Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sürdürülebilir Turizm

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sürdürülebilir Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Haber

Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi

Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.

Bursa, sürdürülebilir turizm modeliyle ITB Berlin’de Haber

Bursa, sürdürülebilir turizm modeliyle ITB Berlin’de

Bursa’yı yalnızca bugünün değil, geleceğin de güçlü turizm destinasyonları arasına taşımayı hedefleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, uluslararası alandaki tanıtım çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in liderliğindeki heyet, 3-5 Mart tarihlerinde ITB Berlin Turizm Fuarı’na Bursa’nın ‘Her Gülümseme Bir Hikâye Anlatır’ kampanyasıyla katılarak turizmin sahadaki gerçek etkisini ortaya koyacak. Kadın üreticilerden zanaatkârlara, kooperatiflerden geleneksel sanat temsilcilerine kadar uzanan bir yerel üretim ekosistemini görünür kılan kampanya, turizmin yalnızca ziyaretçi ve geceleme sayılarıyla değil; gelir, istihdam, kadın emeğinin güçlenmesi ve kültürel mirasın sürdürülebilirliği üzerinden değerlendirilmesi gerektiği de vurguluyor. Turizmde kadın odaklı dönüşüm Bursa’nın dönüşümü tabandan başlatmayı esas alan sürdürülebilir turizm modeli, ilk adımını kadın kooperatifleri ve kadın dernekleriyle attı. Kadın hakları konusundaki duyarlılığıyla sürece gönüllü liderlik eden Seden Bozbey’in katkılarıyla, kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel üretimin güçlendirilmesi turizm politikalarının temel bileşeni haline geldi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda öne çıkan kadın örgütlerinin temsilcileri, ITB Berlin’de Bursa delegasyonunun bir parçası olarak yer alacak. Katılım, yerel üreticilerin uluslararası platformda doğrudan temsil edilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Seden Bozbey ayrıca Green Destinations tarafından düzenlenen Good Travel etkinliğinde sahne alarak Bursa’nın Yeşil Bursa vizyonunun kadın emeğiyle şekillenen yüzünü uluslararası paydaşların gündemine taşıyacak. Uluslararası standartlara yerel marka Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) üyesi olan Bursa, turizmi çevresel, kültürel ve sosyo-ekonomik boyutlarıyla bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Büyükşehir Belediyesi, uluslararası kriterlerle uyumlu, ancak yerel kimliğe dayalı kendi sürdürülebilir turizm modelini oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Modelin temel hedefi, turizmin oluşturduğu değerin kent içinde kalmasını sağlamak; yerel üretim zincirlerini güçlendirmek ve turizm gelirini daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmek. İstanbul’a yakınlık stratejik avantaja dönüşüyor Bursa, İstanbul’a olan coğrafi yakınlığını yeni bir stratejiyle yeniden konumlandırıyor. Günübirlik ziyaret algısının ötesine geçilerek; deneyim odaklı, yerel üretim süreçlerine temas eden ve ziyaret süresini uzatmayı hedefleyen bir turizm modeli geliştiriliyor. Hızlı tüketilen bir destinasyon değil; yerel bağ kurulan, ekonomik ve kültürel değerin paylaşıldığı bir destinasyon profili oluşturmak amaçlanıyor. Termal turizmde yatırım vizyonu ITB Berlin programı kapsamında Bursa ayrıca Avrupa’daki termal destinasyonların geleceğinin ve yatırım perspektiflerinin ele alınacağı bir panelde yer alacak. Oturumda termal turizm alanındaki kamu ve özel sektör yatırımları, yenileme projeleri, yeni tesisleşme süreçleri ve destinasyonların uzun vadeli gelişim stratejileri değerlendirilecek. Panele katılım öncesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentteki termal turizm sektörü temsilcileriyle kapsamlı bir istişare süreci yürüttü. Otel yatırımcıları, tesis işletmecileri ve ilgili paydaşlarla gerçekleştirilen görüşmelerde Bursa’nın mevcut kapasitesi, planlanan yatırımlar ve termal turizmin geleceğine yönelik beklentiler ele alındı. Böylece uluslararası platformda yapılacak sunum ve değerlendirmelerin, sahadaki gerçek ihtiyaç ve hedeflerle uyumlu olması sağlandı. Turizm Bursa için bir kalkınma stratejisi Turizmi yalnızca ekonomik büyüme aracı olarak görmeyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, yerel üretimi destekleyen, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren, kültürel mirası koruyan ve sosyal kapsayıcılığı artıran bir kalkınma stratejisi olarak ele alıyor. ITB Berlin’de paylaşılacak model, Bursa’nın turizmi yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değil; sosyal etki, ekonomik adalet ve kültürel süreklilik perspektifiyle yeniden tanımladığını ortaya koyuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir turizmi bir proje değil, uzun vadeli bir yönetişim modeli olarak konumlandırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.