Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sivil Toplum

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO’da Özer Matlı dönemi resmen başladı Haber

BTSO’da Özer Matlı dönemi resmen başladı

Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu BTSO’da Özer Matlı dönemi resmen başladı. BTSO’da 2026-2030 dönemini şekillendiren seçim sürecinin tamamlanmasının ardından Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Özer Matlı, Bursa Adliyesi’nde düzenlenen törende Nilüfer 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanı Dr. Alaattin Karakaya’dan mazbatasını teslim aldı. "Hep birlikte Bursa için çalışma zamanı" Bursa’nın ortak payda olduğunu belirten Özer Matlı, yeni dönemde birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceklerini dile getirdi. Matlı, "Bir Bursa’mız var ve hepimiz bu topraklardan besleniyoruz. Farklı düşüncelerimiz, farklı beklentilerimiz olabilir ancak hepimizin ortak noktası Bursa’ya ve bu şehrin insanlarına karşı duyduğumuz sorumluluktur. Yeni dönemde temel görevimiz, farklılıklarımızı bir kenara bırakarak şehrimizin geleceği için birlikte hareket etmek." ifadelerini kullandı. BTSO’nun en büyük gücünün üyeleri olduğunu kaydeden Matlı, yeni dönemde katılımcı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini söyledi. Matlı, "Üretimi, ticareti ve ihracatı büyütmek, Bursa’mızın gücünü daha ileriye taşımak için hep birlikte gayret göstereceğiz. Başta finansmana erişim olmak üzere iş dünyamızın öncelikli meselelerinin çözümü için çalışacağız." dedi. Bursa iş dünyasına destekleri için teşekkür eden Matlı, "Bursa’mıza hizmet etme sorumluluğunu bizlere emanet eden, bu şehrin büyüme yolculuğunda bizlere güvenen tüm iş dünyamıza bir kez daha teşekkür ediyorum." değerlendirmesinde bulundu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a ziyaret BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Meclis Başkanı Erol Dağlıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, mazbata töreninin ardından ilk resmi ziyaretlerini Bursa Valiliği’ne gerçekleştirdi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ile bir araya gelen Başkan Matlı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, yeni döneme ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Vali Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Yönetim Kurulu Üyelerine yeni görevlerinin hayırlı olmasını dileyerek başarı temennilerini iletti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Yönetim Kurulu Üyeleri ayrıca Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk ile Bursa Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Ercan Aygün’ü de ziyaret etti. BTSO Yönetim Kurulu’nda görev dağılımı tamamlandı Seçimlerin ardından toplanan BTSO Yönetim Kurulu, ilk toplantısında görev dağılımını tamamladı. Osman Güler ve Sinan Topuk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılıklarına seçilirken, Safa Yaşar Çelik Yönetim Kurulu Sayman Üyesi oldu. Yeni Yönetim Kurulu’nda yer alan Elif Özhan ise BTSO’nun 137 yıllık tarihinde Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen ilk kadın olarak tarihe geçti. BTSO Disiplin Kurulu Başkanı Ömer Kumova seçildi BTSO Disiplin Kurulu da ilk toplantısını Başkan Özer Matlı’nın katılımıyla gerçekleştirdi. Ömer Kumova, Ali Erge, Ergin Kaplanbaşoğlu, Selçuk Yedikardeş, Halim Dayı ve Necati Şahin asil üye; Ömer Pirge, Uluç Cihan, Suat Çetin, Durmuş Kumru, Murat Beyazıtlı ve Koray Kozoğlu’nun ise yedek üye olarak görev yaptığı Disiplin Kurulu’nda başkanlığa oy birliğiyle Ömer Kumova seçildi. BTSO Yönetim Kurulu üyeleri özgeçmişleri BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Güler: 1962 yılında Bulgaristan’ın Kırcaali şehrinde doğan Osman Güler, Sofya Teknik Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur. Yatak üretim makineleri alanında dünyanın önde gelen firmaları arasında yer alan Elektroteks’in kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı olan Güler, Uluslararası Yatak Endüstrisi Derneği (IBIA) ile Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanlıklarını yürütmektedir. Güler’in çeşitli sivil toplum kuruluşlarında da üyelikleri bulunmaktadır. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sinan Topuk: İşletme eğitiminin ardından Tokgözler A.Ş.’nin farklı departmanlarında görev alan Sinan Topuk, 2007-2013 yılları arasında şirketin Genel Müdürlüğünü yürütmüştür. 2013 yılından bu yana Tokgözler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktadır. 2013 yılında Bolt Bağlantı Elemanları A.Ş.’de Genel Müdürlük görevine başlayan Topuk, 2025 yılı itibarıyla şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığını da yürütmektedir. TÜGİAD Bursa ve RUMELİSİAD gibi sivil toplum kuruluşlarında yönetim kurulu üyeliklerinde bulunan Topuk, TOBB Bursa Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcılığı ve Bursaspor 2. Başkanlığı görevlerini de üstlenmiştir. Topuk, 2023 yılından bu yana Bağlantı Elemanları Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BESİAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Safa Yaşar Çelik: 1996 yılında Bursa’da doğan Safa Yaşar Çelik, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden onur derecesiyle mezun olmuştur. İngiltere’de Queen Mary University of London’da yatırım bankacılığı alanında tezli yüksek lisans yapan Çelik, İstanbul Medipol Üniversitesi’nde kamu hukuku alanında tezli yüksek lisans eğitimi almıştır. Plastik ambalaj sektöründe faaliyet gösteren SFA Grup’un Yönetim Kurulu Başkanıdır. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Abidin Şakir Özen: 1967 yılında babası Abidin Özen tarafından temelleri atılan Abidin Usta Osmanlı Sofrası’nın ikinci kuşak temsilcisi Abidin Şakir Özen, gıda ve endüstriyel yemek sektöründe faaliyet göstermektedir. Abidin Usta Osmanlı Sofrası ve Örnek Yemek Sanayii Yönetim Kurulu Başkanı olan Özen, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarında önemli görevler üstlenmiştir. RUMELİSİAD’da Yönetim Kurulu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Özen, BTSO Mesleki Gelişim ve Entegrasyon Konseyi Başkanlığı, iki dönem Meclis Üyeliği ve bir dönem Yönetim Kurulu Üyeliği yapmıştır. Özen, 2025 yılından bu yana Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Çağlar: 1995 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Murat Çağlar, 1997 yılında ABD’de Old Dominion Üniversitesi’nde İşletme Mühendisliği, 1998 yılında ise İngiltere’de Northampton Üniversitesi’nde deri teknolojileri alanında yüksek lisans programlarını üstün başarı derecesi ile tamamlamıştır. 2001 yılında aile şirketi MUR-DER Deri Sanayi A.Ş.’de Genel Müdür olarak görevine başlayan Çağlar, 2022 yılından bu yana ise Bursa Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili görevini yürütmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Seyfullah Baylan: Ev tekstili sektöründe faaliyet gösteren BYL Tekstil’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Seyfullah Baylan, Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) bünyesinde Fuar Komitesi Başkanlığı görevini yürütmektedir. Baylan ayrıca Uludağ Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyet Üyesi ve Bursaspor İcra Kurulu Üyesidir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Savaş Keskin: 1974 yılında Bursa’da doğan Savaş Keskin, Türkiye’nin köklü otobüs üreticileri arasında yer alan Güleryüz Karoseri Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile GOF Otobüs Fabrikası A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanıdır. Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED) Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Keskin, BTSO 11. Meslek Komitesi’nden meclis üyesi seçilmiş ve BTSO Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmıştır. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Elif Özhan: 1976 yılında Bursa’da doğan Elif Özhan, 1993 yılından bu yana Özhan Marketler Zinciri’nin çeşitli departmanlarında görev almıştır. Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi olan Özhan, aynı zamanda BTSO’nun ilk kadın Yönetim Kurulu Üyesidir. Kadın Ekonomi Platformu Başkanlığını da yürütmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Zeki Eker: İnşaat ve yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren İzomet’in Yönetim Kurulu Başkanı olan Zeki Eker, iş dünyasının yanı sıra yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarında da çeşitli görevler üstlenmiştir. Osmangazi Kent Konseyi Başkanlığı, Osmangazi Belediye Meclis Üyeliği ve encümen üyeliği görevlerinde bulunan Eker, Bursa Siirtliler Derneği’nde başkan vekilliği ve başkan yardımcılığı yapmıştır. Eker, ayrıca Bursa Dernekler Konfederasyonu (BUR-KON) İşveren Komisyonu Başkanlığını yürütmektedir. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Zahit Yanar: 1983 yılında Bursa’da doğan Mehmet Zahit Yanar, 2005 yılında Uludağ Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olmuştur. Tekstil sektöründe faaliyet gösteren B.H.S. Tekstil A.Ş. ile akaryakıt ve inşaat alanlarında faaliyet gösteren Tercih Nakliyat Akaryakıt A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapmaktadır. Yanar ayrıca Bursaspor’da Futbol Şube Sorumlusu olarak görev yapmıştır.

Nilüfer’de "Geleceğin Liderleri" yolculuğu başladı Haber

Nilüfer’de "Geleceğin Liderleri" yolculuğu başladı

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Akademi, Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD), Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği paydaşlığında hayata geçirilen "Geleceğin Liderleri: Yerel Kalkınma İçin Aktif Yurttaşlık, Yetkinlik ve Ağ Geliştirme" programının açılış toplantısı gerçekleştirildi. NOSAB İdari Hizmet Binası’nda düzenlenen buluşmaya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, NOSAB Bölge Müdürü Mehmet Koçer, BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş ile mentörler ve programa seçilen üniversite öğrencileri katıldı. "Nilüfer kadınların ve gençlerin kenti" Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’in bir kadın ve gençlik kenti olduğunu vurguladı. Bursa Uludağ Üniversitesi’ndeki 70 bin öğrencinin yanı sıra diğer üniversitelerde okuyan gençlerin de Nilüfer’de yaşadığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, ilçede 100 binin üzerinde bir öğrenci bulunduğunun belirterek, "Gençlik Meclisimiz, Kent Konseyimiz ve Çocuk Meclisimiz aracılığıyla birlikte üretiyor, onların kente kattığı değerden ve fikirlerden yararlanıyoruz" dedi. Kadınların Nilüfer’de kendilerini güvende ve mutlu hissettiğini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, yerel yönetim olarak kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha özgür olabilmesi için çalıştıklarını ifade etti. "Çalışın, sorumluluk alın" Konuşmasında yeni kuşağa duyduğu güveni de dile getiren Başkan Şadi Özdemir, teknolojinin ve yapay zekanın hızla geliştiği bir çağda her yeniliğin arkasında yine insan aklının bulunduğunu hatırlattı. Meslek hayatında ve kent arasında ciddi bir rekabet yaşandığına değinen Başkan Şadi Özdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hangi mesleği seçerseniz seçin kendi alanınızda ciddi bir rekabetle karşılaşacaksınız. İyi olanlar ve önderlik yapmayı bilenler öne çıkıyor. Liderlik ise sadece iş hayatında değil, sosyal yaşamda da sorumluluk almaktır. Gençler bazen iş hayatına başlayınca nasılsa sürekli çalışacaklarını düşünerek bu yılları erteleyebiliyor. Oysa tam tersine, enerjiniz yüksekken şimdi çok çalışmalı ve kendinizi geleceğe hazırlamalısınız. Kendi işlerinden ve zamanlarından feragat ederek 8 ay boyunca sizlere yol gösterecek olan mentörlerimizin deneyimleri bu açıdan çok kıymetli. Nilüfer Belediyesi olarak gençlerin ve kadınların her zaman yanındayız." Sanayi, iş dünyası ve sivil toplum aynı masada NOSAB Bölge Müdürü Mehmet Koçer ise sanayinin geleceğini gençlerle birlikte kurmak istediklerini ifade etti. Yarının sanayisinin sadece teknolojiyle değil; düşünen, sorgulayan, çözüm üreten ve değişime öncülük eden insanlarla gelişeceğine inandıklarını söyleyen Koçer, NOSAB Akademi’nin ürettiği projelerle gençlerin iş dünyasını yakından tanımalarını ve potansiyellerini ortaya çıkarmalarını hedeflediklerini kaydetti. BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş de projede yer almaktan büyük onur duyduklarını belirterek, dernek bünyesindeki mühendis, mimar ve iş insanlarının sahip olduğu mesleki birikimi gençlere aktarmaya hazır olduklarını vurguladı. Programa adım atan her genci şimdiden birer lider olarak gördüklerini söyleyen Gümüş, süreç boyunca tüm imkanlarıyla öğrencilerin yanında olacaklarını dile getirdi. Bir kentin geleceğini inşa etmenin ortak akıl ve çok seslilikle mümkün olabileceğine işaret eden Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Sığnem Tınni Karakız ise gerçek liderliğin dayanışmayı büyütmek ve toplumsal fayda üretmek olduğunu söyledi. Karakız, mentörlerin tecrübesi ile gençlerin eleştirel bakışı ve adalet bilincinin birleşmesinin hem kente hem de ülkeye önemli katkılar sunacağını ifade etti. Gençlerin kurduğu ve yönettiği bir sivil toplum kuruluşu olduklarını dile getiren Bir Bulut Olsam Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Toplu da geçen yıl 500 gencin katılımıyla gerçekleştirdikleri ihtiyaç araştırmasının bu tür çalışmalara temel oluşturduğunu belirtti. Toplu, yerel yönetim, kent konseyi, sanayi, meslek dünyası ve sivil toplumun aynı masada buluşmasının, gençlerin kentte söz sahibi olması açısından çok değerli bir adım olduğunu belirtti. 90 genç, 60 mentörle 8 ay boyunca çalışacak Açılış konuşmalarının ardından Nilüfer Belediyesi Planlama ve Kalkınma Ajansı’ndan Emre İpekyüz, Türkiye’de gençlerin karşılaştığı yalnızlık, karar alma mekanizmalarına erişim, sosyal beceri ihtiyacı ve okuldan işe geçiş gibi temel sorunlara değinerek programın işleyişi hakkında sunum yaptı. Toplam 402 başvuru arasından seçilen 90 üniversite öğrencisi; "Geleceğin Kadın Liderleri", "Geleceğin Mimar ve Mühendisleri" ile "Geleceğin Değişim Öncüleri" olmak üzere 30’ar kişilik üç ayrı grupta yer alacak. İlk dönemde iletişim, ekip çalışması, zaman yönetimi, problem çözme, öğrenmeyi öğrenme ve Avrupa Birliği gibi başlıklarda ortak sosyal beceri eğitimlerine katılacak olan gençler, ikinci dönemde ise kendi alanlarına yönelik kariyer eğitimleri, teknik saha gezileri ve sivil toplum çalışmaları yürütecek. Program kapsamında kamu, özel sektör ve sivil toplum dünyasından 60 mentör gençlere eşlik edecek. "Geleceğin Kadın Liderleri" grubundaki öğrenciler 4 ay Nilüfer Belediyesi’nin kadın yöneticileriyle, 4 ay da NOSAB bünyesindeki profesyonellerle birebir çalışacak. "Geleceğin Mimar ve Mühendisleri" grubu BUMİAD üyesi mentörlerle, "Geleceğin Değişim Öncüleri" ise sivil toplum temsilcileriyle eşleşecek. Mayıs ayındaki kapanış öncesinde düzenlenecek 24 saatlik proje maratonunda (Hackathon) karma takımlar halinde bir araya gelecek olan gençler, Nilüfer’de gençlikle ilgili bir soruna çözüm üreten sosyal fayda odaklı projeler hazırlayacak. Yüzde 80 devam şartını yerine getirerek 8 aylık süreci başarıyla tamamlayan katılımcılara program sonunda sertifika verilecek. Toplantı, öğrencilerin dönüşümlü olarak masaları ziyaret edip mentörlerle tanıştığı ağ kurma etkinliğiyle sona erdi.

TGSD’den çok sektörlü Türkiye Markası hamlesi Haber

TGSD’den çok sektörlü Türkiye Markası hamlesi

Bu yıl 50’nci kuruluş yılını kutlayan Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından düzenlenen 19’uncu İstanbul Hazır Giyim Konferansı başladı. Sektörün en büyük buluşması olan etkinliğe kamu temsilcileri, yurt içinden ve yurt dışından üreticiler, alım grupları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları katıldı. Ana teması ‘Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye’ olarak belirlenen konferansın açılışını ise Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya ve TGSD Müşterek Başkanı Dr. Ümit Özüren yaptı. "Farklı alanlardaki başarılar hepimiz için yeni bir kapı açabilir" Türkiye’de üretilen değerin küresel pazarlarda daha güçlü bir karşılık bulması için farklı alanlardaki başarıların birbirini desteklemesi gerektiğini kaydeden Dr. Ümit Özüren, şef Fatih Tutak’ın NATO zirvesindeki menüsünü, bilim insanı Prof. Canan Dağdeviren’in giyilebilir teknoloji çalışmalarını, Arda Güler’in Real Madrid’deki başarısını ve konferansın konuşmacıları arasında yer alan Kerem Bürsin’in uluslararası izleyici kitlesini örnek gösterdi. Özüren, "Bizim ürettiğimiz giysiler de tasarımı ve kalitesiyle Türkiye hakkında olumlu bir izlenim oluşturuyor. Bir şefimizin, bir bilim insanımızın, bir sporcumuzun, bir sanatçımızın, bir tasarımcımızın başarısı hepimiz için yeni bir kapı açabilir. Türkiye’nin dünyadaki itibarını birlikte büyütebiliriz. Bunun için de iş dünyasının, akademinin, kamunun ve sivil toplumun yanı sıra tarihçilerimizden sporcularımıza ve pazarlama uzmanlarımıza uzanan geniş bir katılımla Türkiye markasını güçlendirecek ortak bir strateji geliştirmeliyiz. Made in Türkiye’nin değerini yükseltmek, Türkiye’de üreten herkesin geleceğini güçlendirmektir" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin ham maddeden kumaşa, tasarımdan nihai ürüne uzanan üretim yetkinliğine dikkat çeken Özüren, Avrupa’ya yakınlığın, lojistik bağlantıların ve esnek üretim kabiliyetinin birbirini tamamladığını söyledi. "Gençlere bugünkü kararlarımızda yer açmalıyız" TGSD Gelişim Akademisi ile sektördeki deneyimi yeni bilgilerle buluşturduklarını ve işletmelerin gelişimini desteklediklerini anlatan Dr. Özüren, Genç TGSD’nin de derneğin geleceğe bakışında önemli bir yeri olduğunu ifade ederek, "Gençlerin sektörümüzde kendi geleceklerini görebilmeleri bizim için çok kıymetli. Ancak gençlerin geleceğimizde yer almasını istiyorsak bugünkü kararlarımızda onlara yer açmalıyız. Bununla birlikte kadınların çalışma hayatına katılımını ve yönetimde temsilini güçlendirmeliyiz. Fırsat eşitliğini, güvenli çalışma koşullarını ve emeğe saygıyı üretim kültürümüzün temelinde tutmalıyız" dedi. "Zemin düzelmeden dengenin kalıcı olduğunu söyleyemeyiz" Açılışın ardından TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay ve TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç’ın katılımıyla "Kritik Eşikteyiz: Çıkış Yolu Nerede? Raporlar Ne Söyledi, Bugün Neredeyiz?" başlıklı bir oturum düzenlendi. Sektörün mevcut durumunun değerlendirildiği ve çıkış yollarının ele alındığı oturumda Narbay, sektörün ağır bir sınavdan geçtiğinin ancak üretim gücünü koruduğunun altını çizdi. Geçen yılki konferansta, 2026’yı bir denge yılı olarak öngördüklerini hatırlatan Narbay, "Jeopolitik gerilimler, Körfez'de yaşanan İran-ABD çatışması ve yükselen enerji fiyatları nedeniyle pazarlar beklediğimizden fazla daraldı ama biz pazarlarımızı çeşitlendirerek daha az daraldık. Ocak-Temmuz döneminde Avrupa Birliği’nin hazır giyim ithalatı yüzde 4,9, ABD’ninki yüzde 8,2 düşerken bizim kaybımız yüzde 1,5’te kaldı. Kuzey Amerika’ya ihracatımız ise yüzde 4,6 arttı. Yılbaşından bu yana istihdam da yeniden artmaya başladı. Konkordato başvuruları yüzde 28 geriledi. Ama bu bir toparlanma değil, bir duraklama. Zemin düzelmeden ve derneğin talep ettiği stabilizasyon dönemi destekleri tam olarak sağlanmadan bu dengenin kalıcı olduğunu söyleyemeyiz" diye konuştu. "Yakın tedarik bir tercih değil, bir sigortadır" Rekabet gücünün yalnız işçilik maliyetiyle ölçülemeyeceğini vurgulayan Narbay şöyle konuştu; "Hız, dikey entegrasyon, pazara erişim ve işletme standartlarını dikkate aldığımızda 23 ülke arasında birinciyiz. Sektör, birim fiyatını 2022’den bu yana yüzde 13 yükseltti; yüzde 21’lik üretim kaybına karşılık verimliliğini de artırdı. Ancak bunlar maliyet artışımızın yalnızca bir kısmını telafi etti ve firmalar kârlılıklarını önemli ölçüde kaybetti. Fiyat artışına rağmen katma değerde ise bir artış sağlayamadık. Belirsizliğin önümüzdeki 5-10 yılda azalmayacağı bir dünyada yakın tedarik bir tercih değil, bir sigortadır. Avrupa için bu sigortanın en güçlü adresi de Türkiye. Kısa terminli, esnek, uyumlu ve izlenebilir bir ortak arıyorsanız aradığınız ortak buradadır." "Ülke markası olmadan ülkenin markaları olamaz" İlk olarak geçen yıl yaptıkları Türkiye Markası çağrısının bugün somut bir politika önerisine dönüştüğünü belirten Narbay, TGSD’nin Strateji Haritası ve Uzgörü 2050 çalışmasını Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sunulan 138 maddelik bir çerçeveye dönüştürdüklerini şu sözlerle anlattı: "Mevcut 86 desteğin 83’ünü yeniden düzenledik, 55 yeni öneri ekledik; çerçevenin bir maddesi de Türkiye Markası. Strateji Haritamızdaki önerimiz, teşviklerin tek elden, performansa ve niteliğe dayalı, ölçülebilir bir sisteme bağlanması." Konferansın uluslararası açılış konuşmacısı ise McKinsey Hazır Giyim, Lüks Moda Sektörü Küresel Lideri Gemma D'Aura oldu. D'Aura, "Yeni Değer Denklemi: ‘Made in Türkiye’ Nerede Kazanıyor?" başlıklı bir konuşma yaptı. İkinci gün B2B görüşmeleri yapılacak 19. İstanbul Hazır Giyim Konferansı’nın ikinci ve son günü olan 14 Ekim Çarşamba ise her yıl olduğu gibi ‘B2B İkili İş Görüşmeleri’ yapılacak. Bu kapsamda başta Avrupa ve ABD olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki markaları temsil eden alım grupları ile yerli üreticiler bire bir temas kuracak.

Büyükşehir'den Türkiye'de bir ilk: Bursa Afet Anayasası Haber

Büyükşehir'den Türkiye'de bir ilk: Bursa Afet Anayasası

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilke imza atarak ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ hazırladı. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba tarafından ‘Bursa Afet Anayasası’ olarak nitelendirilen beyanname, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen imza töreniyle kamuoyuna duyuruldu. Şahin Biba başkanlığında gerçekleştirilen törene Bursa Vali Yardımcısı Hulusi Doğan, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, ilçe belediye başkanları, ilgili kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri, akademik oda temsilcileri ve Büyükşehir bürokratları katıldı. “DİRENÇLİLİK EVDE BAŞLAR” Bursa’nın geleceği adına son derece önemli bir adımı hep birlikte attıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “13 Ekim Uluslararası Afet Risklerinin Azaltılması Günü’nde, şehrimizin geleceğine yön verecek Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamemizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Bu anlamlı günün 2026 yılı ana teması, hepimizin hayatına dokunan çok temel bir gerçeği hatırlatıyor: Dirençlilik evde başlar. Evlerimiz; güvenliğin, bakımın, aile bağlarının ve toplumsal dayanışmanın ilk filizlendiği yerdir. Bizler de evlerimizi, mahallelerimizi, ailelerimizi afetlere karşı daha güvenli, hazırlıklı ve dirençli yapmak üzere yola çıktık” diye konuştu. “HERKESİN KENDİNİ EMNİYETTE HİSSETTİĞİ BİR BURSA İNŞA ETMEK İSTİYORUZ” Amaçlarının, çocukların güvenle büyüdüğü, ailelerin huzurla yaşadığı ve herkesin kendini emniyette hissettiği bir Bursa inşa etmek olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Hazırladığımız beyannameyi, kriz anlarında refleks göstermenin ötesine geçen; riskleri henüz ortaya çıkmadan kaynağında yok etmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşımla tasarladık. Gerçek afet yönetimi, felaket yaşandıktan sonra sahada olmaktan ibaret değildir. Nitelikli belediyecilik ve kamu yönetimi, muhtemel tehlikeleri önceden bilimsel verilerle tespit edip, koruyucu tedbirleri vakit kaybetmeksizin devreye sokabilmektir. Bizim temel hedefimiz; klasik belediyecilik ezberlerini kırarak, Büyükşehir Belediyemizin tüm kademeleri ve iştirakleri için dirençli kent vizyonunu bağlayıcı bir ilke ve ortak bir vicdani taahhüt haline getirmektir” dedi. “UYGULANABİLİR, ÖLÇÜLEBİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR HEDEFLER BELİRLEDİK” Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’yla (JICA) yürütülen çalışmalar kapsamında, şehrin teknik, fiziksel ve sosyal açıdan hassas noktalarını bilimsel yöntemlerle ele aldıklarını ifade eden Başkan Vekili Biba, “Bilimsel tespitler, somut adımlara dönüşmediği sürece tek başına yeterli değildir. Bir tehlikeyi bilmek önemlidir. Fakat asıl sorumluluk, o tehlikenin doğurabileceği zararları önlemek için harekete geçmektir. Açıkladığımız beyanname, bu anlayışın bir sonucudur. Yerine getirilmesi mümkün olmayan vaatler yerine; uygulanabilir, ölçülebilir ve sürdürülebilir hedefler belirledik” diye konuştu. “BÜTÜN ÇALIŞMALARIMIZI SORUMLULUKLA ELE ALDIK” Risklerin azaltılmasına yönelik önemli bir bilgi ve analiz altyapısı oluşturduklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz, Belediyemizin görev, yetki ve kurumsal sınırları içinde titizlikle kurgulanmış, mali açıdan son derece gerçekçi, ölçülebilir ve sürdürülebilir taahhütlerden oluşmaktadır. Şehir planlamasından kentsel dönüşüme, altyapıdan ulaşıma, çevreden sosyal hizmetlere, akıllı şehir uygulamalarından kurumsal işleyişimize kadar bütün çalışmalarımızı bu sorumlulukla ele aldık” dedi. “ORTAK AKILLA BİR ‘BURSA AFET ANAYASASI’ HAZIRLADIK” Bu meselenin herkesin ortak meselesi olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Afet kapımızı çaldığında her birimiz etkileneceğiz. Dolayısıyla afetle mücadele siyasi farklılıkların, görüş ayrılıklarının üzerindedir. Bursa’mızın geleceğini tesadüflere bırakmadan, bilimin ve ortak aklın rehberliğinde çalışmaya kararlıyız. Bu kapsamda meslek odalarımızla bir araya geldik. Teknik değerlendirmelerini, önerilerini ve mesleki birikimlerini sürece dâhil etmeyi önemsedik. Kamu kurumlarımızın, ilçe belediyelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün, sivil toplumun ve her bir Bursalının ortak aklıyla yaşayan bir ‘Bursa Afet Anayasası’ hazırladık” diye konuştu. “BU TARİHİ BEYANNAMEYİ BURSA’NIN ‘AFET ANAYASASI’ OLARAK KABUL EDELİM” Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin, ülkedeki yerel yönetimler için yol gösterici ve öncü bir model oluşturacağına inandıklarını belirten Başkan Vekili Biba, “Bizim için asıl başarı, bu belgenin bir “ilk” olmasından ziyade, Bursa’da nesiller boyu devam edecek kalıcı bir kurumsal kültüre dönüşmesidir. Bu doğrultuda ilan ettiğimiz taahhütlerin kararlılıkla takipçisi olacağımızın da altını çizmek istiyorum. Bilimden ayrılmadan, kurumlarımız arasındaki iş birliğini güçlendirerek, ortak sorumluluk bilinciyle çalışmaya devam edeceğiz. Bu beyanname bir bitiş çizgisi değil; Bursa’da köklü, kesintisiz ve kurumsallaşmış bir dirençlilik kültürünün başlangıç noktasıdır. Yönetimler, isimler ve dönemler değişebilir; ancak bu şehrin afet güvenliği yaklaşımı asla geriye gidemez, taviz verilemez bir yönetim standardı olarak kalmalıdır. Açıkladığımız bu tarihi beyannameyi Bursa’nın "Afet Anayasası" olarak kabul edelim. Bilimin ve ortak aklın ışığında bu kararlılığı hep birlikte büyütelim” dedi. “BURSA’NIN GELECEĞİNE İLİŞKİN ÖNEMLİ BİR YOL HARİTASINA SAHİBİZ” Açılış konuşmalarının ardından Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan “Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin” tanıtım filmi izlendi. Tanıtım filminin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Vekili Biba, “Elimizde artık sadece haritalar, raporlar ve teknik veriler yok. Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir yol haritasına sahibiz. Elde ettiğimiz bilgileri somut adımlara dönüştürecek ve Bursa’nın geleceğini bu doğrultuda şekillendireceğiz. Bizim için asıl mesele, ne kadar çalışma yaptığımızdan öte bu çalışmaların hemşehrilerimizin hayatına nasıl yansıyacağıdır” diye konuştu. JICA çalışmalarının, Bursa’nın risklerini ortaya koyan bilimsel bir zemin sunduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, “Beyannamemiz ise bu bilgiler doğrultusunda hangi adımları atacağımızı, önceliklerimizi nasıl belirleyeceğimizi ve çalışmalarımızı hangi anlayışla yürüteceğimizi ortaya koyuyor” dedi. Yapılan yatırımlarının afet dönemlerinde kullanabilir olmasının da çok önemli olduğunu ifade eden Başkan Vekili Biba, şöyle konuştu: “Örneğin, Büyükşehir Belediyesi olarak yeni bir yol yapıyoruz. Artık sadece yolun nereden geçeceğine veya ne kadar maliyetle yapılacağına bakmak yeterli olmayacak. O yolun bir afet anında ulaşım sürekliliğine nasıl katkı sağlayacağını, kritik bölgelere erişimi sağlayıp sağlamadığını da düşüneceğiz. Bir köprü yapıyoruz. Sadece bugünkü trafik kapasitesini değil, afet sonrasında ulaşımın devamlılığını da hesaba katacağız. Yeni bir kamu binası yapıyoruz. Sadece mimari ve mühendislik kriterlerini değil, o binanın afet sonrasında hizmet vermeye devam edip edemeyeceğini de değerlendireceğiz. Bir park düzenliyoruz. Sadece yeşil alan ve estetik açısından değil, afet anında toplanma, geçici barınma ve lojistik ihtiyaçlara ne kadar cevap verebileceği açısından da ele alacağız. Bir imar veya planlama kararı alıyoruz. Artık yalnızca nüfus, ulaşım ve yapılaşma kararlarını değil, zemini, tehlikeyi ve riski de kararın bir parçası hâline getireceğiz. Bir altyapı yatırımı yapıyoruz. Sistemin normal zamanda çalışması kadar, afet sonrasında ne kadar sürede yeniden çalışır hâle geleceğini de hesaplayacağız” diye konuştu. “BÜYÜK SORUMLULUĞU TEK BAŞIMIZA ÜSTLENEMEYECEĞİMİZİN DE FARKINDAYIZ” Bursa için alınan her kararda afet güvenliğini gözeten bir yönetim anlayışını yerleştirmek istediklerini belirten Başkan Vekili Biba, “Afetlere hazırlığı, belediyemizin belirli birimlerinin sorumluluğundan çıkarıp bütün kurumsal yapımızın ortak çalışma anlayışına dönüştürmek; planlamadan yatırıma, uygulamadan denetime kadar her aşamada bu sorumluluğu taşımak istiyoruz. Elbette büyük sorumluluğu tek başımıza üstlenemeyeceğimizin de farkındayız. Bursa’nın 17 ilçesiyle birlikte bir bütün olarak güçlenmesi gerekiyor. Kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin, meslek odalarımızın, sanayimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın bilgi birikimiyle bu sürece katkı sunması son derece kıymetli” dedi. “BURSA’NIN GELECEĞİNE VERİLMİŞ ORTAK BİR SÖZ ORTAYA KOYUYORUZ” Beyannamenin, Bursa’nın geleceği için önemli bir güvence olacağını belirten Başkan Vekili Biba, “Dirençli şehirler tesadüfen oluşmaz. Bilgiyle, bilimle, planlamayla, kararlılıkla ve birlikte hareket ederek oluşturulur. Bizim hedefimiz, afet olduğunda ne yapacağını bilen bir Bursa’dan daha fazlasıdır. Biz; afet olmadan önce risklerini bilen, risklerini azaltan, yatırımlarını buna göre planlayan, hizmetlerini kesintisiz sürdürebilen ve her koşulda yaşamaya devam edebilen bir Bursa istiyoruz. Bunun için bugün, Bursa’nın geleceğine verilmiş ortak bir söz ortaya koyuyoruz. Bu sözün adı: Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi. Beyannamemizin şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. Programın devamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Büyükşehir bürokratları hep birlikte Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’ni imzaladı. Daha sonra günün anlam ve önemi için oluşturulan panoya da protokol üyeleri imza attı. İmza töreni toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın talimatlarıyla Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘Bursa Afet ve Kentsel Dirençlilik Beyannamesi’nin içeriğinde ‘Afet Dirençli Kentsel Planlama’, ‘Deprem Dirençli Yapı Zorunluluğu’, ‘Köprü ve Ulaşım Güvenliği’, ‘Altyapı Güvenliği’, ‘Yapı Denetiminde Şeffaflık ve Teknik Güvence’, ‘Akıllı Şehir ve Kent Bilgi Sistemi’, ‘İklim ve Çoklu Afet Yaklaşımı’, ‘Afet Eğitimleri, Tatbikatlar Kurumlararası İş Birliği ile ‘Özel Gereksinimli ve Kırılgan Grupların Afetlere Hazırlığı ve Korunması’ taahhütleri yer alıyor.

Yıldırım'da Balkan coşkusu Haber

Yıldırım'da Balkan coşkusu

Yıldırım Belediyesi, Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) ile birlikte Balkan Panayırı düzenledi. 9-11 Ekim tarihleri arasında Yunus Emre Mahallesi’nde düzenlenen panayıra on binlerce vatandaş katıldı. Konserler, lezzet çadırları, alışveriş alanları, çocuk oyun gruplarının da yer aldığı panayıra katılan vatandaşlar unutulmaz anlar yaşadı. Panayırda Bursalılarla buluşan sanatçılar; Mutlu Dindar, Emrah Fikret, Piyanist Kadir, DJ Ersin Şen ve Grup Ezgi seslendirdikleri eserlerle Balkan rüzgarı estirdi. ‘BALKANLAR’A GÖNÜLDEN BAĞLIYIZ’ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra; AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, BAL-GÖÇ Başkanı Emin Balkan, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş da Balkan Panayırı’nda Bursalıları yalnız bırakmadı. Programda yaptığı konuşmada Yıldırım’ın aynı zamanda bir Balkan şehri olduğunu ifade eden Başkan Oktay Yılmaz, “Anadolu ve Rumeli bir elmanın iki yarısıdır. Balkanlar bizim gönül bağıyla bağlı olduğumuz bir coğrafyadır. Bulgaristan, Batı Trakya, Kosova, Makedonya, Saraybosna, Üsküp, Gümülcine, Kırcaali; atalarımızın hatıralarının olduğu yerlerdir. Bu nedenle bedenimiz Yıldırım’da olsa bile ruhumuz ve gönlümüz her zaman Balkanlardadır. Yıldırım’da Anadolu’nun dört bir yanından gelen kardeşlerimiz olduğu gibi Balkanlardan göç eden kardeşlerimiz de oldukça fazla. Bu yönüyle baktığımızda Yıldırım aynı zamanda bir Balkan kentidir diyebiliriz. Balkanlardaki ve ülkemizdeki kardeşlerimizle olan bu birlikteliğimiz ve dostluğumuz daim olsun inşallah” ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Yıldırım Balkan Panayırı’nın gelenek hale geldiğini hatırlatan Başkan Yılmaz; “Bursa’mızın en güçlü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Bal-Göç ile birlikte Yıldırım Balkan Panayırı’nın bu yıl dördüncüsünü düzenliyoruz. Başta Bal- Göç olmak üzere, bu güzel etkinlikte emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Yıldırım Balkan Panayırı’nın; köklerimizi hatırladığımız, dostluklarımızı tazelediğimiz ve çocuklarımızla, gençlerimize kültürümüzü aktardığımız başka buluşmalara vesile olmasını diliyorum” dedi. Bursa’nın bir Balkan şehri olduğunu ifade eden BAL-GÖÇ Başkanı Emin Balkan ise; “Yıldırım Balkan Panayırı artık geleneksel hale gelmiştir. Bundan sonra da her yıl gerçekleştireceğiz. Bizlere desteklerini esirgemeyen Yıldırım Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gurbeti, ikinci vatan eyleyen kardeşlerimiz için yüksek bir şuurla çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza şükranlarımı iletiyorum" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Gurbeti, ikinci vatan eyleyen kardeşlerimiz için yüksek bir şuurla çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza şükranlarımı iletiyorum"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Demokrasi Birliği 9. Olağan Genel Kurulu'na bir video mesaj gönderdi. Erdoğan mesajında, yurt dışında yaşayan ve memleket hasreti taşıyan Türklerin topluma katkı verebilmesi için ciddi bir gayret sarf ettiğine değindi. Erdoğan, "Genel kurulda tecelli edecek iradenin, sizlerle birlikte Avrupalı Türkler ve 7 milyonu aşkın nüfusa sahip Türk diasporasının tamamı için verimli ve faydalı neticeler getireceğine inanıyorum. Uluslararası Demokratlar Birliği çatısı altında yurt dışındaki vatandaşlarımızın huzur ve esenliği için fedakarca çalışan her bir kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Gurbeti ikinci vatan eyleyen kardeşlerimiz için yüksek bir şuurla çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarımıza şükranlarımı iletiyorum. Uluslararası Demokratlar Birliği, yürüttüğü proje ve faaliyetlerle yurt dışındaki millet varlığımız için çok hayati bir sorumluluk üstleniyor. Kalplerinde memleket hasreti taşıyan kardeşlerimizin bulundukları ülkelerde daha iyi yerlere gelebilmek için, kimlik ve kültürlerini muhafaza edebilmeleri için demokratik katılım dahil içinde yaşadıkları topluma azami katkı verebilmesi için ciddi bir gayret sarf ediyor" dedi. "Vatandaşlarımızı aşağılayan ahlak yoksunu tiplerin insafına asla bırakmayacağız" Erdoğan, konuşmasının devamında ırkçılığa karşı da çaba sarf ettiklerini vurgulayarak, "Eş zamanlı olarak kültürel ırkçılık, İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığı gibi sorunların çözümüne yönelik önemli bir çaba harcıyoruz. Kurumsal tecrübesi ve dinamit kadrolarıyla çok geniş bir coğrafyada son derece başarılı işlere imza atan Uluslararası Demokratlar Birliği'ni tebrik ediyor, bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum. Gerek partimizin ikili ilişkiler başkanlığı, gerekse Yurtdışı Türkler Başkanlığı gibi kurum ve kuruluşlarımızla sizlere destek olmaya ve yardımcı olmaya devam edeceğiz. Yurt dışında yaşayan siz kardeşlerimizi ne dışarıdaki yabancı düşmanı akımların ne de vatandaşlarımızı aşağılayan ahlak yoksunu tiplerin insafına asla bırakmayacağız. Kuruluşundan itibaren birliğin bu günlere gelmesinde payı olan ve ebediyete irtihal etmiş tüm büyüklerimize, kardeşlerimize, rahmet diliyorum" ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İlim Yayma Cemiyeti sadece Türkiye'nin cemiyeti değil, İlim Yayma Cemiyeti ümmetin cemiyetidir, insanlığın cemiyetidir’’ Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "İlim Yayma Cemiyeti sadece Türkiye'nin cemiyeti değil, İlim Yayma Cemiyeti ümmetin cemiyetidir, insanlığın cemiyetidir’’

İlim Yayma Cemiyeti’nin ‘75. Yıl Buluşması’ İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen programla gerçekleşti. Programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bakanlar, İlim Yayma Cemiyeti Genel Başkanı Yusuf Tülün, kamu kuruluşlarından temsilciler, sivil toplum kuruşlarının temsilcileri, öğrenciler ve davetliler katıldı. Mehteran gösterisiyle başlayan program, kuran tilaveti, cemiyetin kurucu genel başkanlarının da yer aldığı kısa tanıtım filmiyle devam etti. Açılış konuşmalarının ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş konuşma gerçekleştirdi. Ülke tarihinde, sivil toplum bakımından İlim Yayma Cemiyeti’inin bir büyük başarı öyküsü olduğunu aktaran TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "İlim yayma cemiyetinin bugüne kadar gelmesindeki en önemli özelliklerinden birisi kelimenin tam anlamıyla sivil olmasıdır. En zor şartlarda, en zor dönemlerde güçlü bir şekilde bu sivil özelliğini korumuştur. Şunu söyleyebiliriz ki; İlim Yayma Cemiyeti, Türkiye'nin ana omurgasını oluşturan Cuma cemaatinin temsil edilmiş olduğu, geniş kitlelerin, muhafazakar kitlelerin temsil edilmiş olduğu bir sivil toplum kuruluşudur. Onun için de fevkalade başarılı olmuş, fevkalade güçlü bir şekilde bugüne kadar gelmiştir. İlim Yayma Cemiyeti bu özelliği dolayısıyla büyük bir güven halkasını da etrafında oluşturmuş, kendisine hayır gözle bakan ve kendisini tanıyan hemen herkesin güvenini kazanmış olan bir kuruluştur" diye konuştu. "İlim Yayma Cemiyeti’ni kuranlar, fetih rüyalarını görebilenlerdir" İlim Yayma Cemiyeti'nin bir iki temel özelliğinden bahseden ve bu cemiyetin zor zamanlarda, kıt imkanlarla ama samimi insanların gayretleriyle bugüne kadar geldiğini aktaran Meclis Başkanı Kurtulmuş, "İsm-i şerifi, zikredilen büyüklerimizin neredeyse tamamını rahmetli babam dolayısıyla tanıdığım için, o insanların ne kadar mübarek insanlar olduğuna çocuk yaşlarından itibaren şahit olmuş birisiyim. Sağdan sayın, bir elin parmaklarını geçmeyen okumuş insan, soldan sayın bir elin parmaklarını geçmeyen varlığa sahip olan zenginin bir araya gelerek kurmuş olduğu bu cemiyetin en temel özelliklerinden birisi, zor zamanlarda, en güç ortamlarda tabiri caizse fetih rüyalarını görebilmiş bir kitle olmasıydı. Birbirine kitlenmiş, birbirine kenetlenmiş ve gerçekten bu zor zamanlarda büyük işler başarmış bir topluluktu. Eğer onların ihlası, onların dayanışması olmasaydı, İlim Yayma Cemiyeti bugün sahip olduğu bu zenginliğe, bu toplumsal güce ve başarmış olduğu bu kadar büyük projelerin büyük bir kısmını belki gerçekleştiremezdi. Ayrıca bu kitlenin en önemli özelliklerinden birisi cesaretleridir" dedi. "İsmini bildiğimiz ve bilmediğimiz adanmış insanlar sayesinde buraya kadar geldik" Cemiyetin kurucularının tamamının gerçekten adanmış insanlar olduğuna vurgu yapan Kurtulmuş, "Ya vakitlerini verdiler, ya fikirlerini verdiler, ya paralarını verdiler ya da dünyaya ait neye sahiplerse onların hepsini bu davanın uğruna vakfettiler. Her birisi vakıf isimlerdi. Bunlardan çoğunu ismen önde olanları tanıyoruz ama bir tanesini de salonda bulunanların önemli bir kısmının tanıdığını da biliyorum. Fatih'in meşhur meslek adaletiyle adını herhalde zikretmeden geçmek olmaz. O dönemin kendi dar şartları içerisinde İlim Yayma davasını en iyi savunanlardan birisi olmuş ve gerçekten bunu hayatının merkezine koymuştu. Rahmetli babamdan hatırlıyorum her sabah çıkarken not defterleri, not kağıtlarını hazırlar, akşama kadar da o not kağıdında yazdıklarının tamamını tamamlamayı kendisi için bir vazife telakki ederdi. Ve bu işlerin çoğu da ya imam hatip okullarıyla ilgili ya da İlim Yayma Cemiyeti'nin diğer işleriyle ilgiliydi. Allah hepsinden razı olsun. Hatta bir keresinde kendisine de takılarak söyledik: O kadar çok İlim Yayma Cemiyeti'ni öne koyardı ki, biz beşkardeşiz, altıncı kardeşimiz İlim Yayma Cemiyeti ama herhalde babamızın en çok sevdiği kardeşimiz İlim Yayma Cemiyeti'dir diyerek de söylerdi. Allah her birisinden razı olsun. Bu zor zamanda bu adanmış insanlar ismini bildiğimiz ve bilmediğimiz adanmış insanlar sayesinde buraya kadar geldik. İlk başlangıçta hiç şüphesiz temel hedef Anadolu'nun yoksul, fakir insanlarının okumasını temin etmek, Türkiye'de dini ve hayri faaliyetlerin önünü açmaktı. O zaman şundan eminim ki neyi hedefledilerse Allah'ın izniyle hepsi tamamı gerçekleşti. Allah'a binler şükür. İnancı olan nesiller yetişsin. Bunların içinden avukatlar, doktorlar, bunların içinden milletvekilleri, bunların içinden bakanlar, bunların içinden başbakanlar, cumhurbaşkanları olsun istediler. Allah onların duasını kabul etti" diye konuştu. "İlim Yayma Cemiyeti sadece Türkiye'nin cemiyeti değil, İlim Yayma Cemiyeti ümmetin cemiyetidir, insanlığın cemiyetidir" İlim Yayma camiasının şerleri defeden, hayırları fetheden bir cami olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, ‘’Hayırlı, mübarek olsun. Cenab-ı Allah nice yetmiş beş yıllara ulaşmayı nasip eylesin. Ancak son söz olarak şunu söylemek istiyorum. Başta kendim olmak üzere her birinize önemli bir ikaz olarak da bunu söylemek istiyorum. Onların işi çok zordu. Yokluk ve kıtlık zamanlarında, zorluk ortamlarında nice mücadelelerle bu işi buraya getirdiler. Şimdi bizim önümüzde yepyeni bir yol, daha zor bir yol var. Varlık içindeyiz ama sınavlarımızın daha büyük olduğunu, sorumluluklarımızın daha büyük olduğunu görüyoruz. Allah bu sorumlulukları yerine getirmeyi nasip etsin. Yine az evvel de burada gösterildiği gibi, İlim Yayma Cemiyeti sadece Türkiye'nin cemiyeti değil, İlim Yayma Cemiyeti ümmetin cemiyetidir, insanlığın cemiyetidir ve insanlığın hayrına olacak faaliyetleri inşallah hep beraber önümüzdeki nesillerde gerçekleştirecektir" dedi.

Matlı: Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı Hedeflerine Bursa’dan Güçlü Katkı Sunacağız Haber

Matlı: Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı Hedeflerine Bursa’dan Güçlü Katkı Sunacağız

8 Ekim’de BTSO Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri seçiminin ardından açıklamalarda bulunan Matlı, kendisine duyulan güven için teşekkür etti. Seçim sürecindeki farklı tercihlerin geride kaldığını vurgulayan Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini dinleyen ve üyelerin katkısına açık bir yönetim anlayışıyla çalışacaklarını söyledi. 60 BİN ÜYENİN TAMAMININ BAŞKANI Her üyenin kendisini BTSO’nun bir parçası olarak hissetmesinin önemine dikkat çeken Matlı, “Artık 60 bin üyemizin tamamının başkanı olarak, her üyemizin sesini duymak, sorunlarına çözüm üretmek ve Bursa iş dünyasına hizmet etmek için çalışacağım. Bugünden itibaren ayrım gözetmeden, BTSO’nun tüm üyelerine eşit mesafede, şeffaf ve kapsayıcı bir anlayışla Bursa için çalışacağız” ifadelerini kullandı. BTSO Meclisinin bütün üyelerin ortak temsil alanı olduğunu belirten Matlı, farklı görüş ve önerilerin yeni dönemin çalışmalarına katkı sunacağını söyledi. Üyelerin taleplerini doğrudan dinleyen, karar süreçlerine katılımlarını sağlayan ve sorunlarına çözüm üreten bir Oda için çalışacaklarını ifade etti. Seçim sürecindeki olası kırgınlıklara da değinen Matlı, “İlk iş olarak, bu süreçte farkında olmadan gönlünü kırdığımız, incittiğimiz arkadaşlarımız varsa her birinden helallik alacağım. Gönüllerini almak için samimiyetle çalışacağım” dedi. TÜRKİYE YÜZYILI İÇİN İŞBİRLİĞİ Kamu kurumları ve sivil toplumla işbirliğinin önemini vurgulayan Matlı, “Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, devletimizin kurumlarıyla, yerel yönetimlerimizle, yerel kamu kuruluşlarımızla ve sivil toplum kuruluşlarımızla işbirliği içinde çalışacağız. Bursa’nın üretim gücünü ve ticaretini geliştirmek, ülkemizin kalkınmasına katkı sunmak için kurumlarımızın birikimini ve desteğini önemsiyoruz” dedi. “BİZ BİR SEVDİK, ONLAR BİN SEVDİ” Bursaspor taraftarları için söylediği “Biz bir sevdik, onlar bin sevdi” sözünü hatırlatan Matlı, Bursa’nın sevgisine ve dayanışmasına layık olmak için çalışacaklarını belirtti. Şehre ve üreten insanlarına bağlılığını vurgulayan Matlı, “Biz bu şehrin çocuklarıyız. Biz bu şehrin evladıyız. Biz bu şehirde üreterek kazandık” dedi. Bursa’nın sanayisi, ticareti, tarımı, turizmi, kültürü, sanatı ve zanaatıyla bir bütün olduğunu ifade eden Matlı, şehrin farklı kesimlerini buluşturan bu dayanışma ruhunu BTSO’nun yeni döneminde de güçlendirmek istediklerini söyledi. MECLİS VE KOMİTELERLE BURSA İÇİN EL ELE Yeni dönemde Yönetim Kurulu olarak bütün Meclis üyeleriyle, Meclis ihtisas komisyonlarıyla ve meslek komiteleriyle birlikte çalışacaklarını belirten Matlı, Bursa iş dünyasının ihtiyaçlarına ortak sorumluluk anlayışıyla çözüm üreteceklerini ifade etti. Matlı, Yönetim Kurulu’nda birlikte görev yapacağı arkadaşlarını, Meclis Başkanı seçilen Erol Dağlıoğlu’nu, Meclis Divanını, Meclis üyelerini, TOBB delegelerini, Disiplin Kurulu üyelerini ve komisyonlarda görev alacak tüm arkadaşlarını tebrik ederek başarılar diledi. ÇALIŞANLARIMIZIN EMEĞİNE VE EKMEĞİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ BTSO çalışanlarına da seslenen Matlı, “Bütün çalışma arkadaşlarımız BTSO ailemizin değerli bir parçasıdır. Her birinin emeği, birikimi ve katkısı bizim için kıymetlidir. Hiçbirinin ekmeği ile oynamayacağız. Herkesin kendini değerli hissettiği, huzur ve güven içinde çalıştığı bir ortamda, üyelerimize hep birlikte daha iyi hizmet sunacağız” ifadelerini kullandı. DUYULAN GÜVENİ HİZMETE DÖNÜŞTÜRME ZAMANI Yeni görevin büyük bir sorumluluk getirdiğini belirten Matlı, “Bugün büyük bir sorumluluk üstlendik. Şimdi bize duyulan güveni hizmete dönüştürme zamanı” diyerek ürettikleri çözümler için çalışmaya başlayacaklarını söyledi. Oda aidatlarının azaltılması, finansmana erişimin kolaylaştırılması, KOBİ’lerin desteklenmesi, Oda hizmetlerinin üyelerin bulunduğu noktalara taşınması ve Bursa içindeki ticaretin güçlendirilmesi yeni dönemin öncelikli çalışma alanları arasında yer alacak. Şeffaflık ve hesap verebilirliğin yönetim anlayışlarının temelinde yer alacağını ifade eden Matlı, BTSO’nun kaynaklarının üyelerin yararına kullanılması ve faaliyetlerin üyelerle açık biçimde paylaşılması için çalışacaklarını belirtti. EMEK VEREN VE İYİ DİLEKLERİNİ PAYLAŞAN HERKESE TEŞEKKÜR Özer Matlı, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini şahsıma emanet eden Meclis üyelerimize, bu yolculukta yanımızda olan ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Seçim sonucunun ardından arayarak ve mesaj göndererek tebriklerini ileten milletvekillerine, belediye başkanlarına, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerine, siyasi partilerin il başkanlarına, Oda ve Borsa camiasının başkan ve yöneticilerine, iş dünyasının temsilcilerine, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcilerine ve tüm dostlarına da teşekkür etti. Geçmiş yönetimlerde tüm kademelerde görev yaparak Bursa iş dünyasına ve BTSO’ya katkı sunan herkese teşekkür ve şükranlarını sunan Matlı, çalışma arkadaşlarının ve ailelerinin desteğinin de kendisi için çok kıymetli olduğunu söyledi. “Bu yolculukta gece gündüz yanımda olan çalışma arkadaşlarıma, ailelerimize ve bize inanan herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Verilen her emek, yapılan her çalışma ve gösterilen her fedakârlık bizim için çok kıymetliydi” ifadelerini kullandı. BTSO’NUN YENİ YÖNETİMİ Özer Matlı başkanlığındaki yeni yönetim kurulunda Abidin Şakir Özen, Sinan Topuk, Murat Çağlar, Osman Güler, Safa Yaşar Çelik, Seyfullah Baylan, Savaş Keskin, Mehmet Zahit Yanar, Elif Özhan ve Zeki Eker yer aldı. BTSO Meclis Başkanlığı görevine ise Erol Dağlıoğlu seçilirken, Meclis Başkan Yardımcıları olarak Gülçin Güleç ve İbrahim Kahraman, Meclis Divan Katipliklerine ise Atilla Kaan Aslanoba ve Gökhan Dinçer seçildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.