Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sosyal Dayanışma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sosyal Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın vakıf mirası 34 bin 952 fotoğrafla kayıt altına alındı Haber

Bursa’nın vakıf mirası 34 bin 952 fotoğrafla kayıt altına alındı

Köklü vakıf kültürünün izlerini kayıt altına almak ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla hayata geçirilen Vakıf Eserleri Envanter Projesi kapsamında hazırlanan "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı" için Tayyare Kültür Merkezi’nde bir lansman gerçekleştirildi. Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben’in ev sahipliğinde gerçekleşen programa, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken ile kentin önde gelen isimlerinin yanı sıra kamu, iş dünyası, kültür-sanat çevreleri ve basın mensupları katıldı. Programda projenin Bursa ayağında yürütülen araştırma, saha ve belgeleme çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaşılırken; kentin vakıf eserlerini tarihî, mimari ve görsel bir bütünlük içinde derleyen "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı" davetlilere tanıtıldı. "Bir Rüyanın İzinde" fotoğraf ve deneyim sergisi de lansmanın ardından ziyarete açıldı. Kitaptan seçilen 320 eserin fotoğrafının yer aldığı sergi, Bursa’nın yüzyıllara uzanan vakıf birikimini görsel bir perspektiften anlatıyor. Bursa’daki 385 vakıf eseri, 34 bin 952 fotoğraf karesiyle belgelendi Vakıf Katılım’ın 2022 yılında "Hatay Vakıf Eserleri Kitabı"yla başlattığı Vakıf Eserleri Envanter Projesi, ardından "Konya Vakıf Eserleri Kitabı"yla devam etti. Projenin üçüncü durağı olan Bursa’da ise kent genelindeki 385 vakıf eseri, yürütülen kapsamlı saha çalışmaları sonucunda 34 bin 952 fotoğraf karesiyle kayıt altına alındı. Eserlere ilişkin tarihî bilgiler, mimari özellikler ve görsel kayıtlar "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı"nda bir araya getirilerek kapsamlı bir kaynak oluşturuldu. Şehrin vakıf mirasını bütüncül bir bakışla ele alan kitapla hem kültürel hafızanın korunmasına katkı sunulması hem de tarih, sanat tarihi, mimarlık ve şehir araştırmaları alanlarında yapılacak çalışmalara kaynak oluşturulması amaçlanıyor. "Vakıf mirasının gelecek nesillere aktarılması önemli" Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın vakıf mirasının kayıt altına alınarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla gerçekleştirilen çalışmanın önemine dikkat çekti. Bursa’nın Osmanlı medeniyetinin hem maddi hem de manevi anlamda gelişimine tanıklık etmiş kadim bir şehir olduğunu belirten Ayyıldız, vakıf medeniyetinin de şehirde güçlü şekilde hayat bulduğunu ifade etti. Bursa’daki camilerden imarethanelere, medreselerden çeşmelere kadar uzanan vakıf eserlerinin ecdadın hayır, infak, dayanışma ve toplumsal sorumluluk anlayışının şehirlere yansıyan somut göstergeleri olduğunu dile getiren Ayyıldız, "Bu anlayış bizim medeniyetimizde vakıf müessesesiyle ete kemiğe bürünmüş, insanların ihtiyaçlarını gideren, hayrı kalıcı hale getiren güçlü bir sosyal dayanışma geleneği oluşturmuştur" dedi. Vakıf eserlerinin geçmişten günümüze ulaşan önemli tanıklıklar olduğunu söyleyen Ayyıldız, "Bugün Bursa’da hayatta kalan pek çok eser, Bursa’daki hayır anlayışının geçmişten günümüze uzanan birer şahididir. Bir çeşme, bir hamam, bir imaret ihtiyaç sahibinin; bir medrese ilim talebesinin ihtiyaçlarını karşılayan vakıflar tarafından yapılan hayrın nesiller boyunca devam ettiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Tanımak için önce kayıt altına almak gerekiyor" "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı"nın yalnızca bir çalışma olmadığını belirten Ayyıldız, eserin Bursa’nın tarihî hafızasını, vakıf kültürünü ve medeniyet mirasını geleceğe taşıyan önemli bir adım olduğunu söyledi. Ayyıldız, "Çünkü tanımak için önce kayıt altına almak, yaşatmak için ise hayata geçirmek gerekiyor. Kayıt altına alınan her eser, geleceğe bırakılan bir emanet olur" diye konuştu. Fotoğraf ve deneyim sergisinin özellikle gençlerin vakıf mirasını tanımasına katkı sağlayacağını ifade eden Ayyıldız, gençlerin bu eserleri yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, kendi medeniyetlerinin ve kültürel kimliklerinin canlı şahitleri olarak görmelerini temenni etti. "Vakıf eserleri, geçmişten kalan yapılar olmaktan öte, bir medeniyet tasavvurunun hafızasıdır" Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben ise projeye ilişkin değerlendirmesinde, vakıf eserlerinin yalnızca geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılar olmadığını belirterek, "Vakıf eserleri, yalnızca geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılar değil; şehirlerin hafızasını, toplumsal dayanışma anlayışını ve medeniyet tasavvurunu bugüne taşıyan kıymetli tanıklardır" dedi. Bursa’nın vakıf kültürünün bir şehrin sosyal ve kültürel dokusunu nasıl şekillendirdiğinin görülebileceği önemli şehirlerden biri olduğunu belirten Akben, kentin tarihî ve kültürel mirasının evrensel ölçekte taşıdığı değere dikkat çekti. Akben, Bursa’daki vakıf eserlerinin tarihi fikirleri, mimari nitelikleri ve mevcut durumlarıyla sistemli biçimde belgelendiğini ifade ederek, "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı’nın, bu kıymetli mirası kayıt altına almanın ötesinde, gelecekte yapılacak araştırmalara da kaynaklık edecek kalıcı bir eser olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. "Kültürel mirasın görünür ve erişilebilir kılınması gerekir" Kültürel mirasın geleceğe taşınabilmesi için önce doğru biçimde kayıt altına alınması, ardından görünür ve erişilebilir kılınması gerektiğini aktaran Akben, çalışmanın kitapla sınırlı tutulmadığını söyledi. Akben, "Çalışmamızı, kitapla sınırlamadık; fotoğraf sergisiyle farklı bir anlatım alanına da taşıdık. Vakıf Katılım olarak kurumsal kimliğimizde taşıdığımız vakıf anlayışının bize yüklediği sorumlulukla, geçmişle gelecek arasında köprü kuran çalışmalara önümüzdeki dönemde de katkı sunmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

DAĞDER’den İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye anlamlı hediye Haber

DAĞDER’den İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye anlamlı hediye

DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, Bursa’nın temsili Keles Bebeği’ni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye takdim etti. Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla Muş’ta gerçekleştirilen programlara DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak ve DAĞDER Yönetim Kurulu üyeleri katıldı. Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihî Millî Parkı’nda gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye Bursa’nın Keles ilçesinin geleneksel kültürünü ve yöresel yaşamını yansıtan Keles Bebeği’ni takdim etti. Keles Bebeği’nin takdimi, Bursa’nın yerel değerlerinin ulusal ölçekte tanıtılması, Dağ Yöresi’nin kültürel mirasının yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından anlamlı bir buluşma oldu. DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, Dağ Yöresi’nin kültürel mirasını Türkiye’nin farklı noktalarında tanıtmayı ve gelecek nesillere aktarmayı önemsediklerini belirterek, "Dağ Yöremizin her bir değeri, geçmişten geleceğe taşıdığımız çok kıymetli bir kültürel mirastır. Keles Bebeğimiz de bu mirasın en güzel sembollerinden biridir. Malazgirt Zaferi gibi tarihimiz açısından büyük anlam taşıyan bir programda yöremizin kültürel değerini İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’ye takdim etmekten büyük mutluluk ve gurur duyduk. DAĞDER olarak kültürümüzü yaşatmaya, tanıtmaya ve gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceğiz" dedi. DAĞDER köklerinden aldığı güçle geleceğe yürüyor DAĞDER, Dağ Yöresi’nin kültürel değerlerini korumanın yanında eğitim, gençlik, kadın, sosyal dayanışma ve uluslararası çalışmalarla yöre insanının geleceğine katkı sunmayı temel vizyon olarak benimsiyor. Geleneksel kültürün yaşatılmasına yönelik çalışmaların yanı sıra üniversiteli gençlerin dayanışmasını güçlendiren faaliyetler, kadınların sosyal ve toplumsal hayatta güçlendirilmesine yönelik projeler, eğitim çalışmaları ve Erasmus+ kapsamında yürütülen uluslararası gençlik projeleriyle yerelden evrensele uzanan bir anlayışla çalışmalarını sürdürüyor. DAĞDER, bir taraftan geçmişten gelen kültürel mirası korurken diğer taraftan gençlerin, kadınların ve çocukların geleceğine dokunan projeler üretmeyi, Bursa Dağ Yöresi’nin birlik ve beraberliğini güçlendirmeyi ve yöre kültürünü ulusal ve uluslararası platformlarda daha görünür hale getirmeyi hedefliyor. Gerçekleştirilen Keles Bebeği takdiminin de DAĞDER’in "kültürümüzü yaşatmak, değerlerimizi tanıtmak ve geleceğe taşımak" anlayışının anlamlı bir yansıması olduğu belirtildi. DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye nazik kabulleri ve Dağ Yöresi kültürüne gösterdiği ilgi dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Program süresince gösterilen yakın ilgi ve misafirperverlik nedeniyle Muş Eğitim ve Hizmet Vakfı ile Vakıf Başkanı Ahmet Akın’a da teşekkür edildi.

Osmangazi’de oyuncaklar paylaştıkça çoğalacak Haber

Osmangazi’de oyuncaklar paylaştıkça çoğalacak

Osmangazi Belediyesi’nin çocukların hayal dünyasını zenginleştirmek, paylaşma ve dayanışma duygularını güçlendirmek amacıyla Demirkapı Mahallesi’nde hayata geçireceği Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi ile minik yüreklerin birlikteliği gönüllere dokunacak. Çocukların sosyal, kültürel ve fiziksel yönden desteklenmesini sağlayan çalışmalarla gelişimlerine olan katkılarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, çocukların hayatına dokunacak yeni bir projeyi daha hayata geçiriyor. Bu doğrultuda Demirkapı Mahallesi’nde hizmete sunulacak olan Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi, çocukları rengarenk oyuncaklarla ve keyifli oyun alanlarıyla buluşturacak. Minik yüreklerin bağışlarıyla birlikte paylaşma, dayanışma ve yardımlaşma duygularının güçlenmesine de katkı sağlayacak olan kütüphane, çocukların birbirinden renkli dünyalarına da kapı aralayacak. İlk bağış 4,5 yaşındaki Defne’den Çocukların mutluluğunu merkezine alacak Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’nin ilk bağışçısı ise henüz 4,5 yaşındaki Defne Canbazgiller oldu. Başka çocukların da oynayabilmesi için oyuncaklarını özenle hazırlayan Defne, annesi Miray Canbazgiller ile birlikte Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’i makamında ziyaret ederek, birbirinden renkli oyuncaklarını teslim etti. Eğitici ve öğretici setlerin de yer aldığı oyuncaklar, Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’nde oyuncağa erişmekte güçlük çeken çocukların ellerinde yeni bir hikaye ile mutluluğun parçası olacak. Çocukların oyuncaklara erişimini kolaylaştıracak proje ile birlikte aynı zamanda kullanılmayan oyuncakların yeniden değerlendirilmesi de sağlanacak. "Bağışlar oyuncağı olmayan çocuklara iletilecek" Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’nin çocuklar için önemli bir sosyal dayanışma projesi olduğunu kaydeden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, çocuklar arasında güçlü bir dayanışma köprüsünün kurulacağına işaret etti. 30 Ağustos’tan itibaren Oyun Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’nin hizmete sunulacağını duyuran Başkan Yardımcısı Esendemir, şu ifadeleri kullandı: "Osmangazi Belediyesi olarak bir projeyi daha hayata geçiriyoruz. Demirkapı Mahalle’mizde ‘Oyuncak Evi ve Oyuncak Kütüphanesi’, 30 Ağustos’tan itibaren hayata geçecek. Burada temel amaç, oyuncağını kullanmayan çocukların oyuncağı olmayan çocuklara olan desteği olacak. Vatandaşlarımızın bu konuda oyuncak kütüphanemize bağışlarını bekliyoruz. Bağışlar kayıt altına alınacak ve özellikle oyuncağı olmayan çocuklara iletilecek." Oyuncaklarını teslim ederken yüzündeki heyecan ve mutluluk dikkat çeken Defne Canbazgiller ise yaptığı bağışla başka çocuklarla oyuncaklarını paylaşmak istediğini söyledi. Çocuklar 4 noktadan paylaşımlarını gerçekleştirebilecek 4,5 yaşındaki Defne’nin kıvılcımıyla başlayan anlam dolu projeye katkıda bulunmak isteyen çocuklar ve aileleri Osmangazi Belediyesi Merkez Bina, Hüdavendigar Sosyal Gelişim Merkezi, Emek Yetenek Evi ve Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nden bağışlarını gerçekleştirebilecek

Nilüfer’de sertifikalı kadın gücü Haber

Nilüfer’de sertifikalı kadın gücü

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde kadınların üretime katılması ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları amacıyla hijyen eğitim programı yapıldı. Gıda üretimi yapan kadın derneklerinin üyelerinin katıldığı eğitimi başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifika töreni düzenlendi. Nilüfer Barış Meclisi’nde gerçekleştirilen sertifika törenine Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz, Nilüfer Halk Eğitim Merkezi Müdürü Alaattin Sarı ile Müdür Yardımcısı Alper Sezgin Çiftçi ve kursiyerler katıldı. Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, kadın emeğinin niteliğini artırmanın öncelikli hedefleri olduğunu söyledi. Kadın dernekleri ile kurulan bağın sadece sosyal dayanışma değil, aynı zamanda kadın istihdamı ve ekonomiye katkı odaklı olduğunu belirten Altun, gıda üretiminde hijyenin tüketiciye saygı ve üreticinin saygınlığı açısından önem taşıdığını vurguladı. Kadınların mutfaklarından sundukları ürünlerde bu bilinçle hareket etmelerinin önemine değinen Altun, programın gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Nilüfer Halk Eğitim Merkezi Müdürü Alaattin Sarı, halk eğitim merkezlerinin toplumun her kesimine hitap eden yaygın eğitim kurumları olduğunu vurguladı. Geçtiğimiz yıl 183 farklı kursta 37 bin kursiyere ulaştıklarını belirten Sarı, temel amaçlarının bireylerin istihdama katılmaları ve kendi ayakları üzerinde durmaları olduğunu ifade etti. Sarı, Nilüfer Belediyesi ile yapılan iş birliğinin toplumun ve dolayısıyla ülkenin kazanması anlamına geldiğini belirterek, hijyen eğitimlerinin kadınlar için yeni bir başlangıç olmasını diledi. Tören, eğitimlerini tamamlayan kadınların sertifikalarını almalarıyla sona erdi.

Nilüfer’de sertifikalı kadın gücü Haber

Nilüfer’de sertifikalı kadın gücü

Bursa Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde kadınların üretime katılması ve ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları amacıyla hijyen eğitim programı yapıldı. Gıda üretimi yapan kadın derneklerinin üyelerinin katıldığı eğitimi başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifika töreni düzenlendi. Nilüfer Barış Meclisi’nde gerçekleştirilen sertifika törenine Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Emre Karagöz, Nilüfer Halk Eğitim Merkezi Müdürü Alaattin Sarı ile Müdür Yardımcısı Alper Sezgin Çiftçi ve kursiyerler katıldı. Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Serpil Altun, kadın emeğinin niteliğini artırmanın öncelikli hedefleri olduğunu söyledi. Kadın dernekleri ile kurulan bağın sadece sosyal dayanışma değil, aynı zamanda kadın istihdamı ve ekonomiye katkı odaklı olduğunu belirten Altun, gıda üretiminde hijyenin tüketiciye saygı ve üreticinin saygınlığı açısından önem taşıdığını vurguladı. Kadınların mutfaklarından sundukları ürünlerde bu bilinçle hareket etmelerinin önemine değinen Altun, programın gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Nilüfer Halk Eğitim Merkezi Müdürü Alaattin Sarı, halk eğitim merkezlerinin toplumun her kesimine hitap eden yaygın eğitim kurumları olduğunu vurguladı. Geçtiğimiz yıl 183 farklı kursta 37 bin kursiyere ulaştıklarını belirten Sarı, temel amaçlarının bireylerin istihdama katılmaları ve kendi ayakları üzerinde durmaları olduğunu ifade etti. Sarı, Nilüfer Belediyesi ile yapılan iş birliğinin toplumun ve dolayısıyla ülkenin kazanması anlamına geldiğini belirterek, hijyen eğitimlerinin kadınlar için yeni bir başlangıç olmasını diledi. Tören, eğitimlerini tamamlayan kadınların sertifikalarını almalarıyla sona erdi.

Nilüfer'de ortak akıl, Kantin Nilüfer projesi durduruldu Haber

Nilüfer'de ortak akıl, Kantin Nilüfer projesi durduruldu

Nilüfer Belediyesi, kentin yönetiminde “ortak akıl” ve “katılımcı demokrasi” ilkelerini somut adımlarla hayata geçirmeye devam ediyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya gelerek, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlanan yeni sosyal tesis projesi hakkında mahalle sakinlerini dinledi. “TOPLUMCU BELEDİYECİLİK, TOPLUMU DİNLEMEKLE BAŞLAR” Bölgede yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapının dönüştürülmesiyle planlanan “Kantin Nilüfer” projesi, özünde güçlü bir sosyal dayanışma modeli barındırıyordu. Bu projeyle, ekonomik kriz döneminde vatandaşlara uygun fiyatlı sosyalleşme imkânı sunulması ve piyasa fiyatlarının dengelenmesi amaçlanmıştı. Kurulacak sistemden elde edilecek gelirle de 2 binden fazla amatör sporcu çocuğun desteklenmesi, kadın spor takımlarına katkı sağlanması ve yerel tarımın güçlendirilmesi hedefleniyordu. Toplantıda mahalle sakinlerinin, artabilecek trafik yoğunluğu ve bölgedeki anıt ağacın korunması gibi konulardaki çevresel hassasiyetlerini içtenlikle dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeyi durdurma kararı aldı. Toplumcu belediyeciliğin temelinde halkın sesine kulak vermenin yattığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu kararın birlikte yönetme kültürünün en güzel kanıtı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, sürece ve alınan karara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde tamamen diyalog, uzlaşı ve karşılıklı anlayış bulunuyor. Kantin Nilüfer projesiyle gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerimize nefes aldıracak; sporu, tarımı ve kadınları destekleyecek çok yönlü bir dayanışma modeli kurgulamıştık. Bu güzel hedeflere ulaşmayı çok arzu etsek de, Yüzüncüyıl sakinlerimizin çevresel dokuya ve mahalle huzuruna dair hassasiyetlerini büyük bir saygıyla karşılıyoruz. Hazırladığımız projeler ne kadar yüksek bir toplumsal fayda barındırırsa barındırsın, mahallelimizin içten rızası ve onayı bizim için her şeyden değerlidir. Biz Nilüfer’i kocaman bir aile olarak görüyor, kararlarımızı da bu ailenin fertleriyle, yan yana, omuz omuza veriyoruz.” diye konuştu. “KATILIMCI DEMOKRASİ İÇİN ÖRNEK ADIM” Alınan bu karar, Nilüfer’de hayata geçirilecek projelerin yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmediğini; çevreye duyarlılığın, mahalle kültürünün ve vatandaşın doğrudan onayının her zaman öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nilüfer Belediyesi, kentin farklı noktalarında halkın bütçesini koruyan, sporu ve üretimi destekleyen sosyal dayanışma projeleri üretmeye ve bu projeleri halkla tam bir şeffaflık içinde istişare ederek hayata geçirmeye devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.