Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sorumluluk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cuma Hutbesi’nde sosyal medya uyarısı: "Bir paylaşım yıllarca taşınacak yaraya dönüşebilir" Haber

Cuma Hutbesi’nde sosyal medya uyarısı: "Bir paylaşım yıllarca taşınacak yaraya dönüşebilir"

Cuma hutbesinde, teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanların hiç gitmedikleri coğrafyalardaki kişilerle dahi iletişim kurabildiği belirtilirken, sosyal medyanın doğru ve ölçülü kullanılmasının önemine dikkat çekildi. "Paylaşmadan önce doğruluğunu araştırın" Hutbede, sosyal medya kullanan Müslümanlara doğrudan sorumluluk hatırlatması yapıldı. Paylaşımda bulunmadan önce bilginin doğru olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiği ifade edilirken, başka insanların özel hayatları ve mahremiyetleri hakkında yorum yapılmaması gerektiği vurgulandı. Sosyal medya platformlarında yapılan tartışmalarda da ölçülü olunması gerektiği belirtilerek, ilim meclislerinde konuşulması gereken konuların sosyal medyada gelişigüzel ve ölçüsüz şekilde tartışılmaması gerektiği aktarıldı. "Bir paylaşım yıllarca taşınacak yaraya dönüşebilir" Hutbenin dikkat çeken bölümlerinden biride, düşünülmeden söylenen sözlerin ve önemsenmeden yapılan sosyal medya paylaşımlarının insanlar üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceği ifadeleri oldu. Hutbede, "Düşünülmeden söylenen bir sözün, önemsenmeden yapılan bir paylaşımın, sinelerde yıllarca taşınacak bir yaraya dönüşebileceği unutmamalıdır" mesajı verildi. Güzel söz ve davranış çağrısı Hutbede sosyal medyanın yanı sıra Müslümanların günlük hayatlarında güzel ahlakı temsil etmeleri gerektiği de vurgulandı. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) insanlara karşı yumuşak sözlü ve güler yüzlü olduğu hatırlatılarak, İslam’ın insanlara güzel söz ve davranışlarla anlatılması gerektiği belirtildi. Cuma hutbesinde, "Bizi gören, İslam’ın güzellikleriyle tanışmak istesin. Sözümüzü dinleyen, Peygamberimiz (Sallallahü teala aleyhi ve sellem)’in ahlakını kuşansın ve elimizi uzattığımız, kendini güvende hissetsin" mesajı verildi. Hutbenin sonunda ise Peygamber Efendimiz’in, "Allah, bizden bir söz işitip, onu işittiği gibi başkasına ulaştıran kişinin yüzünü ak etsin" hadis-i şerifi paylaşıldı.

(ÖZEL) BWA Yay Sanayi AŞ CEO’su Ayşe Uğur: “Kadın ya da erkek fark etmez, çalışkan olduktan sonra her sektörde başarılı olunabilir” Haber

(ÖZEL) BWA Yay Sanayi AŞ CEO’su Ayşe Uğur: “Kadın ya da erkek fark etmez, çalışkan olduktan sonra her sektörde başarılı olunabilir”

“Bu sektöre ülke ekonomisine katkı sağlamak için girdim” Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Yay sektörünü tercih etmenizin ve kendi işinizi kurmanızın hikâyesini anlatır mısınız? 1976 Karaman doğumluyum, aslen Karamanlıyım. Uludağ Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunuyum. Yaklaşık 25 yıl bu sektörde çalıştım. Yay sektörü, özel bir alan ve maalesef bunun doğrudan bir okulu yok. Gerek imalat gerekse idari süreçler açısından büyük ölçüde tecrübeye dayalı bir sektör. Ben de yıllarca edindiğim deneyimin ardından kendi işimi yapmaya karar verdim. Türkiye’de 500’ün üzerinde yay üreticisi olmasına rağmen hâlâ yurt dışından yay ithal ediliyor. Ben de bu açığı bir nebze olsun kapatabilir miyim, hem kendimize hem çalışanlarımıza ekmek sağlayabilir miyiz, ülke ekonomisine katkımız olur mu düşüncesiyle bu işe girdim. Ağır sanayi olarak görülmesine rağmen bu sektörü tercih etmemin temel nedeni de buydu. Ben çalışkan olduktan sonra bu işin kadın veya erkek işi olduğunu düşünmüyorum. Yöneticilik söz konusu olduğunda bunun ağır sanayisi ya da hafif sanayisi olduğuna da inanmıyorum. Burada önemli olan kişinin bakış açısı, kişisel özellikleri, detaylara yaklaşımı ve çalışkanlığı. Başarabileceğimi düşündüğüm için bu sektöre girdim. Şimdilik başardığımızı da düşünüyorum. Şirketimiz 2018 yılında kuruldu ve şu anda iyi bir şekilde ilerliyoruz. “Sevdiğiniz ve başarılı olacağınıza inandığınız işi seçin” Kadın girişimci sayısının her geçen gün arttığını görüyoruz. Yeni girişimlerde bulunmak isteyen kadınlara ne önerirsiniz? Aslında kadın ya da erkek fark etmeksizin herkes için aynı şeyi öneriyorum: Ne yapmak istediğinizi doğru seçin. Hayatımızın çok büyük bir bölümü çalışarak geçiyor. Sevmediğimiz bir işi yaparak, sürekli şikâyet ederek yaşamak yerine sevdiğimiz ve kendimizi başarılı hissedeceğimiz bir alanı tercih etmeliyiz. Ancak bunun yanında tecrübenin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yeni mezun olmuş bir kişinin doğrudan böyle bir iş kurmasını önermem. Öncelikle bir altyapısının olması gerekiyor. Beni bugün bulunduğum noktaya getiren sadece mühendislik eğitimim değil. O sektörde geçirdiğim yıllar, satış, satın alma ve üretim alanlarında edindiğim deneyimler de çok önemliydi. Bütün bunları deneyimledikten, gözlemledikten ve kendime güven duyduktan sonra bu işi yapabileceğime inandım. Bu nedenle girişimcilik konusunda korkmamalarını öneriyorum. İnsan sevdiği, yapmak istediği ve başarılı olacağına inandığı bir iş kolunu seçtiğinde başarabileceği çok şey var. Özellikle kadınların iş hayatında daha fazla yer almasının önemli olduğunu düşünüyorum. Geçmişte kadınların önemli bir bölümü ev hanımlığı ve çocuk yetiştirme gibi sorumluluklarla daha fazla ilgileniyordu. Bugün ise kadınlar “Biz de iş dünyasındayız, biz de üretiyoruz, biz de eve ekmek getiriyoruz” diyerek iş hayatında daha fazla yer alıyor. Bence her işletmede mutlaka kadınlara yer verilmeli. Kurucu olabilirler, çalışan olabilirler ama kadınların iş hayatında bulunması gerektiğine inanıyorum. “Kadın girişimcilere ciddi destekler var” Devletin kadın girişimcilere yönelik sağladığı avantajlar konusunda neler söylemek istersiniz? Kadın girişimcilere yönelik çeşitli avantajlar ve destekler bulunuyor. Ben şirketi ilk kurduğum dönemde ortaklık yaptığım için bu desteklerden yararlanamadım. Ortaklığım yaklaşık bir yıl sürdü ve sonrasında da bu konuda herhangi bir başvurum olmadı. Ancak bir işi sıfırdan, tek başınıza kuracaksanız kadın girişimcilere yönelik desteklerden mutlaka faydalanmanızı tavsiye ederim. Hangi sektörde olursa olsun kadınların gösterdiği ekstra çabanın devlet tarafından da desteklendiğini düşünüyorum. Kadın girişimcilere yönelik bazı desteklerin erkek girişimcilere kıyasla daha yüksek olması, bu çabaya verilen ekstra katkı olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle girişimcilerin söz konusu desteklerden faydalanmasını öneriyorum. “Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri çalışan bulamamak” Yaklaşık sekiz yıllık girişimcilik serüveninizde birçok zorlukla karşılaştınız. Bir kadın, girişimci ve işveren olarak bu sorunlarla nasıl mücadele ettiniz? Ayrıca bu sektöre girmek isteyenlere ne önerirsiniz? Elbette çok fazla zorlukla karşılaşıyorsunuz. Bunların başında maddi zorluklar geliyor. Maddi sorunları banka kredileri ve devlet destekleriyle belirli ölçüde çözebilirsiniz. Ancak bugün sadece bizim sektörümüzün değil, tüm Türkiye’nin en büyük sorunlarından birinin çalışan bulmak olduğunu düşünüyorum. Çalışacak eleman bulamıyorsunuz. İnsanlar işe başlıyor ancak kısa bir süre sonra işi bırakabiliyor. Bizim sektörümüz zaten öğretmeye dayalı. Dediğim gibi yay sektörünün doğrudan bir okulu olmadığı için burada tecrübe çok önemli. Fakat maalesef eleman yetiştirmekte zorlanıyoruz. Aslında maddi sıkıntıları, müşteri sorunlarını, ihracat konusunda önümüze çıkan engelleri veya ihtiyaç duyduğumuz destekleri konuşmamız gerekirken bugün çalışan sorununu konuşuyoruz. Ben de işimi kurduğum dönemde ciddi maddi zorluklar yaşadım. Ortaklığım sona erdiğinde, üstelik pandemi döneminde bir makine almak için aylık cirom kadar geri ödemesi olan bir kredi çektim. Gerçekten çok korkarak aldığım bir karardı. Bugün dönüp baktığımda ise “Keşke bir tane daha alsaymışım” diyorum. Çünkü siz çalışkan olduğunuz, müşterinize dürüst davrandığınız, verdiğiniz sözleri tuttuğunuz ve kalitenizi bozmadığınız sürece iş var. Karşınızdaki müşteri de sonuçta bir insan ve emeğinizi, güvenilirliğinizi takdir ediyor. O dönemde çok korktuğum kredi ödemelerinde herhangi bir sorun yaşamadım. Çünkü kendime güveniyordum. “Ben verdiğim sözleri tutarım, kalitemi düşürmem, müşterilerimden daha fazla sipariş almaya çalışırım ve bunu birlikte çalışarak öderiz” diyerek kendimi motive ettim. İşe başladığımda sermayem çok fazla değildi. Hatta yeterli de değildi. Borçla, harçla bu işe girdim. Ama bugün geldiğimiz noktaya baktığımda doğru yolda ilerlediğimi düşünüyorum. Borçlarımızı ve kredilerimizi ödedik, üzerine yeni makineler ekledik. İlk başladığımızda 500 metrekarelik bir alandaydık. Bugün ise 2 bin metrekarelik bir alanda faaliyet gösteriyoruz. Bunun biraz da insanın kendine olan inancıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Elbette kişisel karakterin de etkisi var. Çok çabuk pes etmemek gerekiyor. İş hayatı maalesef “küstüm, oynamıyorum” diyebileceğiniz bir yer değil. Bunu üniversiteye girmek gibi düşünmek gerekiyor. Sınıfta kaldığınız zaman tekrar okuyorsunuz. “Olmadı” deyip bırakmıyorsunuz. İş hayatında da aynı şekilde sonuna kadar mücadele etmek gerekiyor. “Beni ayakta tutan en büyük faktörlerden biri çalışanlarım” Peki, hiç “Neden bu işe girdim?” dediğiniz oluyor mu? Elbette ara sıra “Niye bulaştım ki?” dediğim zamanlar oluyor. Ama bunun sadece iş hayatına özgü olduğunu düşünmüyorum. Gündelik hayatımızda da zaman zaman böyle düşünüyoruz. Önemli olan bu düşüncelerden daha kolay kurtulabilmek. Beni bu süreçte ayakta tutan en büyük faktörlerden biri ise çalışanlarımın sorumluluğu. Kendimden vazgeçsem, “Kazanmayayım, etmeyeyim, batarsa batsın” desem bile burada ekmek yiyen insanlar var. Bana güvenerek burada çalışan, aldığı maaşla kredi ödeyen, kira ödeyen, çocuğunu okutan insanlar var. Dolayısıyla aslında çok büyük bir sorumluluğunuz oluyor. Bu sorumluluk, ne olursa olsun işinizi ayakta tutmanız için sizi motive eden en önemli faktörlerden biri haline geliyor.

Altıeylül'de minik patiler için yuva seferberliği Haber

Altıeylül'de minik patiler için yuva seferberliği

Altıeylül Belediyesi tarafından hayvan sevgisini artırmak, sahipsiz hayvanların sıcak bir yuvaya kavuşmasına katkı sağlamak ve vatandaşları hayvan sahiplenme konusunda bilinçlendirmek amacıyla "Sahiplen, Sevgini Paylaş" etkinliği düzenlenecek. Minik Patiler Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı tarafından gerçekleştirilecek etkinlik, 27 Ağustos Perşembe günü saat 18.00’de Altıeylül Asuva Park’ta hayvanseverlerle buluşacak. Altıeylül Belediyesi, sahipsiz hayvanların yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve yeni yuvalara kavuşmaları amacıyla yürüttüğü çalışmalarına bir yenisini daha ekliyor. "Sahiplen, Sevgini Paylaş" sloganıyla gerçekleştirilecek etkinlikte, bakımevinde bulunan ve yuva bekleyen can dostların vatandaşlarla bir araya getirilmesi hedefleniyor. Etkinlik kapsamında çocukların ve ailelerin hayvanlarla vakit geçirebilmesine imkan sağlanırken, sahiplenme konusunda da farkındalık oluşturulacak. Bakımevinde bulunan hayvanların tanıtılacağı etkinlikte, vatandaşların merak ettikleri konularda görevli ekiplerden bilgi alabilmeleri ve sahiplendirme süreçleri hakkında bilinçlenmeleri amaçlanıyor. "Amacımız can dostlarımızı sıcak yuvalarla buluşturmak" Altıeylül Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Ömer Güçlü, "Sahiplen, Sevgini Paylaş" etkinliğiyle hem hayvan sevgisini daha geniş kitlelere ulaştırmak hem de bakımevinde yuva bekleyen can dostlara yeni bir hayat şansı sunmak istediklerini ifade etti. Güçlü, hayvanların yalnızca bakımevlerinde ya da sokaklarda yaşayan canlılar olmadığını, doğru şartlar sağlandığında ailelerin bir parçası haline gelebildiklerini belirterek, vatandaşları etkinliğe davet etti. Güçlü, sahiplenmenin yalnızca bir hayvanı bakımevinden almak anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Buradaki temel amacımız vatandaşlarımızla can dostlarımızı bir araya getirmek. Onların birbirlerini tanımalarını, çocuklarımızın hayvan sevgisini daha yakından yaşamalarını ve sahiplenme konusunda farkındalık oluşmasını istiyoruz. Çünkü bir canlının hayatına dokunmak, ona güvenli ve sevgi dolu bir yuva kazandırmak çok kıymetli" ifadelerini kullandı. Bakımevinde bulunan hayvanların her birinin farklı karakterlere ve farklı ihtiyaçlara sahip olduğunu belirten Güçlü, sahiplenme kararının da bilinçli şekilde verilmesi gerektiğine dikkat çekti. Güçlü, hayvan sahiplenmenin uzun soluklu bir sorumluluk olduğunun altını çizerek, vatandaşların bir canlının hayatını paylaşmaya hazır olduklarında sahiplenme yoluna gitmelerinin önemini dile getirdi. 27 Ağustos Perşembe günü saat 18.00’de Asuva Park’ta gerçekleştirilecek etkinlikte vatandaşlar, Minik Patiler Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı’nda bulunan hayvanlarla bir araya gelecek. Etkinlikte sahiplenme konusunda farkındalık oluşturulurken, hayvan sevgisinin toplumun her kesimine yayılması için çeşitli bilgilendirmeler yapılacak.

Mustafa Bozbey'den açıklama Haber

Mustafa Bozbey'den açıklama

"Bazı kararlar siyasi hesaplarla değil, vicdanla ve sorumluluk duygusuyla alınır; bugün böyle bir kararı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Hayatımın önemli bir bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yaptım; bu parti içinde çok kıymetli insanlarla yol yürüdüm, mücadele ettim ve Bursa için önemli sorumluluklar üstlendim. CHP'nin bir üyesi olarak verdiğim emekleri, birlikte mücadele ettiğim yol arkadaşlarımı ve geçmişimizi yok saymam mümkün değildir; ancak bugün geldiğimiz noktada, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken siyasi kimliğimin de bu sürecin bir parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum; gerçeğin ve adaletin, siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak hukuk önünde ortaya çıkacağına inanıyorum ve Bursalı hemşehrilerim benim neden bu suçlamalara maruz kaldığımı çok net biliyor. Fakat bir insanın en zor zamanında, mensubu olduğu siyasi yapıyla arasındaki güven ilişkisinin de tartışma konusu haline gelmesi, benim açımdan önemli bir değerlendirme yapmayı zorunlu kılmıştır. Yıllarca, hatta ömrümün büyük bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi içinde inanarak ve mücadele ederek siyaset yaptım; ancak bugün, benimle ilgili değerlendirmelerin parti yöneticileri tarafından kamuoyu önünde tartışıldığı bir ortamın, devam eden hukuki sürecin selameti açısından doğru olmadığına inanıyor, yıllarımı verdiğim bir siyasi yapının içinde hakkımdaki hukuki süreç devam ederken bu tartışmaların bir parçası olmayı ve bu yaklaşımı kabul etmeyi doğru bulmadığım için Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldığımı belirtmek istiyorum. Bu kararımın özellikle altını çizmek isterim ki hakkımdaki iftiralara, yalanlara dayanan bu hukuki sürecin hiçbir siyasi hesabın gölgesinde kalmasını istemiyorum; bu kararımı bir siyasi manevra olarak değil, içinde bulunduğum koşullarda doğru olduğuna inandığım bir sorumluluk olarak görüyorum ve bu kararın benim için çok daha önemli bir boyutu var: Bursa. Benim için Bursa yalnızca yönettiğim bir şehir değildir; yaşamımın, hayatımın ve siyaset anlayışımın merkezidir ve Bursalı hemşehrilerimin sandıkta ortaya koyduğu irade benim için her türlü siyasi hesabın üzerindedir. Yaşamı boyunca hiç kimseyi ötekileştirmeyen biri olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı benim için öncelikle Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin bir emanetidir; bugün hangi siyasi kimlikle anıldığımın ötesinde, Bursa'ya ve Bursalı hemşehrilerime karşı taşıdığım sorumluluğun bilincinde olarak kendimi hukuk önünde savunmaya devam edeceğim. Benim için kurumsal olarak da şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık çok önemli olduğundan bugüne kadar yaptığım hizmetlerin ve attığım her adımın hesabını verdim ve vermeye de devam edeceğim; başım dik, alnım açık, verilemeyecek hesabım da yok. Benim sevdam Bursa'dır, sevdam Bursalılara hizmettir, güvencem hukuktur, sorumluluğum Bursalı hemşehrilerimdir ve inancım gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağı yönündedir; çünkü inanıyorum ki siyasetin gürültüsü bir gün diner, geriye gerçekler, belgeler ve adalet kalır. Ben de bugün kendimi o gerçeğe ve adalete emanet ediyor; Bursa'nın ve Bursalıların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunmaya, Bursa'nın yaşanabilir ve herkesin gülümsediği bir kent olması için mücadeleye her zaman devam edeceğimi belirterek bana güvenen, oy veren, destek olan, adaletin tecelli edeceğine inanan ve hayır dualarını eksik etmeyen bütün hemşehrilerime gönülden teşekkür ediyor, yakında tekrar görüşeceğimizi ifade ediyorum" Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı.

Özer Matlı’dan Güçlü Mesaj: “60 Bin Üyemiz Dönüşüme Hazır, Asıl Yürüyüş Şimdi Başlıyor” Haber

Özer Matlı’dan Güçlü Mesaj: “60 Bin Üyemiz Dönüşüme Hazır, Asıl Yürüyüş Şimdi Başlıyor”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ekibinin öncülüğünde açılanl Birlikte Çalışma Merkezi, geniş katılımlı bir törenle açıldı. Merkezin önündeki alanı dolduran sanayiciler, tüccarlar, KOBİ temsilcileri, küçük işletme sahipleri, girişimciler, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve basın mensupları, Bursa iş dünyasının geleceğine ilişkin güçlü bir buluşmaya imza attı. Yoğun katılımın yaşandığı törende Bursa iş dünyasına seslenen Özer Matlı, açılışın bir seçim ofisinin faaliyete geçmesinden çok daha büyük bir anlam taşıdığını belirtti. “Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz” Birlikte Çalışma Merkezi’nin kuruluş amacını anlatan Matlı, konuşmasına şu sözlerle başladı: “Bu akşam burada yalnızca bir merkezin kapılarını açmıyoruz. Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz. Buraya özellikle ‘seçim ofisi’ demedik. Çünkü bizim meselemiz yalnızca bir seçimi kazanmak değildir. Bizim meselemiz; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı 60 bin üyesinin tamamıyla yeniden buluşturmak, her üyemizi odasının gerçek sahibi yapmak ve Bursa’nın geleceğini birlikte kurmaktır. Bu nedenle buranın adı Birlikte Çalışma Merkezi.” Üyelere uzaktan seslenen değil, her komitede, sektörde ve iş kolunda üyeleriyle yan yana çalışan bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını belirten Matlı, “Bir kişinin etrafında toplanmaya değil, bütün üyelerimizin gücünü aynı hedefte buluşturmaya geliyoruz. Biz daha yeni başladık” dedi. “Bursa’nın güçlü bir dönüşüme ihtiyacı var” Bursa’nın Türkiye’ye yön veren üretim, ticaret, ihracat ve istihdam merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Matlı, küresel değişim karşısında BTSO’nun mevcut yöntemlerle yoluna devam edemeyeceğini söyledi. Matlı şöyle konuştu: “Bugün çarşıda da fabrikada da atölyede de ofiste de aynı ihtiyacı duyuyoruz: Bursa’nın bir dönüşüme ihtiyacı var. Ticaretin kuralları değişiyor. Teknoloji, finansman, rekabet ve pazarlar değişiyor. Böylesine büyük bir değişim yaşanırken Bursa yerinde sayamaz. BTSO da alışılmış yöntemlerle yoluna devam edemez. Bursa’nın ihtiyacı sadece günü kurtaran adımlar değil, bütün sektörleri kapsayan güçlü bir dönüşümdür. İşte biz bu dönüşümü başlatmak için adayız.” Adaylığının yalnızca bir alternatif oluşturma amacı taşımadığını vurgulayan Matlı, göreve gelmek, sorumluluk almak ve Bursa iş dünyasını geleceğe hazırlamak için yola çıktıklarını söyledi. “Başarı, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür” BTSO’nun kurumsal geçmişine ve kuruluş mirasına sahip çıkacaklarını dile getiren Matlı, birkaç gün önce BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin kabrini ziyaret ettiklerini hatırlattı. Kuruluşundan bugüne kadar emek veren bütün başkanlara, meclis üyelerine, meslek komitesi temsilcilerine ve çalışanlara teşekkür eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapılan her doğru işi Bursa’nın değeri kabul ediyoruz. Ancak geçmişe vefa göstermek, bugünün ihtiyacını söylemeye engel değildir. Tam tersine, o büyük mirasa sahip çıkmanın yolu; kurumu zamanın ihtiyaçlarına göre yenilemek ve daha ileri taşımaktır. Çünkü kurumlar binalarıyla değil, üyeleriyle yaşar. Başarı, yapılan işlerin sayısıyla değil, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür. Kurumlar gücünü makamlarından değil, temsil ettikleri insanların güveninden alır.” “Ben bir koltuğa değil, Bursa iş dünyasının sorumluluğunu taşımaya talibim” Üretimin içinden gelen bir iş insanı olduğunu belirten Özer Matlı, yatırım yapmanın, istihdam oluşturmanın ve binlerce çalışanın sorumluluğunu taşımanın ne anlama geldiğini bildiğini ifade etti. Bugün 32 şirket, 31 marka, 11 sektör, 81 il ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşına ulaşan bir yapıyı birlikte kurduklarını belirten Matlı, Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev dönemlerinde de kurumun gücünü ve etkinliğini artıran önemli çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Matlı, “Bunları kendimi anlatmak için değil; Bursa iş dünyasının önündeki dönüşümü yönetecek tecrübeye, cesarete ve icra gücüne sahip bir ekip olduğumuzu belirtmek için söylüyorum. Ben bir koltuğa değil; Bursa iş dünyasının yükünü, beklentisini ve umudunu taşımaya talibim” dedi. “60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız” 60 Bin üyenin odalarından ayrıcalık değil adalet, mesafe değil temas, söz değil sonuç beklediğini ifade eden Matlı, destek veren ya da farklı düşünen her üyenin BTSO’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı: “Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız” diyen Matlı, ticaret ve sanayinin birbirinin rakibi olmadığını belirtti: “Küçük işletmemiz, tüccarımız, KOBİ’miz, sanayicimiz, hizmet sektörümüz ve girişimcimiz bu odanın eşit sahibidir. Bir sektörün gücü diğerinin önüne geçmeyecek. Bir üyenin ölçeği, cirosu, çevresi ya da adresi aldığı hizmetin ölçüsü olmayacak. Odanın imkânları bütün üyelerimize adaletle ulaşacak.” 70 meslek komitesine hedef, yetki ve çalışma bütçesi Yeni yönetim anlayışında BTSO’nun 70 meslek komitesine daha güçlü ve işlevsel bir yapı kazandıracaklarını açıklayan Matlı, komitelerin yalnızca sorun aktaran ve toplantı yapan yapılar olmaktan çıkarılacağını söyledi. Matlı, “Komitelerimiz kendi sektörlerinin geleceğine yön veren, karar süreçlerine katılan ve sonuçları takip eden güçlü çalışma merkezleri olacak. Her komitenin hedefleri olacak, yetkisi olacak, çalışma bütçesi olacak. Komitelerimiz kaynak kullanan, proje geliştiren ve sonuç üreten yapılar hâline gelecek. Çünkü sektörünü en iyi bilenler, o sektörün içinde emek verenlerdir” ifadelerini kullandı. “BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz” Birlikte Çalışma Merkezi’nin ve bugüne kadar yürütülen bütün çalışmaların kendi imkânlarıyla hayata geçirildiğini açıklayan Matlı, bu süreçte BTSO bütçesinden herhangi bir kaynak kullanılmadığının altını çizdi: “Bu merkezi de yürüttüğümüz bütün çalışmaları da kendi imkânlarımızla, kendi emeğimizle ve kendi bütçemizle hayata geçiriyoruz. BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz. Bizim arkamızda odanın bütçesi değil, üyelerimizin güveni var. Bizim gücümüz makamdan değil, sahadan geliyor.” Sahada yürütülen çalışmalara katkı sunan yol arkadaşlarına da teşekkür eden Matlı, ulaşılmayan tek bir üye kalmayana kadar çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Bursa Dönüşüm Planı kamuoyuna açıklanacak Konuşmasında önümüzdeki dönemin çalışma takvimine ilişkin açıklamalarda da bulunan Matlı, Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayacak Bursa Dönüşüm Planı’nın yakın zamanda düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunulacağını duyurdu. Planın çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimlerine kadar bütün üyeleri kapsayacağını belirten Matlı, “Hiçbir sektör dışarıda kalmayacak. Hiçbir üye geride bırakılmayacak. Açıkladığımız hiçbir çalışma kâğıt üzerinde kalmayacak. Tek merkez odaklı değil, bütün kentin kapsam içinde tutulduğu bir dönüşüm planı sunacağız.” dedi. Düzenlenecek basın toplantısının tek yönlü bir sunum olmayacağını vurgulayan Matlı şu ifadeleri kullandı: “Bu basın toplantısında amacımız yalnızca bizim konuşmamız değil; basın mensuplarımızın özgürce soru sorması ve her soruya açık yüreklilikle cevap verilmesi olacak. Son dönemde Bursa kamuoyunun haber alma hakkı adına görev yapan basın mensuplarının soru soramadığı, cevap alamadığı, tek yönlü ve seyirlik BTSO etkinliklerinin giderek alışkanlığa dönüştüğünü görüyoruz. Biz sorudan da şeffaflıktan da çekinmeyeceğiz.” Eylül ayında büyük Bursa buluşması Bursa Dönüşüm Planı’nın açıklanmasının ardından Eylül ayı içerisinde Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini buluşturacak geniş katılımlı büyük bir organizasyon düzenleneceğini açıklayan Matlı, açılışın çalışmaların sonu değil başlangıcı olduğunu söyledi. “Kimse bugünkü açılışla yetineceğimizi düşünmesin. Bu akşam yalnızca kapıyı açıyoruz, asıl yürüyüş şimdi başlıyor” diyen Matlı, Bursa iş dünyasına şu çağrıda bulundu: “Gelin, bu yürüyüşe katılın. Fikrinizi, tecrübenizi, itirazınızı ve önerinizi getirin. Komitenizde bir üyemize daha ulaşın. Sektörünüzde bir kapıyı daha çalın. Çünkü dokunduğumuz her üyeyle daha güçlüyüz. Yan yana geldiğimiz her sektörle hedefimize daha yakınız.” Konuşmasını “Birlikte Güçlü, Birlikte İleri” sözleriyle tamamlayan Özer Matlı, Birlikte Çalışma Merkezi’nin 60 bin BTSO üyesinin tamamına açık olacağını vurguladı: “Bu merkez Özer Matlı’nın merkezi değildir. Bu merkez, 60 bin BTSO üyesinin evidir. Birlikte Çalışma Merkezimiz Bursa’mıza ve 60 bin üyemize hayırlı olsun.”

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" Haber

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor"

Birlikte Çalışma Merkezi’nin yoğun katılımlı açılışında Bursa iş dünyasına seslenen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı; 60 bin üyeyi merkeze alan, adalet, şeffaflık ve birlikte yönetim üzerine kurulu yeni dönem vizyonunu açıkladı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ekibinin öncülüğünde açılan Birlikte Çalışma Merkezi, geniş katılımlı bir törenle açıldı. Merkezin önündeki alanı dolduran sanayiciler, tüccarlar, KOBİ temsilcileri, küçük işletme sahipleri, girişimciler, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve basın mensupları, Bursa iş dünyasının geleceğine ilişkin güçlü bir buluşmaya imza attı. Yoğun katılımın yaşandığı törende Bursa iş dünyasına seslenen Özer Matlı, açılışın bir seçim ofisinin faaliyete geçmesinden çok daha büyük bir anlam taşıdığını belirtti. "Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin kuruluş amacını anlatan Matlı, konuşmasına şu sözlerle başladı: "Bu akşam burada yalnızca bir merkezin kapılarını açmıyoruz. Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz. Buraya özellikle ‘seçim ofisi’ demedik. Çünkü bizim meselemiz yalnızca bir seçimi kazanmak değildir. Bizim meselemiz; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı 60 bin üyesinin tamamıyla yeniden buluşturmak, her üyemizi odasının gerçek sahibi yapmak ve Bursa’nın geleceğini birlikte kurmaktır. Bu nedenle buranın adı Birlikte Çalışma Merkezi." Üyelere uzaktan seslenen değil, her komitede, sektörde ve iş kolunda üyeleriyle yan yana çalışan bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını belirten Matlı, "Bir kişinin etrafında toplanmaya değil, bütün üyelerimizin gücünü aynı hedefte buluşturmaya geliyoruz. Biz daha yeni başladık" dedi. "Bursa’nın güçlü bir dönüşüme ihtiyacı var" Bursa’nın Türkiye’ye yön veren üretim, ticaret, ihracat ve istihdam merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Matlı, küresel değişim karşısında BTSO’nun mevcut yöntemlerle yoluna devam edemeyeceğini söyledi. Matlı şöyle konuştu: "Bugün çarşıda da fabrikada da atölyede de ofiste de aynı ihtiyacı duyuyoruz: Bursa’nın bir dönüşüme ihtiyacı var. Ticaretin kuralları değişiyor. Teknoloji, finansman, rekabet ve pazarlar değişiyor. Böylesine büyük bir değişim yaşanırken Bursa yerinde sayamaz. BTSO da alışılmış yöntemlerle yoluna devam edemez. Bursa’nın ihtiyacı sadece günü kurtaran adımlar değil, bütün sektörleri kapsayan güçlü bir dönüşümdür. İşte biz bu dönüşümü başlatmak için adayız." Adaylığının yalnızca bir alternatif oluşturma amacı taşımadığını vurgulayan Matlı, göreve gelmek, sorumluluk almak ve Bursa iş dünyasını geleceğe hazırlamak için yola çıktıklarını söyledi. "Başarı, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür" BTSO’nun kurumsal geçmişine ve kuruluş mirasına sahip çıkacaklarını belirten Matlı, birkaç gün önce BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin kabrini ziyaret ettiklerini hatırlattı. Kuruluşundan bugüne kadar emek veren bütün başkanlara, meclis üyelerine, meslek komitesi temsilcilerine ve çalışanlara teşekkür eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapılan her doğru işi Bursa’nın değeri kabul ediyoruz. Ancak geçmişe vefa göstermek, bugünün ihtiyacını söylemeye engel değildir. Tam tersine, o büyük mirasa sahip çıkmanın yolu; kurumu zamanın ihtiyaçlarına göre yenilemek ve daha ileri taşımaktır. Çünkü kurumlar binalarıyla değil, üyeleriyle yaşar. Başarı, yapılan işlerin sayısıyla değil, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür. Kurumlar gücünü makamlarından değil, temsil ettikleri insanların güveninden alır." "Ben bir koltuğa değil, Bursa iş dünyasının sorumluluğunu taşımaya talibim" Üretimin içinden gelen bir iş insanı olduğunu belirten Özer Matlı, yatırım yapmanın, istihdam oluşturmanın ve binlerce çalışanın sorumluluğunu taşımanın ne anlama geldiğini bildiğini ifade etti. Bugün 32 şirket, 31 marka, 11 sektör, 81 il ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşına ulaşan bir yapıyı birlikte kurduklarını belirten Matlı, Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev dönemlerinde de kurumun gücünü ve etkinliğini artıran önemli çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Matlı, "Bunları kendimi anlatmak için değil; Bursa iş dünyasının önündeki dönüşümü yönetecek tecrübeye, cesarete ve icra gücüne sahip bir ekip olduğumuzu belirtmek için söylüyorum. Ben bir koltuğa değil; Bursa iş dünyasının yükünü, beklentisini ve umudunu taşımaya talibim" dedi. "60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" 60 Bin üyenin odalarından ayrıcalık değil adalet, mesafe değil temas, söz değil sonuç beklediğini ifade eden Matlı, destek veren ya da farklı düşünen her üyenin BTSO’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı: "Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" diyen Matlı, ticaret ve sanayinin birbirinin rakibi olmadığını belirtti: "Küçük işletmemiz, tüccarımız, KOBİ’miz, sanayicimiz, hizmet sektörümüz ve girişimcimiz bu odanın eşit sahibidir. Bir sektörün gücü diğerinin önüne geçmeyecek. Bir üyenin ölçeği, cirosu, çevresi ya da adresi aldığı hizmetin ölçüsü olmayacak. Odanın imkânları bütün üyelerimize adaletle ulaşacak." 70 meslek komitesine hedef, yetki ve çalışma bütçesi Yeni yönetim anlayışında BTSO’nun 70 meslek komitesine daha güçlü ve işlevsel bir yapı kazandıracaklarını açıklayan Matlı, komitelerin yalnızca sorun aktaran ve toplantı yapan yapılar olmaktan çıkarılacağını söyledi. Matlı, "Komitelerimiz kendi sektörlerinin geleceğine yön veren, karar süreçlerine katılan ve sonuçları takip eden güçlü çalışma merkezleri olacak. Her komitenin hedefleri olacak, yetkisi olacak, çalışma bütçesi olacak. Komitelerimiz kaynak kullanan, proje geliştiren ve sonuç üreten yapılar hâline gelecek. Çünkü sektörünü en iyi bilenler, o sektörün içinde emek verenlerdir" ifadelerini kullandı. "BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin ve bugüne kadar yürütülen bütün çalışmaların kendi imkânlarıyla hayata geçirildiğini açıklayan Matlı, bu süreçte BTSO bütçesinden herhangi bir kaynak kullanılmadığının altını çizdi: "Bu merkezi de yürüttüğümüz bütün çalışmaları da kendi imkânlarımızla, kendi emeğimizle ve kendi bütçemizle hayata geçiriyoruz. BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz. Bizim arkamızda odanın bütçesi değil, üyelerimizin güveni var. Bizim gücümüz makamdan değil, sahadan geliyor." Sahada yürütülen çalışmalara katkı sunan yol arkadaşlarına da teşekkür eden Matlı, ulaşılmayan tek bir üye kalmayana kadar çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Bursa Dönüşüm Planı kamuoyuna açıklanacak Konuşmasında önümüzdeki dönemin çalışma takvimine ilişkin açıklamalarda da bulunan Matlı, Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayacak Bursa Dönüşüm Planı’nın yakın zamanda düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunulacağını duyurdu. Planın çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimlerine kadar bütün üyeleri kapsayacağını belirten Matlı, "Hiçbir sektör dışarıda kalmayacak. Hiçbir üye geride bırakılmayacak. Açıkladığımız hiçbir çalışma kâğıt üzerinde kalmayacak. Tek merkez odaklı değil, bütün kentin kapsam içinde tutulduğu bir dönüşüm planı sunacağız." dedi. Düzenlenecek basın toplantısının tek yönlü bir sunum olmayacağını vurgulayan Matlı şu ifadeleri kullandı: "Bu basın toplantısında amacımız yalnızca bizim konuşmamız değil; basın mensuplarımızın özgürce soru sorması ve her soruya açık yüreklilikle cevap verilmesi olacak. Son dönemde Bursa kamuoyunun haber alma hakkı adına görev yapan basın mensuplarının soru soramadığı, cevap alamadığı, tek yönlü ve seyirlik BTSO etkinliklerinin giderek alışkanlığa dönüştüğünü görüyoruz. Biz sorudan da şeffaflıktan da çekinmeyeceğiz." Eylül ayında büyük Bursa buluşması Bursa Dönüşüm Planı’nın açıklanmasının ardından Eylül ayı içerisinde Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini buluşturacak geniş katılımlı büyük bir organizasyon düzenleneceğini açıklayan Matlı, açılışın çalışmaların sonu değil başlangıcı olduğunu söyledi. "Kimse bugünkü açılışla yetineceğimizi düşünmesin. Bu akşam yalnızca kapıyı açıyoruz, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" diyen Matlı, Bursa iş dünyasına şu çağrıda bulundu: "Gelin, bu yürüyüşe katılın. Fikrinizi, tecrübenizi, itirazınızı ve önerinizi sunun. Komitenizde bir üyemize daha ulaşın. Sektörünüzde bir kapıyı daha çalın. Çünkü dokunduğumuz her üyeyle daha güçlüyüz. Yan yana geldiğimiz her sektörle hedefimize daha yakınız." Konuşmasını "Birlikte Güçlü, Birlikte İleri" sözleriyle tamamlayan Özer Matlı, Birlikte Çalışma Merkezi’nin 60 bin BTSO üyesinin tamamına açık olacağını vurguladı: "Bu merkez Özer Matlı’nın merkezi değildir. Bu merkez, 60 bin BTSO üyesinin evidir. Birlikte Çalışma Merkezimiz Bursa’mıza ve 60 bin üyemize hayırlı olsun."

Başkan Erol: "14 Ağustos 2001'den Türkiye Yüzyılı'na: 25 yıllık imza" Haber

Başkan Erol: "14 Ağustos 2001'den Türkiye Yüzyılı'na: 25 yıllık imza"

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, 14 Ağustos 2001'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde kurulan AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Başkan Erol, "Geride kalan çeyrek asrın yalnızca bir siyasi partinin değil, Türkiye'nin değişim ve dönüşüm yolculuğunun da önemli bir dönemi" dedi. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 25 yıllık süreci siyasi mücadele, teşkilat birlikteliği, hizmet anlayışı ve Türkiye'nin geçirdiği değişim ekseninde değerlendirdi. Başkan Erol: "25 yıldır tek gaye: güçlü devlet, güçlü Türkiye" AK Parti'nin 25 yıllık siyasi geçmişinin yalnızca seçim başarıları üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade eden Başkan Erol, geride kalan dönemde Türkiye'nin ve AK Parti'nin çok sayıda kritik süreçten geçtiğine dikkat çekti. Başkan Erol, "Bu dava kolaylıkla bugünlere gelmedi. 2001'den bugüne ülkemizin ve milletimizin iradesini hedef alan pek çok engelle, siyasi ve ekonomik sınamayla karşı karşıya kaldık. Türkiye'nin geleceğine ilişkin ümidimizi hiçbir zaman kaybetmedik. Her güçlük karşısında milletimize güvendik, birlik ve beraberliğimize daha sıkı sarıldık. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın azmi, kararlılığı ve güçlü liderliğiyle başladığımız yolculuğa aynı inançla devam ettik" ifadelerini kullandı. 25 yıllık AK Parti vizyonu Kestel'in geleceğine yön veriyor Türkiye'nin son 25 yılda yaşadığı değişim ve dönüşüm, yerel yönetimlerde hayata geçirilen çalışmalarla da şehirlerin geleceğine taşınıyor. Kestel Belediyesi de bu süreçte ilçenin ihtiyaçları ve gelecekteki gelişimini merkeze alan yatırımlarını sürdürüyor. Kentsel dönüşümden yeni yaşam alanlarına, ulaşımdan sosyal desteklere, eğitimden çevre düzenlemelerine kadar birçok alanda yürütülen çalışmalarla Kestel'in yaşam kalitesinin artırılması ve ilçenin geleceğe daha güçlü hazırlanıyoruz. "Liderimize yol arkadaşı, birbirimize dava arkadaşı, gönül arkadaşı ve hizmet arkadaşı olduk" AK Parti'nin çeyrek asırlık siyasi mücadelesinin temelinde güçlü teşkilat yapısının bulunduğunu kaydeden Başkan Erol, partinin farklı kademelerinde görev üstlenenlerin ortak bir sorumluluk anlayışıyla hareket ettiğini belirtti. Başkan Erol, "Bu 25 yıllık yolculuk boyunca Bakanlarımız, Milletvekillerimiz, Belediye Başkanlarımız ve teşkilatlarımızın her kademesinde görev yapan dava arkadaşlarımızla büyük bir sorumluluğu birlikte taşıdık. Liderimize yol arkadaşı, birbirimize dava arkadaşı, gönül arkadaşı ve hizmet arkadaşı olduk. Görevlerimiz ve makamlarımız değişse de bizi bir arada tutan milletimize hizmet etme idealimiz hiçbir zaman değişmedi" dedi. Türkiye'nin ulaşımdan sağlığa, eğitimden enerjiye, savunma sanayiinden sosyal politikalara kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm yaşadığını belirten Başkan Erol, 25 yıllık siyasi yolculuğun eser ve hizmetlerle birlikte okunması gerektiğini söyledi. Başkan Erol, Türkiye'nin geçirdiği dönüşüme ilişkin, AK Parti'nin 25 yıllık hikâyesini Türkiye'nin son çeyrek asrından ayrı düşünmek mümkün olmadığını ifade ederek, "Milletimizin yıllarca beklediği yatırımlar birer birer hayata geçirildi. Yapılamaz denilen projeler tamamlandı, Türkiye kendi teknolojisini geliştiren, kendi savunma sistemlerini üreten ve bölgesinde güçlü bir irade ortaya koyan bir ülke hâline geldi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlılığı ve liderliği, Türkiye'nin önüne konulan engeller karşısında bizlere her zaman daha fazla çalışma sorumluluğu yükledi" diye konuştu. "Birliğimize ve beraberliğimize sımsıkı sarılarak devletimizin ve milletimizin gücüne güç katacağız" Siyasetin ve yerel yönetimlerin kendileri için bir makam alanı değil, millete karşı üstlenilmiş bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Başkan Erol, görev yaptıkları her alanda bu anlayışla hareket ettiklerini belirtti. Başkan Erol, "Bizlere verilen her görevi milletimizin emaneti olarak gördük. Bulunduğumuz makamların yüklediği vebali biliyoruz. Bu vebalin altında kalmamak için gece gündüz çalışmayı, daha fazla sorumluluk almayı kendimize görev bildik. Zor zamanlarda yük olmayacağız, yük alacağız. Dert olmayacağız, derman olacağız. Birliğimize ve beraberliğimize sımsıkı sarılarak devletimizin ve milletimizin gücüne güç katacağız" ifadelerini kullandı. AK Parti'nin 25 yılda Türkiye siyasetinin yanı sıra devlet yönetimi ve toplumsal hayat üzerinde de kalıcı bir iz bıraktığını ifade eden Başkan Erol, siyasi hareketin geleceğe ilişkin sorumluluğunun geçmişten daha az olmadığını söyledi. Başkan Erol, "Bu hareket, 25 yıldır milletinin talebini siyasetin merkezinde tutmuş, karşılaştığı her zorluğa rağmen Türkiye'nin büyüme ve güçlenme iradesinden vazgeçmemiştir. Bugün önümüzde yeni hedefler ve taşıdığımız daha büyük sorumluluklar var. Geçmişte elde edilen başarılarla yetinmeden Türkiye'nin yarınları için daha fazla çalışmak zorundayız" dedi. "Gönlü AK, vicdanı AK, geleceği AK olan tüm dava arkadaşlarıma selamlarımı sunuyorum" AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümünün aynı zamanda yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna işaret eden Başkan Erol, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "14 Ağustos 2001'de milletimize güvenerek çıkılan bu yolun bugün 25. yıl dönümünü kutluyoruz. Çeyrek asır boyunca bu davaya omuz veren, teşkilatlarımızın her kademesinde sorumluluk üstlenen, emeğini ve gönlünü ortaya koyan bütün dava arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Gönlü AK, vicdanı AK, geleceği AK olan tüm dava arkadaşlarıma selamlarımı sunuyorum. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, milletimizden aldığımız güçle ilk günkü heyecanımızı kaybetmeden ikinci çeyrek asrımıza yürüyoruz. Birliğimizi koruyacak, sorumluluğumuzu büyütecek, milletimiz için çalışmaya ve Türkiye'nin geleceğine eser bırakmaya devam edeceğiz. AK Partimizin 25. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun."

Kılıçdaroğlu’ndan “Terörsüz Türkiye” mesajı Haber

Kılıçdaroğlu’ndan “Terörsüz Türkiye” mesajı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin gündemindeki “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin huzurunu, birlik ve beraberliğini bozmak isteyen yapılara karşı milletin ortak iradesi ve devletin kararlılığıyla hareket edilmesi gerektiğini belirtti. “TÜRK MİLLETİ AYRILMAZ BİR BÜTÜNDÜR” Türkiye’nin farklı kültürleri, dilleri ve renkleriyle bir bütün olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, farklılıkların ayrışma nedeni değil, ortak vatanın zenginliği olduğunu ifade etti. Kılıçdaroğlu, “Bizim için tartışılmaz olan üniter devlet yapımız, Anayasa’nın ilk dört maddesi ve milletimizin sarsılmaz, bölünmez kardeşliğidir” ifadelerini kullandı. Söz konusu sürecin Türkiye’nin bölünmesine veya parçalanmasına yönelik olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bunun yaraların sarılması ve toplumsal kardeşliğin güçlendirilmesi için bir fırsat olduğunu kaydetti. “SÜRECE TEREDDÜTSÜZ KATKI VERECEĞİZ” Türkiye’nin bölgesel ve küresel bir güç olabilmesinin yolunun güçlü toplumsal birlikten geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP olarak sürece destek vereceklerini açıkladı. Kılıçdaroğlu, “Bu sürece tereddütsüz katkı vereceğiz. Ancak ülkemizde yeni bir iç karışıklık, ayrışma ve çatışma zemini oluşturmaya çalışan bölücü küresel yapılara da asla geçit vermeyeceğiz” dedi. “CHP YALNIZCA DESTEK VEREN DEĞİL, SORUMLULUK ALAN TARAF OLACAK” CHP Grubu olarak tarihi süreçte sorumluluk üstleneceklerini belirten Kılıçdaroğlu, partisinin yalnızca destek veren bir konumda kalmayacağını ifade etti. Kılıçdaroğlu, CHP’nin süreçte “sorumluluk alan, öncülük eden ve doğru istikameti gösteren” bir anlayışla hareket edeceğini belirterek, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünün korunmasının öncelikleri olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda kardeşlik ve birlik mesajı veren Kılıçdaroğlu, “Kardeşlik güçlenirse Türkiye güçlenir. Türkiye güçlenirse milletimiz kazanır. Birlik varsa gelecek vardır” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.