Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sorumluluk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sorumluluk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sorumluluk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karacabey MYO’nun 30. dönem mezunları kep attı Haber

Karacabey MYO’nun 30. dönem mezunları kep attı

Ergün Koç Kültür Merkezi’nde düzenlenen kep atma törenine; Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Karacabey Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Duygu Emir, KTSO Meclis Başkan Yardımcısı Serap Özcan Sağdıç, Karacabey Yörem Gazetesi İmtiyaz Sahibi Şaban Önen, İnsan Kaynakları ve İç Hizmetler Müdürü Dilay Çalışkaner, özel sektör temsilcileri, üniversite bölüm başkanları, öğretim üyeleri, öğrenciler ve aileleri katıldı. Karacabey MYO Muhasebe ve Vergi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuba Bora Kılınçarslan’ın sunumunu yaptığı programda, mezun olan öğrenciler adına açılış konuşmasını gerçekleştiren Okul Birincisi İlayda Köker, mutlu günlerinde kendilerini yalnız bırakmayan tüm konuklara teşekkür etti. Köker, iki yıllık eğitim sürecinin yalnızca akademik başarılarla değil, sabır, azim ve dayanışmayla geçtiğini belirterek Karacabey Meslek Yüksekokulu’na gururla veda ettiklerini söyledi. Yazılım sektöründe kadınların kendilerini kanıtlamak için daha fazla mücadele etmek zorunda kaldığına dikkat çeken başarılı öğrenci, elde ettiği birinciliğin yetenek ve azmin cinsiyetinin olmadığını gösterdiğini ifade etti. Başarısında emeği bulunan akademisyenlere, birlikte eğitim gördüğü arkadaşlarına ve annesine teşekkür eden öğrenci, konuşmasını Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe duyduğu güveni ve bilime verdiği önemi hatırlatarak tamamladı. Mezuniyetin bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu vurgulayan öğrenci, tüm mezunlara başarılarla dolu bir gelecek diledi. Karacabey Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Önder Canbolat, mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, öğrencilerin hayatlarında önemli bir dönüm noktasını geride bıraktıklarını belirterek mezuniyet sevincini aileler, akademisyenler ve öğrencilerle birlikte paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. İki yıllık eğitim süreci boyunca öğrencilerin yalnızca mesleki bilgi ve beceri kazanmadığını, aynı zamanda disiplinli çalışmayı, ekip ruhunu, sorumluluk almayı ve karşılaştıkları zorlukların üstesinden gelmeyi de öğrendiklerini vurgulayan Canbolat, bu kazanımların iş ve sosyal yaşamlarında kendilerine önemli katkılar sağlayacağını söyledi. Mezuniyetin bir son değil, yeni başlangıçların kapısını aralayan önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Canbolat, "Bugün burada büyük emeklerinizin karşılığını alıyor, geleceğe umutla bakıyorsunuz. Sizlerden beklentimiz; bilimin ışığında, etik değerlerden ödün vermeden, üretken ve sorumluluk sahibi bireyler olarak ülkemize ve insanlığa katkı sunmanızdır. Kendinize güvenin, öğrenmeye ve kendinizi geliştirmeye hayat boyu devam edin. Sizlerin elde edeceği her başarı, bizler için de ayrı bir gurur kaynağı olacaktır." dedi. Devamında söz alan Bursa Uludağ Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, öğrencilerin bugün yalnızca bir diplomaya değil, aynı zamanda büyük emek ve fedakârlıklarla kazanılmış önemli bir başarıya sahip olduklarını ifade etti. Üniversite eğitiminin bireylere yalnızca mesleki bilgi kazandırmadığını, aynı zamanda eleştirel düşünebilen, değişime ayak uydurabilen ve topluma değer katabilen bireyler yetiştirmeyi amaçladığını vurgulayan Çiftci, mezun olan öğrencilerin bundan sonraki yaşamlarında Bursa Uludağ Üniversitesi’nin birer temsilcisi olarak önemli sorumluluklar üstleneceklerini söyledi. Gençlere geleceğe umutla bakmaları tavsiyesinde bulunan Çiftci, "Bilgiye ulaşmanın her geçen gün daha da kolaylaştığı bir çağda yaşıyoruz. Ancak önemli olan bilgiye ulaşmak kadar onu doğru kullanabilmek, üretime dönüştürebilmek ve insanlığın faydasına sunabilmektir. Sizlerden beklentimiz; kendinizi sürekli geliştiren, etik değerlere bağlı, çalışkan ve yenilikçi bireyler olarak ülkemizin kalkınmasına katkı sağlamanızdır. Üniversitemizde edindiğiniz bilgi ve deneyimin, bundan sonraki meslek hayatınızda sizlere yol göstereceğine yürekten inanıyorum." dedi. İnsan Kaynakları ve İç Hizmetler Müdürü Dilay Çalışkaner de, öğrencilere yaşama dair tavsiyelerde bulunarak, "Sürekli öğrenin, meraklı olun. Hep isteyen siz olun, sorumluluk alın. İmkansızlık diye bir şey yoktur. Tüm olumsuzluklara rağmen yılmayın ve kendinize güvenin. Mezun olan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyor, bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum." diye konuştu. Konuşmalar sonrası yüksekokul programlarında dereceye giren öğrencilere başarı belgeleri ve ödülleri protokol tarafından takdim edildi. Ardından da mezun tüm öğrencilere anı belgeleri verildi. Program son olarak, geleneksel hale gelen kep atma töreni ve yemek ikramıyla sona erdi.

Kerem Aktürkoğlu: "İstenileni veremediğimiz için hayal kırıklığı yaşıyoruz" Haber

Kerem Aktürkoğlu: "İstenileni veremediğimiz için hayal kırıklığı yaşıyoruz"

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında San Francisco Bay Area’da mücadele ettiği Paraguay’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından milli futbolcu Merih Demiral, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Çok üzgün olduklarını söyleyen Aktürkoğlu, "Hem milletimizin hem de bizim çok daha farklı, çok daha büyük hayalleri, hedefleri vardı. O hedefler doğrultusunda buralara geldik. Emek verdik, buraya gelirken de çok emek verdik. Burada da turnuva öncesi hazırlık kampında çok fazla emek verdik ama istediğimiz sonuçları alamadık. Denedik, fazlasıyla denedik. İki maçta çektiğimiz şutlar çok fazla. Birini kaleye atamadık. Sorumluluk bizde. Bizim gibi kaliteli bir takımın iyi futboluyla sonucu alan bir şekilde oynaması lazımdı. Bunu başaramadık. Diyecek bir şey yok, üzgünüz" şeklinde konuştu. "Bu beklentiyi karşılayamadığımız için yapılan eleştiriler haklıdır" Maçın ardından soyunma odasında teknik ekipten herhangi bir veda konuşması olmadığını ifade eden 27 yaşındaki futbolcu, "24 senenin ardından Dünya Kupası'na getiren kişiler de bizleriz, hocamız da bunun mimarlarından. Beklentiler fazla olunca duygular da yoğun oluyor, hem bizler açısından hem de ülkemiz açısından. Çok büyük bir beklenti olduğunun farkındaydık ve bu beklentiyi karşılayamadığımız için yapılan eleştiriler haklıdır. Yapacak bir şey yok, biz de böyle olsun istemezdik. Bizim gibi kaliteli futbolculardan oluşan bir takımın grup lideri olarak çıkması gerekirdi ama hayatta bazen istediğiniz şeyler olmuyor. Sonuçtan bağımsız, yaptığımız mücadeleden dolayı arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Pes etmedik, sonuna kadar mücadele ettik. Bazen hayatta istediğiniz şeyler olmaz. 24 senenin ardından buradaki ekibin ilk Dünya Kupası'ydı. Onun da tecrübesizliği vardı. İnşallah bundan sonraki süreçlerde hem Dünya Kupası'nda hem de Avrupa Şampiyonası'nda daha güzel başarıları ülkemize armağan ederiz" açıklamasında bulundu. Paraguaylı futbolcunun ağzını kapatmasından dolayı gördüğü kırmızı kartla ilgili soruya ise milli futbolcu, "Turnuva öncesi hakemler bize yeni kuralları anlattı. Ağzını kapattığın zaman bunu hakemler ırkçılık olarak veya kötü söz olarak düşünüyor. Genellikle ağzını kapattığın zaman kötü söz söyleyeceğini düşünerek veya ırkçılık yaparsın. Rakip Mert'e küfür etti galiba. Ben uzaktaydım ama Mert 'Ağzını kapatarak bana kötü şeyler söyledi' dedi. Biz de orada hakeme itirazda bulunduk, VAR'dan da karar doğru karar çıktı" diye cevap verdi. "Bizim gibi kaliteli takıma bu sonuç yakışmıyor" Kendi seviyelerini abartmadıklarını belirten Kerem Aktürkoğlu, "Çünkü kalitemiz belli. Çünkü bu sürece gelene kadar başardıklarımız da önemli. Avrupa Şampiyonası'nda çeyrek final yaşadık. Şimdi bunları yaşandıktan sonra böyle bir sonuç olunca ister istemez hayal kırıklığı oluyor. Seviyeyi abarttığımıza katılmıyorum. Herkesin fikri farklıdır ama bizim gibi kaliteli takıma bu sonuç yakışmıyor. Daha iyisini yapabilirdik. Gruptan çıkıp daha farklı bir senaryo da konuşabilirdik. Ama işler iyi gitmediği için söylenecek bir şey yok" değerlendirmesinde bulundu. "Herkes büyük beklenti içindeydi" Hayal kırıklığı olduğunu söyleyen Aktürkoğlu, "Böyle sonuç istemezdik. Bundan önceki süreçlerde başarılı bir grafiğimiz vardı, bu turnuva anlamında büyük bir hayal kırıklığı var. Umuyorum bundan sonra hep yükseliş olur. Şimdi Uluslar A Ligi var. Bizi yoğun bir fikstür bekliyor. Bu hayal kırıklığını hem bizler hem de milletimiz atlatmalıyız. Kafamızı kaldırmamız gerekiyor. Bundan sonra da başarı kazanacak yine millet olarak bizleriz. Bunu tek başımıza yapamayız. Herkes büyük beklenti içindeydi. Bundan sonrasında gerekeni yapacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "İstenileni veremediğimiz için hep birlikte hayal kırıklığı yaşıyoruz" Dünya Kupası’nın çok farklı olduğunu aktaran milli futbolcu, "Sürprizlere açık bir turnuva. Katar'da da böyle olmuştu. Favoriler elenebiliyor. Biz de bu grubun favorilerindendik. Sonuç olarak istenileni veremediğimiz için hep birlikte hayal kırıklığı yaşıyoruz. Sorumluluğu üzerimize aldığımız gibi bu takımı ayağa kaldıracak olanlar da bizleriz. İnşallah başarırız" diyerek sözlerini tamamladı.

Merih Demiral: "Bütün halkımızdan içtenlikle özür diliyoruz" Haber

Merih Demiral: "Bütün halkımızdan içtenlikle özür diliyoruz"

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında San Francisco Bay Area’da karşılaştığı Paraguay’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından milli futbolcu Merih Demiral, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bütün sorumluluk kendilerine olduğunu belirten Demiral, "Bütün halkımızdan içtenlikle özür diliyoruz, çok üzüldük. Onları üzdüğümüz için hepimiz tekrar bütün halkımızdan, bütün Türk halkından özür diliyorum. Başka diyecek bir şey yok yani. Ne söylenir bilmiyorum. Böyle anlar olabiliyor. Tekrardan herkesten özür diliyoruz. Herkes çok üzgün. Yıllardır milli takıma geliyorum, en üzüldüğüm maç. Herkes çok duygusal zaten. Çok üzgünüz. O yüzden bütün halkımızdan özür diliyoruz. Başka bir kelime diyecek bir şey bulamıyorum" diye konuştu. "Olmayınca olmuyor" İki maçta 70-75 tane şut çektiklerini fakat buna rağmen olmadığını ifade eden 28 yaşındaki futbolcu, "Olmayınca olmuyor. Onun üzüntüsünü yaşıyoruz gerçekten. Mücadele ettiğimize inanıyorum, iki maçta da elimizden geleni yaptık. Hiç beklemediğimiz sonuçlar aldık. Hiç böyle olmamalıydı. Hepimiz sorumluyuz. Çok içtenlikle kırdığımız, üzdüğümüz bütün halkımızdan özür diliyoruz. Amerika maçı var şimdi önümüzde. İnşallah en iyi şekilde bitiririz. Şimdi herkes çok üzgün ama bir tane daha maç var. Milli takımı inşallah en iyi şekilde temsil edip, turnuvayı öyle noktalarız" şeklinde konuştu. "Bahaneye sığınmamak lazım" Baskının futbolun doğasında olduğunu vurgulayan milli futbolcu, "Tabii ki baskı olur üzerimizde, bu bahane değil. Bahaneye sığınmamak lazım. Dediğim gibi bunun hani hiçbir bahane olmadan bütün sorumluluk bizde. Çok daha iyisini yapabilirdik, yapamadık. Futbol bu, olabiliyor yani böyle günlerde. O yüzden dediğim gibi çok üzgünüz. Gerçekten çok üzgünüz, şimdi soyunma odasından geldim, herkes çok üzgün. İnşallah bunu telafi etmek için, ben de milli takımda inşallah ilerleyen süreçlerde elimden gelenin en iyisini yapacağım bunu halkımıza unutturmak için. Bütün takım arkadaşlarım da öyle" ifadelerini kullandı. "İnanın herkes elimden geleni yaptı" A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella'nın maçtan sonra takımla toplantı yaptığı anlatan Merih Demiral, "Verdiğimiz mücadeleden dolayı tebrik etti, o da çok üzgün. Herkesin mücadelesinden memnun. Çünkü elimizden geleni yaptık. Dışarıdan herkes yorum yapabilir ama inanın herkes elinden geleni yaptı. Ben görüyorum takımı. Herkes elimden geleni yaptı, olmayınca olmuyor. Bu futbolda böyle şeyler var; iyi günler de var, kötü günler de. Bütün sorumluluk bizde. Çok daha iyisini yapabilirdik. Çok daha iyisinden ziyade gruptan çıkabilirdik. O yüzden bütün sorumluluk bizde. Tekrardan bütün halkımızdan çok özür diliyorum" açıklamasında bulundu.

"Bu kaosa hizmet eden çok kişiden daha fazla Türk gibi hissediyorum" Haber

"Bu kaosa hizmet eden çok kişiden daha fazla Türk gibi hissediyorum"

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında 20 Haziran Cumartesi günü TSİ 06.00’da Paraguay ile karşılaşacak. San Francisco’daki Bay Area Stadyumu’nda oynanacak bu maç öncesinde A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. "Paraguay gol atma konusunda çok iyi" İtalyan teknik adam, Paraguay’ın saygıyı hak eden bir takım olduğunu söyleyerek sözlerine başladı. Vincenzo Montella, "Brezilya ile aynı puanları elde etti elemelerde, sadece 1 puan gerideydi Ekvador, arkadan geldi Arjantin de. Fakat Paraguay hakikaten gol atma konusunda çok iyi, çok karakterli oyuncuları var. Forvetleri, golcüleri çok iyi. Çok ciddi saygı duyuyoruz. Tabii ki her zaman birkaç değişiklik yapmışızdır, yapabiliriz. Burada mesele taktik sebeplerle ve başka bakış açılarıyla futbolcuları oyun dışı bırakmak değil. Yarın tabii ki de bazı değişiklikler olabilir ama bu değişiklikler sadece taktiksel anlamda olur. Yani maçın stratejisine göre. Yani oynamayınca bir futbolcu 'Birinci maçta böyle yaptı' diye değil, sadece maçın stratejisine göre" diye konuştu. "Biraz daha saygıyı hak ettiğimizi düşünüyoruz" Her şeyi yoluna koymak için yarınki maçı sabırsızlıkla beklediklerini dile getiren Montella, "Avustralya maçında ikinci devrede İsmail'i hakikaten devreye soktuk çünkü Avustralya'nın kontrataklarını biliyorduk, adeta neşter atar gibi oynadılar. Dünya Kupası'nda aslında Avustralya'ya karşı 30 şut pozisyonu elde ettik. Portekiz, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne karşı oynadığında sadece 1 kez bunu yakalayabilmişti. Dolayısıyla rakip takım son 25-30 metrede 10 kişi bir araya geldiği zaman bunu aşmak çok zor oluyor. Dolayısıyla mesafeden şut atabilmek lazım ve bunu yapmakta da haklıydık ama belki yeteri kadar iyi gidemedik. Ama her bir maç birbirinden farklıdır. Ne şekilde hazırlandığınız, ne şekilde oynadığınız farklıdır. Biz analizini yaptık bu maçın. Bazı açılardan, bazı aşamalarda çok daha iyi olabilirdik. Top hakimiyeti konusunda bilhassa daha iyi olabilirdik. Bu tehditleri ortadan kaldırabilirdik ama zaman zaman da bu top hakimiyetiyle ilgili değişiklikleri kabul etmek lazım. Bütün bunları açıklığa kavuşturduk ve epey bir kaos olmasına rağmen şunu söyleyebilirim; bunun yansımaları oldu ve ben bir hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü çok iyi sonuçlar elde etti son 3 yıl içerisinde bu takım ve biraz daha saygıyı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Her ne kadar biz de daha iyi oynayabilmiş olsaydık dahi. Ben aslında kendimi Türk gibi hissediyorum. Yani bu kaosa hizmet eden, bunu besleyen pek çok kişiden çok daha fazla Türk gibi hissediyorum kendimi. Hakikaten Türkiye'de de yurt dışında da takip edildi. Ben sadece basın odalarında söylenen sözleri söylemiyorum ama bazı bireyler karışıklık oluşturuyorlar. Bu beni etkilemiyor, ben yaşım daha ileri ama futbolcuların üzerinde bunun etkisi oluyor. Çünkü 20'li yaşlarında olan futbolcular, gençler ve bu tür durumlar onları üzebiliyor, onlara acı verebiliyor. Çok muhteşem futbolcular olarak onlara güveniyorum. Elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor bu Dünya Kupası'nda oynamaya devam edebilmek için" ifadelerini kullandı. "Sevginin, ihtiyaç duyulduğunda oyunculara verilmesi gerektiğini düşünüyorum" Tecrübeli teknik adam, Avustralya yenilgisinin ardından futbolcularıyla görüşmeler yaptığına da değinerek, "Son birkaç gün içerisinde futbolcuların morali üzerinde olumlu bir etki oluşturduğumu düşünüyorum. Hep onlara akıllarının, zihinlerinin berrak olması, rahat olmaları gerektiğini söyleyerek telkinde bulunuyorum. Bu kolay değil tabii ki mağlubiyet aldıktan sonra. Bir yenilgiden sonra yeniden bir sıçrayış yaşamak çok kolay bir şey değil. Dolayısıyla haklı olarak böylesine ciddi eleştirilerden sonra ki adil eleştiriler de vardı. Onların etkilenmesi son derece normal. Aynı zamanda onları övmek de gerekiyor, işimin bir parçası da bu. Ama kamuoyuna baktığım zaman mutlaka insanların birtakım kusurlar, hatalar bulduğunu görüyorum, bunun farkındayım. Milli takımın başındaki teknik direktörüm. Ama tabii ki rahatlamalılar, yüzde 100 potansiyellerini ortaya koyabilmeliler ve ruh hallerini de yönetebilmeliler. Çok nitelikli oyuncular. Bütün bu koşulları sahada bir araya getirebildiğiniz zaman büyük bir hayalimiz var; taraftarlara karşı, Türk halkına karşı bir sorumluluk var ve futbolcular bütün bunların farkında, son 3 yıl bunu gösterdi. Ben aslında yenilgiden sonra çok daha fazla seviyorum futbolcuların tutumlarını. Kişisel olarak bu sevginin, ihtiyaç duyulduğunda da oyunculara verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece maç kazanıldığında değil" şeklinde konuştu. "Makine değil, robot değil futbolcular" Milli oyuncuların aşırı tepkilerden dolayı incindiklerinin altını çizen Montella, şöyle devam etti: "Futbolcuların yeniden sahaya çıkmak için çok istekli olduklarını görüyorum. Çünkü incindiler, sonuçta makine değil, robot değil futbolcular. Bazı tepkilerin aşırı olması onları etkiledi ama ben güveniyorum kendime ve onlara. İlk düdük çalındıktan sonra mümkün olduğunca kafaları rahat bir biçimde en iyi sonucu verebilmek için oynayabilmelerini diliyorum." "Ben kendi takımıma odaklanmayı tercih ediyorum" 52 yaşındaki teknik adam, rakipten çok kendi takımına odaklanmayı tercih ettiğini de belirtti. Vincenzo Montella, "Paraguay çok fiziksel olarak güçlü, duyguları, karakterleri hep öne çıkıyor. Her bir maç farklı, dolayısıyla mutlaka rakip takıma odaklanmamız gerekiyor ama ben kendi takımıma odaklanmayı tercih ediyorum. Mümkün olduğunca en iyi koşullarda olsunlar ve performanslarını daha iyi sergilesinler" dedi. "Zafer almayı ümit ediyorum hediye olarak" Dün doğum günü olan Montella, hediye olarak Paraguay karşısında galibiyet almayı ümit ettiğini aktardı. İtalyan çalıştırıcı, "Hep evde kutlamıştım, kendi ülkemde kutlamıştım doğum günümü. İkinci kez takımımla birlikte, futbolcularla birlikte doğum günümü kutlayacağım. Avrupa şampiyonası ve Dünya Kupası bunun bir parçası ve ümit ediyorum ki futbol ailemle kutlayabilmeyi diliyorum bundan sonraki, iki yıl sonraki doğum günümü de. 50. yaş günüyle ilgili çok güzel hatıralarım var. Avrupa şampiyonasında açılış hediyem ve futbolcuların zaferiydi tabii ki. Yarından sonraki gün bu zaferi almayı ümit ediyorum hediye olarak" cümlelerine yer verdi. "Arizona’da pişiyorduk sıcaktan" ‘Paraguay’ın çalışmalarını maçın oynanacağı şehir olan San Francisco’da yapması avantaj sağlar mı?’ sorusunu A Milli Takım Teknik Direktörü Montella, şöyle cevaplandırdı: "Arizona'da çok iyi antrenman alanları vardı ama pişiyorduk sıcaktan. Çöl sıcağında. Akşam 8'de dahi antrenman yapsak çok zor oluyordu. Fakat biraz daha serin iklimlere geldiğimizde o zaman biraz daha tazeleniyoruz. Tabii bunları değiştiremezsiniz ve buna adapte olmanız lazım." "Su molasının ne zaman geldiği, o anki şartlara bağlı" Başarılı teknik adam, Dünya Kupası mücadelelerindeki su molalarına dair fikirlerine de bildirdi. Montella, "Su molalarının lehineydim maçlar başlamadan önce. Son maçlarda aslında baskı vardı, gol geliyordu. Dolayısıyla bir skor ihtimali ortaya çıktığında, bir su molası olduğunda o oyunu durdurdu. Bazı durumlarda işe yaradığı da olabiliyor, o zaman pozitif olduğunu da düşünebilirsiniz. Sizin durumunuza da bağlı tabii, yani o su molasının ne zaman geldiği, o anki şartlara bağlı. Dolayısıyla bunun için de biraz esnek olmanız gerekiyor. Yerine göre olumlu olabilir, çünkü oyuncularla da iletişim kurma fırsatı da veriyor size su molası tabii ki" değerlendirmesinde bulundu. "Maçı kaybettik diye her şeyi berbat etmeye gerek yok" Oyuncularının daha önce aldıkları skorlar ve başarılarla saygı kazandığını ve şu anda da desteğe ihtiyaçları olduğunu yineleyen Vincenzo Montella, "Gerçekten onları daha da çok seviyorum şimdi. Çünkü tabii ki yenilgiden sonra hayal kırıklığına uğradılar, tabii ki oyunu inceledik, hataları düzeltmek için konuştuk. Ama ben sonuçta adil bir insanım, ben oyuncuların tarafındayım. Çünkü bizi buraya getiren onlar, yani bu oyuncular, milli takımı buraya getiren bu oyuncular. Dolayısıyla Türkiye'nin bir ülke olarak dünyanın her yerinde saygı görmesine de katkı sağlıyorlar futbol dünyasında. Dolayısıyla oyuncular bunu yapıyor. Onun için bu olanlar bitenler biraz beni, oyuncuları da daha çok üzüyor. Ve umuyorum ki oyuncular bütün bunlarla başa çıkabilirler; benim başa çıktığım gibi tabii, ben 20-30 yaş daha büyüğüm onlardan, onun için benim için belki daha kolay ama sonuçta oyuncuların da desteğe ihtiyacı var, saygıya ihtiyacı var. Çünkü o saygıyı kazandılar zaten. Yani bir olumsuz sonuç, o sonuç nasıl ortaya çıkmış tabii bunun hakkında fikirleriniz olabilir ama sonuçta bir oyun değildir, bir maç değildir her şeye karar veren. Yani orada maçı kaybettik diye her şeyi berbat etmeye, bir çuval inciri berbat etmeye gerek yok. Ben bunu söylemeye çalışıyorum. Biz motiveyiz ve hazırız. Ben hazırım, oyuncular da hazır maça. Sonuçta biz daha önce sizin bizimle gurur duymanızı sağladık, yine onu yapmak için buradayız" ifadelerini kullandı. Montella, Paraguay müsabakasında sahaya yüzlerinde bir gülümseme ve pozitif bir kafa yapısıyla çıkmaları gerektiğinin atını çizerek, bu şekilde çok daha başarılı olma şanslarının bulunduğunu söyledi. "Oyuncuların ailelerini getirdik" Futbolcuların ailelerini de ABD’ye getirdiklerini açıklayan ay-yıldızlı takımın teknik direktörü, "Böylesine bir nesli sosyal medyadan koparamazsınız. Bu mümkün değil, ben bunun farkındayım. Onun için ben daha çok önümüzdeki işle ilgilendim. Yani yapmaları gereken şeylere odaklanmaları gerektiğini düşündüm ve o maçları analiz etmek ve antrenman planlarını yapmak konularına odaklandım. Yani çok da boş bir vaktim yok. Oyuncuların biraz daha fazla boş zamanı var. Zaten bu nedenle bugün aileleri de getirdik. Aileleriyle birkaç saat vakit geçirmelerini sağladık. 2-3 saat çok güzel bir vakit geçti. O 2 saat boyunca da yarın sahada yapacaklarımızı hiç düşünmedik. Bence bu iyi oldu" şeklinde konuştu. "Hem biz hem Paraguay birer yenilgiden çıktık" Vincenzo Montella, kritik grup maçlarının aynı anda başlama ihtimaline dair yapılan bir yoruma, şöyle yanıt verdi: "Çok bir şeyi değiştirmiyor diye düşünüyorum. Hem biz hem Paraguay birer yenilgiden çıktık. Her iki taraf da dolayısıyla bu maçı kazanmak istiyor. Ama şuna katılıyorum; üçüncü grup maçının aynı anda başlıyor olması önemli. İkinci çok fark etmez ama üçüncüde olması iyi. Beraberliğe razı geleceğimize de inanmıyorum çünkü üçüncü maçın ne olacağı belli değil." "Ben oyuncuları çok iyi tanıyorum" Futbolcularıyla iletişimi birebir şeklinde kurduğunu ve hepsiyle arasının iyi olduğunu hatırlatan Montella, "Teknik direktörün görevlerinden bir tanesi de neye ne zaman müdahale edeceğine karar vermek. Ben oyuncuları çok iyi tanıyorum, her biriyle çok iyi bir ilişkim var. Bu da zaten teknik direktör olmanın en önemli özelliklerinden bir tanesi" dedi. "Yarın kazanırsak insanlar yine 'Evet, dünya şampiyonu olmalıyız’ diyecekler" İtalyan teknik direktör, dengeli bir karaktere sahip olduğunu ve işler iyi giderken de kötü giderken de denge kurmaya gayret ettiğini dile getirdi. Vincenzo Montella, "Çok tarihi sonuçlardan sonra da 'çok büyük bir başarı elde ettik' diye kendimi belli bir yerde görmem. Her zaman takımla beraber elimden geleni yapalım. Yani bunun örnekleri var. İnsanlar bazen değerlendirmelerinde biraz abartıya kaçabiliyorlar. Benim görevim ise her şeyi bir dengede tutmaya devam etmek. Bunu hem işler iyi giderken hem işler zor giderken yapabilmem gerekiyor. Eğer yarın kazanırsak o zaman insanlar yine 'Evet, dünya şampiyonu olmalıyız, bütün müsabakaları kazanmalıyız' diyecekler, buna eminim. Bütün bunlar sonuçta Türk halkının karakteri. Biz her halükarda dengeli olmaya ve dengede gitmeye devam etmek zorundayız" diye konuştu. "Benim yerimde olmak isteyenler olacaktır" A Milli Takım ile hem Avrupa Şampiyonası hem de Dünya Kupası’nda mücadele etmenin kendisine neler hissettirdiğine dair de Montella, "Çok mutlu ve şanslı hissediyorum, ayrıcalıklı hissediyorum. Benim yerimde olmak isteyenler olacaktır, vardır diye düşünüyorum ve gerçekten de çok heyecan duyuyorum. Avrupa şampiyonasında çok beklenti vardı. Ayrıca çok da güzel bir atmosfer vardı ama tabii Dünya Kupası çok daha büyük, bütün dünyayı kapsıyor. Onun için bütün bu hisler daha da büyüyor. Unutulmaz şeyler bunlar. İçinde yaşamak unutulmaz bir his. Ben milli takımı hem Avrupa şampiyonasında hem de şimdi Dünya Kupası'na getirebilmiş olmaktan dolayı da gurur duyuyorum. Sürekli olarak bir heyecan kaynağı bence bu konu, bu tip turnuvada turnuvalar" açıklamasını yaptı. "Türkiye'deki herkesi mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız" Milli takım teknik direktörü, Türk taraftarlara da seslenerek, şunları dile getirdi: "Mücadelemizi devam ettiriyoruz. Herkesin hayalini gerçekleştirmek, herkesi gururlu hissettirebilmek için bu mücadeleyi devam ettiriyoruz. Onun için de elimizden gelen her şeyi yapacağız maçta. Elimizdeki bütün kaynakları, enerjiyi kullanarak ülkedeki herkesi, Türkiye'deki herkesi mutlu, takımla gurur duyar hale getirebilmek ve başarılarını devam ettirebilmek için elimizden geleni yapacağız. Onların desteğini hissetmek de tabii bunu yapabilmek için çok önemli." "Bu kadar sert eleştiriler olacağını beklememiştim" Avustralya karşılaşmasından sonra bu kadar sert eleştiriler beklemediğini de sözlerine ekleyen Montella, "Bütün oyuncularımı farklı bir boyutta getirerek hazırlamaya çalışıyorum. Onların mental olarak özellikle hazır olmasına dikkat ediyorum. Çünkü burada her şeyi zaten oldukça büyük boyutlarda yaşanıyor. Onun için mental olarak onların kendilerini güçlü hissetmelerini sağlamaya çalışıyorum. Çok sert eleştiriler olabiliyor. Ama ben bu sert eleştirileri hemen bir önceki maçtan sonra beklememiştim. Belki biraz eleştiri olur diye düşünmüştüm ama bu kadar sert olacağını beklememiştim. Fakat benim tecrübem bana fayda sağlıyor. Giovanni Trapattoni ile olan destek ya da ilişkilerim de bana burada önemli bir destek sağlıyor. Onlarla olan, yani oyuncularla olan iş birliği ve bu dostluğumuz ve yakın ilişkimiz önemli olmaya devam edecek" dedi.

Vincenzo Montella: "Türk halkının bizimle gurur duymasını istiyoruz" Haber

Vincenzo Montella: "Türk halkının bizimle gurur duymasını istiyoruz"

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında yarın TSİ 07.00'de Kanada'nın Vancouver şehrinde bulunan BC Place Stadyumu'nda Avustralya ile karşılaşacak. Bu mücadele öncesinde maçın oynanacağı stadyumda düzenlenen basın toplantısında A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella açıklamalarda bulundu. 24 yıldır beklenen bir maça çıkacaklarını söyleyen Montella, "Çok heyecanlıyız. İyi bir oyun çıkaracağımızı inanıyoruz. Karşı karşıya kalacağımız zorlukların farkındayız. Bunun tadını çıkarmak istiyoruz. Yaptığımız işten çok gurur duymak ve gururlandırmak istiyoruz" diye konuştu. "Zorlu bir maç bekliyorum" Avustralya’ya büyük saygı duyduğunu ifade eden İtalyan teknik adam, "Maçlarını izledim. Dünya Kupası’nda oynamaya çok alışkın olduklarını, dengeli bir takım olduklarını, fizikli olduklarını gördük. Biz uzun süredir bu forvetlerle oyunun içindeyiz. Hız, onlar için zorluk çıkarabilir. Ben de zorlu bir maç bekliyorum. Tıpkı Kosova’da olduğu gibi. Her türlü koşula hazırlıklıyız. Daha önce de zorlu maçlarla karşı karşıya kaldık. Çok kısasa kısas olacak. Kim yetenekliyse farkı ortaya koyacak" şeklinde konuştu. İyi oyun çıkaracaklarına inandığını belirten 51 yaşındaki çalıştırıcı, "Oynadığımız futbolun düzeyini daha da iyileştirmek gerekiyor, bu yarından itibaren başlayacak. Biliyoruz ki üstesinden gelmemiz gereken pek çok zorluk var. Bizim de çok dengeli olmamız gerekiyor. Zihinsel olarak da dengeli olmamız, her türlü zorluğa karşı mental olarak da hazırlıklı olmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Çok sıkı çalıştık" Her maçta yapmaları gereken özel şeylerin olduğunu aktaran Vincenzo Montella, "Ne şekilde oynayacağımıza bağlı olarak ve tabii ki karşı takımın da özelliklere dayalı olarak da hazırlanmamız gerekiyor. Bunun üzerine çalıştık. Her zaman bunu dikkate aldık. Çok sıkı çalıştık. Rakibimizin de sıkı çalıştığını biliyorum. Doğru hamleleri yapmamız gerekiyor. Bütün futbolcular bir takım zorlukları aşarak oynuyorlar. Arda, Hakan ve Kenan 100 dakikalık maçta ne kadar çok dakika alabilirlerse, umarım yapabilirler ama 100 dakikalık maçı çıkarabileceklerini düşünmüyorum. Bununla alakalı kafamda birkaç soru işaretim var" değerlendirmesinde bulundu. "İlk maç önemlidir" Grubun dengeli olduğunu belirten Montella, "4 takım da gruptan çıkaracaklarına ümit ediyorlar. İyi bir iş yapacağımıza inanıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız. İlk maç önemlidir. Çok önemli puanlar alabilirsiniz daha sonraki maçlarda ama ilk maç belirleyeceğini olacağını düşünüyorum. Takımımıza gelecekte çok iyi bir konum kazandıracağını düşünüyorum" diye konuştu. Sorumluluk hissettiğini vurgulayan İtalyan teknik adam, "Elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor. Sanki evlat edinilmiş gibi hissediyorum. Evimdeymişim gibi hissediyorum. Tutkulu bir şekilde takımıma bağlıyım. Sosyal medyayı iyi şeyler de söyleseler takip etmiyorum. Kötü eleştiriler de alabilirim. Bu işim bir parçası, yapmak zorundayım" açıklamasında bulundu. "Avustralya çok güçlü, zihinsel olarak çok dayanıklı" Avustralya maçında yeteneğin maç için belirleyici olacağını anlatan Vincenzo Montella, "Avustralya çok güçlü, zihinsel olarak çok dayanıklı bir takım. Sabırlı bir şekilde, kompakt bir oyun sergileyebiliyorlar. Bizim bu tuzaklara düşmemiz gerekiyor. Çünkü rakibin beslendiği kontra ataklar var. Bunları engellememiz gerekiyor. Takım oyunumuzu çok iyi oynamamız lazım" dedi. "Bugüne kadar nasıl geldiysek bu şekilde devam etmemiz gerekiyor" Tutkulu bir takımının olduğunu söyleyen Montella, "Sorumlukları hissediyoruz. Milyonların bizi desteklediğini biliyoruz. Beklentileri olduklarını da biliyoruz. Futbolcularımızla konuşurken her seferinde; kendi oyunumuzu oynamamız gerektiğini, rahat olmaları gerektiğini söyledim. Bugüne kadar nasıl geldiysek bu şekilde devam etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. Kanada'da çok güzel bir karşılaşma olduğunu ifade eden 51 yaşındaki teknik adam, "Birçok Türk taraftar vardı. Yanımızda oldukları için teşekkür ederim. Her zaman onları otelde görüyoruz. Vancouver çok güzel bir şehir. Çok güzel karşılaşma yaşadık. İlk kez burada bulunuyorum. Çok güzel bir saha ve stadyum. Çok iyi başlamamız açısından bütün koşullar yerinde" şeklinde konuştu. Avustralya karşında aceleci olmayacaklarını söyleyen Vincenzo Montella, sabırlı bir şekilde kendi oyunlarını ortaya koyacaklarını vurguladı. "Çok tecrübeliler ama hepsi de aynı şekilde tecrübeli değil" Avustralyalı futbolcuların açıklamalarının hatırlatılması üzerine İtalyan çalıştırıcı, "Ben de bu tür yorumlar okudum. Doğru şeyler de söylediler. 24 yıldır Dünya Kupası’nda oynamadık, onlar 6 turnuvada bulundular. Çok tecrübeliler ama hepsi de aynı şekilde tecrübeli değil. Tabii baskı altındayız. Bunu yönetebiliriz. Baskı altında büyük Avrupa maçları oynamış, aynı zamanda Türkiye’de de çok ciddi baskı altında oynamış futbolcularımız var. Futbolcularımıza şunu söylüyorum; 24 yıldır katılamamak bizim sorumluluğumuzun dışındaydı, siz 24 yıl sonra katılma başarısı gösterdiğiniz için bununla gurur duymanız gerekiyor. Kendi futbolumuzu oynamamız gerektiğini söyledik" diye konuştu. "Almanya’da her şey çok kolaydı" 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda şartların daha iyi olduğuna dikkat çeken Montella, "Almanya’da her şey çok kolaydı. Yerimiz çok iyiydi. Otelimiz, her şey bize aitti. Seyahat süreleri de en fazla 2 saat kadardı. Burada durum çok farklı. Buna adapte olmamız gerekiyor. Benim yaşımda insanların bu saatlere alışması kolay değil. Çok büyük ülkeler arasında gidip, geliyoruz. Buna adapte gerekiyor. Değiştirebileceğimiz bir durum değil" dedi. Avustralya'nın çok hızlı bir takım olduğunu belirten 51 yaşındaki teknik adam, "Çok iyi oyuncuları var. Ön tarafta çok hızlı oyunculara sahip. Oyun kurguları var. Biz çok fırsat vermeden, kendi oyunumuzu oynamamız gerektiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. Dünya Kupası'nda verilen su molalarıyla ilgili görüşlerini aktaran deneyimli teknik direktör, "Su araları ilave bir ara gibi oluyor. Takımla konuşmak için fırsat. Bu araları kullanmak iyi bir fırsat olabilir" açıklamasında bulundu. "Türk halkının bizimle gurur duymasını istiyoruz" Türk halkının kendileriyle gurur duymasını istediklerini belirten Vincenzo Montalla, "Bizden beklentilerini yerine getirmek istiyoruz. Güçlü, cesur ve tutkulu bir şekilde oyunumuzu oynamak istiyorum. Çok destekçimiz var. Başarılı olunca taraftarlarımızı çok mutlu edeceğiz. Burada taraftar sayısı daha az olacak. Almanya’da evimizdeki gibi oynuyorduk. Çünkü orada yaşayan çok fazla insanımız vardı. Burada nasıl rakam var bilmiyorum ama eminim ki destekleyecekler. Geldiğimizden beri sürekli bizimle beraberler ve çok güzel destek veriyorlar" diyerek sözlerini tamamladı.

Geleceğin veteriner hekimleri beyaz önlüklerini giydi Haber

Geleceğin veteriner hekimleri beyaz önlüklerini giydi

BUÜ Veteriner Fakültesi’nin birinci sınıf öğrencileri için gerçekleştirdiği törene Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Şenlik, farklı fakültelerin dekanları, Gemlik Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkez Garnizon Komutanı Tank Albay Refai Eciroğulları, Gemlik Askeri Veteriner Okul Komutanı Veteriner Albay Murat Dülgar, meslek odalarının temsilcileri ile akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Fakülte 3 temel işleviyle öne çıkıyor Törende açılış konuşması yapan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitelerin araştırma-geliştirme, eğitim-öğretim ve toplumsal katkı işlevlerinin tamamında yüksek performans sergileyen Veteriner Fakültesi’nin müstesna bir konumda olduğunu vurguladı. Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın gururunu yaşadıklarını belirten Yılmaz, uluslararası akreditasyon başarısı ve 24 saat hizmet veren hayvan hastanesiyle fakültenin son derece seçkin bir yerde durduğunu ifade etti. Diseksiyon binası inşaatına yeniden başladıklarını ve fakülteye yeni bir uygulama çiftliği kazandırılacağını müjdeleyen Yılmaz, genç hekim adaylarının gözlerindeki ışıltının kendilerine büyük bir umut verdiğini dile getirerek yeni akademik yılın başarılarla dolu geçmesini diledi. "Hayatın her alanında var olan kıymetli bir meslek" Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Şenlik ise veteriner hekimliğin hayvan sağlığından gıda güvenliğine ve halk sağlığına kadar yaşamın her alanına dokunan stratejik önemine dikkat çekti. Öğrencilerin yarım asırlık bir çınar olan, ulusal ve uluslararası akreditasyonlarla kalitesini tescillemiş Türkiye’nin en köklü fakültelerinden birine adım attıklarını belirten Şenlik, beyaz önlüğün sadece bir kıyafet değil; büyük bir sorumluluk, mesleki vicdan ve etik duruşun simgesi olduğunu hatırlattı. Ailelere, evlatlarının artık kendilerine emanet olduğunu ve beş yılın sonunda donanımlı birer hekim olarak mezun edileceklerinin sözünü veren Dekan Şenlik, öğretim üyelerine de genç meslektaş adaylarına en iyi şekilde rol model olma çağrısında bulunarak konuşmasını tamamladı. Öğrenci temsilcisinden mesleki vicdan vurgusu Öğrenciler adına söz alan Veteriner Fakültesi Öğrenci Temsilcisi Şevval Öz, beyaz önlüğün saflığını koruyan asıl unsurun mesleki vicdan ve etik duruş olduğunu belirterek, bu yolculukta üst sınıflar olarak her zaman yeni arkadaşlarına destek olacaklarını ifade etti. Tören, protokol üyeleri ve öğretim üyelerinin öğrencilere beyaz önlüklerini giydirmesinin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Siyaset, halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi: "Siyaset, halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır

Bakan Çiftçi, "Eğer ahlak yoksa eğer sorumluluk duygusu yoksa eğer ideal yoksa ilerleme dediğimiz şey sadece bir illüzyondan, bir yanılsamadan ibaret olacaktır. Ona göre; başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez. Bu yüzden gençlerin en önemli görevi, kendi medeniyetinin kavramlarıyla düşünmeyi öğrenmektir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Türk Talebe Genel Merkezi’nde açılan "Siyaset Okulu"nun açılış programına katıldı. Programa Bakan Çiftçi’nin yanı sıra, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Eski Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar ile Milli Türk Talebe Birliği Genel Başkanı Tahsin Başarır katıldı. Açılışta konuşma yapan Bakan Çiftçi, "Milli Türk Talebe Birliği, bizim koordinatlarımızın çizildiği, fikir dünyamızın şekillendiği, dava şuurunun ruhlarımıza sindiği bir adres, bir cemiyettir. Milli Türk Talebe Birliği; Medine’de ruhuyla Ravza’yı bekleyen, kefenini giyip Anadolu’ya yürüyen, erenleriyle gönüllere giren, savletiyle Doğu’yu ve Batı’yı titreten, Kudüs’ü doruklarda bekleyen, Sultan Alparslanların, Fahrettin Paşaların, Ahmet Yesev’lerin, Abdülhamid Hanların iradelerini kuşananların cemiyetidir. Milli Türk Talebe Birliği; ’Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye’ diyen, Anadolu’nun saf çocuğunu ayağa kaldıran, dava taşını gediğine koyan, Ayasofya’nın zincirlerini kıran, yeniden minarelerinden Ezan-ı Muhammedi’leri okutturan milletin adamı, muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın cemiyetidir, ocağıdır" diye konuştu. "Başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez" Bakan Çiftçi, konuşmasının devamında, "Bugün burada bir siyaset okulu vesilesiyle bir araya gelmiş olsak da, aslında konuşacağımız mesele yalnızca bir siyaset teorisi ya da siyaset pratiği değildir. Bugün burada konuşacağımız mesele; bir medeniyetin anlamı, bir milletin istikameti ve bir gençliğin omuzlarına yüklenen büyük sorumluluktur. Eğer ahlak yoksa eğer sorumluluk duygusu yoksa eğer ideal yoksa ilerleme dediğimiz şey sadece bir illüzyondan, bir yanılsamadan ibaret olacaktır. Ona göre; başkalarının kavramlarıyla düşünen bir toplum, kendi kaderini tayin edemez. Bu yüzden gençlerin en önemli görevi, kendi medeniyetinin kavramlarıyla düşünmeyi öğrenmektir" dedi. "Siyaset; halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır" Çiftçi, "Bugün sizler yalnızca bir üniversite öğrencisi, bir genç insan değilsiniz. Sizler aynı zamanda, bu milletin yarınını şekillendirecek olan iradenin temsilcilerisiniz. Bu yüzden taşıdığınız sorumluluk sadece bireysel bir sorumluluk değildir, tarihi bir sorumluluktur. Güçlü olanın haklı sayıldığı, çıkarın adaletin önüne geçtiği bir düzende huzur mümkün değildir. Siyaset, makam, mevki, şan, şöhret için aracı kılınacak bir uğraş alanı da değildir. Siyaset; hırs, kibir ve enaniyeti tatmin aracı da değildir. Siyaset; halka hizmeti Hakk’a hizmet bilerek çalışmaktır. Bugün Türkiye, tarihinin en kritik eşiğindedir. Dünya yeniden şekillenirken Türkiye de bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Bizim coğrafyamız sadece bir toprak parçası değil, aynı zamanda bir sorumluluk alanıdır. "Türkiye Yüzyılı" vizyonu, bu sorumluluğun farkında olmanın bir ifadesidir. Bu vizyon sadece ekonomik kalkınmayı değil; aynı zamanda kültürel, ahlaki ve fikri bir yükselişi hedeflemektedir. ‘Yeniden Büyük ve Güçlü Türkiye’ ideali, ancak bu çok boyutlu anlayışla mümkün olabilecektir. Sizlere tavsiyem; daha çok okuyun, farklı düşünceleri tanıyın ama kendi medeniyetinizin perspektifini de kaybetmeyin. Eleştirin, sorgulayın, tartışın ama bunu yaparken ahlaktan ve saygıdan asla taviz vermeyin. Çünkü gerçek entelektüellik sadece bilgi sahibi olmak değil, aynı zamanda erdem sahibi de olmaktır. Bizler sadece bugünün değil, yarının da sorumluluğunu taşıyoruz. Bu sorumluluğu layıkıyla yerine getirmek için çalışmak, üretmek ve kendimizi de geliştirmek zorundayız" şeklinde konuştu.

Mustafa er "Hedefe bir adım kaldı" Haber

Mustafa er "Hedefe bir adım kaldı"

Kazanılan galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden Er, taraftarın oluşturduğu atmosferin takım üzerinde büyük bir motivasyon yarattığını söyledi. Deneyimli teknik adam, karşılaşmanın özellikle ilk yarısında istedikleri oyunun uzağında kaldıklarını vurguladı. Golden sonra 15 dakikalık bölümde rakibin oyuna ortak olduğunu belirten Er, bu süreçte basit pas hataları yaptıklarını, baskı organizasyonunda kopukluk yaşadıklarını ve temaslı oyundan uzaklaştıklarını dile getirdi. Bu bölümde rakibin kalelerinde alışık olmadıkları sayıda şut bulduğunu ifade eden genç teknik adam, bu durumun detaylı şekilde analiz edileceğini söyledi. İkinci yarıya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mustafa Er, 45 ile 70. dakikalar arasında skoru çok daha farklı bir noktaya taşıyabilecek net fırsatlar yakaladıklarını ancak bunları değerlendiremediklerini belirtti. Buna rağmen rakibe çok net gol pozisyonları vermediklerini ifade eden Er, oyunun belirli bölümlerinde kontrolü kaybettiklerini kabul etti. Karşılaşmanın son bölümünde ise takımın skor koruma psikolojisine girdiğini söyleyen Er, taraftar desteğiyle kazanılması gereken önemli bir galibiyet aldıklarını dile getirdi. Oyunun bazı bölümlerinde iyi performans sergilediklerini ancak bazı anlarda kendi standartlarının altında kaldıklarını belirten tecrübeli çalıştırıcı, bu dalgalanmanın tribünlere de yansıdığını ifade etti. Bursaspor taraftarının oyuna hakim bir kitle olduğunu vurgulayan Mustafa Er, “Bu şehir futbolu çok iyi biliyor. Taraftarımız oyuna göre tepki veriyor. Bu da bizim sorumluluğumuzu artırıyor” dedi. Oyuncularının iyi niyetinden ve mücadelesinden memnun olduğunu belirten Er, şampiyonluk hedefinin oluşturduğu baskının performansı zaman zaman etkilediğini söyledi. Bursaspor’un bulunduğu ligin zorluk derecesine dikkat çeken genç teknik adam, kulübün büyüklüğünün de ekstra bir sorumluluk yüklediğini ifade etti. Ankara Demirspor’un genç ve dinamik bir ekip olduğuna değinen Mustafa Er, buna rağmen kazanmanın çok değerli olduğunu vurguladı. Takımın şampiyonluk yolunda son bir adımının kaldığını belirten Er, bu süreci hızlıca geride bırakıp önlerindeki maça odaklanacaklarını söyledi. Karşılaşma içerisinde yaptığı oyuncu değişikliklerine de değinen Er, skor avantajına rağmen oyuna müdahale ettiklerini ve kazanırken öz eleştiri yapmanın önemli olduğunu dile getirdi. Mustafa Er son olarak, önümüzdeki hafta oynanacak mücadelede taraftarla birlikte şampiyonluğu kutlamak istediklerini belirterek, “İnşallah çok güzel bir atmosferde kazanarak hep birlikte bu başarıyı taçlandıracağız” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.