Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Stratejik Ortaklık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Stratejik Ortaklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Ortaklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk dünyasından Ankara’da stratejik birlik mesajı: Savunma, güvenlik ve ekonomide yeni dönem Haber

Türk dünyasından Ankara’da stratejik birlik mesajı: Savunma, güvenlik ve ekonomide yeni dönem

Bildiride, Türkiye’nin ev sahipliğinde TDT Savunma Sanayii Koleji kurulması imkanının araştırılması, Siber Güvenlik Konseyi oluşturulmasına yönelik istişarelerin hızlandırılması, Zengezur Koridoru’nun geliştirilmesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yönelik destek öne çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi’nin ardından, siyasi iş birliğinden savunma sanayiine, bölgesel güvenlikten ekonomik entegrasyona kadar çok sayıda başlığı kapsayan Ankara Bildirisi yayımlandı. "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla gerçekleştirilen zirveye Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev katıldı. Zirvenin ardından kabul edilen 163 maddelik bildiride, Türk dünyasının siyasi dayanışmasının kalıcı stratejik iş birliğine dönüştürülmesi hedefi vurgulandı. Üye devletlerin egemenliklerine, toprak bütünlüklerine ve uluslararası sınırlarının dokunulmazlığına saygı ilkeleri yeniden teyit edilirken bölgesel ve küresel gelişmeler karşısında ortak tutumların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bildiride, TDT’nin gelecek dönem yol haritasını oluşturacak 2027-2031 Stratejisi’nin sonuçlandırılması teşvik edilirken Türk devletleri arasında stratejik ortaklık, ebedi dostluk ve kardeşlik antlaşması taslağına ilişkin kaydedilen ilerleme memnuniyetle karşılandı. Türk devletleri arasında stratejik ortaklık antlaşması gündemde Ankara Bildirisi’nde, Türk devletleri arasındaki siyasi dayanışmanın kurumsal bir zeminde daha da güçlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalara geniş yer verildi. Bu kapsamda, "Türk Devletleri Arasında Stratejik Ortaklık, Ebedi Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması" taslağına yönelik ilerlemenin memnuniyetle karşılandığı belirtilerek üye devletler arasında birlik ve ortak girişimlerin geliştirilmesinin önemi vurgulandı. TDT’ye daimi temsilcilerin atanması ve daimi temsilciliklerin kurulmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi kararlaştırılırken dışişleri bakanları arasındaki temasların sıklaştırılması, uluslararası kuruluşlarda karşılıklı desteğin artırılması ve ortak çıkarları ilgilendiren konularda eşgüdüm sağlanması çağrısında bulunuldu. Türkiye’de TDT Savunma Sanayii Koleji kurulması gündemde Bildirinin savunma ve güvenlik alanındaki en dikkat çekici başlıklarından biri, Türkiye’nin ev sahipliğinde bir TDT Savunma Sanayii Koleji programı oluşturulması önerisi oldu. 1 Ekim 2026 tarihinde Bakü’de gerçekleştirilen TDT Savunma Sanayii Kurumları Başkanları 2. Toplantısı’nda İşbirliği Yol Haritası’nın kabul edilmesi memnuniyetle karşılanırken savunma sanayii alanındaki çok taraflı iş birliğinin geliştirilmesine yönelik irade yeniden teyit edildi. Bu çerçevede, üye devletlerin ilgili makamları ile TDT Sekretaryası, Türkiye’nin ev sahipliğinde bir savunma sanayii koleji programı kurulması imkanını araştırmaya teşvik edildi. Söz konusu programla savunma sanayiinde bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, nitelikli personel yetiştirilmesi, teorik ve uygulamalı uzmanlığın geliştirilmesi ve teknolojik gelişmelere uyum sağlanması hedefleniyor. Siber Güvenlik Konseyi için istişareler hızlandırılacak Ankara Bildirisi’nde, Türk devletlerinin ortak güvenlik tehditlerine karşı iş birliğini güçlendirmesi gerektiği vurgulandı. Terörizm, aşırıcılık, ayrılıkçılık, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı ile sınır aşan organize suçlarla mücadelede eşgüdümün sürdürülmesi kararlaştırıldı.Siber güvenlik alanında ise "TDT Üye Devletleri Arasında Siber Güvenlik ve Siber İşbirliği Mutabakat Zaptı"nın imzalanmasına yönelik sürecin hızlandırılması çağrısında bulunuldu. Ayrıca, TDT Siber Güvenlik Konseyi’nin kurulmasına ilişkin istişarelerin hızlandırılması teşvik edildi. Üye devletler ve gözlemciler arasında Suçla Mücadele Konseyi kurulmasına ilişkin anlaşmanın imzalanması da desteklendi. Kıbrıs Türk halkının eşit haklarına destek Bildiride Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Kıbrıs sorununun Ada’daki mevcut gerçekler temelinde, müzakere edilmiş, karşılıklı olarak kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulandı. Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilerek Kıbrıs Türk halkının özden gelen eşit haklarını güvence altına alma çabalarına destek verildi. Gazze’de iki devletli çözüm çağırısı Ankara Bildirisi’nde Gazze’deki insani durum ve İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin ortak yaklaşım da ortaya konuldu. Gazze’de güvenlik ve istikrarın sağlanması, ağır insani durumun ele alınması ve yeniden imar faaliyetlerinin önünün açılması amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 (2025) sayılı kararının ve Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan’ın tam olarak uygulanması gerektiği belirtildi. İsrail-Filistin çatışmasına adil ve kalıcı bir çözüm bulunması gerektiği vurgulanırken ilgili BM kararları doğrultusunda iki devletli çözümün hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu. Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu Bildiride, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğine yönelik destek yeniden teyit edildi. Ülkenin güvenliği, istikrarı ve yeniden inşasına destek verilirken Afganistan’daki güvenlik durumu, siyasi gelişmeler ve insani şartların yakından takip edildiği ifade edildi. Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanması için TDT Afganistan Çalışma Grubu dahil mevcut mekanizmalar üzerinden eşgüdümlü çabaların sürdürülmesi kararlaştırıldı. Zengezur Koridoru ve Orta Koridor’a destek Bildirinin ulaştırma ve lojistik bölümünde, Türk devletleri arasındaki ticaretin geliştirilmesi ve Asya ile Avrupa arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi amacıyla stratejik ulaştırma projelerine destek verildi. Hazar Geçişli Uluslararası Doğu-Batı Orta Koridoru’nun geliştirilmesi, Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun tam kapasiteyle kullanılması ve ilgili demiryolu ağlarıyla entegrasyonun sağlanmasına yönelik taahhütler yeniden teyit edildi. Zengezur Koridoru ile Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolunun geliştirilmesi desteklenirken söz konusu güzergahların Orta Koridor’a entegrasyonunun kolaylaştırılmasına hazır olunduğu ifade edildi. Bu ulaştırma ağlarının Avrupa ile Asya arasındaki ticaret güzergahlarının çeşitlendirilmesi ve bölgesel bağlantıların güçlendirilmesinde önemli rol oynadığına dikkat çekildi. Ayrıca Trans-Afgan Demiryolu’nun Orta Asya ile Güney Asya arasındaki bağlantıların geliştirilmesi bakımından taşıdığı önem vurgulandı. Üye devletlerin ilgili makamları, öncelikli ulaştırma güzergahlarını belirleyecek "TDT Ulaşım Koridorları Stratejisi"ni hazırlamaya teşvik edildi. Türk devletleri vatandaşlarına özel havalimanı şeridi önerisi Ankara Bildirisi’nde vatandaşların seyahatlerini kolaylaştırmaya yönelik dikkat çekici bir öneri de yer aldı. TDT üyesi devletler, ulusal mevzuatları ve teknik imkanları doğrultusunda, uluslararası havalimanlarında birbirlerinin vatandaşları için gönüllülük esasına dayalı özel yolcu şeritleri oluşturulması imkanını araştırmaya teşvik edildi. Böylece üye ülkeler arasındaki seyahatlerin kolaylaştırılması ve insanlar arası temasların artırılması amaçlanıyor. Bildiride ayrıca kara yoluyla yolcu taşımacılığının kolaylaştırılması, sınır geçişlerindeki işlemlerin hızlandırılması ve elektronik taşıma belgelerinin yaygınlaştırılması desteklendi. Enerji güvenliğinde ortak projeler öne çıktı Türk devletleri arasında enerji güvenliğinin güçlendirilmesi ve enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi de bildirinin önemli başlıkları arasında yer aldı. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Güney Gaz Koridoru gibi projelerin bölgesel ve küresel enerji güvenliği açısından stratejik önemine dikkat çekildi. Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan’ı kapsayan Orta Asya-Azerbaycan Yeşil Enerji Koridoru’ndaki ilerleme memnuniyetle karşılanırken Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan koridoru ile Hazar-Karadeniz-Avrupa Yeşil Enerji Koridoru’nun geliştirilmesine destek verildi. Enerji güvenliği açısından kritik minerallerde iş birliği imkanlarının araştırılması ve nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımına ilişkin ortaklık fırsatlarının değerlendirilmesi de teşvik edildi. TDT’nin 2027-2030 dönemini kapsayan Enerji İşbirliği Programı ve Eylem Planı’nın hazırlanmasına yönelik çalışmalar memnuniyetle karşılandı. Türk Dünyasının ortak uydusunda üretim tamamlandı Ankara Bildirisi’nde uzay teknolojileri alanındaki ortak çalışmalara da geniş yer ayrıldı. TDT bayrağı altında geliştirilen 12U "TDT-SAT" Küp Uydusu’nun üretim aşamasının başarıyla tamamlanması, Türk dünyasının teknolojik kapasitesini ve bilimsel iş birliğini ortaya koyan önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. 6 Ekim tarihinde Antalya’da imzalanan, TDT bünyesinde uzay sanayii alanındaki iş birliği kapasitesinin geliştirilmesine yönelik ilk çerçeve sözleşmesi memnuniyetle karşılandı. Üye devletlerin ilgili makamlarına, ortak uydunun fırlatılmasına ilişkin hukuki, düzenleyici ve teknik süreçlerin hızlandırılması çağrısında bulunuldu. Ayrıca Türk dünyasının uzay bilimi ve teknolojilerindeki uluslararası görünürlüğünü artırmak amacıyla "Türk Dünyası Uzay Günleri" düzenlenmesi teşvik edildi. Yapay zeka ve dijital İpek Yolu’nda iş birliği Bildiride dijital dönüşüm, yapay zeka ve ileri teknolojiler alanında ortak çalışmaların geliştirilmesi hedefi vurgulandı. Azerbaycan-Kazakistan Hazar Geçişli fiber optik kablosu, planlanan Azerbaycan-Türkmenistan bağlantısı ve Türkiye üzerinden gerçekleştirilen bağlantıları kapsayan "Dijital İpek Yolu" girişiminin bölgesel dijital altyapıya katkısı takdir edildi. Üye devletler arasında veri odaklı iş birliğini, yapay zekayı ve inovasyonu geliştirmeyi amaçlayan "Dijital Türk Dünyası" konsept taslağının sonuçlandırılması teşvik edildi. Elektronik dijital imzaların karşılıklı tanınmasına yönelik anlaşmanın imzalanma sürecinin hızlandırılması çağrısında da bulunuldu. Türk Devletleri arasında ticaret ve yatırımlar geliştirilecek Ekonomik iş birliği kapsamında, Türk devletleri arasındaki ticaretin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi hedefleri öne çıktı. "TDT Üye Devletleri Hükümetleri Arasında Sürdürülebilir Kalkınma için Hizmetler ve Yatırımların Kolaylaştırma Anlaşması" taslağına ilişkin müzakerelerin sürdürülmesi teşvik edildi. Ticaretin dijitalleştirilmesi, gümrük işlemlerinin hızlandırılması, sınır geçişlerindeki teknik engellerin azaltılması ve ortak dijital platformların geliştirilmesi çağrısında bulunuldu. Türk Yatırım Fonu’nun ulaşım, ticaret, sanayi, tarım, dijital altyapı, yeşil büyüme ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesine yönelik projeleri desteklemesi teşvik edildi. Ortak Türk alfabesinin yaygınlaştırılması desteklendi Türk dünyasının kültürel bütünleşmesi kapsamında Ortak Türk Alfabesi, Ortak Türk Tarihi ve Ortak Terminoloji alanlarındaki çalışmaların önemi vurgulandı. Türk Akademisi’nin Ortak Türk Alfabesi’nin yaygınlaştırılması, kullanımına ilişkin önerilen kılavuz ilkelerin benimsenmesi ve ortak alfabeyle edebi ve bilimsel eserler yayımlanması yönündeki çabaları takdir edildi. Bildiride, Türkiye’nin "Türk Dünyası Yükseköğretim Alanı" kurulmasına yönelik girişimi de yer aldı. Ayrıca Türk Üniversiteler Birliği’nin (TÜRKÜNİB) daimi sekretaryasının ve Orhun Değişim Programı için tahsisli fon oluşturulmasına yönelik istişarelerin sürdürülmesi teşvik edildi. Türk futbolcular için yabancı statüsü gündemde Bildirinin spor alanındaki dikkat çekici maddelerinden biri de üye ülkelerin futbolcularının karşılıklı olarak "yabancı olmayan futbolcu" statüsünde değerlendirilmesi önerisi oldu. TDT üyesi devletlerin vatandaşı olan futbolcuların bu statüde karşılıklı olarak değerlendirilmesine yönelik istişareler memnuniyetle karşılandı. Ayrıca üye ülkelerin milli takımları arasında farklı düzeylerde "Türk Kupası" turnuvası düzenlenmesi önerisinin somutlaştırılması için çalışmaların artırılması teşvik edildi. Türk Dünyası için Ortak Müze Kart çalışmaları hızlandırılacak Türk dünyasının ortak kültürel mirasının tanıtılması ve turizmin geliştirilmesi amacıyla Ortak Müze Kart projesine ilişkin çalışmaların hızlandırılması çağrısında bulunuldu. Ortak tarihi ve kültürel mirasa erişimin kolaylaştırılması, müzeler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve bölge içi turizmin canlandırılması hedeflendi. Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti kapsamında yürüttüğü faaliyetler takdir edilirken Taşkent’in 2027 Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesi memnuniyetle karşılandı. TDT’den BM ve İİT nezdinde gözlemcilik hedefi Bildiride, Türk Devletleri Teşkilatı’nın uluslararası kuruluşlarla ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik hedeflere de yer verildi. Üçüncü ülkelerin ve uluslararası kuruluşların TDT ile iş birliğine yönelik artan ilgisi memnuniyetle karşılanırken Teşkilat’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde gözlemci statüsü elde etmesine yönelik ortak çabaların hızlandırılması çağrısında bulunuldu. TDT Sekretaryası’na uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla kurumsal ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki çalışmalarını hızlandırma talimatı verildi. TDT’de Dönem Başkanlığı Türkiye’ye geçti Ankara Bildirisi’nde, Azerbaycan’ın 2025-2026 döneminde yürüttüğü TDT Dönem Başkanlığı süresince Teşkilat’a sağladığı katkılar takdir edildi. TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev’e 2022-2026 dönemindeki çalışmaları dolayısıyla teşekkür edilirken yeni Genel Sekreter Mirvokhid Azimov’a başarı dilekleri iletildi. TDT’nin 14. Zirvesi’nin 2027 yılında Özbekistan’da gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Kırgızistan’ın 2027 yılında gayriresmi zirveye ev sahipliği yapma teklifi de memnuniyetle karşılandı. Bildirinin sonunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a zirvenin başarıyla sonuçlandırılması dolayısıyla teşekkür edilerek bir sonraki zirveye kadar TDT Dönem Başkanlığının Türkiye tarafından üstlenilmesi memnuniyetle karşılandı. Ankara Bildirisi, 30 Ekim 2026 tarihinde Azerbaycan, Kazak, Kırgız, Türk ve Özbek dillerinde imzalandı.

Rusya ve Kuzey Kore'yi birbirine bağlayan ilk karayolu köprüsü açıldı Haber

Rusya ve Kuzey Kore'yi birbirine bağlayan ilk karayolu köprüsü açıldı

Kuzey Kore'nin Rason şehri ile Rusya'nın Khasan kasabasını birbirine bağlayan Tuman Nehri Karayolu Köprüsü, resmi törenle hizmete açıldı. Kuzey Kore'nin Rason şehri ile Rusya'nın Khasan kasabasını birbirine bağlayan ve yapımı 495 günde tamamlanan Tuman Nehri Karayolu Köprüsü iki ülkede eş zamanlı olarak düzenlenen törenle hizmete açıldı. Kuzey Kore basınında yer alan habere göre resmi adını Rus Kızıl Ordu Subayı "Yakov Noviçenko"dan alan ve ülkeler arasındaki çok yönlü iş birliğinin son örneği olan köprünün açılış törenine Kuzey Kore Başbakanı Pak Thae Song ve Rusya Başbakanı Mihail Vladimiroviç Mişustin de görüntülü bağlantı yoluyla katıldı. "İkili iş birliğine dinamizm katacak önemli bir gelişme" Kuzey Kore Başbakanı Pak Thae Song yaptığı konuşmada köprünün inşaatını kısa sürede tamamlayan görevlilere teşekkür ederek, "Bu yapının tamamlanması ikili iş birliğine dinamizm katacak önemli bir gelişmedir. Kuzey Kore ve Rusya hükümetleri, bu köprünün inşası yoluyla elde edilen değerli başarılar ve deneyimlere dayanarak ortak kalkınma ve refah yolunda somut başarılar elde edecektir" dedi. "Tarihi bir olaya tanıklık ediyoruz" Rusya Başbakanı Mihail Vladimiroviç Mişustin ise Kuzey Kore ile ulaşım konusunda yapılan iş birliğinin iki ülke liderleri tarafından imzalanan Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması'nın parçası olduğunu belirterek, "Bu köprünün açılmasıyla tarihi bir olaya tanıklık ediyoruz" ifadelerini kullandı. Rusya-Kuzey Kore ilişkilerinin kapsamlı stratejik ortaklık seviyesine taşındığını vurgulayan Mişustin, ikili ilişkileri daha da geliştirmek için çalışacaklarını söyledi. İlk karayolu köprüsü Kuzey Kore ve Rusya'yı birbirine bağlayan ilk karayolu köprüsü, ilk olarak kargo taşımacılığı için kullanılacak, yılın ilerleyen aylarında ise yolcu trafiğine açılacak. Rus resmi haber ajansı TASS'a göre köprüden günlük 300'e kadar araç ve 2 bin 323 kişi geçebilecek. İki ülke arasında bugüne kadar sadece hava ve demiryolu bağlantıları bulunuyordu. İnşasına geçtiğimiz yıl başlanmıştı Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2024 yılında Pyongyang'da bir araya gelerek Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Gelişmenin ardından iki ülke farklı alanlarda iş birliğini güçlendirmişti. Geçtiğimiz yılın Nisan ayında ise Tuman Nehri Karayolu Köprüsü'nün inşaatına başlanmıştı. Köprünün insan etkileşimi, turizm ve mal dolaşımı gibi çeşitli alanlarda karşılıklı iş birliğini güçlendireceği açıklanmıştı.

Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.