Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sürdürülebilirlik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı Haber

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından düzenlenen BTÜ Konuşmaları programının konuğu, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Küresel Güçlükler, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Ekosistemi Odaklı Gelişmeler ve Yükseköğretim Sistemimiz" başlıklı konuşmasında Rektör Mandal, dünyada artan jeoekonomik rekabet, iklim krizi ve teknolojik dönüşümün yükseköğretim sistemleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Günümüzde küresel ölçekte hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Prof. Dr. Hasan Mandal, "Küreselleşmeden söz etsek de aslında ülkelerin giderek yerelleşmeye yöneldiği bir döneme tanıklık ediyoruz" dedi. "En büyük küresel riskler çevresel tehditler" Dünya Ekonomik Forumu verilerine değinen Rektör Hasan Mandal, kısa ve uzun vadede en yıkıcı küresel risklerin başında çevresel tehditlerin geldiğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Mandal, "Aşırı hava olayları ve çevre kirliliği başta olmak üzere çevresel riskler; teknolojik, toplumsal ve jeopolitik risklerle birlikte dünyanın en önemli gündemleri arasında yer alıyor. Toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, devletler arası silahlı çatışmalar, siber güvensizlik ve eşitsizlik de önümüzdeki dönemin önemli risk başlıkları" ifadelerini kullandı. Küresel rekabetin artık yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda jeoekonomik bir boyuta ulaştığını vurgulayan Rektör Mandal, teknoloji alanındaki rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çekerek, "Bugün ülkeler teknoloji savaşını bir güç aracı olarak kullanıyor. Bu süreçte insanlık değerlerinin ikinci plana itildiğini de görüyoruz" dedi. "İklim krizi geleceğin en kritik sorunu" İklim değişikliğinin küresel riskler arasında en belirleyici başlıklardan biri olduğunu söyleyen Rektör Mandal, son yıllarda sıcaklık artışının kritik eşiğe yaklaştığını belirtti. Önümüzdeki 10 yıl içinde aşırı hava olayları, biyolojik çeşitlilik kaybı, yer sistemlerinde kritik değişimler, göç hareketleri ve sağlık sorunlarının daha belirgin hale gelebileceğini ifade eden Rektör Mandal, bu risklerin doğru okunmaması halinde dünyada kıtlık ve çatışmaların artabileceğini söyledi. "Karmaşık sorunları tek bir disiplin çözemez" Bu tür küresel sorunların çözümünde üniversitelerin rolünün büyük olduğunu vurgulayan Rektör Hasan Mandal, disiplinlerarası yaklaşımın önemine dikkat çekti. Rektör Mandal, "Küresel risklerin karmaşık yapısı nedeniyle tek bir disiplinin çözüm üretmesi mümkün değil. Eşitsizlik, kuraklık ya da çevre kirliliği gibi sorunlar; teknoloji, toplum ve ekonomi ile iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle çok disiplinli bilim ve teknoloji tabanlı çözümlere ihtiyaç var" dedi. "Üniversiteler toplumla birlikte bilgi üretecek" Yükseköğretim sisteminin de dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Mandal, üniversitelerin rolünün değiştiğini söyledi. Rektör Hasan Mandal, "Üniversitelerin görevi artık yalnızca toplum için bilgi üretmek değil, toplumla birlikte bilgi üretmektir. Bilgiyi ve teknolojiyi toplumla birlikte geliştirme dönemi başlıyor" dedi. Üniversite, sanayi, kamu ve toplumun yenilik ekosisteminin dört temel bileşeni olduğunu belirten Rektör Mandal, bu yapılar arasındaki güçlü iş birliklerinin küresel sorunlara çözüm üretmede kritik rol oynadığını ifade etti. Sektörlerin mezunlardan beklediği yetkinlikler Sektörlerin artık mezunlardan farklı yetkinlikler beklediğini söyleyen Rektör Mandal, geleceğin insan kaynağı için gerekli özellikleri ise şöyle sıraladı; "Disiplinlerarası düşünebilen, dijital yeterliliğe sahip, sürekli öğrenmeye açık, iletişim ve takım çalışmasına yatkın, yenilikçi ve girişimci, küresel perspektife sahip ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek bireyler yetiştirmek zorundayız." Soru-cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Markalar Sessiz Kaldıkça Tüketici Güvenini Kaybediyor Haber

Markalar Sessiz Kaldıkça Tüketici Güvenini Kaybediyor

Yağız Ercivan, "Markaların sesi yalnızca kampanyalardan ibaret olmamalı. Çalışan memnuniyeti, kurum değerleri, sürdürülebilirlik çalışmaları ve kriz iletişimi gibi alanlarda da aktif olmak gerekiyor. Bu alanlarda var olan markalar uzun vadede öne çıkıyor; sessiz kalanlar ise tüketicide güvensizlik yaratıyor" diyor. İçerden Başlayan Güven: Şirket Kültürü Ercivan, çalışan memnuniyeti ve kurum değerlerinin marka güvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Çalışanlarıyla güçlü bir iletişim kuran ve bunu dışarıya yansıtan markaların hem içeride hem de dışarıda güven inşa ettiğini söylüyor. Sürdürülebilirlik ve Sosyal Sorumluluk: İyi İşler Görünür Olmalı Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projelerinin sadece yapılmasının yeterli olmadığını ifade eden Ercivan, bu projelerin etkili şekilde paylaşılmasının marka değerini güçlendirdiğini vurguluyor. “Toplum faydasına olan projeleri görünür kılmak, markanın güvenini artırıyor” diyor. Kriz Yönetimi: Sessizlik Tüketicide Güvensizlik Yaratıyor Kriz anlarında sessiz kalan markaların tüketici gözünde itibar kaybettiğini belirten Ercivan, şeffaf ve zamanında iletişimin hem tüketici güvenini artırdığını hem de marka itibarını koruduğunu söylüyor. Ercivan, “Markalar artık sadece ürün veya hizmetin görünürlüğüyle yetinemez. Şirket içi değerler, sürdürülebilirlik ve kriz iletişimi alanlarında aktif olanlar uzun vadede güven ve itibar yarışında öne çıkar” ifadelerini kullanıyor.

İnegöl’den Türkiye’ye mobilyada 'sıfır atık' hamlesi Haber

İnegöl’den Türkiye’ye mobilyada 'sıfır atık' hamlesi

Sıfır atık konusunda Bursa’nın ilk Sıfır Atık Ofisini kurarak öncü rol üstlenen, bu alanda ortaya koyduğu çalışmalarla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “En İyi Uygulama Örnekleri” arasında gösterilen İnegöl Belediyesi, şehrin lokomotif sektörü mobilyada da sıfır atık seferberliğini sürdürüyor. İnegöl Belediyesi’nin son yıllarda hayata geçirdiği sıfır atık projeleri ve geri dönüşüm uygulamaları, mobilya sektöründe çevre dostu üretim anlayışının gelişmesine de katkı sağlıyor. Türkiye’nin mobilya başkenti İnegöl’de atılan adımların ardından, bu seferberliği ülke genelinde yaygınlaştırmak adına da harekete geçildi. Mobilya üretiminin başkenti olan İnegöl’de, çevre bilinci ve sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendirmek amacıyla önemli bir eğitim programı hayata geçirildi. İnegöl Belediyesi’nin Milli Eğitim Müdürlüğü ve İnegöl Sektörel Mükemmeliyet Merkezi iş birliğinde düzenlediği “Mobilya Üretiminde Çevre Bilinci ve Sıfır Atık Yaklaşımı” kursu, Türkiye genelinden gelen mobilya ve iç mekan tasarımı öğretmenlerini bir araya getirdi. 23 İLDEN 30 ÖĞRETMEN KATILDI Daha önce Aralık ayında Bursa il genelindeki mobilya öğretmenlerine yönelik gerçekleştirilen “Eğiticilerin Eğitimi – Mobilya Üretiminde Atık Yönetimi” programının devamı niteliğinde olan eğitim, bu kez Türkiye genelini kapsıyor ve sektörde sürdürülebilirlik anlayışının yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Kurs kapsamında, üretim süreçlerinde ortaya çıkan atıkların geri kazanımı, çevreye zarar vermeden yeniden değerlendirilmesi ve sıfır atık yaklaşımının sektöre entegrasyonu ele alınıyor. Türkiye’nin dört bir yanından, 23 farklı ilden 30 mobilya bölümü öğretmeni eğitimde yer alıyor. 2026’NIN İLK HİZMET İÇİ EĞİTİM PROGRAMI İnegöl Belediyesi binası encümen salonunda yapılan eğitim programının ilk gününde, farklı şehirlerden gelen mobilya bölümü öğretmenleriyle birlikte; İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Milli Eğitim Merkezi Müdürü Halil İbrahim Zengin, Sektörel Mükemmeliyet Merkezi Koordinatörü Ali Akkoç, Mobilyacılar Odası Başkanı Yasin Altuntepe de hazır bulundu. Eğitim programının başlangıcında kısa bir konuşma yapan Sektörel Mükemmeliyet Merkezi Genel Koordinatörü Ali Akkoç, 2026 yılının Türkiye genelinde planlanan ilk hizmet içi eğitim programında önemli bir konuyu ele aldıklarını belirterek, “Mobilya atıklarının geri dönüştürülmesi konusunda belediyemizle birlikte güçlü bir program hazırladık. İnegöl’ün mobilya şehri kimliği bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor” dedi. MOBİLYA ÜRETİMİNDE CİDDİ MİKTARDA ATIK OLUŞUYOR Hacı Sevim Yıldız Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Hasan Yılman ise mobilya sektörünün yüksek üretim kapasitesine paralel olarak ciddi miktarda atık oluşturduğuna dikkat çekerek, bu atıkların çevreye zarar vermeden geri dönüştürülmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Yılman, belediye tarafından yürütülen teknolojik çalışmaların da eğitim sürecine katkı sunduğunu ifade etti. ÖNEMLİ BİR TECRÜBE PAYLAŞIMI İnegöl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, programın ulusal ölçekte önemli bir ilk olduğuna işaret ederek, “Mobilya sektöründe sıfır atık ve çevre bilinci konusunu ele almak son derece kıymetli. Türkiye’nin farklı illerinden gelen öğretmenlerimizle önemli bir bilgi ve tecrübe paylaşımı sağlanıyor” diye konuştu. SIFIR ATIK KONUSUNU YAŞAMIN GENELİNE YAYMALIYIZ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise konuşmasında eğitimin merkezinde insanın olduğuna vurgu yaparak, öğretmenlerin gelişimin anahtarı olduğunu belirtti. Taban, “Her şey insanla oluyor. İnsana yatırım yapmaya devam etmeliyiz. Bunu da öğretmenlerimizle yapacağız. Ne kadar yetkin öğretmenimiz varsa, o kadar fırsatımız var demektir. Tabi ki gelişimin önünde bir engel yok, gelişmek isteyen herkes kendini en güzel şekilde geliştirecektir. Biz de İnegöl Belediyesi olarak sürekli kendisini sorgulayan, geliştirmeye çalışan bir yapıda çalışıyoruz. Hayatın kendisi de sürekli gelişiyor ve değişiyor. Günümüzde bilişim, teknoloji ön plana çıkmış durumda. İnegöl’de irili ufaklı pek çok mobilya firmamız var. Ancak bunları daha nitelikli hale dönüştürmek lazım. Çevre ve atık bilinci bu konulardan bir tanesi. Bunu sadece mobilya sektöründe değil, her sektörde, yaşamın genelinde bunu mutlaka içselleştirmeliyiz. Bunlar artık çöp değil, bir girdi, hammadde. İnşallah ben hem şehrimiz adına hem de ülkemiz adına gerek mobilya sektörü gerek diğer sektörlerde güzel işler çıkacağına inanıyorum” diye konuştu.

Nilüfer Belediyesi'nden uluslararası yeşil enerji araştırmasına ev sahipliği Haber

Nilüfer Belediyesi'nden uluslararası yeşil enerji araştırmasına ev sahipliği

Nilüfer Belediyesi, uluslararası ölçekte yürütülen “Yeşil Enerji Dönüşümünün Sahadaki Yansımaları” başlıklı araştırma projesi çerçevesinde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Britanya merkezli King’s College London öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında Nilüfer’e gelen araştırma ekibi, belediyenin sürdürülebilirlik ve yeşil enerji uygulamalarını yerinde inceledi. Nilüfer Belediyesi Alaaddinbey Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen toplantıya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş de katıldı. Görüşmede, belediyenin yenilenebilir enerji politikaları, yerel düzeyde yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmaları ve toplumsal katılım modelleri hakkında kapsamlı bilgi paylaşımı yapıldı. Toplantıda konuşan Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi olarak bugün 64 elektrikli aracımız ve 8 çatı GES projemiz ile sürdürülebilirlik noktasında başarılı uygulamalarımıza devam ediyoruz. Başta belediye binalarımız olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarımızı her yıl yükseltiyoruz. Sosyoekonomik açıdan Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden biri olan Nilüfer, sürekli büyüyen bir kent. Her yıl 20 bini aşan, neredeyse bir mahalle kadar göç alıyoruz. Bursa’daki istihdamın büyük bir bölümü Nilüfer’de gerçekleşiyor. Aynı zamanda hastaneleri, özel okulları ve sosyal yaşamıyla Bursa’nın yükünü Nilüfer çekiyor. Dolayısıyla Bursa’nın yaşadığı tüm sorunlar Nilüfer’i doğrudan etkiliyor. Elbette bizler karbon emisyonlarının düşürülmesi noktasında karar mercii değiliz. Fakat hem kendimizi dönüştürmek hem de Nilüferlileri bilinçlendirmek için çalışmaya devam ediyoruz.” SAHADA İNCELEME VE BELGESEL ÇEKİMLERİ Ziyaret kapsamında araştırma ekibi, saha gözlemleri de gerçekleştirdi. Programın ikinci bölümünde Nilüfer Belediyesi Sürdürülebilirlik Parkı’nı gezen ekip, burada yer alan uygulamaları inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Heyet, programın son durağında ise Güngören Mahallesi’nde bulunan Güneş Enerji Santrali’ni (GES) ziyaret ederek, Nilüfer Belediyesi’nin yenilenebilir enerji üretimi alanındaki çalışmalarını gözlemledi. Ziyaretler süresince proje kapsamında hazırlanan belgesel için çekimler gerçekleştirildi. AKDENİZ’DE YEŞİL DÖNÜŞÜM İNCELENİYOR British Academy tarafından desteklenen uluslararası araştırma projesi; Türkiye, Yunanistan ve İtalya’da yürütülerek, yeşil enerji dönüşümünün yerel düzeydeki etkilerini çok boyutlu olarak ele alıyor. Projede Türkiye’den Kadir Has Üniversitesi, İtalya’dan Gran Sasso Üniversitesi ve Yunanistan’dan Dimitris Katsaprakakis ile yerel araştırmacılar yer alıyor. Çalışma; iklim değişikliği, sürdürülebilir ve yeşil enerjiye geçiş ile topluluk katılımı arasındaki ilişkileri inceleyerek, yerel deneyimlere odaklanıyor. Yüz yüze mülakatlar, katılımcı gözlem ve belgesel film yapımı gibi yöntemlerin birlikte kullanıldığı proje, yeşil dönüşüm süreçlerinin sahadaki karşılığını ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma kapsamında elde edilecek bulguların, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri doğrultusunda şekillenen enerji politikalarına yerel perspektiften katkı sunması bekleniyor.

Tekstilde geleceğin kodları Bursa'da yazıldı Haber

Tekstilde geleceğin kodları Bursa'da yazıldı

Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) tarafından, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinatörlüğü ve T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle tekstil sektöründe inovasyon ve girişimcilik kültürünü güçlendirmek amacıyla düzenlenen 7. TechXtile Challenge, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi'nde gerçekleştirilen görkemli bir finalle sona erdi. Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB), Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) ve Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi (BUTEKOM)’un destekçileri arasında yer aldığı "Verimlilik" temalı etkinlikte, hem genç girişimciler hem de sektörün devleri inovasyon sahasında buluştu. Törenin açılış konuşmasını yapan UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıçtan bugüne kadar geldiği nokta hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “Bir girişim fikrine sahip olmak değerli; Ona inanmak daha da değerli. Ama o fikri geliştirip bir vizyona dönüştürmek, emekle beslemek ve böylesine güçlü bir platformda paylaşmak da çok büyük cesaret ister. Bu nedenle finale kalan tüm girişimcilerimizi içtenlikle kutluyorum. Biz bu yapıya hiçbir zaman bir yarışma olarak bakmadık. Bizim için burası; yeni fikirlerin sektörle buluştuğu, genç girişimcilerin deneyimle güçlendiği, iş birliği imkânlarının doğduğu ve geleceğe dair somut adımların atıldığı çok kıymetli bir gelişim alanı. TechXtile Challenge, girişimcilerimiz için yalnızca bugünün değil, yarının da platformudur. Bugün bu sahnede sadece projeleri değil, tekstil sektörünün dönüşüm iradesini alkışlıyoruz. Bu platform benim için bir yarışmadan çok daha fazlası; bir zihniyet inşasıydı. Attığımız tohumların koca bir ormana dönüştüğünü görmek benim için en büyük gurur." MUSTAFA GÜLTEPE: “TEKNOLOJİYLE DOKUNAN YENİ BİR TEKSTİL DÜNYASI VAR” Törenin açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, tekstil sektörünün Türkiye ekonomisi için taşıdığı kritik öneme değindi. Gültepe, "Artık rekabet ettiğimiz alan sadece üretim bantları değil; yazılım, mühendislik ve teknolojiyle dokunan yeni bir tekstil dünyası var. TechXtile Challenge, sanayicimizin birikimiyle gençlerimizin hayal gücünü bir araya getirerek geleceğe güçlü bir köprü kuruyor," dedi. İNOVASYON LİGİ’NDE DEVLERİN YARIŞI Etkinlik kapsamında ayrıca TechXtile İnovasyon Ligi sonuçları da açıklandı. Sektördeki Ar-Ge merkezlerinin ve firmaların performanslarının değerlendirildiği yarışmada, geliştirdikleri sürdürülebilir ve teknolojik projelerle fark yaratan firmalar ödüllendirildi. Sektörün inovasyon karnesi niteliğindeki bu ödüller, tekstilin geleceğinin "akıllı üretim" odaklı olacağını bir kez daha tescilledi. İnovasyon Ligi’nde ilk 10 sırayı Almaxtex, Barutçu Tekstil, Bossa, Emirali Tekstil, İskur Tekstil, Kipaş Mensucat, Nurel Tekstil, Polyteks, Sun Tekstil, Toroman Tekstil firmaları alırken, ödüllü projeler arasından En Sürdürülebilir Proje ödülünü Kadife Kumaşta Görsel Dönüşüm ve Sürdürülebilir Üretim projesi ile Bossa kazandı. “En İnovatif” proje kapsamında İnovasyon Ligi’nin şampiyonu ise UPCLO: Tekstil Atıklarının Döngüsel Ekonomi Yaklaşımıyla Katma Değerli Yeni Nesil Hammaddelere Dönüştürülmesi projesiyle Emirali Tekstil oldu. Girişimcilik ekosisteminin nabzını tutan TechXtile Challenge’da iki ana kategoride ödüller dağıtıldı. Fikir aşamasını geçmiş, prototip seviyesindeki girişimcilerin yarıştığı Level Up Kategorisi ile Ölçeklenebilir ve ticarileşme potansiyeli yüksek projelerin yarıştığı Scale Up Kategorilerinde ilk üçe giren ekipler büyük ödülün sahibi oldu. Level-Up Kategorisinde birincilik ödülünü Fabric Guard projesiyle ekip üyesi Abdurrahman Yüksel kazandı. Bu kategoride CarByCelium projesiyle Yağmur Bodur ikinci olurken, Üçüncülük ödülünü ise Terapötik Balmumu Sargısı projesiyle Eren Cihan Karsu Asal kazandı. Scale-Up Kategorisinde ise Refabric AI isimli projesiyle Begüm Doğru Öztekin birincilik kürsüsüne çıktı. Özdemir Erdal, Guartec isimli projesiyle ikinci olurken, üçüncülük ödülünün sahibi ise CombinUp projesiyle Nazlı Demirci Erel oldu. TechXtile Challenge içinde geleneksel hale gelen özel ödüller de sahiplerini buldu. Geçtiğimiz yıllarda hayatını kaybeden ünlü tasarımcı Bahar Korçan adına her yıl verilen Bahar Korçan Sürdürülebilirlik Özel Ödülü, "Tedarik Zinciri Entegre Akıllı Enerji Yönetimi Sistemi" projesiyle Umut Oğur’a verildi. Nazlı Demirci Erel ise "Combin Up" isimli inovatif projesiyle yine her yıl kadın girişimcileri teşvik etmek hedefiyle programa dahil edilen Kadın Girişimci Özel Ödülü’nün sahibi oldu. SEKTÖR LİDERLERİNDEN TAM DESTEK Tekstil dünyasını buluşturan törene; TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin yanı sıra, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Gürkan Tekin, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Jak Eskinazi, Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Nüvit Gündemir, BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, TİM Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, TETSİAD Başkanı Murat Şahinler, Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komite Başkanı Sultan Tepe, BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, TİM Wings Kadın İhracatçıyı Güçlendirme Komite Üyesi ve İMA Yönetim Kurulu Başkanı Jale Tunçel ve ARYA Büyüme Lideri Sedef Erdoğmuş etkinliğe katılarak dereceye giren girişimcilere ödüllerini verdiler. Törende UTİB Başkanı Pınar Taşdelen Engin, TechXtile Challenge’ın başlangıcından bugüne kadar gelmesinde büyük emekleri olan Proje Koordinatörü Ufuk Batum’a bir plaket ile teşekkür etti. Etkinliğin başarısında sektörün öncü firmaları büyük rol oynadı. Almaxtex, Burboya, BUSİAD, Doca Textile, Elyaf Tekstil, Emirali, İlay, İpeker, Karesi Holding, Kıvanç Tekstil, Küçükçalık, Nilba, Polyteks, TETSİAD ve Vanelli gibi sektörün dev isimleri sponsorluklarıyla organizasyona güç katarak inovasyon ekosistemine verdikleri önemi bir kez daha gösterdiler.

Prof. Dr. Sarı: "Tatlı su kaynakları hızla tükeniyor" Haber

Prof. Dr. Sarı: "Tatlı su kaynakları hızla tükeniyor"

Dünya Su Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan akademisyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, su kaynaklarının yanlış kullanımına dikkat çekti. Dünya yüzeyinin büyük kısmı suyla kaplı olmasına rağmen, kullanılabilir tatlı su oranının yüzde 1’in altında olduğunu belirten Sarı, buna rağmen suyun bilinçsiz tüketildiğini ifade etti. Sarı, su kıtlığının çoğu zaman günlük hayatta fark edilmediğini belirterek, “Musluktan su akıyorsa ya da tarımda sulama yapılabiliyorsa, su krizi akla gelmiyor. Oysa bu yaklaşım sürdürülebilir değil” dedi. Suyun yalnızca insanlar için değil, milyonlarca canlı için de bir yaşam alanı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sarı, planktondan köpek balıklarına kadar yaklaşık 2 milyon türün sularda yaşadığını, ancak bu türlerin büyük bölümünün henüz keşfedilmediğini dile getirdi. Yanlış uygulamaların ekosistemi tehdit ettiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sarı, “Nehirleri, gölleri ve denizleri atık alanı olarak kullanmaya devam edersek ve bilinçsiz avcılıkla türleri yok edersek, birçok canlıyı tanıma fırsatı bile bulamadan kaybedebiliriz” uyarısında bulundu. Balıkçılığın doğayla bir mücadele değil, sürdürülebilirlik temelinde yürütülmesi gereken bir faaliyet olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sarı, suyun korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, “Su candır, canlıların evidir. Suya bakış açımızı değiştirmeli ve bu hayati kaynağı korumalıyız” çağrısında bulundu.

BTÜ doğanın karbon depolama gücünü ortaya koyacak Haber

BTÜ doğanın karbon depolama gücünü ortaya koyacak

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenlerinden Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürütücülüğünü üstlendiği "Doğa Tabanlı Çözümler Aracılığıyla Peyzaj Bağlantılılığı ve Ekosistem Hizmeti Entegrasyonunda Karbon Depolama ve Ekonomik Değerleme" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Proje, kentlerle kırsal alanlar arasındaki doğal bağlantıları inceleyerek, doğanın sağladığı faydaların daha iyi anlaşılmasını hedefliyor. Çalışmada özellikle doğanın karbon depolama kapasitesi, yani ormanlar, bitkiler ve toprağın atmosferdeki karbondioksiti tutarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltma gücü ele alınacak ve bu kapasitenin ekonomik değeri ortaya konulacak. Böylece doğanın iklim değişikliğiyle mücadelede sağladığı katkının somut verilerle gösterilmesi hedefleniyor. Araştırmada, doğa tabanlı çözümlerden yararlanılarak kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ekolojik bağlantılar haritalandırılacak. Bu sayede hangi bölgelerin doğa açısından kritik öneme sahip olduğu belirlenecek ve bu alanların korunmasının hem çevresel hem de ekonomik açıdan neden önemli olduğu ortaya konacak. Türkiye’de şehirlerin yüzölçümünün büyük bir kısmının kırsal alanlardan oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Merve Ersoy, kır ile kentin kesişen ara yüzünün ölçülebilir peyzaj değerleri aracılığı ile planlamanın mümkün olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Ersoy, planlama sistemlerine iklim değişikliği azaltma politikaları ile uyumlaştırılmasını sağlayan ve peyzajın karbon depolama potansiyelini birim alanda ekonomik olarak haritalayacak bu çalışmayı, paralel bir şekilde İngiltere Lancaster şehrinde de yürüteceklerini belirtti. Doç. Dr. Ersoy, "Yer sistemlerinde peyzajlar ölçülebilir parametreler barındırıyor. Bunlardan en önemlisi karbondur çünkü karbon doğrudan iklim değişikliği ile ilişkilidir. Geliştireceğimiz yöntem sayesinde, doğanın sağladığı hizmetler planlama süreçlerine daha fazla dâhil edilebilecektir" dedi. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitenin bilimsel çalışmalarla çevre ve sürdürülebilirlik alanına katkı sunmaya devam ettiğini belirterek, "Akademisyenlerimizin uluslararası araştırma programlarında yer alması hem üniversitemizin bilimsel görünürlüğünü artırmakta hem de ülkemizin bilimsel üretimine önemli katkılar sağlamaktadır. Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürüttüğü bu çalışma, doğa temelli çözümler ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları açısından önemli sonuçlar ortaya koyacaktır. Akademisyenimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" diye konuştu.

Bursa sanayisinde yeşil dönüşüm için güç birliği Haber

Bursa sanayisinde yeşil dönüşüm için güç birliği

Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi’nin “Uygulama ve Yeşil Dönüşüm Yılı” ilan ettiği 2026 vizyonu doğrultusunda; Uludağ, Kestel ve Barakfakih Organize Sanayi Bölgeleri ile “Atıksu Geri Kazanım Projesi İş Birliği Protokolü” imzalandı. BURKAY: “BU BAŞARI HİKÂYESİNİN GERÇEK KAHRAMANI BURSA SANAYİCİSİDİR” İmza töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonominin tarihinin en zorlu ve belirsiz dönemlerinden birinden geçtiğine dikkat çekti. Jeopolitik gerilimler, savaşlar ve hızla değişen üretim modellerinin tüm ezberleri bozduğunu belirten Burkay, “Tedarik zincirlerindeki kırılmalar, enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve ticaret kurallarındaki değişimler, iş dünyasını daha dirençli stratejiler geliştirmeye zorluyor. Sadece günü kurtaran reflekslerle hareket etmek yeterli değil; uzun vadeli vizyon ve ortak akılla hareket etmek büyük önem taşıyor” dedi. Yeşil Çevre projesinin bu ortak akıl anlayışıyla hayata geçirildiğini vurgulayan Burkay, “Avrupa’da Yeşil Mutabakat ve sürdürülebilirlik kavramları henüz bugünkü kadar gündemde değilken, Bursa’da çevre yatırımları hayata geçirilmişti. Yeşil Çevre modeli, Bursa sanayisinin çevreye duyarlı üretim vizyonunun en önemli göstergesidir. Bu başarı hikâyesinin gerçek kahramanı Bursa sanayicisidir. Bu vesileyle projede büyük emekleri bulunan merhum Şükrü Şankaya’yı ve kıymetli sanayicilerimizi rahmetle anıyorum. Örnek ve tarihi bir adım olan, arıtılmış suyu yeniden sanayiye kazandıracak bu büyük yatırım ise gelecek nesillere daha yeşil bir Bursa, sanayimize ise daha sürdürülebilir bir gelecek bırakma kararlılığımızın önemli bir nişanesidir. Şehrimizin çevre altyapısını güçlendirirken sanayimizin rekabet gücüne de katkı sunacak bu anlamlı projeye omuz veren OSB başkanlarımıza ve kooperatif yönetimimize yürekten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. AYDIN: “PROJEYİ EN FAZLA 2 YILDA TAMAMLAYACAĞIZ” Yeşil Çevre Genel Müdürü Mehmet Aydın ise yaptığı değerlendirmede, Yeşil Çevre’nin çeyrek asrı aşan tecrübesiyle Türkiye’de tek ve rol model bir kooperatif yapılanması olduğunu vurguladı. Şehrin doğu bölgesindeki üç organize sanayi bölgesi ile iki ilçe yerleşim alanına atık su arıtımı konusunda hizmet verdiklerini belirten Aydın, imzalanan yeni projeye ilişkin “Önümüzdeki günlerde çok önemli bir projenin temellerini atmış olacağız. İmzalanan protokolle birlikte, ortaklarımız tarafından üretim sonucu kirletilen atık suları tesislerimizde geri kazanacak ve bu suların tekrar sanayicilerimiz tarafından kullanılmasını sağlayacağız. Son derece çevreci olan bu hizmeti, bölgemizdeki üç OSB’nin yöneticileriyle birlikte ortak bir proje olarak yürütüyoruz. En kısa zamanda, 2 yılı aşmayacak bir sürede bu projeyi tamamlayarak su varlığımızı zenginleştirme yönünde çok önemli bir adımı hayata geçirmiş olacağız.” diye konuştu. Atık suyun yanı sıra hava kirliliğine karşı da yeni bir projeyi devreye alacaklarını belirten Aydın, “Bölgemizdeki sanayi kuruluşlarımızın bacalarından çıkan atık gazları filtrelemek suretiyle, hava kirliliğini önleyici yeni model uygulamamızı bayramdan sonra devreye almayı planlıyoruz. Böylece şehrimizin doğu bölgesindeki kirli havanın temizlenmesine yönelik son derece kritik bir adımı daha atmış olacağız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.