Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sindirim

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sindirim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sindirim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sahuru atlamayın, iftarı yavaş yapın Haber

Sahuru atlamayın, iftarı yavaş yapın

Ramazan döneminde sahura kalkmamak, karbonhidrat ağırlıklı beslenmek, kısa sürede aşırı su tüketmek ve kafeinli içeceklere yönelmek en sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Ümit Aktaş, bu alışkanlıkların kan şekeri dalgalanmalarına, gün içinde enerji düşüşüne ve susuzluk hissinin artmasına neden olduğunu söyledi. SAHURDA PROTEİN VE SAĞLIKLI YAĞ VURGUSU Dr. Aktaş, sahur öğününün mutlaka yapılması gerektiğini belirterek, “Sahur yapılmadan tutulan oruç ani kan şekeri düşüşlerine yol açabilir” dedi. Karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin daha çabuk acıkmaya neden olduğunu ifade eden Aktaş, unlu ve şekerli gıdaların kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğünü, buna karşılık protein ve sağlıklı yağların uzun süre tokluk sağladığını dile getirdi. Sahurda yumurta, peynir, zeytin, fermente gıdalar ve sebzelerin tercih edilmesini öneren Aktaş, çay ve kahvenin sınırlı tüketilmesi gerektiğini, suyun ise iftardan sahura kadar zamana yayılarak içilmesinin daha doğru olacağını vurguladı. “İFTARI İKİYE BÖLÜN” Uzun süren açlığın ardından iftarda ağır ve hızlı yemek tüketmenin metabolizma üzerinde ani yük oluşturduğunu belirten Aktaş, iftarın aşamalı yapılması gerektiğini söyledi. “Orucu hurma veya zeytinle açıp bir kase çorba içtikten sonra yaklaşık 20 dakika ara vermek hem iştah kontrolünü sağlar hem de kan şekeri dengesini korur” diyen Aktaş, hızlı ve kontrolsüz beslenmenin kalp-damar sistemi açısından risk oluşturabileceği uyarısında bulundu. Ana öğünde kemikli et yemekleri, zeytinyağlı sebzeler, salata ve fermente gıdaların sindirim açısından daha uygun olduğunu belirten Aktaş, hamur işi ve yoğun tatlı tüketiminin ertesi gün susuzluk hissini artırabileceğini kaydetti. SU TÜKETİMİNDE ZAMANLAMA ÖNEMLİ İftardan sahura kadar düzenli aralıklarla su içilmesi gerektiğini hatırlatan Aktaş, kısa sürede aşırı su tüketmenin doğru olmadığını söyledi. “Bir anda alınan yüksek miktardaki su hızla atılır ve sindirimi zorlaştırabilir” diyen Aktaş, en doğru yöntemin iftardan sonra başlayarak sahura kadar her yarım saat ya da bir saat arayla bir bardak su içmek olduğunu ifade etti. Kafeinli içeceklerin diüretik etkisi nedeniyle vücuttan su atılımını artırdığını da sözlerine ekledi. TATLIDA ÖLÇÜ, SAĞLIKTA DENGE Şekerli gıdaların mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini belirten Aktaş, tercih edilecekse meyve bazlı ve küçük porsiyonlu tatlıların daha dengeli bir seçenek olacağını söyledi. Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, insülin kullanan diyabet hastaları, ciddi kalp-damar rahatsızlığı bulunanlar, kanser tedavisi görenler, hamileler ve yeni doğum yapmış annelerin oruç tutmadan önce mutlaka hekim görüşü alması gerektiğini vurguladı. Uzmanlara göre; sahuru atlamamak, protein ve sağlıklı yağ ağırlıklı beslenmek, iftarı kontrollü yapmak, suyu zamana yayarak tüketmek ve hafif fiziksel aktiviteyi sürdürmek Ramazan sürecinin daha rahat geçirilmesine katkı sağlıyor. Dr. Ümit Aktaş, bilinçli beslenme alışkanlıklarının yalnızca Ramazan’da değil, yıl boyunca sağlığın korunmasında belirleyici rol oynadığını ifade etti.

İftarda suyu peş peşe içmeyin Haber

İftarda suyu peş peşe içmeyin

19 Şubat’ta başlayacak Ramazan ayı bu yıl soğuk kış günlerine denk gelirken uzun süreli açlık ve susuzlukta sağlıklı beslenme daha da önem kazanıyor. Bahçeşehir Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi İlayda Altuncevahir, Ramazan’da doğru beslenme alışkanlıklarının hem fiziksel hem ruhsal dengeyi korumada kritik rol oynadığını belirterek sahur ve iftara ilişkin önemli önerilerde bulundu. "Ramazan sadeleşmek için bir fırsat" "Ramazan hem ruhsal hem de fizyolojik açıdan bize sadeleşmeyi öğreten bir süreç ve bunu çok güzel bir fırsata çevirebiliriz" diyen Altuncevahir, Ramazan boyunca en büyük sorunun enerji eksikliği değil susuzluk olduğuna dikkat çekti. Geleneksel sofralarda kalori alımının yüksek olduğunu ancak yeterli su tüketilmediğini vurgulayan Altuncevahir, suyun özellikle sahurda bir anda değil, zamana yayılarak içilmesi gerektiğini söyledi. "Sahurda yumurta şart, tuzdan uzak durulmalı" Sahurun mutlaka yapılması gerektiğini belirten Altuncevahir, "Sahurda yumurta mutlaka yer almalı. Tuzlu peynir ve zeytin gibi besinlerden uzaklaşmak ya da az tuzlu alternatifleri tercih etmek önemli. Avokado ve kavrulmamış ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağ kaynakları sofraya eklenebilir" dedi. Bol yeşil yapraklı sebzeler ve zeytinyağlı salataların sahur için uygun olduğunu ifade eden Altuncevahir, pidenin aşırı tüketiminin hızlı acıkmaya yol açabileceğini belirterek karbonhidrat tercihlerinde tam tahıl ve tam buğday ürünlerinin öne çıkarılması gerektiğini kaydetti. Siyah çay ve kahvenin susuzluğu artırdığını da sözlerine ekledi. "İftarda çeşitliliği azaltın, mola verin" İftarda kalabalık sofralarda çeşitliliğin azaltılması gerektiğini söyleyen Altuncevahir, şarküteri ürünlerinin yüksek tuz içeriği nedeniyle sofradan kaldırılmasını önerdi. Altuncevahir, "İftara yarım kase sebze çorbası ve salatayla başlamak iyi bir tercih. Ardından 10-15 dakika mola vermek sindirim açısından faydalı olur" diye konuştu. "Aşırı su mide asidini seyreltir" İftarda suyun peş peşe ve fazla miktarda içilmemesi gerektiğini vurgulayan Altuncevahir, "Aşırı su mide asidini seyreltir. Özellikle et, tavuk veya balık tüketilecekse mide asidine ihtiyaç vardır. Fazla sıvı sindirimi zorlaştırır ve rahatsızlık hissi oluşturabilir" ifadelerini kullandı. "Tatlı haftada bir kezle sınırlandırılmalı" Güllaç ve baklava gibi geleneksel tatlıların sık tüketilmemesi gerektiğini belirten Altuncevahir, tatlı tüketiminin haftada en fazla bir kez ve küçük porsiyonlarla sınırlandırılmasını önerdi. Mümkünse sütlü ve az şekerli tatlıların, iftardan bir süre sonra tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Meyvenin ise bir porsiyon olacak şekilde sahurda ya da iftardan sonra tatlı yerine tüketilebileceğini ekledi. "Sahuru atlamak metabolizmayı zorlar" Sahurun atlanmasının uzun süreli açlığa yol açarak metabolizmayı zorladığını dile getiren Altuncevahir, sahurun hafif de olsa yapılması gerektiğini ifade etti. Böbrek, tansiyon ve kalp rahatsızlığı olmayan kişilerin oruç tutulmayan saatlerde maden suyu tüketebileceğini belirten Altuncevahir, yeterli uyku ve günlük rutinden kopmamanın da önemli olduğunu vurguladı. "Soğuk havada çalışanların enerji ihtiyacı artabilir" Soğuk havalarda vücudun ısı dengesini korumak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyabileceğini belirten Altuncevahir, özellikle dışarıda çalışan ve fiziksel olarak aktif olan kişilerin beslenmelerine dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Altuncevahir, "Kapalı alanlarda çalışanlar için ekstra bir enerji ihtiyacı oluşmayabilir. Ancak soğuk havaya daha fazla maruz kalan ve fiziksel olarak aktif çalışan kişilerin porsiyonlarını buna göre ayarlaması gerekebilir" dedi. "Öğrenciler için besin çeşitliliği bilişsel performansı destekler" Sınav dönemindeki öğrenciler için beslenmenin ayrı bir önem taşıdığını belirten Altuncevahir, besin çeşitliliğinin bilişsel performansı desteklediğini söyledi. Kırmızı meyvelerden zengin beslenmenin, haftada bir-iki kez balık tüketiminin ve omega-3 kaynağı olarak ceviz gibi yağlı tohumların sofrada yer almasının faydalı olacağını ifade etti. Kronik hastalığı bulunan kişilerin ise oruç sürecini mutlaka doktorlarıyla planlaması gerektiğini vurgulayan Altuncevahir, Ramazan’ın başında yaşanan adaptasyon sürecinin ardından vücudun yeni düzene uyum sağladığını belirtti. Bu dönemin sağlıksız alışkanlıklardan arınmak için önemli bir fırsat sunduğunu sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.