Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Su Altı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Su Altı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Altı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Su altında 1,5 milyarlık kokain operasyonu 9 şüpheli yakalandı Haber

Su altında 1,5 milyarlık kokain operasyonu 9 şüpheli yakalandı

Mersin’e yurtdışından gelen gemiye yönelik düzenlenen operasyonda su altından da dalgıç polislerle arama yapıldı, 1,5 milyar lira piyasa değeri olan 350 kilogram kokain ele geçirildi. Operasyon çerçevesinde 9 şüpheli yakalandı. Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri uluslararası uyuşturucu sevkiyatına yönelik çalışma yaptı. Ekiplerin koordineli çalışmasında deniz taşımacılığı yöntemi ile Brezilya’dan gelen bir gemi belirlendi. Bunun üzerine Brezilya’dan Mersin Limanına yanaşan kuru yük gemisine yönelik operasyon yapıldı, 9 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin geminin gövde alt kısmında dalgıç marifetiyle uyuşturucu maddeleri çıkarmak için plan yaptığının öğrenilmesi üzerine operasyona İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği ekipleri de dahil oldu. Dalgıç polisler, geminin dış alt gövdesinin motorun soğutma suyu (Kinistin) bölümündeki zulaya ulaştı. Zulada 12 ayrı pakette 350 kilogram olduğu öğrenilen piyasa değeri yaklaşık 1,5 milyar lira olan kokain ele geçirildi. Ele geçen kokainlerle ilgili gözaltına alınan şüpheliler Ö.D.A.,M.D., M.S.,A.E.,Y. T.,B.B.,E.B.,E.Y. ve O.K. uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan adli işlemleri yapılması için emniyete götürüldü. Dalış ekipmanları ve sualtı deniz scooteri gibi malzemelerinde ele geçtiği operasyonla ilgili soruşturma sürüyor.

Girne’de arama çalışmaları 4’üncü gününde: TCG Alemdar çalışmalara katıldı Haber

Girne’de arama çalışmaları 4’üncü gününde: TCG Alemdar çalışmalara katıldı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde pazar günü batan katamaran tipi yolcu gemisinde kayıp 20 kişiyi arama çalışmalarına Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı TCG Alemdar (A-582) Denizaltı Kurtarma Gemisi de katıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Girne açıklarında Pazar günü meydana gelen gemi faciasının ardından kayıp 20 kişiyi arama çalışmaları sürüyor. Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı TCG Işın’ın da destek verdiği arama çalışmalarına bugün TCG Alemdar (A-582) Denizaltı Kurtarma Gemisi de katıldı. Arama faaliyetleri, Türkiye’nin desteğiyle havadan, denizden ve su altında sürdürülürken, TCG Alemdar’ın katılımıyla özellikle derin sulardaki arama çalışmalarının kapsamı genişletildi. Yürütülen arama ve görüntü aktarma çalışmalarına ayrıca 8 gemi, 9 bot, 1 uçak, 7 helikopter ve 5 İHA katılıyor, deniz yüzeyinin yanı sıra havadan ve su altından yürütülen faaliyetler de aralıksız sürdürülüyor. TCG Alemdar 21 Aralık 2012 tarihinde inşasına başlanan ve 28 Ocak 2017 tarihinde Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterine giren TCG Alemdar, 90 metre uzunluğa, 19 metre genişliğe ve 4 bin 200 ton deplasmana sahip bulunuyor. Gemi, 18 deniz mili sürate ulaşabiliyor. Denizaltı kurtarma gemisi olarak görev yapan TCG Alemdar, denizaltından personel kurtarma sistemleriyle birlikte çalışılmasına imkan sağlayan kıç üstü alana sahip. Gemide, 600 metre derinliğe kadar denizaltıların harici havalandırılmasını sağlayabilecek hava ve karışım gaz sistemleri bulunurken, 90 metre derinliğe kadar dalış icra edilebiliyor. TCG Alemdar ayrıca açık deniz yedekleme kabiliyetine de sahip. Kurtarma ve Sualtı Komutanlığı envanterindeki Atmosferik Dalış Sistemi ve Kurtarma Çanı ile kurtarma ve yedekleme gemileri envanterindeki uzaktan kumandalı su altı araçları ve diğer su altı sistemlerinin kullanılabilmesi için gemide gerekli entegrasyon da bulunuyor. TCG Alemdar; hastane, helikopter platformu, dinamik konumlandırma sistemi ve sonar sistemleriyle arama, kurtarma ve su altı operasyonlarını destekleyebilecek kabiliyete sahip.

"Siyah Giyen Adamlar" yüksek teknolojileri ve keskin nişancılarıyla nefes kesti Haber

"Siyah Giyen Adamlar" yüksek teknolojileri ve keskin nişancılarıyla nefes kesti

TEKNOFEST Mavi Vatan’da "Siyah Giyen Adamlar" olarak anılan JÖAK timleri, tamamen siyah kıyafetleri ve yüzlerini kapatan ekipmanlarıyla vatandaşların yoğun ilgisini çekti. 7’den 70’e ziyaretçiler timlerle fotoğraf çektirirken, Üsteğmen Aykut Erdem, siyahın JÖAK için yalnızca bir renk olmadığını, korkusuzluk, cesaret ve profesyonelliği simgeleyen duruş olduğunu söyledi. Erdem, JÖAK timlerinin su altında, dağda ve şehir içinde görev yapabildiğini belirterek, farklı arazi ve iklim şartlarında görev yapabilecek şekilde yetiştirildiklerini ifade etti. Jandarma Genel Komutanlığı, TEKNOFEST Mavi Vatan’da yerini aldı. Jandarmanın son teknoloji ürünlerini sergilediği etkinlikte vatandaşlar, jandarma ekiplerine ve özellikle keskin nişancılara yoğun ilgi gösterdi. 7’den 70’e herkes, jandarmanın keskin nişancılarıyla fotoğraf çektirdi. Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı hakkında bilgi veren, Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığında görev yapan Üsteğmen Aykut Erdem, "Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı, ülkemizin bekasına yönelik tehditlerin bertaraf edilmesinde ve doğal afetlerde milletimizin zor günlerinde yanında yer alarak etkin bir şekilde görev yapmakta olan önemli bir birliktir. Su üstü, su altı ve paraşüt sistemleri ile özel silah, teçhizat, taktik ve teknikleri de kullanarak yurt içinde emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak; kara, hava, demir yolu ve su üstü araçları ile bina, mesken ve tesislerde rehineli ve rehinesiz özel operasyon, arama ve kurtarma, istihbarata dayalı yüksek riskli operasyon görevleri icra etmektir. Komutanlık karargâhı, Özel Operasyon Tabur Komutanlıkları, Arama Kurtarma Birlik Komutanlığı, Öğretim Başkanlığı ile Köpek Unsurları Bölük Komutanlığı bulunmaktadır" dedi. JÖAK’ın arama kurtarma gücü Arama Kurtarma Birlik Komutanlığının görevleri hakkında bilgi veren Erdem, "Tabur Karargâhı, Dağ Arama Kurtarma Bölüğü, Su Altı Arama Kurtarma Bölüğü ve Afet Bölüğü bulunmaktadır. Deprem, çığ, sel, su baskını ve toprak kayması gibi afetlerde veya kazalarda arama kurtarma görevlerini icra etmektir. Dağ, kanyon, uçurum, mağara, kuyu, bina gibi yerlerde kazaya uğrayan, kaybolan veya yardım isteyenlere yönelik arama-kurtarma faaliyetleri yürütmektedir. Ayrıca, iç sularda kazaya uğrayanları kurtarmak, su üstü ve su altında kaybolan şahıslar ile suç delillerini aramak ve bulmak görevlerini yerine getirmektedir. İlgili birlik, kurum, kuruluş ve personele eğitim vermektedir" ifadelerini kullandı. Siyah Giyen Adamlar'ın sırrı JÖAK timinin siyah giymesinin öneminden bahseden Erdem, "‘Siyah Giyen Adamlar’ ifadesi, halkın gözünde korkusuzluğu, cesareti, profesyonelliği ve vatan sevgisini simgeler. Bu unvan, JÖAK’ın sadece operasyonel kabiliyetini değil, aynı zamanda milletin gönlünde kazandığı saygıyı da yansıtır. Siyah bizim için sadece bir renk değil, bir duruştur. Sessiz ama etkili, sade ama sarsılmaz bir gücün simgesidir. Görevlerimizi büyük bir gizlilik, hız ve hassasiyetle icra ettiğimiz için halkımız tarafından verilmiş bir isimdir. JÖAK timlerini diğer özel birliklerden ayıran en temel fark, çok yönlülüğüdür. Aldığı eğitimler sayesinde su altında da görev yapar, dağda da, şehir içinde de. Gerektiğinde paraşütle iner, gerektiğinde bir binaya sessizce sızar. Arama-kurtarma, özel operasyon ve farklı görev alanlarında etkin şekilde görev alır. Bir diğer önemli fark da görev çeşitliliğine rağmen her alanda üst düzey eğitimli ve hazır olmasıdır. JÖAK personeli, her türlü arazi, iklim ve şartta görev yapabilecek şekilde yetiştirilir. Sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da her duruma hazırdır" diye konuştu. "Verilecek her türlü görevi icra etme azim ve kararlılığındadır, daima hazırdır" JÖAK’ta görev yapacak personelin seçiminde gönüllülük esasının önemli olduğunu vurgulayan Erdem," JÖAK’ta görevli personelin tamamı; gönüllülük esasına göre, seçildiği alanda uzmanlaşmış subay, astsubay ve uzman personelden oluşmaktadır. Özel sınav ve yeterlilik testlerini başarıyla tamamlayan personel arasından seçilir. Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı; şanlı tarihimizden, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ten, kahraman şehit ve gazilerimizden aldığı feyz ile, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da verilecek her türlü görevi icra etme azim ve kararlılığındadır. Daima hazırdır" dedi.

SAT komandosu: "Vatan savunması için verilen her türlü görevi icra etmeye devam ediyoruz" Haber

SAT komandosu: "Vatan savunması için verilen her türlü görevi icra etmeye devam ediyoruz"

Kocaeli'de düzenlenen TEKNOFEST Mavi Vatan'da SAT ve SAS komandolarının gerçekleştirdiği rehine kurtarma operasyonu ilgiyle izlendi. Tatbikat sonrasında konuşan SAS komandosu vatan savunmasındaki kararlılıklarını vurgulayarak, "Verilen her türlü görevi icra etmeye devam ediyoruz" dedi. Görev bilincine dikkati çeken bir SAT komandosu ise "SAT komandoları olarak 'her zaman, her yerde' şiarıyla görevimizi ifa ediyoruz" şeklinde konuştu. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun denizlerdeki yansıması olan TEKNOFEST Mavi Vatan kapılarını açtı. Sualtı Savunma Komandoları (SAS) ve Su Altı Taarruz Komutanlığı (SAT) komandoları TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında gösteri gerçekleştirdi. Sualtı Savunma Komandoları (SAS), senaryo gereği Karadeniz'de sürüklenen serseri mayınların imha operasyonu gerçekleşti. Su Altı Taarruz Komutanlığı (SAT) komandoları ise senaryo gereği üç eğitim gerçekleştirdi. Birinci olarak kıyıda rehin alınan personeli botla yaklaşarak kurtaran komandolar, ikinci olarak dalgıçlar kritik su altı tesislerinin imhasını gerçekleştirdi. Üçüncü olarak ise teröristler tarafından kaçırılan gemiye helikopterle inen komandolar kurtarma operasyonu gerçekleştirdi. Mavi vatanın muhafızlarının tatbikatlarını vatandaşlar nefeslerini tutarak izledi. Türk askerinin gücü ve kabiliyeti gözler önüne serilerek adeta dosta güven, düşmana korku verildi. "Vatan savunması için verilen her türlü görevi icra etmeye devam ediyoruz" Bir SAS komandosu, operasyonun detaylarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, "İki tane SAS personelimiz helikopterden atlayarak Karadeniz'de sürüklenen insansız deniz aracı, insansız hava aracı ve deniz mayınlarının müdahale similasyonunu gerçekleştirdi. Vatan savunması için verilen her türlü görevi icra etmeye devam ediyoruz" dedi. "SAT komandoları olarak 'her zaman, her yerde' şiarıyla görevimizi ifa ediyoruz" Rehine kurtarma senaryosunda yer alan bir SAT komandosu ise görevlerini başarıyla tamamladıklarını belirterek, "Rehine kurtarma operasyonu icra ettik. Taarruz yüzücülerimiz sızarak limanın kritik yerlerini imha etti. Üçüncü olarak kaçırılan gemiyi kurtarma operasyonu icra ettik. SAT komandoları olarak 'her zaman, her yerde' şiarıyla görevimizi ifa ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Giresun’da selde kaybolan 2 kişiyi arama çalışmaları sürüyor Haber

Giresun’da selde kaybolan 2 kişiyi arama çalışmaları sürüyor

Giresun’un Keşap ilçesinde 13 Ağustos gecesi etkili olan sağanak yağışın ardından sel sularına kapılarak kaybolan 2 kişiyi bulmak için başlatılan arama-kurtarma çalışmaları üçüncü gününde devam ediyor. Keşap ilçesinden Karabulduk beldesine seyir halinde olan ve içerisinde 3 kişinin bulunduğu otomobil, Karadere köyü mevkiinde Karabulduk Deresi’nin taşması sonucu sel sularına kapıldı. Araç sürücüsü Ahmet Yılmaz kendi imkanlarıyla kurtulurken, araçta bulunan öğretmen Mehmet Akkaya (45) ile yeğeni Muhammed Abdullah Hakkıoğlu (16) sel sularına kapılarak kayboldu. Kayıp 2 kişiyi bulmak amacıyla başlatılan arama-kurtarma çalışmaları, aracın sel sularına kapıldığı bölgeden denize kadar uzanan yaklaşık 9 kilometrelik alanda 5 farklı sektörde yürütülüyor. Giresun Valiliği tarafından yapılan açıklamada, bölgede sürdürülen çalışmalarla ilgili, "Keşap ilçesi Karadere köyü mevkiinde içerisinde üç kişinin bulunduğu bir aracın sel sularına kapılması sonucu kendi imkanlarıyla kurtulan bir vatandaşımız haricinde, kayıp olan iki vatandaşımızı arama çalışmaları 5 farklı sektörde devam etmektedir. Sürüklenen araç dere içerisinde yaklaşık 3. kilometrede bulunmuş olup, bölgedeki arama-kurtarma faaliyetleri dere güzergahında toplam 38 araç ve 169 uzman personel ile yürütülmektedir. Ayrıca su altı görüntüleme sistemiyle sahil kesiminde de arama-tarama çalışmaları yapılmaktadır" ifadelerine yer verildi.

17 Ağustos'un batık şehri 27 yıldır ilk günkü gibi Haber

17 Ağustos'un batık şehri 27 yıldır ilk günkü gibi

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde sular altında kalan ve bugün deniz canlılarına yapay resif olan binalar ile eşyalar, dalgıçlar tarafından görüntülendi. Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, fay hattının denize çektiği yapılardan oluşan su altı şehri, o karanlık gecenin izlerini tüm gerçekliğiyle yansıtmaya devam ediyor. 7,4 büyüklüğündeki depremde kıyıdaki otel, vapur iskelesi, çay bahçesi ve evlerin sulara gömülmesiyle oluşan Değirmendere'deki batık bölge, günümüzde önemli dalış lokasyonlarından biri konumunda. Değirmendere Sahili'nin 180 metre açığında ve 18 ila 55 metre derinliğe kadar uzanan alanda; kökünden sökülmüş çınarlar, çay bahçesine ait şemsiyeler, sokak lambaları ve seyyar satıcı tezgahları dalış yapanlara duygu yüklü anlar yaşatıyor. Bölgede dalış gerçekleştiren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı dalgıçlar ile Değirmendere Sualtı Topluluğu (DESSAT) ekipleri, depremden yıllar sonra varlığını sürdüren yapı kalıntılarını ve zaman içerisinde deniz canlılarının yaşam alanına dönüşen bölgeyi dalarak görüntüledi. Dalgıçların kaydettiği görüntülerde, deniz tabanındaki yıkım izlerinin yanı sıra kalıntıların çevresini saran su altı yaşamı da yer aldı. Marmara Depremi'nin ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde afet bölgesinde su altı arama kurtarma faaliyetlerine katılan, emekliliğinin ardından DESSAT'ı kuran su altı arama kurtarma ve dalış eğitmeni Murat Kulakaç da su altındaki bölgeyi merak edenlere rehberlik hizmeti veriyor. "Dışarıda hayat onarıldı ama gerçek görüntüler su altında hala duruyor" DESSAT Başkanı Murat Kulakaç, 1999'da Deniz Kuvvetleri'nde 1. sınıf dalgıç astsubayı olarak görev başında olduğunu belirterek, "Deprem sonrası bölgeye geldik, çok üzücü tablolar vardı, çok üzüldük ama görevimiz olduğu için üzerimize düşen her görevi titizlikle ve başarılı şekilde tamamlamıştık. 2005 yılında bölgeye tayin oldum ve 2005'in sonunda da emekli oldum. Bölgede sanayi dalgıcı ve kurtarma dalgıcı olmadığı için belediyeden böyle bir talep geldi ve dalgıç yetiştirmeye başladık. Dışarıda hayat çok hızlı şekilde onarıldı ama gerçek görüntüler ilk günkü gibi su altında hala tüm canlılığıyla duruyor" dedi. "Biz 100 binlerce kişi bir araya gelsek yerinden oynatamayız" Sualtındaki manzarayı "inanılmaz bir görüntü" olarak nitelendiren Kulakaç, doğanın gücüne dikkat çekerek, "Dipte görüntülerde de göreceksiniz, çok inanılmaz bir görüntü. Doğanın gücünü görebiliyorsunuz. O dev çınarları kökünden sökmüş, sallamış blok halinde yere yatırmış. Biz 100 binlerce kişi bir araya gelsek yerinden oynatamayız bile. Depremin unuttuğumuz tüm gerçek görüntüleri suyun altında olduğu gibi duruyor. Eskiden insanların yaşam alanları artık su altı canlıları için bir yapay resif durumuna gelmiş. Ciddi anlamda artık onlar oraya sahiplenmişler ama ders almamız gereken üzüldüğümüz ama her zaman farkında olmamız gereken gerçek görüntüler su altında tüm çıplaklığıyla duruyor" diye konuştu. "Hazırlıklar, tatbikatlar yaparak hazırlığımızı sürdürüyoruz" Bölgedeki arama kurtarma hazırlıklarına değinen Kulakaç, şöyle devam etti: "Ben İstanbul'da yaşıyordum İstanbul'da da hissettik ama deprem sonrası görev için gelmiştim bölgeye ama şu anda bu bölgede yaşıyorum bu bölgede ciddi anlamda arama kurtarmacı dalıcı yetiştirmek için mücadele ediyoruz şu anda 8 tane dalış merkezi var Kocaeli'de. Belediye, AFAD tüm devlet unsurları ve sivil unsurlar bu bölgede böyle bir olay yaşanmasın diye hazırlık yapıyoruz ama her ihtimale karşı yaşanırsa da biz elimizden gelen her türlü tedbiri alacak şekilde hazırlıklar, tatbikatlar yaparak hazırlığımızı sürdürüyoruz." Deprem sonrası karşılaştığı tabloyu ve muhtemel bir afet riskini de anlatan Kulakaç, bölgeye ulaştıklarında büyük bir kaos ve organizasyon eksikliğiyle karşılaştıklarını belirterek binaların denize çöktüğünü ifade etti. İnsanların büyük bir çaresizlik içinde ne yapacaklarını bilmez halde olduğunu vurgulayan Kulakaç, "Belki bu binaların içindeki hava boşluklarında, bir yaşam alanında hayata tutunan insanlar oldu bilemiyoruz. Ancak deprem sonrası bölgeye ulaştığımızda, denizdeki enkazda hayatını kaybeden vatandaşlarımızı çıkararak ailelerine teslim ettik. Şu anda aşağıda kimse kalmadı. Elbette temennimiz bir daha böyle acıların yaşanmaması ancak muhtemel bir İstanbul depremine karşı hazırlıklı olmalıyız. Maltepe ve Bakırköy sahillerinde yaşanabilecek muhtemel blok çökmelerinde, hava boşluklarında mahsur kalacak vatandaşlarımızın en azından 3-4 saat yaşama şansı olabileceğini öngörüyoruz. Dalgıçlar olarak bu ihtimale karşı hazırlıklarımızı, tatbikatlarımızı ve önlem alma çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. "Maskesinden gözyaşlarını gördüğümüz arkadaşlarımız da oluyor" Bölgenin dalış turizmi açısından geldiği noktayı anlatan Kulakaç, su altında yaşanan duygu yoğunluğunu ise şöyle anlattı: "Biz aslında sürekli dalıyoruz. Bu bölge bizim dalış noktamız. Dalış turizmi için de artık gözde noktalardan birisi oldu diyebiliriz. Yurtdışından da çok ciddi anlamda dalışçılar bu bölgeyi görmeye geliyor. Biz tabiki her yıl arzu eden arkadaşları sualtına daldırıyoruz ama bu bölge depremi yaşayan insanları çok duygulandırıyor çünkü o gerçek görüntüleri gördüklerinde tabii beyin tekrar ilk ana dönüyor. Su altında maskesinden gözyaşlarını gördüğümüz arkadaşlarımız da oluyor." Deprem gerçeğinin asla unutulmaması gerektiğine ve Türkiye'nin aktif bir deprem kuşağında yer aldığına dikkati çeken Kulakaç, "Aradan 27 yıl geçmesine rağmen depremin gerçek görüntüleri su altında tüm çıplaklığıyla duruyor. Kendimizi, ailemizi ve geleceğimizi kurtarmak için ulusal çapta alınan önlemlere riayet etmeli, bireysel olarak da eğitimlerimizi tamamlayarak her türlü afete karşı hazırlıklı olmalıyız" şeklinde konuştu.

TEKNOFEST Mavi Vatan ziyaretçi kayıtları başladı Haber

TEKNOFEST Mavi Vatan ziyaretçi kayıtları başladı

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonunun denizlerdeki yansıması, "Mavi Vatan" temasıyla TEKNOFEST 2026 kapsamında düzenlenecek TEKNOFEST Mavi Vatan için ziyaretçi kayıtları başladı. Kocaeli Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda 20-23 Ağustos tarihlerinde Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde gerçekleştirilecek TEKNOFEST Mavi Vatan, Türkiye’nin denizlerdeki gücünü ve bu alandaki ileri teknolojik yetkinliğini gençlerle buluşturarak denizcilik kültürünü geleceğe taşıyacak. Denizcilik ve su altı teknolojilerine odaklanan etkinlikte, TEKNOFEST 2026 kapsamında İnsansız Su Altı Sistemleri Yarışması, Su Altı Roket Yarışması ve İnsansız Deniz Aracı Yarışması düzenlenecek. Öte yandan TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında ziyaretçiler; TCG Savarona, TCG Anadolu, TCG 18 Mart Denizaltısı, TCG Murat Reis Denizaltısı gibi Türk donanmasının gözde gemilerinin yakından görülebileceği gezilere katılabilecek. Türk Donanması sergisi, SAT, SAS ve deniz havacılık birimleri gösterileri, denizcilik kültürü etkinlikleri ve savunma sanayine dair birçok etkinliğin yer alacağı festival ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşatacak. TEKNOFEST Mavi Vatan için ziyaretçi kayıtları başladı, katılım ücretsiz Katılımın ücretsiz olduğu TEKNOFEST Mavi Vatan’a giriş yapabilmek için ziyaretçilerin etkinlik öncesinde web adresi üzerinden çevrim içi kayıt yaptırması gerekiyor. TEKNOFEST Mavi Vatan'a kayıt yaptırmak isteyen ziyaretçilerin, Türkiye'nin yeni nesil sosyal medya platformu NSosyal hesabının bulunması gerekiyor. Katılımın sınırlı sayıda olduğu etkinlikte her katılımcı için ayrı bilet oluşturulması gerekirken, 7 yaş altı çocuklar için kayıt şartı bulunmuyor. Etkinlik alanına ziyaretçi giriş ve çıkışları ise 09.00-18.00 saatleri arasında yapılabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.