Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Siyaset

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fon krizi için Yeni Yol'un 'Araştırma Komisyonu' önergesi reddedildi Haber

Fon krizi için Yeni Yol'un 'Araştırma Komisyonu' önergesi reddedildi

Yeni Yol Grubu, fon krizinin kamusal etkilerinin, denetim süreçlerinin ve kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının incelenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti. Önergenin gerekçesini Genel Kurul’da açıklayan Atmaca, yaşananların tek kişinin girişimiyle açıklanamayacağını öne sürerek organizasyonun arka planında kamu, bürokrasi ve siyaset bağlantılarının araştırılması gerektiğini söyledi. Atmaca, “Kamu maalesef bu işe ya ortaktır ya göz yummuştur; üçüncü bir ihtimal yoktur” ifadelerini kullandı. “HALKA ARZ SÜREÇLERİ DE İNCELENMELİ” Sermaye piyasalarındaki usulsüzlük iddialarının 2018’den bu yana gündeme geldiğini ileri süren Atmaca, halka arz edilen şirketlerin seçimi ve bu süreçlerde verilen izinlerin de araştırılması gerektiğini belirtti. İlgili kurumların ve kamu görevlilerinin kararlarının incelenmesi çağrısında bulunan Atmaca, sorumlulukların ortaya çıkarılması için bürokrasi ve siyasetin de araştırmaya dâhil edilmesini istedi. Atmaca’nın daha önce gündeme getirdiği, Bursalı bir sanayiciden halka arz sürecinde rüşvet istendiği ve baskı yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl de söz aldı. Bingöl, konuyu gündeme taşıdığı için Atmaca’yı tebrik etti. Atmaca ise konunun iki yıldır vicdani sorumluluk hissettirdiğini, masum kişilerin zarar görmesi endişesiyle daha önce açıklamakta tereddüt ettiğini söyledi. Önerge gerekçesinde; süreçte görev alan kamu personelinin kararlarının ve eriştiği bilgilerin incelenmesi, ilgili kurumların denetim görevlerini zamanında yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi ve yatırımcıları korumaya yönelik önlemlerin tespit edilmesi gerektiği kaydedildi. Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından araştırma komisyonu kurulması önerisi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Başkan Erkan Aydın, 54’üncü Mahalle Kahvaltıları’nda Küplüpınar’ı Dinledi Haber

Başkan Erkan Aydın, 54’üncü Mahalle Kahvaltıları’nda Küplüpınar’ı Dinledi

Göreve geldiği günden bu yana vatandaşlarla iç içe olan, talep ve beklentileri dinleyerek Osmangazi’ye daha iyi hizmet ve yatırımlar kazandırmak için çalışmalarını sürdüren Başkan Erkan Aydın, mahalle ziyaretlerinin 54’üncüsünü Küplüpınar Mahallesi’ne gerçekleştirdi. Küplüpınar Mahallesi Yeşildağ Spor Lokali’nde düzenlenen ‘Mahalle Kahvaltıları’ programına mahalle sakinleri yoğun katılım gösterdi. Kahvaltının ardından vatandaşlara hitap eden Başkan Erkan Aydın, bugüne kadar hayata geçirilen çalışmalar ve önümüzdeki dönemde yapılması planlanan hizmetler hakkında bilgi verdi. Başkan Aydın’ın konuşmasının ardından söz alan mahalle sakinleri, mahallelerinde yapılmasını istedikleri hizmetleri ve taleplerini dile getirdi. Vatandaşları dikkatle dinleyen Başkan Aydın, özellikle mahalle sakinlerinin öncelikli beklentileri arasında yer alan pazar yeriyle ilgili müjdeyi paylaştı. Pazar yeri projesi kapsamında kamulaştırma çalışmalarının başladığını belirten Aydın, sürecin devam ettiğini ifade etti. ‘Mahalle Kahvaltıları’nda söz alan Şerife Bacı Özel Eğitim Anaokulu Müdürü Nevin Yıldız ise okullarına sağlanan boya desteğinden dolayı Başkan Erkan Aydın’a teşekkür etti. Başkan Aydın’dan 136 Mahalleye Ziyaret Vurgusu Yapılan her hizmetin odağında insanın bulunduğunu vurgulayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, “Siyaset, yerel yöneticilik, muhtarlık, halkla yapılan her işin ana odağı insan. Dolayısıyla bu tür kurumlarda yöneticilik, siyaset yapıyorsanız insan olmadan bunu yapmanız mümkün değil. Kapalı kapılar ardında, dışarı çıkmadan siyaset ve yöneticilik yaparsanız görev süreniz dolduğunda yeniden vatandaşın karşısına çıktığınızda, ‘Bu zamana kadar neden gelmediniz?’ sorusuyla karşılaşırsınız. Böyle bir durumda verecek bir cevabınız olmaz. Biz, Küplüpınar Mahallesi’ne yaklaşık 2,5 yılda sekizinci kez geliyoruz. Temel atma törenleri, açılışlar, spor kulübü ziyaretleri ve mahalle buluşmaları vesilesiyle burada vatandaşlarımızla bir araya geldik. Osmangazi’deki 136 mahallenin hemen hemen hepsine 4-5 defa gittik. Programımız elverdiği ölçüde haftada bir veya iki kez mahalle buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Kırsal mahallelerimizde de çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Vatandaşlarımızla bir arada olmak, onları dinlemek ve geri bildirimlerini almak hem görevimiz hem de sorumluluğumuzdur” şeklinde konuştu. “Küplüpınar Pazar Yeri İçin Kamulaştırma Çalışmaları Devam Ediyor” Küplüpınar Mahallesi sakinleriyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Başkan Erkan Aydın, “Bu buluşmalar, yerel yönetim çalışmalarımızda daha doğru bir yol haritası belirlememize, sorunları yerinde tespit etmemize ve ihtiyaçlara uygun çözümler üretmemize katkı sağlıyor. Bu ziyaretleri yalnızca gelip gitmek için yapmıyoruz. Amacımız, kendi yol haritamızı belirlemek, vatandaşlarımızın nabzını tutmak ve yaşadıkları sorunları yerinde görmektir. Bunlar bizim için son derece kıymetli. Vatandaştan ve toplumdan kopmadan hizmet üretmek gerekiyor. Mahalle buluşmalarımızın 54’üncüsünde Küplüpınar Mahallesi sakinleriyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Küplüpınar Mahallesinde Pazar yeriyle alakalı 2 bin metrekarelik alanda kamulaştırma çalışmalarımız devam ediyor. Kamulaştırması bitenler de var kamulaştırmalar bitince orayla alakalı çalışmalarımızı yapacağız” ifadelerini kullandı. Mahallesine yaptığı hizmetlerden dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederek sözlerine başlayan Küplüpınar Mahallesi Muhtarı Mümin Gündoğan ise “Birlik ve beraberlik içerisinde, mahallemize değer katmak için çalışıyoruz. Erkan Başkanımız sağ olsun, mahallemize bir kreş kazandırdı. Bu hizmet mahallemize büyük katkı sağladı. Bütçe imkanları doğrultusunda mahallemize yönelik hizmetlerin devam edeceğine inanıyoruz. Osmangazi Belediyesi çalışıyor” diye konuştu. Küplüpınar Mahallesi sakinleri ise Başkan Erkan Aydın’ın düzenlemiş olduğu ‘Mahalle Kahvaltıları’ndan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu'dan fon açıklaması: "254 kişinin mal varlığına el konuldu" Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu'dan fon açıklaması: "254 kişinin mal varlığına el konuldu"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Tekirdağ'da basın toplantısı düzenledi. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Zorlu, fon meselesiyle ilgili yürütülen idari, siyasi ve adli süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "254 kişinin mal varlığına el konuldu" Fon meselesiyle ilgili devletin gerekli önlemleri aldığını ifade eden Zorlu, "254 kişinin mal varlığı donduruldu, el konuldu. Bu, yüksek kazanç elde eden, fahiş kazanç elde edenlerin büyük bir bölümü. 87 tutuklu var. Daha dün eski bir bakan yardımcısı da bunlar arasında yer alıyor" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Denetleme Kurulunu harekete geçirdiğini belirten Zorlu, incelemenin devam ettiğini ve kısa süre içerisinde tamamlanmasının beklendiğini söyledi. Tahkikatın ardından sorumluluğu bulunan kurum, kuruluş ve kişiler hakkında gerekli adımların atılacağını kaydeden Zorlu, siyasi açıdan da yanlış yapan kişilerle yolların ayrıldığını ve ayrılmaya devam edileceğini ifade etti. "355 bin kişinin ödemeleri yapılmaya başlandı" Fon meselesinden etkilenen yaklaşık 355 bin kişinin ödemelerinin yapılmaya başlandığını belirten Zorlu, konuyla ilgili bir kanun teklifinin de bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisine geleceğini söyledi. Düzenlemenin tamamlanmasıyla sürecin hızlanacağını ifade eden Zorlu, "Milletimiz bize güvensin, inansın. Cumhurbaşkanımız olaya tam hâkimdir ve gelişmeleri çok yakından takip etmiştir. Bu konuyu çok kısa bir süre sonra tümüyle çözdüğümüzü göreceksiniz. Ve Türkiye yoluna devam edecek" diye konuştu. Zorlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 2028 seçimlerine hazırlanacaklarını da sözlerine ekledi. "Türkiye bölgede güvenli liman olmayı başardı" Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında ülkenin farklı bölgelerini ziyaret ettiklerini belirten Zorlu, vatandaşlarla bir araya gelerek sorunları yerinde değerlendirdiklerini ifade etti. AK Parti'nin yaklaşık 11 milyon 700 bin üyeye sahip olduğunu söyleyen Zorlu, partinin teşkilat yapısı ve liderliğiyle Türkiye siyasetindeki güçlü konumunu sürdürdüğünü dile getirdi. Türkiye Yüzyılı hedefleri kapsamında üç önemli başlığa dikkat çeken Zorlu, bunlardan ilkinin güçlü devlet anlayışının bölgesel gelişmeler doğrultusunda güçlendirilmesi olduğunu belirtti. İran Savaşı, Rusya-Ukrayna Savaşı, Kafkasya'daki gelişmeler ile Suriye ve Irak'taki sorunlara değinen Zorlu, Türkiye'nin çevresindeki çatışma ve istikrarsızlıklara rağmen bölgesinde güvenli liman olmayı başaran ülkelerden biri olduğunu söyledi. Zorlu, devlet anlayışının temelinde insanı esas alan bir siyaset anlayışının bulunduğunu belirterek, ailenin korunması ve dar gelirli vatandaşların refahının artırılmasına yönelik çalışmaların da Türkiye Yüzyılı hedefleri arasında yer aldığını kaydetti. 12 belediye meclis üyesine rozet takıldı Basın toplantısının ardından CHP'den AK Parti'ye katılan Çerkezköy Belediyesinden 11, Ergene Belediyesinden 1 olmak üzere toplam 12 belediye meclis üyesine rozet takma töreni gerçekleştirildi.

Bursa'da Felsefe Buluşmaları düşünceye kapılarını açtı Haber

Bursa'da Felsefe Buluşmaları düşünceye kapılarını açtı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, şehrin kültürel ve düşünsel yaşamına katkı sunacak etkinliklerine bir yenisini daha ekledi. Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirilen ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’nın ilk programı, Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Günümüz dünyasının hızlı dönüşümünü felsefi bir bakış açısıyla değerlendirmeyi amaçlayan söyleşi dizisinin açılış konuğu, Prof. Dr. Ferudun Yılmaz oldu. DEĞİŞEN DÜNYA VE İNSANIN GELECEĞİ ELE ALINDI ‘Değişen Dünya, Sarsılan İnsan: Ekonomi, Kültür ve Siyasetin Yeni Krizleri’ başlıklı konuşmasında Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, modern dünyada yaşanan ekonomik, kültürel ve siyasal dönüşümleri farklı bakış açılarıyla değerlendirdi. Toplumsal yapıdaki değişimin insan yaşamına etkilerinin ele alındığı söyleşide, dünyanın karşı karşıya olduğu sorunlar ve insanın hızlı dönüşüm içerisindeki konumu üzerine konuşmalar gerçekleştirildi. Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, günümüz dünyasındaki insani varoluş krizinin felsefi, sosyolojik ve diğer toplumsal sonuçlarını değerlendirdikleri bir program gerçekleştirdiklerini söyledi. Buluşmaların ilk oturumunu gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Yılmaz, Bursalıları son derece zengin söyleşi programlarının beklediğini hatırlattı. Türkiye’nin felsefi birikimini yansıtacak çok değerli hocaların söyleşilere konuk olacağını ifade eden Yılmaz tüm vatandaşları buluşmalara davet etti. FELSEFE BULUŞMALARI MAYIS AYINA KADAR SÜRECEK Bursalıları farklı disiplinlerden akademisyenlerle bir araya getirecek olan ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’, Mayıs 2027’ye kadar her ay farklı konu ve konuklarla devam edecek. Ekonomi, siyaset, kültür, bilim, yapay zeka, hakikat, insan, aile ve gelecek gibi başlıkların ele alınacağı söyleşi dizisinde, 21. yüzyılın önemli meseleleri felsefenin ışığında değerlendirilecek. Prof. Dr. Funda Güngör ve Doç. Dr. Mehmet Fatih Elmas’ın yürütücülüğünü üstlendiği serinin ikinci buluşmasında ise Prof. Dr. Işıl Bravo ve Doç. Dr. Elif Madarbaş Gülen, ‘Hakikat Kayboldu mu? Algoritmik Yönlendirme, Dezenformasyon, Bilgi Krizi’ başlıklı söyleşide Bursalılarla bir araya gelecek.

Özbekistan Halk Hareketi Lideri Muhammed Salih'in biyografisi İstanbul'da tanıtıldı Haber

Özbekistan Halk Hareketi Lideri Muhammed Salih'in biyografisi İstanbul'da tanıtıldı

Özbekistan Halk Hareketi Lideri Muhammed Salih'in yaşamını anlatan ve Özbek yazar Kerimverdi Töremurad'ın imzasını taşıyan "Erken Uyanan Adam" biyografi eserinin tanıtımı, İstanbul Yazarlar Birliği İstanbul Şubesinde düzenlenen bir programda gerçekleştirildi. Hayatı kaleme alınan Salih, "Beni düşman sayanlardan çoğunu ve benim de düşman saydığım insanların çoğunu affettim" dedi. Özbek yazar Kerimverdi Töremurad'ın kaleminden Özbekistan Halk Hareketi Lideri, Şair ve Yazar Muhammed Salih'in hayatını, siyasi ve edebi yaşamını anlatan biyografik eser "Erken Uyanan Adam" için Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesinde tanıtım programı düzenlendi. Programa Salih ve Töremurad'ın yanı sıra yazarlar dünyasından çok sayıda isim ve Salih'in sevenleri katıldı. "Gençliğimizde Salih'in kitaplarını, şiirlerini çok takip ettik" Yazar Kerimverdi Töremurad, Muhammed Salih ile dört yıl önce tanışma fırsatı bulduğuna değinerek, "Muhammed Salih'i 80'li yıllardan beri gençliğimizde kitaplarını, şiirlerini çok takip ettik. Eserlerini zevkle okuyorduk. Muhammed Salih ile dört sene önce Türkiye'de görüşme fırsatı buldum. Muhammed Salih'in bir sözü beni çok etkilemişti; 'Ben artık herkesi affettim, kendi düşmanlarımı bile affettim' dedi. Bu cümleye çok hayran kaldım. Muhammed Salih ile sık sık görüşmeye başladım. Paylaşımlarımız çok oldu. Özbekistan'da yaşadıklarını anlatmaya başladı. Olaylarla ilgili fotoğraflar, belgeler gösterdi. Bundan ilhamla kitabı yazmaya başladım. Yayınevi de destek verdi, kendilerine çok teşekkür ederim" şeklinde konuştu. "Beni düşman sayanlardan çoğunu ve benim de düşman saydığım insanların çoğunu affettim" Kitabın geçtiğimiz günlerde Semerkan'da Özbekçe tanıtımının yapıldığını belirten Muhammed Salih ise, "Bu eser bizim hareketin ve benim şahsımın kronik bir tasviridir, biyografik bir eserdir. Töremurad, bu eseri dört yıllık bir çalışmayla yazdı. Kitap Özbekçe çıktı. Özbekçe sunumu 10 gün önce Semerkand'da yapıldı. Çok iyi karşılandı. Bugüne kadar Özbekistan'da ismi bile telaffuz edilemeyen bir insandım. Ama bugün orada benim hakkımdaki bir kitabın sunumu yapılıyor. Tabii bu açıdan bu durum kitap kadar önemli bir olay oldu. Biz de sevinçliyiz. İnşallah bu özgürlüğün ilk adımları olur. İnşallah bunun da devamı gelecek. Özbekistan'a tam özgürlük gelecek" dedi. Kendisinin "Tüm düşmanlarımı affettim" sözünden Töremurad'ın çok etkilenmesine ilişkin ise Salih, "Beni düşman sayanlardan çoğunu ve benim de düşman saydığım insanların çoğunu affettim. Bu benim için manevi bir sorun. Çünkü onları ne kadar çok affedersem, ben o kadar kazanıyorum. Hiç şüphesiz bu dünyada da öbür dünyada da kazanacağım. Aslında bu da iyi anlamda bir egoizmdir. Düşmanlarını affetmek, herkesi sevmek de egoizmdir. Çünkü bunu kendin için yapıyorsun. Birini seviyorsan, bu kendin için iyidir. Onun için sevmek, nefret etmekten çok daha iyi bir şey ve ben bunu kesinlikle yaşım geçtikçe daha derin anlıyorum" dedi. "Doğru yaşadım, doğru söyledim ve inşallah doğru da öleceğim" Yaşadığı dönemdeki gelişmelerin kendisini siyaset yapmaya sürüklediğini anlatan Salih, "Bu eser benim hayatımın ve yaşadıklarımın bir tarihidir. Aynı zamanda Özbekistan'ın tarihidir. Bizim siyasi teşkilatlarımızın tarihi ve orada yaşanan siyasi olayların bir tasviridir. Eserde büyük ölçüde edebiyat da var. Çünkü ben 40 yaşıma kadar hep edebiyatla yaşadım. Şiirler, kitaplar yazdım. Siyasete biz mecburen girdik. Orada belli meseleler ortaya çıkmaya başladı. O olaylar bizi siyasete sürükledi. Milletimizin özgürlüğü meselesi Gorbaçov döneminden 2 yıl önce başladı. Özgürlük hissi, isteği 1983-84'lerde başladı ve Gorbaçov döneminde doruğa çıkmıştı. Ondan sonra da çok çetin bir mücadeleyle biz partimizi kurduk. Benim başkanlığını yaptığım Erk Partisi, Komünist Parti'ye alternatif kurulan ilk partiydi. Bu ilk milli partiydi. Özbekistan'da 1991'de cumhurbaşkanlığı seçimleri düzenlendi ve ben de bu partinin adayı oldum. Biz bu seçimi kazandık ama maalesef Kerimov hileyle onu kendine yazdı. O zamanlar bunu konuşuyorduk. Kerimov'un o dönemki basın danışmanı yakın zamanda, 2 sene önce beyanat verdi. Bir radyoda, 'O seçimi Muhammed Salih kazanmıştı' dedi. İlk defa Kerimov ile çalışan bir resmi kişiden bu durum itiraf edildi. Demek ki Allah böyle yazmış, böyle oldu. Ben bundan pişman değilim. Ben memnunum, çünkü doğru yaşadım, doğru söyledim ve inşallah doğru da öleceğim. İnşallah Allah, Sırat-ı Müstakim'de canımızı böyle alsın" diye konuştu. Özbekistan'ı ölmeden önce bir kez daha görmek isteyip istemediği sorusu üzerine Salih, "İnşallah görürüm. Umut ederim ki görürüm. Görmesem de üzülmem, çünkü demek ki böylesi daha hayırlıymış derim. Çünkü Allah her zaman kuluna en iyi olduğunu verir. Ben buna eminim. Onun için benim öyle fazla görmek ya da görmemek derdim yok. Görsem, tabii ki çok sevinirim. Annemin, babamın kabrine gideceğim, orada dua edeceğim. Öyle arzularım var. Ama yazmadıysa ne yapacağız, gitmeyeceğiz. Burada dua edeceğiz" diye konuştu.

Bakan Göktaş: "Hiçbir işlem yoktur ne benim ne babamın ne de ailemin bir ferdi adına" Haber

Bakan Göktaş: "Hiçbir işlem yoktur ne benim ne babamın ne de ailemin bir ferdi adına"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin, Göktaş’ın babası Hasan Özdemir’in 830 milyon liralık fon işlemi olduğunu söylemesi üzerine TBMM’de basın mensuplarının sorularını yanıtladı. "Hiçbir işlem yoktur ne benim ne babamın ne de ailemin her bir ferdi adına" Göktaş, bunları iddia değil yalan olduğunu belirterek "Hiçbir işlem yoktur ne benim ne babamın adına ne de ailemin bir ferdi adına. Biz bu tür iftira ve yalan çamur siyasetinden artık bıktık. Bunlara kendilerine çekidüzen vermesini bekliyoruz. Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi. Yalan ve iftira makinesi değildir. İnsanları isim benzerliği üzerinden yıpratmaya kimsenin hakkı yoktur" ifadelerini kullandı. "Bartın kayıtlı bir vatandaşın ismidir, benim babam Konya nüfusuna kayıtlı" Olayın isim benzerliği olduğunu aktaran Bakan Göktaş, "Bartın kayıtlı bir vatandaşın ismidir. Benim babam Konya nüfusuna kayıtlı. T.C. numaranın son iki numaralarını paylaştım. Keşke muhalefet biraz daha zeki olsaydı ve bunları araştırsaydı. Gerçekten kendilerine yazıklar olsun diyorum. Ben lanetliyorum. Böyle siyaset olmaz. İnsan üzerine, aile üzerine yıpratılma kesinlikle kabul etmiyorum. Kendisini derhal istifaya davet ediyorum" diye konuştu. "Hukuk önünde hesabını soracağımdan kimsenin şüphesi olmasın" Bakan Göktaş, "Bununla beraber babamın isminin yıpratılmasına, bizlerin yıpratılmasına kesinlikle fırsat vermeyeceğim. Hukuk önünde hesabını soracağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Kesinlikle lanetliyorum. Tamamen dava açacağım kendisine. Eğer insansa ne yapması gerektiğini bilir. Görevini bıraksın arkadaş" açıklamasında bulundu.

ABB Başkanı Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti Haber

ABB Başkanı Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda siyasette bazı kararların öfkeyle alınmadığını ve kırgınlıkla açıklanmadığını belirterek Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa etti. Yavaş, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Uzun uzun düşünülür, vicdanla tartılır, sorumluluğu üstlenilir ve sonunda Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir. Bugün aldığım karar da böyle bir karardır. 19 Mart’la başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil olmak üzere pek çok hukuki ve siyasi tartışmayla devam eden süreç, Türkiye’de siyaseti hepimizin üzülerek takip ettiği bir noktaya getirmiştir. Bu süreç boyunca ne düşündüğümü, neye itiraz ettiğimi ve nasıl bir yol önerdiğimi açıkça ifade ettim. Bugün bunları uzun uzun tekrar etmeyeceğim. Dün ne söylediysem bugün de aynı noktadayım. Düşüncelerimde değişen bir şey yok. Ancak bazı hususların altını çizmek zorundayım. Benim partililikten anladığım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanların başını öne eğdirmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya millet nezdinde itibar kazandırmak ve aldığınız sorumluluğu layıkıyla yerine getirmektir." "Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum" Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek, ona oy veren insanların mahcup olmasına neden olacak hiçbir davranışın içinde olmadığını vurgulayan Yavaş, "Tam tersine; Ankara’da belediyeciliğin ayrım yapmadan, şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını yine halk için kullanarak nasıl yapılabileceğini göstermeye çalıştık. Bunu yalnızca ben söylemiyorum. Ankara’da bize verilen büyük destek, Türkiye genelinde yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşlarımızın ortaya koyduğu teveccüh bunun en açık göstergesidir. Eğer Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak seçilmişsem; görev yaptığım süre boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye çapında örnek gösterilen işlere imza atmış ve bana oy veren insanların göğsünü kabartmışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum. Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım. Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği çok önemli bir gerçek vardır, siyasetin tavanında birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği sağlayabilir. Biz bunu Ankara’da başardık. Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında buluştu. Kimseye nereden geldiğini, hangi partiye oy verdiğini sormadık. Hiç kimseyi siyasi kimliği nedeniyle diğerinden ayırmadık. Çünkü bizim için herkes eşittir. Her zaman şunu söyledim: Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil; ortak ilkelerde yan yana gelebilmesinden geçmektedir. Bu nedenle aylardır yaşanan tartışmaların, özellikle de mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’de demokratik siyaset umuduna zarar vereceğini defalarca ifade ettim" ifadelerine yer verdi. "Benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir" Yavaş, paylaşımını şöyle sürdürdü: "Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum. Ben dün beraber yürüdüğüm hiçbir arkadaşımı bugün siyasi tercihi nedeniyle yok saymayacağım. Üç dönem CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim, seçim çalışmalarında yanımda duran, bana inanan, emeğini ve gönlünü ortaya koyan herkese ömrüm boyunca teşekkür borçlu olacağım. Bir başka konuda da tavrım son derece açıktır. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni çok yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız. İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir. Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim. Çünkü benim için belediye başkanlığı bir siyasi kariyer basamağı değil, milletin emanetidir. Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ama milletin size verdiği emanete sadakat değişmez. Ben bugüne kadar bu emanete nasıl sahip çıktıysam bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım. Bugün aldığım kararın bütün sorumluluğu bana aittir. Takdir ise her zaman olduğu gibi aziz milletimizindir."

Özgür Özel: "Barış içinde kardeşçe yaşamayı vaat ediyoruz" Haber

Özgür Özel: "Barış içinde kardeşçe yaşamayı vaat ediyoruz"

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da FSM Bulvarı’nda düzenlenen yürüyüşte vatandaşlarla bir araya geldi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da FSM Bulvarı’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Bursa’nın kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirten Özel, Mustafa Bozbey’i ziyaret ettiğini ve Bozbey’e Bursalıların selamlarını götürdüğünü söyledi. Konuşmasında ekonomik kalkınmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, Bursa’nın üretim gücüne dikkat çekti. İş dünyasıyla da temaslarda bulunduğunu aktaran Özel, daha fazla üretim, daha fazla kazanç ve daha adil paylaşım hedeflerinden bahsetti. Özel, "Bursa’nın emeklisine de emekçisine de esnafına da çiftçisine de iş insanına da sendikalı çalışanına umut vaat ediyoruz, güzel günler vaat ediyoruz, zenginlik vaat ediyoruz, barış içinde kardeşçe yaşamayı vaat ediyoruz" dedi. Eski siyasi yol arkadaşlarına gönderme Özel, konuşmasının bir bölümünde geçmişte yaşanan siyasi tartışmalara da değindi. İsim vermeden kendisine yönelik bazı çağrılar yapıldığını belirten Özel, siyasi mücadelesini sürdürme kararı aldığını söyledi. Özel, "O sırada bize ‘O otobüsün üstünden in, Ankara merkezli siyaset yap, partinin başına geç, muhalefetle yetin, buralardan çekil, ayak altından çekil’ dediler. Biz buna asla geri adım atmayacağımızı, arkadaşlarımızı satmayacağımızı, iktidarla aynı hizaya geçmeyeceğimizi söyleyerek itiraz ettik" ifadelerini kullandı. Özel, Türkiye’nin geleceğinde gençlerin önemli bir rol üstleneceğini söyleyerek, "Cumhuriyete sahip çıkın, devrimlere sahip çıkın, ülkemize sahip çıkın, ülkemizin geleceğine sahip çıkın" ifadelerini kullandı. Özel, meydandaki kalabalığa "Beni gençler duyuyor mu? Beni kadınlar duyuyor mu? Beni Bursa duyuyor mu? Bundan sonra iktidar yolunda birlikte miyiz?" diye seslendi.

Destici: "Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz" Haber

Destici: "Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde düzenlenen "Birlik Buluşması" programında yaptığı konuşmada, merhum Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili açıklamalarda bulundu. Destici, "17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk. Ortadaki bütün şüpheler kaldırılacak, bu meselede kastı ya da kusuru olanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecektir" dedi. Büyük Birlik Partisi Kartepe İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen "Birlik Buluşması" programı, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programda partililere ve vatandaşlara hitap eden Destici, başta Muhsin Yazıcıoğlu dosyası olmak üzere terörle mücadele, "Terörsüz Türkiye" süreci, millî birlik ve beraberlik ile 12 Eylül darbesi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Kartepelileri ve Kocaelilileri selamlayarak başlayan Destici, programın düzenlenmesinde emeği geçen teşkilat mensuplarına teşekkür etti. "17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk" Konuşmasının önemli bölümünü Muhsin Yazıcıoğlu’na ayıran Destici, merhum BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile birlikte helikopter kazasında hayatını kaybedenleri rahmet, minnet ve şükranla andı. Yazıcıoğlu’nun 17 yıl önce meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybettiğini hatırlatan Destici, BBP olarak kazanın ardından başlatılan adli süreçlerin takipçisi olduklarını söyledi. Destici, "Bizim adımız Büyük Birlik. Rahmetli Muhsin Başkanımızı, şehit liderimizi rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Biliyorsunuz, 17 yıl önce bir helikopter hadisesinde kendisini kaybettik. Muhsin Başkanımızı ve onunla birlikte şehit olan arkadaşlarımızı bir kere daha rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Yazıcıoğlu dosyasının yıllardır takip edildiğini belirten Destici, soruşturma kapsamında iki kez takipsizlik kararı verildiğini, ancak yapılan girişimler sonucunda bu kararların kaldırıldığını ifade etti. Destici, "Büyük Birlik Partisi ve geride bıraktığı dava arkadaşları olarak ailelerle birlikte 17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk. Dosyaya iki defa takipsizlik kararı verildi, bunları kaldırttık. Soruşturmalar ve mahkemeler devam etti ancak bugüne kadar şüpheler tam anlamıyla aydınlatılamadı ve gerçek ortaya çıkarılamadı" diye konuştu. "Bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz" Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Destici, mevcut süreçten umutlu olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kararlılığıyla faili meçhul olayların aydınlatılması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Destici, Yazıcıoğlu dosyasının da bu kapsamda aydınlatılacağına inandığını dile getirdi. Destici, "Bu dönemde Cumhurbaşkanımızın takdirleri ve Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in kararlılığıyla, sadece bizim yaşadığımız hadiseyle ilgili değil, Türkiye’deki bütün faili meçhullerin aydınlatılması için bir çaba ortaya konulmaktadır. Bu amaçla kurulan komisyon, görevlendirilen başsavcılıklar, başsavcı vekilleri ve dosya savcıları çok ciddi çalışmalar yürütmektedir" ifadelerini kullandı. Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği olayın da bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını beklediklerini belirten Destici, "İnşallah şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın ve onunla birlikte şehadete yürüyen arkadaşlarımızın şehadet süreçleri de bu dönemde aydınlatılacaktır. Ortadaki bütün şüpheler kaldırılacak, bu meselede kastı ya da kusuru olanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecektir" dedi. "Terör örgütü şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz şekilde silah bırakmalıdır" Destici, konuşmasında Türkiye’nin terörle mücadelesine de değindi. Terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesi gerektiğini belirten Destici, bunun herhangi bir şart veya pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini söyledi. "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında devlet tarafından bir süreç başlatıldığını ifade eden Destici, "Terör örgütü şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz şekilde silah bırakacaksa bıraksın; bundan hepimiz mutluluk duyarız. Kendini feshedecekse hepimiz memnun oluruz" diye konuştu. Terör örgütünün geçmişte Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini savunan Destici, binlerce asker ve polisin yanı sıra öğretmen, imam, işçi, memur ve sivillerin terör saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi. Destici, "Bunlar bizim 40 yılımızı, binlerce canımızı çaldılar. Türk milletinin bunları affetmesi mümkün değildir. Şehitlerimizi ve gazilerimizi unutmamız mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin farklı kimlik ve kültürleri bünyesinde barındırdığına dikkat çeken Destici, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Destici, "Onlar ne yaparlarsa yapsınlar kardeşliğimizi bozamayacaklar. Türk, Kürt, Türkmen, Alevi ve Sünni bu ülkede bin yıldır nasıl birlikte, barış ve kardeşlik içerisinde yaşamışsa bundan sonra da Allah’ın izniyle yaşamaya devam edecektir" diye konuştu. "Milletin seçtiğini beğenmeme lüksümüz yok Demokrasilerde millî iradenin esas olduğunu belirten Destici, seçimle göreve gelenlere saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.Destici, "Milletimiz kimi seçmişse muhalefet de siyaset de buna razı olmak zorundadır. Milletin seçtiğini beğenmeme gibi bir lüksümüz olamaz. Seçimler demokrasinin vazgeçilmezidir" dedi. BBP’nin kuruluşundan bu yana millî iradenin yanında olduğunu belirten Destici, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz süreçlerinde darbelere karşı aynı duruşu sergilediklerini ifade etti. Program, konuşmaların ardından Karadeniz müziğinin sevilen sanatçılarından İsmail Türüt ile yerel sanatçıların sahne aldığı müzik programıyla devam etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.