Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sosyalleşme

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sosyalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldırım Gençlik Merkezi’nde Yeni Dönem Başlıyor Haber

Yıldırım Gençlik Merkezi’nde Yeni Dönem Başlıyor

Yıldırım Belediyesi, ilçe halkının kişisel gelişimlerine destek vermek ve sosyal yaşamlarını zenginleştirmek amacıyla eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Yıldırım Gençlik Merkezi bünyesinde düzenlenen Güz Okulu, yeni dönem için kapılarını açmaya hazırlanıyor. Yıldırım Gençlik Merkezi Güz Okulu’nun yeni döneminde akıl ve zeka oyunlarından takı yapım tekniklerine, İngilizceden fotoğrafçılığa kadar farklı branşlarda ücretsiz eğitimler verilecek. KAYITLAR DEVAM EDİYOR Kurslardan faydalanacak olan çocuklar ve yetişkinler; hem yeni beceriler kazanacak hem de sosyalleşme imkanı bulacak. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilecek kişisel gelişim ve hobi kurslarına katılacak olan vatandaşlar, yeteneklerini geliştirme ve ilgi alanlarının üzerine eğilme fırsatı yakalayacak. Kurslardan faydalanmak isteyenler başvurularını kadinaile.yildirim.bel.tr internet adresi üzerinden gerçekleştirebilecek. Yıldırım Gençlik Merkezi Güz Okulu’nda, yeni dönem eğitimleri 19 Ekim’de başlayacak. FARKLI BRANŞLARDA EĞİTİM Yetişkinlere yönelik program; takı yapım teknikleri, turistik ve hediyelik eşya yapımı, oyuncak yapımı, fotoğraf çekimi, hitabet ve diksiyon eğitimi, resim sanatı eğitimi, okuma yazma ve temel eğitim ile İngilizce kurslarını kapsıyor. Çocuklar için hazırlanan kurs programında ise resim sanat eğitimi, zeka oyunları ve satranç eğitimi verilecek. Ayrıca 8-11 ve 12-15 yaş gruplarındaki çocuklar da İngilizce kurslarına katılarak yabancı dil becerilerini geliştirme fırsatı bulacak. DEĞER KATIYORUZ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Hemşehrilerimizin kendilerini farklı alanlarda geliştirebilecekleri fırsatlar sunmaya devam ediyoruz. Yıldırım Gençlik Merkezimizde düzenlediğimiz Güz Okulu kurslarıyla her yaştan hemşehrilerimizin yeni beceriler kazanmasını, yeteneklerini keşfetmesini ve sosyal hayatın içinde daha aktif yer almasını amaçlıyoruz. Yıldırım’da eğitimi, üretimi ve kişisel gelişimi destekleyerek vatandaşlarımızın yaşamına değer katıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Yıldırım Gençlik Merkezi Güz Okulu kurslarımıza katılmaya davet ediyorum” dedi.

Çocuklara hediye oyuncak ile başladı, dükkan sahibi oldu Haber

Çocuklara hediye oyuncak ile başladı, dükkan sahibi oldu

Sık iğne tekniğiyle içi doldurulmuş oyuncak bebekler üreten Güler Kiremitçi, mahalledeki çocuklara hediye etmek amacıyla başladığı amigurumiyi zaman içerisinde mesleğe dönüştürdü. Emekliliğinin ardından boş zamanlarını değerlendirmek için üretime başlayan Kiremitçi, bugün Akçakoca Tarihi Mahalle Pazarı’nda esnaflık yapıyor. El işlerine olan merakının el becerisinden kaynaklandığını belirten Kiremitçi, çocuklarının büyüyerek üniversiteye gitmesinin ardından boş zamanlarını değerlendirmek için amigurumi yapmaya başladığını söyledi. Kiremitçi, "Bu merak el becerimden kaynaklanıyor. Emekli olunca, evde kalınca, çocuklarımızı da büyütüp üniversiteye gönderince boş zamanlarımızı değerlendirmek için böyle bir çalışmaya başladım. Hastam vardı, zaman geçirmek için başladığım bir işti. Ama ilerleyen süreçte çok zevk aldım. Hobi işe dönüştü. Dükkan açtım. Süreç bu şekilde devam etti. Bugün gelinen süreçte 3,5 yıllık bir esnaf sürecim var" dedi. "Burada hepimiz üretim yapan kadınlarız" Akçakoca Tarihi Mahalle Pazarı’nın kendileri için yalnızca ticaret yapılan bir alan olmadığını ifade eden Kiremitçi, pazarda üretim yapan kadınların aynı zamanda sosyalleşme ve dayanışma imkanı bulduğunu belirtti. Kiremitçi, "Akçakoca Tarihi Mahalle Pazarı’nın konumu çok güzel, burada ayrıca seviliyoruz. Burada hepimiz üretim yapan kadınlarız. Sosyalleşme imkanımız da oluyor. Bizim için hobinin ötesinde kültürel olarak hepimize dayanışma oldu. Pandemiden sonra burası bize ilaç gibi geldi. Çok güzel sosyalleşiyoruz burada" diye konuştu. "Türkiye’nin her yerinden buraya geliyorlar" Tarihi Mahalle Pazarı’nın farklı şehirlerden ziyaretçileri ağırladığını söyleyen Kiremitçi, amaçlarının yalnızca ürün satmak olmadığını, Akçakoca ve Tarihi Mahalle Pazarı’nın tanıtımına da katkıda bulunmaya çalıştıklarını ifade etti. Kiremitçi, "Dışarıdan çok misafirlerimiz oluyor. Düzce, Zonguldak, Ereğli, Ankara, İstanbul, Bursa, Türkiye’nin her yerinden buraya geliyorlar. Burada onları ağırlamaya çalışıyoruz. Ticaretten ziyade biz Akçakocamızı ve Mahalle Pazarımızı tanıtmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı: "Şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevre desteği etkili oluyor" Haber

Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı: "Şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevre desteği etkili oluyor"

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise önünde 11 öğrencinin yaralanmasıyla sonuçlanan silahlı saldırının ardından ergenlik döneminde şiddete yönelimin nedenleri yeniden gündeme geldi. Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, şiddetin önlenmesinde aile ve sosyal çevreden sağlanan destek ile zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirtti. Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ergenlik döneminde görülen şiddetin nedenleri ve önlenmesine ilişkin değerlendirmede bulundu. Ergenlik döneminde kimlik arayışı, bağımsızlaşma, akran kabulü ve sosyal statüye verilen önem artarken, dürtü kontrolü ve davranışların sonuçlarını değerlendirme gibi bilişsel süreçlerin gelişiminin devam ettiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, ancak bu özelliklerin şiddet davranışını kaçınılmaz hale getirmediğini belirterek bireysel, ilişkisel ve toplumsal risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bir çatışmanın ağır bir haksızlık, aşağılanma, reddedilme veya statü kaybı olarak algılanmasının yoğun öfkeye yol açabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, olayın zihinde sürekli yeniden değerlendirilmesi ve intikam düşüncelerinin güçlenmesiyle bazı durumlarda alternatif çözüm yollarının daralabileceğine dikkat çekti. Silaha kolay erişimin ise kriz anlarında sonuçları ağırlaştırabilecek kritik bir risk faktörü olduğunu vurguladı. Zorbalık ve dışlanma dikkate alınmalı Sürekli dışlanma, aşağılanma veya zorbalığa maruz kalmanın bazı gençlerde öfke, değersizlik ve yabancılaşma duygularını artırabileceğini belirten Koçanlı, Türkiye’de yapılan araştırmalarda sürekli öfke, yabancılaşma ve akran zorbalığının şiddet eğilimiyle ilişkili bulunduğunu aktardı. Ancak zorbalığa maruz kalan gençlerin büyük çoğunluğunun şiddete başvurmadığının altını çizen Koçanlı, zorbalığın tek başına doğrudan neden olarak görülmemesi gerektiğini, diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi. Aile ve okul, koruyucu rol oynuyor Aile içi çatışmalar, şiddete tanıklık edilmesi, sert veya tutarsız disiplin, yetersiz ebeveyn denetimi ve sağlıklı iletişim eksikliğinin risk oluşturabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, travmatik deneyimlerin de bazı çocuk ve ergenlerde güven duygusu ile öfke düzenleme becerilerini etkileyebileceğini ifade etti. Bununla birlikte travmatik bir geçmişin gelecekte şiddet davranışı sergileneceği anlamına gelmediğini vurgulayan Koçanlı, aile ve sosyal çevreden sağlanan destek ile zamanında sunulan psikososyal müdahalelerin koruyucu rol oynadığını belirtti. Okul ortamındaki güven duygusu önemli Okul ortamının da kritik bir role sahip olduğunu kaydeden Koçanlı, "Okul, yalnızca örgün eğitimin sunulduğu bir kurum değil, aynı zamanda bireyin aidiyet duygusu kazandığı ve sosyal kimliğinin biçimlendiği temel sosyalleşme alanlarından biridir. Öğrencinin okul ortamında kendini değerli ve güvende hissetmesi, öğretmenleriyle güvene dayalı bir ilişki geliştirmesi ve zorbalık durumlarında destek alabileceğine inanması koruyucu bir etki oluşturmaktadır. Buna karşılık, okuldan ve akran grubundan yabancılaşma, sürekli akran reddi ve sosyal destek mekanizmalarına yönelik güvensizlik veya bu mekanizmalara erişim eksikliği mevcut sorunları daha da şiddetlendirebilir" dedi. Siber zorbalık, psikososyal sorunları şiddetlendirebilir Şiddet içerikli videolar, dijital oyunlar veya sosyal medya kullanımının tek başına şiddet davranışına yol açtığını söylemenin doğru olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, "Ancak siber zorbalık, çevrim içi aşağılama ve tehditler ile şiddet ve intikam içerikleri, mevcut psikososyal sorunları şiddetlendirebilir. Türkiye’de çocuk ve ergenler üzerinde gerçekleştirilen sistematik derleme ve meta-analiz çalışmaları, siber zorbalığın önemli bir psikososyal risk alanı olduğunu ortaya koymaktadır" uyarısında bulundu. Davranış değişiklikleri dikkate alınmalı Bir bireyin gelecekte şiddet eylemlerinde bulunacağını kesin olarak öngören tek bir kişilik özelliği veya davranış kalıbının olmadığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, yalnızlık yaşayan, içe kapanık veya öfkeli bir gencin "potansiyel saldırgan" olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Gencin hangi desteğe ihtiyacı olduğu iyi anlaşılmalı Belirli kişilere yönelik tekrarlayan tehditler, yoğun intikam söylemleri, zarar verme planlarına dair ifadeler, saldırı hazırlığını ima eden paylaşımlar, silaha erişim konusunda olağandışı girişimler ve ciddi bir çatışma sonrası belirgin davranış değişikliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, "Ailelerin ve eğitimcilerin temel sorusu ‘Bu birey saldırgan olabilir mi?’ değil, ‘Bu bireyin davranışındaki değişim hangi nedenlere dayanıyor ve hangi desteğe ihtiyaç duyuyor?’ olmalıdır" dedi. Şiddetin önlenmesinde aile, okul, sağlık ve sosyal hizmet birimlerinin koordinasyon içinde çalışması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı; güvenli bildirim mekanizmaları, zorbalığın erken tespiti, çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerine zamanında erişim ile sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Koçanlı, ateşli silah bulunan evlerde silahların çocukların ve yetkisiz kişilerin erişemeyeceği şekilde güvenli biçimde muhafaza edilmesinin de kritik olduğunu vurguladı. Olaya tanıklık eden çocuklara destek verilmeli Silahlı olaya doğrudan tanıklık eden çocuklarda korku, uyku bozuklukları, kâbuslar, öfke, dikkat dağınıklığı ve okula gitmek istememe gibi belirtiler görülebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, sosyal medyada olay görüntülerinin tekrar tekrar izlenmesinin ve doğrulanmamış bilgilerin takip edilmesinin de tehdit algısını artırabileceğini söyledi. Ebeveynlerin çocuklarıyla olay hakkında konuşmaktan kaçınmaması gerektiğini ifade eden Koçanlı, ancak yaşa uygun ve doğrulanmış bilgiler verilmesi, görsel maruziyetin sınırlandırılması ve günlük rutinin mümkün olduğunca korunması gerektiğini belirtti. Belirtilerin devam etmesi ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemesi halinde profesyonel destek alınmasını önerdi. Dr. Öğr. Üyesi Murat Koçanlı, sözlerini şöyle tamamladı: "Ergen şiddeti; bireysel psikolojik süreçler ile aile, akran grubu, okul, sosyal dışlanma, dijital çevre ve silaha erişim gibi birçok etkenin kesiştiği çok boyutlu bir olgudur. Temel mesele, şiddet ortaya çıktıktan sonra yalnızca faili ve nedeni belirlemek değil; öfke, dışlanma, mağduriyet ve çaresizlik duygularının şiddete dönüşmesini engellemek amacıyla çocuğa zamanında ulaşabilmektir."

Esenyurt’ta emekliler kafesi ile kütüphane tesisleri hizmete açıldı Haber

Esenyurt’ta emekliler kafesi ile kütüphane tesisleri hizmete açıldı

Esenyurt Belediyesi tarafından Akçaburgaz Mahallesi’ne kazandırılan İskender Pala Kütüphanesi ile Derviş Emekli Evi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Esenyurt Belediyesi’nin faaliyete geçirdiği İskender Pala Kütüphanesi ile Derviş Emekli Evi, törenle hizmete açıldı. Akçaburgaz Mahallesi Yunus Emre Parkı içindeki açılış törenine İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, Kızılay İstanbul İl Başkanı Burcu Kösem, yazar İskender Pala, ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. İskender Pala Kütüphanesi, vatandaşların kitap ve bilgiye erişimini kolaylaştırmak, öğrencilerin ders çalışması ve araştırma yapmak amacıyla modern bir merkez olarak tasarlandı. Daha önce özel işletme olarak kullanılan yaklaşık 330 metrekarelik yapı, Esenyurt Belediyesi tarafından yenilenerek kütüphaneye dönüştürüldü. Toplam 160 kişilik kapasiteye sahip kütüphanede yaklaşık 3 bin kitap bulunuyor. Dijital kütüphane anlayışıyla hizmet verecek tesiste dijital rezervasyon sistemi ve turnikeli kontrollü giriş sistemi de yer alıyor. Kütüphanede ayrıca açık ve kapalı mola alanları, ücretsiz internet, çay, çorba ve sıcak su ikramı sunulacak. Yunus Emre Parkı içerisinde aynı zamanda derviş emekli evi ise emeklilerin sosyal ve kültürel yaşamına katkı sağlaması amacıyla hizmet verecek. Yaklaşık 140 metrekarelik alana sahip tesis, bahçe ve iç mekânıyla aynı anda 90 kişiye hizmet verebilecek. Emeklilere uygun fiyatlarla hizmet sunması planlanan Derviş Emekli Evi, vatandaşların bir araya gelerek vakit geçirebileceği sosyal bir buluşma noktası olacak. "Ekonomik imkanlarda, güzel ortamlarda emeklilerimizle beraber olmaktan mutluyuz" Esenyurt Belediyesi Başkan Vekili Can Aksoy, "Göreve geldiğimiz günden itibaren değerli Esenyurtlu komşularımızın hayatını kolaylaştırmak, sosyalleşmelerini daha imkanlarda sağlamak için hayatlarımızın içerisinde sosyal tesisler, kitap kafeler, emekli evleri açmaya başladık. Bugün de Yunus Emre Parkı içerisinde Yunus Emre'nin derviş kimliğine hürmeten Derviş adını verdiğimiz emekli evimizi açıyoruz. Komşularımıza, hemşerilerimize, Esenyurtlu kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Camimizdeki cami cemaatimizin burada bir emekli evi talebi olmuştu. Bu yapımızın fonksiyonunu değiştirerek emekli evi haline getirdik. Klasik olarak emekli evlerimizi en önemli sosyal tesislerimizden biri olarak görüyoruz. Ekonomik imkanlarda, güzel ortamlarda emeklilerimizle beraber olmaktan mutluyuz. Biz de ziyaretlerimizde emekli evlerimize özellikle kışın soba etrafında birleşerek aktivitelerimizi yapıyoruz" dedi. AK Parti İstanbul Millet Vekili Seda Gören, "Emekli lokallerinin Esenyurt’ta sayıları artıyor. Bu parklardaki heyecanın yanında büyüklerimiz için kurulan bu emekli lokalleri çok değerli. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. "Esenyurt bin yatağın üzerinde bir şehir hastanesine kavuşmuş olacak" Esenyurt’a yapılan hizmetlerden söz eden İstanbul Valisi Davut Gül, "Bir gün hepimiz ileri yaşlara geleceğiz, emekli olacağız ve emekli olduğumuzda bazı sorunlar yaşamaya başlayacağız. Yalnızlık, evden dışarı çıkma isteği, arkadaşlarımızla sohbet etme isteği, sosyalleşme vesaire, bunu ekonomik durumu ne olursa olsun en zengininden en fakirine kadar yaşayacağız. Bu açıdan da bu emekliler evlerinde sadece yazın değil, kışın soğukta da gelip, sobanın başında dört tane akranıyla sohbet etmek parayla pulla ölçülmeyecek bir hizmet. Cumhurbaşkanımız Esenyurt başta olmak üzere hemşehrilerimizi ilgilendiren her konuda mutlaka bir inisiyatif geliştiriyor, onu himaye ediyor. Bunun neticesinde de Esenyurt geldiğimiz noktada bir hastane açıldı, hizmet vermeye başlandı. Yeni bir hastane yapım süreci başlayacak. Bu ne demek? Şu demek: Esenyurt bin yatağın üzerinde bir şehir hastanesine kavuşmuş olacak. Hükümet konağı olacak, emniyet müdürlüğü inşaatı başlayacak, adliye sarayı başlayacak. Okullarda geldiğimiz noktalarda şunu diyebiliyoruz. Arsası varsa ve boşsa, müsaitse, yatırımı beklemeden mutlaka okula başlayabilecek durumdayız diyoruz. Yine aile sağlık merkezleri ve diğer sosyal donatılar da yapılmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. "Kültürlü birisi olmak için ne yapmalıyım" Açılışı yapılan kütüphaneye adı verilen Yazar İskender Pala, "Türkçe sözlüklerde doksan altı bin kelime varsa, otuz beş bin kelimeyle büyüttüğünüz çocuklar, eğittiğiniz çocuklar, buraya alıştırdığınız çocuklar, burada kitapla dostluk kurdurduğunuz çocuklar bunu başaracaktır. Peki otuz beş bin kelimeyle yaşayan bir kişi kaç nesil boyunca anılır acaba? Kaç nesil boyunca ondan geriye hayırlar kalır, güzellikler kalır, tavırlar kalır? O şöyle yapardı diye anlatılır. Tarihte andığınız bütün insanları düşünün bakalım. Kimler bunlar? Onların zihinleri üç yüz elli kelimeyle mi çalışmakta? İlk sayfanız sayfasına bastığınızda sizin zihniniz şöyle yavaş açılmaya başlayacaktır. Edebiyat mı okuyorsunuz? Tarih mi okumaya başlayacaksınız. Tarih mi okuyorsunuz? Edebiyatla tarihe bir de felsefe koyacaksınız yanına. Felsefe mi okuyorsunuz? Onun arkasından bir astronomi dersi göreceksiniz. Kültürlü birisi olmak için ne yapmalıyım? Önce okumalıyım. Okuduklarımdan unuttuklarım kadarını geride bırakarak, diyelim ki yirmi sayfa okudum. Yirmi gün sonra o yirmi sayfadan aklınızda bir sayfalık yer kalır. Kırk gün sonra yarım sayfalık yer kalır. Ama elli gün sonra hiç unutmayacağımız bir tortu kalır. İşte o tortuyu alın şimdi. O tortuya bayrak deyin. O bayrağın yanına demokrasiyi koyun, demokrasi kültürü. Onun yanına kitap kültürü, onun yanına vatan, onun yanına gelecek, onun yanına teknoloji. Şöyle bir şey çıkar karşınıza. İşte kültürlü olabilmek için kitaplara ihtiyacımız var" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.