Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Soruşturma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muhittin Böcek’ten savcılıkta şok ifade! Haber

Muhittin Böcek’ten savcılıkta şok ifade!

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Böcek, daha önce Özgür Özel’in yönlendirmesiyle merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e 950 bin Euro götürdüğünü söylediğini hatırlattı. Yeni ifadesinde ise Ekrem İmamoğlu’nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro destek istediğini, bunun 5 milyon Euroluk kısmı için "havala" yöntemiyle ödeme yaptığını, ayrıca İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini ileri sürdü. "Özgür Özel’in yönlendirmesiyle 950 bin euro götürdüm" Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Muhittin Böcek, daha önce verdiği beyanlarını tekrarlayarak, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yönlendirmesiyle Manisa’ya gittiğini anlattı. Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce, Özgür Özel’in memleketi olması ve genel başkanlık görevi nedeniyle adaylığına katkı sağlayacağı düşüncesiyle 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa’ya gittiğini belirtti. İfadesinde, Ankara’daki bir toplantının ardından Özgür Özel’in kendisine merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunduğunu ileri süren Böcek, Manisa’ya giderken yanında bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin Euro götürdüğünü söyledi. Böcek, sosyal proje sunumunun ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını, bu sırada parayı masasının yanına bıraktığını ifade etti. İmamoğlu ile İstanbul Polat otelde kritik görüşme Muhittin Böcek, ifadesinde 2024 yerel seçimleri sürecinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına ilişkin yaşadığı bir başka süreci de anlattı. Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, adaylık sürecine ilişkin birtakım güvenceler aldığını ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağı bilgisine ulaştığını söyledi. Bunun üzerine adaylığını netleştirmek amacıyla 30 Kasım 2023 tarihinde İstanbul’a gittiğini belirten Böcek, Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel’de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade etti. Böcek, görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice’nin tanıklık ettiğini, görüşme sonrasında otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirdiklerini ve bu fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığını da beyan etti. "İmamoğlu, ’Tercihim senden yana’ dedi, 15 milyon Euro istedi" Böcek’in ifadesine göre Ekrem İmamoğlu, bu görüşmede başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek’ten yana kullanacağını söyledi. Ancak görüşmenin en dikkat çekici bölümü, seçim kampanyası ve İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hedefi için talep edildiği ileri sürülen maddi destek oldu. Böcek, İmamoğlu’nun kendisine seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu söylediğini, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. Böcek’in beyanına göre İmamoğlu, bu süreçte Antalya’nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, Böcek’in de buna hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Muhittin Böcek, ifadesinde İmamoğlu’nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro maddi kaynak desteği istediğini, ayrıca cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini öne sürdü. Böcek: "5 milyon Euro’yu "havala" sistemi ile ilettim" Böcek, Antalya’ya döndükten sonra bir dostuna 5 milyon Euro paraya ihtiyacı olduğunu ve bu parayla İstanbul’da bir ödeme yapacağını söylediğini anlattı. İfadesine göre, birkaç gün sonra görüştüğü kişi kendisine bir 100 TL banknotun fotoğrafını çekti; ayrıca üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kâğıdı zarf içinde verdi. Böcek, bu banknot ve kâğıtla birlikte ödemenin İstanbul Kapalıçarşı’da tahsil edilebileceğinin kendisine söylendiğini belirtti. Bu yöntemin "havala" adı verilen gizli bir ödeme sistemi olduğunu düşündüğünü söyleyen Böcek, paranın hangi dövizciden tahsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. "Banknot ve telefon yazılı kâğıdı İmamoğlu’na teslim ettim" Muhittin Böcek, talep edilen paranın bir kısmını karşılamak amacıyla 16 Aralık 2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu’nu aradığını, 17 Aralık 2023 tarihinde İstanbul’a giderek kendisiyle yeniden görüştüğünü söyledi. Böcek, İstanbul’da İmamoğlu’nun seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittiğini, buranın yüksek katlı bir plazanın giriş katında bulunan bir ofis olduğunu ifade etti. Baş başa yapılan ikinci görüşmede, yanındaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı Ekrem İmamoğlu’na teslim ettiğini beyan eden Böcek, talep edilen paranın kalanını daha sonra zaman içerisinde halledeceğini söylediğini anlattı. Böcek ayrıca, bu seçimde Antalya’nın çok sayıda ilçesini kazanacağını taahhüt ettiğini ve ilçelere ilişkin çalışmalarını da İmamoğlu’na sunduğunu belirtti. Böcek: "Kalan parayı İmamoğlu tutuklandığı için vermedim" Böcek’in ifadesinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da taahhüt ettiği paranın kalanına ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Ekrem İmamoğlu’na verdiğini ileri sürdüğü desteğin kalan kısmını, İmamoğlu tutuklandığı için gerçekleştirmediğini söyledi. Ayrıca aynı ödeme yönteminin, oğlu Gökhan Böcek’in seçim reklam giderlerinin ödenmesinde de kullanıldığını ifade etti. Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı her iki İstanbul ziyaretinde de mobil özel kalemi Yasin Yellice’nin yanında bulunduğunu, görüşme odasına girmese de görüşmelerin yapıldığına tanıklık ettiğini beyan etti. Böcek: "İmamoğlu parti üstü bir güce dönüştü" Muhittin Böcek, ifadesinin devamında siyasi değerlendirmelerde de bulundu. Böcek, Ekrem İmamoğlu’nun CHP belediyeciliğinin öncü isimlerinden biri olarak uzun yıllar sonra çok sayıda belediyenin kazanılmasında önemli rol oynadığını ancak siyasi başarının ardından belediye başkanlığı görevini ikinci plana iterek erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı sürecine yöneldiğini söyledi. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini belirten Böcek, bu sürecin başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Böcek, İmamoğlu’nun zaman içinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan "parti üstü bir siyasi güce" dönüştüğünü ileri sürdü. Böcek: "Özgür Özel dahi onun görüşü dışında hareket edemiyordu" İfadenin en dikkat çekici siyasi değerlendirmelerinden biri de CHP yönetimine ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dahi birçok konuda Ekrem İmamoğlu’nun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluştuğunu söyledi. Böcek, bu tablonun siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı olmadığını, bir taraftan CHP gibi yüz yılı aşan geçmişe sahip bir partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yönetimi ve henüz dört yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmesinin demokratik teamüller açısından tartışmalı bir atmosfer oluşturduğunu ifade etti. Böcek: "İmamoğlu’nun kişisel hırslar CHP’yi belirsizliğe sürükledi" Böcek, ifadesinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir." şeklindeki açıklamasına da atıfta bulundu. Bu sözlerin yaşanan tartışmaların özünü ortaya koyduğunu savunan Böcek, CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin zayıflamasının sebeplerinden birinin siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesi olduğunu söyledi. Böcek, bu durumun hem CHP’ye hem de ülkeye zarar veren sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Muhittin Böcek, ifadesinin sonunda kişisel hırsların bir kurumun tamamını belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine nasıl sürükleyebileceğini göstermek adına bu değerlendirmeleri yaptığını belirtti. Bildiği gerçekleri ve düşüncelerini samimiyetle dile getirdiğini söyleyen Böcek’in müdafileri de müvekkillerinin beyanlarına katıldıklarını ifade etti. Soruşturma, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derinleştirilerek sürdürülüyor.

Firari şüpheli Umut Altaş 30 Haziran'da hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor Haber

Firari şüpheli Umut Altaş 30 Haziran'da hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor

Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya yaklaşılıyor. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, ABD'de hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Duruşma salı günü yapılacak ABD'nin New York kentinde gözaltına alınmasının ardından Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) Pennsylvania eyaletindeki gözetim merkezine sevk edilen Umut Altaş'ın ilk duruşması 30 Haziran Salı günü yerel saatle 09.00'da yapılacak. Altaş'ın duruşmaya tutulduğu ICE gözetim merkezinden uzaktan bağlantı yoluyla katılacağı bildirildi. "Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi" Umut Altaş'ı tutulduğu ICE gözetim merkezinde ziyaret eden ve ABD'de avukatlık yapan adı açıklanmayan bir kişi, İhlas Haber Ajansı'na yaptığı özel açıklamada, Altaş ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin bilgi verdi. Bulut, duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceğini belirterek, "Altaş'ı hücrede tutuyorlar. Yaptığımız görüşmede Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi. Hatta Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin Türkiye'de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti" dedi. Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın, salı günkü duruşmada iade sürecine ilişkin tutumunu ortaya koyması bekleniyor. Duruşmadan çıkacak kararın, Gülistan Doku soruşturmasının uluslararası boyutunda önemli bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor. Gülistan Doku soruşturmasında kritik süreç Türkiye'nin yıllardır yakından takip ettiği Gülistan Doku dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanırken, 3 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmişti. Firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında ise Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı. ABD Polis Teşkilatı (USMS) ile Interpol Washington ve İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi'nin (HSI) New York ofisi tarafından yürütülen ortak çalışma sonucunda Altaş, 22 Mayıs'ta ABD'de yakalanarak gözaltına alınmıştı. Altaş, ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyordu Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıkmıştı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında "tutuklamaya direnme", "sahte kimlik kullanma", "kasten fiziksel yaralanmaya yol açma", "devletin işleyişini engelleme" ve "ikinci derecede fiziksel temasla taciz" suçlamalarıyla dava açılmıştı.

Kubilay Kaan Kundakçı davasında rapçi Canbay ve aile arasında tartışma Haber

Kubilay Kaan Kundakçı davasında rapçi Canbay ve aile arasında tartışma

Edinilen bilgiye göre olay, 19 Mart gecesi Ümraniye ilçesi Sıddık Sokak’ta meydana geldi. Rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak için arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan (21) yardım istedi. Kundakçı, Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne giderek araç içinde beklemeye başladı. Bu sırada stüdyo önüne çakarlı araçlarla gelen Alaattin Kadayıfçıoğlu ve beraberindekilerle grup arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Kadayıfçıoğlu’nun silahla ateş açması sonucu ağır yaralanan futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Ünlü isimlere müebbet hapis istemi Olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, silahı ateşlediği belirtilen Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında ’kasten öldürme’ ve ’ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından; şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ise ’kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan müebbet hapis cezası istendi. Olay sonrası şüphelilere yardım ettiği öne sürülen türkücü İzzet Yıldızhan hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Kimlik tespitlerinin yapılmasıyla başlayan ilk duruşma, İstanbul Anadolu 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya aralarında Alaattin Kadayıfçıoğlu, Aleyna Kalaycıoğlu ve İzzet Yıldızhan’ın da bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ile hayatını kaybeden Kundakçı’nın yakınları katıldı. Sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam eden duruşmada, mahkeme heyetinin tanıkları dinlemesi ve dosyadaki delilleri değerlendirmesi bekleniyor. Öte yandan duruşma öncesi rapçi Vahap Canbay ve hayatını kaybeden Kundakçı’nın ailesi arasında yaşanan tartışma dikkat çekti. Canbay’ın aileyle tartışma yaşadığı gergin anlar kameralara yansırken; Canbay’ın yakınlarından birisinin ise basın mensuplarını tehdit ettiği ve üzerlerine yürüdüğü anlar da görüntülerde yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.