Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sürdürülebilirlik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

50. Yeşil Bursa Rallisi İçin Geri Sayım Başladı Haber

50. Yeşil Bursa Rallisi İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye otomobil sporlarının en köklü organizasyonları arasında yer alan Yeşil Bursa Rallisi, bu yıl 50. kez gerçekleştirilmeye hazırlanırken, organizasyon öncesindeki en önemli adımlardan biri olan koordinasyon toplantısı Bursa’da yapıldı. Bursa Otomobil Sporları Spor Kulübü (BOSSEK) tarafından düzenlenecek olan ve haziran ayında motor sporları tutkunlarını yeniden Bursa’da buluşturacak Aloft by Marriott50. Yeşil Bursa Rallisi’ninhazırlıkları kapsamında, Bursa Valisi Erol Ayyıldız başkanlığında gerçekleştirilen toplantı, Bursa Valiliği bünyesinde düzenlendi. Toplantıda yarışın güvenlik, organizasyon ve operasyon süreçlerine ilişkin tüm detaylar masaya yatırılırken, kurumlar arası koordinasyonun eksiksiz şekilde sağlanması adına kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Kamu Kurumları Organizasyon İçin Bir Araya Geldi Aloft by Marriott 50. Yeşil Bursa Rallisi öncesindeki koordinasyon toplantısına, Bursa’daki birçok kritik kurumun temsilcileri katıldı. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü, Bursa İl Jandarma Komutanlığı, Trafik Şube Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyesi, AFAD, Bursa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Orhaneli ve Keles bölgesi ilçe jandarma komutanlıklarının yetkilileri toplantıda hazır bulundu. Toplantıda özellikle yarış güvenliği, etap koordinasyonu, seyirci alanları, ulaşım planlamaları ve acil durum senaryoları üzerinde detaylı şekilde duruldu. Organizasyonun geniş bir coğrafyada gerçekleştirilecek olması nedeniyle kurumlar arası iletişim süreçlerinin eksiksiz yürütülmesinin önemine vurgu yapıldı. Türkiye’nin en önemli motor sporları organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Yeşil Bursa Rallisi’nin yalnızca sportif yönüyle değil, aynı zamanda şehir ekonomisine, turizmine ve Bursa’nın ulusal ölçekte tanıtımına sağladığı katkıyla da büyük bir değer taşıdığı ifade edildi. BOSSEK Yetkilileri Yarışın Teknik Detaylarını Paylaştı Koordinasyon toplantısında BOSSEK yetkilileri tarafından kapsamlı bir teknik sunum gerçekleştirildi. Sunumda yarışın etap yapıları, güzergâh bilgileri, görevli sayıları, yarış merkezi organizasyonu, seremonik start planlaması ve gece seyirci etabına ilişkin detaylar paylaşıldı. Özellikle yarış sırasında görev alacak ekiplerin koordinasyon süreçlerinin nasıl işleyeceği konusunda ilgili kurumlara ayrıntılı bilgiler aktarıldı. Güvenlik önlemlerinin üst seviyede tutulacağı organizasyonda, etap çevresindeki trafik düzenlemeleri, seyirci güvenliği ve acil müdahale planlarının önceden hazır hale getirildiği belirtildi. Rallinin Orhaneli ve Keles bölgesindeki etaplarında görev alacak güvenlik birimleriyle yarış direktörlüğü arasında anlık iletişim sağlanacağı, organizasyon boyunca tüm operasyonların koordineli şekilde yürütüleceği ifade edildi. Toplantıda ayrıca yarış güzergâhlarının doğal yaşamla uyumlu şekilde planlandığına dikkat çekilirken, çevre hassasiyetinin organizasyonun temel öncelikleri arasında yer aldığı vurgulandı. 50. Yıla Yakışan Organizasyon Hazırlığı Öte yandan, bu yıl 50. kez düzenlenecek olması nedeniyle ayrı bir önem taşıyan Yeşil Bursa Rallisi için BOSSEK, uzun süredir yoğun bir hazırlık süreci yürütüyor. Yarım asırlık geçmişiyle Türk motor sporlarının sembol organizasyonlarından biri haline gelen yarışın, bu yıl hem sportif rekabet hem de organizasyon kalitesi açısından üst düzey bir atmosfer sunması hedefleniyor. Bursa’nın doğal güzellikleri içerisinde gerçekleştirilecek etapların hem sporcular hem de seyirciler için yüksek heyecan vadettiği belirtilirken, organizasyonun ulusal motor sporları takvimindeki en prestijli yarışlardan biri olmayı sürdürdüğü ifade edildi. Özellikle gece seyirci etabının bu yıl da büyük ilgi görmesi beklenirken, seremonik start organizasyonu için de kent merkezinde geniş katılımlı bir program planlandığı kaydedildi. Valilik Onayıyla Resmi Süreç Tamamlandı Gerçekleştirilen koordinasyon toplantısıyla birlikte, Türkiye otomobil sporlarının en köklü yarışlarından biri olan 50. Yeşil Bursa Rallisi için resmi anlamda geri sayım başlamış oldu. BOSSEK’in son dönemde çevre odaklı projeleri, sürdürülebilirlik çalışmaları ve uluslararası standartlara yönelik adımlarıyla dikkat çektiği süreçte, 50. Yeşil Bursa Rallisi’nin de bu vizyon doğrultusunda organize edileceği ifade ediliyor. Bursa’da motor sporları heyecanını yeniden zirveye taşıyacak organizasyonun, 5-7 Haziran tarihleri arasında, binlerce sporseveri kentte buluşturması bekleniyor.

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu’na ev sahipliği yaptı Haber

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu’na ev sahipliği yaptı

BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. III. Uludağ Çevre Forumu ilk gününde açılış konuşmalarının ardından "COP31’e Doğru Türkiye", "Ulusal Depozito Sistemi", "Yeni Değer Zinciri: Entegre Atık Yönetimi", "Üretimde Yeni Standart: Zorunlu Geri Dönüştürülmüş Madde Kullanımı" ve "COP31 Vizyonu, İklim Finansmanı ve Proje Odaklı Teşvik Mekanizmaları" başlıklarında oturumlar gerçekleştirildi. İkinci gün programında ise "Sürdürülebilirlik: Otomotivde Yeni Rekabet Eşiği", "Değişen İklime Uyum Perspektifinde Ulusal Su Politikaları ve Su Verimliliği Stratejisi" ile "Sanayide Yeşil Dönüşüm" oturumları düzenlendi. Başkan Burkay: "İş dünyamıza rehberlik eden bir organizasyon" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, forumun Türkiye’nin yeşil kalkınma hedefleri ve Bursa iş dünyasının dönüşüm süreci açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu söyledi. Başkan Burkay, sanayide sürdürülebilirlik eksenli dönüşümün artık tercih değil, küresel rekabetin temel şartı haline geldiğini vurguladı. Burkay, "Bursa, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda öncü şehirlerden biridir. Bugün bu gücü, yeşil dönüşüm vizyonuyla daha ileriye taşıma sorumluluğumuz var. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemesi, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği gibi başlıklar, firmalarımızın rekabet kapasitesini doğrudan etkiliyor. BTSO olarak üyelerimizin bu sürece en güçlü şekilde hazırlanması için projeler geliştiriyor, iş dünyamıza rehberlik edecek platformlar oluşturuyoruz. Uludağ Çevre Forumu da bu vizyonun en somut çıktılarından biridir. Burada ortaya çıkan ortak akıl, sadece Bursa’mız için değil, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri için de çok kıymetlidir." dedi. Tüm paydaşlar zirvede buluştu Başkan Burkay, III. Uludağ Çevre Forumu’nun çok paydaşlı yapısıyla sanayi, kamu, yerel yönetimler, akademi ve teknoloji ekosistemini aynı masa etrafında buluşturduğunu ifade etti. Forumun düzenlenmesinde emeği geçen BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’ne, sponsor kuruluşlara ve destek veren tüm paydaşlara teşekkür eden Burkay, "Yeşil dönüşüm, yalnızca çevreyi koruma meselesi değil, aynı zamanda üretimde verimliliği artıran, yeni yatırım alanları açan ve firmalarımızı geleceğin ticaret düzenine hazırlayan stratejik bir süreçtir. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyimiz, bu sürecin iş dünyamızda doğru anlaşılması ve uygulanabilir adımlara dönüşmesi adına çok değerli çalışmalar yürütüyor. Kamu kurumlarımızdan özel sektör temsilcilerimize, akademisyenlerimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar bu sürece destek veren tüm paydaşlarımız, ortak geleceğimiz adına çok kıymetli bir irade ortaya koydu. BTSO olarak Bursa iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir geleceğe katkı BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konsey Başkanı Vedat Kılıç da forumun, sanayinin çevresel dönüşümünde uygulanabilir çözümler üretmek ve paydaşlar arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturmak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncü yılında daha geniş bir vizyon ve daha güçlü bir katılımla düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Kılıç, "Çevre politikaları, iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil mutabakat süreçleri artık iş dünyamızın günlük karar alma mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Firmalarımızın bu değişime uyum sağlayabilmesi için mevzuatı, teknolojiyi, finansmanı ve uygulama örneklerini birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Uludağ Çevre Forumu’nda tam da bu ihtiyaca cevap veren bir program ortaya koyduk. BTSO’nun liderliğinde, Bursa iş dünyasının bu sürece güçlü bir şekilde hazırlanması için çalışmaya devam edeceğiz. Forumumuza destek veren tüm kurumlarımıza, sponsorlarımıza, konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Ortaya çıkan bu ortak aklın, Bursa sanayisinin sürdürülebilir geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." dedi. Forumun ana sponsorluğunu ART Group üstlenirken, platin sponsor olarak Yeşil Çevre Kooperatifi organizasyona destek verdi. Burkasan, Bursa Çimento Fabrikası ve Revego’nun altın sponsor olarak yer aldığı zirvede, Atıksa ve Harves Technology ise gümüş sponsor olarak katkı sağladı.

BTÜ’nün projeleri ÜNİFEST’ten ödülle döndü Haber

BTÜ’nün projeleri ÜNİFEST’ten ödülle döndü

Türkiye’nin dört bir yanından üniversite öğrencilerinin toplumsal sorunlara çözüm üreten projelerle yarıştığı Gençlik ve Spor Bakanlığı destekli ÜNİFEST’te, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrenci toplulukları geliştirdikleri projelerle dikkat çekti. BTÜ’lü öğrenciler; yapay zekâ, çevresel sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik alanlarında hazırladıkları projelerle 3 farklı kategoride derece elde ederek önemli bir başarıya imza attı. Tarım, Gıda Güvenliği ve Hayvancılık Teknolojileri Teması’nda yarışan Bursa Teknik Üniversitesi Uzay Havacılık ve Savunma Sanayii Topluluğu ise “Yapay Zekâ Destekli TİHA (Tarımsal İnsansız Hava Araçları)” projesiyle ikincilik ödülüne layık görüldü. Türkiye’nin dört bir yanından üniversite öğrencilerinin toplumsal sorunlara çözüm üreten projelerle yarıştığı Gençlik ve Spor Bakanlığı destekli ÜNİFEST’te, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrenci toplulukları geliştirdikleri projelerle dikkat çekti. BTÜ’lü öğrenciler; yapay zekâ, çevresel sürdürülebilirlik ve erişilebilirlik alanlarında hazırladıkları projelerle 3 farklı kategoride derece elde ederek önemli bir başarıya imza attı. Tarım, Gıda Güvenliği ve Hayvancılık Teknolojileri Teması’nda yarışan Bursa Teknik Üniversitesi Uzay Havacılık ve Savunma Sanayii Topluluğu ise “Yapay Zekâ Destekli TİHA (Tarımsal İnsansız Hava Araçları)” projesiyle ikincilik ödülüne layık görüldü.

BUÜ’lü akademisyenin çevreci "yeşil beton" projesine destek Haber

BUÜ’lü akademisyenin çevreci "yeşil beton" projesine destek

BUÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Mardani’nin yürütücülüğünü üstlendiği "Sürdürülebilir Kent Mobilyası Üretimi İçin 3B Yazdırılabilir Yeşil Beton Geliştirilmesi" başlıklı proje, destek almayı başardı. Proje ile çevre dostu yaklaşımı ileri üretim teknolojileriyle birleştirerek 3B yazdırılabilir beton alanında yenilikçi çözümler geliştirilmesi amaçlanıyor. Proje detaylarına dair açıklamada bulunan Prof. Dr. Ali Mardani, proje kapsamında çimento tüketimini azaltmaya yönelik optimize edilmiş beton karışımları tasarladıklarını vurgulayarak; "Doğal agreganın bir kısmı geri dönüştürülmüş beton agregası ile değiştirerek inşaat ve yıkım atıklarının yeniden ekonomiye kazandırılmasını hedefliyoruz. Bu süreçte oluşabilecek performans kayıpları ise silis dumanı ve özel katkı sistemleri ile dengelenerek, hem mekanik dayanım hem de sürdürülebilirlik açısından yüksek performanslı bir malzeme geliştirmek istiyoruz" dedi. Geliştirilen malzemelerin yalnızca laboratuvar ortamında değil, gerçek uygulama şartlarında da test edileceği bilgisini paylaşan Prof. Dr. Ali Mardani; projenin çıktıları arasında, 3B yazıcı teknolojisi ile üretilmiş modüler kent mobilyası prototiplerinin yer aldığını aktardı. Bu ürünlerin dayanıklılık, estetik, fonksiyonellik ve kolay montaj kriterleri dikkate alınarak tasarlanacağının altını çizen Mardani; "Ayrıca betonun yazdırılabilirlik performansı, reolojik parametreler üzerinden detaylı şekilde analiz edilecek. Projenin çevresel etkileri ise uluslararası standartlara uygun olarak gerçekleştirilecek Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) ile kapsamlı biçimde değerlendirilecek olan veriler, sürdürülebilir üretim politikalarına katkı sağlayacak nitelikte olacaktır" ifadelerini kullandı.

İnegöl’de akademik güçlü iş birliği Haber

İnegöl’de akademik güçlü iş birliği

İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde, Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü tarafından hazırlanan “Döngüsel Ekonomi ile Dayanıklı ve Sürdürülebilir Kenti Kurgulamak: İnegöl” başlıklı sergi gerçekleştirildi. Planlama-7 dersi kapsamında hazırlanan çalışmada akademisyenlerle beraber 60 dolayında öğrencinin imzası bulunan projeler, İnegöl’de İnegöl Belediyesi binası önünde bulunan sergi salonunda sunuldu. Sergi; Belediye Başkanı Alper Taban, akademisyenler, İnegöl Belediyesi Encümen Üyeleri, daire müdürleri, öğrenciler ve İnegöl Belediyesi’nin ilgili birimlerinde görev yapan personellerin katılımıyla gerçekleştirildi. Temelini Ekim ayında öğrencilerin İnegöl’e gerçekleştirdiği teknik gezinin oluşturduğu sergide, farklı başlıklarda hazırlanan projeler, İnegöl’ün mevcut potansiyelini değerlendirirken, kentin sürdürülebilir geleceğine yönelik önemli öneriler sundu. Yıldız Teknik Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri, İnegöl Belediyesi’nin ev sahipliğinde şehre gelerek ekonomik ve sektörel yapıya ilişkin sunumlara katılıp, saha incelemeleri yapmıştı. Bu süreç sonunda elde edilen veriler, bugün sergide yer alan nitelikli projelere dönüştü. YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNİN DİPLOMA PROJELERİNDE KONU İNEGÖL OLDU Sergi öncesi projeye dair bilgiler veren Prof. Dr. Nilgün Çolpan Erkan, “Çok kalabalık bir öğrenci grubuyla bu çalışmaları yaptık. Yaklaşık 60 öğrencimiz vardı. Öncelikle İnegöl’ü analiz ettik. Daha sonra öğrencilerimizi gruplara böldük ve belirli temalar çerçevesinde çalışmalarını bekledik. Bunlardan bir tanesi günümüzün en önemli konularından olan sürdürülebilir dayanıklı doğal yapı ve çevresel ilişkiler konusunda projeler üretildi. Ardından başka bir grup dayanıklı, kaliteli ve adil yerleşmeler konusu üzerinde projelerini geliştirdiler. Diğer bir konu sosyal dinamikler, eşitlik, şeffaflık ve kapsayıcılık konusundaydı. Sürdürülebilir döngüsel ekonomi konusunda da bir grup strateji geliştirildi. Yenilenebilir enerji ve döngüsel enerji sistemleri de diğer bir gruptu. Öğrencilerimiz burada mekânsal kararlar üretirken, aynı zamanda gelecekte İnegöl’ün neye evrilebileceğini, nasıl bir gelişme göstereceğini, bunun sürdürülebilirlik ve ekoloji çerçevesinde gerçekleştirmeye hassasiyet gösterdiler. Bu bağlamda stratejiler ürettiler. Bu planlar mekânsal plandan daha çok gelişmeye dönük strateji kararları ve bunlara yönelik eylemler ve aktörleri içeren planlama sürecini tarif ediyor. Bu projeler öğrencilerimizin 3’üncü yılının ilk yarı yılının projeleri. Şu anda İnegöl’de diploma projelerini sürdürüyorlar. Ben İnegöl Belediyesine öğrencilerimize bu imkanı sundukları için teşekkür ediyorum. Öğrencilerimize özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi. İNEGÖL BELEDİYESİ OLARAK BİZ DE ÖĞRENCİ MODUNDAYIZ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise öğrencilerin yaptıkları çalışmaları çok kıymetli bulduklarını ifade ederek şöyle konuştu: “Biz geçen dönem de üniversitelerimizle iç içe olmaya çalıştık ama bu dönem çok daha fazlaca iştirak halindeyiz. Hatta İnegöl Belediyesi olarak bizim modumuz da öğrenci modu diyoruz. Öğrenci modunda, öğrenmeye çalışan, araştıran, daha iyi uygulamalar ortaya koymaya çalışan bir yapıdayız.” “Ülkemizde şehirlerimiz çok güzel. Dünyada çok güzel şehirler görüyoruz. Çok güzel şehir ve bölge planlamaları ortaya koyan şehirler görüyoruz. Dolayısıyla biz de bunların içerisinde olmalıyız diyoruz. Dünyanın herhangi gelişmiş bir şehrinden biri benim şehrime de geldiğinde burada da benzer bir yapılaşmayı, benzer şehirleşmeyi görmesini arzu ediyorum. Biz de herhangi bir şehre gittiğimizde, bunları şehrimizde gerçekleştirdi, dünyayla entegre olmuşuz demek istiyoruz. Gerçekten her şey değişiyor, dönüşüyor. Bugün iklim krizi ifade ediliyor. Orman yangınları, sel baskınları, kuraklığın artacağı işaret ediliyor. Yenilenebilir enerji kaynakları noktasında daha dikkatli olunması gibi konu başlıkları var. Burada da çok ciddi emekler var. Yıldız Teknik Üniversitesi’ndeki çalışmaları arkadaşlarım getirdiler. Çok kıymetli çıktılar var. Her birini tek tek inceledim. Bizler İnegöl Belediyesi olarak öğrencilerimizin yaptığı çalışmalardan istifade etmeye çalışacağız. Ben emekleri için çok teşekkür ediyorum. Öneri ve tavsiyeleri bizim için çok önemli. Dikkatle inceleyeceğiz.” Konuşmalar sonrası sergide yer alan çalışmaların detayları, projelerin sahibi olan öğrenciler ve akademisyenler tarafından katılımcılara aktarıldı.

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı Haber

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından düzenlenen BTÜ Konuşmaları programının konuğu, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Küresel Güçlükler, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Ekosistemi Odaklı Gelişmeler ve Yükseköğretim Sistemimiz" başlıklı konuşmasında Rektör Mandal, dünyada artan jeoekonomik rekabet, iklim krizi ve teknolojik dönüşümün yükseköğretim sistemleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Günümüzde küresel ölçekte hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Prof. Dr. Hasan Mandal, "Küreselleşmeden söz etsek de aslında ülkelerin giderek yerelleşmeye yöneldiği bir döneme tanıklık ediyoruz" dedi. "En büyük küresel riskler çevresel tehditler" Dünya Ekonomik Forumu verilerine değinen Rektör Hasan Mandal, kısa ve uzun vadede en yıkıcı küresel risklerin başında çevresel tehditlerin geldiğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Mandal, "Aşırı hava olayları ve çevre kirliliği başta olmak üzere çevresel riskler; teknolojik, toplumsal ve jeopolitik risklerle birlikte dünyanın en önemli gündemleri arasında yer alıyor. Toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, devletler arası silahlı çatışmalar, siber güvensizlik ve eşitsizlik de önümüzdeki dönemin önemli risk başlıkları" ifadelerini kullandı. Küresel rekabetin artık yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda jeoekonomik bir boyuta ulaştığını vurgulayan Rektör Mandal, teknoloji alanındaki rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çekerek, "Bugün ülkeler teknoloji savaşını bir güç aracı olarak kullanıyor. Bu süreçte insanlık değerlerinin ikinci plana itildiğini de görüyoruz" dedi. "İklim krizi geleceğin en kritik sorunu" İklim değişikliğinin küresel riskler arasında en belirleyici başlıklardan biri olduğunu söyleyen Rektör Mandal, son yıllarda sıcaklık artışının kritik eşiğe yaklaştığını belirtti. Önümüzdeki 10 yıl içinde aşırı hava olayları, biyolojik çeşitlilik kaybı, yer sistemlerinde kritik değişimler, göç hareketleri ve sağlık sorunlarının daha belirgin hale gelebileceğini ifade eden Rektör Mandal, bu risklerin doğru okunmaması halinde dünyada kıtlık ve çatışmaların artabileceğini söyledi. "Karmaşık sorunları tek bir disiplin çözemez" Bu tür küresel sorunların çözümünde üniversitelerin rolünün büyük olduğunu vurgulayan Rektör Hasan Mandal, disiplinlerarası yaklaşımın önemine dikkat çekti. Rektör Mandal, "Küresel risklerin karmaşık yapısı nedeniyle tek bir disiplinin çözüm üretmesi mümkün değil. Eşitsizlik, kuraklık ya da çevre kirliliği gibi sorunlar; teknoloji, toplum ve ekonomi ile iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle çok disiplinli bilim ve teknoloji tabanlı çözümlere ihtiyaç var" dedi. "Üniversiteler toplumla birlikte bilgi üretecek" Yükseköğretim sisteminin de dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Mandal, üniversitelerin rolünün değiştiğini söyledi. Rektör Hasan Mandal, "Üniversitelerin görevi artık yalnızca toplum için bilgi üretmek değil, toplumla birlikte bilgi üretmektir. Bilgiyi ve teknolojiyi toplumla birlikte geliştirme dönemi başlıyor" dedi. Üniversite, sanayi, kamu ve toplumun yenilik ekosisteminin dört temel bileşeni olduğunu belirten Rektör Mandal, bu yapılar arasındaki güçlü iş birliklerinin küresel sorunlara çözüm üretmede kritik rol oynadığını ifade etti. Sektörlerin mezunlardan beklediği yetkinlikler Sektörlerin artık mezunlardan farklı yetkinlikler beklediğini söyleyen Rektör Mandal, geleceğin insan kaynağı için gerekli özellikleri ise şöyle sıraladı; "Disiplinlerarası düşünebilen, dijital yeterliliğe sahip, sürekli öğrenmeye açık, iletişim ve takım çalışmasına yatkın, yenilikçi ve girişimci, küresel perspektife sahip ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek bireyler yetiştirmek zorundayız." Soru-cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Markalar Sessiz Kaldıkça Tüketici Güvenini Kaybediyor Haber

Markalar Sessiz Kaldıkça Tüketici Güvenini Kaybediyor

Yağız Ercivan, "Markaların sesi yalnızca kampanyalardan ibaret olmamalı. Çalışan memnuniyeti, kurum değerleri, sürdürülebilirlik çalışmaları ve kriz iletişimi gibi alanlarda da aktif olmak gerekiyor. Bu alanlarda var olan markalar uzun vadede öne çıkıyor; sessiz kalanlar ise tüketicide güvensizlik yaratıyor" diyor. İçerden Başlayan Güven: Şirket Kültürü Ercivan, çalışan memnuniyeti ve kurum değerlerinin marka güvenini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Çalışanlarıyla güçlü bir iletişim kuran ve bunu dışarıya yansıtan markaların hem içeride hem de dışarıda güven inşa ettiğini söylüyor. Sürdürülebilirlik ve Sosyal Sorumluluk: İyi İşler Görünür Olmalı Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projelerinin sadece yapılmasının yeterli olmadığını ifade eden Ercivan, bu projelerin etkili şekilde paylaşılmasının marka değerini güçlendirdiğini vurguluyor. “Toplum faydasına olan projeleri görünür kılmak, markanın güvenini artırıyor” diyor. Kriz Yönetimi: Sessizlik Tüketicide Güvensizlik Yaratıyor Kriz anlarında sessiz kalan markaların tüketici gözünde itibar kaybettiğini belirten Ercivan, şeffaf ve zamanında iletişimin hem tüketici güvenini artırdığını hem de marka itibarını koruduğunu söylüyor. Ercivan, “Markalar artık sadece ürün veya hizmetin görünürlüğüyle yetinemez. Şirket içi değerler, sürdürülebilirlik ve kriz iletişimi alanlarında aktif olanlar uzun vadede güven ve itibar yarışında öne çıkar” ifadelerini kullanıyor.

İnegöl’den Türkiye’ye mobilyada 'sıfır atık' hamlesi Haber

İnegöl’den Türkiye’ye mobilyada 'sıfır atık' hamlesi

Sıfır atık konusunda Bursa’nın ilk Sıfır Atık Ofisini kurarak öncü rol üstlenen, bu alanda ortaya koyduğu çalışmalarla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “En İyi Uygulama Örnekleri” arasında gösterilen İnegöl Belediyesi, şehrin lokomotif sektörü mobilyada da sıfır atık seferberliğini sürdürüyor. İnegöl Belediyesi’nin son yıllarda hayata geçirdiği sıfır atık projeleri ve geri dönüşüm uygulamaları, mobilya sektöründe çevre dostu üretim anlayışının gelişmesine de katkı sağlıyor. Türkiye’nin mobilya başkenti İnegöl’de atılan adımların ardından, bu seferberliği ülke genelinde yaygınlaştırmak adına da harekete geçildi. Mobilya üretiminin başkenti olan İnegöl’de, çevre bilinci ve sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendirmek amacıyla önemli bir eğitim programı hayata geçirildi. İnegöl Belediyesi’nin Milli Eğitim Müdürlüğü ve İnegöl Sektörel Mükemmeliyet Merkezi iş birliğinde düzenlediği “Mobilya Üretiminde Çevre Bilinci ve Sıfır Atık Yaklaşımı” kursu, Türkiye genelinden gelen mobilya ve iç mekan tasarımı öğretmenlerini bir araya getirdi. 23 İLDEN 30 ÖĞRETMEN KATILDI Daha önce Aralık ayında Bursa il genelindeki mobilya öğretmenlerine yönelik gerçekleştirilen “Eğiticilerin Eğitimi – Mobilya Üretiminde Atık Yönetimi” programının devamı niteliğinde olan eğitim, bu kez Türkiye genelini kapsıyor ve sektörde sürdürülebilirlik anlayışının yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Kurs kapsamında, üretim süreçlerinde ortaya çıkan atıkların geri kazanımı, çevreye zarar vermeden yeniden değerlendirilmesi ve sıfır atık yaklaşımının sektöre entegrasyonu ele alınıyor. Türkiye’nin dört bir yanından, 23 farklı ilden 30 mobilya bölümü öğretmeni eğitimde yer alıyor. 2026’NIN İLK HİZMET İÇİ EĞİTİM PROGRAMI İnegöl Belediyesi binası encümen salonunda yapılan eğitim programının ilk gününde, farklı şehirlerden gelen mobilya bölümü öğretmenleriyle birlikte; İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Milli Eğitim Merkezi Müdürü Halil İbrahim Zengin, Sektörel Mükemmeliyet Merkezi Koordinatörü Ali Akkoç, Mobilyacılar Odası Başkanı Yasin Altuntepe de hazır bulundu. Eğitim programının başlangıcında kısa bir konuşma yapan Sektörel Mükemmeliyet Merkezi Genel Koordinatörü Ali Akkoç, 2026 yılının Türkiye genelinde planlanan ilk hizmet içi eğitim programında önemli bir konuyu ele aldıklarını belirterek, “Mobilya atıklarının geri dönüştürülmesi konusunda belediyemizle birlikte güçlü bir program hazırladık. İnegöl’ün mobilya şehri kimliği bu çalışmayı daha da anlamlı kılıyor” dedi. MOBİLYA ÜRETİMİNDE CİDDİ MİKTARDA ATIK OLUŞUYOR Hacı Sevim Yıldız Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Hasan Yılman ise mobilya sektörünün yüksek üretim kapasitesine paralel olarak ciddi miktarda atık oluşturduğuna dikkat çekerek, bu atıkların çevreye zarar vermeden geri dönüştürülmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Yılman, belediye tarafından yürütülen teknolojik çalışmaların da eğitim sürecine katkı sunduğunu ifade etti. ÖNEMLİ BİR TECRÜBE PAYLAŞIMI İnegöl Milli Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, programın ulusal ölçekte önemli bir ilk olduğuna işaret ederek, “Mobilya sektöründe sıfır atık ve çevre bilinci konusunu ele almak son derece kıymetli. Türkiye’nin farklı illerinden gelen öğretmenlerimizle önemli bir bilgi ve tecrübe paylaşımı sağlanıyor” diye konuştu. SIFIR ATIK KONUSUNU YAŞAMIN GENELİNE YAYMALIYIZ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise konuşmasında eğitimin merkezinde insanın olduğuna vurgu yaparak, öğretmenlerin gelişimin anahtarı olduğunu belirtti. Taban, “Her şey insanla oluyor. İnsana yatırım yapmaya devam etmeliyiz. Bunu da öğretmenlerimizle yapacağız. Ne kadar yetkin öğretmenimiz varsa, o kadar fırsatımız var demektir. Tabi ki gelişimin önünde bir engel yok, gelişmek isteyen herkes kendini en güzel şekilde geliştirecektir. Biz de İnegöl Belediyesi olarak sürekli kendisini sorgulayan, geliştirmeye çalışan bir yapıda çalışıyoruz. Hayatın kendisi de sürekli gelişiyor ve değişiyor. Günümüzde bilişim, teknoloji ön plana çıkmış durumda. İnegöl’de irili ufaklı pek çok mobilya firmamız var. Ancak bunları daha nitelikli hale dönüştürmek lazım. Çevre ve atık bilinci bu konulardan bir tanesi. Bunu sadece mobilya sektöründe değil, her sektörde, yaşamın genelinde bunu mutlaka içselleştirmeliyiz. Bunlar artık çöp değil, bir girdi, hammadde. İnşallah ben hem şehrimiz adına hem de ülkemiz adına gerek mobilya sektörü gerek diğer sektörlerde güzel işler çıkacağına inanıyorum” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.