Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sodyum

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sodyum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sodyum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aşırı sıcaklarda gizli tehlike: Fark edilmeyen su kaybı organlara zarar veriyor Haber

Aşırı sıcaklarda gizli tehlike: Fark edilmeyen su kaybı organlara zarar veriyor

Türkiye genelinde etkisini artıran sıcak hava dalgası kalp, böbrek ve beyin başta olmak üzere birçok organ üzerinde ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle sıcak havalarda fark edilmeyen sıvı kaybının hayati sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekerken, susamayı beklemeden düzenli su tüketilmesi, risk grubundaki vatandaşların ise sıcaklığın yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmaması gerektiğini vurguluyor. Ülke genelinde etkisini arttıran sıcak hava dalgası birçok organ üzerinde sıhhî riskleri beraberinde getiriyor. Bu çerçevede İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Filiz Çalışkan Esen, sıcak havalarda yalnızca güneş çarpmasının değil, fark edilmeyen sıvı kaybının da ciddi sağlık sorunlarına sebep olabileceğini belirtti. Vücudun su dengesinin bozulmasıyla birlikte kanın yoğunlaştığını, dolaşımın yavaşladığını ve organların oksijenlenmesinin azaldığını ifade eden Esen, bunun özellikle kalp, böbrek ve beyin üzerinde ciddi yük oluşturduğunu kaydetti. "Kalp krizi ve akut böbrek hasarı riski artıyor" Aşırı sıcaklarda terlemeyle birlikte yalnızca suyun değil, sodyum ve potasyum gibi hayati minerallerin de kaybedildiğini belirten Esen, "Terleme ile birlikte sadece su değil, sodyum ve potasyum gibi hayati mineraller de kaybediliyor. Bu durum tansiyon düşüklüğü, ritim bozukluğu, bayılma ve hatta kalp krizine kadar uzanan sonuçlar doğurabiliyor. Aynı zamanda böbreklerin kanlanması azaldığı için akut böbrek hasarı gelişme riski de artıyor" dedi. Bu belirtiler ihmal edilmemeli Sıcak havalarda şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, çarpıntı, kas krampları, bulantı, kusma, aşırı halsizlik ve idrar miktarında belirgin azalma gibi belirtilerin vücudun alarm verdiğinin göstergesi olabileceğini belirten Esen, bu şikayetlerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Risk grubundakiler daha dikkatli olmalı 65 yaş ve üzerindeki bireyler, çocuklar, hamileler, diyabet, hipertansiyon, kalp ve böbrek hastaları ile açık alanda çalışanlar ve yoğun egzersiz yapan kişilerin sıcak havalardan daha fazla etkilendiğini belirten Esen, "Günde en az 2,5-3 litre su tüketilmeli, güneşin en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı, açık renkli ve pamuklu kıyafetler tercih edilmeli. Yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler ise sıcak günlerde sıvı tüketimlerini daha da yakından takip etmelidir" diye konuştu. "Yazın en büyük riski sıcak değil, ihmal" Vatandaşların sıcak havalarda dikkatli davranmaları hususunda konuşan Esen, "Her yaz binlerce kişi, önlenebilir sebeplerden sıcak havanın olumsuz etkilerine maruz kalıyor. Oysa doğru önlemlerle bu risklerin büyük bölümü engellenebilir. Yazın en büyük tehlikesi sıcak hava değil; sıcak havayı ciddiye almamaktır" şeklinde konuştu.

Fazla tuz kullanımı böbreklere ve kalbe ciddi zarar veriyor Haber

Fazla tuz kullanımı böbreklere ve kalbe ciddi zarar veriyor

Prof. Dr. Murathan Uyar, yaşam için gerekli olan tuzun ihtiyaçtan fazla tüketilmesi halinde ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Tuzun yaklaşık yüzde 40 sodyum ve yüzde 60 klorürden oluştuğunu belirten Uyar, vücudun sinir sistemi, kasların çalışması, kalp ritmi ve sıvı dengesinin korunması için sodyuma ihtiyaç duyduğunu ancak bu ihtiyacın doğal besinlerden de karşılanabildiğini ifade etti. TÜRKİYE'DE TÜKETİM ÖNERİLEN SEVİYENİN ÇOK ÜZERİNDE Dünya Sağlık Örgütü'nün günlük tuz tüketiminin 5 gramı, yani yaklaşık bir silme çay kaşığını geçmemesini tavsiye ettiğini hatırlatan Uyar, Türkiye'de yapılan araştırmalara göre ortalama günlük tuz tüketiminin bu miktarın yaklaşık üç katına ulaştığını söyledi. Hazır ve işlenmiş gıdaların yaygınlaşmasıyla birlikte farkında olmadan fazla tuz tüketildiğine dikkat çeken Uyar, ekmek, peynir, zeytin, turşu, sucuk, salam, hazır çorbalar, paketli atıştırmalıklar ve sosların günlük tuz alımının önemli bölümünü oluşturduğunu kaydetti. YÜKSEK TANSİYON VE BÖBREK HASTALIKLARI RİSKİNİ ARTIRIYOR Aşırı tuz tüketiminin kandaki sodyum miktarını artırarak vücudun daha fazla su tutmasına neden olduğunu belirten Uyar, bunun da tansiyonun yükselmesine yol açtığını ifade etti. Yüksek tansiyonun uzun yıllar belirti vermeden kalp, beyin, böbrek ve damar sistemine zarar verebildiğini söyleyen Uyar, fazla tuz tüketiminin ayrıca böbrek hastalıklarının ilerlemesini hızlandırabileceğini, böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırabileceğini, kemiklerden kalsiyum kaybını artırabileceğini ve mide kanseri riskini yükseltebileceğini dile getirdi. "DOĞAL TUZ" ALGISINA DİKKAT Son yıllarda popüler hale gelen Himalaya tuzu, kaya tuzu ve deniz tuzu gibi ürünlerin sağlık açısından sanıldığı kadar farklı olmadığını belirten Uyar, bu tuzların da büyük oranda sodyum klorür içerdiğini ve eser miktardaki minerallerin fazla tüketimi haklı çıkaracak bir avantaj sağlamadığını söyledi. Prof. Dr. Murathan Uyar, günlük tuz tüketimini azaltmak için sofraya tuzluk koymamak, yemeğin tadına bakmadan tuz eklememek, işlenmiş gıdaları daha az tüketmek ve yemeklere lezzet vermek için limon, sarımsak ile baharatlardan yararlanmanın etkili yöntemler olduğunu belirtti. Uyar, "Tuz doğru miktarda tüketildiğinde yaşam için vazgeçilmezdir. Ancak fazlası yıllar içinde kalbi, damarları ve böbrekleri sessizce yorar. Sağlığımızı korumak bazen sofradaki tuzluğu bir adım uzağa koymak kadar basit bir alışkanlıkla başlayabilir." değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.