Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Suç Duyurusu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Suç Duyurusu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suç Duyurusu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TFF Başkanı Hacıosmanoğlu ve Eski MHK Başkanı Gündoğdu hakkında suç duyurusu Haber

TFF Başkanı Hacıosmanoğlu ve Eski MHK Başkanı Gündoğdu hakkında suç duyurusu

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve eski Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu hakkında, hakem ve gözlemcilerden oluşan 7 isim, ‘İftira’ ve ‘Görevi Kötüye Kullanma’ suçlamalarıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Müştekiler Bahattin Şimşek, Kutluhan Bilgiç, Mustafa Sönmez, Emre Altun, Taner Gizlenci, Süleyman Abay ve Cevdet Kömürcüoğlu’nun vekili Avukat Halil İbrahim Atabay tarafından sunulan dilekçede, şüphelilerin kamu yetkilerini kullanarak asılsız iddialarla hakem ve gözlemcileri görevden uzaklaştırdığı ve mesleki itibarlarını zedelediği öne sürüldü. Soruşturma dosyasındaki WhatsApp yazışmaları dilekçede Suç duyurusu dilekçesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen 2025/83127 sayılı "Hakemler Dosyası" kapsamında tutuklanan Ferhat Gündoğdu’nun dijital materyallerinde tespit edilen WhatsApp yazışmalarına yer verildi. Dilekçedeki iddialara göre; TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu’nun, 26 Temmuz 2024 tarihinde eski MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’ya 2015 yılına ait müsabaka listelerini göndererek söz konusu isimleri terör örgütüyle ilişkilendirdiği ve görevden alınmaları yönünde talimat verdiği, Ferhat Gündoğdu’nun ise bu talimatı kabul ederek müştekilerin hakemlik ve gözlemcilik kadrolarından el çektirilmesini sağladığı aktarıldı. Daha önce takipsizlik kararı verilmişti Dilekçede, İbrahim Hacıosmanoğlu’nun geçmişte kulüp başkanlığı yaptığı dönemden kalan kişisel husumeti sebebiyle aynı isimler hakkında daha önce de suç duyurusunda bulunduğu hatırlatıldı. Emniyet birimleri, MASAK ve dijital veriler üzerinde yapılan detaylı incelemeler sonucunda müştekiler hakkında daha önce "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" (takipsizlik) verildiği ve dosyanın kapatıldığı belirtildi. Şüphelinin, bu takipsizlik kararını bilmesine rağmen aynı iddialarla idari yaptırım sürecini tetiklemesinin TCK m. 267 uyarınca ‘İftira’ suçunu oluşturduğu vurgulandı. "Konusu suç teşkil eden emir yerine getirilemez" Eski MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun ise kamusal yetkilerini hukuka, liyakate ve tarafsızlık ilkelerine aykırı şekilde kullandığı savunuldu. Anayasa’nın 137. ve TCK’nın 24/3. maddelerine atıfta bulunularak, konusu suç teşkil eden kanunsuz emirlerin yerine getirilemeyeceği, bu talimatı uygulayan Gündoğdu’nun da TCK m. 257 kapsamında "Görevi Kötüye Kullanma" suçundan sorumlu olduğu ifade edildi. Kamu davası açılması talep edildi Dilekçede; adli bilişim inceleme raporları ve WhatsApp dökümlerinin dosyaya dahil edilmesi, geçmişteki takipsizlik dosyasının arşivden celbedilmesi ve şüpheliler İbrahim Hacıosmanoğlu ile Ferhat Gündoğdu hakkında kamu davası açılması amacıyla iddianame düzenlenmesi talep edildi.

MHK soruşturmasında ilk şikayet dilekçesini veren Avukat Halil İbrahim Atabay: "Ahmet Şahin özelinde para trafiği MASAK tarafından araştırılacaktır" Haber

MHK soruşturmasında ilk şikayet dilekçesini veren Avukat Halil İbrahim Atabay: "Ahmet Şahin özelinde para trafiği MASAK tarafından araştırılacaktır"

‘Evrakta sahtecilik’ ve ‘mobbing’ gibi suçlamalarıyla başlatılan soruşturma kapsamında Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, TFF Merkez Hakem Kurulu Eski Başkan Vekili Ahmet Şahin, TFF Merkez Hakem Kurulu Eski Üyesi Yunus Yıldırım, MHK Üyesi ve TFF Eğitim ve 4. Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif gözaltına alındı. 8 Mart 2022 tarihinde MHK'nin aldığı kararla görevlerine son verilen Cüneyt Çakır, Fırat Aydınus, Alper Ulusoy, Hüseyin Göcek, Tugay Kaan Numanoğlu, Bahattin Şimşek, Burak Şeker, Mert Güzenge, Murat Erdoğan, Kutluhan Bilgiç, Serkan Tokat, Süleyman Abay, Hakan Ceylan gibi hakemlerin avukatlığını üstlenen Avukat Halil İbrahim Atabay, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Ferhat Gündoğdu ve diğer sorumlular hakkındaki ilk şikayet dilekçesini 2025 yılının eylül ayında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim eden Atabay, "Futbol ailesine gölge düşürenlerin haksız yere tasfiye edilen hakemler değil, bizzat kendileri olduğu ortaya çıktı" dedi. "Elimizdeki bilgi, belgelerin hepsini Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na bizzat teslim ettik" Hakem atamaları ve klasman yükseltilmelerinin usulsüzlüğü, sınav sorularının önceden belli adaylara verilmesi, hakem değerlendirmelerinin usule aykırı yapılması konusunda söz konusu isimler hakkında şikayetlerini tam 1 sene önce yaptıklarını dile getiren Atabay, "Hakem atamalarının usulsüzlüğü, klasman yapmalarının ve belirlemelerinin usulsüzlüğü, sınav sorularının önceden verilmesi, hakem değerlendirmelerinin usule aykırı yapılması... Bunların hepsi sezon sonunda veya sezon içerisinde hakem klasmanları yapılırken kimin klasmanı düşürülüp kimin klasmanı yükseltileceğine yönelik eylemleri Ferhat Gündoğdu, Yunus Yıldırım, Ahmet Şahin (PMİK) ve diğer MHK üyeleri belirliyordu. Bunun usulsüzlük tespitine ilişkin suç duyurusu geçtiğimiz sene dokuzuncu ayda yapıldı. Bu süreçle alakalı olarak özellikle PMİK üyeleri sorumluydu. Biz o dönemde elimizde hangi bilgi, belge varsa hepsini Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na bizzat teslim ettik. " ifadelerini kullandı. "Ahmet Şahin’in görünmeyen başkan olduğundan bahsettik" 8 Mart'ta mağdur olan hakemlerin o dönemki tahkim kurulunda avukatlığını üstlendiğini hatırlatan Halil İbrahim Atabay, "O tahkim davalarını kazandım. Bu kez ikinci 8 Mart vakası yaşandı. Bu kararda yine tahkime ben gittim. Bu defa tahkime bir şekilde müdahale edildiğini düşünüyoruz, çünkü bir önceki kazanılan Tahkim Kararının gerekçesinde bahsedildiği üzere ortada somut ve değerlendirilebilir hiçbir veri ve delil yoktu. Aynı hakemlerin ve o dönem bu yanlış uygulamaya karşı çıkan hakem ve gözlemcilerin hepsini yine gönderdiler. Bu MHK gönderdi. Biz bunların usulsüz olduğunu, nasıl usulsüzlük yapıldığını, hepsini açık açık anlattık; elimizdeki evraklarla, belgelerle. Bu adamların mobbing yapılarak maç verilmeyerek, bazılarının seminere çağrıldığını, bazılarının seminere dahi çağrılmadığını anlattık. Evraklarını verdik. O dönem federasyonda görevli olan Eren Acar isimli şikayetçilerden bir tanesi, buradaki usulsüzlüklerin nasıl yapıldığını elinde belgelerle beraber savcılığa teslim etti. O yardımcı oldu bu konuda. Bu şekildeki bütün hukuksuzluklarını açıkça belgeleriyle beraber somutlaştırdık. Bir senedir soruşturma dosyası devam ediyordu. O kadar çok ifade veren vardı ki dosyada. Bunların hepsini derleyip toplayıp bir araya getirmeleri bir seneyi buldu. Biz, Ahmet Şahin'in bu oluşturulan Merkez Hakem Kurulu yapısının içerisindeki yerinden bahsettik. Ne kadar önemli olduğundan, aslında görünmeyen başkan olduğunu anlattık." şeklinde konuştu. "Yunus Yıldırım, Ali Tuna üzerinden bir oteldeki kaydın araştırılmasını istedi" Avukat Atabay, gözaltına alınan isimlerden Yunus Yıldırım'ın, Ali Tuna üzerinden bir oteldeki kaydın araştırılmasını istediğine değinerek, "Yunus Yıldırım'ın, Ali Tuna üzerinden bir oteldeki kaydın araştırılmasını isteyip ret cevabı geldikten sonra Ali Tuna'ya maç verilmeyip ve sonunda da hakem yazılı sınavından geçerli not alamadığı bahanesiyle klasman düşürülerek hakemliğinin bitirilmesi olayına kadar süreçlerin hepsini anlattık. Ali de sağ olsun bunların hepsine ilişkin suç duyurusunda bulunmuştu. Ve sınav kağıdındaki yazıların kendisine ait olmadığını ileri sürerek evrakta sahtecilik suçuna ilişkin suç duyurusunda bulunarak tabiri caizse ilk taşı atmış oldu. Sonucu bugün beklediğimiz gibi oldu sonunda. Hepsi gözaltına alındı. Bu işin içerisinde sadece Ahmet Şahin’den bahsetmek olmaz. Ferdi Karadoruk da bu işin içerisinde aktif olarak rol alıyor görüldüğü üzere. Sosyal medyada yazışmalarını tek tek okuduk somut olarak. Buna ilişkin birden fazla kişi o dönem sınav sorularını kendisine yakın olan ve klasman yükseltmek istediği hakemlere verdiğine yönelik beyanlarda bulunmuştu ve suç duyurusunda bulunmuştu. O dönemde mağdur edilen hakemlerin hepsinin kirli olduğu yönünde asılsız bir sürü iddiadan bahsedildi. Basında buna ilişkin haberler yaptırıldı. Tahkim kurulunun gerekçeli kararında da futbol ailesine gölge düşürdüklerinden bahsedildi. Bugün anlıyoruz ki futbol ailesine gölge düşürenlerin aslında o haksız ve hukuksuz yere tasfiye edilen hakemler değil, bizzat kendileri olduğu ortaya çıkmış oldu. Bu süreç o yüzden çok değerli. İnşallah tutuklulukla sonuçlanır ki bundan sonra hakemlerin üzerindeki baskı da kalmış olur. Hakemler daha rahat maç yönetecek diye inanıyorum" diye konuştu. "Hakemleri ‘HTS kayıtların elimizde kimlerle görüştüğüne dikkat et’ diye tehdit ettiler" Mevcut hakemlerin de içinde bulunduğu birçok hakemin, MHK tarafından özel görüşmeler esnasında ‘HTS kayıtların elimizde kimlerle görüştüğüne dikkat et’ şeklinde cümlelerle tehdit edildiğini savunan Atabay, şöyle devam etti: "Hakemler inanılmaz baskılı bir süreç yaşıyorlardı. Herkesin seminerlerde özel olarak odalara çağrılıp ‘HTS kayıtların elimizde kimlerle görüştüğüne dikkat et’ diyecek kadar cesaret alıp da bir şekilde hukuk dışı yollara saparak, insanların kimlerle irtibatta olduklarına dahi kayıtları ellerine aldıklarına ilişkin olarak beyanları var birçok hakemin. Aktif olan hakemlerden bahsediyorum. Bunların hepsi yargılama sırasında tek tek ortaya çıkacak. İnsanların birçoğu korkudan konuşamıyordu. Çünkü sistemin içerisindeyken sistemin başındaki insana karşı konuşmak çok zordur. Yargılama süreci başladığı zaman aktif hakemlerin birçoğunu tanık olarak dosyada çağıracaklardır. O zaman Türkiye çok daha büyük şeyler öğrenecektir. Maçların sonuçlarına tesir edilmeye çalışıldı mı, MHK başkanı tarafından veya başkan vekili tarafından. Bunların hepsi tek tek ortaya ortaya çıkacaktır. Böylece insanların kafalarında oluşan birçok soru da aydınlanmış olacaktır hakemlerle ilgili." "Ahmet Şahin özelinde para trafiği MASAK tarafından araştırılacaktır" Halil İbrahim Atabay, gözaltı işlemi uygulanan 7 kişiden sonra bir ikinci dalga bir operasyon beklediğini de aktararak, "Sanırım oraya ilişkin araştırma devam ediyor. Çünkü Ahmet Şahin özelinde bir parasal anlamda trafik, MASAK tarafından araştırılacaktır. En zayıf halka konuştuğu zaman da tüm sistemleri çökecektir" dedi. "Ferhat Gündoğdu ve MHK üyelerinin hepsinin el yazılarının alınması lazım" Eski hakem ve avukat Halil İbrahim Atabay, soruşturmanın seyrine ilişkin öngürüsünün sorulması üzerine ise şunları belirtti: "Resmi evrakta sahtecilik durumu var. Ali Tuna’nın el ürünü olmayan ve bunun kriminal olarak raporlanmış bir şekilde adli raporu var. O evrak varken artık burada suç işlenmiş ve somut delil elde edilmiş duruma geliyor. Ferhat Gündoğdu'nun ve aslına bakarsanız diğer MHK üyelerinin hepsinin el yazılarının alınması lazım. İmza örneklerinin alınması lazım. O yazıyı kim yazdı? Onun bulunması lazım. Ondan dolayı da tutukluluğun geleceğine benim inancım sonsuz. Çünkü çok ciddi bir delil tespit edilmeseydi ve ortaya konulmasaydı bu operasyonu yapmazlardı."

İşte Beşikçioğlu'nun İfadesi Haber

İşte Beşikçioğlu'nun İfadesi

Etimesgut Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamaları kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, emniyetteki ifadesinde suçlamaları reddetti. Beşikçioğlu, ihale süreçlerinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, soruşturmada adı geçen şirketlerle iletişimi ve para transferinin olmadığını savundu. CHP’li Etimesgut Belediyesine "ihaleye fesat karıştırma", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamalarıyla operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında 55 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu da gözaltına alındı. Beşikçioğlu’nun Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde yaklaşık 4 saat süren ifade verme işlemi avukatları eşliğinde gerçekleşti. Emniyette ifade verme işleminin ardından Beşikçioğlu, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Beşikçioğlu’na "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "irtikap" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlamaları yöneltildi. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı kabul etmedi Beşikçioğlu’na Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri hatırlatıldı. Beşikçioğlu, "Etkin Pişmanlık Hükümlerinden faydalanmak istemiyorum. Bana isnat edilen suç ve haklarım müdafim huzurunda anlatıldı. Konu hakkında bilgi sahibi oldum, hiçbir baskı altında kalmadan kendi hür iradem ile ifademi vermek istiyorum" dedi. "İhaleye giren şirketleri tanımam" Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde ihale ve alımlara ilişkin tespitler sorulan Beşikçioğlu, belediyenin ihalelerine katılan şirketlerle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını savundu. Beşikçioğlu, ifadesinde şunları söyledi: "Bahse konu materyallerde benim hakkımda ya da benim adımın olduğu herhangi bir belge yoktur. Yukarıda detaylı açıkladığım üzere ihaleye giren şirketleri tanımam aramda herhangi bir bağda yoktur. Görev ve yetki alımda ihale teknik ve şartname hazırlama yoktur. Bu husus Sayıştay raporlarında anlaşılacağı üzere tarafıma herhangi bir suçlamada bulunulmamıştır. Ayrıca Serkan Kozan isimli şahsın dijitallerinde çıkan görüntülerde ben belediye başkanı olmadan önceki tarihlerde de mutemet, piyasa araştırması işlemleri yaptığı gözükmektedir." Belediye çalışanı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını söyledi Beşikçioğlu, soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan belediye çalışanı Serkan Kozan’ın daha önce yemekhane ücretlerini zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini öne sürdü. Beşikçioğlu, "Serkan Kozan isimli şahıs Belediye’de benden önce ki dönemde Mutemet olarak görev yapmıştır. Etimkent şirketinde mutemet olarak hiçbir zaman çalıştırılmamıştır. Bahse konu Sayıştay Başkanlığı raporuna konu olan işlemler hakkında avukatım aracılığıyla soruşturma dosyasına eklenmek üzere Ek-1 olarak adlandırılan Etimesgut Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün Başkanlık Makamına yazdığı 13.08.2025 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere Başkanlık Makamının 01.08.2025 tarih ve görevlendirme emirlerim doğrultusunda Müfettiş tarafından yapılan inceleme neticesinde bilgisayar işletmeni kadrosunda görev yapan Serkan Kozan’ın Belediyemiz Yemekhanesinde memurlardan yemek ücretlerini tahsil ettiğini ve ücretleri zimmetine geçirdiğini tespit edildiği ve Serkan Kozan’ın görev başında kalmasında sakınca olduğu ve açığa alınması gerektiği bildirilmiş olup, bu nedenle Serkan Kozan’ın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun maddesi gereğince 13.08.2025 tarihinden itibaren görevinden uzaklaştırılmasına olur vermiş bulunmaktayım. Yine Avukatım aracılığı ile soruşturma dosyasına eklenmek üzere Ek-2 olarak adlandırdığım belgeden anlaşılacağı üzere Serkan Kozan hakkında zimmet, güveni kötüye kullanma ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla 11.09.2025 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Etimkent vekili tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur" ifadelerini kullandı. 225 bin liralık para transferini "borç" olarak açıkladı Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu tarafından hesabına gönderilen 225 bin liraya ilişkin soruya Beşikçioğlu, "Bahse konu para transferi tarihi ben yurt dışında idim. Otele giriş yapmak için kredi kartını ibraz ettiğimde kredi kartında limit sorunu olduğu ve nakit ödemeyi kabul etmedikleri için Mutlu Kerimoğlu’ndan borç olarak para istedim. Göndermiş olduğu tutarı karta yatırdım limit açtırdım. Türkiye’ye dönüşte parayı geri ödedim" karşılığını verdi. "Ses kayıtlarında başkan olarak geçen şahıs ben değilim" Bir konser organizasyonuyla bağlantılı rüşvet ve irtikap iddiaları kapsamında dosyaya giren ses kayıtları da Beşikçioğlu’na soruldu. Beşikçioğlu, bu iş ve işlemlerin kendisine bağlı birim tarafından yürütülmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şahsın beyanlarına bahsettiği olaylardan sonradan haberdar oldum. Bana sormuş olduğunuz hesap numaraları belediyeye ait hesap numaralarıdır. Konser yapılması nedeniyle bir işgaliye bedeli ödenmesi doğaldır. Bununla birlikte bu iş ve işlemler bana bağlı birim tarafından yürütülmemiştir. Şirketin doğduğu iddia edilen zararının karşılanması için şirkete ya da tanıdıklarına iş verilmesi gibi bir talimatım ya da yönlendirmem olmamıştır. Bu olaydan sonra yaptığım araştırmada şirketin konser bileti satamadığını tespit ettim. Organizasyondan doğan zararının belediyeden tahsil etmek amacıyla bu beyanlarda bulunduğunu düşünüyorum. Bilet rakamlarının tam sayısını bilet satışı yapan firmalardan yapılacak yazışma sonrası öğrenilebilir. Ses kayıtlarında başkan olarak geçen şahıs ben değilim ifademde ve konuşma içeriğinden anlaşılacağı üzere Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu olduğu bellidir." Telefonundaki yazışmaları açıkladı Beşikçioğlu’nun cep telefonunda Belediye Başkan Yardımcısı Kerimoğlu ile yaptığı tespit edilen yazışmalar da ifadesinde soruldu. Beşikçioğlu, "Bana görseli gösterilen şikayet konusu hakkında Mutlu Kerimoğlu isimli şahsa gönderme sebebim Mutlu Kerimoğlu’nun yetki ve görev alanın İmar ile ilgili olmasıdır. Bu konunun araştırılması ve gereğinin yapılması için Mutlu Kerimoğlu’na gönderdim. Keza bana iletilen şikayet ve sorunları ilgili Belediye Başkan yardımcılarının sorumluluk alanlarına göre iletirim ve gereğinin yapılmasını isterim" dedi. "Şirket sahipleriyle HTS iletişimim ve para transferim yoktur" Beşikçioğlu, ifadesinin sonunda suçlamaları reddederek şu savunmayı yaptı: "Yukarıda samimi olarak beyanlarda bulundum. Tarafıma okunan Sayıştay raporlarında suç duyurusu kısmında ve bilirkişi raporlarında tarafıma herhangi bir isnat ya da suç beyan edilmemiştir. Özellikle Serkan Kozan’ın bahsettiği olaylar hakkında Sayıştay görevlileri ve Savcılık makamı incelemeler yapmış, şahsımın cezai ya da hukuki sorumluluğunu doğuracak bir tespitte bulunmadıkları gibi şahsıma bir suçlamada yöneltmemişlerdir. Yine tarafıma okumuş olduğunuz ses kayıtları, içerikleri incelendiğinde şahsıma ait bir konuşma bulunmadığı gibi konuşma içeriklerinde de iddia olunduğu gibi bir suç unsuru bulunmamaktadır. Eğitim ve uzmanlık alanım dışındaki konularda gerekli araştırma ve incelemeleri yapması için belediyenin İç Denetim ve Teftiş Müdürlüklerini harekete geçirerek yapılan işlerin usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığını denetledim. Bir usulsüzlüğün tespiti halinde gereğini ifası için savcılıklara başvuru yaptım. Şüphelilerden sadece Mutlu Kerimoğlu ile Belediye Görevi dışında geçmişe dönük bir tanışıklığım ve dostluk ilişkim bulunmaktadır. Diğer belediye Görevlisi şüphelileri belediye Başkanı olduktan sonra tanıdım. Belediye görevi kapsamındaki hiyerarşi dışında başkaca bir ilişki bulunmamaktadır. Şüpheli olarak görünen şirket sahipleri ve yetkilileri ile HTS iletişimim ve para transferim yoktur. Üzerime kayıtlı mal varlığının Belediye Başkanı olmadan önceki dönemlerdeki ticari faaliyetlerim ve miras yoluyla edindiğim mal varlığıdır. Suçlamalar soyut, suç atfı mahiyetinde olup maddi delillerle desteklenmemiştir." Beşikçioğlu’nun avukatlarının ise ifadenin alınış şekline itirazlarının bulunmadığını belirterek müvekkillerinin savunmasına katıldıklarını beyan etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.