye’ye, Kilis’e, Gaziantep’e kadar bitirdik. Suriye ile Ürdün arasında yaklaşık 400 kilometrelik eksik bir bölüm var. Ama burada arazi şartları çok sıkıntılı değil. Hattın yer yer sağlam olan bölümleri var, yer yer yeniden yapılacak olan bölümleri var. 400 kilometrelik bir hattan bahsediyoruz. Bizim ilk etapta yapacağımız, burada yapılması gerekenlerin tespiti. Bunu birkaç ay içerisinde inşallah sonlandırmış olacağız. Süreci doğru yönetirsek, Türk müteahhitleri gibi güçlü, hızlı iş yapan müteahhitlerle projeyi yaparsak 3-4 yıl gibi bir zaman diliminde komple bu hattı işler hale getirebiliriz. Ayrıca proje ile kutsal yolculuğa gidecek olan yolcuların taşınmasından turistik seyahatlere kadar bunların da olması gerekir diye düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Suudi Arabistan’la iş birliği yaparak, sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz" Hicaz Demiryolu ile bölgedeki ülkeler arasındaki kültürel ilişkilerin de güçleneceğini söyleyen Uraloğlu, "Burada bizim dost ve kardeş halklar ve onlarla tarihten beri olan ilişkilerimiz var. Artık siz komşularınızla beraber ancak güçlü olabilirsiniz; tek başına değil. Yaşanmış olan, yaşanan savaşlar bunu bize net bir şekilde gösterdi. Gerçekten bütün ülkeler, kendilerini zor durumda dahi destekleyebilecek, yanıltmayacak ülkelerle iş birliği yapmak istiyor. Onun için Türkiye bu noktada gerçekten sözünde duran, şartlara göre sözünü değiştirmeyen, yola çıktıklarını yolda bırakmayan bir anlayışa sahip. Bizim geçmişte de burada birçok ortak projemiz oldu. Ortadoğu’daki en güçlü ülke Suudi Arabistan’la iş birliği yaparak, sadece ticaretimizi değil, tarihi ve kültürel bağlarımızı da geliştireceğiz" ifadelerini kullandı. "Ülkemize ulaştırma alanında 355 milyar dolarlık yatırım yaptık" Gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının Türkiye’yi bölgede öne çıkan ülkelerden biri haline getirdiğini belirten Uraloğlu, "Türkiye’de şu anda 4 bin 464 kilometre hızlı tren hattımız var; halihazırda inşaatlar devam ediyor. Bunun yaklaşık 3 bin kilometresini iki yıl içerisinde devreye almış olacağız. Ülkemize ulaştırma alanında 355 milyar dolarlık yatırım yaptık. Dolayısıyla bölgemize hizmet edebilecek her türlü altyapıyı yüzde 90’lar seviyesinde hazır hale getirdik ve getirmeye de devam ediyoruz. Biz küresel kriz, pandemi veya savaşlarda neyi yaşadık? Bazen şöyle düşünebiliyoruz; benim param var, her zaman her istediğimi alabilirim ama alamıyorsunuz. Dolayısıyla o zaman sadece para değil; sizin doğru zamanda parasal imkanlarınızı da ortaya koyarak doğru yatırımları, doğru stratejik hamleleri yapmanız gerekir. Türkiye de gerçekten bunları yaptı ve bölgesinde güçlü; ama bütün bölge ülkeleriyle beraber bu gücü inşallah artırmış olacağız" diye konuştu. Projenin ilk etapta Suudi Arabistan, Türkiye, Ürdün ve Suriye’yi kapsaması planlanırken, ikinci aşamada Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Yemen’in de dahil edilmesi öngörülüyor. Projenin hayata geçirilmesiyle ticari ürünlerin yanı sıra petrol ve doğal gazın da Basra Körfezi’ne ihtiyaç duyulmadan demiryolu ağı üzerinden Türkiye’ye, buradan da Avrupa pazarlarına ulaştırılması hedefleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan liderlerle yoğun diplomasi Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan liderlerle yoğun diplomasi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet ve hükûmet başkanlarıyla yaptığı telekonferans görüşmesine ilişkin açıklama İletişim Başkanlığı'ndan geldi. ABD Başkanı Donald Trump ve birçok mevkidaşıyla telekonferans yoluyla görüşen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın görüşme yaptığı liderler arasında Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al-i Halife, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ürdün Kralı II. Abdullah ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile ABD Başkanlık Kabine üyeleri de yer aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ve Orta Doğu'daki gelişmelerin ele alındığı görüşmede, Türkiye'nin her zaman sorunların diyalog ve diplomasiyle çözülmesini savunduğunu, İran'la diplomatik sürecin ABD Başkanı Trump'ın ifade ettiği seviyeye gelmesinden memnuniyet duyduğunu, varılacak mutabakatın Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişleri temin etmek suretiyle bölgenin istikrarını destekleyeceğini, bu durumun dünya ekonomisini de rahatlatacağını belirtti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre müzakere sürecine katkı veren ülkelere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran'la varılabilecek mutabakatın uygulanması aşamasında Türkiye olarak her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını, Türkiye'nin bölgenin tümünde barışın hâkim kılınması için çaba gösterdiğini, İran bağlamında nükleer mesele dahil pürüzlü görünen konularda süreç içinde uygun çözümler bulunulabileceğine inandığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Türkiye'nin bölge ülkelerinin birbirlerine tehdit oluşturmayacağı yeni bir dönem arzu ettiğini ve adil bir barışın kaybedeni olmayacağını vurguladı.

Mekke ve Medine’de dijital hac uygulamaları hacı adaylarını rahatlattı Haber

Mekke ve Medine’de dijital hac uygulamaları hacı adaylarını rahatlattı

Tarihe dijital hac olarak geçecek uygulamalar ile hacı adaylarının daha memleketlerindeki havalimanlarından çıkışları sırasında parmak izi ve fotoğrafları alınarak, Arabistan’da indikleri havalimanlarında bekleme süreleri sıfırlandı. Uçak kalkışında yetişmeyen çok az sayıda hacı adayı, Cidde Havalimanı hac terminalinde rahatça girişlerini de parmak izi ve fotoğraf ile kısa sürede sağlayabiliyorlar. Valizler bile birçok ülke hacıları için havalimanlarından görevliler tarafından özel taşıyıcılara yüklenerek direkt otellerine kadar dijital takip ile gönderiliyor. Türk hacıları memleketlerinde havalimanında verdikleri valizlerini, gittikleri otellerinde teslim alıyorlar. Mekke-i Mükerreme’ye girişlerde kontroller tamamen barkod sistemi ile sağlanıyor. Havalimanından çıkışta, hac kafilesi otobüsteki grup olarak barkodlanıyor, yolculuk sırasındaki polis kontrollerinden birisinde, sadece kafilenin havalimanında verilen barkodu okutuluyor ve otobüsteki mevcut sayılıyor. İkinci kontrolde ise, hacı adaylarının tek tek kağıt çıktı olarak yanlarında getirdikleri hac vizelerindeki barkodlar okutularak hızlıca otobüste kimlik tespitleri teyit ediliyor. Mekke-i Mükerreme’ye girişte bütün hacı taşıyan otobüsler 2 noktada durduruluyor. Hızlıca kontroller, barkod zinciri ve el terminalleri kullanılarak okutulduğundan, hacı adayları, bunaltmayan yolculuk ile kısa sürede otellerine ulaşıyor. Bu iki güvenlik noktasında sivil araçlarda tek tek inceleniyor. Polisler özel araçlardaki yolcuların kimlik tespitlerini yapıyor ve Zilhicce ayında Mekke-i Mükerreme’ye geliş sebeplerini soruyor. Hacı adaylarını sevindiren karşılıma ise otelde yaşanıyor. Mekke-i Mükerreme’de otellerine geldiklerinde hacı adayları, Diyanet İşleri Başkanlığı veya bağlı acentelerin temsilcileri tarafından güller ile, zemzem ve hurma ikram edilerek karşılanıyor. Ancak şaşırtan kısım ise eski mektep (kefil büro) uygulamasının da dijital olarak hızlı çalışması. Otel girişindeki serinleten ve rahatlatan ikramlardan sonra, lobide hacı adaylarına hemen bütün hac ibadet alanlarına girişte kullanacakları, filigranlı Nusuk kartlarının teslim edilmesi oluyor. Hacı adayları mübarek beldelere gelmeden birkaç gün önce çıkartılan dijital unsurlu orijinal kahve renkli akıllı Nusuk kartlarını otele girerken teslim alıyorlar. Bütün hacı adaylarına şahsi kartları, mektep görevlileri tarafından teslim edilme sırasında fotoğrafları çekilerek veriliyor. Türk basın mensupları da otele girdikleri anda teslim edilen Nusuk kartları ile hayatlarının en mutlu pozlarını veriyorlar. Nusuk kartları hacı adayları mübarek beldelerde de bulundukları süre içerisinde kimlik kartı olarak kabul ediliyor. Suudi Veri ve Yapay Zeka Otoritesi (SDAIA) ile koordineli yürütülen çalışmalar çerçevesinde, havalimanları ve sınır kapılarında fokal tanıma, biyometrik tarama ve mobil işlem bankoları kurularak hacı adaylarının ülkeye giriş sürelerinin ve havalimanlarından ayrılış sürelerinin Suudi Arabistan tarihindeki şimdiye kadar olan en kısa süre olarak kayıtlara geçtiği bildirildi. Hacı adaylarımız, ülke için transferleri sağlayan ulaşım şirketinin şoförlerinin halen otelleri bulmakta zorlandıklarını, şehre girerken, otobüse verilen ellerinde tablet olan mihmandarların da yolu trafiğin akış düzeni ile entegre edemedikleri için şehir içi ulaşım süresinin halen eskisi gibi kötü olduğunu bildirdiler. Bunu da bu kadar hızlı girişten sonra dert etmeyen hacı adaylarımız, Mekke-i Mükerreme’de şehir turu yaptırıp otelimize getirdiler esprisi ile kusur olarak görmüyorlar. Medine'de ise yaşlı ve engelli hacı adayları için genişletilmiş mobilite hizmetleri başlatıldı Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, Hac mevsimi öncesinde kutsal topraklarda güvenliği artırmak ve operasyonları hızlandırmak amacıyla yapay zeka destekli yeni önlemlerini devreye soktu. Kutsal mekanlarda akıllı "Nusuk Kart" dönemi başlarken, Medine'de ise yaşlı ve engelli hacı adayları için genişletilmiş mobilite hizmetleri başlatıldı. Suudi makamları, Mescidi Nebevi avlularında hareket kabiliyeti kısıtlı ibadet edenler için, elektrikli ve manuel tekerlekli sandalyeler, özel taşıma araçları ve ayrılmış rotalar belirledi. Ayrıca değişik noktalardaki karekodlar ile bu hizmet akışını dijital incelemekte mümkün olabiliyor. Yaş sınırı tartışmalarına son nokta koyuldu Öte yandan, Hac Bakanlığı'nın Mayıs ayı başında kısa süreliğine gündeme getirdiği ve asgari hacı yaşının 15'e çıkartılması kararını resmi olarak iptal ettiğini duyurdu. Bakanlık, gelen talepler ve değerlendirmeler sonucunda hac vizesi için alt yaş sınırının yeniden 12 olarak uygulanacağını açıkladı. Bu doğrultuda, daha önce reddedilen vize başvurularının hemen yeniden işleme alındığı ve üst yaş sınırının da söz konusu olmadığı bildirildi. Suudi Arabistan, yoğun hac hazırlıkları sırasında, kendi ülkelerindeki Müslümanlara hizmeti planlamaya yetkili 73 hac şirketi veya Diyanet gibi resmi yerel (müslüman ülkelerdeki) kuruluşa lisans verildiğini açıklayarak, hacı adaylarını resmi platformlar dışındaki, dolandırıcılık tuzaklarına karşı dikkatli olmaya çağırdı.

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay Haber

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay

TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Oktay, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan İran merkezli savaşın 74’üncü gününe girdiğini, kırılgan ateşkese rağmen bölgede gerilimin sürdüğünü söyledi. Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının sağlanamadığını belirten Milletvekili Oktay, savaşın bedelini tüm dünyanın ödediğini ifade ederek, Türkiye’nin önceliğinin savaş öncesi istikrar ortamına dönüş olduğunu kaydetti. Bölgesel gerilimin kardeş ülkeler arasında daha büyük çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulunan Oktay, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirterek, “İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet etmesi büyük önem taşıyor” dedi. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin gündemden düşmemesi gerektiğini vurgulayan Oktay, İsrail’in Filistin başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırı ve işgal girişimlerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre komisyonda ayrıca Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan kanun tekliflerine ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yenilenebilir enerji anlaşması kapsamında toplam 5 bin megavatlık güneş ve rüzgar enerjisi yatırımı planlandığı açıklandı. İlk etapta Sivas ve Karaman’da toplam 2 bin megavatlık güneş enerjisi santralinin kurulacağı bildirildi. Toplantıda, savunma iş birliği, Türk Devletleri Teşkilatı sivil koruma mekanizması ve enerji alanlarını kapsayan 4 uluslararası anlaşma teklifi kabul edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.