Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Söyleşi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Söyleşi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Söyleşi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi'de ilham veren buluşma Haber

Osmangazi'de ilham veren buluşma

Osmangazi Belediyesi’nin girişimcilik ekosistemine katkı sunan çalışmaları kapsamında düzenlediği “Girişimci Kafası” söyleşileri, iş hayatında başarıya ulaşmış isimleri kendi işini kurma hayali taşıyan girişimci adaylarıyla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gençlere ilham veren buluşmaların son konuğu Bursalı başarılı iş insanı Erol Dağlıoğlu oldu. Özellikle enerji sektöründe yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve kente değer katan projelere imza atan Dağlıoğlu, geçmişten günümüze dek uzanan süreçte tecrübelerini girişimci adaylarıyla paylaşırken, değerli bilgilendirme ve tavsiyelerde bulundu. Gerçekleşen söyleşide ilk olarak 1993 yılında üniversite mezuniyetinin ardından bir yıl sonrasında kendi şirketini kurduğunu belirten Dağlıoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Dağlıoğlu, bugün bünyelerinde 17 faal şirketin bulunduğunu kaydetti. Bin 745 çalışanı olduğuna işaret ederek, enerji sektörünün yanı sıra hayvancılık, inşaat, sağlık ve makina sektöründe faaliyetler gösterdiklerini söyleyen Dağlıoğlu, “Aldığım eğitimden dolayı daha çok enerji tarafında çalışıyorum. Enerji hiçbir zaman gününü kaybetmiyor. Bugün olduğu gibi 10 yıl önce de enerjiyi konuşuyorduk. Teknoloji çok hızlı değişiyor, değişen teknolojiyi takip ettiğiniz sürece enerji sektörü gayet zevkli, gayet karlı bir sektör” diye konuştu. “HATALARIMIZI ÖĞRENİN, AYNI HATALARI SİZ YAPMAYIN” Başarı kadar başarısızlığın da unutulmaması gerektiğinin altını çizen Dağlıoğlu, “Bütün hataları kendiniz yapmayı beklemeyin. Bence bizim başarılarımızı sormak yerine buraya gelen herkese mutlaka başarısızlıklarını da sorun. Bu başarıların arkasında çok fazla başarısızlıklar, çok fazla düştüğümüz, elimizin kanadığı yerler var. Bu yol boyunca onlarca çukur var. Bu çukurların bir tanesini, iki tanesini atlamak demek, 10 yıllar, 20 yıllar, 30 yıllar kazanmak demek. Bizim başarılı tecrübelerimizden ziyade, başarısızlık tecrübelerimizi dinlerseniz ve o başarısızlıklardan bir veya iki tanesini atlarsanız, çok şey kazanmış olacaksınız.” dedi. “BURSA’YI ÇOK SEVİYORUM, ÇOK ŞEY KATMAK İSTİYORUM” İş hayatıyla birlikte çok fazla tecrübeler kazandığına değinen başarılı iş insanı Dağlıoğlu, kente değer katacak projelerle hizmet etmekten duyduğu memnuniyeti paylaştı. Faal şirketlerinin 13’ünün Bursa’da bulunduğunun altını çizen Dağlıoğlu, “Tabii ki çok fazla tecrübeler kazandık, bu tecrübelerin hepsini paylaşmaktan yanayım. Çünkü buradaki her genç girişimci, bu şehre bir şey katacak. Bursa’yı çok seviyorum ve buraya çok şey katmak istiyorum. Bu şehir bana çok şey verdi. O yüzden mümkün olduğunca tecrübelerimi genç girişimcilerle paylaşmak ve katkı sunmak istiyorum. Dünyada yaklaşık olarak 55 ülke gördüm, kaç yüz şehir gördüm bilmiyorum ama bence Bursa’dan daha güzel bir şehir yok. O yüzden bu şehre bir şeyler verebilmek, benim için mutluluk kaynağı” ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği “Girişimcilik Kafası” söyleşilerinin önemini vurgulayan başarılı iş insanı Erol Dağlıoğlu, “Burada ben bir arkadaşa yararlı olabilsem, tek bir arkadaş bunlardan faydalanabiliyor olsa, ona bir çakıl taşı hediye edebilsem, bu çok doğru bir şey. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın da, çok yakından tanıdığım bir arkadaşım. Onun bu konulara ne kadar önem verdiğini biliyorum. Hem gençlere verdiği önem, hem de iş dünyasına verdiği önemi milletvekilliği döneminden de biliyorum. İnşallah ben de faydalı olurum” dedi. Dağlıoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Dağlıoğlu, söyleşi sonunda ise girişimci adaylarının sorularını içtenlikle yanıtladı.

Pancar Deposu’nda "sıradan insanın" sosyolojisi konuşuldu Haber

Pancar Deposu’nda "sıradan insanın" sosyolojisi konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen "Nasıl Yapmışlar?" söyleşi serisinde, Doç. Dr. Levent Ünsaldı, kültürel çalışmalar alanının kurucu isimlerinden Richard Hoggart’ın sosyolojik yaklaşımlarını ve araştırma yöntemlerini anlattı. Söyleşide, Hoggart’ın "Okuryazarlığın Kullanımları" adlı eseri merkeze alındı. Doç. Dr. Levent Ünsaldı konuşmasında, sosyolojinin salt makro yapılar ve istatistiklerden ibaret olmadığını; odağına doğrudan "yaşanan" hayatı alması gerektiğini belirtti. Hoggart’ın işçi sınıfına bakış açısını detaylandıran Ünsaldı, bu kesimi yalnızca ekonomik bir birim veya sömürülen bir kitle olarak tanımlayan klasik Marksist çerçevenin dışına çıkıldığını ifade etti. Ünsaldı, işçi sınıfının kendine özgü bir kültür ve değerler bütünü olarak ele alan bu hümanist ve liberal yaklaşımın sosyolojiye katkılarına dikkat çekti. Gündelik yaşamın dinamiklerinin masaya yatırıldığı söyleşide, sıradan insanın dünyayı "biz" ve "onlar" olarak ikiye bölme eğilimi ile mahalle hafızasının toplumsal kimlik inşasındaki rolü incelendi. Giderek yaygınlaşan kitlesel popüler kültürün yerel ve sahici bağları nasıl zayıflattığı konusu ise Hoggart’ın "kültürel yerinden edilme" kavramı üzerinden tartışıldı. Doç. Dr. Ünsaldı, yazarın kendi yaşamından beslene otobiyografik tarzını, işlevsel bir araştırma yöntemi olarak tanımladı.

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu Haber

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın külliyatı Bursa’da konuşuldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Tanpınar Arşivi: Külliyat İçin Yeni İmkânlar’ başlıklı söyleşi, Tayyare Kültür Merkezi’nde edebiyatseverlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Seda Yücekurt Ünlü ve Sakine Korkmaz’ın konuşmacı olarak katıldığı programda, Tanpınar’ın İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde bulunan arşivi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Söyleşide, yazarın arşivindeki müsveddelerin edebi metne evrilme süreci ve Tanpınar’ın çalışma pratiği tartışmaya açıldı. Arşivin Tanpınar çalışmalarına sunduğu yeni imkânlar da ele alındı. Seda Yücekurt Ünlü, Tanpınar’ın edebi mirasının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Usta yazarın metinlerinin yalnızca edebi bir değer taşımadığını, aynı zamanda kültürel hafızanın temel unsurlarından birini oluşturduğunu ifade eden Ünlü, arşiv çalışmalarının çağın imkânlarıyla yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Sakine Korkmaz ise külliyat çalışmalarında yaşanan güçlükleri dile getirdi. Tanpınar’ın farklı yerlerde bulunan metinlerini bir araya getirmenin oldukça zahmetli bir süreç olduğunu anlatan Korkmaz, dijitalleşmenin bu süreci daha sistemli ve erişilebilir hale getirdiğini söyledi.

Kuruluş Orhan'ın oyuncuları Bursa'da Haber

Kuruluş Orhan'ın oyuncuları Bursa'da

Üç gün sürecek törenler, Yıldırım’da bulunan Balaban Bey Kalesi önünden gerçekleştirilen ‘Fetih Yürüyüşü’ ile başladı. 1326 yılındaki rota izlenerek gerçekleştirilen ve Tophane’de sona eren yürüyüşe; Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, STK üyeleri, Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları ve vatandaşlar katıldı. Protokol üyeleri Tophane’de bulunan Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua okudu ve askerlerin nöbet değişim törenini izledi. Buradaki tören protokol konuşmaları ve Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından son buldu. ÜNLÜ OYUNCULAR BURSALILARLA BULUŞTU Fetih kutlamalarının sonraki durağı ise Yıldırım oldu. Yıldırım Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikler kapsamında Kuruluş Orhan Dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen söyleşi ve imza günü etkinliğine ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanısıra AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, ünlü oyuncular; Mert Yazıcıoğlu, Mahassine Merabet, Şükrü Özyıldız, Çağrı Şensoy, Mustafa Üstündağ ve Cemre Gümeli, meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Bursalıların yoğun ilgi gösterdiği programın açılış konuşmasını yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Bugün şehrimizde çok sevilen Kuruluş Orhan dizisinin oyuncularını ağırlıyoruz. Misafirlerimize güzel şehrimize hoş geldiniz diyorum. Tarihimizi yeniden hatırlamamıza, ecdadımızı yad etmemize vesile olan bu özel buluşmaya ev sahipliği yaptığımız için çok mutluyuz” ifadelerini kullandı. ‘İLK KALP ATIŞI BURSA’DIR’ Bursa’nın fethinin sıradan bir şehir kazanımından ibaret olmadığını vurgulayan Başkan Yılmaz; “Bursa’nın fethi; bir devletin kalp atışlarının ilk kez duyulması ve bir idealin vücut bulmasıdır. Osman Gazi’nin hayali, Orhan Gazi’nin azim ve inancıyla gerçeğe dönüşmüş, Bursa bir beylikten koca bir cihan devletine uzanan yolculuğun başlangıç noktası olmuştur. Derler ki: ‘Bir şehir, surları yıkılarak değil, gönüller kazanılarak fethedilir.’ Bursa işte bu bilinçle; insanıyla, kültürüyle ve ruhuyla kazanılmış, adaletin, hoşgörünün ve medeniyetin merkezi olmuştur. Bursa bugün de; tarihinden ilham aldığımız, kültürüyle zenginleştiğimiz, üretimiyle gücümüze güç kattığımız bir dünya şehridir. Yıldırım Belediyesi olarak, geçmişten edindiğimiz bilgi ve tecrübelerle geleceği inşa etmenin gayreti içerisindeyiz” diye konuştu. BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Başkan Yılmaz; “Bizler birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularına sahip güçlü bir milletiz. 700 yıl önce Bursa’yı fetheden irade neyse, bugün bu topraklarda kardeşliği yaşatan irade ve aynı ruhtur. Aynı inanç, aynı dayanışma ve aynı istikamettir. Biliyoruz ki; beraberlik varsa bereket vardır, güç vardır ve bu millet bir arada oldukça aşamayacağı engel yoktur. Bursa’nın fethinin 700. yılı nedeniyle düzenlediğimiz etkinliklerimizin, birliğimizi ve dirliğimizi güçlendirmemize vesile olmasını temenni ediyorum ” ifadelerini kullandı. Başkan Yılmaz’ın konuşmalarının ardından Kuruluş Orhan dizisi oyuncuları Bursalılarla buluştu. Söyleşi gerçekleştiren oyuncular ardından imza dağıtıp, vatandaşlarla fotoğraf çekildi.

Levi-Strauss’un düşünce mirası Bursa Nilüfer’de konuşuldu Haber

Levi-Strauss’un düşünce mirası Bursa Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen “Nasıl Yapmışlar?” söyleşi dizisinde bu ay, 20. yüzyıl düşünce dünyasını derinden etkileyen Claude Levi-Strauss’un yapısalcı yaklaşımı ele alındı. Söyleşi serisinin yürütücüsü Doç. Dr. Levent Ünsaldı, Levi-Strauss’un modern felsefenin merkezindeki “özne” kavramını farklı bir perspektifle ele aldı. Söyleşide, insanın dünyayı kendi bilinciyle kuran özgür bir aktör olduğu fikrini Levi-Strauss’un argümanlarıyla eleştiren Ünsaldı, bireyin edilgen konumuna dikkat çekti. Ünsaldı, insanın aslında dil ve kültür gibi kendisinden önce var olan ve bilinçdışı işleyen geniş yapıların sadece bir parçası olduğunu savundu. Sosyolojinin araştırma pratikleri ile antropolojinin insana dair evrensel arayışı arasındaki farkların da değerlendirildiği etkinlikte, antropolojinin yerelden yola çıkarak tüm insanlık için geçerli “değişmezleri” bulma çabası anlatıldı. Kültürel farklılıkların ötesinde yatan ortak zihinsel yapının; mitler, ikili karşıtlıklar ve sembolik sistemler aracılığıyla nasıl işlediği katılımcılarla paylaşıldı. “İLKEL VE UYGAR AYRIMI YOKTUR” Toplumsal yaşamın temelini oluşturan iletişim ve mübadele mantığı, söyleşinin bir diğer başlığı oldu. Ünsaldı; kelimelerin, metaların ve akrabalık bağlarının dolaşımı üzerinden kurulan bu geniş ağın toplumları nasıl inşa ettiğini ele aldı. Levi-Strauss’un “ilkel” ve “uygar” toplum ayrımını reddeden yaklaşımını hatırlatan Doç. Dr. Levent Ünsaldı, insan zihninin her coğrafyada ve her kültürde temelde benzer bir yapısal mantıkla çalıştığını ifade etti.

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı BTÜ öğrencileriyle buluştu Haber

Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı BTÜ öğrencileriyle buluştu

BTÜ Konuşmaları’nın 6’ncı sezon 55’nci bölüm konuğu, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde düzenlenen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Türkiye’nin İnsanlı İlk Uzay Misyonu: ISS" başlıklı konuşmasını yapan Alper Gezeravcı, Türkiye’nin uzay yolculuğunu anlattı. Türkiye’nin uzay alanında yeni bir ülke olmadığını belirten Gezeravcı, geçmişten bugüne yapılan çalışmalara dikkat çekti. Türkiye’nin uydu teknolojileri konusunda önemli bir birikime sahip olduğunu ifade eden Gezeravcı, özellikle son yıllarda uydu geliştirme ve işletme alanında önemli tecrübeler kazanıldığını söyledi. Konuşmasında, Türkiye Uzay Ajansı’nın kuruluş süreci ve Türkiye’nin uzay vizyonunu belirleyen Milli Uzay Programı hakkında da bilgi veren Gezeravcı, programın stratejik hedeflerini öğrencilerle paylaştı. Türkiye’nin Milli Uzay Programı hedefleri Milli Uzay Programı kapsamında Türk astronot yetiştirme hedefinin de yer aldığını belirten Gezeravcı, yerli uydu geliştirme çalışmalarının da hızla sürdüğünü söyledi. Türkiye’nin ilk yerli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’nın uzaya fırlatılmasıyla Türkiye’nin bu kapasiteye sahip dünyadaki 11’inci ülke olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin uzay hedeflerinin sadece Dünya yörüngesiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Gezeravcı, Ay Araştırma Programı’na da değindi. 2027 yılında Ay’a erişme hedefinin bulunduğunu belirten Gezeravcı, "Bunu başarabilmiş şu an dünyada sadece 5 ülke var. Bizim hedefimiz 6’ncı ülke olmak" dedi. Gezeravcı, uzay erişim projeleri kapsamında bir uzay limanı kurulmasının da hedefler arasında yer aldığını ifade etti. 36 bin başvuru arasından seçildi Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında 2022 yılında başlatılan astronot seçim sürecini anlatan Gezeravcı, ilk Türk astronotu olmak için yaklaşık 36 binden fazla kişinin başvuru yaptığını söyledi. Astronotluk yolculuğunun uzun ve zorlu bir süreç olduğunu belirten Gezeravcı, sekiz ay süren test ve mülakat süreçlerinin ardından seçildiğini, daha sonra ABD’de yoğun bir eğitim programına katıldığını belirtti. Eğitim sürecindeki; acil durum senaryoları, kapsül operasyonları, ilk yardım ve hayatta kalma eğitimlerini detaylarıyla anlattı. SpaceX eğitimleri ve uzay yolculuğu Eğitimlerin ardından ABD’deki SpaceX tesislerinde kapsül içi operasyonlar ve acil durum prosedürleri üzerine eğitimler aldıklarını belirten Gezeravcı, kapsüllerin suya iniş yapabildiği için deniz üzerinde de eğitim yaptıklarını ifade etti. Uzaya yolculuğun ABD’deki Kennedy Space Center’ndan gerçekleştirildiğini söyleyen Gezeravcı, 39 numaralı fırlatma rampasından yapılan kalkışta, roketin ses hızının 25 katına kadar ulaştığını ve roketin yaklaşık 28 bin kilometre hıza çıktığını belirtti. Uzayda 13 bilimsel deney Gezeravcı, görev kapsamında Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 13 farklı bilimsel deney gerçekleştirdiklerini ifade etti. Deneylerin savunma sanayii, malzeme bilimi, yaşam destek sistemleri ve biyoloji gibi alanlarda yürütüldüğünü belirten Gezeravcı, bazı çalışmaların Ay ve Mars’ta yaşamın sürdürülebilirliği açısından önemli veriler sağlayacağını söyledi. Uzayda yaşamın dünyadan oldukça farklı olduğunu vurgulayan Gezeravcı, uyku, temizlik ve günlük yaşamın sınırlı sistemlerle sürdürüldüğünü anlattı. Türkiye’nin dönüm noktası Görevin ardından Türkiye’nin uzaya insan göndererek bilimsel deney gerçekleştiren 22’nci ülke olduğunu hatırlatan Gezeravcı, insanlı uzay misyonunun Türkiye için tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Görev kapsamında farklı bilim alanlarında özgün çalışmalar yürüttüklerini belirten Gezeravcı, elde edilen verilerin önümüzdeki dönemde bilim insanları tarafından paylaşılacağını ifade etti. "Bu, Türk evladının uzaydaki ilk adımı" Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Gezeravcı, bu görevin sadece bir başlangıç olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Siz değerli kardeşlerimize ilham olacak bir görev icra ettik. Bu işin merkezinde olan sizlersiniz. Başarıyı emsal almak varken başarısızlığa bakmayın. Sizden daha iyi potansiyel yok. Kimsenin potansiyelinizi küçümsemesine izin vermeyin. Özgüveninizi kaybederseniz her şeyinizi kaybedersiniz. Bu, bir hikâyenin başlangıç hikâyesiydi, bir yere varış hikâyesi değil. Bundan sonra bu hikâyeyi sizler yazacaksınız. Hikâye sizin. Milyarlarca insan milyarlarca adım atarken, bir annenin en değerli adımı evladının attığı ilk adımdır. Bu da Türk evladının uzaydaki ilk adımıdır." Soru-cevap bölümüyle devam eden BTÜ Konuşmaları, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın ilk Türk astronot Alper Gezeravcı’ya plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

Nilüfer’de pandeminin izleri konuşuldu Haber

Nilüfer’de pandeminin izleri konuşuldu

Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen “Sağlık Buluşmaları” etkinlikleri kapsamında “COVID-19 Pandemisi ve Sağlık: Etkiler, Deneyimler ve Pandemi Şehitlerimiz” başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Etkinlikte, dünyayı sarsan pandemi süreci hem bilimsel verilerle hem de toplumsal yansımalarıyla ele alındı. Prof. Dr. Harun Ağca, Prof. Dr. Ali Asan ve Doç. Dr. Ezgi Demirdöğen’in konuşmacı olarak katıldığı programda, Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel acil durum ilan edilen sürecin detayları aktarıldı. Uzmanlar; virüsün bulaş özellikleri, hastalığın klinik seyri ve ortaya çıkan komplikasyonlar hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Etkinlikte; pandeminin yalnızca bir sağlık krizi olmadığı; sağlık sistemlerinde yarattığı yoğunluğun yanı sıra uzaktan eğitim ve evden çalışma gibi yeni uygulamalarla sosyal ve ekonomik yaşam üzerinde uzun süreli izler bıraktığı ifade edildi. Salgınla mücadelede dönüm noktası olan mRNA ve inaktif aşıların rolü vurgulanırken, antiviral ilaçlar ile destekleyici tedavi yöntemlerinin hastalığın yönetimindeki etkileri de detaylarıyla konuşuldu. Öte yandan programda ayrıca hem Türkiye’de hem de dünyada salgınla mücadelenin ön saflarında yer alırken yaşamını yitiren hekimler ve tüm sağlık personeli, gösterdikleri büyük fedakârlıklara dikkat çekilerek, saygı ve minnetle anıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.