Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sinema

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sinema haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sinema haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mitolojinin Kültürel Mirası Osmangazi’de Geleceğe Taşınıyor Haber

Mitolojinin Kültürel Mirası Osmangazi’de Geleceğe Taşınıyor

Kentin tarihi ve kültürel mirasını koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve Bursa’nın kültür-sanat yaşamını zenginleştirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, mitoloji gibi insanlığın ortak kültürel hafızasını besleyen alanları daha geniş kitlelerle buluşturuyor. Bu doğrultuda Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirilen 4. Mitoloji Film Haftası, mitolojinin binlerce yıllık birikimini sinema, sanat ve bilim aracılığıyla günümüze taşıdı. “İnsanlığın Ortak Hikayesi” temasıyla düzenlenen etkinlikte, mitolojik anlatıların kültürler üzerindeki etkisi, Anadolu efsanelerinin kökenleri ve sembollerin insanlık tarihindeki yeri ele alındı. Efsanelere Farklı Bir Pencereden Bakış Festivalin ilk gününde finalist kısa filmler Firavun, Mori ve Galaksinin Tezenesi izleyiciyle buluştu. Film gösterimlerinin ardından Prof. Dr. Erkan Sevinç’in moderatörlüğünde Prof. Dr. Haşim Şahin ve arkeolog-yazar Özlem Ertan, “Geyikli Baba ve Anadolu Efsaneleri” başlıklı söyleşide bir araya geldi. Söyleşide Anadolu efsanelerinin tarihsel ve kültürel kökenleri, geleneklerin kuşaklar boyunca aktarılması ve mitolojinin toplumların ortak hafızasındaki yeri değerlendirildi. Program, Gökmen Küçüktaşdemir’in moderatörlüğünde sembol bilimci yazar Efe Yılmaz’ın gerçekleştirdiği “Ertuğrul Gazi’nin Rüyası Üzerinden Mitoloji ve Rüyalar: İnsanlığın Ortak Hikayesi” başlıklı söyleşiyle devam etti. Söyleşide Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreciyle ilişkilendirilen rüyası üzerinden rüyaların mitolojik anlatılardaki yeri, sembollerin anlamları ve bu anlatıların tarihsel hafızayla ilişkisi ele alındı. Söyleşilerin ardından Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, konuşmacılara değerli katkılarından ötürü plaket takdim etti. “Mitoloji Uygarlığın Bize Bıraktığı Bir Servet” Mitolojiye duyulan ilginin yeniden arttığına dikkat çeken Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, festivalin farklı kesimleri bir araya getirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Esendemir, “Mitoloji Film Haftası’nın ikinci serisi Bursa Osmangazi’de düzenleniyor. Çeşitli filmler ve söyleşiler içeriyor. Mitolojiyi sevenleri, bürokratları, aydınları ve öğrencileri Osmangazi’ye bekliyoruz. 2026’da insanoğlu yeniden mitolojiyi keşfediyor. Homeros’un yeniden beyaz perdeye uyarlanması ve bu alandaki araştırmalar mitolojiyi yeniden günümüze taşıyor. Mitoloji, uygarlığın bize bıraktığı bir servet, bir kültürel miras. Biz de bu mirası bütün insanlara sunmaya çalışıyoruz” dedi. “Mitler Ölmüyor, Yalnızca Dönüşüyor” Uluslararası Mitoloji Film Festivali Sanat Yönetmeni Gökmen Küçüktaşdemir de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nin ev sahipliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Osmangazi Belediyesi çok güzel bir müze oluşturmuş. Burada gerçekleştirilen etkinlikler ve ziyaretçilere sunulan tanıtım çalışmaları bizi mutlu ediyor. Daha fazla etkinliğin düzenlenmesi ve daha fazla insanın bu mekanla buluşması hem kentimiz hem ülkemiz için çok kıymetli. Biz kültürümüzü ve mitolojimizi farklı kaynaklardan süzüp hocalarımızla ve bizi izlemeye gelenlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Festivalin kurucu direktörü Gülşah Elikbank, festivalin temel yaklaşımının mitolojik anlatıların günümüzde de yaşamaya devam ettiğini göstermek olduğunu belirtti. Elikbank ise “İnsanlığın Ortak Hikayesi sloganıyla yola çıkan bu festival, aslında mitlerin ölmediğini, yalnızca dönüştüğünü anlatıyor. Bursa gibi köklü gelenekleri sürdüren bir kentte, Osmangazi’de bu festivali gerçekleştiriyor olmak bizim için çok anlamlı. Belediyemize ve başkanımıza teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı. “İnsanın İçsel Yolculuğunu Anlatmaya Çalıştık” Söyleşisinde Anadolu kültüründeki geyik figürünü ve Geyikli Baba’yı ele aldıklarını belirten arkeolog-yazar Özlem Ertan, Anadolu’da pek çok unsurun kökeninin eski zamanlara uzandığını ve kültürel bir süreklilik taşıdığını vurgulayarak “Bugün bunları anlattık. Mitolojinin uydurma hikâyelerden ibaret olmadığını; insanın içsel yolculuğunu ve kültürel gelişimini yansıttığını aktarmaya çalıştık” diye konuştu. Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Erkan Sevinç ise festivalin Bursa’nın kültür ve sanat hayatına katkı sunduğunu ifade ederek, “Bursa’nın kalbine de bir renk kattığımıza inanıyorum. Mitoloji Film Haftası’na Osmangazi’nin de dahil olması çok güzel bir şey” değerlendirmesinde bulundu. “Geyikli Baba Bursa İçin Sembol İsimlerden Birisi” Prof. Dr. Haşim Şahin de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Geyikli Baba’nın Bursa açısından önemli bir sembol olduğuna dikkat çekti. Şahin, “Geyikli Baba, Bursa için sembol isimlerden birisi. Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda yalnızca gazilerin değil, dervişlerin de ne kadar etkili olduğunu; savaşlara katıldıklarını ve bölgenin Türkleşmesine önemli katkılar sunduklarını gösteren en büyük örneklerden biri” açıklamalarını yaptı. Sembol bilimci yazar Efe Yılmaz ise festivalin önemine değinerek, Osman Bey’in rüyasının tarihsel ve sembolik anlamlarını anlattı. Yılmaz, “Muhteşem bir festival var. Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz. Burada rüyaları, mitolojiyi ve sembolleri anlattım. Osman Bey’in kuruluşla ilgili muhteşem bir rüyası var. Bu tür rüyalar çok önemlidir; bir imparatorluğun kuruluşunu anlatırken aynı zamanda millî sembollerimizi de içerir” sözlerini kaydetti. Söyleşilerin ardından festivalin ilk günü Asteriks ve Oburiks: Görevimiz Kleopatra filminin gösterimiyle sona erdi. Bursa’nın kültür ve sanat yaşamına katkı sağlarken katılımcılara insanlığın ortak hikayesini farklı perspektiflerden keşfetme fırsatı sunan festival bugün çeşitli etkinliklerle devam edecek.

Osmangazi’de Mitoloji ve Sinema Aynı Perdede Buluşacak Haber

Osmangazi’de Mitoloji ve Sinema Aynı Perdede Buluşacak

Türkiye’nin kültürel mirasını ve köklü efsanelerini beyaz perdeye taşımayı amaçlayan Mitoloji Film Haftası, mitolojinin kuşaklar ve kültürler arasında kurduğu bağı sinemanın anlatım gücüyle ele alacak. Kadim hikayelerin günümüzdeki izlerini görünür kılacak organizasyonun Bursa ayağı, kentin kültür ve sanat yaşamına farklı bir soluk getirecek. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle 12 Ekim-4 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek organizasyon; Ankara, Bursa, Aydın, İzmir, İstanbul ve Gaziantep’i kapsayacak. Altı şehre yayılan kültür yolculuğunda Bursa, iki gün boyunca çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Sinemadan Sergiye Çok Yönlü Program Film gösterimlerinin yanı sıra uluslararası akademisyenlerin katılacağı paneller, tematik konserler, sergiler ve antik mutfak tadımları da programda yer alacak. Böylece mitoloji, sinemanın yanı sıra farklı sanat ve kültür disiplinleri üzerinden izleyiciyle buluşacak. Bursa programının ilk günü 16 Ekim’de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Saat 13.00’te “Firavun”, “Mori” ve “Galaksinin Tezenesi” adlı finalist kısa filmler gösterilecek. Saat 14.00’te Prof. Dr. Haşim Şahin, Özlem Ertan, Prof. Dr. Erkan Sevinç moderasyonuyla “Geyikli Baba ve Anadolu Efsaneleri”ni ele alacak. Saat 16.00’da Efe Elmas, Gökmen Küçüktaşdemir, “Ertuğrul Gazi Rüyası Üzerinden Mitoloji ve Rüyalar, İnsanlığın Ortak Hikayesi” başlıklı programla katılımcılarla buluşacak. Etkinlikler, saat 18.00’deki “Asterix & Obelix: Mission Cleopatre” film gösterimiyle tamamlanacak. İkinci gün etkinlikleri ise 17 Ekim’de Ördekli Kültür Merkezi’nde devam edecek. Saat 13.00’te Ecehan Biçen’in “Odysseus’un Yolculuğu” başlıklı söyleşisi gerçekleştirilecek. Saat 15.00’te film gösterimi yapılırken, 17.00’de Sibel Önbaş “Antik Tadımlar” etkinliğinde katılımcılarla bir araya gelecek. Program, saat 18.00’de Algorave İzmir’in “Mitolojik Ezgiler” konseriyle sona erecek. Mitoloji Temalı Yarışmaların Ödülleri Sahiplerini Bulacak Organizasyon kapsamında ayrıca “Doğa ve Mitoloji” temalı Kısa Film Yarışması ile “Türk Mitolojisi ve Anadolu Efsaneleri” temalı Kısa Film Senaryo Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak. Osmangazi’de gerçekleştirilecek iki günlük program, mitoloji ve sinemayı bir araya getirerek Bursalı sanatseverlere farklı bir kültür deneyimi sunacak. Tüm etkinliklerin ücretsiz ve halka açık olacağı programın ayrıntıları, @mitolojifest Instagram hesabından takip edilebilecek.

Binlerce Yıllık Hikayeler Osmangazi’de Yeniden Hayat Bulacak Haber

Binlerce Yıllık Hikayeler Osmangazi’de Yeniden Hayat Bulacak

Türkiye’nin kültürel mirasını ve köklü efsanelerini beyaz perdeye taşımayı amaçlayan Mitoloji Film Haftası, mitolojinin kuşaklar ve kültürler arasında kurduğu bağı sinemanın anlatım gücüyle ele alacak. Kadim hikayelerin günümüzdeki izlerini görünür kılacak organizasyonun Bursa ayağı, kentin kültür ve sanat yaşamına farklı bir soluk getirecek. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle 12 Ekim-4 Kasım 2026 tarihleri arasında düzenlenecek organizasyon; Ankara, Bursa, Aydın, İzmir, İstanbul ve Gaziantep’i kapsayacak. Altı şehre yayılan kültür yolculuğunda Bursa, iki gün boyunca çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Sinemadan Sergiye Çok Yönlü Program Film gösterimlerinin yanı sıra uluslararası akademisyenlerin katılacağı paneller, tematik konserler, sergiler ve antik mutfak tadımları da programda yer alacak. Böylece mitoloji, sinemanın yanı sıra farklı sanat ve kültür disiplinleri üzerinden izleyiciyle buluşacak. Bursa programının ilk günü 16 Ekim’de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Saat 13.00’te “Firavun”, “Mori” ve “Galaksinin Tezenesi” adlı finalist kısa filmler gösterilecek. Saat 14.00’te Prof. Dr. Haşim Şahin, Özlem Ertan, Prof. Dr. Erkan Sevinç moderasyonuyla “Geyikli Baba ve Anadolu Efsaneleri”ni ele alacak. Saat 16.00’da Efe Elmas, Gökmen Küçüktaşdemir, “Ertuğrul Gazi Rüyası Üzerinden Mitoloji ve Rüyalar, İnsanlığın Ortak Hikayesi” başlıklı programla katılımcılarla buluşacak. Etkinlikler, saat 18.00’deki “Asterix & Obelix: Mission Cleopatre” film gösterimiyle tamamlanacak. İkinci gün etkinlikleri ise 17 Ekim’de Ördekli Kültür Merkezi’nde devam edecek. Saat 13.00’te Ecehan Biçen’in “Odysseus’un Yolculuğu” başlıklı söyleşisi gerçekleştirilecek. Saat 15.00’te film gösterimi yapılırken, 17.00’de Sibel Önbaş “Antik Tadımlar” etkinliğinde katılımcılarla bir araya gelecek. Program, saat 18.00’de Algorave İzmir’in “Mitolojik Ezgiler” konseriyle sona erecek. Mitoloji Temalı Yarışmaların Ödülleri Sahiplerini Bulacak Organizasyon kapsamında ayrıca “Doğa ve Mitoloji” temalı Kısa Film Yarışması ile “Türk Mitolojisi ve Anadolu Efsaneleri” temalı Kısa Film Senaryo Yarışması’nın ödülleri sahiplerini bulacak. Osmangazi’de gerçekleştirilecek iki günlük program, mitoloji ve sinemayı bir araya getirerek Bursalı sanatseverlere farklı bir kültür deneyimi sunacak. Tüm etkinliklerin ücretsiz ve halka açık olacağı programın ayrıntıları, @mitolojifest Instagram hesabından takip edilebilecek.

Başkan Erol İstanbul’da Kısa Film Yarışmasının Startını Verdi Haber

Başkan Erol İstanbul’da Kısa Film Yarışmasının Startını Verdi

Kestel Belediyesi Aile Ve Sinemayı Aynı Perdede Buluşturuyor Kestel Belediyesi, kültür ve sanat alanında hayata geçirdiği Kısa Film Yarışması’nın ikinci yılında sinemanın güçlü anlatım dilini “Aile” temasıyla buluşturacak. Yarışmayla birlikte insan hayatının ilk bağlarının kurulduğu, değerlerin, kültürün ve toplumsal hafızanın kuşaktan kuşağa aktarıldığı aile kavramı, farklı hikâyeler ve bakış açılarıyla beyaz perdeye taşınacak. Kestel Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıl ilk kez hayata geçirilen Kestel Kısa Film Yarışması, daha ilk yılında Türkiye’nin dört bir yanından 601 filmin başvurusunu alarak önemli bir katılıma ulaştı. Sinemacıları Kestel’de buluşturan yarışmanın geleneksel hale getirilmesi için çalışmalar ikinci yılında da devam ediyor. Kestel Belediyesi’nin “Aile: Medeniyetin ve İnsanlığın Kalesi” ana teması etrafında şekillendirdiği yarışmada, sevgi, merhamet, sadakat, sorumluluk ve dayanışmanın yanı sıra modern hayatın beraberinde getirdiği bireyselleşme, yalnızlaşma ve değer aşınmasının aile üzerindeki etkileri de sinemanın diliyle ele alınacak. Bu kapsamda İstanbul’da gerçekleştirilen jüri değerlendirme ve genel koordinasyon toplantısında Başkan Ferhat Erol, senarist-yazar Ozan Bodur, sinema eleştirmeni ve yönetmen Abdülhamit Güler, gazeteci-yazar Taha Kılınç, Bihter İşler ve yapımcı Ümit Sönmez ile bir araya geldi. Sinema, medya ve kültür dünyasından önemli isimlerin yer aldığı toplantıda, 2027 yılında “Aile” temasıyla gerçekleştirilecek Kestel Kısa Film Yarışması’nın yol haritası, jüri değerlendirme süreci, organizasyon çalışmaları ve yeni döneme ilişkin hazırlıklar ele alındı. 2027’de Beyaz Perdenin Teması “Aile” 2027 yılında ikincisi gerçekleştirilecek Kestel Belediyesi Kısa Film Yarışması’nın teması ise “Aile” olarak belirlendi. Kestel Belediyesi, yarışmanın ikinci yılında aile kavramının taşıdığı değerleri, farklı hayatları ve insan hikâyelerini sinemanın güçlü anlatım diliyle beyaz perdeye taşıyacak. Başkan Erol, “Kestel’den Sinemaya Açılan Bu Yolculuğu Büyüteceğiz” Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilk yıl elde edilen ilginin ardından yarışmayı daha ileriye taşımak istediklerini belirterek, “Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlediğimiz Kestel Kısa Film Yarışmamızın 601 filmle karşılık bulması bizler için çok kıymetliydi. Türkiye’nin dört bir yanından sinemacıları Kestel’de buluşturduk. Şimdi ikinci yılımız için hazırlıklarımızı başlattık. İstanbul’da kıymetli jüri üyelerimizle bir araya gelerek yeni dönemimizin yol haritasını değerlendirdik. Bu yıl ‘Aile’ temasıyla insanımızın en temel değerlerinden birini sinemanın diliyle anlatacağız. Kestel’den sinemaya açılan bu yolculuğu geleneksel hale getirerek her yıl daha da büyütmeye devam edeceğiz.” dedi.

Ünlü oyuncu Serhat Kılıç için duygusal anma: 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim Haber

Ünlü oyuncu Serhat Kılıç için duygusal anma: 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim

İstanbul’da hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde anma töreni düzenlendi. Törene katılan oyuncu Emre Karayel, "30 yıl boyunca birbirimizin hayatına şahit olduk. Şimdi buradan onun ardından konuşuyor olmak çok zor. Bana öğrettiklerin, verdiklerin için, yanımda olduğun bütün zamanlar için teşekkür ederim sana kardeşim. 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim. Hakkım varsa helal olsun sen de hakkını helal et" dedi. 51 yaşında hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç için Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Ünlü oyuncunun Türk bayrağına sarılı tabutu tören için Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne getirildi. Törene, Kılıç’ın yakın çevresinden sanatçı dostları Ertan Saban, Birol Güven, Bennu Yıldırımlar, Mahir İpek, Ahmet Mümtaz Taylan, Selim Bayraktar, Emre Karayel, Alina Boz, Umut Evirgen, Özlem Esmergül, Barış Falay, Ayça Bingöl ve daha birçok ünlü isim yer aldı. Törende kürsüye çıkarak ünlü oyuncuya anlatan ünlü isimler gözyaşlarını tutamadı. "Serhat çok özel bir yetenekti" Törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, "Sinema genel müdürüyüm ama burada sinema genel müdürü olarak bulunmuyorum. Serhat’ın dostu olduğumu düşünüyorum, o yüzden buradayım. Bizim yolumuz Seksenler dizisinde kesişmişti. Ben kendisini daha önce biliyordum ama tanımıyordum, Seksenler’le tanıdım. İtiraf etmek gerekirse ona gerçekten çok küçük bir rol teklif ettim. O da hiç dert etmedi ama o rolü öyle bir oynadı ki, öyle bir büyüttü ki Tabii ki diğer arkadaşlarımızla birlikte bir anda bizim dizinin en önemli hikayesi haline geldi. Serhat öyleydi zaten. Her şeyi büyütüyordu. Ona bir kar topu verin, çığ yapıyordu. Mutluyken çok mutlu oluyordu. Üzülünce çok üzülüyordu, çok gülüyordu, çok ağlıyordu. Serhat her şeyi çok yapıyordu. Bir gün geldi dedi ki, ’Ben Ankara’da bir oyunculuk kursu açacağım’ dedi. Bir hafta sonra geldi, ’Ben konservatuvar açacağım’ dedi. Kamera önünde çok özel bir yetenekti. Sahnede çok farklı bir yetenekti ama orkestranın önünde de çok özeldi. Çok iyi bir şarkıcıydı. Şarkıcılığıyla insanları, özellikle de profesyonel müzisyenleri şaşırtmayı gerçekten çok seviyordu, onunla çok eğleniyordu. Ne diyelim. Mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın. Varsa hakkımız helal olsun" dedi. "Gülmenin aksine fazla ağlardı" Törende konuşan oyuncu Ertan Saban, "Geçenlerde bir şey okumuştum. Çok ağlayanlar, çok takanlar ve çok terleyenler bu gezegene, bu hayata hizalanmakta zorlanırmış. Diyorum ki, umuyorum ki İnşallah öbür tarafta çok iyi bir simetri yakalarız, güzel kardeşim. Gülmenin aksine fazla ağlardı. Yani tüm Türkiye’yi güldüren kardeşimiz, 10 parmağında 11 marifet olan kardeşimiz, abimiz, oğlumuz. Son bir, bir buçuk senemizi beraber geçirme fırsatı bulduk. Daha önce de beraber çalışmıştık. Son projemizde odalarımız yan yanaydı. Herhalde bana göz kulak olsun diye yanıma verdiler" şeklinde konuştu. "Hepimizin hayatına başka bir şekilde dokunmuştur" Törende konuşan oyuncu Emre Karayel, "Konuşmak şu anda zor. Onunla Bilkent’te tiyatro bölümde tanıştık. 30 yıllık arkadaşım benim. Bir kaç cümleye nasıl sığdırabilirim. Tuhaf adam tuhaf şapkasıyla hayatıma girdi. Beni yetiştirdi. Bana emek verdi. Sonra hepimiz başka yerlere savrulduk. Bazı insanlar vardır Serhat gibi, yerleri değişmez. Serhat benim için öyle biriydi. Arkadaşımdı, dostumdu, sırdaşımdı, akıl hocamdı, en çok da kardeşimdi. Dün ağabeyim beni ağlayarak aradı. ’Ailemizden birini kaybettik’ dedi. 30 yıl boyunca birbirimizin hayatına şahit olduk. Şimdi buradan onun ardından konuşuyor olmak çok zor. Hepimizin hayatına başka bir şekilde dokunmuştur. Hayatımdan geçtiği için çok şanslıyım. Bana öğrettiklerin, verdiklerin için, yanımda olduğun bütün zamanlar için teşekkür ederim sana kardeşim. Sana söyleyecek daha çok şey vardı. Herhalde insanın canını en çok yakan bu oluyor. 30 yıl yetmedi Serhat seni çok özleyeceğim. Hakkım varsa helal olsun sen de hakkını helal et" ifadelerini kullandı. "Daha önce hiç senin gibi bir dostla karşılaşmamıştık" Törende Kılıç’a gözyaşları içinde veda eden oyuncu Bennu Yıldırımlar, "Takdir edersiniz ki sevdiğiniz insanların ardından bir iki kelam edebilmek çok zordur. Ne söyleseniz eksik kalacakmış gibi gelir ya, işte öyle. Bir şeyler karalamak istedim kağıda, onu anlatabilmek adına. Dilim döndüğünce artık Hayata ve mesleğine tutkuyla yaklaşan, ailesine, sevdiklerine, ona emeği geçen tüm öğretmenlerine karşı vefasını esirgemeyen coşkusu yüksek bir arkadaşımızdı. Meslektaş olarak bulunmaz Hint kumaşıydı. Provada yorulmayan, ekip ruhuna inanan, namuslu, samimi, sahnede sırtını güvenle yaslayabileceğin, oyun oynamaktan sonsuz keyif alan, hücrelerine kadar komple oyuncuydu. Mizah duygusunu elden bırakmadan çelişkileri gören gözleriyle anlattığı hikâyeleri unutulmaz. Sahne dışında da seyirci olarak onu izlemeye devam ettik. İyi bir gözlemci ve hikayeciydi. Sesi ve müziği de öyleydi. 2009’a kadar kalabalık ortamlarda birbirimize sadece bir merhaba deyişimiz vardır. 2009 yıllında bir televizyon programında gece şovu yapıyordu. Yine çok sevdiğim bir oyuncu arkadaşım, ’Gider misin’ dedi. Gidebileceğimi söyledim ve Serhat’la asıl orada tanıştık. O sıralarda ’İntiharın Genel Provasına’ başlamak üzereydik. Fakat dört ayrı karakteri oynayacak bir rol vardı, hepimizi sürükleyecek. Onu gördükten sonra, ’Serhat, tiyatro yapmaz mısın şu sıralar. Yani uygun musun. Var mı bir şey. Ben sana metni göndereyim’ dedim. Göndermemi söyledi. Metni çok beğendi. Yönetmenimiz Nurullah Tuncer’di. Duşan Kovaçeviç’in yazdığı ’İntiharın Genel Provası’; Bora Seçkin, ben, İbrahim Can... O kadar güzel bir prova süreci. Onun, Ankara’ya gidiş gelişleri, filmleri vesaire hep birlikte bu oyunu çıkardık Üsküdar’da 2009’da. 2010’da da bu sahnedeydik. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi yıkılıp açıldıktan sonra ilk oyun o oldu. Saat 12.00’de burada öğlen onu oynadık ve Ümraniye’deki oyunlarımıza yetiştik. O gün üç tane o oyundan üç tane oynadık. Hatıralar bitmez. Biz yurt dışı turnelerinde de bulunduk. Çok neşeli ortamlardı ama bir yerde oynadık ki Arnavutluk’a gitmiştik. Orada Elbasan’da oynadık. Hiçbir teknik olanağı olmayan bir tiyatroydu. Bizim oyunumuz da çok teknikle ilişkiliydi. Altyazı yok, hiçbir şey yok ve biz o oyunu orada oynadık. Yine reaksiyon aldık. ’Biz orada oynadıysak nerede oynarsak oynayalım bu oyun mutlaka seyirciyle buluşur’ dedik. Çok hoş bir dönemdi. Teknisyeninden yönetmenimize kadar herkes tarafından o kadar çok sevildi ki. Ne diyeyim? Ruhu şad olsun. Birkaç son sözüm daha var. Bir şey daha eklemek istiyorum. Asıl ödül senindi. Bizim için gönlümüzdeki ödülün sahibi sendin, bunu unutma. Bizler hayata karşı çocuksu merakına ve yüksek enerjine yetişmeye çalışanlar, daha önce hiç senin gibi bir dostla karşılaşmamıştık. Evet, eksildik. Biz seni çok sevdik. Hatıraların, yüreğine dokunduğun insanlarla yaşamaya devam edecek" diye konuştu. Törenin ardından ünlü oyuncunun naaşı defnedilmek üzere cenaze ambulansıyla Ankara’ya gönderildi. Kılıç, yarın Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde ikindi namazına müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Nilüfer Belediyesi, sinemaseverleri Çalı’da ağırladı Haber

Nilüfer Belediyesi, sinemaseverleri Çalı’da ağırladı

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği’nin (ÇEKÜDER) birlikte düzenlediği 3 gün süren 10. Çalı Köy Filmleri Festivali sona erdi. İsteyenlerin kamp da yapabildiği festivalde film gösterimleri, söyleşiler, konserler, doğa yürüyüşleri gerçekleştirildi. Çalı Futbol Sahası’ndaki festivalin son günü kısa film yarışması düzenlendi. Programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin, Çalı Muhtarı Kaan Doğan ve sinemaseverler katıldı. Gecede konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu yıl 10’uncusu yapılan festivalin daha dinamik hale geldiğini söyledi. 1934 yılında “Aysel Bataklı Damın Kızı” filminin Çalı’da çekildiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Anadolu’nun elektriği olmayan bir köyünde, bir film çekilmiş ve bu filmde köylüler rol almış. Bu aslında muhteşem bir şey. Cumhuriyet devriminin ta kendisi budur diye düşünüyorum” dedi. Sinema yolculuğun bugün geldiği noktayı görmenin çok özel olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Üç gün boyunca sinemayı yalnızca perdede değil, Çalı’nın sokaklarında ve hafızasında hep birlikte yaşadık. Çalı’nın sinemayla neredeyse bir asır önce kurduğu bağın yeni kuşaklarla devam ettiğine tanıklık etmek bizim için büyük bir mutluluk” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, festivalin önemli parçalarından biri olan Kısa Film Yarışmasıyla genç sinemacıların üretimlerine alan açmaya devam ettiklerini ifade ederek, “Festival kapsamında ikinci kez gerçekleştirdiğimiz Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu ile de sinemayı akademik ve düşünsel açıdan da ele aldık. Bundan sonraki yıllarda festivali daha da güçlendirerek devam ettirmeye çalışacağız” dedi. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Festival kapsamında gerçekleştirilen Kısa Film Yarışması’na toplam 128 film başvurdu. Ön jüri değerlendirmesinin ardından 15 film finale kalmaya hak kazandı. Başkanlığını Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği; Nuran Evren Şit, Ece Yaşar ve Doç. Dr. İlkay Nişancı’dan oluşan ana jürinin değerlendirmeleri sonucunda ödüller sahiplerini buldu. Yarışmada En İyi Belgesel Ödülü’nü “Salman Gitmek İstiyor” filmiyle Ozan Takış kazanırken, En İyi Kurmaca Ödülü “Feridun” filmiyle Utku Ali Güler’e gitti. Jüri Özel Ödülü ise iki ayrı filme verildi. “Yerçekimi” filmiyle Dalya Keleş ödüle layık görülürken (yönetmen adına ödülü filmin oyuncusu Mustafa Konak aldı), diğer Jüri Özel Ödülü ise “Ölüm Bizi Ayırana Dek” filmiyle Deniz Koloş’un oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.