Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sosyal Sorumluluk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sosyal Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Ümitalan Köyü’nde “kırsal kütüphane” atağı Haber

Bursa Ümitalan Köyü’nde “kırsal kütüphane” atağı

Bursa’nın Kestel ilçesindeki Ümitalan İlkokulu, anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine ev sahipliği yaptı. “Bir Kitap Bin Pencere” adıyla gerçekleştirilen proje kapsamında çocuklara yaklaşık 450 kitap ulaştırıldı. Ümitalan Köyü’nde kitaplarla yeni ufuklar açıldı Proje; yalnızca kitap tesliminden ibaret bir etkinlik değil, aynı zamanda kırsalda eğitimin, kültürel gelişimin ve bilgiye erişimin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım olarak değerlendirildi. Bursa Uludağ Üniversitesi öğrencileri öncülüğünde yürütülen çalışmada, çocukların kitaplarla daha erken yaşta bağ kurması, okuma alışkanlığının güçlendirilmesi ve kırsal bölgelerde kültürel imkanların artırılması hedeflendi. “Her kitap cehalete karşı yakılmış birer meşaledir” Projenin koordinatörlüğünü üstlenen Furkan Emre Esentürk, etkinlikte yaptığı konuşmada kitapların yalnızca birer nesne olmadığını, geleceği şekillendiren birer ışık kaynağı olduğunu ifade etti. Esentürk konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bir Kitap Bin Pencere projesiyle, Türk istikbalinin asıl teminatı olan evlatlarımızın dimağlarında yeni ufuklar açmak üzere yola çıktık. Biz o gün oraya sadece bir ziyaret için değil, ‘Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku!’ buyruğunun ve o mukaddes çağrının peşinden gittik. Teslim ettiğimiz yaklaşık 450 eser, sadece kâğıt ve mürekkepten ibaret değil; her biri cehalete karşı yakılmış birer meşaledir.” Bilginin ışığından mahrum hiçbir çocuğun kalmaması gerektiğini vurgulayan Esentürk, konuşmasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözüne atıfta bulunarak sürdürdü. “Çocuklarımızın o merak dolu gözlerinde hem inancımızın emrettiği hakikati hem de Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine yürüyecek münevver Türkiye’nin ışığını gördük.” Köy enstitüleri ruhuyla kırsal kütüphane vurgusu Projeye destek veren isimlerden Zeynep Göksu İnayet ise kırsal bölgelerde eğitim imkanlarının artırılmasının Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. İnayet, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Köy enstitüleri ruhu ile kırsalı yeniden ele alıyoruz. Daha önce Gaziantep Köseler Köyü’nde yaptığımız kırsal kütüphaneden sonra bu defa sevgili Furkan ve arkadaşlarının Kestel Ümitalan Köyü’ndeki çalışmasına destek vererek devam ediyoruz. Böyle bir projenin paydaşı olmak bizim için çok kıymetli.” Cumhuriyetin ikinci yüzyılında kırsalda yeni bir kalkınma hamlesinin gerekli olduğunu ifade eden İnayet, şimdi de Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Taşpınar Köyü’nde yeni bir kırsal kütüphane kurmak için çalışmalara başladıklarını açıkladı. “Yaşanabilir, çağdaş bir kırsal hayal ediyoruz. Atatürk Cumhuriyeti ikinci yüzyılda yeni bir atılım yapacak. Şimdi de Bursa Mustafakemalpaşa’da Taşpınar Köyü’nde kırsal kütüphanemizi kurmak için çalışmalarımıza başladık. Kitap bağışlarını bekliyoruz.” Geniş katılımla hayata geçirildi Projede görev alan öğrenciler arasında Furkan Emre Esentürk, E. İrem Çelik, Elif Sude Ateş, Zeynep Dinç, Merve Durmuş, Bedirhan Taşgın, Firdevs Damla Arslan, Selin Akay, Özge Keş, Dilanur Taş, Zeynep Özyılmaz, Kübra Şen ve Zeynep Kurt yer aldı. Projeye akademik destek sağlayan isimler ise şu şekilde sıralandı: Dr. Öğr. Üyesi Zehra Hopyar, Prof. Dr. Bengül Güngörmez Akosman, Doç. Dr. Enes Battal Keskin, Arş. Gör. Merve Burcu, Arş. Gör. Esra Erikci, Arş. Gör. Dr. Ayşe Yıldız Aydın. Ayrıca Zeynep Göksu İnayet, Mehmet Esen ve Burhan Kurtulmuş da projeye gönüllü destek sundu. Üniversite, sivil toplum ve okul el ele verdi Etkinlik; Bursa Uludağ Üniversitesi, Bilim ve Doğa Topluluğu, İHT Kırsal Kütüphane ve Kestel İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü paydaşlığında gerçekleştirildi. Projeye ev sahipliği yapan Ümitalan İlkokulu yönetimi ve öğretmenlerine de teşekkür edilirken, kırsalda çocukların eğitim imkanlarına erişimini güçlendirecek benzer çalışmaların devam edeceği belirtildi. “Bir Kitap Bin Pencere” projesi, yalnızca bir kitap kampanyası değil; bilgiyle büyüyen, okuyan ve sorgulayan bir neslin inşasına yönelik umut veren bir dayanışma örneği olarak değerlendirildi.

Yıldırım’da ‘Nesiller Buluşuyor’ projesi Anneler Günü programıyla taçlandı Haber

Yıldırım’da ‘Nesiller Buluşuyor’ projesi Anneler Günü programıyla taçlandı

‘Ben Her Yerde Varım - Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik’ anlayışı doğrultusunda hayata geçirilen proje; öğrenciler ile yaşlı bireyleri bir araya getirerek kuşaklar arası dayanışmayı güçlendirmeyi, öğrencilerde vefa, saygı, empati ve sorumluluk bilincini geliştirmeyi hedefledi. Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Öğretmeni Hacer Esen koordinatörlüğünde yürütülen projede, gönüllü 16 öğretmen ve 75 öğrenci görev aldı. Ocak ayında başlayan ve mayıs ayına kadar devam eden proje kapsamında 16 yaşlı vatandaşı düzenli olarak ziyaret edildi. Öğrenciler, ziyaretlerde büyükleriyle sohbet etti, günlük yaşamlarında destek oldu, ev işlerinde yardımcı oldu ve sosyal etkinliklerle gönül bağları kurdu. Proje sürecinde gerçekleştirilen ziyaretlerin yanı sıra iftar programları, sosyal buluşmalar ve Anneler Günü programı ile büyüklerin moral ve motivasyonuna katkı sağlandı. Projenin kapanış programı, Anneler Günü vesilesiyle ayrı bir anlam kazandı. Programda annelik, sevgi, vefa, dayanışma ve kuşaklar arası bağların güçlendirilmesi mesajları ön plana çıktı. Proje kapanış programına Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Yıldırım İlçe Millî Eğitim Müdürü Mustafa Sevinç, Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ömer Yılmaz, okul idarecileri, öğretmenler, öğrenciler ve projeye dahil olan büyükler katıldı. Yıldırım Kaymakamı Esen: ‘Büyüklerimize sahip çıkmak ortak sorumluluğumuzdur’ Programda konuşan Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, ‘Nesiller Buluşuyor’ projesinin kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren örnek bir çalışma olduğunu söyleyerek "Bugün burada hem anlamlı bir projenin kapanış programında hem de Anneler Günü vesilesiyle çok özel bir buluşmada bir araya gelmiş bulunuyoruz. ‘Nesiller Buluşuyor’ projesi, gençlerimiz ile büyüklerimizi aynı gönül ikliminde buluşturan, vefayı, saygıyı ve dayanışmayı yaşatan çok kıymetli bir çalışmadır. Büyüklerimiz; ailemizin hafızası, değerlerimizin taşıyıcısı ve toplumumuzun en kıymetli hazineleridir. Onların hâlini hatırını sormak, yalnız olmadıklarını hissettirmek ve hayır dualarını almak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu proje sayesinde öğrencilerimiz, hayatın en önemli derslerinden birini yaşayarak öğrenmiştir. Yardımlaşmayı, empati kurmayı, büyüklerine hürmet etmeyi ve topluma faydalı bireyler olmayı sahada tecrübe etmişlerdir. Anneler Günü vesilesiyle başta burada bulunan kıymetli annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor; kendilerine sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum. Projenin hayata geçirilmesinde emeği geçen Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi idarecilerine, öğretmenlerine, öğrencilerine ve proje koordinatörüne teşekkür ediyor; bu tür çalışmaların ilçemizde çoğalarak devam etmesini temenni ediyorum" dedi Program, öğrencilerin büyüklerle sohbet etmesi, Anneler Günü kutlamaları ve iyi dileklerin paylaşılmasıyla sona erdi. ‘Nesiller Buluşuyor’ projesi, Yıldırım’da gençlerin enerjisi ile büyüklerin tecrübesini buluşturan, sevgi ve vefa temelli örnek bir sosyal sorumluluk çalışması olarak hafızalarda yer aldı.

Osmangazi’de huzurevi sakinlerini mutlu eden buluşma Haber

Osmangazi’de huzurevi sakinlerini mutlu eden buluşma

Osmangazi Belediyesi tarafından vatandaşların mesleki ve sosyal gelişimine katkı sağlamak amacıyla her yıl ücretsiz olarak düzenlenen kurslara katılan kursiyerler, örnek bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdi. Elmasbahçeler Kurs Merkezi kursiyerleri, yıl boyunca hazırladıkları el emeği ürünleri özenle paketleyerek huzurevi sakinlerine hediye etti. Etkinlik kapsamında yanlarında getirdikleri iplik, tığ ve şişlerle huzurevi sakinleriyle örgü ören kursiyerler, onların hem keyifli vakit geçirmesini sağladı, hem de yalnız olmadıklarını hissettirdi. Ziyaretten ve verilen hediyelerden büyük mutluluk duyan huzurevi sakinlerinin sevinci yüzlerine yansıdı. BAREM misafirleriyle uzun uzun sohbet eden kursiyerler, samimi ve sıcak bir ortamda gerçekleşen etkinlikle huzurevi sakinlerine unutamayacakları bir gün yaşattı. "Huzurevi Sakinleriyle Örgü Ördük" OSMEK Elmasbahçeler Kurs Merkezi Tığ Öğretmeni Semanur Pusar, "Yıl boyunca kurs olarak çeşitli faaliyetlerimiz olmakta. Kursta insanları nasıl mutlu ederiz diye düşünürken aklımıza huzurevi sakinleriyle bir araya gelmek geldi. Bizde kursiyerlerimizle birlikte Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret ettik. Burada büyüklerimizle bir araya gelerek beraber örgüler ördük. Keyifli bir geçirdik, onlar da mutlu oldu. Onlar mutlu olunca bizde çok mutlu olduk." şeklinde konuştu. "Bu Tarz Etkinlikler Onları Mutlu Ediyor" Osmangazi Belediyesi Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Sorumlusu Selin Güvenç de, "Burada misafirperverlik yaptık. Kursiyerlerimiz ziyarette bulunarak, onlara çeşitli hediyeler getirdi. Burada huzurevi sakinleriyle el işi örgü faaliyetleri yaparak onları hatırladıklarını hissettirerek güzel vakit geçirmelerini sağladılar. Bu tarz etkinlikler onları mutlu ediyor." ifadelerini kullandı.

DAĞDER’in 40. yılında kadınlardan eğitime ve kültüre güçlü destek Haber

DAĞDER’in 40. yılında kadınlardan eğitime ve kültüre güçlü destek

DAĞDER tarafından Elegans Düğün Salonları Altın Salon’da düzenlenen “Eğitime Destek Kadın Gecesi”, yoğun katılım ve coşkulu atmosferiyle gerçekleştirildi. Kadınlara özel olarak düzenlenen gecede, dağ yöresinin kültürel zenginliği sahneye taşınırken, eğitime destek ve toplumsal dayanışma mesajları ön plana çıktı. Kuruluşunun 40. yılını kutlayan DAĞDER, bu özel gecede yalnızca bir sosyal etkinliğe değil; çocukların, gençlerin, kadınların, eğitimin ve kültürün aynı çatı altında buluştuğu anlamlı bir dayanışma programına ev sahipliği yaptı. Program, DAĞDER’in 40 yıllık birikimini, köklerine bağlılığını ve geleceğe dönük sosyal sorumluluk anlayışını güçlü bir şekilde ortaya koydu. Gecede DAĞDER’in çocuklara yönelik önemli çalışmalarından biri olan “Tohumdan Filize Çocuk Meclisi” de kamuoyuyla paylaşıldı. DAĞDER bünyesinde oluşturulan çocuk meclisiyle çocukların sosyal hayata aktif katılımının artırılması, özgüvenlerinin geliştirilmesi, temsil bilinci kazanmaları ve geleceğin bilinçli bireyleri olarak yetişmelerine katkı sunulması hedefleniyor. Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise DAĞDER tarihinde ilk kez kurulan halk oyunları ekibinin sahne alması oldu. Genç ve minik ekiplerin yöresel kıyafetleriyle sergiledikleri halk oyunları gösterileri, salondaki katılımcılar tarafından büyük beğeniyle izlendi. Miniklerin ve gençlerin sahne performansı, DAĞDER’in kültürel mirası yeni nesillere aktarma konusundaki kararlılığının en güzel örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Gecede ayrıca Güneybudaklar, Bıyıklıalan, Karaardıç, Avdan, Başak, Delice ve Çamoğlu köylerinden kadınlar ile Yörük Anası Ayşe ve Ekibi yöresel kıyafetleriyle sahne alarak yöresel oyunlar sergiledi. Dağ yöresinin geleneksel kültürünü, renklerini ve birlik ruhunu sahneye taşıyan kadınlar, geceye ayrı bir coşku kattı. Programda kadınların kültürel mirasın yaşatılmasındaki öncü rolü bir kez daha güçlü biçimde ortaya çıktı. Mahalli ses ve bakır sanatçısı Mehtap Takmaklı’nın sahne aldığı gecenin sunumunu Zeynep Akın gerçekleştirdi. Müzik, yöresel oyunlar, halk kültürü ve dayanışma ruhunun bir araya geldiği programda Dj Halime de katılımcılar unutulmaz bir gece yaşadı. Programın fotoğraf video çekimlerini ise Dağmedya olarak bilinen Ramazan Bayram yaptı. DAĞDER Başkanı Derya Başak, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “DAĞDER olarak 40 yıllık köklü geçmişimizden aldığımız güçle, kültürümüzü yaşatmaya, kadınlarımızın sosyal hayattaki varlığını güçlendirmeye, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine katkı sunmaya devam ediyoruz. Eğitime Destek Kadın Gecemiz yalnızca bir eğlence programı değil; eğitime, kültüre, dayanışmaya ve geleceğe sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesidir. Tohumdan Filize Çocuk Meclisimizle çocuklarımızın sesi olmayı, halk oyunları ekiplerimizle kültürümüzü yeni nesillere aktarmayı hedefliyoruz. Bu anlamlı geceye emek veren, katılan ve destek olan tüm kadınlarımıza, köylerimize ve gönüllülerimize teşekkür ediyorum.” Yoğun ilgiyle gerçekleştirilen program, DAĞDER’in 40. yılında dağ yöresinin değerlerini yaşatma, eğitime destek olma, kadınların toplumsal dayanışmadaki gücünü görünür kılma ve çocukları geleceğe hazırlama misyonunu bir kez daha ortaya koydu. Gecenin sonunda katılımcılar, birlik ve beraberlik içinde DAĞDER çatısı altında buluşmanın mutluluğunu yaşarken, program coşkulu görüntülerle sona erdi.

Klasik Otomobil Turu Bursa’ya renk getirdi Haber

Klasik Otomobil Turu Bursa’ya renk getirdi

Osmangazi Belediyesi’nin ve Mudanya Belediyesi’nin katkılarıyla, Osmangazi Rotary Kulübü tarafından Bursa Klasik Otomobilciler Derneği (BURKOD) iş birliğiyle düzenlenen Klasik Otomobil Turu, bu yıl 13’üncü kez otomobil meraklılarıyla buluştu. Nostaljiyi günümüze taşıyan bu özel etkinlik, Bursa sokaklarına renk kattı. 1950’li yıllardan günümüze uzanan geniş bir yelpazede sergilenen klasik otomobiller, Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in işaretiyle, Osmangazi Meydanı’ndan start alarak; Fomara, Altıparmak, Çekirge ve Acemler güzergahını takip etti ve Mudanya yolu üzerinden Trilye’ye ulaştı. Etkinliğin ikinci etabında ise araçlar Mudanya üzerinden yeniden Bursa’ya dönerek Osmangazi Kent Meydanı’nda turu tamamladı. Rota boyunca Bursa’nın tarihi ve simgesel noktalarından geçen klasik otomobiller, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Vatandaşlar, etkinlik boyunca klasik araçlarla hatıra fotoğrafları çektirirken, araçları yakından inceleme fırsatı buldu. Birbiri ardına sıralanan klasik otomobillerin oluşturduğu konvoy, Bursa'da adeta görsel bir şölen sundu. Sosyal sorumluluk bilinciyle gerçekleşen turdan elde edilecek gelir ise, lösemi tedavisi gören çocuklara bağışlanacağını belirten Osmangazi Rotary Kulübü Başkanı Tamer Esigül, 13 yıldır gelenekselleşen turun LÖDER yararına yapıldığını anımsatarak, "Bu sene fetih ve egemenlik olmak üzere turumuzu iki etap olarak yaptık. Araçların hepsi çok güzel, çocukluğumuzun efsane araçları" dedi. “1950 MODELDEN 80’Lİ MODELLERE KADAR ARAÇ VAR” Bursa Klasik Otomobilciler Derneği (BURKOD) Başkanı Zafer Ahmetoğlu ise, klasik otomobilin bir tutku olduğunu belirterek 1950 modelden 80’li modellere kadar tura katılan 50 civarında araç olduğunu belirterek, belediyelerin desteklerine teşekkür etti. Bursa Lösemili Çocuklara Yardım Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özgür İde Acarbabacan da, "Osmangazi Belediyesi’ne, Osmangazi Rotary Kulübü’ne, Mudanya Belediyesi’ne, tüm paydaşlara çok teşekkür ediyoruz. Çocuklarımız için fark oluşturduklarını biliyoruz, bizi desteklemelerinden ötürü de çok mutluyuz.” diye konuştu. Klasik otomobillerin bulunduğu konvoy, Osmangazi Meydanı’na dönüşlerinde alkışlarla karşılanırken, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, katılımcılara hediye takdiminde bulundu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çerçevesinde Bursa LÖDER’den çocuklar da, yaptıkları el emeği ürünleri katılımcılara hediye etti.

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu Haber

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu

Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen ile Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Osman’ın yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan konuşmacı olarak katıldılar. STOACILAR NE DİYOR? İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoa felsefesinin doğaya dönük, bilgiye dönük ve ahlaka dönük bir tavır içerdiğini söyledi. Logos kavramının aklı ifade eden bir kavram olarak kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoacıların bunu tercih etmesinin üç katmana da etki etmesinden kaynaklandığını kaydetti. Doç. Dr. Çoraklı, stoacıların yumurta metaforunu kullandığını da belirterek, “Yumurtanın kabuğu, beyazı ve sarısı var. Kabuk mantığı, beyaz doğayı, sarı ise ahlakı ya da etikosu ifade ediyor. Nasıl yaşamalıyız sorusuyla ilgileniyorlar. Bu da bizi mutluluk sorusuna götürüyor. Mutlu olmak istiyoruz. Sokrates’te gördüğümüz en temel yaklaşım insanın içine önem vermesinden kaynaklanıyor. Biz dış dünyanın iyilikleriyle iç dünyamızı besleyemeyiz. Sokrates, iç dünyamızı bilgi ile yapacağımızı ifade ediyor. İyi insan da bilge dediğimiz ve bu dünyada bulma ihtimalimizin az olduğu bir duruma işaret ediyor. Bu bir ideal. Herhangi bir duyguya kapılmamak var. Doğanın temel işleyişini bilmek var. İçimize dönmek var” diye konuştu. GÜNÜMÜZDEKİ YANSIMALARI Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan ise stoa felsefesinin Roma’ya etkisini aktardı. Dr. Özkan, stoa felsefesinin ne yaşadığın değil onlara nasıl baktığın önemli olduğunu ifade etti. Dr. Özkan, “Bugün insanların siyasi olaylardan ve hayatın getirdiği sıkıntılardan kurtulmak için Hint felsefelerine ve psikoterapik yöntemlere yönelmesi gibi” dedi. Roma’nın stoa felsefesinden bu anlamda faydalandığını kaydeden Dr. Özkan, “Yaşadığın şey ne olursa olsun senin içinde bir dünya var ve senin iç huzurun her şeyden önemli ve o harici olaylar senin iç dünyan birbirinden farklı. Stoa felsefesi dengeye önem verir. Aşırı mutluluk bile stoa felsefesi için yanlış” diye konuştu. “Stoa felsefesinin dağlara çekilerek huzurlu kalmasını değil toplumun içinde huzuru bulmasını önemser. Kişi tek başına, ya da hiçbir şeye ilgi duymadan da mutlu olabilir ama yaşamın içinde mutluluğu savunuyorlar” ifadesini kullanan Dr. Özkan, “Bugün stoa felsefesi bilişsel davranışçı terapinin temellerini oluşturur. Kişinin söz ve eylemlerine bağlıdır ve hayatta ona göre yönlendirilir. Doğru bilgi ve doğru düşünce doğruya dönüşür” diye tamamladı sözlerini. Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk ise stoa felsefesinin politik yaklaşımına değindi. Prof. Dr. Armağan Öztürk, stoacıların politik yaklaşımında üç aksın öne çıktığını kaydederek bunları, “Evrensel kardeşlik fikirleri, dünya vatandaşlığı ve doğa kavramının kullanma biçimleri” olarak sıraladı. Kölelerin de imparatorların da stoacı olabildiklerini de ifade eden prof. Dr. Öztürk, “Birinci sıraya aklı koyuyorlar. Geriye kalanlar her şey. İç özgürlük ve dış özgürlük ayrımı önemsiyorlar. Bir köle bile özgür olabilir, özgür bir insan bile köle olabilir. Eşitsizlikle mücadeleyi önemsizleştiriyorlar. Ancak politik yolla tam bir özgürlüklere kavuşulamayacağını da göstermesi açısından önemli. Ayrıca stoacıların evrensel düşünme biçimini de önemsiyorum.” dedi. Konuşmacılar soruları da yanıtlarken, etkinliğin sonunda konuşmacılara Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından verildi.

Bursa TB Başkanı Matlı'dan bakanlığın yeni etiket düzenlemesine destek Haber

Bursa TB Başkanı Matlı'dan bakanlığın yeni etiket düzenlemesine destek

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı ‘Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu’ndaki kapsamlı revizyonu değerlendirdi. Bakanlığın güvenli ve sağlıklı gıdaya erişim vizyonuna tam destek verdiklerini vurgulayan Başkan Matlı, hayata geçirilen yeni uygulamaların, sektörde şeffaflık ve güveni güçlendireceğini söyledi. Yeni düzenlemeyle birlikte gıda ambalajlarında kullanılan yanıltıcı ifade ve görsellere son verildiğini belirten Başkan Özer Matlı, "Artık etiketlerde ‘günlük’ ifadesine 24 saat sınırı getirilmesi, aroma kullanılan ürünlerde gerçek meyve görseli kullanımının yasaklanması, ‘doğal’, ‘hakiki’ gibi ispatı olmayan ve tüketiciyi yanıltan ifadelerin suistimal edilmesinin önlenmesi, ambalajlı ürünlerde ‘taze sıkılmış’ gibi ifadelerin kaldırılması tüketicinin doğru ürüne ulaşmasını sağlayacaktır" dedi. Özellikle sanayi tipi üretimlerde ‘ev yapımı’ ifadesinin yasaklanmasının ve işletme isimlerinin tüketiciyi yanıltacak şekilde ön plana çıkarılmamasının haksız rekabeti ortadan kaldıracağını kaydeden Matlı, "Bu durum, sadece vatandaşımızı korumakla kalmayacak, aynı zamanda işini doğru yapan, etik kurallara uygun üretim gerçekleştiren gıda işletmecilerimiz için de adil bir pazar ortamı oluşturacaktır" diye konuştu. Toplu tüketim yerlerine getirilen bilgilendirme zorunluluğuna dikkat çeken Başkan Matlı, vatandaşların sadece market raflarında değil, restoran, kafe ve kantin gibi alanlarda da ne tükettiğini bilmeye hakkı olduğunu söyledi. Matlı, "Menülerde gıdanın bileşenlerinin ve kalori değerlerinin sunulacak olması, tüketici bilincini en üst seviyeye taşıyacaktır" şeklinde konuştu. Düzenlemenin sosyal sorumluluk boyutuna da değinen Matlı, ambalajlarda çocukların gelişimini etkileyebilecek figürlerin yasaklanmasının çok yerinde bir adım olduğunu ifade ederek, "Gelecek nesillerimizin fiziksel ve psikolojik sağlığını koruyan her türlü düzenlemenin yanındayız" diye konuştu. Bakanlığın attığı bu adımların toplumsal bir kazanıma dönüşmesi için tüketici farkındalığının da artması gerektiğini belirten Özer Matlı, "Düzenlemeler ne kadar güçlü olursa olsun, gıda okuryazarlığı ve etiket okuma alışkanlığı bilinçli toplumun temelidir. Toplumumuzun doğru bilgilendirilmesi ve tarımsal ticaretin güvenli bir zeminde yürütülmesi için atılan bu adımlar dolayısıyla Tarım ve Orman Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Güvenli gıda arzını stratejik bir mesele olarak görüyor ve bu vizyonu her platformda destekliyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.