Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sivas

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sivas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivas haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Babası ‘olmaz’ dedi o ikna etti, araba motorundan motosiklet yaptı Haber

Babası ‘olmaz’ dedi o ikna etti, araba motorundan motosiklet yaptı

Sivas’ın Ulaş ilçesinde yaşayan 22 yaşındaki Ahmet Yılmaz, sosyal medyada gördüğü motosiklet videolarından etkilenerek kendi motosikletini yapmaya karar verdi. Bu yıl içerisinde Resim Öğretmenliği bölümünden mezun olan ve babası ile amcasının işlettiği demir atölyesinde zaman geçiren Yılmaz, kullanılmayan bir otomobilin motorunu söktü. Günün boş vakitlerinde motosikletini tasarlayan Ahmet Yılmaz, şov motosikletini en kısa sürede tamamlamayı hedefliyor. Araba kullanmayı öğrendiği aracın motorunu söktü Motosikleti yapma serüvenini anlatan Ahmet Yılmaz, "Resim öğretmenliğini bu yıl bitirdim. Okul boyunca yaz tatillerinde de bu tür denemelerde bulundum. Sosyal medyada motoru küçük olup tekerleri büyük olan bir motosiklet gördüm. Gereksiz heybetli duruyordu. Ben de motorun kendisi de tekerleri de büyük olsun istedim. Araba kullanmayı öğrendiğim aracın motorunu sökerek ilk motorumu yapıyorum" dedi. "Potansiyelimi ortaya koymak için yaptım" Motosiklette kullandığı parçaları anlatan Yılmaz, "Şasi için kalın boru kullanmaya gayret ettim. Normal bir motosiklet şasisine böyle bir motoru montajlama şansım yoktu. Arabanın kendi fren merkezini kullandım. Şanzımanı yine araçtan söktüm, radyatörde biraz değişiklik yaptım. Yıllardır kafamda tasarlıyordum ama malzeme elime geçtikten sonra fazla sürmedi. 2 ay gibi bir sürede bu hale geldi. Bir aksilik çıkmazsa 2 ya da 3 hafta gibi bir sürede test sürüşünü yapmayı hedefliyorum. Şov motosikleti olarak yapıyorum. Bunu bir ihtiyaç doğrultusunda yapmıyorum. Buna harcadığım para ile bir motosiklet alırdım. Bunu potansiyelimi ortaya koymak için yaptım" ifadelerine yer verdi. "İlk duyduğumda ‘uğraşma, olmaz’ dedim" Oğlunun çocuk yaşlarından bu yana üretime istekli olduğunu söyleyen baba Zübeyir Yılmaz, "Oğlumun eli çocukluktan bu yana bu işlere çok yatkındı. Ben de elimden geldiği kadar kendisine yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu ilk projesi, bundan sonra daha güzel işlere de imza atacağına inanıyorum. Bunu yapacağını ilk duyduğumda ‘uğraşma, olmaz’ dedim. Sonra ısrar edince ‘tamam’ dedim, yardımcı da olmaya çalıştım. Kendi imkanları ile bu hale getirdi" şeklinde konuştu.

Uzmanı uyardı: "Kombiyi sürekli açıp kapatmak tasarruf sağlamıyor" Haber

Uzmanı uyardı: "Kombiyi sürekli açıp kapatmak tasarruf sağlamıyor"

Sivas’ta gece sıcaklıklarının düşmeye başlamasıyla birlikte kombiler yeniden çalışmaya başladı. Kombi ustası Şafak Şimşek, özellikle kış aylarında kombilerin sürekli açılıp kapatılmasının hem tüketimi artırabileceğini hem de cihazlarda donma riskine yol açabileceğini belirtti. Sivas gibi kış aylarında hava sıcaklığının eksi derecelere kadar düştüğü kentlerde kombilerin kullanım şeklinin önem taşıdığını ifade eden Şimşek, havaların tamamen soğumasıyla birlikte cihazların düşük derecede sürekli çalıştırılmasının daha doğru olacağını söyledi. "Kombiyi sürekli açıp kapatmak tasarruf sağlamaz" Şimşek, "Sivas gibi soğuk şehirlerde geceleri hava ciddi şekilde soğuyor. Bu nedenle kombiyi akşam yakıp sabah kapatıyoruz. Gündüz hava sıcak olduğu için ihtiyaç duyulmuyor. Ancak ilerleyen dönemde havalar tamamen soğuduğunda kombiyi sürekli açık tutmak daha doğru olacaktır. Kombiyi sürekli açıp kapatmak yerine 24 saat düşük derecede çalıştırmak hem daha konforlu hem de daha tasarrufludur. Kombiyi kapattığınızda tesisattaki su soğur. Tekrar çalıştırdığınızda kombi bu suyu yeniden ısıtmak için daha fazla enerji harcar. Bu nedenle sürekli açıp kapatmak yakıt tasarrufu sağlamaz" dedi. Donma riskine dikkat çekti Soğuk bölgelerde kombinin uzun süre kapalı tutulmasının cihaz açısından risk oluşturabileceğini belirten Şimşek, "Bizim gibi kışın eksi 15, eksi 20 dereceleri gören bölgelerde kombiyi uzun süre kapatmak donma riskini de artırır. Bir saatlik kapatma bile bazı durumlarda cihazın donmasına neden olabilir. Bu da yüksek tamir masrafları çıkarabilir. Bu yüzden kombiyi tamamen kapatmamanızı tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Petek temizliği her evde gerekli değil Petek temizliğinin de her tesisat için zorunlu olmadığını söyleyen Şimşek, "Bu bölgelerde petek temizliği de önemli bir konudur. Ancak her evde petek temizliği yaptırmak gerekli değildir. Eğer peteklerinizin bir kısmı ısınıyor, bir kısmı ısınmıyorsa petek temizliği sonrasında yaklaşık yüzde 30’a varan verim artışı sağlanabilir. Isınma problemi yaşıyorsanız petek temizliği yaptırmanız faydalı olacaktır" ifadelerini kullandı. "İşin ehli ustalara yaptırın" Bakım ve temizlik işlemlerinde kullanılan kimyasalların yanlış uygulanmasının tesisata zarar verebileceğini belirten Şimşek, "Tesisata müdahale edecek kişinin işi iyi bilmesi de çok önemlidir. Özellikle kimyasal ilaçla yapılan petek temizliğinde fazla ilaç kullanılması tesisata zarar verebilir. Bu tür sorunlarla sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle bakım ve temizlik işlemlerini mutlaka işin ehli, güvendiğiniz ustalara yaptırmanızı tavsiye ediyoruz" dedi.

Yurtta bugün hava nasıl olacak? Haber

Yurtta bugün hava nasıl olacak?

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 24 Eylül Perşembe gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun kuzey ve iç kesimleri ile Akdeniz'in parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu'nun güney ve doğusu, Batı Karadeniz'in kıyı kesimleri, Orta ve Doğu Karadeniz, Sinop, Malatya, Erzincan, Tunceli, Gaziantep, Kilis, Adıyaman çevreleri ile Antalya'nın batısının iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Orta Karadeniz (Çorum dışında), Doğu Karadeniz kıyıları, Gümüşhane çevreleri ile Sivas ve Adana'nın kuzey ve doğu, Kayseri'nin doğu, Osmaniye'nin batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Hava sıcaklıklarının İç Anadolu ile Orta ve Doğu Karadeniz’de 4 ila 6 derece azalacağı, Marmara'da 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın genellikle kuzey, güney ve doğu kesimlerde güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği bildirildi. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI Yağışların, Orta Karadeniz (Çorum dışında), Doğu Karadeniz kıyıları, Gümüşhane çevreleri ile Sivas ve Adana'nın kuzey ve doğu, Kayseri'nin doğu, Osmaniye'nin batı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zorlu: "Türkpol teşkilatlanma modeli üzerinde çalışıyoruz" Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zorlu: "Türkpol teşkilatlanma modeli üzerinde çalışıyoruz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Sivas’ta katıldığı ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programında konuştu. Prof. Dr. Zorlu, "Uzun süredir Türkpol yapılanması üzerine çalışmalar yapıyoruz. İnterpol benzeri, güvenlik birimlerimizin iş birliğini sağlayacak bir teşkilatlanma modeli üzerinde çalışıyoruz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu, MKYK üyeleri ve milletvekillerinden oluşan heyetle Sivas’ta bir dizi programa katıldı. ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı kapsamında parti teşkilatları ve basın mensupları ile bir araya gelen Zorlu, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin birçok noktasında bu buluşmaların eş zamanlı düzenlendiğini ifade eden Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları adı altında şu anda ülkemizin dört bir yanında partimizin yetkili organları, milletvekillerimiz ve teşkilatımızın değerli üyeleriyle birlikte vatandaşlarımızla buluşuyor, aslında ciddi bir kucaklaşmayı da yeniden ülke sathına yayacak bir çalışmayı sürdürüyoruz. Bu aslında siyaset üstü bir vizyon ve inşa projesidir" dedi. Ankara’da Türk Devletleri zirvesi yapılacak Türkiye’nin tam bağımsızlık hedefine ilerlediğini ifade eden Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Dış politikada güçlü devlet anlayışımız da Türkiye Yüzyılı’nın önemli unsurlarından biri olacak. Çok şükür tam bağımsız Türkiye hedefini hep birlikte konuşuyoruz. Bu hedefin dış politika ayağında önemli bir sorumluluğu Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle üstlendim. Biliyorsunuz AK Partimiz bünyesinde Türk Dünyası ile İlişkiler Başkanlığı kuruldu. 8 Türk devleti, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında iş birliğini güçlendirerek yaşadığımız coğrafyada barışın, huzurun ve refahın adresi olmaya başladı. Şimdi önemli bir sürece hazırlanıyoruz. Ankara, Türk Dünyası Turizm Başkenti oldu. 29-30 Ekim tarihlerinde Cumhurbaşkanımızın ev sahipliğinde Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin liderleri Ankara’da bir araya gelecek. Biz de bu zirveye güçlü bir şekilde hazırlanıyoruz. İnşallah önemli çalışmalar ve müjdeler Cumhurbaşkanımız ve devlet başkanlarımız tarafından orada açıklanacak" ifadelerine yer verdi. "Türkpol üzerinde çalışıyoruz" Son günlerde gündeme gelen ‘Türkpol’ konusu ile ilgili konuşan Prof. Dr. Zorlu, "Bunlardan biri uzun süredir üzerinde çalıştığımız Türkpol yapılanması. Interpol benzeri, güvenlik birimlerimizin iş birliğini sağlayacak bir teşkilatlanma modeli üzerinde çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Birçok müjde açıklanacak 29-30 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek olan zirvenin konu başlıklarını açıklayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Ortak müze kart uygulamasıyla vatandaşlarımızın Türk devletlerindeki müzeleri ve tarihi eserleri tek kartla gezebilmesini hedefliyoruz. Genç kardeşlerimize de önemli bir müjde vermek istiyorum. Bu konuda bize çok sayıda talep geliyordu. Avrupa Birliği’nin yıllar önce uyguladığı ortak geçiş sistemi benzeri bir modeli havaalanlarımızda hayata geçirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Eğer bunu başarabilirsek, belki de pasaportsuz seyahatin önünü açacak önemli bir adımı bu zirvede atmış olacağız. Bunlar bir zamanlar hayal bile edilemeyecek konulardı. Bugün ise bunları konuşuyor, daha fazlasını nasıl yapabiliriz diye çalışıyoruz. Şu anda ortak bir banka kurulması konusunda da ilgili kurumlarımızla ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Bir diğer müjdemiz ise, bunu ilk kez burada ifade ediyorum; Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Kadın İş Birliği Konseyi’ni kuruyoruz" şeklinde konuştu.

Çöplükte define buldu, müzenin verdiği parayı beğenmedi, itiraz edince borçlu çıktı Haber

Çöplükte define buldu, müzenin verdiği parayı beğenmedi, itiraz edince borçlu çıktı

Sivas’ın Gürün ilçesinde hurdacılık yapan bir vatandaş, çöplükte bulduğu 128 parçalık tarihi eseri yetkililere teslim etti. 30 bin liralık ödüle itiraz edince yeni komisyon oluşturulması için kendinden 16 bin lira istendi. Sivas’ın Gürün ilçesinde hurdacılık yapan Mehmet Özdemir, beş ay önce çöplükten hurda topladığı sırada birçok tarihi olduğunu değerlendirdiği materyal buldu. Özdemir, durumu yetkililere bildirdi. Yapılan incelemeler sonucunda buluntunun; 102 sikke, 11 yüzük, 7 obje, 3 heykel, 2 mühür, 1 ok ucu, 1 yüzük parçası, 1 madeni paradan oluştuğu belirlendi. Özdemir, bulduğu eserleri Sivas Müze Müdürlüğüne teslim etti. Eserlerin ekonomik değerinin yüzde 20’sinin kendisine ödeneceğini düşünen Özdemir, oluşturulan komisyon tarafından belirlenen 30 bin liralık ödemeyi yetersiz bularak itiraz etti. İtiraz üzerine yeni bir komisyon oluşturulması için kendisinden 16 bin lira talep edildi. Kendisinden para talep edilmesine tepki gösteren Mehmet Özdemir, yaptığı açıklamada, "Gürün Belediye Geri Dönüşüm Tesisi tarafıma aittir, işletmesini biz yapmaktayız. Bundan yaklaşık 5 ay önce tesisimizde 128 parça tarihi eser bulduk. Vatandaşlık görevimiz olarak bulduğumuz eserleri jandarma aracılığı ile Sivas Müze Müdürlüğüne teslim ettik. Müze Müdürlüğü tarafından bulduğumuz eserlerin belirli bir değerinin tarafıma verileceği söylendi. Fakat 128 parça tarihi esere 30 bin TL fiyat biçtiler ve ‘itiraz etmek istiyorsan sen bize 16 bin TL ver üst komisyon kuralım’ dediler. Bize verdikleri bir asgari ücret üstüne de itiraz edince 16 bin TL istiyorlar. Biz ceza da yatsak, iki müze memuru bize üstten konuşsa da biz devletimize küsmeyiz. Gerekenin yapılmasını bekliyoruz" dedi.

12 Eylül’ün akıl almaz işkencelerini anlattı Haber

12 Eylül’ün akıl almaz işkencelerini anlattı

Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak kazınan 12 Eylül 1980 askeri darbesi, aradan 46 yıl geçmesine rağmen mağdurların hafızasında tazeliğini koruyor. Sivas’ta yaşayan 65 yaşındaki Hürriyet Gül, 19 yaşında girdiği cezaevinde yaşadığı akıl almaz fiziki ve psikolojik işkenceleri anlattı. Sivaslı Hürriyet Gül, 12 Eylül 1980 darbesinde cezaevine konuldu. 19 yaşında girdiği cezaevinden 28 yaşında çıktı. Üç farklı cezaevinde tutulan Gül, ilk yıllarda neredeyse her gün yeniden yakalanmış gibi ağır işkenceler gördü. Gül, aradan geçen 46 yıla rağmen yaşadıklarını unutamadı. "Kara Eylül" Sivaslı 12 Eylül mağdurlarından Hürriyet Gül, 12 Eylül’e kendilerinin kara Eylül dediklerini belirterek, "Biz 12 Eylül değil de ‘Kara Eylül’ diyoruz bu aya. 12 Eylül darbesi oluşmadan önce Türk milletini ve devletini darbeye sürükleyen sebepleri görmek lazım. Bizim toplumumuzu kutuplaştırdılar. Sağ ve solu birbirine karşı kışkırtarak darbenin alt yapısını hazırladılar. Daha sonra Amerika’nın, emperyalistlerin bir oyunuyla sağcıları da solcuları da cezaevlerine doluşturdular. Akıl almaz işkencelerle insanları bir araya getirdiler" dedi. "Bizi ezdiler daha gür çıktık" Gül, ezilen tohumların daha gür çıktığı gibi ülkücülerinde gürleştiğini ifade ederek, "Başbuğ Alparslan Türkeş, Türk gençliğine bir tohum attı. Bu tohum zaman içerisinde yeşerdi, boy atmaya başlayınca emperyalistler bunu tehlike olarak algıladılar. 12 Eylül’le beraber bizi silindir gibi ezdiler. Ama bilemediler ki tohum göceklendikten sonra yeniden çift başlı çıkar, daha güçlü gelir. İşte bugün de görüyorsunuz, her tarafta ülkücüler, milliyetçiler, vatanına ve milletine bağlı gençlerle doludur" dedi. "Biz Allah dedikçe, ‘burada Allah yok’ dediler" Gül, gördükleri ağır fiziksel ve psikolojik işkenceleri vicdanların kabul edemeyeceğini ifade ederek, "Biz neydik? Yunana mı esir düştük, Amerika’ya mı, Rusya’ya mı esir düştük te bize bu kadar işkence yaptılar. Falakanın ötesinde askıya almalar, elektrik vermeler, döve döve öldürülen birçok arkadaşım var. Cezaevinde bulunanların bir kısmı, yeniden sorgulanıyormuş gibi emniyete alınıyordu. Normalde kanunen yasak olan bir şeydi. Sorguya alındıklarında işkence görüyor, askıya alınıyor, falakaya yatırılıyorlardı. Bizler daha gençtik o zamanlar ve işkence görürken ister istemez canımız yanıyordu, Allah diye, anam diye bağırıyorduk ve bize işkence edenler de, ‘Allah seni gelsin kurtarsın. Burada Allah yoktur, burada gerçekler vardır’ diye bize karşılık veriyorlardı. Biz bunları duyunca çok üzülüyorduk. Nasıl böyle bir Türk polisi olabilir? Başka fraksiyonda da olabilir ama nasıl bu kadar imansız olabilirler? diye düşünüyordum. Hakikaten bunlar nasıl dinden, imandan ve vatandan bu kadar uzaklaşmışlardı, onu da bilemedik" dedi. Vücudunda sigara söndürdüler Gül, fiziksel işkencenin yanında psikolojik işkence gördüklerini de hatırlatarak, "Mamak’ta işkenceyi çok gördük. Malatya Cezaevi’nde gördük. Antep Cezaevi’nde pek bir şey görmedik. 1983-1984 yıllarında Özal’ın iktidara gelmesiyle beraber bu işkenceler kesildi. Tek tip elbise giyme gibi olaylar da kalmamıştı. Ama Malatya Cezaevi’nde ve Mamak Cezaevi’nde çok işkenceler gördük. Mamak Cezaevi’nde C5 dedikleri yerde, sanki bugün yakalanmışız, bugün mahkûm olmuşuz gibi her gün işkence gördük. Her gün akla gelmeyecek işkenceler uygulandı. Psikolojik işkence de vardı. Bedenimize zorla işkence yaptırdılar. Mesela Filistin askısı dedikleri askıya alırlardı. Ellerimizi arkadan bağlayıp tavana asarlardı. Çıplak şekilde, insanın izzetiyle, nefsiyle oynama, kötülük ve zulüm etme vardı. Elektrik verirlerdi, üzerimizde sigara söndürürlerdi. Benim vücudumda bunun birçok izi var" şeklinde konuştu. "Eşine tecavüzle etmekle tehdit ettiler" Gül, cezaevinden kaçmayı başardığını ancak dönüp teslim olması için, bugün hayatta olmayan eşini gözaltına alındığını ve kendisinin de teslim olmaması halinde eşine tecavüz etmekle tehdit edildiğini vurgulayarak, "Mağdur olduğumuzda yaşımız 19’du. Cezaevine girdiğimiz dönemde daha yeni evliydim. Bir yüzbaşı vardı, hâlâ yaşıyor. Eşimi rehin almışlar ve Babama, ‘Oğlun teslim olmazsa bunu bütün askerin üstünden geçireceğim. Oğlun gelip teslim olmasın, namus ayaklar altına gelir’ demiş. Babam yalvardı, ‘Oğlum gel, teslim ol’ dedi. Ben de onun üzerine gelip teslim oldum" şeklinde konuştu. "Emperyalistlerin elini çekmediğini FETÖ ile gördük" Gül, terörsüz Türkiye sürecini de değerlendirip, emperyalistlerin Türkiye üzerinden ellerini çekmediklerini FETÖ ile gördüklerini hatırlatarak şunları söyledi. "Ben ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle terörün biteceğine inanmıyorum. O gün de, 12 Eylül döneminde, emperyalistlerin ellerini çektiklerine inanmıştık. Ama gördük ki hiç çekmediler. FETÖ kalkışması ortaya çıktı, ardından başka başka olaylar çıktı. Her zaman Türkiye’yi parçalamaya yöneldiler. Ama biz Türk gençliği olarak hep karşılarında durduk. Bizim Kürtlere karşı herhangi bir sıkıntımız yok. Onlar bizim kardeşimiz. Kardeşliğimizin devam etmesini istiyoruz ve o yönde yol yürüyoruz. Ancak eylem yapmış, adam öldürmüş, asker vurmuş, katliam yapmış, bebek katili olmuş bir kişinin adam olacağına, vatanını seveceğine ve vatanın bayrağı altında geleceğine inanmıyoruz"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.