Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Soğuk Terleme

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Soğuk Terleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soğuk Terleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalp hastalığı bazen ilk olarak yorgunlukla kapınızı çalıyor Haber

Kalp hastalığı bazen ilk olarak yorgunlukla kapınızı çalıyor

Kalp hastalıklarının ilk belirtilerinden birinin günlük yaşamda fark edilen efor kapasitesi kaybı olabileceğini belirten Medicana Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Göksel Güz, daha önce rahatlıkla çıkılan merdivenlerin zor gelmesi, kısa yürüyüşlerde nefes nefese kalınması ve basit ev işlerinde bile belirgin yorgunluk hissedilmesinin önemsenmesi gerektiğini söyledi. Bu değişimin her zaman yaş alma veya kondisyon eksikliğiyle açıklanamayacağını ifade eden Güz, kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu oksijenli kanı yeterince dolaşıma veremediği durumlarda efor kapasitesinin azalabileceğini belirtti. Özellikle daha önce bulunmayan ve giderek artan nefes darlığı ile çabuk yorulmanın, kişinin yaşam kalitesini etkilemeden önce değerlendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Güz, "Yeni başlayan efor kaybı, kalp açısından mutlaka değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor" dedi. Göğüs dışındaki ağrılar da kalpten kaynaklanabilir Kalp kaynaklı ağrının yalnızca göğüs bölgesinde hissedilmediğini belirten Doç. Dr. Göksel Güz, bazı hastalarda ağrının çene, sırt, omuz veya sol kola yayılabildiğini söyledi. Özellikle fiziksel aktivite sırasında başlayan ve dinlenmeyle hafifleyen ağrıların kalp damar hastalıkları açısından önem taşıdığına dikkat çeken Güz, mide bulantısı, soğuk terleme ve açıklanamayan halsizlik gibi belirtilerin de tabloya eşlik edebileceğini ifade etti. Bu tür yakınmaların tek başına kalp hastalığı anlamına gelmediğini ancak birlikte değerlendirildiğinde önemli ipuçları sunabileceğini belirten Güz, "Ağrının yeri kadar hangi şartlarda başladığı ve beraberindeki belirtiler de tanı açısından yol göstericidir" dedi. Kadınlarda belirtiler daha farklı seyredebiliyor Kadınlarda kalp hastalıklarının erkeklerde görülen klasik tabloyla her zaman benzer şekilde ortaya çıkmadığını belirten Doç. Dr. Göksel Güz, nefes darlığı, olağandışı yorgunluk, bulantı ve sırt ağrısının kadınlarda daha belirgin olabildiğini söyledi. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, kadınlarda kalp krizinin farklı belirtilerle başlayabileceğini ortaya koyduğunu ifade eden Güz, bu nedenle belirtilerin yalnızca göğüs ağrısına indirgenmemesi gerektiğini vurguladı. Özellikle diyabet, hipertansiyon veya ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunan kadınlarda bu yakınmaların stres ya da yoğun çalışma temposuna bağlanmaması gerektiğini söyleyen Güz, "Belirtilerin kişiye özgü değerlendirilmesi, kalp hastalıklarının daha erken fark edilmesine katkı sağlayabilir" dedi. Tansiyon ve kolesterol sessiz ilerleyebiliyor Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterolün en önemli özelliklerinden birinin uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesi olduğunu belirten Doç. Dr. Göksel Güz, kişinin kendisini iyi hissetmesinin kalp-damar riskinin düşük olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Kontrolsüz tansiyonun damar yapısını zaman içerisinde olumsuz etkileyebileceğini, yüksek kolesterolün ise damar duvarında plak oluşumuna katkıda bulunabileceğini ifade eden Güz, bu değişimlerin yıllar içinde kalp krizi ve inme riskini artırabildiğini belirtti. Düzenli ölçüm ve hekim kontrolünün, henüz şikâyet oluşmadan risklerin belirlenmesine yardımcı olduğunu vurgulayan Güz, "Rutin tansiyon ve kolesterol kontrolleri, kalp sağlığını korumanın en önemli basamaklarından biridir" dedi. Risk değerlendirmesinde tek bir sonuç yeterli değil Kalp-damar hastalığı riskinin yalnızca kolesterol değerine bakılarak değerlendirilemeyeceğini belirten Doç. Dr. Göksel Güz, yaş, tansiyon, diyabet, sigara kullanımı, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü ve yaşam alışkanlıklarının birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Bazı kişilerde laboratuvar değerleri normal sınırlarda görünse bile birden fazla risk faktörünün bir araya gelmesinin toplam kardiyovasküler riski artırabileceğini ifade eden Güz, risk değerlendirmesinin kişiye özel yapılmasının doğru koruyucu yaklaşım açısından büyük önem taşıdığını belirtti. "Kalp sağlığını değerlendirirken yalnızca tek bir kan sonucuna değil, kişinin bütün risk profiline bakıyoruz" dedi. Kalbi korumak günlük alışkanlıklarla başlıyor Kalp-damar hastalıklarının önemli bir bölümünün yaşam tarzıyla ilişkili risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla önlenebileceğini belirten Doç. Dr. Göksel Güz, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, tütün ürünlerinden uzak durma, sağlıklı kilo ve yeterli uykunun kalp sağlığını destekleyen temel alışkanlıklar arasında yer aldığını söyledi. Gün içerisinde uzun süre hareketsiz kalmak yerine düzenli yürüyüş yapmak, sebze ve liften zengin beslenmek, tansiyon ve kan şekeri kontrolünü ihmal etmemek gibi küçük değişikliklerin uzun vadede kalp sağlığı üzerinde önemli etkileri bulunduğunu ifade eden Güz, "Kalbi korumak yalnızca hastalık ortaya çıktığında tedavi olmak değildir. Düzenli kontrolleri ihmal etmemek, risk faktörlerini bilmek ve günlük yaşamda hareketi artırmak kalp sağlığını korumanın en etkili yollarındandır" diyerek sözlerini tamamladı.

Kadınlarda kalp krizinin 8 işareti Haber

Kadınlarda kalp krizinin 8 işareti

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, kadınlarda kalp krizinin her zaman şiddetli göğüs ağrısıyla ortaya çıkmayabileceğine dikkat çekerek; aşırı yorgunluk, hazımsızlık, çene ve sırt ağrısı, göğüste yanma, nefes darlığı, kol ağrısı ve bulantı gibi belirtilerin de önemsenmesi gerektiğini belirtti. Kalp krizinin belirtilerinin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, özellikle kadınlarda bazı şikâyetlerin günlük yaşamda sık karşılaşılan sağlık sorunlarıyla karıştırılabildiğini söyledi. Koçaş, "Kalp krizi denildiğinde ilk akla gelen belirti göğüs ağrısı olsa da kadınlarda tablo her zaman bu kadar belirgin olmayabilir. Bazen aşırı yorgunluk, nefes darlığı, hazımsızlık veya sırt ağrısı gibi daha farklı yakınmalar ön plana çıkabilir. Bu nedenle ani başlayan ve kişinin alışık olmadığı belirtileri göz ardı etmemek önemlidir" dedi. Prof. Dr. Koçaş, kadınlarda kalp krizinin 8 belirtisini de sıraladı: 1. Aşırı yorgunluk: Günlük yoğunluğun ardından ortaya çıkan normal yorgunluk ile açıklanamayan ve kişinin günlük işlerini yapmakta zorlanmasına neden olan yoğun halsizliğin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Koçaş, özellikle kas güçsüzlüğü, nefes darlığı veya diğer belirtilerle birlikte görülen aşırı yorgunluğun dikkate alınması gerektiğini ifade etti. 2. Hazımsızlık: Kalp krizinin bazı kadınlarda mide rahatsızlığı veya hazımsızlık hissiyle ortaya çıkabileceğini belirten Koçaş, göğüs bölgesindeki yanma ve rahatsızlığın mide kaynaklı bir sorunla karıştırılabileceğini söyledi. Normalden daha şiddetli, uzun süren veya kişinin alışık olmadığı hazımsızlık benzeri şikâyetlerin önemsenmesi gerektiğini vurguladı. 3. Çene ve sırt ağrısı: Kalp kaynaklı ağrının yalnızca göğüs bölgesinde hissedilmediğine dikkat çeken Koçaş, ağrının çeneye, sırta, omuzlara ve bazen dişlere kadar yayılabileceğini belirtti. Özellikle ani başlayan ve belirgin bir nedeni bulunmayan çene veya sırt ağrısına başka belirtilerin eşlik etmesi durumunda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. 4. Göğüste yanma hissi: Kalp krizi sırasında oluşan rahatsızlığın bazı kişilerde reflüveya mide yanmasıyla karıştırılabileceğini ifade eden Koçaş, daha önce yaşanmamış şekilde aniden ortaya çıkan, dinlenmekle geçmeyen veya devam eden göğüste yanma ve baskı hissinin kalp kaynaklı olabileceğine dikkat çekti. 5. Nefes darlığı: Dinlenme sırasında ortaya çıkan nefes darlığının önemli bir uyarı işareti olabileceğini belirten Koçaş, "Bir kişi daha önce rahatlıkla yaptığı günlük aktivitelerde aniden nefes nefese kalmaya başladıysa veya otururken bile nefes almakta zorlanıyorsa bu durumu önemsemelidir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı olmadan da kalp krizinde görülebilir" dedi. 6. Kol ağrısı: Kalp krizinde ağrının göğüsten kola doğru yayılabileceğini ifade eden Koçaş, sol kolda daha sık görülmekle birlikte her iki kolun da etkilenebileceğini söyledi. Ani başlayan, nedeni açıklanamayan kol ağrısının özellikle göğüste baskı, nefes darlığı veya bulantı gibi şikâyetlerle birlikte ortaya çıkması durumunda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 7. Bulantı: Bulantının da kadınlarda kalp krizine eşlik edebilen belirtiler arasında yer aldığını söyleyen Koçaş, soğuk terleme, baş dönmesi ve sersemlik hissinin de tabloya eşlik edebileceğini ifade etti. Bu yakınmaların mide-bağırsak sorunlarıyla karıştırılabildiğini ancak diğer belirtilerle birlikte ve ani şekilde ortaya çıktığında dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. 8. Göğüs ağrısı ve sıkışma: Göğüs ağrısının kalp krizinin en bilinen belirtisi olduğunu belirten Prof. Dr. Koçaş, bu şikâyetin her zaman keskin bir ağrı şeklinde hissedilmediğinin altını çizdi. Göğüste baskı, sıkışma, ağırlık veya gerginlik hissinin de kalp krizinin habercisi olabileceğini söyledi. Prof. Dr. Cüneyt Koçaş, "Özellikle ani başlayan göğüs ağrısı veya baskı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı ya da kola, çeneye ve sırta yayılan ağrı gibi belirtilerin birkaçının bir arada görülmesi durumunda zaman kaybedilmemeli. Kalp krizinde erken müdahale, kalp kasında oluşabilecek hasarın sınırlandırılması açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.