Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Siyaset

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Siyaset haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyaset haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Destici: "Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz" Haber

Destici: "Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde düzenlenen "Birlik Buluşması" programında yaptığı konuşmada, merhum Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili açıklamalarda bulundu. Destici, "17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk. Ortadaki bütün şüpheler kaldırılacak, bu meselede kastı ya da kusuru olanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecektir" dedi. Büyük Birlik Partisi Kartepe İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen "Birlik Buluşması" programı, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programda partililere ve vatandaşlara hitap eden Destici, başta Muhsin Yazıcıoğlu dosyası olmak üzere terörle mücadele, "Terörsüz Türkiye" süreci, millî birlik ve beraberlik ile 12 Eylül darbesi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Kartepelileri ve Kocaelilileri selamlayarak başlayan Destici, programın düzenlenmesinde emeği geçen teşkilat mensuplarına teşekkür etti. "17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk" Konuşmasının önemli bölümünü Muhsin Yazıcıoğlu’na ayıran Destici, merhum BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile birlikte helikopter kazasında hayatını kaybedenleri rahmet, minnet ve şükranla andı. Yazıcıoğlu’nun 17 yıl önce meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybettiğini hatırlatan Destici, BBP olarak kazanın ardından başlatılan adli süreçlerin takipçisi olduklarını söyledi. Destici, "Bizim adımız Büyük Birlik. Rahmetli Muhsin Başkanımızı, şehit liderimizi rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Biliyorsunuz, 17 yıl önce bir helikopter hadisesinde kendisini kaybettik. Muhsin Başkanımızı ve onunla birlikte şehit olan arkadaşlarımızı bir kere daha rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Yazıcıoğlu dosyasının yıllardır takip edildiğini belirten Destici, soruşturma kapsamında iki kez takipsizlik kararı verildiğini, ancak yapılan girişimler sonucunda bu kararların kaldırıldığını ifade etti. Destici, "Büyük Birlik Partisi ve geride bıraktığı dava arkadaşları olarak ailelerle birlikte 17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk. Dosyaya iki defa takipsizlik kararı verildi, bunları kaldırttık. Soruşturmalar ve mahkemeler devam etti ancak bugüne kadar şüpheler tam anlamıyla aydınlatılamadı ve gerçek ortaya çıkarılamadı" diye konuştu. "Bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz" Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Destici, mevcut süreçten umutlu olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kararlılığıyla faili meçhul olayların aydınlatılması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Destici, Yazıcıoğlu dosyasının da bu kapsamda aydınlatılacağına inandığını dile getirdi. Destici, "Bu dönemde Cumhurbaşkanımızın takdirleri ve Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in kararlılığıyla, sadece bizim yaşadığımız hadiseyle ilgili değil, Türkiye’deki bütün faili meçhullerin aydınlatılması için bir çaba ortaya konulmaktadır. Bu amaçla kurulan komisyon, görevlendirilen başsavcılıklar, başsavcı vekilleri ve dosya savcıları çok ciddi çalışmalar yürütmektedir" ifadelerini kullandı. Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği olayın da bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını beklediklerini belirten Destici, "İnşallah şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın ve onunla birlikte şehadete yürüyen arkadaşlarımızın şehadet süreçleri de bu dönemde aydınlatılacaktır. Ortadaki bütün şüpheler kaldırılacak, bu meselede kastı ya da kusuru olanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecektir" dedi. "Terör örgütü şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz şekilde silah bırakmalıdır" Destici, konuşmasında Türkiye’nin terörle mücadelesine de değindi. Terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesi gerektiğini belirten Destici, bunun herhangi bir şart veya pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini söyledi. "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında devlet tarafından bir süreç başlatıldığını ifade eden Destici, "Terör örgütü şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz şekilde silah bırakacaksa bıraksın; bundan hepimiz mutluluk duyarız. Kendini feshedecekse hepimiz memnun oluruz" diye konuştu. Terör örgütünün geçmişte Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini savunan Destici, binlerce asker ve polisin yanı sıra öğretmen, imam, işçi, memur ve sivillerin terör saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi. Destici, "Bunlar bizim 40 yılımızı, binlerce canımızı çaldılar. Türk milletinin bunları affetmesi mümkün değildir. Şehitlerimizi ve gazilerimizi unutmamız mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin farklı kimlik ve kültürleri bünyesinde barındırdığına dikkat çeken Destici, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Destici, "Onlar ne yaparlarsa yapsınlar kardeşliğimizi bozamayacaklar. Türk, Kürt, Türkmen, Alevi ve Sünni bu ülkede bin yıldır nasıl birlikte, barış ve kardeşlik içerisinde yaşamışsa bundan sonra da Allah’ın izniyle yaşamaya devam edecektir" diye konuştu. "Milletin seçtiğini beğenmeme lüksümüz yok Demokrasilerde millî iradenin esas olduğunu belirten Destici, seçimle göreve gelenlere saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.Destici, "Milletimiz kimi seçmişse muhalefet de siyaset de buna razı olmak zorundadır. Milletin seçtiğini beğenmeme gibi bir lüksümüz olamaz. Seçimler demokrasinin vazgeçilmezidir" dedi. BBP’nin kuruluşundan bu yana millî iradenin yanında olduğunu belirten Destici, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz süreçlerinde darbelere karşı aynı duruşu sergilediklerini ifade etti. Program, konuşmaların ardından Karadeniz müziğinin sevilen sanatçılarından İsmail Türüt ile yerel sanatçıların sahne aldığı müzik programıyla devam etti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Anıtkabir’i ziyaret etti Haber

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet, partinin 103. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki heyet, CHP’nin 103. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Anıtkabir’de Aslanlı Yol’dan yürüyerek Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi. Kılıçdaroğlu’nun çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Kılıçdaroğlu, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazdı: "Büyük Atatürk, Sayın Genel Başkanım, Cumhuriyet Halk Parti’mizin 103. kuruluş yıl dönümünde, 9 Eylül’ün bağımsızlık ve kuruluş ruhuyla huzurunuzdayız. Yaktığınız bağımsızlık ateşi bugün de yolumuzu aydınlatıyor; kurduğunuz Cumhuriyet Halk Partisi, bizlere bıraktığınız en büyük emanetlerden biri olarak yaşamaya devam ediyor. Emanetinize layık olmak; Cumhuriyet Halk Partisi’nin dokularına işlenen ahlakı, adaleti ve erdemi korumak, her türlü yozlaşmadan arınma iradesini ve temiz siyaset anlayışını kararlılıkla sürdürmek demektir. Bu sorumluluğun gereği olarak, Cumhuriyetimizi ikinci yüzyılında demokrasiyle taçlandıracağımıza ve millet egemenliğini eksiksiz hakim kılacağımıza söz veriyoruz. 9 Eylül ruhundan aldığımız güçle ülkemizi demokrasinin, adaletin ve umudun ülkesi yapma mücadelemizi sürdüreceğiz. Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor; silah arkadaşlarınızı, aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor; hayatını yitirmiş tüm Cumhuriyet Halk Partilileri saygıyla yad ediyoruz. Ruhunuz şad olsun." Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet, 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün mezarına da çelenk bırakarak, saygı duruşunda bulundu. Öte yandan, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Anıtkabir’de düzenlenen törene katılmadı. Yavaş, sosyal medya hesabından CHP’nin kuruluş yıldönümüne ilişkin paylaşımda bulundu.

Özgür Özel: "Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak istiyoruz" Haber

Özgür Özel: "Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak istiyoruz"

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak, bu millete yaptığınız algı operasyonunu çökertmek istiyoruz" dedi. Kocaeli'de temaslarda bulunan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Gebze ve Karamürsel ilçelerindeki ziyaretlerinin ardından Derince ilçesindeki Çenesuyu A.Ş. İdari Bina ve İlave Yatırımlar Açılış Törenine katıldı. Törenden önce Özel, vatandaşlarla bir araya geldi. Özel, burada yaptığı açıklamada, "Siyaset iyi yapılana 'iyi' demek, daha iyisini yapmaya taahhüt etmek, kötü olanı terk etmek, bunun üzerinden vatandaşın rızasını kazanmak üzere yapılan bir iş. Başkan Halit Altuntaş, Fazilet Partisi'nden 2000 yılında bu tesisi hayata geçiriyor. Bu tesisin açılışına rahmetli Necmettin Erbakan hoca geliyor. O günden bugüne hem Derince'ye hizmet için hem de bu tesislerin geliştirilmesi için hangi siyasi partiden kim ne katkı yaptıysa hepsine minnetlerimizi sunuyoruz, hepsinden Allah razı olsun. Bugün Türkiye'nin 12 ilinde satılan ve bundan sonra artan kapasiteyle çok daha büyüyeceğini heyecanla ifade edilen bu tesis, 1500 metrekare ilave bir alana, yeni yükleme rampalarına ve kapasitesinin yüzde 70 oranında artırarak saatte 55 bin şişelik üretim kapasitesine ulaşacak. Buradan kazanılan para da yine Derince'ye hizmet olarak dönecek. Bu anlamla da çok önemli bir işin törenini yapıyor olmak hepimiz için bir anlamda tarihe tanıklık etmek. Nasıl biz bundan 26 yıl önce yapılmış doğru bir işi bugün minnetle anıyorsak, o gün törende olan rahmetli Erbakan'ı anıyorsak, değerli başkanımıza bu teşekkürlerimizi iletiyorsak, ileride de inşallah Derince uzun yıllar bu hizmetleri almaya devam edecek" dedi. "Yeni Parti geride kimseyi bırakmayanların partisi" Yeni Parti olarak yola çıktıklarını ifade eden Özel, şöyle devam etti: "Yeni Parti, eskiyi inkar eden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine mesafesi olan değil, tamamıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Cumhuriyet'i, kurucu değerlerine sahip çıkan, Atatürkçülerin yeni partisidir, Cumhuriyetçilerin yeni partisidir. Yeni Parti geçen hafta Karadeniz'deydik. Geçen hafta söylemiştim. 'Yeni Parti Karadeniz'in de yeni partisidir' diye. Yeni Parti Doğu'nun, Güney Doğu'nun, İç Anadolu'nun, Akdeniz'in, Ege'nin, Trakya'nın, Marmara'nın; Yeni Parti Kocaeli'nin, Derince'nindir. Herkesin bilmesini isterim ki, Yeni Parti geride kimseyi bırakmayanların, yol arkadaşlarını satmayanların, dün 'Ak' dediğine bugün kara çalmayanların, yolda bulduklarına yola çıktıklarını değişmeyenlerin partisidir." "O kitaba toplatma, basımını durdurma kararı aldılar" Konuşmasında Ekrem İmamoğlu'na da değinen Özel, "Biliyorsunuz mahkeme görüldü, ara verdi. Ekrem Başkan herkesi dinledi. 'Savunma hakkı kısıtlanmaz' dediler. Sonra bir tarih koydular. '9 Temmuz'da bitireceğiz' deyip '6 saatte sen ve bütün avukatların savunmanı yap bitir' dediler. Bugün bir şey öğrendim ki, Ekrem Başkan yaptırılmayan savunmasını kitap olarak bastırıp kendini savunup millete derdini anlatmak istiyor ama o kitaba toplatma, basımını durdurma kararı aldılar" diye konuştu. "Açıkça meydan okuyoruz" Özel, "Dün, geçmişte önce hakim olan, bütün verdiği kararlar neredeyse Anayasa Mahkemesinde bozulan, sonra bakan yardımcısı olan, siyasetten tekrar başsavcılığa giden, bu hukuk cinayetinden sonra ödüllendirilip Adalet Bakanlığı yapan birisi, çıkmış diyordu ki, 'İtirafçılar konuşuyor. Ekrem Başkan da sinirleniyor' Bir aralar diyorlardı ki, 'Canlı yayında yayınlansın' 'Şimdi olsa hala ister mi?' diyor. Buradan muhatabım o Adalet Bakanı değil, onu atayan Erdoğan'a söylüyorum. Adalet Bakanının bir hükme varsa, senin geçmişte söylediğin sözün bir hükmü varsa hodri meydan, canlı yayınlayın mahkemeyi. Sözünden dönen namerttir. İnsan da biraz utanma olur. Yüzlerce kişi konuşacak, dinleyecek, savunma hakkını kısıtlayacaksın, söz vermeyeceksin. Diktatörlükte yapılmayan şeyi yapıp sanığa 'sınırlı sürede savunma' diyeceksin, 150 tane olay konuşulacak, tek tek kendini savunmak istediğinde susturacaksın, kitap basacak dağıttırmayacaksın, durduracaksın, toplatma kararı alacaksın, sonra bir itirafçı helallik isteyip sözünden dönünce savcın araya girecek, 'Hemen tutuklama yapın' diyerek diğer sanıkları korkutacaksın, sonra malına mülküne çökülmüş adamlar geri alma umuduyla, canını kurtarmak, malını kurtarmak umuduyla, yalanı sarılmış 3-5 kişiyi köşe yazarlarına yazdırıp sanki o itiraflar doğruymuş gibi algı oluşturmaya çalışacaksın. 1,5 yıl televizyonlarda ne konuşulduysa yalan çıktı. Hemen hemen hiçbiri iddianamede çıkmadı. Çıkan her şeyin cevabı var ama hem savunma yapmasına izin vermiyorlar hem kitabı toplatıyorlar. Bir de çıkmış oradan diyor ki, 'Acaba hala canlı yayın istiyor mu?' İstemeyen namert, engel olan da namerttir. Açıkça meydan okuyoruz. Hodri meydan. Sayın Erdoğan, atadığın Adalet Bakanı diyor ki, 'Canlı yayınlayalım' Sayın Bahçeli demişti ki, 'Canlı yayınlansın' Sen demiştin ki, 'Bahçeli öyle diyorsa doğru' Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak, bu millete yaptığınız algı operasyonunu çökertmek istiyoruz. Bizde bu yürek var. Varsa yüreğin çağıralım Meclis'i acil toplantıya, iki kanun...Birincisi şehit ailelerin, gazilerin hak ettiklerini hep beraber verelim, iki canlı yayını hemen, derhal kanunlaştıralım millet görsün. Yeni Parti'nin bu dürüst kadroları, bu özgüvenle er ya da geç adalete de, iktirada erecek, bu milletin yüzünü de güldürecek." "Bu siyaset iktidar olacak" Yeni Parti'nin, yeni bir siyasetin partisi olduğuna dikkati çeken Özel, "Yeni Parti'nin eskisi yok, kıdemlisi yok, önce gelmişi yok, kim gelirse Yeni Parti'de benim kadar eski. Kim gelirse Yeni Parti'de sözü genel başkanın sözü kadar, milletvekilinin, belediye başkanının, il başkanının sözü kadar değerli. Yeni Parti'nin patronu yok, patron halk. Partiye kim kaydolduysa bütün üyeler önümüzdeki günlerde yapılacak ilçe seçimlerinde doğrudan ilçe başkanını seçecek. İlçe başkanının kim olacağına Yeni Parti'ye üye herkes karar verecek. Önümüzdeki günlerde MYKY'ya, parti meclisimize önereceğim. Onların da uygun görmesiyle yeni bir müjde vereceğiz. 26 Ağustos'a kadar olanlar ilçe başkanını seçecek ama il başkanı seçiminde oy kullanmak için üyelikleri açacağız. Eylül ayında üye olan herkes il başkanına oy kullanacak. Ekim ayında üye olan herkes genel başkanın kim olduğuna Türkiye'nin 973 ilçesinde kuracağımız sandıklarda bizzat karar verecek. Yepyeni bir siyaset, milleti odağa olan siyaset, milleti patron gören, millete tepeden bakan, konuşan değil, dinleyen, istediğini yapan siyaset. Bu siyaset böyle kurulacak, bu siyaset iktidar olacak, AK Parti'nin kara düzeni, eski Türkiye düzeni geride kalacak. Emekliye, emekçiye değer veren, balıkçıya, çiftçiye, süt üreticisine değer veren, esnafa değer veren, milletin kendine değer veren, en çok da bu milletin gencecik evlatlarına değer veren yeni bir düzen gelecek" ifadelerini kullandı.

CHP Milletvekili Adıgüzel: "İBB davası boş değil, iddialara karşı tek cevap yok" Haber

CHP Milletvekili Adıgüzel: "İBB davası boş değil, iddialara karşı tek cevap yok"

CHP’li Adıgüzel, Yeni Parti kurulmadan önce CHP’nin adeta Silivri’ye mahkum edildiğini de belirterek, "Millet kendi gündeminin unutulmasından ve partinin Silivri’nin kapısına mahkum edilmesinden yoruldu. Sadece PR için Silivri’nin üstünde zıplayarak miting üstüne miting, ya da eylem. Devrimcilikte bir şey var, eylem sonuç almak için yapılır. Ne sonuç aldın. Hiç. Kendin hariç." diye konuştu. "İBB davası boş değil" Milletvekili Mustafa Adıgüzel, sosyal medya sayfasından yaptığı açıklamada CHP’de son dönemde meydana gelen olayları özetledi. Özellikle halen tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu olayına değinen CHP’li vekil, İBB davasının boş olmadığını savundu. CHP’li Adıgüzel, "İBB davasında dosyanın boş olmadığını, çok ağır iddialar olduğunu o tarafın gazetecileri ile avukatları bile söylüyor. Ama daha iddianame yazılmadan dosya bomboş diye yalan söylemek, ülkedeki siyasal yargı varlığının arkasına saklanmak siyaset değil, yalancılıktır. Ortada bir cinayet var. Video kaydı şahitler, katil, maktul. Çıkıyor katil diyor ki ‘Bu ülkede yargı siyasallaşmış ben suçsuzum’. Böyle bir şey olabilir mi? Cezaevine ziyarete gitmiş olmak yanlışları onaylamak anlamına gelmez, ziyaretin birçok sebebi olabilir. Görüşme içeriği ise iki tarafa birden emanettir ama, içerikten bağımsız söylüyorum. Ziyaretlerimde İmamoğlu’na da uyarılarda bulundum, fakat dikkate almadı" diye konuştu. "CHP kimsenin malı değil" Ekrem İmamoğlu’nun duruşmalarını eleştiren Adıgüzel, "Başta salon dar, kalabalığı almıyor diye savunma yapıldı. Şimdi ise salon geniş göz teması kuramıyoruz diyorlar. Bir gün hakim bir gün savcı, bir gün medya ile kavga. İddialara karşı tek cevap yok. Ülkede siyasal yargı var diye, adi suç iddiaları da böyle kapatılabilir mi? CHP kimsenin malı değil, kimse için burada değiliz" ifadelerini kullandı. "CHP Silvri’ye mahkum edilmişti" İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra partinin adeta Silivri’ye mahkum edildiğini ve milletin gündeminden kopulduğunu vurgulayan Mustafa Adıgüzel, şöyle devam etti: "Saraçhanenin 1. yıldönümünde Özgür Özel’in 1 milyon takipçili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı 809 yorum, 484 paylaşım almışken, ondan 9 gün sonra benim Ordu’da bir Tarım Kredi marketinde fındık fiyatı ile ilgili paylaşımım 1400 yorum, 4300 paylaşım, yani 10 katı aldı. Hem de 1 milyon değil, sadece 5 bin sınırlı takipçili klasik hesabımdan. Peki neden? Çünkü, millet kendi gündeminin unutulmasından ve partinin Silivri’nin kapısına mahkum edilmesinden yoruldu. Sadece PR için Silivri’nin üstünde zıplayarak miting üstüne miting, ya da eylem. Devrimcilikte bir şey var, eylem sonuç almak için yapılır. Ne sonuç aldın. Hiç. Kendin hariç." "CHP’li Belediyelerdeki yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, ahlaksızlık, uyuşturucu suçlamaları kişilerle sınırlı değil, tepeden aşağı bir ahtapot ağı gibi" CHP’li Belediyeler ile ilgili yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, ahlaksızlık, uyuşturucu kullanımı gibi suçlamaları değerlendiren CHP Milletvekili Mustafa Adıgüzel, şöyle konuştu: "Birincisi orada iddialar o kişiler ile sınırlı değil. Tepeden aşağı bir ahtapot ağı gibi. İkincisi de CHP ellerinden alınınca yeni bir parti lazımdı, mahkeme kapılarında siperlik. CHP’yi 2 yıldır Silivri kapısına ve saray kapısına mahkum ettiler. İçerdeki hakkındaki hırsızlık, yolsuzluk gibi siyaset dışı iddialara hukuki cevaplar vermek yerine CHP’yi kendine siper yaptılar. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, uyuşturucu kullanımı gibi adi suçlar, siyasal yargı maskesi ile kapatılamaz"

Dervişoğlu Çeltikçi'de çiftçilerle buluştu; "Borçlu olan çiftçi değil, devlettir" Haber

Dervişoğlu Çeltikçi'de çiftçilerle buluştu; "Borçlu olan çiftçi değil, devlettir"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mustafakemalpaşa’nın kırsal Çeltikçi Mahallesi’ni ziyaret ederek çiftçiler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Köy meydanında üreticilerin sorunlarını dinleyen Dervişoğlu, tarım politikalarını eleştirirken, "Çiftçiyi toprağına küstürmemek gerekiyor. Ben size burada bir söz vermeye geldim; borçlu olan çiftçi değildir, devlet çiftçiye borçludur" dedi. Dervişoğlu’na Çeltikçi ziyaretinde İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ile Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu eşlik etti. İYİ Parti Mustafakemalpaşa İlçe Teşkilatı da ilçe başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve partililerle birlikte programda yer aldı. Çeltikçi Mahallesi meydanında vatandaşlara hitap eden Müsavat Dervişoğlu, esnafın, işçinin ve çiftçinin sorunlarını yerinde tespit etmeye çalıştıklarını belirtti Dervişoğlu, "Esnafın derdini dükkânında, işçinin derdini çalıştığı fabrikanın tezgâhında, çiftçinin derdini de tarlada tespit ediyoruz. Bunların Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşınmasını temin etmeye gayret sarf ediyoruz. Sizin sıkıntılarınızı dile getirmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızla birlikte siyaset yapmaya ve vatandaşın bize vermiş olduğu vekâleti doğru kullanmaya çaba sarf ediyoruz. Sizlerin yanında olmakla iftihar ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çiftçiyi toprağına küstürmemek gerekiyor" Türkiye’nin farklı bölgelerinde üreticilerin benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Dervişoğlu, çiftçinin üretimden uzaklaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Dervişoğlu, "Çiftçinin Türkiye’nin her yerindeki derdinin çözülebilmesi noktasında doğru adımların atılması gerekiyor. O yüzden bugün sizlerle birlikteyiz. Çiftçiyi toprağına küstürmemek, toprağından uzaklaştırmamak gerekiyor. Ama şu an devlet bunun tam tersini yapıyor. Çiftçi yaptığı üretimin karşılığını alamıyor ve borçlanıyor. Çiftçinin borçlu değil, devletin çiftçiye borçlu olması gerekiyor" diye konuştu. İktidara gelmeleri halinde çiftçilerin borçları konusunda adım atacaklarını söyleyen Dervişoğlu, dikkat çeken bir vaatte bulundu. Dervişoğlu, "Şunun sözünü veriyorum; iktidar olduğumuz takdirde beş yıllık süre içerisinde borçlu çiftçi kalmayacak. Çiftçinin borcunun tamamını devlet olarak biz ödeyeceğiz" dedi. Ziraat Bankası’nın kuruluş amacının çiftçiyi desteklemek olduğunu belirten Dervişoğlu, bankanın mevcut uygulamalarını da eleştirdi. Çiftçiye daha fazla destek sağlanması gerektiğini ifade eden İYİ Parti lideri, bankacılık kaynaklarının büyük şirketler yerine üreticinin yanında kullanılması gerektiğini savundu. Konuşmasında kimseye karşılıksız bir şey vaat etmediğini, asıl amaçlarının vatandaşın hakkını teslim etmek olduğunu söyleyen Dervişoğlu, "Cenabıallah bize bu ülkeyi yönetmeyi nasip ederse beş yıl içerisinde borçlu çiftçi kalmayacağını söylüyorum. Toprağına küsen çiftçi yeniden tarlasına dönecek" ifadelerini kullandı. Pandemi dönemine de değinen Dervişoğlu, bu süreçte gıdaya ulaşmanın ve tarımsal üretimin stratejik öneminin bütün dünyada bir kez daha görüldüğünü belirterek, üreticinin korunmasının ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Meydandaki konuşmasının ardından çiftçilerin sorularını alan Dervişoğlu, vatandaşların ekonomik olarak yaşadığı sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Çare milletimizdir" diyen Dervişoğlu, "Devlet görevini yaparsa bu memleket başkalarına mecbur ve mahkûm kalmayacaktır. Devlet görevini yapmadığı için vatandaşımız borçludur ve kendisini çaresiz hissetmektedir. Aslında çare milletin ta kendisidir" ifadelerini kullandı. Mevcut iktidara yönelik eleştirilerde de bulunan Dervişoğlu, seçmenin değişim için sandığı kullanması gerektiğini belirterek, "Demokrasilerde tokat sandıkta atılır. En uzun ihtimalle bir buçuk yıl sonra bir seçim var. O seçimde sandığın başına giderek şu an sizi bu hale düşürenlere cevabınızı sandıkta vermeniz gerekiyor" dedi. Çeltikçi Mahallesi’ndeki buluşmanın dikkat çeken anlarından biri de 1994 yılında Beytüşşebap’ta PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit olan Fedai Çakır’ın babası Ahmet Çakır ile Müsavat Dervişoğlu arasında yaşanan diyalog oldu. Ahmet Çakır, Dervişoğlu’nun yanına gelerek kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak tartışılan süreçte partisinin sergilediği tutum nedeniyle teşekkür etti. Çakır, "Bir tek siz onlara destek vermediniz, size teşekkür ediyorum" dedi. Dervişoğlu ise şehit babasına, "Sana söz veriyorum, ben var olduğum süre içerisinde tüm canımla, kanımla onlara karşı duracağız" ifadeleriyle karşılık verdi ve terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik tutumlarının değişmeyeceğini söyledi. Köy meydanındaki programın ardından Dervişoğlu ve beraberindeki heyet, Çeltikçi Mahallesi’nde bulunan bir domates tarlasına geçti. Tarlada domates toplayan işçiler ve üreticilerle bir araya gelen Dervişoğlu, tarım işçilerinin çalışma şartları ile üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunları dinledi. Üreticiler maliyetler ve ürün fiyatlarıyla ilgili yaşadıkları sıkıntıları aktarırken Dervişoğlu da partisinin tarıma yönelik çözüm önerilerini anlattı. Tarla ziyaretinde renkli anlar da yaşandı. Ayçiçeği yetiştiricisi bir üreticinin elinde, biri üzgün diğeri gülen yüz şeklinde hazırlanan iki ayçiçeğini gören Dervişoğlu, beraberindeki heyetle esprili bir diyalog yaşadı. Dervişoğlu, üzgün yüzlü ayçiçeğini mevcut durumda çiftçinin yaşadığı sıkıntılara, gülen yüzlü ayçiçeğini ise iktidara gelmeleri halinde üreticinin yüzünün güleceği döneme benzetti.

TÜRKOĞLU’NDAN 2026 EĞİTİM GENELGESİNE SERT TEPKİ Haber

TÜRKOĞLU’NDAN 2026 EĞİTİM GENELGESİNE SERT TEPKİ

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde yer alan bazı düzenlemelere sert tepki göstererek, okulların iktidar siyasetinin yürütüldüğü alanlara dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi. Genelgenin özellikle 1. maddesinin eğitim ile siyaset arasındaki kırmızı çizgiyi ortadan kaldırdığına dikkat çeken Türkoğlu, “Çocuklarımızın okuldaki ihtiyacı iktidarın politikalarını öğrenmek değil; bilim öğrenmek, eleştirel düşünmek, sorgulamak ve özgür birey olarak yetişmektir” dedi. “MİLLÎ DEĞERLER SİYASİ PROPAGANDANIN ARACI OLAMAZ” Millî birlik, vatan sevgisi ve kardeşlik gibi değerlerin çocuklara kazandırılmasının elbette önemli olduğunu belirten Türkoğlu, ancak bu değerlerin güncel siyasi politikaların eğitim sistemine taşınması için kullanılamayacağını ifade etti. Türkoğlu şöyle konuştu: “Vatan sevgisi de kardeşlik de millî birlik de çocuklarımıza anlatılmalıdır. Ancak bunun adresi, güncel siyasi tartışmaları eğitim hayatının içine taşımak değildir. Hele terör örgütleri, terörle mücadele ve ‘Terörsüz Türkiye’ gibi toplumun farklı kesimlerinde farklı değerlendirmelere konu olan siyasi başlıkların okullarda işlenmesini doğru bulmuyoruz.” “ÇOCUKLAR SİYASETİN MALZEMESİ DEĞİLDİR” Eğitim kurumlarının herhangi bir siyasi anlayışın propaganda alanına dönüştürülemeyeceğini vurgulayan Türkoğlu, “Bu millet size çocuklarımızı siyasetin malzemesi yapın diye yetki vermedi” ifadelerini kullandı. Türkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Okullarımızın görevi çocuklarımızı siyasi kamplaşmaların içine çekmek değildir. PKK gibi bir terör örgütünün propagandasının yapılması elbette kabul edilemez. Aynı şekilde herhangi bir siyasi projenin veya iktidar politikasının eğitim kurumları üzerinden meşrulaştırılmasına da karşıyız. Çocuklarımızın zihnine siyasi kalıplar değil; aklı, bilimi, bağımsızlık ruhunu ve sorgulama cesaretini yerleştirmeliyiz.” “EĞİTİMİN GÖREVİ ÖZGÜR BİREY YETİŞTİRMEKTİR” Türkiye’nin geleceğinin sınıflarda şekilleneceğine dikkat çeken İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, eğitim sisteminin siyasi iktidarlardan bağımsız olması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: “Eğitim, iktidarlara bağımlı siyasi nesiller yetiştirme aracı değildir. Eğitimin görevi; özgür düşünen, soru soran, sorgulayan, bilimsel akla güvenen ve ülkesini seven bireyler yetiştirmektir. Devletin okulu bütün çocuklarımızın ortak evidir. O evin içine günlük siyaseti sokmayın. Çocuklarımızı siyasi projelerin değil, Türkiye’nin aydınlık geleceğinin öznesi yapın.” Türkoğlu, Millî Eğitim Bakanlığı’nı söz konusu düzenlemeleri yeniden değerlendirmeye ve eğitim kurumlarının siyasi tartışmaların dışında tutulması konusunda azami hassasiyet göstermeye çağırdı.

Mustafa Bozbey'den açıklama Haber

Mustafa Bozbey'den açıklama

"Bazı kararlar siyasi hesaplarla değil, vicdanla ve sorumluluk duygusuyla alınır; bugün böyle bir kararı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Hayatımın önemli bir bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yaptım; bu parti içinde çok kıymetli insanlarla yol yürüdüm, mücadele ettim ve Bursa için önemli sorumluluklar üstlendim. CHP'nin bir üyesi olarak verdiğim emekleri, birlikte mücadele ettiğim yol arkadaşlarımı ve geçmişimizi yok saymam mümkün değildir; ancak bugün geldiğimiz noktada, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken siyasi kimliğimin de bu sürecin bir parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum; gerçeğin ve adaletin, siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak hukuk önünde ortaya çıkacağına inanıyorum ve Bursalı hemşehrilerim benim neden bu suçlamalara maruz kaldığımı çok net biliyor. Fakat bir insanın en zor zamanında, mensubu olduğu siyasi yapıyla arasındaki güven ilişkisinin de tartışma konusu haline gelmesi, benim açımdan önemli bir değerlendirme yapmayı zorunlu kılmıştır. Yıllarca, hatta ömrümün büyük bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi içinde inanarak ve mücadele ederek siyaset yaptım; ancak bugün, benimle ilgili değerlendirmelerin parti yöneticileri tarafından kamuoyu önünde tartışıldığı bir ortamın, devam eden hukuki sürecin selameti açısından doğru olmadığına inanıyor, yıllarımı verdiğim bir siyasi yapının içinde hakkımdaki hukuki süreç devam ederken bu tartışmaların bir parçası olmayı ve bu yaklaşımı kabul etmeyi doğru bulmadığım için Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldığımı belirtmek istiyorum. Bu kararımın özellikle altını çizmek isterim ki hakkımdaki iftiralara, yalanlara dayanan bu hukuki sürecin hiçbir siyasi hesabın gölgesinde kalmasını istemiyorum; bu kararımı bir siyasi manevra olarak değil, içinde bulunduğum koşullarda doğru olduğuna inandığım bir sorumluluk olarak görüyorum ve bu kararın benim için çok daha önemli bir boyutu var: Bursa. Benim için Bursa yalnızca yönettiğim bir şehir değildir; yaşamımın, hayatımın ve siyaset anlayışımın merkezidir ve Bursalı hemşehrilerimin sandıkta ortaya koyduğu irade benim için her türlü siyasi hesabın üzerindedir. Yaşamı boyunca hiç kimseyi ötekileştirmeyen biri olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı benim için öncelikle Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin bir emanetidir; bugün hangi siyasi kimlikle anıldığımın ötesinde, Bursa'ya ve Bursalı hemşehrilerime karşı taşıdığım sorumluluğun bilincinde olarak kendimi hukuk önünde savunmaya devam edeceğim. Benim için kurumsal olarak da şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık çok önemli olduğundan bugüne kadar yaptığım hizmetlerin ve attığım her adımın hesabını verdim ve vermeye de devam edeceğim; başım dik, alnım açık, verilemeyecek hesabım da yok. Benim sevdam Bursa'dır, sevdam Bursalılara hizmettir, güvencem hukuktur, sorumluluğum Bursalı hemşehrilerimdir ve inancım gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağı yönündedir; çünkü inanıyorum ki siyasetin gürültüsü bir gün diner, geriye gerçekler, belgeler ve adalet kalır. Ben de bugün kendimi o gerçeğe ve adalete emanet ediyor; Bursa'nın ve Bursalıların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunmaya, Bursa'nın yaşanabilir ve herkesin gülümsediği bir kent olması için mücadeleye her zaman devam edeceğimi belirterek bana güvenen, oy veren, destek olan, adaletin tecelli edeceğine inanan ve hayır dualarını eksik etmeyen bütün hemşehrilerime gönülden teşekkür ediyor, yakında tekrar görüşeceğimizi ifade ediyorum" Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı.

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Berfin Karan, Bilecik'te gençlerle buluştu Haber

CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Berfin Karan, Bilecik'te gençlerle buluştu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gençlik Kolları Genel Başkanı Berfin Karan Bilecik'e geldi. Bilecik'te ilk olarak CHP Bilecik İl Başkanlığı'nı ziyaret eden Karan'ı İl Başkanı Kazım Yağmur ağırlarken, ziyarette CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Diyar Kesebir de yer aldı. Karan, Bilecik'te gençlerin siyasette daha aktif rol alması gerektiğine dikkat çekerek, gençlerle bir araya geldi. "Gençlerimizin yalnızca geleceğin değil, bugünün de söz sahibi olduğuna inanıyoruz" CHP Bilecik İl Başkanı Kazım Yağmur, yaptığı açıklamada, "CHP Bilecik İl Başkanlığı olarak gençlerimizin yalnızca geleceğin değil, bugünün de söz sahibi olduğuna inanıyoruz. Gençlik; değişimin, yeniliğin, cesaretin ve umudun en güçlü kaynağıdır. Bu nedenle gençlerimizin fikirlerini dinleyen, onların sorunlarını gündemine alan ve çözüm üretme iradesini gençlerle birlikte büyüten bir siyaset anlayışını Bilecik'te daha da güçlendirmek istiyoruz. Gençlik Kolları Genel Başkanımız Av. Berfin Karahan ve Genel Başkan Yardımcımız Diyar Kesebir'in İl Başkanlığımızı ve Gençlik Kolları örgütümüzü ziyaretleri de bizler için bu açıdan son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Sözlerin şöyle devam eden Karan, "Çünkü biliyoruz ki; gençlerin olmadığı bir siyaset eksiktir. Gençlerin sustuğu bir toplum eksiktir. Gençlerin umudunun olmadığı bir gelecek düşünülemez. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında daha özgür, daha adil, daha demokratik ve daha güçlü bir Türkiye'yi hep birlikte kuracağız. Bilecik'te gençlerimizin enerjisini örgütümüzün deneyimiyle buluşturmak, gençlerin sözünü büyütmek ve ‘Ben de varım' diyen her gencimize alan açmak için çalışmaya devam edeceğiz. Buradan Bilecik'in tüm gençlerine sesleniyoruz: Fikrini paylaş. Sözünü söyle. Hayaline sahip çık. Bilecik'in geleceğinde sen de yerini al. CHP Bilecik İl Başkanlığı olarak gençlerimizi aramıza, örgütümüze ve birlikte kuracağımız geleceğe davet ediyoruz. Geleceği beklemiyoruz. Geleceği gençlerimizle birlikte kuruyoruz."

İBB davasında 2. duruşmanın ilk gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı Haber

İBB davasında 2. duruşmanın ilk gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davanın 2. duruşmasının ilk gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun savunma yapma talebi kabul edilirken, tutuksuz sanıklar savunma yaptı. İBB'ye yönelik davanın 2. duruşması tutuksuz sanıkların savunmalarıyla başladı. Duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun önceki duruşmada savunma yapamaması nedeniyle bu celsede savunma yapma talebi kabul edildi. Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na savunmasını "uygun bir yerde" alacağını söyledi. İBB davasında tutuksuz yargılanan ancak Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında tutuklu bulunan CHP PM Üyesi Baki Aydöner de savunma yaptı. Hakkında başka dosyalarda da iddialar bulunduğunu belirten Aydöner, kardeşi Bulut Aydöner'in İBB davası kapsamında tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, "11 Temmuz 2025 tarihinden bu yana canım kardeşim Bulut Aydöner'in de ağabeyim, 13 ay sonra ilk kez burada tokalaşabildik" dedi. Aydöner, Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında da yargılandığını belirterek, bu dosyanın Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasından ayrıldığını söyledi. Tutuksuz yargılanan Aktaş'ın kendisine rüşvet verdiği iddiasını reddeden Aydöner, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Ben neye göre örgüte üye olmuş oldum? Serbülent Danış'ın iddialarına göre. Serbülent Danış'ı zora sokup, Serbülent Danış'tan sisteme para aktarmak üzere böyle bir şey yapmışım. Ben CHP'deki konumumu hiçbir zaman kullanmadım. Siyasetçi olduğum için vatandaşlar, iş insanları, Serbülent gibi siyaset yapmak isteyenlerin bana ulaşmaya çalıştıklarını ifade ettim" dedi. Muhittin Böcek ile böyle bir teması olmadığını da söyleyen Aydöner, "30 milyon doların hacmine kadar araba veya nasıl nakledilir, onun da hesabını bilmiyorum" ifadelerini kullandı. "Bu suçlamayı ben iddianameden öğrendim" İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Yönetim Kurulu Başkanvekili Mehmet Çakılcıoğlu da savunma yaptı. 1989 yılında şehir plancısı olarak İBB'de göreve başladığını belirten Çakılcıoğlu, Nurettin Sözen'den Ekrem İmamoğlu'na kadar farklı dönemlerde belediye başkanlarıyla çalıştığını anlattı. İddianamedeki eyleme ilişkin suçlamayı reddeden Çakılcıoğlu, suçlamanın emniyet ve savcılık ifadelerinde kendisine yöneltilmediğini belirterek, "Bu suçlamayı ben iddianameden öğrendim" dedi. "Suçlamayı kabul etmiyorum." Çalıklıoğlu, "Suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Cemal Güneş'in ifadesinde yer alan ve gerçekleştiğini söylediği eylemi anlatırken kullandığı ‘Hatırladığım kadarıyla', ‘Miktarını hatırlamıyorum', ‘Yüksek ihtimalle' ifadeleri eylemin gerçekleştiğine dair çok büyük soru işaretlerini barındırmaktadır. Bu suçlamayı kabul etmiyorum. Şikayetçi Cemal Güneş ile herhangi bir irtibatım olmadığı gibi, kamuda çalıştığım uzun yıllar boyunca o kişiden ne de başkasından herhangi bir rüşvet almadım. Kamuda çalıştığım uzun yıllar boyunca o kişiden ne de başkasından herhangi bir rüşvet almadım" ifadelerini kullandı. "Ben hayatımda hiçbir örgüte üye olmadım" Duruşmada daha sonra tutuksuz sanık sanatçı Ercan Saatçi savunma yaptı. İBB operasyonlarının başladığı 19 Mart'ta gözaltına alındıktan kısa süre sonra serbest bırakıldığını belirten Saatçi, dosyada yer alması nedeniyle bazı konserlere gidemediğini ve ceza ödemek zorunda kaldığını söyledi. İhale süreçlerine ilişkin konuşan Saatçi, "Ben ihale nedir bilmem, neden yapılır onu da bilmem. Biz sanatçılar ticaretten anlamayız. Ben hayatımda hiçbir örgüte üye olmadım" ifadelerini kullandı. Saatçi, 1996 yılında PKK tarafından tehdit edildiğini ve devlet tarafından kendisine koruma verildiğini belirterek, "Beraatımı, onun da öncesinde işim gereği yurt dışı çıkış yasağımın kaldırılmasını talep ediyorum" dedi. Duruşma, yarın tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek. 31 Ağustos'ta ise 53 tutuklu sanığın tutukluluk durumlarına ilişkin rutin değerlendirme yapılacak ve o hafta tutuklu sanıklar ve avukatlarının tutukluluğa ilişkin savunmaları alınacak. Yeni Parti Genel Başkanı Özel'den duruşma sonrası açıklama Duruşma sonrası bir açıklama yapan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Umudumuz duruşmanın kaldığı yerdeki hukuksuzluğun bugün giderilmesi. Ekrem başkanın savunma hakkı elinden alınmıştı biliyorsunuz. Kendisi 'Savunma yapmak istiyorum' dediği halde bir gün gibi, yarım gün gibi kısa bir süre verilmişti. Aksi takdirde 'Susma hakkınızı kullandınız, kabul edeceğiz' demişlerdi. Bu, bırakın böyle Türkiye siyasi tarihinin en kritik duruşmalarından birinde, Türkiye'de 972 tane ilçenin herhangi bir tanesindeki bir adliye binasında, herhangi basit bir davada uygulandığında ilk bozma kararıdır. Yani verilecek ilk karar bozma kararıdır. Ne yapmaya çalışıyorlar bilmiyoruz. Duruşmayı sakatlayacak ne olacak? Kendine güvenen bir savcı, kendine güvenen bir hakim, adalet dağıtacağını düşünenler savunma hakkını kısıtlarlar mı? Demek ki o kadar berbat durumdalar, o kadar kendi iddiaları savunulamaz ve çürütülmeye müsait ki Ekrem başkanın kendisini savunmasına izin vermemeyi tek çare olarak görüyorlar. Tarihin bu noktasına tanıklık etmeye geldik. Tabii Yeni Parti Genel Başkanı olarak geldik. Bu sürecin böyle işlemesini istemezdik ama buradaki kumpası kuranlarla oradaki kumpası kuranlar aynı büyük planın parçası. Ve bu plan elimizden partiyi almaya kalktı. Buna teslim olmayacağımızı söylemiştik. Bakın görüyorsunuz Yeni Parti'nin İstanbul İl Başkanı burada, 'Bir ara ana muhalefetten düştünüz' diye valilik tarafından kısıtlamalar uygulanıyordu. Şimdi ana muhalefet partisinin il başkanıdır. Bütün ilçe başkanlarımız burada. 39'da 38'i devam ediyor, bir arkadaşımız da yeni katıldı. Hepsi burada. Belediye başkanlarımız burada, milletvekillerimiz burada. Yeni Parti dimdik ayakta. Partimizi elimizden almak isteyenler ortalıkta yok. Bir kısmı burada savunma hakkını kullandıracak mı, kullandırmayacak mı onu göreceğiz" dedi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.